<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Emek</title>
    <link>https://www.gazeteemek.net</link>
    <description>Gazete Emek, son dakika Diyarbakır ve Van haberleri başta olmak üzere güncel haberleri yapar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeteemek.net/rss/egitim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2026 15:22:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rss/egitim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenler Gazete Emek’e konuştu: Ülkenin geleceği hamaset ile değil bilimle kurtulacak]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ogretmenler-gazete-emeke-konustu-ulkenin-gelecegi-hamaset-ile-degil-bilimle-kurtulabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ogretmenler-gazete-emeke-konustu-ulkenin-gelecegi-hamaset-ile-degil-bilimle-kurtulabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geleceğimiz hamasetle değil bilimle kurtulacak: Birol Şahin'in 'okullarımızda istemiyoruz' dediği öğretmenler konuşuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber: Serkan ATASOY</strong></p>

<p><strong>Gazete Emek</strong>- AK Parti Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Birol Şahin gerçekleşen okul saldırıları sonrasında eylemlere katılan öğretmenlere "bunları okullarımızda istemiyoruz" dedi.</p>

<p>14 - 15 Nisan tarihlerinde Şanlıurfa/Siverek ve Kahramanmaraş/Onikişubat'ta gerçekleşen okul saldırıları, ülke genelinde geniş çaplı eylemlerle yanıt buldu. Türkiye'nin dört bir yanından öfkesini sokağa taşıyan sivil toplum kuruluşları, öğretmen ve öğrenciler yuvaları olarak gördükleri okullarda sık sık "yaşamak istediklerini" vurguladı. Öğretmen sendikalarının ise yaşanan okul saldırılarını protesto etmek amacıyla başlattığı iş bırakma eylemleri pazartesi günü itibarıyla sona erdi.</p>

<p>Gerçekleştirilen eylemlerde;</p>

<p>"16 Nisan 2026'da Ankara Kurtuluş Parkı'nda toplanan ve Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) yürümek isteyen eğitimcilerin önü Ziya Gökalp Caddesi'nde polis barikatıyla kesilmesi,</p>

<p>Müzakerelere rağmen öğretmenlerin Güvenpark'a girişine izin verilmemesi, bunun üzerine eğitimcilerin cadde üzerinde oturma eylemi başlatması,</p>

<p>İstanbul'da İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde toplanan grupların yürüyüş ve toplanma alanları polis kordonu ile sınırlandırılması" gibi fiziki engeller ve müdahaleler kaydedilirken sokaktaki fiziki barikatlara, iktidar kanadından gelen ve eğitimcileri doğrudan hedef alan söylemsel müdahale eşlik etti.</p>

<p>"<strong>Bunları okullarımızda istemiyoruz"</strong></p>

<p>AK Parti Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Birol Şahin, protestolara katılan eğitimciler için “Bunlar öğretmenmiş. Bayrağı taşımaktan imtina edenlerin yetiştirdiği öğrenciden milletimize, devletimize hayır getirmeyeceği bunlardan belli. Bunları okullarımızda istemiyoruz” sözlerini kullandı. Eğitim sendikaları, Şahin'in açıklamalarını açık bir provokasyon olarak nitelendirirken Şahin hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ve "hakaret" suçlamalarıyla suç duyurusunda bulundu. Şahin, tepkiler üzerine "Türk bayrağının gölgesinde ifade özgürlüğü değerlidir" ifadeleriyle daha yumuşak bir açıklaması yapsa da, ilk açıklaması kamuoyunda geniş bir yankı bulmaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Öğretmenler konuşuyor: Şiddet asla tesadüf ve münferit bir olay değildir</strong></p>

<p>Gazete Emek olarak eyleme katılan öğretmenlere ulaşıp eğitimcilerin düşüncelerini, çözüm önerilerini, eylem alanlarından notlarını ve Birol Şahin'in yaptığı açıklama hakkında görüşlerini derledik.</p>

<p><strong>Burhan Öğretmen:</strong></p>

<p><br />
“Trajik olaylarda Her fail aynı zamanda mağdurdur” diyerek canına kast eden öğrenciyi anlama çabasında olur öğretmenler. Tam da bunun için 'çocuklardan katil yaratan karanlığı' sorgularız. Yoksul mahallelerinde kantin tostu alacak parası olmadığı için açlıktan bayılan öğrencilerin öğretmeniyiz. Yoksulluğun sosyal medyada yüzüne vurulduğu, başını okşayan öğretmeni dışında empati kuracak tek yetişkin olmayan çocukların öğretmenleriyiz. Yaşadığımız ülkenin geleceğinin hamasetle değil bilimle kurtulacağını düşünerek, en iyi vatanseverlerin kendini yetiştirmiş, toplumsal faydayı esas alan insanlar yetiştirmek olduğu bilinci ile çalışırız. Bu emek sürecini Türkiye bayrağı altında yapmaktan gocunmadığımız gibi yoksulların da ülkesi olduğunu hatırlatmak için o mahallelerde derslere girerken, özel okullarda lüks içinde okuyan akranlarıyla aralarındaki farkı en azından iyi eğitim almalarını sağlayarak çalışırız. Ve tam da bu adaletsizliklerin son bulması için yaşadığımız ülkenin aydını sorumluluğu ile hareket ederiz. Gölgesinde yaşadığı bayrak öldükleri zaman tabutlarına asılmasın, olimpiyatlarda göndere çekilsin diye uğraşırız. 26 yıldır 'Vatan/bayrak' hamaseti yapanlar yönetiyor ülkeyi. Slogan atıp bayrak edebiyatı yapmak bir işe yarasaydı 26 yılda muazzam bir gençlik yetişmeliydi. Eğitimde manzara ortada maalesef."</p>

<p><strong>Erkan Öğretmen:</strong></p>

<p><br />
"Okullarda yaşanan bu şiddeti sadece bir güvenlik zafiyeti olarak değerlendiremeyiz. Yaşadığımız bu şiddet hali yıllardır sürdürülen yanlış politikaların bir sonucudur. Şiddet asla tesadüf ve münferit bir olay değildir, ayrıştırıcı politikaların bir sonucudur. Birol Şahin’in yaptığı son açıklamalar gerçek sorumluları aklamaya yöneliktir. Bu şiddet sarmalının gerçek sorumluluları çocukların güvenli, sağlıklı ve özgür bireyler olarak eğitim ve öğretim alma koşullarını yaratmayan siyasi iktidardır. Bir eğitim emekçisi olarak kamusal, bilimsel, laik ve anadilinde eğitim hakkını savunmaya devam edeceğim."</p>

<p>"<strong>Halk bizim yanımızda"</strong></p>

<p><strong>Dilşad Öğretmen:</strong></p>

<p><br />
"Birol Şahin’in söylediğinin tam tersine, biz meydanlarda sadece öğretmenler olarak yoktuk. Öğrencilerimiz, velilerimiz ve vatandaşlar da bizlere destek için oradaydılar. Hatta bir veli alanda gece nöbet tutan bizlere elleriyle sarma sarıp getirmiş, ikram etmişti. 'Elimden sadece bu geliyor' demişti mahcup bir şekilde. Halk bizim yanımızda."</p>

