30.04.2017, 19:56

Levent Gültekin Referandum Sonrası Türkiye'yi Yazdı

Diken Yazarı Levent Gültekin, Diken'deki bu haftaki yazısında referandum sonrası Türkiye'de yaşanacakları yazdı. Gültekin, ülkenin tek kişinin eline geçtiğini belirterek Türkiye'de yaşayan herkesin kaderinin artık bir kişinin dudakları arasında olduğunu söyledi. 

Levent Gültekin'in Diken'deki yazısı şöyle:

Biliyorum henüz çok erken. Referandumla adım attığımız ‘tek adam’ rejiminin yaratacağı  sorunların boyutlarını henüz görmedik.

Esasında toplum yapılan değişikliğin ne anlama geldiğini, kendi hayatını nasıl etkileyeceğini de tam olarak bilmiyor.

Ama “Ülke zarar görsün, halk bunu anlasın sonra sorun çözülür” diyecek durumda da değiliz.

O nedenle bu zararı en az hasarla atlatmanın hatta mümkünse ülke için bir kazanca dönüştürmenin yolunu bulmalıyız.

Türkiye, tarihinin en ağır siyasi krizini yaşıyor. Ülke olarak bu krizi tarihi fırsata çevirebiliriz.

Şöyle:

Yargı bağımsızlığını, eşitliği, özgürlüğü, farklılıkların hakkını, hukukunu garanti altına alan bir anayasamız hiç olmadı.

Gücü ele geçirenin borusunu öttürmesine zemin sağlayan bir anayasa olduğu için gücü ele geçirenler değiştirmeye,daha iyisini yapmaya yanaşmadı.

İktidarı ele geçiren kendini ülkenin tek sahibi gördü.

Türkiye, ülkeyi birbirinin elinden almaya çalışan farklı kesimlerin mücadelesinde büyük zarar gördü.

Şimdi yeni bir durum var.

Ülke tek bir kişinin eline geçti. 80 milyon olarak kaderimiz o kişinin iki dudağı arasında.

Bir sabah nasıl bir felakete uyanacağımızı bilmiyoruz.

Çünkü birbirini denetleyen, frenleyen kurumlar yok. Bir kişinin iki dudağı arasına teslim olduk.

Siyaset tamamen tasfiye edildi.

Partiler işlevsiz hale geldi. Meclis’in hiçbir anlamı, etkisi kalmadı.

Egemenlik halktan alınıp tek bir kişiye verildi.

O kişi bugün Erdoğan, yarın bir başkası.

Toplumun farklı kesimleri bütünüyle sahanın dışına itildi.

Seslerini duyurabilecek, siyasette etki uyandıracak, sonuç alabilecekleri bir mekanizma kalmadı.

Yani herkes kaybetti, herkes dışlandı. Farklı ideolojiler, farklı inançlar, farklı görüşler siyasette var olma zeminini kaybettiler.

Bu sistemde tek başına bir partinin yapabileceği hiç bir şey yok.

Muhalefet partileri Meclis’e girip, maaş alıp, kahve muhabbeti yapmaktan öteye gidemeyecekler.

Çünkü bütün yetki de güç de artık tek bir kişide.

İşte bu iç karartıcı tablo toplumun bütün kesimlerini ortak bir amaç için bir araya gelmeye mecbur ediyor.

Herkesi diyalog kurmaya, hoşgörülü olmaya hatta taviz vermeye zorluyor. Kimseye kendi görüşünü dayatma imkanı bırakmıyor.

Siyaset kanallarını açmak, siyaset sahnesinde yer alabilmek için toplumsal ittifak yapmaktan başka yol yok.

Egemenliği bir kesime değil 80 milyona veren, herkesin hakkını hukukunu garanti altına alan, herkesin yaşamını, inancını, özgürlüğünü, eşitliğini teminat altına alan bir anayasa yapmak her kesim için artık bir mecburiyet.

Çünkü daha önce bir araya gelemeyen kesimlerin bir araya gelme, güç birliği yapma mecburiyeti var.

Mesela eğer egemenlik yeniden halka verilmezse, siyaset yapacak zemin oluşturulmazsa HDP’nin de siyasette bir karşılığı yok, MHP’nin de.

CHP’nin de bir karşılığı yok, Saadet Partisi’nin de. Hatta AK Parti de gücünü tümüyle yitirecek.

Eskiden var olan ‘benim olsun’ anlayışı artık mecburiyetten ‘hepimizin olsun’ anlayışına evrilmek zorunda.

“Benim olsun” veyahut “Benim dediğim olsun” denildiğinde artık kimsenin olmuyor veyahut kimse hiçbir şey olamıyor.

Ama “Hepimizin olsun” denildiğinde herkesin olduğu, olabildiği bir sistem kurulmasının yolu açılacak.

Bu mecburiyet bize daha iyi bir anayasa yapma fırsatı veriyor.

Bu mecburiyet hepimizi yakınlaşmaya yöneltiyor.

Bu durum kendimiz için istediğimiz eşitliği, özgürlüğü, hakkı, hukuku başkası için de istemeye bizi mecbur ediyor.

Fırsat dediğim bu: Siyasette var olabilmek için başkasının varlığını kabul etmek, onunla ittifak etmek. Çünkü bu girdaptan çıkmanın başka yolu yok.

Bu mecburiyetten eskisinden çok daha demokratik, çok daha eşit, çok daha özgür bir anayasa çıkarabiliriz.

Çıkarabiliriz çünkü siyaset dışına itilen herkes yeniden sahaya dönebilmek için birbirlerine muhtaçlar.

Gücü eline geçirenin söz sahibi olduğu değil, hakkını, hukukunu teminat altına alan bir anayasa çıkabilir.

Biliyorum çok uzattım hatta konu biraz da dağıldı.

Kısaca toparlayayım: Yeni sistem toplumun bütün kesimlerini siyasetin dışına itti.

Egemenliği yeniden halka vermek, siyasette var olmak için birlikteliğe ihtiyaç var. Kaybedince kıymetini anladığımız değerleri yeniden elde etmek için toplumsal ittifaka ihtiyacımız var.

Bu ittifak hem herkese alan açmak hem de herkes için en iyisini yapmak amacıyla kurulmalı.

Bu birliktelik ihtiyacını ülke yararına, yani hepimizin ortak yararına kullanabiliriz.

Bu nedenle durumun aciliyetinin farkına varıp, ‘tek adam’ rejiminin ülkeyi daha fazla tahrip etmesini beklemeden huzurlu yaşamın hikayesini yazmak ve buna 80 milyonu ikna etmek zorundayız.

2019’u beklemeden bu mecburiyetin farkına varıp toplumun bütününe ulaşacak ortak aklı devreye sokmak gerekiyor.

Herkesin mutlu olduğu güzel bir hikaye yazabiliriz.

Bu, o kadar da zor değil.

Kaynak: Diken

Yorumlar (0)
30
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31