Ahmet Davutoğlu başbakanlığına mal olan konuyu açıkladı

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, AKP dönemindeki başbakanlığına mal olan temel konunun ne olduğuna dair açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, yolsuzluklarla mücadelesinin başbakanlığına mal olduğunu söyledi.

GÜNDEM 16.12.2021, 11:22 16.12.2021, 23:16
Ahmet Davutoğlu başbakanlığına mal olan konuyu açıkladı

Gazete Emek- Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu,  İstanbul’da PERPA Ticaret Merkezi'ni ziyaret ederek esnafla bir araya geldi.

Davutoğlu, "Başbakanlığıma mal olan ve üzerime her türlü çetenin gelmesine sebep olan temel konu, yolsuzluklarla mücadeleydi. Şeffaflık Yasası'nı, İmar Yasası'nı, İhale Yasası'nı, Rekabet Yasası'nı çıkarıp asalak gibi toplumun üzerine çökmüş olan bazı faiz, kur ve ihale baronlarına karşı halkın emanetini korumaktı. 5 yıl içinde gelinen tabloyu görüyorsunuz. 3-5 yandaş müteahhidin toplumun bütün imkanlarını kullandığı, geniş kesimlerin ise büyük yoksulluk içinde çırpındığı bir dönem" dedi.

Davutoğlu, ziyaretin ardından bir açıklama yaptı.

"Maalesef nereye gidersek gidelim, hangi toplum kesimine dokunursak dokunalım derin feryatların hissedildiği, işitildiği bir ortamdayız" diyen Davutoğlu'nun konuşması satır başlarıyla şöyle:

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

"BU DERİN KRİZİN ARKASINDA EKONOMİNİN EHİL ELLERDE OLMAMASI YATIYOR"

 “Bu derin krizin arkasında, değerli PERPA üyeleri, yöneticileri, değerli esnafımız, maalesef ekonominin ehil ellerde olmaması yatıyor. Ülke kaynaklarının tarumar edilmesi yatıyor. Bunu, yüreğim yanarak, başında bulunduğum, yönettiğim bir ülkenin içine düştüğü durumu her gün görmekten büyük ıstırap hissederek zikrediyorum. Asla bu sözler muhalefet yapmak saikiyle söylenmiş sözler değil. Keşke her şey düzgün yönetilmiş olsa, keşke ehil yöneticiler, bu konuları bilen yöneticiler iş başında olmuş olsa, keşke son 3 yıl içinde 4 Merkez Bankası Başkanı, 4 TÜİK Başkanı, 3 Hazine ve Maliye Bakanı değişmemiş olsa ve her şey düzenli gitseydi de biz iktidardakileri alkışlıyor olsaydık. Ama öyle değil.

"ÇİN MODELİ MAZERET"

Maalesef bugünlerde ekonomideki bütün kaynakları tüketen iktidar, bir de ‘Çin modeli’ diyerek yeni bir modeli sanki takip ediyormuş gibi bir takdimle yeni bir umut oluşturmaya çalışıyor. Arkadaşlar, ortada model falan yok. Büyük bir yıkıma sebep olan iktidarın bu ekonomi yönetiminin yol açtığı yıkımı örtmek için bulduğu bir mazeret var. Bakınız, bir ekonomide istikrarın olabilmesi için bir makro ekonomik dengeyi ve güvenilirliği test edilmiş bir iklimi sağlamak lazım. Reel sektörü, önü görebilir şekilde desteklemek lazım. Gelir dağılımını düzeltmek, üreticiyle tüketiciyi karşı iki taraf gibi değil de fiyat istikrarıyla tüketicinin hayat standardının yükseldiği, üreticinin de kar edebildiği bir iklimi sağlamak lazım. En önemlisi de hukuka, adalete güvenildiği, sözleşmenin, ekonominin mülk emniyetinin sağlandığı bir ortam lazım.

