sanalbasin.com üyesidir DMCA.com Protection Status

5 yıl önce Rojava'ya yerleşen Hikmet Acun, oradaki durumu anlattı: Her şey göründüğü gibi değil

Televizyonlarda ve gazetelerde ‘güvenlik uzmanları’ konuyla ilgili derin analizler yapıyor, medyanın büyük bir kısmında olası bir operasyonun gereklilikleri anlatılıyor. Peki operasyon tartışmaları Rojava’dan nasıl görünüyor? Yaklaşık 5 yıldır Rojava’da bulunan Hikmet Acun, Gazete Emek için Ahmet Tirej Kaya'nın sorularını yanıtladı. 

ÖZEL HABER 14.09.2019, 13:12 14.09.2019, 20:27
5 yıl önce Rojava'ya yerleşen Hikmet Acun, oradaki durumu anlattı: Her şey göründüğü gibi değil

Röportaj: Ahmet Tirej Kaya

Gazete Emek- Türkiye ve ABD arasındaki ‘güvenli bölge’ anlaşmasına dair tartışmalar sürerken, Türkiye’den konuyla ilgili yapılan açıklamalarda ‘Rojava’ya yönelik operasyon ihtimali’ ifade edilmeye devam ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin PYD’ye ‘güvenli bölge’ oluşturma çabasında olduğunu ve Eylül ayı sonuna kadar istedikleri olmazsa kendilerinin ‘güvenli bölge’ kuracaklarını sıklıkla ifade ediyor.

Geçtiğimiz yıl benzer tartışmalar eşliğinde, Rusya’nın verdiği onayın ardından Türkiye Afrin’e bir askeri operasyon gerçekleştirmişti. Şimdi ise gözler, Rojava’nın bütününe yönelik bir operasyon tartışmalarında.

Televizyonlarda ve gazetelerde ‘güvenlik uzmanları’ konuyla ilgili derin analizler yapıyor, medyanın büyük bir kısmında olası bir operasyonun gereklilikleri anlatılıyor. Peki bu tartışmalar ve olası bir operasyon Rojava’dan nasıl görünüyor?

2014 yılının Ekim ayında Kobanê’de yaşamını yitiren Suphi Nejat Ağırnaslı’nın babası Hikmet Acun yaklaşık 5 yıldır Rojava’da yaşıyor ve yeniden inşa çalışmalarında bulunuyor. Acun, Rojava’ya yönelik askeri operasyon tartışmaları, kayyum meselesi ve bölgedeki gelişmelerle ilgili sorularımızı yanıtladı.

“Rojava’nın geleceğine yön verilmek isteniyor”

Rojava’nın yalnızca Amerika ve Türkiye arasında bir pazarlık konusu olmadığını, bütün uluslararası güçlerin bu bölgede olduğunu ifade eden Acun, sınır ve güvenlik gibi pazarlıkların arka planında aynı güçlerin olduğunu belirterek şöyle devam ediyor: “Burada ‘güvenlik ve sınır’ üzerinden yapılan pazarlıkların aslı, Rojava’nın geleceğine yön verme ve Rojava’daki demokratik inşa çabalarını akamete uğratmaya dönük. Elbette Türkiye bir yandan Kürt devrimci güçlerinin alanlarını mümkün olduğu kadar sınırlamak, mümkünse ortadan kaldırmak, diğer yandan da yayılmacı politikalarının bir parçası olarak Suriye topraklarını işgal etmek istiyor. İdlip bölgesinde çetelerin tutuğu alanı saymazsak, Suriye topraklarında Türkiye ve Amerika’dan başka işgalci güç yok. Amerika, Rojava’daki devrimci güçlere bir taraftan Türkiye sopasını gösteriyor, diğer taraftan Rojava’da kalıcılaşmaya çalışıyor. Rusya ise arada fırsatlar kollayıp, Rejimi ikame etmeye çalışıyor; ne zaman Suriye rejimiyle olumlu adımlar atılsa İran ve Rusya devreye girip, Rojava’yı yalnızlaştırma hamleleri yapıyor. Rusya ve İran’ın Suriye politikaları Türkiye’nin 'işgalci' girişimlerini de cesaretlendiriyor.”

