<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Emek</title>
    <link>https://www.gazeteemek.net</link>
    <description>Gazete Emek, son dakika Diyarbakır ve Van haberleri başta olmak üzere güncel haberleri yapar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeteemek.net/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 04 Aug 2026 00:21:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş’in babasından soruşturmaya tepki: “Neden iki yıldır bu acıyı yaşıyoruz?”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/rojin-kabaisin-babasindan-sorusturmaya-tepki-neden-iki-yildir-bu-aciyi-yasiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rojin-kabaisin-babasindan-sorusturmaya-tepki-neden-iki-yildir-bu-aciyi-yasiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, soruşturmanın etkin yürütülmediğini savunarak güvenlik kameraları, cep telefonu ve DNA incelemelerinin hızlandırılmasını istedi. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun telefonlara ilişkin sözlerini hatırlatan Kabaiş, “Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz?” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’ın babası Nizamettin Kabaiş, yaptığı basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin yürütülmediğini iddia etti. Olayın aydınlatılması açısından kızının cep telefonunun incelenmesinin kritik önemde olduğunu belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız” sözlerini hatırlattı.</p>

<p>Kabaiş, “Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz? Neden telefonu İspanya’ya, Çin’e gönderiyorsunuz? Bu telefonun açılması çok önemlidir. Olayın mutlaka aydınlanacağına eminim” dedi.</p>

<p>Kızının ölümüne ilişkin soruşturmada üniversite yönetiminin de araştırılması gerektiğini öne süren Kabaiş, “Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?” diye sordu.</p>

<p><br />
‘Görüntüler nerede?’</p>

<p>Kızının kaybolduğu noktada güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Kabaiş, üniversite yönetiminin aileye söz konusu kameranın çalışmadığını söylediğini ancak daha sonra Adalet Bakanlığı’na gönderilen yazıda üniversitedeki kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini ileri sürdü.<br />
Kabaiş, “Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin’in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA’sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz” şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
‘Rektör delilleri kararttı’</p>

<p><br />
Kızının ölümüne ilişkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nin sorumlu olduğunu söyleyen Kabaiş, şunları kaydetti:</p>

<p>“Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin’in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin’in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin.”</p>

<p><br />
‘Rektörle ilgili iddialar araştırılmalı’</p>

<p>Rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunan Kabaiş, otopsinin gerçekleştirildiği geceye ait görüntülerin incelenmesini talep etti. Rektörün saatlerce hastaneden ayrılmadığını öne süren Kabaiş, bu durumun soruşturulması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kızının kaybolmasının ardından öğrencilerin düzenlediği eylemlere müdahale edildiğini iddia eden Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin şiddete maruz kaldığını ileri sürdü.<br />
Kabaiş, Dersim’de kaybolan Gülistan Doku dosyasını örnek göstererek, ”Tunceli’de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi’nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?” dedi.<br />
Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA’sının incelendiğini öne süren Kabaiş, “Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin” dedi.</p>

<p>Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade eden Kabaiş, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını belirterek, olayın bir an önce aydınlatılmasını istedi.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/rojin-kabaisin-babasindan-sorusturmaya-tepki-neden-iki-yildir-bu-aciyi-yasiyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/images-23-10.jpeg" type="image/jpeg" length="44975"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'ndan 'çerçeve yasa' mesajı: Süreç TBMM zemininde yürümeli]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/kilicdaroglundan-cerceve-yasa-mesaji-surec-tbmm-zemininde-yurumeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/kilicdaroglundan-cerceve-yasa-mesaji-surec-tbmm-zemininde-yurumeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanlığı görevine mahkeme kararıyla getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, sürece ilişkin açıklamasında tüm adımların TBMM çatısı altında atılması gerektiğini belirterek, çerçeve yasanın hukuk ilkelerine dayanması, silahsızlanmanın denetlenebilir olması ve demokratik siyasetin alanının genişletilmesi çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Genel Merkezi'nde süreç ile ilgili açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, süreçle ilgili değerlendirmesinde, "13 yıl sonra yani 2026’da bizim önerimize gelindi. Sorunun çözüm adresi olarak TBMM gösterildi ve Meclis bu görevi üstlendi" dedi.<br />
"Gerçekçi bir çözüm mimarisi en az dört ayrı boyutu birlikte içermek zorundadır" diyen Kılıçdaroğlu, şunları sıraladı:</p>

<p>"1- Terör örgütünün doğrulanabilir biçimde silahsızlanması ve örgütsel tasfiyesi,</p>

<p>2- Türkiye’nin bütün yurttaşlarını kapsayan demokratik ve hukuki reformların yapılması,</p>

<p>3- Irak ve Suriye’deki bağlantılı silahlı yapıların geleceğini kapsayan bölgesel güvenlik düzenlemesinin hayata geçirilmesi,</p>

<p>4- Dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden müdahalesini sınırlayacak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması."<br />
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Bu dört boyut, her aşamada dikkate alınmak zorundadır. Bu dört boyut, her aşamada dikkate alınmak zorundadır. Bu mesele, Türkiye’nin kendi tarihsel ve toplumsal gerçekliği içinde, kendi Meclisiyle, kendi hukukuyla, kendi yurttaşlarıyla çözmesi gereken bir meseledir. Dolaysıyla Türkiye hem güvenlik mimarisini hem de toplumsal barışını hukuk ve demokrasi temelinde oluşturmak zorundadır."</p>

<p><br />
"TERÖRÜN BİTMESİ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR"</p>

<p>"Biz bu sürece 'Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırma' süreci diyoruz" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak; güvenliği hukukun yerine koymadan, özgürlüğü de güvenliğin karşısına dikmeden, bu iki değeri aynı anayasal düzen içinde birleştirebilmektir. Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak; silahın siyasetten tamamen çıkması, siyasetin de kapalı pazarlıklardan çıkarak Meclis’in, hukukun ve milletin denetimine girmesidir."<br />
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Terörün bitmesi ve üniter devlet yapısı kırmızı çizgimizdir. Bu bağlamda; Silahın siyasetin dışına çıkmasına evet. TBMM merkezli sürece evet. Hukuk devletine evet. Eşit yurttaşlığa evet. Demokratik siyasetin güçlenmesine evet. Üniter yapının korunmasına evet. Bölgesel barışa evet."<br />
"SÜRECİN TÜM AŞAMALARI TBMM MERKEZLİ YÜRÜTÜLMELİ"<br />
Süreç ile ilgili çağrıda bulunan Kılıçdaroğlu, "Sürecin tüm aşamaları bundan sonra da TBMM merkezli yürütülmelidir. Çerçeve yasa, açık hukuk ilkelerinin ürünü olmalıdır. Silahsızlanma gerçek, denetlenebilir ve geri dönüşsüz olmalıdır. Demokratik siyasetin alanı genişletilmelidir. Üniter yapı ve egemenlik ilkesi korunmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/kilicdaroglundan-cerceve-yasa-mesaji-surec-tbmm-zemininde-yurumeli</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/images-22-14.jpeg" type="image/jpeg" length="37816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmralı Heyeti, Öcalan'la görüşmenin ardından açıklama yaptı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/imrali-heyeti-ocalanla-gorusmenin-ardindan-aciklama-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/imrali-heyeti-ocalanla-gorusmenin-ardindan-aciklama-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda gerçekleştirdiği 3 saatlik görüşmenin ardından yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada Öcalan'ın, "Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir" mesajına yer verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol dün İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan görüşme gerçekleştirdi. DEM Parti İmrahı Heyeti, 3 saat süren görüşmeye dair yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>İmralı heyetinin yaptığı açıklamaya göre görüşmede Abdullah Öcalan, mevcut sürece, yürütülen çalışmalara ve önümüzdeki dönemin tarihsel sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelerini paylaşmış, kamuoyuna iletilmesini istediği mesajları heyete aktardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abdullah Öcalan’ın mesajı ise şöyle:<br />
“</p>

<p>Bin kilometrelik yol bir adımla başlar.</p>

<p>Bu yasa ile tarihsel bir sorunu çözmek için yola çıkıyoruz. En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli olacak bir demokratikleşme sürecinin başlangıcındayız.</p>

<p>Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde nasıl büyük bir emek ve fedakârlık ortaya konulduysa, şimdi de demokratik Cumhuriyet için aynı ciddiyetle çalışmak gerekiyor.</p>

<p>Bu yalnızca Kürtlerin veya bir kesimin değil, bu topraklarda herkesin ihtiyacıdır. Atılacak adım, ülkenin ve bölgenin kaderini etkileyecek; demokratik hukukun gelişmesinin, ekonomik olanakların büyümesinin önünü açacaktır. Bu, 86 milyon için yapılacak büyük bir hizmettir.</p>

<p>Toplumun örgütlülüğüyle tarihsel bir çıkış yapacağız. Bu adımın barışa ve ekonomiye devasa katkısı olacaktır.<br />
Henüz her şey çözülmüş değildir. Ancak negatif yaklaşmayı gerektiren bir durum da yoktur. Önemli olan, bu adımın doğru anlaşılması ve herkesin sürecin başarısı için sorumluluk üstlenmesidir.</p>

<p>Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik Cumhuriyet’e sonuna kadar kapı aralanmaktadır.</p>

<p><br />
Dem Parti İmralı Heyeti3 Ağustos 2026″</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/imrali-heyeti-ocalanla-gorusmenin-ardindan-aciklama-yapti</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/356021.webp" type="image/jpeg" length="30776"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Feleknas Uca: Ezidîlere yönelik 'beyaz ferman' sürüyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/feleknas-uca-ezidilere-yonelik-beyaz-ferman-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/feleknas-uca-ezidilere-yonelik-beyaz-ferman-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Milletvekili Feleknas Uca, IŞİD tarafından kaçırılan 2 bin 700 Êzidî kadın ve çocuğun hâlâ bulunamadığını belirterek, "Dünyanın gözü önünde beyaz ferman sürüyor. Êzidî toplumu kendisini korumak zorundadır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>IŞİD’in Ezidİlere yönelik 3 Ağustos 2014 tarihinde gerçekleştirdiği soykırım saldırılarının üzerinden 12 yıl geçerken, binlerce Êzidî hâlâ kayıp. Kaçırılan ve zorla alıkonulan Ezidi kadın ve çocukların kurtarılması ile haklarının savunulması için Diyarbakır’da 2015 yılında Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu kuruldu.</p>

<p>Platform üyesi ve eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Feleknas Uca, saldırıların yıl dönümüne ve platformun çalışmalarına dair MA’ya değerlendirmelerde bulundu.<br />
Aradan geçen yıllara rağmen yaşanan acının hala ilk günkü gibi olduğunu belirten Feleknas Uca,”Bugün 74 fermandan bahsediliyor ama belgelenmemiş onlarca ferman var. Amaçları Ezidiler Ezîdxan’dan sürmek, Şengal’i ve Kürdistan’ı Êzidîsiz bırakmaktı” diye konuştu.</p>

<p>Şengal’in 2014 yılından önce de defalarca hedef alındığını hatırlatan Feleknas Uca, 2007’nin Ağustos ayında gerçekleştirilen Girhizir ve Siba Şêx Xidir saldırısını anımsatarak, o dönemde de esas amacın Şengal’i Êzidîlerden arındırmak olduğunu söyledi.</p>

<p>Abdullah Öcalan’ın 2004’te Êzidîlere, “Şengal’i koruyun, büyük tehlikeler var, fermanlarla karşı karşıya kalabilirsiniz. Êzidî halkının örgütlenmesi, kendisini koruması, savunmasını kendi eliyle inşa etmesi gerekir” şeklinde bir çağrıda bulunduğunu hatırlatan Feleknas Uca, sonrasında 2004 ile 2006 yılları arasında defalarca Şengal’e gittiklerini ve Abdullah Öcalan’ın mesajının önemini Êzidîlerle paylaştıklarını dile getirdi.</p>

