Mahmut Çiftçi yazdı: Hazret ve reislerin bitmediği ülke: Türkiye

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde saymakla bitirilemeyecek kadar hazret ve reisin olduğunu yazmaya başlarken öncelikle tepki gösterenlerin olacağını varsayarak bu söylemlerin bana ait olmadığını belirtmek istiyorum.

GÜNDEM 16.06.2021, 16:55 16.06.2021, 17:30
Mahmut Çiftçi yazdı: Hazret ve reislerin bitmediği ülke: Türkiye

Gazete Emek- Bu lakapların üreticisi olmadığım gibi bu yaşıma kadar da bu lakaplara kulluk yapanlara karşı olduğumu da ayrıca vurgulamam gerekiyor. Tabi karşılarında yer almanın kolay olmadığı herkesçe iyi bilinir. Üniversitelerde Cemaatçi öğrenci ve akademisyenlerden ne çektiğimizi ise; eğer bir sohbet ortamında karşılaşırsak veya Gazete Editörümüz ve aynı zamanda moderatör Sayın Bekir GÜNEŞ bir programda karşınıza çıkarırsa anlatırız.

Yıkılan Osmanlı’nın küllerinden kendini var etmeye çalışan ve bunu da ulus devlet paradigması üzerinden gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyeti devleti, kurulduğu tarihten itibaren ayakları üzerine sağlam basamamış ve Osmanlı kadar geniş toprak parçaları ile heterojen topluluklara da sahip olamamıştı. İşte bu ve buna benzer sebeplerden ötürü sürekli “Denize düşen yılana sarılır.” deyimini isteyerek veya istemeyerek yaşamıştır.

Her sarsıldığında dini veya ulusal bir çetenin gölgesine sığınarak esen sert rüzgârlardan kendisini korumaya çalışan Türkiye, çoğu zaman ise yağmurdan kaçarken dolunun hezimetine uğramıştır.

Tabi, hakkını da yememek gerekir. Bazen de çok kurnazca davranmayı becerdiğini de söyleyerek hakkını teslim etmemiz gerekiyor. Örneğin; Ermenileri sürmek(ben sürmek diyorum siz derinlemesine düşünün) için yanına Kürtleri almayı başarması (kandırma olarak anlayabilirsiniz!) ve Kürtlerle birlikte binlerce Ermeni’yi yerlerinden yurtlarından etmesi başarılarının arasında yer almaktadır. Başarılarını bununla sınırlı tutmak haksızlık olur diye başka bir örnek daha vereyim. Eline Ermeni kanı bulaştırdığı Kürtleri ise; hazretlerini başta olmak üzere terbiye etmeyi(Takrir-i Sükûn vb. fermanlarla) de ihmal etmemiştir. Dersim, Koçgiri, Gelîya Zîlan, Newala Hestîya… Bu yok etme politikalarını da başarı olarak görüp kariyerine basamak yaptığı da herkesçe bilinmesi gereken bir tarih serüvenidir.

Bu arada öyle basit değil Türkiye’de hazret veya reis olmak. Siz bakmayın bu kadar rahat yazdığıma. Her şeyin olduğu gibi Hazret ve Reis olmanın da bir kuralı var! Kural şu: Ulus devlete tapmak ve her dediğine eyvallah demek…

Öyle her elini kolunu sallayana Hazret veya Reis ünvanı yok Bremııın haddinizi bilin! En basit örneği verecek olursak; 3 Mart 1924’te kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’na(DİB) başkan olarak seçilen Ankara Müftüsü Mehmet Rıfat Börekçi’dir ve bu şahıs yanına gelip Atatürk’ü şikâyet eden İslam Âlimlerine “Atatürk, dininizi değiştirin derse değiştirebilirsiniz.” Diyecek kadar kendini güce kaptıran bir Hazret idi. Bunu okuyan bazı DİB’e mensup imam arkadaşlar inanmazlarsa belgesini bizden isteyebilirler.

