<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Emek</title>
    <link>https://www.gazeteemek.net</link>
    <description>Gazete Emek, son dakika Diyarbakır ve Van haberleri başta olmak üzere güncel haberleri yapar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeteemek.net/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 19 Sep 2026 10:49:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakırhan: Silahlar sustu, şimdi sıra eşit yurttaşlık düzeninde]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bakirhan-silahlar-sustu-simdi-sira-esit-yurttaslik-duzeninde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bakirhan-silahlar-sustu-simdi-sira-esit-yurttaslik-duzeninde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Çerçeve Yasa’ya ilişkin değerlendirmesinde Kürt meselesinin Meclis zeminine taşınmasını tarihi bir gelişme olarak nitelendirdi. Bakırhan, Kürt kimliğinin ve onurunun güvence altına alındığı eşit bir düzen çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Şanlıurfa’da düzenlenen halk buluşmasında, ölen PKK mensuplarının ailelerinin yanı sıra şehit ailelerine başsağlığı mesajını iletirken, “Türkiye’nin dört bir yanında taziyeler kuruluyor. Demek ki herhalde daha önce koşullar uygun olmadı. Çatışma ve şiddet ortamda yaşamını yitiren gençlerin taziyeleri açıklanıyor. Hamasete girmeden o ailelere başsağlığı diliyorum. Hiçbir söz evlat acısını gideremiyor. O ailelerin acısını paylaşıyoruz. Sadece Barış Annelerinin, Cumartesi Annelerinin değil, şehit ve gazi ailelerinin de acılarını paylaşıyoruz. Trabzon’un acısı da Siirt’in acısı da Urfa’nın acısı da eşittir. Kimse evladını yitirmesin. ‘Bu süreç nedir?’ diye bize soruyorlar. Hiçbir annenin evladını yitirmemesi sürecidir. O sıvasız evlere acı düşmeme sürecidir. Bakın, iki yıldır bu süreç başladı. Çok şükür tek bir canımızı yitirmedik. O fakir, sıvasız, yoksul evlere gençlerin bedenleri gitmedi. Bak bundan daha kutsal bir şey olamaz” dedi.</p>

<p>‘İlk defa Kürt meselesi için bir yasa geçti’</p>

<p>Çerçeve Yasa’ya dair görüşlerini paylaşan Bakırhan, şunları kaydetti:<br />
“İki yılı aşkın süredir hep birlikte bu süreci büyük titizlik ve dikkatle dinliyoruz. Gittiğimiz birçok yerde halkımız, halklarımız tereddütlerini, güvensizliklerini dile getirdiler. Evet, ağır yürüdü, aksak yürüdü. Daha önce bu yasa çıkarılabilirdi ama günün sonunda eksiklerine, aksaklıklarına rağmen Meclis’te tarihi bir yasa geçti. Yüz yıllık Meclis tarihinde ilk defa Kürt meselesi yasal bir zeminde tartışıldı. İlk defa Kürt meselesi için bir yasa geçti. Kürt yok denilen, kimliği inkar edilen, diline bilinmeyen dil denilen, Mecliste konuştuğu zaman mikrofonların kapatıldığı, meclis tutanaklarına ‘bilinmeyen dil’ diye geçen Kürt meselesiyle ilgili bir yasa geçti. Bu çok önemlidir. Bu önemi herkes bilmelidir.”</p>

<p>‘Bu yasa Kürt meselesinin çözüm yasası değil’</p>

<p>Yasada Kürtlere yönelik bir kazanımının olmadığına ilişkin yapılan eleştirilere yanıt veren Bakırhan, “Peki ne oldu? Dilimize ne oldu? Kimliğimize ne oldu? Kayyumlar atandı belediyelere ne oldu? Cezaevinde Selahattinlere, Figenlere, Leyla Güvenlere ne oldu? Bu yasa Kürt meselesinin çözüm yasası değil. Yasanın temel amacı silahı ve şiddeti devreden çıkarıp Kürt meselesini siyasi zeminine taşıyıp orada tartışmak ve çözmekti. Peki bu talepleri unuttuk mu? Bu talepleri dile getirmeyecek miyiz? Bu taleplerimiz gerçekleşmeyecek mi? Tabii ki dile getireceğiz, savunacağız. Bu taleplerin çözümü için mücadele edeceğiz. Ama o yasa bu yasa değil” ifadelerini kullandı.</p>