<p><br />
Platformun kuruluş amacı</p>

<p>Zorla Alıkonulan Kadınlar İçin Mücadele Platformu’nun yürüttüğü çalışmalara değinen Feleknas Uca, belediye eş başkanları ve sivil toplum örgütleriyle birlikte Êzidî halkının bulunduğu bölgelerde kriz masaları kurduklarını belirterek şunları ekledi:<br />
“Ezidilerin daha önce yaşadığı köylerin yeniden inşası, ailelerin yerleştirilmesi, kampların kurulması sağlandı. O dönemde Şengal’den gelen 34 binin üzerinde Ezidi halkımızı karşıladık ve yerleştirdik. Bu süreçte IŞİD’in elinden kurtarılan birçok Êzidî kadın da Rojava üzerinden bize teslim edildi. Kurumlarımızın yardımıyla platform çatısı altında Kobani’ye gittik. IŞİD’in elinden kurtarılan kadın ve çocukları Diyarbakır’a getirip sağlık ve psikolojik tedavilerini üstlendik. Psikolojik ve ruhsal durumları çok kötüydü, ağır travmalar yaşamışlardı. Kadın ve çocukları Duhok’a götürüp ailelerine teslim ettik. Bu süreçte daha fazla kadın özgürleştiği için platformumuzu kurduk. Bu platformla binlerce Êzidî için hizmet yürüttük; arşivlerini tuttuk, müzakereler yaptık.”</p>

<p><br />
Avrupa’nın iki yüzlülüğü</p>

<p>Yaklaşık 5 bin ile 7 bin arasında kadın ve çocuğun kaçırıldığını, 450 binden fazla insanın yerinden edildiğini kaydeden Feleknas Uca, o dönemi anlattı. 12 PKK’linin Şengal’e ulaşması sonucu Şengal Dağı’nda koridor açıldığını da hatırlatan Feleknas Uca, şöyle devam etti:<br />
“Bu koridor sayesinde 150 binden fazla insan kurtarıldı. 34 bini Kuzey’e geldi, 450 bininden fazlası ise Şengal Dağı üzerinden Rojava’daki Newroz Kampı’na, Sêmalka Kapısı üzerinden Zaho, Duhok, Süleymaniye ve Erbil’e dağıldı. Êzidîler kamplara dağıtıldı. Bu da Êzidî toplumunu eritme siyasetinin bir parçasıydı. Daha sonra Êzidîleri Avrupa’ya; Kanada, Avustralya, Amerika ve birçok Avrupa ülkesine dağıttılar. Aileler parçalandı. Bunu ‘psikolojilerini koruma’ ve IŞİD’in elinden kurtulanları tedavi etme’ adı altında yaptılar. Güya tedavi etmek için götürdüler ancak farklı bir dilin, farklı hastanelerin ve farklı psikologların bulunduğu yabancı bir çevrede ruhsal olarak tam anlamıyla iyileşemediler. Almanya devletinin özel bir stratejisi vardı; kadınları oraya götürüp tedavi ettiklerini söylediler ama bugün görüyoruz ki hâlâ Güney’deki kamplarda yaşıyorlar. Avrupa devletlerinin bu konuda bir sorumluluğu var. Mültecilik ve yardım adı altında bu Êzidîleri getirdiler ama aslında Êzidîleri kendi topraklarından uzaklaştırmanın önünü açtılar. Birçok Avrupa ülkesi, Şengal Fermanı’nı kendi yasalarında ferman kabul ettiler. Fakat Şengal’de Êzidîler için somut olarak hiçbir şey yapılmadı.”</p>

<p><br />
2 Bin 700 kadının akıbeti hala belirsiz</p>

<p>IŞİD’in zorla alıkoyduğu 2 bin 700 kadının akıbetinin hala belirsiz olduğuna dikkat çeken Feleknas Uca, “Avrupa bu konuda ne yaptı? Onları özgürleştirebilecek hangi adımı attı?” diye sordu.<br />
Avrupa’da Ezidi toplumu üzerinde beyaz fermanın (sessiz soykırım) devam ettiğini söyleyen Feleknas Uca, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><br />
“Ezidi toplumu üzerindeki büyük tehlikeler ve korkular devam ediyor. Dünyanın gözü önünde Ezidi toplumumuza yönelik ‘beyaz ferman’ devam ediyor. Bir fermandan kurtuldular ama başka fermanlar önlerinde duruyor. Bir fermandan kurtuldular ama bu fermanda daha fazlası diasporada başlarına geldi, geliyor. Bugün 2 bin 700 kadının akıbeti hâlâ belirsiz, IŞİD’in elinde. Onlarca toplu mezar henüz tam olarak açılmadı. Resmî rakamlara göre görülen, bilinen şeylerden bahsediyoruz; fakat bilinmeyen, akıbeti belli olmayan, tüm ailesi katledilen, öldürülen ve aileden geriye hiç kimsenin kalmadığı durumlar da var. Êzidîlerin yaşadığı tüm köylerde toplu katliamlar yapıldı. Orada kadınlar, kızlar ayrıldı. Erkekler bir araya toplanıp toplu mezarlarda diri diri katledildi. Kafeslerde dinini değiştirmek istemediği için Ezidi kadınlar yakıldı. Din değişikliğini kabul etmedikleri için diri diri yakıldılar, videoları çekildi ve bu videolar yayımlandı. Bu yüzden diyoruz; bu ferman dünyanın gözü önünde oldu. IŞİD çetelerinin Êzidî kadınlarına yaptığı o çirkin eylemler kanallarda yayımlandı. Yani bu, yaşatılanların tanımının yapılamayacağı bir durum. Sözlerle anlatılamaz. Bu yaranın, bu acının tarifi imkansız çünkü gözümüzün önünde hâlâ canlı. Haykırışları kulağımızda, yaşadıkları gözümüzün önünde.”</p>

<p><br />
‘Dünya IŞİD vahşetine sessiz kaldı’</p>

<p><br />
O dönem saldırılar ve yok etme politikalarına karşı yeni bir yaşamın inşa edildiğini belirten Feleknas Uca, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Fermanlara karşı kendimizi koruyabileceğimiz bir iradeye ihtiyaç vardı. O dönem Alman devletiyle görüştüğümde tek bir şey söyledim; ekmeğimizi, suyumuzu kendimiz götürürüz. Her şeyi yaparız, sadece helikopterlerinizi, uçaklarınızı bize tahsis edin. Bu bölgelerden yardımları ulaştıralım, ihtiyacı olan noktalara götürelim. Ancak devletler oralı olmadı. Êzidî toplumu sadece bu fermanla yüz yüze kalmadı. Açlıktan, susuzluktan yüzlerce çocuk, yaşlı, kadın, anne yaşamını yitirdi. Çünkü içecek bir yudum suyu yoktu. Dünya o dönem IŞİD vahşeti karşısında sessiz kaldı. Ne zaman ki Şengal direniş gösterdi; ancak ondan sonra Uluslararası Koalisyon müdahale etmek zorunda kaldı. Tıpkı Kobani gibi.”</p>

<p><br />
‘Yeni bir fermana izin vermeyiz’</p>

<p>Ezidi toplumunun birçok askeri komutanının dronlarla hedef alındığını hatırlatan Feleknas Uca, şu değerlendirmeyi yaptı:<br />
“Çünkü Ezidi toplumunun öncülerinin kendi toplumlarını örgütlemesini istemediler. Onları güçlendirmelerini, öz savunmaya dahil etmelerini istemediler. Tarihte 70-80 yaşındaki bir ananın küçük bir silah alıp mevziye gitmesi ve Şengal’i savunması gibi bir şey görülmemiştir. Kürt kadınlarının, Êzidî kadınlarının analarının öncülüğünde ne oldu da Êzidî kadınları bugün böyle bir şey yapıyor; mevziye çıkıp kendini savunuyor. İşte bugün bu güç, Şengal üzerinde kolay kolay yeni bir fermanın yaşanmasına izin vermeyecektir. Şengal savunması, 74 fermanın ve Êzidî kadınların intikamını alacak. Fakat bu tek başına yeterli değildir. Toplumun kendi kendini örgütlemesi gerekir. Uluslararası kurumların gelip bizim için bir şey yapmasını mı bekleyeceğiz? Bugün kendimizi koruyacak gücümüz var, kendimizi koruruz.”</p>

<p><br />
‘Ezidi toplumu kendini korumak zorunda’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şengal üzerinde çok farklı bir siyasetin yürütüldüğünü dile getiren Feleknas Uca, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Bugün yine görüyoruz ki Şengal üzerindeki tehditler devam ediyor. Êzidî toplumunun hâlâ Kürdistan Bölgesi’nde çadırlarda hayatlarını sürdürdüklerini görüyoruz. Şengal hâlâ tamamen inşa edilmiş değil; Şengal üzerindeki büyük korkular, büyük tehlikeler devam ediyor. Kadınların, çocukların akıbeti belli değil; toplu mezarlar açılmamış durumda. IŞİD çeteleri, Irak merkezi hükümetinin affıyla Şengal çevresine yerleştirildi. Yine Hol Kampı’ndan kaçan çeteler birer birer serbest bırakılıyor. Bugün Şengal’in yakınlarına yerleştirilmiş durumdalar. IŞİD çetelerinin canlılığı, genel olarak Irak genelinde ve Şengal üzerinde büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Êzidî toplumu bir kez daha fermanla yüz yüze kalmaktadır. Bu tehditler nedeniyle Êzidî toplumu kendisini korumak zorundadır.</p>

<p><br />
Kürtlere, Êzidî toplumuna borçlusunuz. Birçok Kürt insanlık uğruna, IŞİD çeteleriyle savaşmak uğruna canını verdi, binlerce genç feda edildi. Ama ne Şengal’in ne de Rojava’NIN statüsünü kabul etmediniz. Bu yüzden borçlarını ödesinler. Borçları sadece fermanı resmî olarak kabul etmek değildir. Onların borcu, Êzidî toplumunun yanında yer almak, Êzidî toplumuyla tartışmaktır. Êzidî toplumu ne istiyor, kendi komününü nasıl kurmak istiyor, yaşamını nasıl sürdürüyor? IŞİD’in elindeki kadınları nasıl kurtarabiliriz? Tartışmalarının adresi Avrupa olmamalıdır; Şengal Dağı’nın içi olmalıdır. Êzidî toplumunun bu fermanda direnen gençleriyle tartışılmalı, bu adımlar onlarla atılmalı ve Şengal’in statüsü kabul edilmelidir.”</p>

<p><br />
‘Şengal’in statüsü kabul edilmeli’</p>

<p>“Irak Hükümeti ‘Şengal Fermanı’nı resmî olarak kabul etmiyor. Kendi devletinin içinde Êzidî toplumunu koruyamıyorsun. Binlerce askerî gücün vardı Şengal’de, Şengal’den kaçtılar. Şengal’i korumadılar. Sen bugün kendi şehrini koruyamıyorsun, Musul’u 24 saat içinde koruyamadın. Şengal’i nasıl koruyacaksın? Bu yüzden merkezi hükümetin Ezîdxan Savunma Gücü’nü derhal resmî bir güç olarak kabul etmesi gerekir ki o güç kendi toplumunu koruyabilsin. Şengal’in inancı kendi gençlerine, öz savunma gücüne dayanmaktadır. Bu nedenle de resmî olarak kabul edilmeleri gerekir. Başka bir fermanın önüne geçilmesi için Şengal’in statüsünün kabul edilmesi gerekir. Kendini koruyabilmesi, kendi iradesiyle, inancıyla, talebiyle var olabilmesi için statünün tanınması önemlidir.”</p>

<p><br />
Kaynak: MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/feleknas-uca-ezidilere-yonelik-beyaz-ferman-suruyor</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/feleknas.jpg" type="image/jpeg" length="65873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koçyiğit: Meclis'ten mutabakata uygun yasal adım bekliyoruz]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/kocyigit-meclisten-mutabakata-uygun-yasal-adim-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/kocyigit-meclisten-mutabakata-uygun-yasal-adim-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali'nde yaptığı konuşmada, İmralı heyetinin görüşmesine işaret ederek, mutabakata uygun yasal düzenlemenin TBMM gündemine gelmesini beklediklerini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Elazığ Karakoçan Belediyesi tarafından düzenlenen 2026 Karakoçan Doğa ve Kültür Festivali, yoğun katılımlı konserlerle son buldu.</p>

<p>Festivalin son gününde bir konuşma yapan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, demokratik yasanın inşası için mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.</p>