<p><strong>Sabahattin Öğretmen:</strong></p>

<p><br />
"Cumhuriyet kurulduğu günden beri toplumsal çürümeye sebep olan Birol Şahin zihniyetli insanlar bu çürümüşlüğü hep bayrakla, ezanla dinle kapatmaya çalıştılar. Son yıllarda şiddetin neredeyse sirayet etmediği hiçbir kurum kalmamışken kadına şiddet korkunç boyutlara ulaşmış neredeyse her gün bir kadın öldürülüyor, sağlık çalışanlarını sürekli şiddet uygulanıyor bu ülkenin aydınlık yüzü olan eğitim emekçilerine şiddet artmaya başlarken belki de çürümenin en pik noktasını son dönemlerde gencecik çocukları birer caniye dönüştüren sistemi doğru sorgulamadan sorunu çözmek mümkün değildir. Bu konu da birçok öğretmen arkadaşımın sonuç odaklı sadece güvenlik odaklı çözümler geçici önlem olmakla beraber sorunları çözmek ve sorunların nedenlerini anlamak için yeterli olmayacaktır. Egemen zihniyet ve çürümüş sistem çete ve mafyalardan kahramanlar yaratıp Birol Şahin zihniyetli maşalar aracılığıyla toplumun örgütlü kesimlerine saldırılarda bulunmaktadır 6 yıl önce işlenen Gülistan Doku katliamına baktığımızda devletin valisinin bütün devlet imkanlarını kullanarak gencecik bir kadının kendi oğlu tarafından katledilmesini bütün kamu imkanlarını kullanarak 6 yıldır nasıl gizlediklerini hepimiz gördük bu çürümenin boyutlarını görmek açısından çok önemlidir. Toplum olarak zifiri bir karanlığın içinde yaşıyoruz. Bizi aydınlığa taşıyacak tek şey de halkların bu çürümüşlüğe karşı örgütlü mücadelesi olacaktır."</p>

<p>"<strong>Sokaklarımız güvenli değil güvenli sokaklar güvenli eğitim ortamları"</strong></p>

<p><strong>Ayşe Öğretmen:</strong></p>

<p><br />
"Bir kadın ve eğitim emekçisi olarak yıllardır alanlarda 'sokaklarımız güvenli değil, güvenli sokaklar güvenli eğitim ortamları' taleplerimizin adeta ete kemiğe bürünmüş halini bu son olaylarda gördük. Pedagojik olarak tasarlanmayan tam tersi ayrıştıran ve ötekileştiren eğitim programlarının çocuklara vermiş olduğu hasar ortadadır. Değerler eğitimi olarak sadece milli ve dini değerleri önceleyen bu sistem ne yazık ki çocukları birbirlerine karşı tahammülsüz ve kindar bir hale dönüştürdü. Bu konuda gerek meydanlarda gerekse çalıştığımız kurumlarda fikirlerimizi beyan ettiğimizde de siyaset yapmakla itham edilip susturulmaya çalışılıyoruz. İtirazlarını yüksek sesle dile getiren eğitim emekçileri hedef haline getiriliyor. Oysa ki asıl hedefin toplumu mafya dizileri ve bu eğitim modelleri ile sosyal çürümeye mahkum eden bu sistemin bizzat kendisi olması gerekir. Öyle ki yapılan anketlerde ülkenin en güvenilir ismi Sedat Peker gibi bir mafya lideri olabiliyor. Çocukların arasında özendirilen bir figür olarak da karşımıza çıkıyor. Ve yine tüm bunlar bir vatan bayrak sevgisi üzerinden pazarlanıyor.<br />
Maraş'ta yaşanılan olayın ardından hayatını kaybeden bir çocuğun babası açıklama yaparken 'vatan sağ olsun' diyor. Çünkü o da bunu kendine bir zırh olarak kullanıyor yapacağı herhangi bir eleştirinin karşılığının vatan hainliğine varacak şekilde değerlendirileceğini düşünüyor. Olayda hayatını kaybeden ve babası KHK'lı olan bir çocuğun ismi ve fotoğrafı birçok kanalda geçmedi. Hâlâ bu olay üzerinden bile bir ayrıştırma söz konusu. Ve yine bunu da o milli duygu üzerinden yapıyorlar."</p>

<p>"<strong>Gülistan Doku"</strong></p>

<p>Ayşe Öğretmen devam ediyor:</p>

<p><br />
"Bir de genel anlamda ölümleri kutsama hali söz konusu. Biri çıkıp diyor ki 'Tüm bu yaşananlara rağmen okullarına giden ve canı pahasına orada olan öğretmenlerime hürmetlerimi sunuyorum, bunları fırsat bilip siyaset yapan öğretmenlerin de tespit edilip cezalandırılmasını istiyorum.'<br />
Bir öğretmen neden canı pahasına okula gitmeli? Bu kutsama hali de aslında yaşanan gerçekleri görmeme halini beraberinde getiriyor.<br />
Yaşanan olaylarla beraber bir de Gülistan Doku cinayetinin ortaya çıkması mevzusu var ve ben bu olayları birbirinden ayırt etmeden aynı olaylar olarak görüyorum. Gülistan Doku olayında delilleri karartan ve tecavüz zanlılarına sahip çıkan o zihniyetin sonucu olarak Maraşta'da evinde adeta cephanelik bulunduran bir emniyet amirinin çocuğunun yaşattığı faciaya şahit olduk. Çocuğuna erkeklik algısı üzerinden silah kullanmayı öğreten ve teşvik eden yine aynı militarist, eril ve milliyetçi olan karanlık zihnin sonucudur.<br />
Ülkede bütün kurumlarda daha demokratik katılımcı herkesin kendini ifade edebildiği alanlar açılmadıkça da bu mevzunun çözüme ulaşması imkânsız hale geliyor."</p>

<p><strong>Abdullah Öğretmen:</strong></p>

<p><br />
“Elbette her olayda benzer söylemlerle karşılaşıyoruz. Asıl sorumlulara odaklanmak yerine konuyu saptırıp alakasız başlıklar üzerinden toplumu kutuplaştıran bu yaklaşım, çözüm üretmekten çok bizi daha da çıkmaza sürüklüyor.”</p>

<p>"<strong>Çözüm bizleri hedef göstermek değil"</strong></p>

<p><strong>Berivan Öğretmen:</strong></p>

<p><br />
"2014 yılında 4+4 sistemi ile başlayan sonrasında velileri özel okullara yönlendiren, hatta eğitime destek adı altında özel okul ödeneği veren, devlet okullarına yeteri kadar bütçe ayırmayan son süreçte de ÖMK adı altında öğretmenlik meslek kanunu ile öğretmeni itibarsızlaştıran, veli ile öğretmeni karşı karşıya getiren doktoru da döverim öğretmeni de diyen bir zihniyet yaratan, şikayet hatları ile veli memnuniyeti aslında müşteri memnuniyeti algısı yaratan bir zihniyet yaratıldı. Bizler sorgulayan, bilimsel eğitimden yana doğayı, insanı, hayvanı seven saygılı bireyler yetiştirmek isteyen öğretmenleri sistemin işine gelmediği için bayrak indirmek isteyen öğreten algısı yaratarak sadece kriminalize etmek istiyorlar. Yaratıkları öğrenci profilleri şimdi karşılarına şiddet eğilimli, zorba, güç kimde ise onun yanında yer alan, geleceğe dair hedefi, umudu olmayan bir nesil yaratıldı.</p>