“Rojava Kürtlerin geleceğinde önemli”

“AKP’nin işgalci politikalarının bir yönü de İdlip’den çıkmak durumunda kalacak olan çeteleri Rojava’nın belli bölgelerine yerleştirmek. Erdağan’ın sivil yerleşimcilerden kast ettiği şeyin aslı da bu” diyen Acun, AKP’nin böylece kendine bağlı güçleri devreye sokup, Rojava’da alan açma çabasında olduğu tespitinde bulunarak sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bunlar elbette işin görünür olanına dair şeyler. Asıl mesele, Rojava denilen kurtarılmış ve özgürleştirilmiş alanın ortadan kaldırılması. Çünkü Rojava bir toprak alanı olmanın ötesinde bir temsile sahip. Her şeyden önce Bakûr Kürleri dâhil, bütün Kürtler açısından oldukça önemli bir mevzi. Bir kazanılmışlık ve Kürtlerin dört bölgedeki geleceğinde önemli bir yere sahip. Dolaysıyla Rojava, Kürtlerin diğer halklarla birlikte kendi kaderlerini tayin etme savaşlarında oldukça stratejik bir yere sahip. Bu siyasi bakımdan da böyle.”

“ABD kendi denetiminde bir bölge istiyor”

ABD ve Rojava ilişkisini de değerlendiren Acun, “Amerika’nın, Rojava’da da Güney Kürdistan’daki gibi kendi denetiminde bir ‘Barzani land’ oluşturma çabasında olmadığını iddia etmek zor. Amerika, Türkiye ile bütün görüşmelerinde de Türkiye’ye bunu zikretmediğini düşünmememiz için bir nedenimiz yok” diyor.  Rojava’nın bu bakımdan Amerika için de bir sorun olduğunu söyleyen Acun, “Çünkü Rojava’daki irade, ha dediği zaman ‘Barzani land’ olmayı kabul edebilecek bir irade değil. Kaldı ki dört parçadaki Kürtler üzerinde etkili ve hegomonik iki güçten birini Kürt devrimci hareketi temsil ediyor ve sahip olduğu dinamikleri bakımından Barzani çizgisinden oldukça güçlü yetilere sahip. Bu bakımdan, bazı tavizler verse de, Rojava hattını sonuna kadar koruma, onu başarılı kılma konusunda ısrarcı bir çizgiye sahip” yorumunda bulunuyor.

“Rojava’nın maliyeti sanıldığından fazla olabilir”

Acun Türkiye’nin Rojava’ya yönelik olası bir askeri operasyonunu ise şu sözlerle değerlendiriyor: “Böyle bir girişimi deneyebilir. Bunun sonuçlarının ne olacağını, savaşın nasıl gelişeceğine bağlı. Rojava’yı işgale girişmenin Türkiye’ye maliyeti, sanıldığından fazla olabilir. Örneğin böyle bir işgal girişimi umulmadık şekilde savaşı Türkiye’nin içine taşıyabilir. Dört bölgedeki Kürtleri ayaklandırabilir. Yani ‘kazın ayağı’ öyle gitmez. AKP aslında içerde kendi sıkışmışlığını ve düşüşünü engellemek için Rojava’ya savaşı gündemleştiriyor. Savaş bahanesi ile iktidarını ikame edebilmek için toplumu yekleştime üzerine kuruyor.

“Rojava Türkiye’nin içi durumunda”

Bütün bunların devletin seksen yıldır Kürtlere karşı uyguladığı inkâr ve imha politikalarının bir parçası olduğunu kaydeden Acun, konuya dair başka bir boyutu şu ifadelerle anlatıyor: “Rojava ‘sorunu’nu şekillendiren başka saikler de söz konusu; Kürt devrimci hareketi, Türkiye siyaset alanında muhalefetin omurgasını oluşturuyor ve bundan öte, siyasal alanda bir tarafı domine ediyor ve bunun toplumsal dinamikleri oldukça güçlü. Bu durum kendi varlığıyla da sınırlı değil; Kürt devrimci hareketi Türkiye’nin batısında sol güçleri de domine ediyor. Buradan görüleceği üzere Rojava, yalnızca kendiyle sınırlı olmayan bir gerçekliğin parçası. Yani aslında Rojava diye bir sınır yok. Rojava Türkiye’nin içi durumunda.”