<p>Gülistan Kılıç Koçyiğit şunları söyledi:</p>

<p>“Yeni bir dönemdeyiz. Çok acı çektik, acıya doydu topraklarımız. Büyük barış direniş ile geldi. Bundan sonra da ne kazanırsak kazanalım mücadele ile kazanacağız. Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısı ile başlayan büyük barışta yasal süreçteyiz. Ancak ortada yasa yok, güvence yok, hukuki zemin yok ve siyasi zemin oluşturulmuş değil. Yasa için mücadele edeceğiz, yan yana duracağız, kazanacağız. O barışı inşa edeceğiz, o yasa gelecek. Kürdün kimliğini, dilini ve kültürünü yasaklayan düzenlemelerin yerine demokratik bir anayasa, 86 milyonun hakkını arayan bir anayasa inşa etmeliyiz. İnkar üzerine kurulan yasalar derhal ortadan kaldırılmalı. Sayın Öcalan’ın misyonunu barış şartlarına ulaştırmak istiyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mutabakata uygun bir anayasa</p>

<p>Konuşmasında heyetlerinin İmralı’ya gittiğini belirten Koçyiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Beklentimiz, mutabakata uygun bir yasanın meclise gelmesidir. Bizler onurlu bir barış, demokratik siyasetin inşası ve halkların inanç ile kimliklerini özgürce yaşayabilmesi için mücadele ettik. Yeni bir sayfayı hep birlikte yazalım istiyoruz. Bunun için sadece beklememeliyiz; her birimize büyük işler düşüyor. Barış için mücadele etmeliyiz. Kimse barışı altın tepside sunmayacak. Bugüne kadar ne kazanmışsak direniş ile kazandık, bundan sonra da ne kazanırsak hep beraber direnerek kazanacağız. Barış sadece silahların susması değil; çocukların anadilleri ile büyümesinin, kadınların özgür yaşamasının teminatıdır. O büyük barışı hep birlikte inşa edeceğiz. Mücadelemiz kazanacak.”<br />
Konuşmaların ardından konser programına geçildi. Sahneye ilk olarak Şengül Pak çıktı, ardından Eylül Nazlıer sahnede yerini aldı. Kürtçenin Kirmançkî ve Kurmancî lehçelerinde seslendirdiği eserlerle büyük beğeni toplayan Eylül Nazlıer’in ardından son olarak Koma Amed sahne aldı. Binlerce kişinin katıldığı konser, çekilen halaylar eşliğinde sona erdi.</p>

<p>Kaynak: MA</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/kocyigit-meclisten-mutabakata-uygun-yasal-adim-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/gulistan.jpg" type="image/jpeg" length="67252"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çerçeve yasa öncesi İmralı trafiği: DEM Parti heyeti Öcalan'la görüşüyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/cerceve-yasa-oncesi-imrali-trafigi-dem-parti-heyeti-ocalanla-gorusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/cerceve-yasa-oncesi-imrali-trafigi-dem-parti-heyeti-ocalanla-gorusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'ye sunulması beklenen çerçeve yasa teklifine ilişkin tartışmalar sürerken, DEM Parti İmralı Heyeti Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti. Görüşmenin, yasal düzenleme öncesindeki temaslar açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere bugün İmralı adasına gitti.<br />
Heyetin görüşme sonrası açıklama yapması bekleniyor.<br />
DEM Parti İmralı heyeti, en son 20 Temmuz’da Abdullah Öcalan ile görüşmüştü. Bu görüşmede de 'çerçeve yasa' konusunda tartışmalar yürütülmüştü.<br />
Bu hafta Meclise gelecek mi?<br />
'Süreç' kapsamında hazırlanan, geçen hafta sunulacağı belirtilen ancak süren 'kriz' nedeniyle ertelenen 'çerçeve yasa' ile ilgili kanun teklifinin TBMM Başkanlığına bu hafta sunulması bekleniyor.</p>

<p>Bu hafta Meclise gelecek mi?<br />
'Süreç' kapsamında hazırlanan, geçen hafta sunulacağı belirtilen ancak süren 'kriz' nedeniyle ertelenen 'çerçeve yasa' ile ilgili kanun teklifinin TBMM Başkanlığına bu hafta sunulması bekleniyor.</p>

<p>Yasaya dair iktidarın sözlü aktardığı maddelerin 20 Temmuz tarihli görüşmedeki mutabakatla aynı olmadığı belirtilmişti. DEM Parti İmralı heyetinin, tek taraflı değişikliklerin sürece ağır zarar vereceğini görüşünde olduğu belirtilmişti.</p>

<p>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, cuma günü yaptığı açıklamada, "İstişareler sürüyor. Görüşmeler henüz tamamlanmadı. Yasaya dair farklı yaklaşımlar söz konusu" demişti.</p>

<p>Yasa teklifinin komisyona ne zaman geleceğini bilmediklerini belirten Doğan "Takvimle ilgili en kısa sürede Meclis Başkanlığının gerekli açıklamayı yapmasını bekliyoruz" ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Doğan, "Son hazırlıklar yapılıyor. Gözetilmesi gereken, en geniş siyasal uzlaşıyla bu yasanın son hazırlıklarının tamamlanması" değerlendirmesinde bulunmuştu.<br />
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "çerçeve yasa" konusunda Türkgün'e yaptığı değerlendirmede, "Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir" demişti.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Evrensel</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/cerceve-yasa-oncesi-imrali-trafigi-dem-parti-heyeti-ocalanla-gorusuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/356021.webp" type="image/jpeg" length="92048"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdal Beşikçioğlu ifadesinde suçlamaları reddetti: "Usulsüzlükleri biz ortaya çıkardık"]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/erdal-besikcioglu-ifadesinde-suclamalari-reddetti-usulsuzlukleri-biz-ortaya-cikardik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/erdal-besikcioglu-ifadesinde-suclamalari-reddetti-usulsuzlukleri-biz-ortaya-cikardik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gözaltındaki Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, emniyette verdiği ifadede hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. İhale süreçlerinde görev ve yetkisinin olmadığını savunan Beşikçioğlu, Sayıştay raporlarına yansıyan usulsüzlüklerin kendi talimatıyla başlatılan müfettiş incelemesi sonucu tespit edildiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Gözaltına alınan Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, emniyetteki ifadesinde, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti. Belediyedeki ihale süreçlerinde görev ve yetkisinin bulunmadığını belirten Beşikçioğlu, Sayıştay raporlarına konu edilen bazı usulsüzlüklerin kendi talimatıyla başlatılan iç denetim sonucunda ortaya çıkarıldığını söyledi. "Behzat Ç. dizisinin çekimlerinde belediye imkanlarının kullanıldığı" yönündeki iddialara da Beşikçioğlu, "Bahse konu çekimler için Yapım firması Belediyeye ödeme yapmıştır. Ayrıca ilçenin tanıtımında da önemli rol olmuştur" yanıtını verdi.</p>

<p>Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Etimesgut Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun da aralarında bulunduğu 55 kişi gözaltına alınmıştı. Etimesgut Belediyesi'ne yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlamalarıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan Beşikçioğlu’nun da dahil olduğu 55 kişi, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından Ankara Batı Adliyesi’ne sevk edildi.</p>

<h2>ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANAN ŞÜPHELİLERİN BEYANLARI SORULDU</h2>

<p>Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde alınan 207 sayfalık ifadesinde Erdal Beşikçioğlu'na, "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlamaları yöneltildi. Beşikçioğlu'na dosyada yer alan çok sayıda iddia etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin beyanlarına dayandırıldı.</p>

<p>Ankara Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde alınan ifadede Beşikçioğlu'na, soruşturma dosyasındaki Sayıştay raporları, bilirkişi incelemeleri, müşteki ve etkin pişmanlıktan yararlanan şüphelilerin ifadeleri okunarak açıklamaları soruldu.</p>

<p>Beşikçioğlu ifadesinin başında, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini belirterek, suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Belediye başkanı seçilmeden önce tiyatro sanatçısı olarak çalıştığını, halen belediye başkanlığı maaşı, oyunculuk faaliyetleri ve telif gelirleri bulunduğunu ifade etti.</p>

<h3>"İHALELERDE HERHANGİ BİR GÖREV VE YETKİM BULUNMUYOR”</h3>

<p>Beşikçioğlu, belediyedeki ihale süreçlerine ilişkin sorulara, "Etimesgut Belediyesince yapılan ihalelerde herhangi bir görev ve yetkim yoktur. Herhangi bir piyasa fiyat araştırmasında bulunmadım” yanıtını verdi.</p>

<p>Emniyet ifadesinde Beşikçioğlu'na, Sayıştay Başkanlığı'nın 2025 ve 2026 denetim raporları ile bilirkişi raporlarında yer verilen çok sayıda tespit okundu.</p>

<p>Beşikçioğlu, özellikle belediye yemekhanesinde para tahsilatlarına ilişkin usulsüzlüklerin kendi döneminde başlatılan denetim sonucu ortaya çıkarıldığını anlattı. Beşikçioğlu, “Başkanlık Makamının görevlendirme emirleri doğrultusunda müfettiş tarafından yapılan inceleme neticesinde bilgisayar işletmeni kadrosunda görev yapan S.K’nın belediyemiz yemekhanesinde memurlardan yemek ücretlerini tahsil ettiği ve ücretleri zimmetine geçirdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle görevden uzaklaştırılmasına olur verdim" dedi. Beşikçioğlu, S.K’nın görevden uzaklaştırıldığını ve hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi.</p>

<h4>SAYIŞTAY RAPORUNDAKİ AŞEVİ VE YEMEK DAĞITIM İHALESİ SORULDU</h4>

<p>Beşikçioğlu’na Sayıştay raporlarında yer alan 2025 yılı aşevi yemek ve dağıtım ihalesine ilişkin iddialar soruldu.</p>

<p>Dosyada, 2025 yılı aşevi yemek ve dağıtım ihalesinin "mevzuata aykırı yürütüldüğü, iş deneyim belgesi bulunmayan firmaya ihale verildiği, gerçeğe aykırı hakediş düzenlendiği, kamu zararına neden olunduğu, bazı alımlarda rekabetin engellendiği, piyasa fiyat araştırmalarının usule aykırı gerçekleştirildiği ve belediye şirketi Etimkent AŞ üzerinden bazı alımların gerçekleştirildiği" iddiaları yer aldı. Dosyada, ihale süreci tamamlanmadan belediye şirketi Etimkent AŞ'nin hizmet vermeye başladığı, daha sonra pazarlık usulüyle ihale yapıldığı, hakediş belgelerinde gerçeğe aykırı düzenlemeler bulunduğu iddia edildi.</p>

<p>Başkan Erdal Beşikçioğlu ise söz konusu ihalenin hazırlık ve yürütülmesinin kendi görev alanında olmadığını, süreçlere ilişkin bilgiyi Sayıştay incelemesi sırasında edindiğini belirterek, "Bahse konu ihaleyi düzenleyen birim bana bağlı bir birim değildir. Bahse konu ihale ve sonrası hakkında Sayıştay raporu ile bilgi sahibi oldum. Böyle bir olaydan haberim olsa iç denetim ve teftiş birimini devreye sokarak gereğini yapardım" dedi.</p>

<p>Beşikçioğlu'na etkin pişmanlıktan yararlanan belediye çalışanlarının iddiaları da soruldu. Bu beyanlarda, "aşevi ihalesinin belirli firmaya verilmesinin planlandığı, Etimkent AŞ'nin ihale yapılmadan işe başladığı, ihale dosyalarının sonradan hazırlandığı, bazı teklif mektuplarının belirli firmalar üzerinden düzenlendiği, belediye yöneticilerinin talimat verdiği" iddia edildi. Beşikçioğlu, bu iddiaların tamamını reddetti.</p>

<h5>ÇÖP TOPLAMA VE ARAÇ KİRALAMA İHALESİ</h5>

<p>Beşikçioğlu'na çöp toplama ve araç kiralama ihalesine ilişkin iddialar da soruldu. Dosyada yer alan etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerde, yaklaşık 1,4 ila 1,6 milyar lira bedelli olduğu belirtilen ihalenin, Temizlik İşleri Müdürlüğü'nün görev alanında olmasına rağmen farklı birimden bir personelin görevlendirildiği, ihale yetkilisinin ise A.C. olduğu öne sürüldü. Etkin pişmanlık ifadelerinde, Kamu İhale Kurumu (KİK) tarafından usulsüzlükler nedeniyle iptal edilen ihalenin yaklaşık üç ay sonra yeniden açıldığı ve Standart Katı Atık firmasına verildiği iddia edildi.</p>