"EN BASİT HUSUSLARI BİLE GÖZ ÖNÜNE ALAMAYAN BİR CAHİL YAKLAŞIM SÖZ KONUSU"

 Şimdi baktığımızda bugün, yönetenlerin, -yönetim kültürünü de yakından bildiğim, yaklaşımlarını takip ettiğim için söylüyorum- maalesef makro ekonomik dengeler bakımından en basit hususları bile göz önüne alamayan bir cahil yaklaşım söz konusu. Geçen gün bir vesileyle zikrettim. Faiz, kur, enflasyon, üç denklemli bir matematik formülü gibidir. Hani ortaokul, lisede öğrenirdik. Şimdi sayın Cumhurbaşkanı, bu üç denklemli problemi iki denklemli hale düşürüyor. Kuru görmeden faiz-enflasyon ilişkisi kuruyor. Kendisiyle görevde bulunduğum dönemlerde birçok kez bu konuları tartıştım. Anlatmaya çalıştım. Evet, biz esnaf çocuğu olarak da ekonomiyi bilen biri olarak da hepimiz düşük faizden yanayız. Hatta hiç faiz olmamasından yanayız. Ama hiç faiz olmamasını nasıl temin edeceksiniz? Bu üçlü denklemde kuru göz ardı ettiğinizde faizi tırmandırırsınız. Bunu defalarca söyledik. Birlikte çalıştığımız dönemlerde de söyledik. Daha sonra da anlatmaya çalıştık. Olan tablo ne? Faizin kuru fırlatması, kurun da enflasyonu zirveye çıkarması. 'Kuru dikkate almıyorum' demekle hiçbir şeyi çözemezsiniz.

Erdoğan açıkladı: 2022 Asgari Ücreti 4250 lira oldu

BÜTÇE ŞİMDİDEN 85 MİLYAR DOLAR KÜÇÜLDÜ"

Ama yıllardır maalesef bu en basit denklemi anlamadıkları için, anlamak istemedikleri için Türk lirası dünyanın en çok değer kaybeden parası haline geldi. Naci Ağbal görevden alındığında 9,20'ydi dolar, şimdi insanlar dakika başı takip ediyor. En son buraya gelirken 14,60 civarındaydı. Bilmiyorum şimdi kaç oldu. Şimdi bakın, bunun sonuçları nedir? Bütçe yapıldığında, dolar bazlı olarak 211 milyar dolardı ekim ayında. Şimdi o günden bugüne dolar değişimi dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti bütçesi 115 milyar dolara geriledi. Yani 85 milyar dolar fiilen bütçe küçülmüş oldu. Çiftçiye verilen destek 25 milyar Türk lirasıydı. Aynı şeyde duruyor, dolar bazında bu destek aşağı doğru düştü, ama çiftçinin gübresi dolarla yükseliyor, mazotu dolarla yükseliyor, yemi dolarla yükseliyor, yüzde 100-150 zamla. Ama geçiş ücretleri, kamu-özel iş birliğiyle yapılan ücretleri dolar bazlı olduğu için 45 milyar Türk lirası tespit edilmişti. 60-70 milyara çıkıyor. Böyle bütçe anlayışı olur mu?

"BİZİM DÖNEMİMİZDE BİR KEZ DAHİ PİYASAYA MÜDAHALE ETME İHTİYACI HİSSETMEDİK"

Şimdi Merkez Bankası piyasaya müdahale ediyor. Nasıl müdahale ediyor biliyor musunuz? Kendi parasıyla müdahale edemiyor. Bakın, 2 yıla yakın başbakanlık yaptım. Bir kez dahi piyasaya müdahale etme ihtiyacı hissetmedik. Niye müdahale etmek zorunda kalırsınız? O zaman sizin liranıza, paranıza değer, güven kalmaz. Onu destekleyebilmek için piyasaya dolar sürersiniz. Bunun için istikrarlı bir ülkede bir müdahaleye ihtiyaç kalmaz. Müdahale diyelim, olağanüstü şartlarda olur. Bugün yaptıkları müdahalelerin hepsi bankalardaki karşılıklardan. Yani bankaların Merkez Bankası'ndaki munzam karşılıklarını yüzde 25'e çıkardılar. Onu kullanıyorlar. Swap borcu, yani takas borcuyla müdahale ediyorlar. 37 milyar dolara düşmüş rezerv.

"BİR BAŞKA HAYAL ALEMİNDE YAŞIYORLAR"

Şimdi piyasaya müdahale ettiğini bilenler, güvenip elindeki doları nasıl kullanırlar? Olmaz. Olmayan bir, kendinize ait olmayan bir parayla piyasaya müdahale ederseniz ters gelir, sizi vurur. Yüreğim yanarak tekrar ifade ediyorum, 450 milyar dolar dış borcunuz var. 157 milyar dolar kamu-özel iş birliğinden borcunuz var. 175 milyar dolar kısa dönemli borcumuz var. Kur artışı nedeniyle 3,5 trilyon Türk lirası son 9 ayda Türkiye'nin üzerine borç olarak bindi. Sizlere bindi, hepimize. Cumhurbaşkanı istediği kadar "Faizle mücadele ediyorum' desin. Böyle mücadele olur mu? Devletin kendisi yüzde 22 faiz ile borçlanıyor. Sonra da "Faizi yüzde 15'e düşürdüm' diyor. Ama kredi gecikme faizleri yüzde 25, trafik cezası kesilirse aylık faiz yüzde 5, yüzde 60’a kadar varan faiz. Şimdi bir başka hayal aleminde yaşıyorlar.