<p><br />
Çözüm; bizleri hedef göstermek değil, eğitime ayrılan bütçenin arttırılması, okulların öğrenciler için sanatsal çalışmaların, spor aktivitelerinin, bilimsel çalışmaların yapılabileceği, isteyenin anadilinde, farklı kültürlere, cinsiyetlere ve engellilere saygılı; rehber öğretmen sayılarının arttırıldığı eğitim ortamlarına dönüştürülmesidir.</p>

<p><br />
Çocukların erken dönemde özgüven adı altında aslında sınırları çok erken yaşlarda genişletiliyor. Bu durumda sınırları olmayan empati kuramayan bir nesil yetişiyor. Veli öğretmenin öneri uyarı ve rehberliğini kabul etmeli. Var olan eğitim politikaları değişmedikçe bu kriz daha fazla büyüyebilir. Bunun için mücadele eden öğretmenleri hedef almak yerine öğretmenin itibarını koruyarak ve eğitimin her çocuk için eşit koşullarda bilimsel demokratik olması konusunda kafa yormalılar."</p>

<p><strong>Gülşen Öğretmen:</strong></p>

<p><br />
"Sınıfa girdiğimizde sadece ders anlatmıyoruz. Düşünen, sorgulayan bir kuşak yetiştirmeye çalışıyoruz. Öğretmenlik bu yüzden sessiz kalınacak bir meslek değildir. Öğretmeni hedef alan bu söylemler, egitimin yapısını zayıflatmaya yönelik girişimlerdir.</p>

<p><br />
İstemiyoruz dili, bir mesleği kapının önüne koymaya çalışmanın ötesinde öğrencilerin karşısına nasıl bir eğitim anlayışı çıkarılmak istendiğini de gösterir. İyi bir eğitim, tek sesle değil, farklılıkların ve ortak aklın içinde büyür. Öğretmeni susturan bir sistemin içinde öğrenciden özgür düşünce de beklenmez.</p>

<p><br />
Alanlarda bir araya gelen eğitimcilerin ortak duygusu nettir; bu meslek sadece bir iş deği, aynı zamanda bir sorumluluk ve mücadeledir. Öğretmen düşünmekten ve söz söylemekten vazgeçmez çünkü eğitimin onuru da, geleceği de buna bağlıdır. Ya başkalarının çizdiği sınırlarda yaşayacağız, ya da egitimin onurunu, özgürlüğünü savunacağız. Bizlerin tercihi bellidir; biz çocuklarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız, ya siz?"</p>

<p>"<strong>Bilimden uzak fırsat eşitliği olmayan okullar olmasın"</strong></p>

<p><br />
<strong>Mithat Öğretmen:</strong></p>

<p><br />
"Bu olay karşısında bizler de öğretmenlerimizle birlikte bir tepki koymalıyız. Okullarda gerekli güvenlik önlemlerinin alınması için taleplerimizi her yerde dile getirmeliyiz. Bankaların, hastanelerin korunma hassasiyetini okulumuzda da olmasını istemeliyiz. X ray cihazı, kartlı turnike sistemi, özel güvenlik görevlisi devletin tüm okullara getireceği bir yenilik olabilir. Ayrıca psikolojik destek anlamında her okula bir psikiyatr atanabilir. 40 kişilik sınıflar, 20 kişiye düşürülebilir. İkili eğitime son verilip tam gün eğitime geçilebilir. Çocukların temel beslenme hakları okulda karşılanabilir. Öğrencilerin tüm geleceği bir sınav ile belirleniyor. Daha doğru ve adil bir sınav sistemi kurulabilir. Özel kreş, özel ilkokul, özel lise özel üniversitelerde okuyanların lüks içinde yaşadığı bizim gibi ailelerin çocuklarının birbirini boğazladığı, bilimden uzak fırsat eşitliği olmayan okullar olmasın diyebiliriz. Bu durum toplu bir çürüme göstergesidir. Karşımızdaki kişilerin her suçu bayrakla milliyetçilikle, devletçi söylemle örtmesi bence çok seviyesiz bir savunma mekanizması. Bilinçli çarpıtma çabası. Asıl sorgulanması gerekenlerin gözardı edilmesi için yapılan karar propagandadır."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM, ÖZEL HABER</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ogretmenler-gazete-emeke-konustu-ulkenin-gelecegi-hamaset-ile-degil-bilimle-kurtulabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/190ad743-6ce1-4155-9f9e-45cfcb24f2e3.jpeg" type="image/jpeg" length="41547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenler okul saldırıları nedeniyle 2 gün okula gitmeyecek]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ogretmenler-okul-saldirilari-nedeniyle-2-gun-okula-gitmeye</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ogretmenler-okul-saldirilari-nedeniyle-2-gun-okula-gitmeye" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim Sen, iki kentte okullara yönelik düzenlenen silahlı saldırıların ardından 16-17 Nisan’da iş bırakma kararı aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazete Emek - Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), son iki gün içinde ilk olarak Şanlıurfa ve ardından Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleşen silahlı saldırıların ardından 16 ve 17 Nisan tarihlerinde tüm kentlerde iş bırakma kararı aldığını duyurdu.</p>

<p>Açıklamada, yaşanan saldırıların eğitim alanındaki güvenlik sorunlarını bir kez daha gözler önüne serdiği vurgulandı.</p>

<p>Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, Onikişubat’taki ortaokula yönelik saldırıya ilişkin edindikleri bilgileri paylaştı. Güneş, saldırıda 6 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.</p>

<p>‘Yaşam nöbeti sürecek’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güneş, iş bırakma kararıyla birlikte Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlatılan “yaşam nöbeti”nin de kesintisiz sürdürüleceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ogretmenler-okul-saldirilari-nedeniyle-2-gun-okula-gitmeye</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/i-m-g-7423.jpeg" type="image/jpeg" length="79541"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da öğretmenler İstanbul’da öldürülen öğretmen için iş bıraktı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/diyarbakirda-ogretmenler-istanbulda-oldurulen-ogretmen-icin-is-bira</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/diyarbakirda-ogretmenler-istanbulda-oldurulen-ogretmen-icin-is-bira" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Çekmeköy’de bir lisede bıçaklanan öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesi ardından öğretmenler, il milli eğitim müdürlükleri ve Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde, “Artık yeter” diyerek eylem yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazete Emek - İstanbul Çekmeköy’de bir lisede 17 yaşındaki öğrencinin bıçaklı saldırısının ardından öğretmen Fatma Nur Çelik hayatını kaybetmişti.</p>

<div class="ratio ratio-16x9"><iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="360" src="https://www.youtube.com/embed/G5PdRcgTI_w?rel=0" style="position:absolute;top:0;left:0;width:100%;height:100%" width="640"></iframe></div>

<p>Fatma Nur Çelik’in katledilmesini protesto etmek için İstanbul’da tüm eğitim sendikaları iş bırakma kararı alırken EEğitim Sen, Eğitim İş, Hürriyetçi Eğitim Sen, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Anadolu Eğitim Sendikası, TÖB-SEN ve TEÇ-SEN Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.</p>

<p></p>

<p>Öğretmenin cenazesi yapılan incelemelerin ardından sabah saatlerinde abisine teslim edildi. Cenazesi Konya’da defnedilecek.</p>