<p>Soruşturma dosyasında yer alan beyanlarda, ihale henüz sonuçlanmadan yüklenici firmanın çalışmaya başladığı, ihale iptal edildikten sonra ise hizmetin aksamaması gerekçesiyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 21/b maddesi kapsamında üç aylık pazarlık usulü ihale yapıldığı öne sürüldü. Aynı beyanlarda, ikinci ihalede yalnızca Standart Katı Atık firmasına davet gönderildiği, daha önce ihaleye katılan diğer firmalara davet yapılmadığı da iddialar arasında yer aldı.</p>

<p>Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren belediye çalışanı, ihale hazırlık sürecinde Standart Katı Atık firmasında görevli olduğu belirtilen bir kişinin A.C’nin bilgisayarı üzerinden EKAP sisteminde teknik ve idari şartnameler üzerinde çalışma yaptığını, bazı maddelerin firma kriterlerine göre düzenlendiğini, teknik şartnamenin hazırlanmasına fiilen katkı sunduğunu ve bu nedenle ihalenin "adrese teslim" olarak hazırlandığını iddia etti.</p>

<p>Belediye Başkanı Beşikçioğlu, savunmasını yineleyerek, belediyedeki ihale süreçlerinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, çöp toplama ve araç kiralama ihalesini yürüten birimin kendisine bağlı olmadığını, soruşturmaya konu işlemler hakkında bilgiyi, Sayıştay raporları ve soruşturma sürecinde edindiğini belirtti.</p>

<h5>“BEHZAT Ç. ÇEKİMLERİNDE BELEDİYENİN İMKANLARI KULLANILDI” İDDİASI: "YAPIM FİRMASI ÖDEME YAPTI"</h5>

<p>Beşikçioğlu'na Bağlıca'daki TIR Parkı projesine ilişkin başvurular ile Behzat Ç. dizisinin çekimlerinde belediye imkanlarının kullanıldığı yönündeki iddialar da yöneltildi.</p>

<p>Beşikçioğlu, TIR Parkı'na ilişkin şikayetlerde suç unsuru bulunmadığını belirtirken, Behzat Ç. çekimlerinde belediye tesislerinin usule uygun şekilde kullandırıldığını ve yapım şirketinin belediyeye gerekli ödemeleri yaptığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müştekiler, Bağlıca'da imar planlarında yeşil alan olarak görünen bir alanın TIR parkı olarak kullanıldığını, bölgede kreş, lise, konut ve işyerleri bulunduğunu, ağır tonajlı araçların trafik ve güvenlik açısından risk oluşturduğunu öne sürdü. İfadelerde ayrıca, söz konusu alan nedeniyle Bağlıca'nın değer kaybettiği, oto tamirhane ve benzeri işyerlerine ruhsat verildiği, bölge sakinlerinin projeye karşı imza kampanyaları düzenlediği belirtildi. Beşikçioğlu da bu iddialarla ilgili, "Bilgi eksikliğinden kaynaklı, eleştri mahiyetindeki değerlendirmelerdir bunlar. Tırlara geçici de olsa bir park yeri gösterilmemesi halinde Bağlıca da hem park sorunu hem de alt yapıya zarar verme ihtimali oluşmaktadır" diye konuştu.</p>

<p>Beşikçioğlu, "oyuncu olarak yer aldığı Behzat Ç. dizisinin özel gösterim ve tanıtımlarında Etimesgut Belediyesi Cumhuriyet Kültür Merkezi'nin kullanılıp kullanılmadığı, dizi çekimleri ve tanıtımlarında belediyeye ait imkan ve tesislerden yararlanılıp yararlanılmadığı" yönündeki iddialar da soruldu. Beşikçioğlu, "Bu beyanlarda suç içeriği yoktur. Ayrıca bahse konu çekimler için Yapım firması Belediyeye ödeme yapmıştır. Ayrıca ilçenin tanıtımında da önemli rol olmuştur" dedi.</p>

<h5>KAFE ORTAKLIĞI İDDİALARINI REDDETTİ</h5>

<p>Dosyada bazı müştekilerin, Beşikçioğlu'nun çeşitli işletmelerde ortak olduğu ve belediye üzerinden çıkar sağlandığı yönündeki iddiaları da yer aldı. Beşikçioğlu, "Fado" ve "Mona Lisa" isimli işletmelerde ortaklığı bulunduğu yönündeki iddiaları reddederek, "Benim bahse konu işletmelerde herhangi bir ortaklığım yoktur" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak:  Anka </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/erdal-besikcioglu-ifadesinde-suclamalari-reddetti-usulsuzlukleri-biz-ortaya-cikardik</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/etimesgut-belediyesi-sorusturmasi-erdal-besikcioglu-dahil-55-kisi-adliyeye-sevk-edildi-2.jpg" type="image/jpeg" length="64373"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP’li Feti Yıldız: TBMM çatısı altında özgün bir çözüm modeli oluşturuldu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tbmm-catisi-altinda-ozgun-bir-cozum-modeli-olusturuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tbmm-catisi-altinda-ozgun-bir-cozum-modeli-olusturuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Kürt meselesinin çözümüne yönelik yürütülen sürece ilişkin yaptığı açıklamada, "Terörsüz Türkiye" sürecinin TBMM çatısı altında milli ve özgün bir model ortaya koyduğunu belirterek, demokratik meşruiyet ile toplumsal katılımın hukuk çerçevesinde buluşturulduğunu ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, sosyal medya hesabından Kürt meselesinin</p>

<p>Feti Yıldız şu açıklamada bulundu:</p>

<p>“Türkiye ,TBMM çatısı altında ‘Terörsüz Türkiye’ süreciyle milli, özgün ve etkin bir model ortaya koymuştur. Demokratik meşruiyet ve toplumsal katılımı hukuk çerçevesinde başarıyla bütünleştirmiştir. Milli egemenlik,milli birlik ve toplumsal bütünleşme ilkesine dayalı, bize özgü bir model inşa edilmiştir. Yapılan kapsamlı toplantılarda müşterekleri önceleyen, farklılıklara hürmetkar bir anlayış ön plana çıkarılmıştır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tbmm-catisi-altinda-ozgun-bir-cozum-modeli-olusturuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/images-19-10.jpeg" type="image/jpeg" length="48053"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meclis'in gündemi yoğun: Gözler çerçeve yasa teklifinde]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/meclisin-gundemi-yogun-gozler-cerceve-yasa-teklifinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/meclisin-gundemi-yogun-gozler-cerceve-yasa-teklifinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'de bu hafta çerçeve yasaya ilişkin kanun teklifinin Meclis Başkanlığı'na sunulması bekleniyor. Genel Kurul'da ise muhalefetin eleştirdiği, çocuklara yönelik düzenlemeler içeren kanun teklifi ele alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>TBMM’de geçen hafta sunulacağı belirtilen ancak çalışmaları devam eden “çerçeve yasa” ile ilgili teklifin Meclis Başkanlığı’na bu hafta sunulması öngörülüyor.</p>

<p>“Çerçeve yasa” teklifinin bu hafta başında sunulabileceği, Adalet Komisyonu’nda görüşüldükten hemen sonra 2 günlük yasal sürenin tamamlanması beklenmeden Genel Kurul’da ele alınabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>ANKA’da yer alan bilgilere göre diğer bir seçenek olarak da teklifin hafta sonuna doğru Meclis Başkanlığı’na sunulacağı, bu durumda Adalet Komisyonu’nda bu hafta görüşüleceği; gelecek hafta da Genel Kurul’a getirileceği kulislerde konuşuluyor. “Çerçeve yasa” ile ilgili teklif yasalaştıktan sonra Meclis’in tatile girmesi planlanıyor. Vekillere, Meclis’in çalışmalarının 14 Ağustos’a kadar sarkabileceğine ilişkin bilgilendirme yapıldığı belirtiliyor.</p>

<p>Suça sürüklenen çocuklarla ilgili teklifin görüşülmesi bekleniyor</p>

<p>TBMM’de “çerçeve yasa” dışında bu hafta Genel Kurul’da, başta DEM Parti olmak üzere muhalefet partilerinin eleştirilerde bulunduğu suça sürüklenen çocuklarla ilgili Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlanması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teklifle, cinayet ve ağır yaralama suçlarında 18 yaşından küçük çocuklara yönelik cezalar arttırılıyor.</p>

<p>Buna göre, 15-18 yaş aralığındaki çocuklara kasten cinayet ve ağırlaşmış yaralama suçlarında ceza indirimi uygulanmayacak, hakim takdiri ile müebbet hapis cezası verilebilecek.</p>

<p>Aynı şartların oluşması halinde 12-15 yaş aralığındaki çocuklara da yine hakim takdiri ile ceza indirimi uygulanmayacak ve bir üst grubun ceza rejimi uygulanabilecek. Çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitim evlerinde infazına başlanması yerine infaza çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanmasına ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitim evlerine ayrılması sağlanacak.</p>

<p>Kanunda yapılan düzenlemeyle, Türk Ceza Kanunu’nun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 gün 2 gün olarak dikkate alınacak.</p>

<p>12-15 yaş arası çocuklarda suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiriyorsa 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis gerektiriyorsa 10 yıldan 12 yıla kadar hapis verilecek.</p>

<p>Teklifle, kasten öldürme ve yaralama suçu işleyen çocukların ailelerine yönelik yaptırımlarda da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali halinde ebeveynlere verilecek ceza iki katına kadar arttırılacak.</p>

<p>Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.</p>

<p>Çocuk Koruma Kanunu’nda yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” olarak değiştirilecek ve çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.</p>

<p>Kılıçdaroğlu ilk grup toplantısına katılacak</p>

<p>CHP’de “mutlak butlan” kararından sonra yaşanan süreçte, TBMM’de grup toplantılarında kimin konuşacağı konusunda yaşanan tartışma ve gerginliklerin ardından, Kemal Kılıçdaroğlu ilk kez TBMM’de CHP grup toplantısına katılacak.</p>

<p>CHP’nin grup toplantısı salı günü saat 13.30’da yapılacak.</p>

<p>TBMM’de Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının nedenlerini araştırmak üzere kurulan komisyonda bu hafta Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu yetkilileri sunum yapacak.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: ANKA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/meclisin-gundemi-yogun-gozler-cerceve-yasa-teklifinde</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/tbmm-q0ddjpg.webp" type="image/jpeg" length="62779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tülay Hatimoğulları: "Cumhuriyet tüm inançlara eşit yaklaşmalı"]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullari-cumhuriyet-tum-inanclara-esit-yaklasmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullari-cumhuriyet-tum-inanclara-esit-yaklasmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dersim Festivali'nin üçüncü gününde Atatürk Stadyumu'nda düzenlenen konsere binlerce kişi katıldı. Programa katılan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, konuşmasında tüm inançların eşit yurttaşlık temelinde kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Dersim’de düzenlenen 24’üncü Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde yaptığı konuşmada, Alevi inancı, ekolojik tahribat, Gülistan Doku soruşturması ve Kürt sorununun çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tülay Hatimoğulları, “Cumhuriyet bütün inançlardan yurttaşları eşit yurttaş olarak görmelidir” dedi.</p>

<p>Dersim’de bu yıl 24’üncüsü “Hafıza ve Özgür Yaşam için İnancımıza Sahip Çıkıyoruz” temasıyla düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali, çeşitli etkinliklerle devam ediyor.</p>

<p>Festivalin üçüncü gününde Atatürk Stadyumu’nda düzenlenen konsere binlerce kişi katıldı. Programa Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katılarak açıklamalarda bulundu.</p>

<p>“Asimilasyon ve baskı politikaları sürüyor”</p>

<p>Festival kapsamında konuşan Tülay Hatimoğulları, Dersim’de geçmişten bugüne asimilasyon ve baskı politikalarının sürdüğünü belirtti.</p>

<p>İnanç merkezlerini bugüne kadar savunduklarını ifade eden Hatimoğulları, “İnanç merkezlerimizi sonuna kadar savunduk, şimdi özel harp politikaları ile kültürümüzü ve inançlarımızı çürütmeye çalışıyorlar. Katliam ve şiddetle yapamadıklarını özel harp politikaları ile hayata geçirmeye çalışıyorlar. Uyuşturucu ve fuhuş ile başta kadınlar olmak üzere buradaki toplum çürütülmeye çalışılıyor. Devlet, burayı özel savaş laboratuvarı olarak kullanıyor” dedi.</p>

