sanalbasin.com üyesidir DMCA.com Protection Status

15.02.2019, 19:06

Cumhur İttifakı; Emek Haklarının İnfilakı Oldu/Olacak!

Türkiye; 7 Haziran 2015 seçim sonuçlarının kabul edilmemesinden bu yana “siyasal bir türbülans” içerisine girmiş durumdadır. Çözüm sürecinin terk edilmesi, Suruç’tan 10 Ekim’e IŞİD katliamları, Suriye iç savaşının bölgesel bir savaşa dönüşmesi, AKP iktidarının iç ve dış politikadaki tutarsız siyaseti ve savrulmaları gibi faktörler söz konusu siyasal türbülansı derinleştirdi. 15 Temmuz 2016 tarihinde AKP’nin 2002’den bu yana destekçisi olarak bilinen Fethullah Gülen Hareketi’nin (FGH) organize ettiği iddia edilen bir darbe girişimi yaşandı ve akabinde 20 ay süren OHAL dönemi söz konusu türbülansın vadesini uzattı. 


Formel olarak biten OHAL’in, fiili olarak devam ettiği birçok gösterge ile görülebilir. İdari işlemlere karşı yargı yolunun kapalı olmasından, gözaltı sürelerinin keyfiliği ve uzunluğuna kadar, Anayasa’nın bazı hükümlerinin ve temel hak ve hürriyetlere dair esasların hala askıya alınmış gibi işlemesi söz konusu siyasal krizin sürdüğünü gösteriyor.

Siyasal krizin yakın gelecekte ağır ekonomik sonuçlarının yaşanacağı herkes tarafından bilindiği için 2019 Kasım genel seçimleri 24 Haziran 2018’e çekildi. Tek başına mecliste çoğunluk olan AKP iktidarı, 2019 genel seçimlerine varana kadar ortaya çıkacak olan ekonomik çöküşün ve arada yaşanacak 31 Mart yerel seçimlerinin, iktidarının sonu olabileceğini öngördü. 

“Sert çakılma yerine bir tür yönetilebilir geçiş programı” hem ekonomik durum hem de AKP iktidarı için 6 aydır denenmektedir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak tanımlanan bu “kapalı kumanda ekonomisi” (KKE) kapsamında bir bütün olarak TBMM ve Milletvekilleri etkisiz kılındı. 

Çok kapsamlı ekonomik kararların alınmasında, bütçe hazırlık sürecinde, borçlanma ve vergi politikalarındaki gelişmelerden neredeyse en son TBMM’nin haberi olmaktadır. Yeni kabinede görevlendirilen bakanların önemli bir bölümü dahi bakan olabileceklerini 24 Haziran seçim sonuçları kesinleştiğinde bilmiyorlardı. Resmi Gazete, bir önceki ay resmi gazetelerinin tekzip metinlerini gibi değişiklikleri basmaya başladı bile.
Bu iki uzun paragrafın başlıktaki ifade ile bağlantısına gelince malumunuz; poşetlerin ücretli olmasından hal’deki yangına kadar, “yedi bölge dört iklim, yediden yetmişe herkes” her şeye gelen yağmur gibi zamlardan konuşuyor. 

Merkez Bankası yüzde 5 hedefinde ısrar ederken, enflasyon 2018 yılında yüzde 20,3 olarak gerçekleşti. Gıda, kira ve ulaşım gibi başlıklardaki fahiş artışlar yurttaşların çoğunluğunda, enflasyon hesaplamalarına dair tartışmalara neden oldu.  
OHAL sürecinde işsizlik verileri cumhuriyet tarihinin en yüksek sayısına ulaştı. Ancak OHAL’i aratan bir sürecin ülkenin önünde olduğuna dair birçok resmi veri açıklanıyor. Örneğin yeni açıklanan sanayi üretimi istatistikleri ekonomik krizin ne kadar derinleşeceği ve işsizlik artışının ilk işareti gibi görünmektedir. 

Açıklanan her kötü veriden sonra iktidar sözcüleri; “OHAL’de kapatılmayan tüm kanallara canlı canlı bağlanarak” en kötüsünü gördük diye açıklama yapadursun. Bir sonraki ay, TÜİK verileriyle daha kötüsü için “şapkadan çıkaracak müjdeli haberler”  hazırlasınlar. Kısaca sorunun kaynağı soruna çözüm olamaz. Yaşanan ekonomik krizin en önemli nedeni mevcut siyasal krizin mimarı olan Cumhur İttifakı’dır (CİT). 

İktidarın her siyasal ve ekonomik çılgın projesi topluma yoksulluk ve işsizlik şeklinde bir dışsallıkla dönmektedir. “Mermi ile patlıcan arasında yapılması gereken fırsat maliyeti tartışması” krizin çerçevesini ortaya çıkaracaktır. AKP Genel Başkanı yerel seçim çalışmaları kapsamında bu tartışmada tarafını açıklamıştır.
CİT’in ülke için öngördüğü gelecekte ucuz gıda, iş güvenliği, grev hakkı, ölmeden önce emeklilik bulunmamaktadır. KPSS sınavında ne kadar yüksek puan alırsanız alın iş garantiniz yok. CİT iktidarı boyunca emekçiler açısından reel kayıplar yaşandı. 