<p></p>

<p>Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Diyarbakır’da da öğretmenler iş bıraktı ve eylem yaptı.</p>

<p></p>

<p>Diyarbakır Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklamayı Eğitim Sen 2 Nolu Şube Eş Başkanları Serhat Kılıç ve Duygu Özbay yaptı.</p>

<p></p>

<p>Açıklama şu şekilde:</p>

<p></p>

<p>OKULLARDA ŞİDDETE ARTIK YETER!</p>

<p></p>

<p>2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrenci yaralanmış, yaralanan arkadaşlarımızdan biri tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir.</p>

<p>Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiziçin toplandık.</p>

<p>Yaşamını kaybeden meslektaşımızın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Yaralanan öğretmen arkadaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyoruz.</p>

<p>Ancak açıkça ifade ediyoruz:</p>

<p>Bu saldırı münferit değildir.</p>

<p>Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Okullarda şiddeti önleyici destek mekanizmaları ciddi biçimde gözden geçirilmelidir.</p>

<p>Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir.</p>

<p>Öte yandan derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu da şiddet riskini büyüten önemli toplumsal faktörlerdir. Ailesi ekonomik krizle mücadele eden, temel ihtiyaçlara erişimde zorlanan, sosyal destek mekanizmalarından mahrum bırakılan çocuk ve gençlerin yaşadığı psikolojik baskı görmezden gelinemez. Sosyal politikaların zayıflığı, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliği bu tabloyu ağırlaştırmaktadır.</p>

<p>Buradan başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz:</p>

<p>Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmelidir.</p>

<p>o Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.</p>

<p>o Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir.</p>

<p>o Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır.</p>

<p>o Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır.</p>

<p>o Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalıdır.</p>

<p>o Bu saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması gerekmektedir. İhmali bulunanlar tespit edilmeli ve sorumlular hesap vermelidir. Gelecekte benzer vakaların yaşanmaması için bu acının üzeri örtülmemelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez.</p>

<p>Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz.</p>

<p>Yitirdiğimiz meslektaşımızın anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/diyarbakirda-ogretmenler-istanbulda-oldurulen-ogretmen-icin-is-bira</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/03/i-m-g-6180.jpeg" type="image/jpeg" length="55694"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti: MESEM’ler kapatılsın, çocuk ölümleri son bulsun]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-mesemler-kapatilsin-cocuk-olumleri-son-bulsun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-parti-mesemler-kapatilsin-cocuk-olumleri-son-bulsun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti, MESEM’ler eliyle yaşanan çocuk ölümlerine ilişkin MEB önünde açıklama yaptı. Açıklamada, iktidarın çocukları ucuz iş olarak gördüğünü belirtilerek, ‘Çocuk ölümlerinden MEB sorumludur, MESEM’ler derhal kapatılmalıdır’ denildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek</strong> - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çocuk, Emek ve Eğitim Politikaları komisyonları, Mesleki Eğitim Merkezleri’nin (MESEM) kapatılması ve çocuk ölümlerine son verilmesi talebiyle Milli Eğitim Bakanlığı önünde açıklama yaptı. “MESEM’ler derhal kapatılsın, çocuk ölümleri son bulsun” pankartının taşındığı açıklamada, basın metnini DEM Parti Emek Komisyonu Eş Sözcüsü Sevtap Aktar ile Çocuk Komisyonu Sözcüsü İhsan Saylan okudu.&nbsp;</p>

<p></p>

<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çocuk Komisyonu, Eğitim Politikaları Komisyonu ve Emek Komisyonu Mesleki Eğitim Merkezlerine (MESEM) ilişkin Ankara’da bulunan Milli Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.</p>

<p></p>

<p>DEM Parti, Kilis’te inşaatın 8’inci katından düşen 17 yaşındaki Murat Can Eryılmaz’ın ölümünü hatırlatarak, son 6 ayda MESEM nedeniyle 8 çocuğun yaşamını yitirdiğini söyledi. Açıklamada Eryılmaz ile birlikte, Zekai Dikici, Erol Can Yavuz, Ulaş Dumlu, Ömer Girgin, Ömer Çakar, Yiğit Zamanis ve Arda Tombul isimli çocuklarında MESEM nedeniyle hayattan koparıldığına dikkat çekildi.</p>

<p></p>

<p>İstismar arttı</p>

<p>2021 yılında tepkilere rağmen hayata geçirilen 4+4+4 eğitim düzenlenmesinin uygulanmasıyla birlikte AKP iktidarının çocukların yaşam ve eğitim hakkını hiç saydığını belirterek, “Çalışma hayatında yetişkinlerle çarpık bir şekilde eşitlenen ve sayıları yüz binleri bulan çocukların sömürü ve istismarı arttı” dedi.</p>

<p>Öğrenciler çalışırken ölüyor</p>

<p></p>

<p>MEB’in MESEM’i “öğrenciler okurken çalışıyor” sözleriyle övdüğü ifade edilen açıklamada, “Biz ise iktidarın gurur duyduğu bu duruma karşı diyoruz ki “Mesleki teknik eğitim öğrencileri çalışırken ölüyor! İktidarın gurur duyduğu şey nedir? Çok açık ki çocukların staj adı altında ucuz iş gücü olarak çalıştırılması… Çocukların 14-15 yaşından itibaren patronların kar hırsına ve insafına terk edilmesi, üstelik bunun bizzat MEB eliyle yapılması… Devletin kendi kurumlarıyla çocuk istismarının yolunu açması… Bu zihniyet, iktidarın çocuklara yaklaşımını da gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yoksul ailelerin çocukları</p>

<p>MESEM eliyle çalışırken yaşamdan kopartılan çocukların yoksul çocuklar olduğu ifade edilen açıklamada, “‘Bir gün okulda, dört gün işyerinde eğitim’ gibi makyajlı sözlerle yoksulların çocukları işçileştiriliyor ve yoksulluk onların da kaderi olsun isteniyor” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MEB adeta şirket rolü oynuyor</p>

<p>MEB’in çocukları asgari ücretin yüzde otuzuna denk gelen ücretle çalıştırdığına dikkat çekilen açıklamada, “Yani çocuklar ucuz emek sömürüsüne maruz bırakılırken aynı zamanda vergilerden elde edilen bir kamu kaynağı sermayeye transfer ediliyor. 14-15 yaşında çalışmaya başlayan çocuklar, örgün eğitimden uzak ve denetimin sadece koordinatör öğretmene bırakıldığı bir sistemde çalıştırılıyorlar. MEB adeta bir şirket rolü oynarken bu birimin bakanları da her dönemin patronu haline geliyor. AKP’nin milli eğitim bakanları, “Haftada 1 gün okul!”, “Maaş ve sigorta!”, “İş garantisi!” gibi sermayenin sihirli sözleriyle öteden beri MESEM’lere yoksul öğrencileri çekmeye devam ediyorlar” denildi.</p>