Siz şimdi hazretlerle ilgili başka örnekler de istersiniz. Siz istemeden ben birkaç hazret daha tanıtayım size. Örneğin Muhterem Hz.Fetullah GÜLEN Hoca Efendileri’nden biraz bahsedebiliriz. Yukarıdaki paragrafın birinde yazdığımız gibi yılana sarılan ülke 1960’larda ve öncesinde ülkede baş gösteren “Kürt Sorunu” başta olmak üzere ülkenin kanayan yaralarından birkaç tanesine merhem olabilmesi için Gülen Cemaatini ortaya çıkarmıştı. Faaliyetlerini başta Türkiye olmak üzere; çeşitli ülkelerde gerçekleştiren ve bir toplumsal hareket olarak ortaya çıkan bu hareket, Türk silahlı kuvvetleri üzerinde tamamen egemen olabilmek için emniyet, yargı, siyaset, medya ve silahlı kuvvetler içerisindeki mensuplarının(abi ve ablaların) yardımı ile Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy ve Askeri Casusluk davaları gibi soruşturmalarla yüksek rütbeli binden fazla askeri, sahte belge ve deliller ile cezaevine attırmış veya ordudan tasfiye etmiştir. Bu askerlerin yerlerine ise; Fetullahçı askerleri yerleştirmiştir. Cemaat; benzer girişimleri yargı, emniyet ve siyaset içerisinde de gerçekleştirmiştir. Cemaat lideri Muhterem Gülen de özellikle yargı ile mülkiyede kadrolaşmanın önemini vurgulamıştır. Bu girişimler, söylemler ve telkinler ile örgütün nihai amacının; Türkiye'de teokratik totaliter bir rejim kurmayı amaçladığı öne sürülmektedir. Bu paragrafı özellikle yazmamın nedeni bizleri takip eden ve yazılarımızı heyecanla okuyan ve tarihi yeni yeni gerçeklerle öğrenmeye çalışan sevgili gençler içindir. Yani 20 yaş altı gençlere kısaca bugünün FETÖ’sünü tanıtmak istedim. Uzun uzun anlatmak istemememin sebebi ise herkesçe her şeyin biliniyor olmasıdır.

Özetle; Muhterem Hoca Efendi Hazretleri, yaptığı bu faaliyetlerin hepsini devlet yetkilileri ile birlikte yapmıştır. Yine Ulus Devlet politikası gereği başta Kürtler olmak üzere asimilasyon görevlerini de en verimli şekilde devlet adına(Kutsal Türk) gerçekleştirmiştir. Tabi 2008’de başlayıp 2015’te çıkar çatışmaları patlak vererek “15 Temmuz Darbesi”ni ortaya çıkarmış ve “Hazreti Fetullah”ı “Şeytan FETÖ”ye dönüştürmüştür.

Gülen Cemaatini kendisince tasfiye ettiğini havuz medyasında şaha kalkarak anlatan binlerce FETÖ dostu, yaşananlardan ders çıkarmayarak FETÖ’den boşalan yerleri başta “Menzil” olmak üzere başka cemaatlere peşkeş çekmiştir.

Tabi, uzun uzadıya tartışmaya yer vermeden “Hazreti Reis”lerimizden de biraz bahsedelim.

Evet, devlet mafya ilişkilerinin de birlikte yürütüldüğünü biliyoruz. Örneğin “Devler Gelir Devler Gider Bir Dev Kalır Sedat PEKER” sloganıyla devletin bir numaralı Hazreti Sedat’ından başlayalım anlatmaya…

Adına şarkılar, marşlar yazılan. Vergi verdiğimiz polisin koruduğu hatta emir aldığı bir adamdan(eril bir dil olduğunu biliyorum) bahsediyoruz. Bu şahıs, devletten aldığı güçle yüzlerce kişinin katline sebep olmuş, mitingler yapmış, akademisyen kanlarıyla duş almış, bazılarının bu ülkede kutsal saydığı polis ve emniyet birimlerine babalık yapmış biridir. Şimdi bunları kaleme alıyoruz bazı savcılar dava açmaya bile kalkışabilirler diye düşünüyorum. Şaşırmam tabi ki, çünkü bu savcılar haksızlardan ve zalimlerden yana tavır alırlar her zaman örneğin Musa Orhan'ı savunur Ezgi Mola’ya dava açarlar!

Kaleme alınması gereken elbette çok şey var ancak özetle bahsetmek istiyoruz. Peki, muhalif biri mafya olarak hüküm sürebilir mi (Mesela Kürt İdris vardı, şimdinin İdris Koçovalısı)? Tabi ki hayır. Çünkü bunun da bir kuralı var iktidardan yana olmak, muhaliflere zulmedebilmek, gayri meşru işlere boyun eğebilmek… Devletin kirli işlerini görmezden gelebilecek kişiler mafya olabilir tabi. Tabi Sedat Peker’den öğrenilecek çok şeyin olduğunu da belirtmekte fayda var. Kendisinden bahsetmişken bütün sorunun kızlarına silah çekilmesi olmadığını da bilmiyor değiliz. Fetullah Hoca ile tek sorunun darbe olmadığı gibi.

Devletler, kullanılacak şahısları kullanır atarlar ve en sonunda yine kutsal kalan devlet olur. Örneğin eskinin “Kutsal Reis”i bugünün “Tripotçu ihanetçisi” oldu. Şunu unutmamak gerekir ki; bir Sedat ve Fetullah gider onların yerini başka birileri alır.

“Ey Ülke; gözlerimiz gibi gülüyordu umut ve biz umut sevdalıları, pimini çekmiştik sevmenin.”

Yorumlar (0)
18
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Fenerbahçe 15 27
3. Konyaspor 14 26
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 14 18
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 14 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Bursaspor 14 17
14. Menemenspor 13 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 14 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Brentford 15 17
13. Crystal Palace 15 16
14. Leeds United 15 16
15. Southampton 15 16
16. Everton 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Osasuna 16 21
10. Athletic Bilbao 15 20
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 16 8