G-ZSV3WC25BW

Liceli o 'çocuk' 24 yıl sonra Lice Davası'nın avukatı olarak konuştu

24 yıl önce Lice'de koruculuğa karşı yaptığı açıklama ile herkesin hayranlığını kazanan Yunus Muratakan 24 yıl sonra Lice Davası'nın avukatı oldu. Muratakan, o sözleri herkesin söyleyebileceğini ifade etti.

28 Eylül 2020 Pazartesi 13:39
Liceli o 'çocuk' 24 yıl sonra Lice Davası'nın avukatı olarak konuştu

Gazete Emek- 1996 yılında kendisine uzatılan mikrofonda, "Korucu istemiyoruz, parasını verelim onlar korucu olsun" sözleriyle gündeme gelen ve aradan geçen 24 yılın ardından şu an avukat olan Yunus Muratakan ilk kez konuyla ilgili 21 Şubat'ta Duvar Gazetesi'ne açıklamalarda bulunmuştu. 

Videonun tekrar sosyal medyaa binlerce kişi tarafından paylaşılması ile birlikte Duvar'daki o röportaj gündeme geldi. 

Okan Bayülgen konuğu, "videom Instagram'da 182 milyon izlendi" deyince sinirlerine hakim olamadı

Sosyal medyada en çok paylaşılan videolardan biri 1996 yılında Diyarbakır'ın Lice ilçesinde köylerdeki zorla koruculaştırma politikasına karşı çıkan halkın içerisinde yer alan Yunus Muratakan'dı.

O tarihte henüz çocuk olan Muratakan, Licelilerin köy korucusu olmaya zorlanmasıyla ilgili olarak videoda şunları söylemişti: "Hiç kimse istemiyor... Lice'de hiç kimse korucu olmak istemiyor. Yüzbaşı Bey söylüyor, 'Para veriyoruz'. Biz parayı verelim onlar gitsin korucu olsun..."

Acun Ilıcalı ile şarkılarını kullandığı sanatçılar arasındaki kavga büyüyor: Karşılıklı sert açıklamalar

Şu an Lice davasının avukatlarından olan Muratakan, kendisine ait görüntülerin yeniden yayılmaya başlamasıyla 24 yıl sonra konuyla ilgili ilk kez konuşmuştu.

'KİM OLSAYDI AYNI ŞEYİ SÖYLERDİ'

Muratakan o dönem yaptığı konuşmayla ilgili olarak, "O dönem mikrofon benim önüme geldi, söyledim. O mikrofon oradaki herhangi bir arkadaşımın önüne gelseydi aynı şeyleri söylerdi. Orada konuşan çocuk herhangi bir çocuk. Ben değil, kim olsaydı aynı şeyleri söylerdi" dedi.

LİCE DAVASI?

22 Ekim 1993'te günü ilçede dönemin Diyarbakır Jandarma Bölge Komutanı Bahtiyar Aydın bir suikast sonucu öldürüldü. Suikastın ardından çıkan olaylarda ise sivillerin de aralarında olduğu 16 kişi öldürüldü.

Jandarma Yüksel Bayar ve Ali Nurettin Soyer ile birlikte Abdullah Akçakmak, Mizgin Cantürk, Hüseyin Cantürk, Dilbirin Cantürk, Bayram Yıldız, Emine Kıraç, Zana Çakır, Mustafa Çakır, Saniye Boğan, Ali Şanlı, Ali Canpolat, Kudret Ergün ve Muhyettin Güler öldürüldü.

Dönemin askeri yetkilileri, Albay Bahtiyar Aydın'ın PKK tarafından öldürüldüğünü ve daha sonra bir çatışma meydana geldiğini açıkladı. Ardından bölgeye askeri operasyon başlatıldı.

Daha sonra savcılık tarafından hazırlanan iddianamede bazı verilere göre ilçe merkezinde 400 ev ile 242 dükkanın yakıldığı, yıkım ve tahribat nedeniyle 13 bin olan nüfusun 2 bin 500'lere kadar düştüğü belirtildi. Halen süren davada tek tutuklu sanık olan Alay Komutanı emekli albay Eşref Hatipoğlu 8 Aralık 2018 tarihinde tahliye edildi.

Son Güncelleme: 30.09.2020 20:03
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.