<p>Hatimoğulları, Gülistan Doku’nun kaybettirilmesine ilişkin yürütülen soruşturmaya da değinerek, “Sevgili Gülistan Doku’nun başına gelenleri sıradan saymamak gerekiyor. Buradan toplumu çürütmeye çalıştılar. Dönemin valisinden doktoruna kadar birçok kişiye uzanan soruşturma, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya kadar uzanmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Alevileri parayla satın alamazsınız”</p>

<p>Tülay Hatimoğulları, bu yıl 4 Mayıs Dêrsim Tertelesi’nin yıl dönümünde düzenlenen “Alevi Dedeleri Zirvesi”ne de değinerek, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir kurumun Dêrsim’de gerçekleştirdiği organizasyonu eleştirdi.</p>

<p>Hatimoğulları, “Biz anmayı gerçekleştirirken Dêrsim’de Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı kurum 138 kişiyle adeta Aleviliği pazarlamaya çalışmış. Alevileri parayla satın alamazsınız” dedi.</p>

<p>Ekolojik yıkımın da sürdüğünü dile getiren Hatimoğulları, Munzur Havzası’nda verilen maden ruhsatlarına tepki göstererek, “Munzur’da birçok maden ruhsatı verildi. Kayalar ve dağlar delik deşik ediliyor. Kayalar, dağlar ve Munzur Dêrsim halkının en önemli inanç yerleridir. Dêrsim’de bu yıkımla daha fazla yerleşmek, inanca ve kültürel değerlere buradan da saldırmak istiyorlar. Doğamıza, taşımıza, Munzur’a ve Pülümür’e sahip çıkıyoruz” diye konuştu.</p>

<p>“Geçiş dönemi sağlanmalı”</p>

<p>Konuşmasının devamında çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, “Sayın Abdullah Öcalan’ın başlattığı süreç, güçlü bir mücadelenin güçlü bir öngörüsüdür. Biliyoruz ki mücadele alanlarını birleştiremezsek tek başımıza direnme olanağımız zayıftır” dedi.</p>

<p>Toplumun farklı kesimlerinin ortak mücadelesinin önemine dikkat çeken Hatimoğulları, “Bu ülkede kadın, emek ve birçok mücadele barışla birleşince daha güçlü olur. Yasa çıkacak mı, süreç nereye evriliyor? Bu yasanın çıkmasını hepimiz istiyoruz. Bu yasanın çıkmasıyla ilgili sürecin uzadığının farkındayız. Kürt sorunu için bir geçiş dönemi sağlanmalı” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sürgündeki siyasetçilerin ülkeye dönerek demokratik siyasete katılmasının önünün açılması gerektiğini söyleyen Hatimoğulları, İmralı’daki mutabakatın yasal düzenlemelere yansımasını beklediklerini dile getirdi.</p>

<p>“Kayyım uygulaması sona ermeli”</p>

<p>Kürt sorunu ile Alevi sorununun uzun yıllara dayanan yapısal sorunlar olduğunu belirten Hatimoğulları, bunların tek bir yasayla çözülemeyeceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayyım uygulamalarına da değinen Hatimoğulları, “Kayyım uygulaması sona ermelidir. Belediyesine kayyım atanmış bir kentteyiz. Dêrsim’de görevden alınan belediye eşbaşkanları görevlerine iade edilmelidir” dedi.</p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı konuşmasını, “Cumhuriyet bütün inançlardan yurttaşları eşit yurttaş olarak görmelidir. Silahların susması yetmez, eşitlik sağlanmalıdır” sözleriyle tamamladı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullari-cumhuriyet-tum-inanclara-esit-yaklasmali</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 23:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/tulay-hatimogullari.jpeg" type="image/jpeg" length="24696"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri 1114. haftada Mehmet Ertak için adalet istedi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/cumartesi-anneleri-1114-haftada-mehmet-ertak-icin-adalet-istedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/cumartesi-anneleri-1114-haftada-mehmet-ertak-icin-adalet-istedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1992'de gözaltında kaybedilen Mehmet Ertak'ın akıbeti bir kez daha soruldu. AİHM'in ihlal kararı verdiği dosyada aile, 34 yıldır hakikatin ortaya çıkarılmasını ve sorumluların yargılanmasını talep ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri / İnsanları, eylemlerinin 1114’üncü haftasında Mehmet Ertak dosyasını gündeme taşıdı.<br />
Cumartesi Anneleri, 34 yıldır akıbeti sorulan Mehmet Ertak için adalet çağrısı yaptı.<br />
Basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Oya Ersoy okudu.<br />
Cumartesi Anneleri açıklamasında, iç hukuk yollarında hakikate ve adalete ulaşamayan çok sayıda kayıp yakınının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğu hatırlatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, AİHM’in Türkiye hakkında verdiği birçok kararda gözaltında kaybetme vakalarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) çeşitli maddelerinin ihlal edildiğine hükmettiği, ancak bu kararların Türkiye’de etkili soruşturma ve yargılama süreçlerine dönüşmediği belirtildi.<br />
Yerel mahkemelerde birçok dosyanın beraat ya da zaman aşımıyla sonuçlandığı ifade edilen açıklamada, kayıpların akıbetini ortaya çıkaracak delillerin toplanmadığı ve sorumlular hakkında etkili soruşturmaların yürütülmediği kaydedildi.<br />
Mehmet Ertak’ın kaybedilişi<br />
Cumartesi Anneleri, 1114’üncü hafta açıklamasında 32 yaşındaki dört çocuk babası Mehmet Ertak’ın hikayesini paylaştı.</p>

<p>“32 yaşındaki, dört çocuk babası Mehmet Ertak, Şırnak’ın Rezuk Mezrası’nda yaşıyor ve bölgedeki bir kömür ocağında işçi olarak çalışıyordu. Daha önce iki kez gözaltına alınmış, ağır işkence gördükten sonra serbest bırakılmıştı.<br />
Mehmet Ertak, aynı işyerinde çalışan üç akrabasıyla birlikte 18 Ağustos 1992 tarihinde işten eve dönüyordu. İçinde bulundukları araç kontrol noktasında resmi üniformalı polisler tarafından durduruldu. Kimlik kontrolünün ardından Mehmet Ertak gözaltına alınarak Şırnak Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Gözaltına alındığına ilişkin tutanak düzenlenmesine rağmen, emniyete başvuran ailesine böyle bir gözaltının olmadığı söylendi.<br />
Baba İsmail Ertak bunun üzerine savcılığa başvurdu. Üç tanık Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığını, altı tanık ise onu gözaltında işkence edilirken gördüğünü anlattı. Bazıları aynı nezarethanede kaldıklarını ifade etti. Gözaltındakilerden avukat A.D., Mehmet Ertak ile beş gün aynı nezarethanede tutulduğunu ve ona işkence edildiğini beyan etti. Olay, soru önergeleriyle TBMM gündemine taşındı. Ancak aile, tüm tanıklara ve belgelere rağmen her başvurusunda inkârla karşılaştı.<br />
JİTEM itirafı<br />
1997 yılında JİTEM personeli Murat İpek, kamuoyuna da yansıyan itiraflarında, ‘Mehmet Ertak’ı Şırnak Emniyet Müdürü Necati Altuntaş ile Terörle Mücadele Şube Müdürü Mehmet Kaplan’ın emriyle öldürüp gömdük’ dedi. Ayrıca gerçekleştirdikleri infazların dönemin OHAL Valisi Ünal Erkan’ın bilgisi dâhilinde yapıldığını açıkladı.<br />
AİHM süreci<br />
İç hukuktan sonuç alamayan aile AİHM’e başvurdu. Ancak başvuruyu hazırlayan Avukat Tahir Elçi’nin bürosu polis tarafından basıldı, dava dosyalarına el konuldu. Gözaltına alınan Tahir Elçi işkenceye maruz bırakıldı. Tüm baskı ve tehditlere rağmen AİHM başvurusu gerçekleştirildi.<br />
AİHM, dosyadaki delillerin Mehmet Ertak’ın gözaltına alındığını, işkence sonucu yaşamını yitirdiğini ve ölümünden devletin sorumlu olduğunu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya koyduğunu belirledi. Mahkeme, Türkiye’yi yaşam hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle oybirliğiyle mahkûm etti.”</p>

<p>‘Mehmet Ertak için adalet istiyoruz’<br />
Cumartesi Anneleri, açıklamanın sonunda adli ve siyasi makamlara çağrıda bulundu. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:<br />
“Mehmet Ertak’ın gözaltında kaybedilmesiyle ilgili etkili soruşturma ve kovuşturma yürütme yükümlülüğünüzü yerine getirin.<br />
Kaç yıl geçerse geçsin, Mehmet Ertak için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten; devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”</p>

<p>Ertak ailesi: Biz intikam değil, gerçeği istiyoruz<br />
Eylemde Mehmet Ertak’ın oğlu Servet Ertak’ın mektubu da okundu. Ertak, mektubunda babasının kaybedilmesinin ardından ailesinin yaşadığı süreci anlatarak şunları ifade etti:<br />
“Bugün burada sadece babam Mehmet Ertak için değil, gözaltında kaybedilen tüm insanlar için bulunuyorsunuz, Ertak ailesi olarak , fiilen yanınızda olamazsak da tüm kalbi duygularla sizlerle birlikteyiz.<br />
Ben, 18 Ağustos 1992 tarihinde Şırnak’ta gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Mehmet Ertak’ın evladıyım.Babam kaybedildiğinde geride gözü yaşlı bir eş, dört çocuk ve yarım bırakılmış bir hayat kaldı. Aradan onlarca yıl geçti. Takvimler değişti, nesiller büyüdü ama bizim bekleyişimiz hiç bitmedi. Bir kapının çalınmasını, bir haber gelmesini, en azından gerçeğin ortaya çıkmasını bekledik.<br />
Biz babamızın mezarına gidemedik. Ona bir dua okuyamadık. Çocukluğumuz, onun yokluğunda büyümekle geçti. Annemiz, bir yandan yasını yaşarken diğer yandan bizi büyütmeye çalıştı. Ama hiçbir çocuk, babasının akıbetini bilmeden büyümemeli; hiçbir anne, eşinin nerede olduğunu öğrenemeden ömrünü tüketmemelidir.<br />
Biz intikam istemiyoruz. Biz gerçeği istiyoruz. Babamıza ne olduğunu bilmek, sorumluların hukuk önünde hesap vermesini ve bir daha hiçbir insanın gözaltında kaybedilmemesini istiyoruz.<br />
Cumartesi Anneleri’nin yıllardır sürdürdüğü bu onurlu mücadele, yalnızca kayıpların değil; adalet, hakikat ve insan onurunun mücadelesidir. Bu meydanda yükselen her ses, kaybedilenlerin unutulmadığını ve unutulmayacağını haykırmaktadır. Bugün bir kez daha haykırıyoruz: Mehmet Ertak nerede?<br />
Bu soru sadece bizim değil, vicdan sahibi herkesin sorusudur. Hakikat ortaya çıkana, adalet yerini bulana kadar babamızın adını anmaya, onu aramaya ve onun için ses olmaya devam edeceğizBabam Mehmet Ertak’ı ve gözaltında kaybedilen tüm insanları saygı, özlem ve mücadele sözüyle anıyorum.<br />
Bugün Türkiye’nin içinden geçtiği barış sürecinin; hakikatle yüzleşmenin, adaletin tesis edilmesinin ve bir daha hiçbir insanın gözaltında kaybedilmediği bir geleceğin kapısını aralamasını diliyorum.<br />
Kayıplar bulunsun. Failler yargılansın. Adalet sağlansın. Barış, ancak hakikat ve adaletle kalıcı olur.”</p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/cumartesi-anneleri-1114-haftada-mehmet-ertak-icin-adalet-istedi</guid>
      <pubDate>Sat, 01 Aug 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/whats-app-image-2026-08-01-at-125252-2.jpeg" type="image/jpeg" length="89879"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku soruşturmasında 5 polis daha tutuklandı: Tutuklu sayısı 25'e çıktı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/gulistan-doku-sorusturmasinda-5-polis-daha-tutuklandi-tutuklu-sayisi-25e-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/gulistan-doku-sorusturmasinda-5-polis-daha-tutuklandi-tutuklu-sayisi-25e-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü Gülistan Doku soruşturmasında beş polis daha tutuklandı. Dosyada tutuklu polis sayısı dokuza, toplam tutuklu sayısı ise 25'e yükselirken, dönemin Tunceli Asayiş Şube Müdürü'nün de aralarında bulunduğu beş rütbeli polisin savcılık işlemleri sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Gülistan Doku soruşturması kapsamında bugün beş polis daha tutuklandı. Dosyada tutuklu polis sayısı dokuza, toplam tutuklu sayısı ise 25'e yükseldi. Erzurum Adliyesi'nde dönemin Tunceli Asayiş Şube Müdürü'nün de aralarında bulunduğu beş rütbeli polisin savcılık işlemleri sürüyor.<br />
Tunceli'de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni tutuklamalar gerçekleşti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 19 şüpheliden, dün adliyeye çıkarılan dört polis tutuklanmış, üç şüpheli adli kontrol şartıyla, bir kişi ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.<br />
Bugün Erzurum Adliyesi'nde devam eden işlemlerde ise beş polis hakkında daha tutuklama kararı verilirken, bir şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.<br />
Son tutuklamalarla birlikte soruşturma kapsamında tutuklanan polis sayısı dokuza, dosyadaki toplam tutuklu sayısı ise 25'e yükseldi. Öte yandan, dönemin Tunceli Asayiş Şube Müdürü'nün de aralarında bulunduğu beş rütbeli polisin savcılık işlemleri sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kaynak: Anka</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/gulistan-doku-sorusturmasinda-5-polis-daha-tutuklandi-tutuklu-sayisi-25e-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/screenshot-2026-07-31-16-58-42-048-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="10586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Narin Güran'ın babası ile görüşen Selahattin Demirtaş: Narin'in katili Nevzat Bahtiyar'dır]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/demirtas-narin-guranin-babasi-arif-guran-ile-gorustu-ilk-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/demirtas-narin-guranin-babasi-arif-guran-ile-gorustu-ilk-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Edirne Cezaevi'nde tutuklu bulunan önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Adalet Bakanlığı'nın özel izniyle Narin Güran'ın babası Arif Güran ile görüştü. Görüşmenin ardından yazılı bir açıklama yapan Demirtaş, dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Edirne Cezaevi'nde hükümlü bulunan önceki dönem Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Adalet Bakanlığı'nın vermiş olduğu özel izin kapsamında, bugün saat 10.00'da Diyarbakır'da katledilen Narin Güran'ın babası Arif Güran ile bir görüşme gerçekleştirdi.</p>

