sanalbasin.com üyesidir DMCA.com Protection Status

Mimar Aydın: Sur’a yönelik politik, ekonomik ve bellek saldırısı var

Mimar Şerefhan Aydın, Diyarbakır surlarına ve Hevsel Bahçeleri’ne dönük talan politikasını değerlendirerek, “Tüm yönelimler hem ekonomik hem politik hem de belleğinin yok edilmesi olarak değerlendirilmelidir” dedi.

ÖZEL HABER 13.04.2021, 11:34
Mimar Aydın: Sur’a yönelik politik, ekonomik ve bellek saldırısı var

MİR ALİ KOÇER / DİYARBAKIR

Gazete Emek-   Türkiye’de tarihi eser, mekan ve alanlara yönelik talancı politikalar devam ediyor. Özellikle Diyarbakır’ın Sur ilçesi ve Dicle Havza’sında bulunan Hevsel Bahçeleri, bu talancı politikanın başat alanları olarak belirlenmiş. Ranta açılan bu alanlarda hem tarihi doku yok ediliyor hem de buna bağlı olarak modern yapılar inşa edilerek sosyo-kültürel erozyona yol açılıyor.

 2015-2016’daki kent savaşlarından sonra Sur’un 6 mahallesi yerle yeksan edilirken, çatışmaların yaşanmadığı mahallelerde bile kamulaştırmalar yapılarak ‘kentsel dönüşüm’ adı altında bir tarih silindi. Mimar Şerefhan Aydın, Sur ve çevresinde bulunan tarihi yapıların durumlarına ilişkin konuşarak detaylı bilgiler verdi.

Devletin 2015 yılında yaşanan şehir savaşlarını gerekçe göstererek yıkmak için Sur ilçesine girdiğini belirten Aydın, bunu daha 2009 yılında da denemek istediklerini kaydetti. 2009 yılındaki girişime halkın izin vermediğini ve devletin de geri çekilmek zorunda kaldığını ifade eden Aydın, ancak 2015 yılı ile birlikte bu alanlara tekrar girildiğini söyledi.

SUR’UN SOSYO-KÜLTÜREL YAPISI

Aydın, ‘restorasyon’ kisvesi altında bir yıkımın gerçekleştiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Sur’un binlerce yıllık bir geçmişi var. Orada en basit bir çivi çakma işleminin bile uzmanlar kontrolünde olması gerekiyor. Ancak o alanlara tüm uyarı ve açıklamalarımıza rağmen tank, top ve iş makineleriyle girildi. Bu alanlarda bilinçli yıkımın önü açıldı. Nasıl ki yaşamın diğer alanlarında hukuk, adalet, yasa ve yönetmelikler gözardı ediliyor ise bunların daha fazlası Sur’da yapılarak bugünkü tabloya gelindi. Çünkü Sur, 80’li yıllarda kırsal alandan çok göç aldı. Dolayısıyla politik nüfusun yoğun bir ilçe idi. Devletin bunu bilip, buna göre yaklaştığını söylemek doğru olacaktır. Orası, devletin dayatmalarına karşı çıkan ve kendi kültürünü, dilini yaşatmaya çalışan bir nüfus idi. O yüzden de burası devlet nazarında ‘müdahale edilmesi gereken’ bir alandı. Bu sadece Sur’a değil, Amed’in ve Kürdistan’ın farklı yerellerine bu tür yönelimler oluyor.”

HEVSEL BAHÇELERİNE SALDIRILAR

Politik nedenlerin dışında Sur’un ekonomik ranta açılmak istendiğine işaret eden Aydın, “Sur ilçesi son 15 yılda, zamanla müthiş bir rant alanına dönüştü. Oradaki evler arsaların değer artışları gerçekleşti. Bu da gerek sermayenin gerekse de devletin iştahını kabarttı. Dolayısıyla tüm yönelimler hem ekonomik hem politik hem de hafızanın yok edilmesi olarak değerlendirilmelidir. Diğer kentsel dönüşüm alanlarında birkaç amaç var ise Sur’da daha fazla amaç söz konusudur. Sur’un hemen yamacındaki Hevsel Bahçeleri’ne de benzer yönelimler söz konusudur. Daha önce buraya da yönelindi, ağaçlar kesildi ve ranta açılmak istendi ancak özellikle Dicle Üniversitesi’nin o dönemki öğrencilerinin direnişi ile bundan da vazgeçildi. Ama 2 yıl önce tekrar oraya müdahale edildi, kentin dinamiklerinin başlatmış oldukları hukuk süreç ile şu anda durdurulmuş oldu. Tabi bu vazgeçtiler anlamına gelmiyor” diye konuştu.