“Rojava kendine bir yol yapma arayışında”

IŞİD’in yenilgisi ve askeri operasyon tartışmalarının gölgesinde Rojava’daki süreci sorduğumuz Acun şunları aktarıyor: “Demokratik inşanın yaşadığı güçlükler sürüyor. Toplumun eski yaşama biçimi ve alışkanlıklarından, yeni bir yaşama çıkış yapmanın olanca güçlükleriyle cebelleşiyor Rojava. Kendini deneyimliyor. Kendini anlamaya çalışıyor. Kendi deneyimlerinden öğrenmeye çalışıyor. Rojava’nın gündemi kendi süreçlerini nasıl yürüteceği ile meşgul. Toplumsal sorunları aşmak ve onu demokratik bir yaşama kanalize etmekle meşgul. Kendi deneyimlerinden öğrenip, daha üst düzey deneyimleri nasıl yoklayacağının çabasıyla meşgul. Devrimlerin kitaplarda yazılanlardaki gibi olmadığı, hazır bir toplum olmadığı ve devrimlerin muazzam girift sorunlarla yüzleşmek demek olduğunun bilincini eyleme dönüştürme çabasında Rojava. Eski sınıflarla, savaşın semirttiği yeni orta ve üst sınıflarla nasıl baş edeceğinin arayışında Rojava.  Rojava kendine bir yol yapma arayışında.”

“Rejim dönemine göre oldukça özgür bir ortam”

Rojava’da gündelik hayatın sakin olduğunu belirten Acun şunları ifade ediyor: “İnsanlar güvende. İnsanlar rejim dönemine göre oldukça özgür bir ortamda. Bu özgür olmanın rahatlığında. Hiçbir biçimde dinsel, etnik çatışma söz konusu değil. İnsanlarda bu özgür olma halinin getirdiği beklentiler artıyor, beklentiler değişiyor. Bunlara cevap olabilmenin arayışları devam ediyor. Yani Rojava kendinden öğrenmeye ve yolunu bulmaya çalışıyor.”

“Kayyum atamaları 40 yıllık savaşın parçası”

HDP’nin 3 büyükşehir belediye başkanlığına yapılan kayyum atamalarını, kırk yıldır süren savaşın bir parçası ve devamı olarak değerlendiren Acun şunları kaydediyor: “Kürtler büyük boğazlaşmalardan geçip geldi bu günlere. Devlet binlerce Kürdü öldürdü, on binlercesini zindanlara doldurdu, siyasetçilerini öldürdü. Kentlerini yıktı. Ama zaten Kürt özgürlük savaşı hep böyle büyük bedellerle kendi hakikatini oluşturdu. Ve devletin imha ettiği her yönelimde bütün bunlara bir cevap olabilme maharetini gösterdi.” 

HDP’ye eleştiri

Kürt siyasi hareketinin büyük taktik hatalar da yaptığını söyleyen Acun, “Bazan rolünü oynaması gerektiği anlarda oynamadı. Legal siyaset alanında Kürt orta sınıfının semirmesinin zemini açtı. Bu orta sınıf bütün alanlarda kendi tekelini kurdu ve orta sınıf siyaset anlayışları ve ihtiyaçlarına uygun biçimde siyaseti dönüştürmelerine olanak sağladı” diyor ve HDP’ye yönelik olarak şu eleştirilerde bulunuyor: “Belediyelere kayyum atanmasının konuşulacak bir yönü yok. Devlet her fırsatta Kürdü güç alanlarından düşürmek için her yöntemi deniyor. Belediyelere kayyum bunun bir parçası. İyi de devlet kayyum atıyor, sen niye veriyorsun? Sorulması gereken şu; niye mevziini korumuyorsun?”

Yorumlar (0)
10
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 35 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 35 34
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29