<p>Görüşme öncesinde Selahattin Demirtaş'ın, yürütülen Narin Güran soruşturmasına ilişkin dosyayı avukatları aracılığıyla temin ederek detaylı şekilde incelediği belirtildi.<br />
Demirtaş konuya ilişkin açıklama yaptı. Demirtaş'ın açıklaması şu şekilde:<br />
Merhabalar,</p>

<p>Bugün Narin'in babası Arif Güran ile görüştüm. Görüşme öncesinde, dava dosyasını hukukçu gözüyle inceledim.<br />
Dosya kapsamındaki deliller ışığında, suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar’dır.<br />
Yine dosya kapsamındaki deliller ışığında, Narin'in annesi Yüksel Güran’n ve amcası Salim Güran’ın suçlu bulunup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk faciasıdır.<br />
Görünen o ki, basının yönlendirmesiyle oluşan yoğun kamuoyu baskısı, mahkemenin karar sürecini gölgelemiştir. Kişisel görüşler bir kenara bırakıldığında ceza hukukunun en temel kuralı, mahkumiyetin dedikodulara veya ihtimallere değil, somut ve şüpheden uzak delillere dayanması gerekliliğidir. “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince, dava dosyasındaki mevcut deliller anne ve amcaya bu cezanın verilmesi için teknik olarak yetersiz kalmaktadır. Anne ve amcanın suçlu oldukları, hukukun evrensel ilkeleri gereğince şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamamıştır.<br />
Dolayısıyla İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay denetimlerinde bu cezaların kesinlikle bozulması gerekirdi. Hukuk bunu gerektirirdi çünkü yeni bir delil veya yeni itiraflar ortaya çıkmadıkça mevcut dava dosyasına göre annenin ve amcanın suçlu oldukları ispatlanamamıştır.<br />
Sırf kamu vicdanını tatmin etmek için suçlu olduğu ispatlanmamış insanlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermek gerçek adalet değildir, kamu vicdanını tatmin etmez. Kamu vicdanını asıl yaralayacak olan durum, belki de Narin'in gerçek katilleri dışardayken annesinin ve amcasının cezaevinde olmalarıdır.<br />
Başta Diyarbakır Barosu olmak üzere ilgili tüm hukuk çevrelerini bu dosyada adaletin sağlanması için çaba sarf etmeye davet ediyorum. Adalet Bakanlığının, dosyayı titizlikle inceleyerek kanun yararına bozma talebiyle Yargıtay’a başvurmasını rica ediyorum.<br />
Narin'in hatırası, ailesi ve kamuoyu bunu hak ediyor.<br />
Selam, sevgilerimle…</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: medyascope</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/demirtas-narin-guranin-babasi-arif-guran-ile-gorustu-ilk-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/demirtas-40.png" type="image/jpeg" length="43017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Demirtaş, Narin Güran’ın babası Arif Güran ile görüşecek]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/demirtas-narin-guranin-babasi-arif-guran-ile-gorusecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/demirtas-narin-guranin-babasi-arif-guran-ile-gorusecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanlığı'nın özel izniyle gerçekleşecek görüşmede, Selahattin Demirtaş'ın uzun süredir yakından takip ettiği Narin Güran dosyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Demirtaş'ın görüşme sonrası yazılı açıklama yapacağı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Edirne F Tipi Cezaevi’nde bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır’da öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran’ın babası Arif Güran ile görüşecek.</p>

<p>Adalet Bakanlığı’nın özel izniyle gerçekleşecek görüşme, 31 Temmuz Cuma günü saat 10.00’da yapılacak.</p>

<p>Demirtaş’ın, avukatları aracılığıyla Narin Güran dosyasına ilişkin bilgi ve belgeleri inceleyerek dosyayı değerlendirdiği belirtildi. Görüşmenin ardından Demirtaş’ın konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Narin Güran dosyasında süreç</p>

<p>8 yaşındaki Narin Güran, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde kayboldu. Ailesinin kayıp ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmalarına jandarma, AFAD ve farklı kurumlardan ekipler katıldı.</p>

<p>Narin’den 19 gün boyunca haber alınamazken, 8 Eylül 2024’te cansız bedeni Eğertutmaz Deresi’nde bulundu. Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında aile üyeleri ve yakın çevreden çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı.</p>

<p>Davada anne Yüksel Güran, amca Salim Güran, ağabey Enes Güran ve komşu Nevzat Bahtiyar sanık olarak yargılandı. Mahkeme, üç sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, Nevzat Bahtiyar hakkında ise ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.</p>

<p>Narin’in ölümü birçok tartışmayı açtı</p>

<p>Dava sürecinde Narin’in yaşam hakkının ihlal edilmesine ilişkin tartışmalar, yalnızca fail ya da faillerin belirlenmesiyle sınırlı kalmadı. Çocukların korunması, kayıp çocuk vakalarında etkin soruşturma yürütülmesi ve çocukların üstün yararının gözetilmesi başlıklarını da gündeme taşıdı.</p>

<p>Öte yandan Narin Güran cinayeti, çocukların özel hayatının korunması ve medyanın çocuk cinayetlerini haberleştirme biçimi açısından da geniş bir tartışmaya neden oldu.</p>

<p>Demirtaş daha önce Rojin Kabaiş’in ailesiyle görüşmüştü</p>

<p>Selahattin Demirtaş, daha önce Van’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ailesiyle de görüşmüştü. Demirtaş, Edirne Cezaevi’nde Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş ve amcası Ahmet Kabaiş ile bir araya gelmiş, görüşmede dosyanın aydınlatılması gerektiğini vurgulamıştı.</p>

<p>Rojin Kabaiş’in ailesine destek sözü veren Demirtaş, dosyanın takipçisi olacaklarını belirtmişti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/demirtas-narin-guranin-babasi-arif-guran-ile-gorusecek</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/haber-klise-5.jpg" type="image/jpeg" length="63186"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİSK-AR: Geniş tanımlı işsizlik 11,6 milyona yükseldi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/disk-ar-genis-tanimli-issizlik-116-milyona-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/disk-ar-genis-tanimli-issizlik-116-milyona-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK-AR'ın, TÜİK'in Haziran 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması verilerine dayanarak hazırladığı rapora göre, geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28,8'e, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 11 milyon 643 bine ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) bugün yayımladığı Haziran 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması verilerine ilişkin değerlendirme raporunu açıkladı.</p>

<p>Rapora göre, mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 7,6 olarak hesaplanırken, geniş tanımlı işsizlik oranı (atıl işgücü) yüzde 28,8'e ulaştı. TÜİK verilerine göre dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 688 bin kişi olurken, DİSK-AR hesaplamalarına göre geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyon 643 bin olarak gerçekleşti.</p>

<p><br />
DAR VE GENİŞ TANIMLI İŞSİZLİK ORANLARI ARASINDAKİ FARK GİDEREK AÇILIYOR</p>

<p>Raporda, dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki farkın giderek açıldığına dikkat çekildi. Ocak 2022'de yaklaşık 11 puan olan farkın Haziran 2026 itibarıyla 21,2 puana yükseldiği belirtilerek, dar tanımlı işsizliğin gerilemesine karşın geniş tanımlı işsizliğin yüksek seviyesini koruduğu ifade edildi.<br />
DİSK-AR, son iki yılda dar tanımlı işsizlik oranının 1,6 puan azaldığını, buna karşın geniş tanımlı işsizlik oranının 0,1 puan arttığını kaydetti. Aynı dönemde dar tanımlı işsiz sayısının 571 bin kişi azaldığı, geniş tanımlı işsiz sayısının ise 162 bin kişi arttığı aktarıldı.</p>

<p><br />
5,1 MİLYON KİŞİ İŞ BULAMADIĞI İÇİN İŞ ARAMAKTAN VAZGEÇTİ</p>

<p>Raporda, geniş tanımlı işsizliğin yüksek seyretmesinin temel nedeninin zamana bağlı eksik istihdam ile iş aramayı bırakmış ancak çalışmaya hazır olan kişilerin sayısındaki artış olduğu vurgulandı. Buna göre Haziran 2026 itibarıyla 3,9 milyon kişi haftada 40 saatten az çalışmasına rağmen daha fazla çalışmak istediğini beyan ederken, 5,1 milyon kişi ise çalışmak istemesine rağmen iş bulamadığı için iş aramaktan vazgeçmiş durumda bulunuyor.</p>

<p><br />
KADIN İŞSİZLİĞİ DAHA YÜKSEK</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rapora göre kadınlarda işsizlik tüm göstergelerde erkeklerin üzerinde seyretmeye devam etti. Geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 37,4 olarak hesaplanırken, gençlerde dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 12,8, genç kadınlarda ise yüzde 17,3 oldu.<br />
Öte yandan DİSK-AR, Haziran 2026 itibarıyla resmi işsizlerin yüzde 82,9’unun işsizlik ödeneğinden yararlanamadığını belirtti. Rapora göre yaklaşık 2,2 milyon işsiz, işsizlik ödeneği alamadı.</p>

<p><br />
Kaynak: Anka</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/disk-ar-genis-tanimli-issizlik-116-milyona-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/images-12-18.jpeg" type="image/jpeg" length="91405"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YENİ Parti'den Doğu ve Güneydoğu için özel örgütlenme hamlesi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/yeni-partiden-dogu-ve-guneydogu-icin-ozel-orgutlenme-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/yeni-partiden-dogu-ve-guneydogu-icin-ozel-orgutlenme-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti, örgütlenme çalışmalarını hızlandırdı. Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki 21 il için milletvekillerinin de yer alacağı özel bir saha çalışması başlatacaklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>YENİ Parti Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin, partinin ülke genelindeki örgütlenme çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Aytekin, 60 ilde örgütlenme sürecinde sona yaklaşıldığını, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 21 il için ise ayrı bir çalışma programı hazırladıklarını söyledi.</p>