<p>MESEM’ler derhal kapatılmalı</p>

<p>Açıklamada, devletin zorunlu eğitim kapsamındaki çocukları ucuz iş gücü olarak görüp ölümlere zemin yaratmasınının istismar ve suç olduğu belirtilerek, şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>“Açıktır ki; çocuk yoksulluğunu fırsata çeviren ve eğitime destek adı altında kamu kaynaklarından sermayeye kaynak aktaran MEB, çalışırken ölen, sakat bırakılan bu çocukların yaşadıklarının birinci dereceden sorumlusudur. Bu nedenle işçileştirilen çocuk cinayetlerinin hesabını verecek olan Milli Eğitim Bakanlığıdır, bu iktidardır. İktidar, çocukların işçileştirilmesine yasal zemin sunan tüm uygulamalardan derhal vazgeçmeli, çocuklara yönelik suçların failleri yargılanmalıdır. İktidar ve yargı; işvereni ve sermayeyi korumaktan vazgeçmelidir. MEB, çocuk sömürüsüne meşruluk sağlayan MESEM’leri derhal kapatmalı, daha fazla çocuğun çalışırken ölmesine neden olmamalıdır! Bizler, yaşamın özneleri olan çocukların yaşam haklarını savunmaktan, özgür ve güvenli bir yaşamı çocuklarla beraber inşa etme muradımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Çocukların işçileştirilmediği, yaşarken özgürleşecekleri bir yaşamı çocuklarla birlikte kuracağız!”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-mesemler-kapatilsin-cocuk-olumleri-son-bulsun</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 01:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2024/02/img-4634.webp" type="image/jpeg" length="71672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Koca'dan protesto açıklaması: Anlayışla karşılanır ama vakti değil]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bakan-kocadan-protesto-aciklamasi-anlayisla-karsilanir-ama-vakti-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bakan-kocadan-protesto-aciklamasi-anlayisla-karsilanir-ama-vakti-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'daki anmalar sırasında depremzedeler tarafından protesto edilen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca kişisel sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Gazete Emek-</strong>6 Şubat depremlerinde yıkıma uğrayan Antakya’da depremin yıldönümünde düzenlenen anma programında çeşitli aralıklarla Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Hatay Büyükşehir Belediyesi Başkanı Lütfü Savaş ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel depremzedeler tarafından protesto edildi.&nbsp;&nbsp;</p>

<h2 dir="ltr">'YERİ GELİR PROTESTO ANLAYIŞLA KARŞILANIR'</h2>

<p dir="ltr">Bakan Koca kişisel sosyal medya hesabından protestolarla ilgili bir açıklama yaptı. Koca,“Depremde kaybettiğimiz canların saygıyla anılmasından, hatıralarının yad edilmesinden, sessizlik içinde ruhlarına fatihalar okunmasından, dualar edilmesinden rahatsız olan mı var? Bu dakikalar hürmet dakikalarıdır. Bunun aksine davranış hem yaşayanları hem aramızdan ayrılanların ruhunu incitir. Yeri gelir protesto anlayışla karşılanır. Ama bu hürmet dakikaları onun vakti değil” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kaynak:Duvar&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bakan-kocadan-protesto-aciklamasi-anlayisla-karsilanir-ama-vakti-degil</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Feb 2024 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2024/02/screenshot-20240206-0949382.png" type="image/jpeg" length="11133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öğretmenlerin eylemi sonuç verdi, bakanlık görüşmeyi kabul etti]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ogretmenlerin-eylemi-sonuc-verdi-bakanlik-gorusmeyi-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ogretmenlerin-eylemi-sonuc-verdi-bakanlik-gorusmeyi-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Sektör öğretmenlerinin “taban maaş hakkı” için MEB ile görüşme talebi kabul edildi. Öğretmenlerin temsilcileri, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Şanlıoğlu görüşmek için Bakanlığa gitti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr"><strong>Gazete Emek-</strong>Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri “taban maaş hakkı” talebiyle bugün Ankara’da bir araya geldi.</p>

<p dir="ltr">Bakan Yusuf Tekin ile görüşme talepleri kabul edelmeden eylemlerini sonlandırmayacaklarını belirten öğretmenler, saatlerce TBMM önündeki Milli Egemenlik Parkı’nda bekledi.</p>

<p dir="ltr">ANKA'nın aktardığına göre 4 saat süren beklemenin ardından, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun eylem yapan öğretmenlerin yanına giderek, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Kemal Şanlıoğlu’nun görüşmeyi kabul ettiğini söyledi. Bunun üzerine öğretmenlerden bir grup temsilci Şanlıoğlu'yla görüşmek için bakanlığa gitti.</p>

<p dir="ltr">CHP Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, CHP İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, CHP Tokat Kadim Durmaz, DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca ve EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca öğretmenlerin eylemine katılarak destek verdi.</p>

<p dir="ltr">Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Başkanı Eren Edebali “Yarın TBMM’de muhalefetin kanun tekliflerini, araştırma önergelerini Genel Kurul’a sunacağını biliyoruz. Yüz binlerce öğretmenin talebi olduğu ifade etmek istiyoruz. Yoksa ikinci bir Cemal Taştan vakası istemiyoruz. İkinci bir hakaret duymak istemiyoruz" diye konuştu.&nbsp;</p>

<p><br />
<br />
&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Kaynak: Duvar</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EMEK HABERLERİ, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ogretmenlerin-eylemi-sonuc-verdi-bakanlik-gorusmeyi-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jan 2024 20:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2024/01/screenshot-20240129-2026362.png" type="image/jpeg" length="40684"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel Öğretmenler Sendikası üyesi öğretmenler Meclis önünde eylem yaptı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ozel-ogretmenler-sendikasi-uyesi-ogretmenler-meclis-onunde-eylem-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ozel-ogretmenler-sendikasi-uyesi-ogretmenler-meclis-onunde-eylem-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel Sektör Öğretmen Sendikası, taban maaş hakkı ve diğer talepleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) önünde basın açıklaması yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek - </strong>Özel Sektör Öğretmen Sendikası, "Taban Maaş Hakkı" için basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını okuyan Sendika Başkanı Eren Edebali, "Taban Maaş Hakkı'nın yeniden yasalaşması ve bize iadesi, Mecliste başta hükümet olmak üzere tüm siyasi partilerin ve vekillerin sorumluluğundadır" dedi. Edebali ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı'nın özel sektör öğretmenlerinin emeğini patronların insafına terk ettiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Özel Sektör Öğretmen Sendikası, taban maaş hakkı ve diğer talepleri için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) önünde basın açıklaması yaptı.</p>

<p>Basın açıklamasını okuyan Sendika Başkanı Eren Edebali, özel sektör öğretmenlerinin Milli Eğitim Bakanlığı eliyle patronların insafına terk edildiğine vurgu yaptı.</p>

<p>Edebali, “Bakanlığı en üst derecede temsil eden Sayın Bakan Yusuf Tekin, çıktığı her kanalda patronları sahiplenici tavır takınmaktadır” ifadelerini kullanıldı.</p>

<p>"Eğitimi tüccarların, müteahhitlerin, mafyanın elinden çekip almak için buradayız" ifadelerini kullanan Edebali, eşit işe eşit ücret” ilkesi gereği 'Taban Maaş Hakkı'nın Anayasal bir hak olduğunu belirtti. Edabali,&nbsp; "Taban Maaş Hakkı'nın yeniden yasalaşması ve bize iadesi, Mecliste başta hükümet olmak üzere tüm siyasi partilerin ve vekillerin sorumluluğundadır" diye konuştu.&nbsp;</p>