MHP-AKP işbirliğinin, emeğe yönelik politik bir saldırı olduğu ifade edilebilir. Bu kapsamda CİT’in gittikçe kabaran bir faaliyet tablosu mevcuttur. Merak edenler DİSK’in açıkladığı bu raporda ayrıntıları görebilir. Ancak CİT iktidarının emeğe yönelen yapısal müdahale girişimleri devam etmektedir. Bunlardan bazılarını ifade edecek olursak;
Çalışma Bakanlığının ve İŞKUR’un tasfiyesi ve sermayeye ucuz işgücü kurumlarına dönüştürülmesi CİT’in bir çılgın projesi olarak 24 Haziran’dan sonra uygulanmaya başlanmıştır. 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) adından, “sosyal güvenliğin” çıkarılmış olması, basit bir isim değişikliği değil bu günlerde ironik bir şekilde “domates satan hükümetin” kapsamlı özelleştirme politikasının bir aşamasıdır. İş hukuku mevzuatından “emek ve sendika” kelimelerine “cıss” diyen CİT iktidarı üniversitelerde koruyucu iş hukuku ve toplu iş ilişkileri müfredatının kısıtlanmasına kadar bir “icraat içindedir”. Her fırsatta “Kıdem tazminatı reformunu masaya yatıran CİT”, ilk fırsatta bu kazanılmış hakkı da cuk yapacaktır. 


Grevleri yasaklamak veya ertelemekle övünen bu iktidar “işçilerin meta gibi kiralanmasına imkan sağlayan” geçici (kiralık) işçilik uygulamasını legal hale getirdi. Ekim 2016’da başlayan bu CİT uygulamasının sonuçları hala kamuoyuna açıklanmayı bekliyor.
CİT iktidarının birçok programında ifade ettiği gibi, bu iktidar sermayeden yanadır. Kayıtdışı istihdamın resmi olarak yüzde 34 gibi çok yüksek bir oranda olması, iş cinayetlerinin uzun süren yargılama süreçleri ile adeta cezasız bırakılması, mülteci ve çocuk emeğinin korunmaması, emeğin dolaylı vergi yükünün bu iktidar döneminde yükseltilmesi gibi birçok başlıkta emeğin hak kayıpları derinleşmiştir.

Tüm işçilerden kesilerek biriken işsizlik sigortası fonunun işsizlerden daha çok işverenlere ödenmesi iktidarın emekten yana bir tercih içinde olmadığını gösteriyor. Yine milyonlarca kişinin cayma hakkını kullanarak ayrıldığı zorunlu bireysel emeklilik sistemini (ZBES) yeniden zorunlu hale getirme girişimleri de iktidarın tutumunu örneklemektedir. ZBES kesintilerinin getirileri enflasyon ve kur şoku karşısında erirken emekçilerin bu sistemde zorla tutulması hukukla açıklanamaz. OHAL ve sonrasında ortaya çıkarılan ortam birçok emekçinin ZBES’ten caymasını kısıtlamıştır. 


Ülkedeki hukuk rejimi bu yöndeki bir girişimi de her an örgütlü bir suç olarak soruşturabilir.
CİT iktidarının en büyük emek hakları ihlali, kuşkusuz hukuksuz ihraçlar ve işten atmalarda ortaya çıktı. Dünya tarihinde örneği olmayan bir kapsamda 134 bin kişiyi bir gece ansızın işten atan CİT iktidarı 3. yılına giren bu hukuksuzlukta ısrar etmektedir. Yargı yolunun önündeki OHAL komisyonu engeli, 900 gün önce yapılan ihraçlara karşı CİT iktidarını korumaktadır. Mahkemeden kaçan, yaptığı “idari işlem” için yargı yoluna güvenmeyen CİT, her geçen gün bu yöntemle yeni hak kayıplarına hazırlanmaktadır.


OHAL ve KHK rejiminden kalan CİT alışkanlıkları; sendikal özgürlüklerin kısıtlanması, reel ücretlerin düşürülmesi, iş güvencesinin ortadan kaldırılması, gittikçe artan şekilde liyakatten uzaklaşılması ile sonuçlanmaktadır. 1 Kasım 2015 seçimlerinde somutlaşan CİT iktidarının her aşaması emeğe ve topluma yeni bir maliyet olarak yansımıştır.
31 Mart akşamında CİT iktidarının “yerel başarısı”, emeğe yönelik yeni bir saldırı dalgasının başlangıcı olacaktır. 

İşçi, işsiz, öğrenci, ev emekçisi, emekli olan-olmayan-olamayan, çocuk, genç, yaşlı, engelli kısacası yeni açıklanan 87 milyonluk Türkiye nüfusun (5 milyon mülteci de dahil) bu tabloyu önüne koyma vakti gelmiştir. “Mart’ın sonunda bizim olan baharı” görmek isteyenler emeğe dair bu kayıpları görmeden lütfen siyaset yapıyoruz sanmasınlar.

Yorumlar (0)
23
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30