Gazete Emek- Eski Doğu Blok ülkelerinin neredeyse tamamı AB'ye üye olup, NATO'ya girdiler. Doğu Almanya'nın Batı Almanya ile birleşmesi, Doğu Bloku ve Sovyetlerin de bir çöküş yaşayacağının sinyallerini vermişti. Nitekim bu çöküş gerçekleşti. Sovyetlerin Doğu Almanya'yı Batı Almanya'ya geri vermesi, Doğu Bloku kontrol edememesi, kendi sonunu da getirmişti. Rusya dışında, Sovyetlerin diğer ülkelerinin bir bölümü, Rusya'nın Sovyetler döneminde kendisini bütün Sovyetlerin tek sahibi olarak görmesinden rahatsız oluyorlardı. Diğer Sovyet cumhuriyetleri, Rusya'nın bu tavrından rahatsız oluyorlardı ve Rusya'nın Rusya dışındaki diğer Sovyet cumhuriyetlerini kaale almadığını, önemsemediğini söylüyorlardı. 

 

 

Yani Rusya, Sovyetler'in Rusya demek olduğunu söylüyordu, diğer cumhuriyetleri Sovyetlerin mirasçısı olarak görmüyor, Sovyetlerin sahibi sadece Rusya'dır, diyordu. Sovyetlerin dağılması birçok sorunu da beraberinde getirmiş, Rusya'yı bir döneme kadar etkisizleştirmişti. 1991 ile 2001 arası, Rusya'nın en silik ve etkisiz olduğu yıllardı. Putin'in başkan olmasıyla, Rusya tekrar güç olmaya ve eski etkinlik alanlarında tekrar güç olma hamlelerine başladı. Ancak Doğu Bloku'nun  ve Varşova Paktı'nın dağılması, Rusya'nın gücünü epey sınırlamış, Sovyetlerin bile dağılmasını engelleyememişti. Gorbaçov, Sovyetlerin dağılmasının sorumlusu ben değil, Yetsindir, diyor. Gerçektende Yeltsin, Gorbaçov'u istifaya zorlamış, Kremlin'e kendisi yerleşmişti, Sovyetlerin resmi olarak dağılmasından sonra, Başta Rusya, Ukrayna, Belarus, Kazakistan ve diğer Sovyet cumhuriyetlerin hepsi Bağımsız Devletler Topluluğu ismiyle ne olduğu belli olmayan bir birlik kurmuşlardı. Yani aslında Sovyetler isim ya da maske değiştirmişti diyebiliriz.

 

 

Çünkü Rusya'nın kabul etmediği bir karara ve siyasete, diğer cumhuriyetler yapalım demeye cesaret edemiyorlar. Putin ve Rusya'nın geleneksel siyasetçileri, Sovyetlerin dağılmasını aslında hala kabullenemiyorlar. Sovyet kontrollü Doğu Bloku'nun dağılması bile, Rusya'nın gücünü sınırlamış, arka bahçesini NATO'ya kaptırmıştı. Doğu Bloku'nun NATO'ya girmesini, Avrupa ve ABD, Sovyetlere karşı kendi zaferi olarak görüyor. Başta Rusya olmak üzere, eski Sovyet cumhuriyetleri, sosyalist sistem sonrası, serbest piyasa ekonomisine geçişte epey zorlandılar ve IMF kapılarında kredi almak için çok beklediler. Özellikle Yeltsin, Rusya'yı beş para etmez bir duruma düşürmüştü. Diğer cumhuriyetlerde Rusya'nın bu ezikliğinden paylarına düşeni alıyorlardı. Yani Sovyet cumhuriyetleri, birlik dağıldıktan ve merkezi Sovyet yönetimi bittikten sonra perişan olmuşlardı. Ancak Rusya, Sovyetlerin varisi olarak tekrar ayağa kalkmaya ve etkinliğini kurmaya çalıştı. 

 

 

Rusya geleneksel devlet kurumları, Yeltsini devre dışı bırakıp, istifaya zorladılar ve yerine Putin'i yönetime getirdiler. Çünkü Putin, Sovyet-Rus derin devletinin iktidara getirdiği bir yöneticidir. Yani Putin'in, günümüze kadar devletin başında durması, devletin isteği doğrultusunda oluyor. Putin, Rusya'yı tekrar bir güç haline getirdi denebilir. AB-ABD ve NATO'nun eski Sovyet cumhuriyetleri üzerinde etkili olmak istemesi, Rusya'yı açıkçası sinirlendiriyor ve her an bir çılgınlık yapmasına yol açabilir. Rusya zaten toprak olarak dünyanın en büyük yüzölçümüne sahiptir. Yani Rusya'nın toprak genişletme gibi bir sorunu yok aslında ama Sovyetler döneminde olduğu gibi, tekrar etkili olmak istiyor. Öyle görünüyor ki, Rusya, Ukrayna'yı kendi kontrolüne alacaktır ve eski sovyet cumhuriyetleri üzerinde tekrar güç olacaktır. Rusya'nın Ukrayna'yı savaşla ve işgalle tehdit etmesinin altında, toprak büyütme amacı yok, NATO'ya girmesini ve AB'ye katılmasını engelleme amacına yöneliktir. 

 

 

Rusya, gerekirse bir savaşı göze alır ama Ukrayna'yı NATO'ya ve AB'ye kaptırmaz. Ayrıca, Rusya yalnızda değildir, yanında Belarus, Kazakistan, Moldova, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan var. Yani olası bir Rusya NATO savaşında, eski Sovyet Cumhuriyetleri ve Çin, Küba, Venezuella, Kuzey Kore, Vietnam Rusya'nın yanında yer alırlar. Birde işin içinde enerji faktörü var. Avrupa'nın tamamı doğal gazın çoğunu Rusya'dan alıyor. Rusya, doğal gaz faktörünü kullanarak Avrupa üzerinde etkili olmak istemektedir. Çünkü Avrupa, doğal gaz konusunda Rusya'ya bağımlıdır diyebiliriz. ABD, birazda bu durumdan rahatsızlık duymaktadır. Çünkü Avrupa'nın Rusya ile bu konuda yakın gelecekte tam bir ilişkilenme yaşaması, ABD'yi yalnızlaştırabilir. Çünkü NATO'nun da yakında dağılabileceği yorumlanıyor. NATO dağılırsa, ABD okyanusta yalnızlaşır ve etkisini kaybedebilir. Yani Rusya'nın bütün bu uğraşları aslında Sovyetleri tekrar diriltmek istemesi olarakta yorumlanabilir. Ukrayna, eğer Rusya'nın isteklerini kabul eder, AB, ABD ve NATO'yla kendi arasına mesafe koyarsa, Rusya, Ukrayna'yı işgal etme tehdidinde vazgeçebilir. Çünkü Rusya'nın amacı, Ukrayna'yı ve eski Sovyet ülkelerini Batı'ya yem etmemektir.