<p>Özel Sektör Öğretmen Sendikası Başkanı Eren Edebali'nin okuduğu basın açıklamasının tamamı şu şekilde:&nbsp;</p>

<p>“Özel öğretim kurumlarında çalışan eğitim emekçileri, asgari ücrete hatta birçok kurumda asgari ücretin de altındaki ücretlere mahkûm edilmek isteniyor. Patronların öğretmenleri mahkûm etme çabası, yalnız ücretlerle de sınırlı kalmıyor. Kendimizi asla geçindiremeyeceğimiz bu ücretlerle, kamudaki dengi çalışan meslektaşlarımızın iki üç katı derse giriyoruz. Bu da yetmez gibi ücret karşılıkları olmaksızın zorla yazılan etüt ve özel dersleri yapıyor; haftada iki, kimi zaman üç kez nöbet tutmak zorunda bırakılıyoruz. 12 aylık belirli süreli iş sözleşmeleri bizi mevsimlik işçi statüsüne sokuyor. Dahası yasal olan bu sözleşmenin de çiğnenip ‘sözde’ 10 aylık sözleşmelerin dayatılması, bizi ülkedeki en güvencesiz emekçiler arasına sokuyor.</p>

<p>Özel sektör eğitim emekçisi, bizzat Millî Eğitim Bakanlığı tarafından soluksuz bırakılmak isteniyor. Boğazımıza yapışan ve bizi iliğimize kadar sömürmek isteyen sermayenin türlü hukuksuzluklarına karşı, en sorumlu Kurum olarak kılı kıpırdamayan Millî Eğitim Bakanlığıdır. Bakanlığı en üst derecede temsil eden Sayın Bakan Yusuf Tekin, çıktığı her kanalda patronları sahiplenici tavır takınmaktadır. Bundan dolayı özel sektör eğitim emekçileri bu fiziksel, maddi sıkıntılarının yanında bir de psikolojik travmalarla boğuşup derin düş kırıklıklarına boğuluyor.</p>

<p></p>

<p>EMEĞİMİZ PATRONLARIN İNSAFINA TERK EDİLİYOR"</p>

<p>Millî Eğitim Bakanlığı, tabelasında MEB yazan tüm kurumların bakanlığıdır ve bunların tamamından bilfiil sorumludur. Oysa bugün, emeğimiz doğrudan doğruya MEB tarafından patronların insafına terk ediliyor.</p>

<p>2014’te elimizden çalınan taban maaş hakkımızı istiyoruz. Bu hak, 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9. Madde 2. fıkrasında 2014’e kadar var olan bir hükümdü. Taban maaş hakkımız, patronların isteği ve Meclisteki yasa yapıcıların kararıyla bir gecede elimizden çalındı. Bunun sonucu olarak bugün ataması yapılmayan yüz binlerce eğitim emekçisi tabanda yığılarak özel öğretim kurumu sahiplerinin ücretli köleleri haline getirilmiştir.</p>

<p>Sayın Bakan bir kanalda şunu söyledi: 'Anayasa’ya uygunluğu açısından zihnimizde soru işaretleri oluşur.' Zaten yıllarca bizim olan, sermayenin isteğiyle bizden koparılan ve dahası “eşit işe eşit ücret” ilkesi gereği bizim bizzat Anayasal hakkımız olan 'Taban Maaş Hakkı' Sayın Bakan’ın dile getirdiğinin tersine, Anayasa’ya uygunluğu tartışmaya açık bir konumda asla değildir! İşte tam olarak bu nedenle 'Taban Maaş Hakkı'nın yeniden yasalaşması ve bize iadesi, Mecliste başta hükümet olmak üzere tüm siyasi partilerin ve vekillerin sorumluluğundadır!</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bugün burada, Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde bir araya gelen özel sektör eğitim emekçileri, yerlerde çiğnenen öğretmenlik meslek onurunu hak ettiği yere getirmek için buradadır. Eğitimin sermayeye emanet edilmesi ve sermayenin yaptığı tüm hukuksuzlukların, usulsüzlüklerin görmezden gelinmesi, denetlenmemesi Millî Eğitim Bakanlığı adına bir kara lekedir.</p>

<p>"TABAN MAAŞ HAKKIMIZI GERİ ALACAĞIZ"</p>

<p>Kolejlerde, kurslarda, rehabilitasyon merkezlerinde, anaokullarında, kreşlerde, vakıf üniversitelerinde çalışan bütün eğitim emekçilerinin bugün tarihsel bir fırsatı vardır. Bu fırsat, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının onlar için tüm dar alanları zorlaya zorlaya açtığı yoldadır. Bu yolun tıkanmaması, çıkmaz bir yol haline gelmemesi de tüm özel sektör öğretmenlerinin sorumluluğundadır.</p>

<p>Bugün insanca yaşamak için burada, bir aradayız! Bugün bizi görmezden gelip kendine yalnızca patronları muhatap görenlere 'Türkiye’nin dört bir yanından öğretmenler geldi, siz neredesiniz?' diye sormak için buradayız! Eğitimi tüccarların, müteahhitlerin, mafyanın elinden çekip almak için buradayız!</p>

<p>Bugün asgari yaşama, ücretli köleliğe isyan etmek için buradayız! Yaşasın Sendikamız! Yaşasın öğretmen dayanışmamız!&nbsp; Mücadele dersini öğretmenler verecek! Taban maaş hakkımızı geri alacağız!”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ozel-ogretmenler-sendikasi-uyesi-ogretmenler-meclis-onunde-eylem-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jan 2024 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2024/01/img-4492.jpeg" type="image/jpeg" length="11616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Felsefe bölümünde açılan kadroya felsefecilerin başvuramama şartına Cimer’den aynı yanıt: ‘Uzman değiller’]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/felsefe-bolumunde-acilan-kadroya-felsefecilerin-basvuramama-sartina-cimerden-ayni-yanit-uzman-degiller</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/felsefe-bolumunde-acilan-kadroya-felsefecilerin-basvuramama-sartina-cimerden-ayni-yanit-uzman-degiller" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CİMER’den gelen yanıt aynı: Felsefe Bölümünde açılan kadro ilanına felsefeciler başvuramıyor çünkü “uzman” değiller!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek -</strong> Kastamonu Üniversitesi’nin 30 Aralık 2023 tarihli ve 32415 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2023-ÖE2-15 numaralı İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Türk İslam Düşüncesi Tarihi Anabilim dalı Araştırma Görevlisi ilanında “Felsefe Bölümü, İlahiyat Fakültesi veya İslami İlimler Fakültesi lisans mezunu olup; Türk İslam Düşüncesi Tarihi, İslam Felsefesi veya İslam ve Türk Felsefesi Anabilim Dallarının birinde tezli yüksek lisans yapıyor olmak” şartı aranmıştır. İlanın şartına bakıldığında felsefe bölümlerinde yüksek lisans yapan adayların başvurusunun engellendiği görülmektedir. Felsefe yüksek lisans programlarında lisansüstü öğrenim gören öğrenciler, ilanın şartlarına baktıklarında kendilerine yapılan engellemeyi Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne şikâyet (CİMER) etmiş ve bu hukuksuzluğun son bulmasını talep etmişlerdir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Öğrencilerin şikayetleri CİMER kanalıyla üniversiteye iletildiğinde, Kastamonu Üniversitesi bu usulsüzlüğü savunmakla kalmamış; felsefe anabilim dalında lisansüstü öğrenim görenlerin felsefe bölümü altında yer alan “Türk İslam Düşüncesi Tarihi” anabilim dalında istihdam edilmeye “yetkin” olmadıklarını yazılı olarak bildirmiştir:</p>