"EN ÖNEMLİSİ TÜKETİCİ DEĞİL ÜRETİCİ ENFLASYONUDUR O DA KENDİ RAKAMLARIYLA 54"

En önemli enflasyon zannediyor ki tüketici enflasyonu. Değildir, en önemlisi üretici enflasyonudur. Üretici enflasyonu şu anda onların rakamlarıyla, kendi rakamları ile 54. Başbakanlığı bıraktığımda, 2016'da üretici enflasyonu yıllık yüzde 3,2'ydi arkadaşlar. O zaman üretici önünü görüyor, ne satabileceğini biliyordu. Şimdi reel sektör itibariyle bakıldığında stokçulukla suçlanıyor insanlar. Tabii stokçuluğun her türü kötü ama niye daha önceki dönemlerde stokçuluk yoktu da şimdi peydahlandı? Hadi diyelim fırsatçılar var ama fırsatçılıktan daha çok niye biliyor musunuz? Eğer birisi, -benim babam da esnaftı- aldığı malı yani sattığı malı aynı fiyatla yerine koyamayacaksa satmaktan imtina eder. ‘Bakayım, bir göreyim önümü.’ Bu, stokçuluk değil. Bu, her akıllı tüccarın bugün bir liraya sattığı şeyi ertesi gün bir liraya yerine koyamayacak olma endişesi. Stokçularla yine mücadele edin, eğer varsa. Bunu yapanların üzerine gidin ama stokçuluğu engelleyecek olan şey piyasada istikrar, fiyat istikrarının ortaya çıkması ve insanların önünü görebilmesi. Sattığı zaman kar edecek olan birisi malını niye satmasın? Niye?

Show TV muhabirine metroda taciz!

"BUNLARIN ÇİN MODELİ DEDİĞİ ŞEY HALKI KÖLELEŞTİREN BİR ŞEY"

 Bugünlerde asgari ücret tespiti tartışmaları var. Bakın, asgari ücret düşük tutulursa o geniş halk kitleleri, zaten ekmek kuyruklarında cefa çekenler daha çok cefa çekecek. Yüksek olduğunda da bu sefer işveren şey olacak? Devlet arada kendi vergisini alacak. Başbakanlık dönemimde, hatırlayacaksınız yüzde 30 asgari ücrete zammı yapmıştık, enflasyon yüzde 6 iken. Çünkü gelir dağılımını düzeltmek lazım. Bunların ‘Çin modeli’ dediği şey, halkı köleleştiren bir model. Asgari ücret 1,2 dolara düşmüş. 2016'da bıraktığımızda 475 dolar olan asgari ücret, şimdi 180 dolara geriledi. Dünyanın en düşüğü. Bundan da mı daha aşağı düştüğü ucuz tedarik ülkesi mi olacağız, doğru tedarik zincirinin parçası mı? Bunun yolu marka üretmektir, Ar-Ge geliştirmektir, kaliteli ürün üretmektir. Katma değeri yüksek ürün üretmek ve Türkiye'yi dünyaya açmaktır. Pazarımız Avrupa'ya açmaktır. 'Vize muafiyetini kaldıralım, AB ile ilişkileri genişletelim' derken de bizim kastettiğimiz buydu.

"AKILLI, YETENEKLİ, TECRÜBELİ, BİLGİLİ BİR DEVLET ADAMININ ÇÖZEMEYECEĞİ BİR KRİZ YOKTUR"

