03.03.2022, 12:54

Merhaba! Nasıl Yazmalı? ve Köşem Sultan

“Ağlamadan

dillerim dolaşmadan

yumruğum çözülmeden gecenin karşısında

şafaktan utanmayıp utandırmadan aşkı

üzerime yüreğimden başka muska takmadan

konuşmak istiyorum.”

Başlığa aldanıp, konuyu dil bilgisi veya edebiyat eleştirisi olarak değerlendirmeyiz. Siz değerli Gazete Emek okurlarını selamlamak ve biraz da muhabbet etmektir amacım. Öncelikle selam olsun…

Gelelim diğer konuya, “nasıl yazmalı?” sorusuna. "Nasıl yazmalı" sorusunu, yazma teknikleri hakkında sizinle bilgi paylaşmak için değil, amatör bir yazana katkı sağlamanızı beklediğim için soruyorum. Çünkü değerli okur, yabana atılmayacak bir okuyucu olmakla beraber, yazmak konusunda amatörüm. Peki nasıl oldu? Ailemin desteği ve değerli dostum, Gazete Emek yazarlarından Bekir GÜNEŞ'in cesaretlendirmesiyle (ki dün doğum günüydü, doğum dününü kutluyorum, sevgili Bekir :) bir deneme yazmakla başladım. Ve siz, onu beğendiniz, var olun.

Orhan PAMUK 'un Yeni Hayat'ında geçen, özünde İncil'e atfedilen bir cümle olan, "bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti." deki yargının aksine, siz bir yazı okudunuz ve benim hayatım değişti.  Bununla birlikte, tüm memnuniyetime rağmen,  omuzlarıma büyük bir sorumluluk yüklediniz. Yazılanın  tarihleşmesi,  yazarken hata yapma olasılığı olan birinin de hatalarını kalıcı hale getirecektir (gerçi çağımız yandaş yazarlarının marifetiyle bir yandan da yalan çöplüğüne dönüştürülen bir tarihte, benim olası bir hatam, benim dışımda kimi ilgilendirecek ki?). Peki, değerli okuyan(lar), bu durumda tek sorumluluk yazana mı aittir? Okuyanın hiç mi sorumluluğu yoktur? Alışageldiğimiz okuyup geçme tarzını gözden geçirerek, okuyup-yazana katkı sunmanız gerekmez mi? Bizim yapacağımız, praksis bir süreç olacak; birlikte okuyup, birlikte yazıp, birlikte yol alıp, bu konuda birlikte gelişeceğiz. Yazan-okuyan ilişkisinde edilgen bir rol biçilen okurun, etken olmasıdır tercihim. Yazılarda oluşabilecek olası hatalara yönelik, eksik bıraktığım, göremediğim, ifade etmekte yetersiz kaldığım konularda, bana eleştirilerinizi yazarsanız,  benim de sizin yazdıklarınızı keyifle okuyacağımdan ve değerlendireceğimden kuşkunuz olmasın. Kısacası, artık size de iş çıkaracağım.

Emekçi bir ev kadını ve bir anne olarak, "buraya neden çıktım?". ülkemizde ve dünyada, bilgi ve iletişim çağında, yaşanan bunca haksızlık, emek sömürüsü,  kadın katliamları,  iş cinayetleri, sağlıksız çevre/kent koşulları, talan edilen doğa, önlenebilir çocuk ölümleri, özgür düşüncenin yargılanması, işsizlik, gelecek kaygısı, insanın insana-insanın doğaya tahakkümü ile bozulan ekolojik denge, savaşlar, halk sağlığı sorunları vs vs... Buna karşılık, gündüz kuşağı programlarını seyretmeyi reddedip (fedakarlığımı görünüz!), aklımın gördüğü, kalemimin döndüğü kadarıyla kendi özgünlüğüm ve becerim dahilinde, sadece çocuğuma olan sorumluluğumla (yemeğini bitirir misin çocuğum? hamd olsun, hala ekmek alabiliyoruz!) sultanı olduğum köşemin hakkını vermeye çalışacağım. Köşem diyorum, çünkü Gazete Emek ailesinin desteği ve sizin teveccühünüzle bir köşe kapmış bulunmaktayım (Böbürlenme böbürlenme!). Mahçup olmadan ve mahçup etmeden kimseyi, bu köşeye gözüm gibi bakacağımdan emin olun (mutfaktan yanık kokusu geliyor).

Neden Gazete Emek? Tarihsel olarak “emek” sözcüğü, eski Yunanca da "doğum anındaki sancı", Latince’den türeyen dillerde ise "acı çekmek,  azap ve işkence " anlamlarına gelir. Emeğin bu kadar kutsal olduğu ve bu kadar sömürüldüğü bir dünyada bu kadar kıymetli bir isme sahip çıkmak, gazeteyi zaten yeterince cazip hale getiriyor. Ayrıca, kimin söylediğine göre hukukun değişkenlik gösteren kararları ve basın özgürlüğünün bunca kısıtlandığı bir zamanda, her açıdan sevimsiz bulduğum kimi söylemlerin küfür mü, hakeret mi, ifade özgürlüğü mü, ayrımında çelişkiler yaşayan biriyim. Örnegin; “devlet büyüklerine hakaret” olarak değerlendirilen kimi eleştirilere karşı cezai yaptırımlar uygulanırken, aynı kişileri övdüğümüzde ödüllendiriliyor muyuz (Kesin bunu Mehmet Barlas bilir, ondan bilgi edinmeli!)? Günümüz koşullarında bir iletişim şekline dönüşmüş olan "emoji"lerin, köşe yazılarında  kullanılması uygun mudur? Kendine bu soruları sorup henüz netleştirmemiş birine, Gazete Emek gibi hoşgörülü  ve yeniliklere açık (risk alabilen) bir gazete şans verirdi ancak. Maaşı da çok iyi! Şaka şaka, gönüllülük esasına dayanan bir ilişki… "Eyy bay Kemal, sen önce 128 milyar doların hesabını ver!" karıştırdım galiba, o SSK mıydı, neydi? Kısacası, ütülemem gereken kıyafetler de var. İzninizle burada bitiriyorum, gelecek yazılarda görüşmek dileğiyle…

Yorumlar (2)
Deniz 3 ay önce
Amatörce sayılamayacak kadar akıcı ve samimi bir köşe yazısı, sizleri takip ettiğim kadarı ile bu işi uzun süredir yapıyormuşsunuz gibime geldi. Bu şekilde emekten yana olan değerli gazetemek ile uzun süreli devam etmeniz umudu ile,
Havin Hayfa 3 ay önce
cesaretlendirici yorumlarınız için teşekkür ederim, Deniz...
24
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31