<p><img alt="" src="https://gazeteemeknet.teimg.com/gazeteemek-net/uploads/2024/01/img-4232.jpeg" style="width: 629px; height: 1208px;" /></p>

<p>“… Türk İslam Düşüncesi Tarihi Anabilim Dalının da ayrı bir uzmanlık gerektirmesi ve bu anabilim dalında istihdam edilecek araştırma görevlisinin gerek eğitim gördüğü gerekse görev yapacağı alanda faydalı ve verimli olması önem arz etmektedir.”</p>

<p>İlan edilen kadroya alınacak araştırma görevlisi henüz yüksek lisans yapıyor olacağından herhangi bir özel alanda uzmanlığı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, felsefe bölümlerinde lisansüstü öğrenim gören adaylar da ilahiyat fakültelerinde öğrenim görenler gibi bu alanda kendilerini geliştirebilirler.</p>

<p></p>

<p>r. Ama ilandan görüldüğü ve yapılan açıklamayla da pekiştirildiği gibi, felsefe bölümlerinde lisansüstü öğrenim görenlerin başvuru hakkı dahi ellerinden alınmaktadır.</p>

<p>Bu açıklamayla birlikte Kastamonu Üniversitesi, felsefe bölümlerini ilahiyatlaştırma çabasını meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Ancak bunu yaparken felsefe bölümlerinin lisansüstü programlarının felsefe bölümlerinde (mevzubahis anabilim dalı İlahiyat Fakültesinde değil Felsefe Bölümü altındadır!) istihdam edilecek araştırma görevlisi kadrosu için yeterli olmadığını belirtmektedir.</p>

<p></p>

<p>Aynı ilanda Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalına alınacak araştırma görevlisi kadrosuna da sadece ilahiyatçılar başvurabilmektedir. Türk İslam Düşüncesi Anabilim dalı için yetersiz olduğu düşünülen felsefeciler, Felsefe Tarihi Anabilim Dalı için de yetkin görülmemektedirler.</p>

<p></p>

<p>Tüm bunlar eşliğinde, Yüksek Öğretim Kurumu Başkanlığı’nın, Kastamonu Üniversitesi’nin ve ilana konu olan Felsefe Bölümü’nün şu soruları yanıtlaması beklenmektedir:</p>

<p>Kastamonu Üniversitesi, felsefe bölümlerinin lisansüstü programlarında öğrenim gören öğrencilerin “uzman olmadığı”, “verimli olamayacaklarını” söylemeye yetkili midir?</p>

<p>Felsefe bölümlerinde yüksek lisans yapanlara felsefe bölümü bünyesinde açılan bir ilana başvuru yolunun kapatılması hukuken savunulabilir mi?</p>

<p></p>

<p>“Felsefe Tarihi Anabilim Dalı”na alınacak araştırma görevlisi kadrosuna felsefecilerin başvurabilmesi hangi meşru gerekçeyle engellenmektedir?</p>

<p>İlandaki başvuru şartı, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nin İslam ve Türk Felsefesi Anabilim Dalı’nda yüksek lisans yapan bir aday düşünülerek mi hazırlanmıştır?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/felsefe-bolumunde-acilan-kadroya-felsefecilerin-basvuramama-sartina-cimerden-ayni-yanit-uzman-degiller</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jan 2024 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2024/01/img-4233.webp" type="image/jpeg" length="95807"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Üniversite yurdunda Kürt ve Alevi olduğu için bir öğrenciye işkence yapıldı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/universite-yurdunda-kurt-ve-alevi-oldugu-icin-bir-ogrenciye-iskence-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/universite-yurdunda-kurt-ve-alevi-oldugu-icin-bir-ogrenciye-iskence-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öğrencisi olduğu Koç Üniversitesi yurdunda, oda arkadaşına yönelik ırkçı ifadeler kullanan Hasan Ege Karanfil ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek </strong>- İthaki Yayınları, Ege ile olan sözleşmesini fesh etti. Savcılık da, emniyete yazdığı yazıda Karanfil'in ifadesinin alınmasını talep etmişti.</p>

<p></p>

<p>Halktv.com.tr'nin&nbsp;Koç Üniversitesi'nin 2 öğrencisiyle ilgili ses getiren&nbsp;"Kemerle dövüldü, yüzüne ütü tutuldu, vücudunu kestiler! Yurt odasında dehşeti yaşattılar..." başlıklı haberinden sonra&nbsp;Hasan&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/ege" rel="nofollow">Ege</a>&nbsp;Karanfil,&nbsp;İthaki Yayınları&nbsp;tarafından sözleşmesi fesh edildi.</p>

<p>TÜBİTAK&nbsp;birincilik ödülü sahibi üniversiteli F. B., özel üniversite yurdunda kaldığı odada korkunç saldırıya uğradı. Oda arkadaşı Hasan Ege Karanfil, F. B.'yi kemerle dövdü ve kızgın ütüyle yaraladı. Diğer öğrenci Arda D. de kesici aletle F. B.'yi yüz ve karın bölgesinden yaraladı.</p>

<p></p>

<p>SİSTEMATİK ŞİDDETE MARUZ KALDI<br />
F. B. adına savcılığa sunulan dilekçede, bu kişinin ayrımcılığa uğradığı kaydedildi. F. B. adına sunulan dilekçede, bu kişinin Kürt ve Alevi olması nedeni ile sistematik şiddete maruz kaldığı kaydedildi.</p>

<p>KEMERLE DÖVDÜ YÜZÜNE SICAK ÜTÜ TUTTU<br />
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan başvuruda, F. B. önce Hasan Ege Karanfil tarafından kemerle dövüldü. Karanfil, başka bir gün de F. B.'nin yüzüne sıcak ütü tuttu. 15 Kasım gecesi ise, F. B., bir diğer oda arkadaşı Arda D. tarafından şiddete maruz kaldı. Hasan Ege Karanfil'in de odada olduğu esnada Demir, F. B.'nin yüzünü ve belini delici bir cisimle kesti.</p>

<p></p>

<p>DOSYAYA GİREN KAYITLARDA IRKIÇI İFADELER VAR<br />
F. B.'nin, Hasan Ege Karanfil'in kendisine yönelik sözlerine ilişkin dökümü yapılan ses kaydında ise, bu kişinin bir&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/dizi" rel="nofollow">dizi</a>&nbsp;ırkçı ifade kullandığı anlaşılıyor.</p>