Buraya size bir karamsarlık tablosunu paylaşmak için gelmedim. Size şu teminatı veriyorum. Akıllı, yetenekli, tecrübeli, bilgili devlet adamlarının çözemeyeceği bir kriz yoktur. Çözülemeyecek kriz yoktur. Türkiye, çok dinamik bir insan unsuru, çalışkan bir insan unsuru, bin yıllık esnaf kültüründen gelen bir ticari ahlakın olduğu bir yer. Çözülmeyecek mesele yok. Ama çözecek kim? Çözecek olanlar bilgisiyle, tecrübesiyle, ahlakıyla toplumun kendisine verdiği emaneti en iyi şekilde koruyabilenler olur. Onun için biz Gelecek Partisi olarak, ‘Gelecek Ekonomi Modeli’ diye bir modeli paylaştık. İki hafta önce de bir toplantıda 'Yıkımdan çıkış yolu haritası' diye atacağımız adımları tanımladık. Yapacağımız şey, devletin ekonomik kurumlarını canlandırmak, fiyat istikrarını sağlamak, Türk lirasını makul bir düzeye, ihracatçıyı teşvik eden ama asla üreticiyi köle etmeyen bir düzeyde tutacak makro ekonomik politikalar sergilemek, çiftçiyi, esnafı, üreticiyi destekleyecek reel sektör politikalarını sağlamak, gelir dağılımını düzeltecek, bu uçurumu yok edecek olan sosyal adalet ve sosyal devlet anlayışı ve yolsuzluklarla mücadele edecek siyasi bir ahlak anlayışı.

"BAŞBAKANLIĞIMA MAL OLAN TEMEL KONU"

Başbakanlığıma mal olan ve üzerime her türlü çetenin gelmesine sebep olan temel konu, yolsuzluklarla mücadeleydi. Şeffaflık Yasası'nı, İmar Yasası'nı, İhale Yasası'nı, Rekabet Yasası'nı çıkarıp asalak gibi toplumun üzerine çökmüş olan bazı faiz, kur ve ihale baronlarına karşı halkın emanetini korumaktı. 5 yıl içinde gelinen tabloyu görüyorsunuz. 3-5 yandaş müteahhidin toplumun bütün imkanlarını kullandığı, geniş kesimlerin ise büyük yoksulluk içinde çırpındığı bir dönem. Size şunu taahhüt ediyorum. Bütün geçmiş tecrübelerimize istinaden ve Türkiye'nin en sağlam ekonomik kadrosuna da sahibiz. Getirdiğimiz projelerle bir taraftan siyasi şey, ekonomik yolsuzlukların önüne geçecek bir ekonomi. Yeni bir ekonomik düzen, gelir dağılımını düzeltecek, reel sektörü ayağa kaldıracak ve makro ekonomik dengeleri rayına oturtacak bir hazırlık içindeyiz.”

Kaynak: Anka

Yorumlar (0)
2
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 21 50
2. Konyaspor 21 42
3. Beşiktaş 22 35
4. Hatayspor 21 35
5. Başakşehir 20 34
6. Adana Demirspor 22 34
7. Fenerbahçe 21 33
8. Alanyaspor 21 32
9. Gaziantep FK 21 31
10. Sivasspor 21 30
11. Karagümrük 22 30
12. Kayserispor 21 28
13. Galatasaray 21 27
14. Giresunspor 21 25
15. Antalyaspor 21 23
16. Göztepe 21 21
17. Kasımpaşa 21 21
18. Altay 21 18
19. Rizespor 21 18
20. Ö.K Yeni Malatya 21 15
Takımlar O P
1. Ümraniye 20 42
2. Ankaragücü 20 42
3. Erzurumspor 20 38
4. Eyüpspor 20 36
5. Bandırmaspor 20 33
6. İstanbulspor 20 33
7. Adanaspor 20 32
8. Samsunspor 19 30
9. Tuzlaspor 20 27
10. Gençlerbirliği 20 26
11. Manisa Futbol Kulübü 20 25
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 20 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 20 23
16. Altınordu 20 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 20 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 22 56
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. West Ham United 22 37
5. Arsenal 20 35
6. Tottenham 18 33
7. M. United 20 32
8. Wolverhampton Wanderers 20 31
9. Brighton 21 29
10. Leicester City 18 25
11. Crystal Palace 21 24
12. Southampton 21 24
13. Aston Villa 20 23
14. Brentford 21 23
15. Leeds United 20 22
16. Everton 19 19
17. Watford 19 14
18. Norwich City 21 13
19. Newcastle 20 12
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 20 44
3. Real Betis 21 37
4. Atletico Madrid 20 33
5. Real Sociedad 20 33
6. Barcelona 20 32
7. Rayo Vallecano 20 31
8. Villarreal 21 29
9. Athletic Bilbao 21 28
10. Valencia 20 28
11. Espanyol 21 27
12. Osasuna 20 25
13. Granada 20 24
14. Celta Vigo 20 23
15. Elche 21 22
16. Mallorca 20 20
17. Getafe 20 18
18. Deportivo Alaves 21 17
19. Cadiz 21 15
20. Levante 20 11