<p>Aytekin, 60 ilde yürütülen örgütlenme çalışmalarının son aşamada olduğunu belirterek, kısa süre içinde bu illerde il başkanlıklarının açılacağını ifade etti.</p>

<p>21 il için özel çalışma</p>

<p>Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki 21 ilde YENİ Parti’ye yoğun ilgi olduğunu öne süren Aytekin, özellikle daha önce merkez sağ partilerde siyaset yapan kesimlerden üyelik ve il ile ilçe örgütlerinde görev alma yönünde talepler aldıklarını söyledi.</p>

<p>Hedef tüm illerde örgütlenmek</p>

<p>Aytekin, bölgedeki 21 ilde milletvekilleriyle birlikte sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri ve partililerle görüşmeler yapılacağını ve bunun raporlanacağını ifade etti. Bu kentlerdeki raporlara bağlı olarak hızlıca örgütleneceklerini belirten Aytekin, birkaç ay içerisinde Türkiye’nin tüm illerinde örgütlenme çalışmasını tamamlayacaklarını ifade etti.</p>

<p>Aytekin, örgütlenme çalışmasını tamamladıktan sonra kongre sürecini başlatacaklarını sözlerine ekledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/yeni-partiden-dogu-ve-guneydogu-icin-ozel-orgutlenme-hamlesi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/images-11-14.jpeg" type="image/jpeg" length="75024"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti'den Tatvan Belediye Eş Başkanı Mümin Erol kararı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-tatvan-belediye-es-baskani-mumin-erol-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-tatvan-belediye-es-baskani-mumin-erol-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti, hakkında disiplin süreci başlatılan Tatvan Belediye Eş Başkanı Mümin Erol'un görevini, sürecin sağlıklı ve tarafsız yürütülmesi amacıyla tedbiren dondurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, Tatvan Belediye Eş Başkanı Mümin Erol hakkında disiplin süreci başlatıldığını açıkladı. Sürecin sağlıklı ve objektif şekilde yürütülmesi amacıyla Erol’un yürüttüğü belediye eş başkanlığı görevinin tedbiren dondurulduğu bildirildi.</p>

<p>Yapılan açıklamada, “Tatvan Belediye Eş Başkanımız Mümin Erol hakkında disiplin süreci başlatılmıştır. Bu sürecin sağlıklı ve objektif bir şekilde yürütülmesi amacıyla Mümin Erol’un yürütmekte olduğu belediye eş başkanlık görevi tedbiren dondurulmuştur” denildi.</p>

<p>Açıklamada, disiplin sürecinin en kısa sürede tamamlanacağı belirtilerek, gelişmelere ilişkin kamuoyunun bilgilendirileceği kaydedildi.</p>

<p><br />
Mümin Erol kimdir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avukat olan Mümin Erol, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde DEM Parti’nin Tatvan Belediye Eş Başkan adayı olarak seçildi. Tatvan’da oyların yaklaşık yüzde 48,5’ini alan DEM Parti’nin eş başkanlarından biri olarak mazbatasını 5 Nisan 2024’te alarak göreve başladı.</p>

<p>Erol, göreve başladığı gün belediye makam odasındaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafını indirmesi nedeniyle hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla soruşturma başlatılmış, Şubat 2025’te bu soruşturma kapsamında gözaltına alınmış ve ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.</p>

<p>DEM Parti’nin bugünkü açıklamasında ise disiplin sürecinin gerekçesine ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Açıklamada yalnızca sürecin tamamlanmasının ardından kamuoyuna gerekli bilgilendirmenin yapılacağı ifade edildi.</p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-tatvan-belediye-es-baskani-mumin-erol-karari</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/muminerol.jpg" type="image/jpeg" length="98668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahbap Derneği'nin 13 iştirak şirketi de TMSF'ye devredildi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ahbap-derneginin-13-istirak-sirketi-de-tmsfye-devredildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ahbap-derneginin-13-istirak-sirketi-de-tmsfye-devredildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahbap Derneği'ne kayyım atanmasının ardından, derneğe bağlı 13 şirket için de kayyım kararı verildi. Şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen, aralarında derneğin kurucusu olan şarkıcı Haluk Levent’in de yer aldığı 28 kişinin tutuklandığı Ahbap Derneği’ne yönelik soruşturma sürüyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında başsavcılık, Ahbap Derneği’nin tüm malvarlığının idare yetkilerinin tümüyle yönetim kayyımına devredilmesini talep edilmiş ve mahkeme kararıyla derneğin faaliyetleri sona ermişti.</p>

<p>Ayrıca, derneğin hesaplarına ve mal varlıklarına tedbir konulmuş ve fesih sürecinin başlatıldığı belirtilmişti.</p>

<p>Soruşturma kapsamında bugün yeni bir gelişme yaşandı.</p>

<p>TMSF, Ahbap Derneği’nin iştiraki konumundaki iktisadi işletme ve şirketlere kayyım olarak atandı.</p>

<p>TMSF’den yapılan açıklamaya göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği’nin iştiraki konumundaki iktisadi işletme ve şirketlere Fon, kayyım olarak atanırken, derneğe yönelik ayrı bir kararla da üç kişi doğrudan mahkeme tarafından yönetim kayyımı olarak görevlendirildi.</p>

<p>Başsavcılığın talebini değerlendiren İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği, derneğin tüm mal varlığı üzerindeki idare yetkisinin yönetim kayyımına devredilmesine karar verdi. Kararda, derneğin faaliyetlerinin sona erdiği, hesap ve mal varlıklarına tedbir konulduğu ve fesih sürecinin başlatıldığı belirtildi.</p>

<p>Derneğe ait taşınmaz, araç ve banka hesaplarındaki nakdi varlıkların yönetimi için Dernekler Kanunu ve ilgili mevzuat gereği bağımsız kayyım olarak Avukat Rıdvan Can, Avukat Mustafa Göktuğ Kaya ve Prof. Dr. Ahmet Kasım Han görevlendirildi. Böylece derneğin doğrudan yönetimiyle iştirak şirketlerinin yönetimi farklı kayyım yapıları üzerinden sürdürülecek.</p>

<p>Mahkeme kararında ayrıca, derneğin bağlı bulunduğu iştiraklerin Fon yönetimindeki kayyım idaresine tabi kılındığı ifade edildi.</p>

<p>Kayyım atanan şirketler</p>

<p>Buna göre, TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketler şöyle:</p>

<p>“Ahbap Derneği’ne bağlı Ahbap Derneği İktisadi İşletmesi, Ahbap Lojistik Gayrimenkul Danışmanlık ve İnşaat Anonim Şirketi, Zirve Müzik Yapım Organizasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Globus Savunma Sanayi ve Bilişim Anonim Şirketi, Kanat Savunma Sanayi Turizm ve Ticaret Limited Şirketi, Koşan Adam Müzik Yapım Menajerlik Hizmetleri Turizm Reklam Ses ve Işık Sistemleri Limited Şirketi, Koşan Trade Gıda Temizlik Ürünleri İthalat İhracat Limited Şirketi, Palmak Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Kuraf Sahne Tasarım ve Organizasyon Limited Şirketi, Akberg Şirince Şarapçılık Hayvancılık Tarım Ürünleri Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Sardes Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Eski Unvan: Protest Brand Etkinlik Organizasyon Reklamcılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi), Sur Müzik Organizasyon Ses Işık Sistemleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve Ulubey İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ahbap-derneginin-13-istirak-sirketi-de-tmsfye-devredildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/ahbap-sorusturmasi-4-kisi-daha-tutuklandi-sirketlere-kayyum-atandi.jpg" type="image/jpeg" length="30141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM'deki cinsel istismar davasında gerekçeli karar açıklandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tbmmdeki-cinsel-istismar-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tbmmdeki-cinsel-istismar-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gerekçeli kararda, mağdurların birbirinden bağımsız ifadelerinin büyük ölçüde örtüştüğü, WhatsApp yazışmaları, tanık beyanları ve diğer delillerin de bu anlatımları doğruladığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>TBMM'de farklı dönemlerde staj yapan lise öğrencilerinin maruz kaldıkları cinsel taciz ve cinsel istismar iddiaları üzerine açılan davada, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararını açıkladı.</p>

<p>Mahkeme, 46 sayfalık gerekçeli kararında, cinsel suçların çoğu zaman kapalı ortamlarda işlendiği, bu nedenle olayların her zaman tanık veya kamera görüntüsüyle ispatlanmasının mümkün olmadığını vurguladı. Bu nedenle mağdur anlatımlarının, olayın oluş şekli ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.</p>

<p><br />
YARGITAY VE AYM YERLEŞİK İÇTİHATLARINA ATIFTA BULUNULDU</p>

<p>Gerekçeli kararda, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların ispatına ilişkin Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına da geniş yer verildi. Mahkeme, özellikle Yargıtay'ın yerleşik kararlarına atıf yaparak, mağdur beyanlarının kendi içinde tutarlı olması, zaman içerisinde esaslı çelişki taşımaması ve dosyadaki diğer deliller tarafından desteklenmesi halinde mahkumiyet için yeterli delil niteliği taşıyabileceğini ifade etti. Mahkeme, bu tür suçların çoğunlukla tanığın bulunmadığı kapalı ortamlarda işlendiğine dikkati çekerek, bu nedenle mağdur beyanlarının ceza yargılamasında özel bir öneme sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Gerekçeli kararda, çocuklara karşı işlenen cinsel suçlarda yargı makamlarının çocuğun üstün yararı ilkesini gözetmesi gerektiği de kaydedildi. Mahkeme, çocuk mağdurların olayları yetişkinler gibi ayrıntılı ve kronolojik biçimde aktarmalarının her zaman beklenemeyeceğini, ifadelerdeki küçük farklılıkların tek başına beyanların güvenilirliğini ortadan kaldırmayacağını belirtti. Bu nedenle çocukların ifadelerinin, yaşları, psikolojik durumları ve olayın özellikleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.</p>

<p>Kararda, "mağdur beyanı tek başına yeterlidir" şeklinde mutlak bir yaklaşım benimsenmediği; aksine her olayın kendi somut özellikleri içerisinde değerlendirildiği, dosyada bulunan tüm delillerin birlikte ele alındığı kaydedildi.</p>

<p><br />
"MAĞDURLAR BİRBİRİNDEN HABERSİZ BENZER OLAYLARI ANLATTI”</p>

<p>Kararda, farklı dönemlerde TBMM'de staj yapan öğrencilerin birbirlerinden bağımsız şekilde verdikleri ifadelerde benzer davranış kalıplarını anlattıkları belirtildi. Mahkeme, mağdurların soruşturma ve kovuşturma aşamalarında verdikleri ifadelerin önemli ölçüde birbiriyle örtüştüğünü, olayların gelişim biçimi bakımından temel çelişkiler bulunmadığını değerlendirdi.<br />
Mahkemeye göre mağdurların ifadeleri yalnızca birbirini doğrulamakla kalmadı; elektronik yazışmalar, tanık anlatımları ve diğer maddi deliller tarafından da desteklendi.</p>

<p><br />
“KAMU GÖREVİNİN SAĞLADIĞI NÜFUZ KULLANILDI” DEĞERLENDİRMESİ</p>

<p>Mahkeme, sanıkların sıradan kişiler olmadığını, TBMM'de görev yapan kamu görevlileri olarak stajyer öğrenciler üzerinde doğal bir otoriteye sahip olduklarını vurguladı. Kararda, mağdurların yaşlarının küçük olması, staj nedeniyle sanıkların gözetim ve denetimi altında bulunmaları ve kurumsal hiyerarşi içerisinde hareket etmeleri dikkate alınarak, sanıkların kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlandıkları değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p><br />
SANIKLARIN “YÖNLENDİRME VE GÖZETİM YETKİSİ”NE İŞARET EDİLDİ</p>