<p><br />
Arda D., oda arkadaşı F. B.'nin yüzünü ve belini kesti.</p>

<p>O KAYITLAR SORUŞTURMA DOSYASINDA<br />
Savcılık soruşturma dosyasına, 5 ayrı ses kaydının çözümü girdi. Kendisini odadan atmaya çalışan Hasan Ege Karanfil’in, F. B.’ye yönelik “Türkiye’nin, belli bir noktadan sonraki Doğusu olduğu gibi ateşe verilse…” diyor. K., F. B.’nin etnik Kürt kimliği için&nbsp;“Alt ırksınız. İtlaf edilmeniz lazım. Köle olduğunuzu kabullenmelisiniz. İtaat etmek zorundasınız. Seni bu odadan istemiyoruz. Buradan gitmezsen seni öldürürüz ”&nbsp;ifadelerini kullanıyor.</p>

<p></p>

<p>YAYINEVİ SÖZLEŞMESİNİ FESH ETTİ<br />
İthaki yayınları da, Halktv.com.'tr'nin haberi sonrası Hasan Ege Karanfil'in sözleşemesini fest ettiğini duyurdu.</p>

<p></p>

<p>Yayınevinden yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Hasan Ege Karanfil isimli yazarın sözleşmesi feshedilmiştir. Kamuoyuna duyururuz"</p>

<p>Öte yandan, şüpheli Hasan Ege Karanfil, haber sonrası&nbsp;<a href="https://halktv.com.tr/sosyal-medya" rel="nofollow">sosyal medya</a>&nbsp;hesaplarını kapattı.</p>

<p>KOÇ ÜNİVERSİTESİ'NDEN AÇIKLAMA</p>

<p>Koç Üniversitesi gelişmeler üzerine bir açıklama yayımladı. Açıklamada konuyla ilgili soruşturma açıldığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/universite-yurdunda-kurt-ve-alevi-oldugu-icin-bir-ogrenciye-iskence-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jan 2024 19:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2024/01/img-4151.webp" type="image/jpeg" length="18242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağaç süslemek isteyen öğrencilere polis müdahalesi!]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/agac-suslemek-isteyen-ogrencilere-polis-mudahalesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/agac-suslemek-isteyen-ogrencilere-polis-mudahalesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Üniversitesi'nde yılbaşı ağacı süslemek isteyen öğrencilere, güvenlik sert şekilde saldırdı. Paylaşılan fotoğraflarda bazı öğrencilerin yaralandığı görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek</strong> - İstanbul Üniversitesi'nde yılbaşı ağacı süslemek isteyen öğrencilere, güvenlik sert şekilde müdahalede bulundu. Paylaşılan fotoğraflarda bazı öğrencilerin yaralandığı görüldü.&nbsp;</p>

<p>Beyazıt Gazetesi isimli X hesabından yapılan açılamada, "İstanbul Üniversitesi'nde yılbaşı ağacına süs ve dileklerini asmak isteyen öğrencilere güvenlikler saldırdı. Saldırıda yaralanan öğrenciler oldu." denildi. Ayrıca "İstanbul Üniversitesi Güvenlik Amiri Kenan Arslan'ın öğrencilere saldırı anı" şeklinde bir video da paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Hergele Postası isimli X hesabından yapılan açıklamada ise,&nbsp;“Teşhir Ediyoruz. İstanbul Üniversitesi’nde yılbaşı ağacı süslemek isteyen öğrencilere şiddet uygulayan, hakaret eden, hedef gösteren güvenlik amiri Kenan Arslanı teşhir ediyoruz. Kampüslerimizde ÖGB-polis saldırılarına geçit vermeyeceğiz, üniversiteler bizimdir!” denildi.</p>

<p></p>

<p>YILDIZ TEKNİK ÖĞRENCİLERİ DE TEHDİT EDİLMİŞTİ</p>

<p>Yıldız Teknik Üniversitesi’nde (YTÜ) yılbaşı süslemesi yapan öğrenciler gerici bir grup tarafından tehdit ve hakaretlere uğramıştı. Gerici grup öğrencileri silahlı fotoğraflar paylaşarak tehdit etmişti. Asılan süsler sürekli şekilde sökülürken öğrenciler yılbaşı süslemesini sürdürmüştü.</p><br></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/agac-suslemek-isteyen-ogrencilere-polis-mudahalesi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Dec 2023 19:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2023/12/img-3827.jpeg" type="image/jpeg" length="88109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yine öğrenci yurdu, yine asansör düştü!]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/yine-ogrenci-yurdu-yine-asansor-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/yine-ogrenci-yurdu-yine-asansor-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'da Çubuk Kız KYK yurdundaki asansör üçüncü kattan eksi 1'e düştü. Öğrencilerin sağlık durumunun iyi olduğu aktarıldı. ]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek</strong> - Ankara'daki çubuk Kız KYK yurdunda asansör kazası yaşandı. Asansör, 3. kattan eksi 1. kata düştü.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrencilerin sağlık durumunun iyi olduğu aktarıldı.&nbsp;</p>

<p>"Barınamıyoruz Hareketi" duruma tepki gösterdi ve "Derhal tüm yurtlarda asansörleri denetleyin" çağrısını yaptı.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/yine-ogrenci-yurdu-yine-asansor-dustu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Nov 2023 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2023/11/img-2987.jpeg" type="image/jpeg" length="84424"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KYK yurdunda kalan 140 öğrenci yedikleri yemekten zehirlenerek hastaneye kaldırıldı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/kyk-yurdunda-kalan-140-ogrenci-yedikleri-yemekten-zehirlenerek-hastaneye-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/kyk-yurdunda-kalan-140-ogrenci-yedikleri-yemekten-zehirlenerek-hastaneye-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yalova'da kız öğrenci yurdunda kalan yaklaşık 140 öğrenci, ishal ve mide bulantısı şikayetleriyle hastaneye kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek - </strong>Yalova Üniversitesi karşısında bulunan kız öğrenci yurdunda kalan bazı öğrenciler idarecilere rahatsız olduklarını bildirdi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplam 1300 öğrencinin yediği akşam yemeği sonrası şikayetleri olan yaklaşık 140 öğrenci, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Çoğunluğu ayakta tedavi olduktan sonra taburcu edilen öğrencilerden bir kısmının tedavilerine devam edildiği belirtildi.</p>

<p>Öğrenciler için Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından acil serviste ikinci bir sarı alan oluşturulurken, çok sayıda uzman doktor, hemşire ve sağlık görevlisi burada görev aldı.<br />
Öğrencilerin akşam yemeğinde yediği mantar çorbası ve köfteden numunelerin alınarak tahlile gönderildiği ve idari inceleme başlatıldığı belirtildi.</p>

<p>Valilikten açıklama</p>

<p></p>

<p>Valilikten yapılan açıklamada, "İlimizde bulunan Gençlik Spor Bakanlığı Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğüne bağlı 2090 öğrenci kapasiteli Akça Hatun Öğrenci Yurdu'nda konaklayan öğrencilerimiz karın ağrısı ve ishal şikayeti ile yurt idaresine müracaatta bulunmuştur. Bunun üzerine ivedilikle öğrencilerimiz hastaneye sevk edilmiştir. Tedavi altına alınan öğrencilerimizin genel durumları iyi olup, tedavisi tamamlanan öğrencilerimiz taburcu edilmektedir. Konu ile ilgili Valiliğimizce gerekli tahkikat başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, EĞİTİM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/kyk-yurdunda-kalan-140-ogrenci-yedikleri-yemekten-zehirlenerek-hastaneye-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Nov 2023 19:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2023/11/img-2858.jpeg" type="image/jpeg" length="53883"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