CİDDİ BİR DOĞA KIYIMI VAR

Doğadaki tüm güzelliklerin daima zengin kesimlere peşkeş çekildiğini, orada yaşayanların haklarına saygı gösterilmediğini vurgulayan Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu: “Şimdi Hevsel Bahçeleri ve benzeri yerler aslında doğası açısından çok müthiş yerlerdirler. Ama işte güzel hep zenginin olacak, yoksulların orada hiçbir hakkının olmadığı anlayışı ile hareket edildiği için bu alanlar çok rahat ranta açılabiliyor. Geçtiğimiz yıl Diyarbakırlı bir iş adamı Hevsel’in su Dicle Nehri kıyılarında yapılaşmaya gideceğini, teknelerde turistik geziler yapılması için bir projeye başladığını kamuoyuna duyurdu. Şu anda Hevsel Bahçeleri’nde maalesef ciddi bir doğa kıyımı var; Oradaki işletmeler her yeri talan etmiş durumdalar. Dünya Kültür Mirası Listesi’nde olan Hevsel Bahçeleri’nde bu tür yapılaşmaların yapılmaması gerekiyor. Eğer önüne geçilmez ise Hevsel Bahçeleri ciddi bir talan ile karşı karşıyadır.”

KAMULAŞTIRMALAR ZORAKİ YAPILIYOR

Ben û Sen mahallesinde de benzer talanının söz konusu olduğunu ve buradaki amaçlarında diğer alanlardakinden farklı olmadığının altını çizen Aydın, “Bu mahallede de savaş göçünün yoğun olduğunu biliyoruz. Burası da politik ve kendi kültürünü korumaya nüfusa sahip. 80 ve 90’lı yıllarda köylerin yakılması sonucunda insanların yerleştiği bir mahalledir. Daha yerel yönetimlerin de bu mahalleye dönük çalışmaları vardı; Surlara görünürlük kazandırmak için oradaki esnaf ve ev sahipleriyle anlaşarak bunu yapmak planlanıyordu. Zoraki bir süreçten ziyade rızaya dayalı bir yaklaşım söz konusu idi. Ancak devlet orayı tamamen kamulaştırdı ve zoraki bir şekilde insanları razı etmeye çalıştı. Oradaki yapıların gerçek bedellerinin de ödenmediğini biliyoruz” şeklinde konuştu.

UNESCO BURAYA GELECEKTİ

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO)’nun Sur’u ve Hevsel Bahçeleri’ni Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aldığı zaman kendisinin koruyacağı anlamına gelmediği bilgisini veren Aydın, şunları paylaştı: “UNESCO sadece bu alanların insanlığın ortak değerleri olduğunu tescilliyor. Bunların korunmasını ise hangi ülkenin sınırları içerisinde ise o devletin sorumluluğunda olduğunu belirtiyor.  UNESCO listeye aldı ve koruması lazım algısı yanlış bir algıdır. Ancak UNESCO’nun tescillediği alanlarda bir çalışma yapılması durumunda UNESCO’ye rapor hazırlanıp gönderilmesi gerekiyor. Kaldı ki Surların içi de UNESCO’nun korumasında olan bir alan değil. Sadece Surların kendisi tescillenmiştir. Sur içi bölgesi UNESCO’nun listesinde değil. Kaldı ki UNESCO Türkiye’den raporlar istediği ancak yanıltıcı raporların onlara iletildiği ortaya çıktı. Nihayetinde UNESCO, bu raporların güvensizliğinden dolayı bir heyet olarak buralara gelip incelemelerde bulunacaklarını söylediler ancak pandemiden kaynaklı bu da gerçekleşemedi henüz.”

Yorumlar (0)
11
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 34 70
3. Chelsea 35 64
4. Leicester City 35 63
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 34 41
14. Burnley 35 39
15. Newcastle 35 39
16. Brighton 35 37
17. Southampton 34 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 35 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 35 34
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29