<p>Mahkeme, mağdurların TBMM'de staj yapan çocuklar olduğuna dikkati çekerek, sanıkların ise staj sürecinde yönlendirme ve gözetim yetkisine sahip personel olarak görev yaptığını kaydetti. Kararda, bu ilişkinin sıradan bir sosyal ilişki olmadığı vurgulanarak, sanıkların görevlerinden kaynaklanan güven ve otoriteyi mağdurlar üzerinde kullandıkları, mağdurların yaşları ve bulundukları konum nedeniyle kendilerini koruma imkanlarının sınırlı olduğu değerlendirmesine yer verildi. Mahkeme, bu nedenle bazı suçlar yönünden kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılması nedeniyle nitelikli hal hükümlerinin uygulanmasını hukuka uygun buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
WHATSAPP YAZIŞMALARI DELİL OLDU: “MESAJLAR CİNSEL AMAÇ TAŞIYOR”</p>

<p>Mahkeme, dosyada bulunan mesaj içeriklerini ve WhatsApp yazışmalarını tek tek değerlendirerek, bazı sanıkların mağdurlara staj sürecinde ve sonrasında gönderdikleri mesajların olayların gelişim süreciyle uyumlu olduğunu belirtti.<br />
Kararda, mesajların yalnızca arkadaşça iletişim olarak değerlendirilemeyeceği, yazışmaların içerikleri, gönderiliş zamanı, mağdurların anlatımları ve sanıkların davranış biçimi birlikte ele alındığında cinsel amaç taşıyan bir iletişim modelini ortaya koyduğu ifade edildi.<br />
Mahkeme ayrıca bazı sanıkların mesajları gönderdiklerini inkar etmediklerini, ancak bunların yanlış anlaşıldığını ileri sürdüklerini belirterek, savunmaların dosya kapsamındaki diğer deliller karşısında inandırıcı bulunmadığını kaydetti.</p>

<p><br />
“WHATSAPP MESAJ TARİHLERİ STAJ DÖNEMLERİ İLE UYUŞUYOR”</p>

<p>Mahkeme, mesajların yalnızca içeriklerine değil, hangi tarihte gönderildiğine de dikkati çekti. Kararda, yazışmaların mağdurların staj yaptığı dönemle örtüştüğü, mesaj trafiğinin mağdur anlatımlarıyla uyum gösterdiği ve sanıkların görev ilişkisi devam ederken gerçekleştiği belirtildi.</p>

<p>Sanıkların büyük bölümü, mağdurlarla aralarında yalnızca samimi bir iletişim bulunduğunu, mesajların yanlış yorumlandığını ve fiziksel temas iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Mahkeme ise savunmaların dosyanın bütünüyle uyumlu olmadığını kaydetti. Kararda, birbirini tanımayan mağdurların benzer olay örgülerini anlatmaları, elektronik delillerin bu anlatımları desteklemesi ve sanıkların açıklamalarının dosya kapsamındaki maddi olgularla örtüşmemesi nedeniyle savunmaların hükme esas alınmadığı ifade edildi.</p>

<p><br />
ELEKTRONİK HABERLEŞME ARAÇLARINI KULLANARAK İSTİSMAR</p>

<p>Mahkeme, bazı sanıkların mağdurlarla cep telefonu ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden sistematik iletişim kurmasını suçun işleniş biçimi bakımından da değerlendirdi. Kararda, elektronik haberleşme araçlarının kullanılması nedeniyle ilgili suç tiplerinde öngörülen artırıma ilişkin hükümlerin uygulandığı, ayrıca eylemlerin birden fazla kez gerçekleştirilmesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin de dikkate alındığı aktarıldı.</p>

<p><br />
SANIKLARIN “MESAJLAR YANLIŞ YORUMLANDI” SAVUNMALARI KABUL GÖRMEDİ</p>

<p>Mahkeme, gerekçesinde elektronik yazışmaların tek başına hükme esas alınmadığını vurguladı. Kararda, mesaj içeriklerinin mağdur anlatımları, tanık ifadeleri, olayların kronolojik gelişimi ve sanıkların savunmalarıyla birlikte değerlendirildiği; bütün deliller birlikte ele alındığında suçların sübut bulduğu sonucuna varıldığı ifade edildi. Bu kapsamda, sanıkların mesajların arkadaşça olduğu veya yanlış yorumlandığı yönündeki savunmalarının kabul edilmediği belirtildi.</p>

<p>Gerekçeli kararda sanıkların ortak savunmalarına da ayrıntılı biçimde yer verildi. Sanıklar, mağdurların iddialarını reddederek fiziksel temasın gerçekleşmediğini, yazışmaların olağan iletişim kapsamında olduğunu, bazı mesajların bağlamından koparıldığını savundu. Mahkeme ise savunmaların dosya kapsamındaki diğer delillerle uyum göstermediğini belirtti. Kararda, mağdur beyanlarının kendi içinde tutarlı olduğu, farklı deliller tarafından desteklendiği, buna karşın sanık savunmalarının olayların oluş şekliyle örtüşmediği ifade edildi.</p>

<p><br />
“FİZİKSEL TEMAS ANLATISI GÜVENİLİR”</p>

<p>Mahkeme, gerekçeli kararında yalnızca dijital yazışmaları değil, mağdurların anlattığı fiziksel temas iddialarını da olay bazında tek tek değerlendirdi. Kararda, bazı mağdurların sanıkların kendilerini odalarına çağırdığı, yalnız kaldıkları sırada bel, sırt, omuz, göğüs ve kalça bölgelerine yönelik istenmeyen temaslarda bulunduğunu anlattıkları hatırlatıldı. Bu anlatımların soruşturma ve kovuşturma aşamalarında önemli ölçüde değişmediği, diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde güvenilir bulunduğu belirtildi.</p>

<p>Mahkeme, fiziksel temas iddialarını değerlendirirken her mağdur ve her sanık bakımından ayrı inceleme yaptığını, tüm suçlamaları aynı kapsamda değerlendirmediğini de vurguladı.<br />
Gerekçeli kararda, mahkeme, her sanığın mağdurlarla olan ilişkisini, görev yaptığı birimi, mağdur anlatımlarını, mesaj içeriklerini ve diğer delilleri ayrı ayrı ele aldı. Kararda bazı sanıklar yönünden hem fiziksel temas hem de elektronik haberleşme yoluyla gerçekleştirilen eylemlerin birlikte değerlendirilerek "sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı" ve "zincirleme şekilde çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarının oluştuğu sonucuna varıldığı ifade edildi.</p>

<p><br />
“MAĞDURLARIN İFADELERİ EZBERLETİLMİŞ DEĞİL DOĞAL ANLATIM”</p>

<p>Kararda, mağdurların olaylardan sonra birbirlerine anlattıkları hususlar, soruşturma sürecindeki davranışları ve ifadelerindeki istikrar birlikte değerlendirildi. Mahkeme, mağdurların farklı zamanlarda verdikleri ifadelerde temel olay örgüsünün değişmediğini, ayrıntılardaki küçük farklılıkların ise yaşanan olayların gerçekliğini zedelemediğini belirtti. Aksine, birebir ezberlenmiş ifadeler yerine doğal anlatımlar bulunmasının beyanların güvenilirliğini desteklediği değerlendirmesine yer verildi.</p>

<p><br />
HALİL İLKER GÜNER HAKKINDA KISMİ BERAAT</p>

<p>Sanık Halil İlker Güner’in mağdur D’ye yönelik sarkıntılık düzeyinde çocuğun cinsel istismarı suçlamasını inceleyen mahkeme, mağdurun hem soruşturma aşamasında hem de duruşmadaki anlatımlarında araç içerisinde sanığın kendisine fiziksel temasta bulunmadığını söylediğini belirtti. Kararda, mağdurun bu yöndeki beyanlarının dosyanın diğer delilleriyle de birlikte değerlendirildiği, fiziksel temasın gerçekleştiğini kesin biçimde ortaya koyan yeterli delile ulaşılamadığı ifade edilerek bu suç yönünden beraat kararı verildiği belirtildi. Mahkeme, elektronik haberleşme içeriklerinin mağdur anlatımıyla birlikte değerlendirildiğinde zincirleme şekilde çocuğa karşı nitelikli cinsel taciz suçunun oluştuğu kanaatine vardı ve bu suçtan mahkumiyet hükmü kurdu.</p>

<p>Gerekçeli kararda Mahkeme, her fiziksel temasın tek başına cinsel istismar suçunu oluşturmayacağını, temasın niteliği, gerçekleştiği ortam, tarafların konumu, olayın gelişimi ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bu nedenle bazı eylemler yönünden suçun yasal unsurlarının oluştuğu kabul edilirken, bazı iddialar bakımından "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği beraat kararı verildiği ifade edildi.</p>

<p><br />
HAGB VE ERTELEME UYGULANMADI</p>

<p>Mahkeme, mahkumiyet kararı verilen sanıklar yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), cezanın ertelenmesi ve seçenek yaptırımların uygulanıp uygulanmayacağını da değerlendirdi.<br />
Gerekçeli kararda, sanıklar hakkında hükmedilen hapis cezalarının niteliği ve süresi dikkate alındığında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenen HAGB koşullarının oluşmadığı belirtildi. Aynı şekilde bazı sanıklar yönünden Türk Ceza Kanunu'nun cezanın ertelenmesine ilişkin hükümlerinin uygulanmasına da yasal imkan bulunmadığı ifade edildi.</p>

<p><br />
NE OLMUŞTU?<br />
TBMM'de stajyer kız öğrencilere cinsel istismar iddialarına ilişkin görülen davada, sanıklar Durmuş Uğurlu’ya 6 yıl 16 ay 3 gün, İbrahim Beşlioğlu’na 1 yıl 15 ay, Recep Seven’e 6 yıl 3 ay, Halil İlker Güner’e 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası verildi. Ramazan Çetin ise üstüne atılı suçlamalardan beraat etti.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Anka</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tbmmdeki-cinsel-istismar-davasinda-gerekceli-karar-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 13:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/images-9-18.jpeg" type="image/jpeg" length="36545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kabine bugün toplanıyor: Gözler 'çerçeve yasa' ve ekonomi gündeminde]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/kabine-bugun-toplaniyor-gozler-cerceve-yasa-ve-ekonomi-gundeminde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/kabine-bugun-toplaniyor-gozler-cerceve-yasa-ve-ekonomi-gundeminde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bugün toplanacak Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nde ekonomi, Kürt meselesine ilişkin yürütülen süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasa ile bölgesel gelişmeler ele alınacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Kabine, 2 haftalık aradan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanacak.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Kabine Toplantısı’na başkanlık edecek. Toplantının saat 15.30’da başlaması bekleniyor.</p>

<p>Kabine Toplantısı’nda birçok kritik başlık masaya yatırılacak.</p>

<p>Ekonomideki gelişmeler</p>

<p>Toplantıda ekonomideki gidişatın da masada olması bekleniyor. Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutma kararı sonrasında para piyasalarındaki göstergeler değerlendirilecek.</p>

<p>Kabinede tekrar alevlenen ABD-İran savaşı da masada olacak.</p>

<p>Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin başta enerji fiyatları olmak üzere Türkiye’ye etkileri değerlendirilecek.</p>

<p>‘Çerçeve yasası’</p>

<p>TBMM gündemine gelmesi beklenen ‘çerçeve yasası’ kabinenin önemli gündem başlıklarından biri olacak.</p>

<p>Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) sahadaki son raporları kabinede ayrıntılandırılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan ABD ile NATO zirvesi marjında gerçekleştirilen görüşmelerin ayrıntıları kabinede bir kez daha görüşülecek.</p>

<p>CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ve F-35’lerin Türkiye’ye teslimine ilişkin ara formül bulma çalışmalarında gelinen aşamanın kabinede konuşulabileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Orman yangınları</p>

<p>Kabinede orman yangınları da değerlendirilecek. Hazırlıkların gözden geçirilmesi ve riskli alanların yeniden ele alınması bekleniyor. Yangınlarla sürdürülen mücadele de ayrıntılandırılacak.</p>

<p>‘Çerçeve yasası’ ile ilgili son durum</p>

<p>İlke TV yayınına konuk olan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Kürt meselesine ilişkin yürütülen süreç kapsamında hazırlanması beklenen çerçeve yasanın gelecek hafta Meclis Genel Kurulu gündemine gelebileceğini söylemişti. Çandar, Abdullah Öcalan’ın yasa hazırlık sürecinde görüşlerine başvurulduğunu ve düzenlemenin üç farklı kesimi kapsayacağını belirtmişti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/kabine-bugun-toplaniyor-gozler-cerceve-yasa-ve-ekonomi-gundeminde</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/kabine.webp" type="image/jpeg" length="64134"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