<p>‘Bu yasa bir kapı aralıyor’</p>

<p>Bakırhan, şunları kaydetti:<br />
“Nedir bu yasa? Diyor ki Selahattinler, Figenler, Ali Ürkütler, Leyla Güvenler, cezaevindeki binlerce Kürt siyasi tutsak dışarı çıkacak. Çeşitli sebeplerden, baskılardan dolayı yurt dışına sürgüne gidenler ülkeye dönecek. Elinde silah olan, silahla mücadele eden, PKK’nin dağ kadroları demokratik, sosyal, siyasal yaşama katılacak. Diğer meselelerimiz bir sonraki aşamanın konularıdır. Bir sonraki yasaların konularıdır. Bu yasa Kürt meselesinin bütün boyutlarıyla çözüldüğü bir yasa değil. Evet sonuçlarını ortadan kaldıran, meseleyi şiddet zemininden, çatışma zemininden, ölüm zemininden alıp hukuki, siyasi zemine getiren bir yasadır. Yoksa yüz yıllık bir mesele bu yasayla çözülmeyecek. Biz de çok iyi biliyoruz. Bu yasa bir ilktir. Bu yasa bir kapı aralıyor, sonrasını Urfa halkımıza bırakıyor. Şimdi bir kapı aralandı.”</p>

<p>‘Kürt’ün onurunun, kimliğinin aşağılanmadığı bir düzen kurulmalıdır’</p>

<p>Bakırhan, yasanın küçümsenmemesi gerektiğine vurgu yaparak, “Bu yasa ilk defa Kürt meselesini Türkiye Cumhuriyeti tarihinde Meclis zeminine taşımıştır ve meclis zemininde bir yasa çıkmıştır. Biz önemsiyoruz. Peki silahların susması her şeye yeter mi? Hayır, yetmez. Silahlar sustu ama eşit yurttaşlar olduğumuz bir düzen kurulmalıdır. Kürt’ün ötekileştirilmediği, stadyumlarda sarı torbaların gösterilmediği, Kürt’ün onurunun, kimliğinin aşağılanmadığı bir düzen kurulmalıdır. İşte bu düzenin ön adımları bu yasadır. Barış sadece çatışmanın bitmesi değildir. Barış, Kürt’ün korkmadan, çekinmeden, endişe duymadan kendi kimliğiyle, Alevi’nin kendi inancıyla, Arap yurttaşlarımızın kendi kimliğiyle onurluca yaşadıkları bir düzen kurmaktır. Dolayısıyla henüz yolun başındayız. Bu yasa her şey değil. Bu yasa önemlidir. Bir adımdır. Bir kapı araladı” diye konuştu.</p>

<p>‘Kürtler Suriye’nin geleceğinde bundan sonra söz sahibi oldular’</p>

<p>Suriye’deki gelişmelere de değinen Bakırhan, Kürtlerin Suriye’nin geleceğinde kilit bir role sahip olduğunu ifade ederek, “Şimdi gelelim Rojava’ya. Öyle şeyler yazılıp çiziliyor ki biz bile hayretle izliyoruz. Çok önemli gelişmeler var. Öncelikle onu söyleyeyim. Şam’da önemli bir adım atıldı. Ne oldu? Kürtler, Suriye’nin geleceğinde çok önemli kilit bir role sahip oldu. Şimdi böyle diyorum ama herkes şeyle bak. Nasıl kilit role sahip oldu? Ya Kürtler zaten kendi kentlerinin olduğu bölgelerde kendi belediye başkanını, kendi kaymakamını, valisini seçiyor. Öyle mi? Kendi güvenliğini sağlayan orada güçleri var. En son oradaki kadın militanlar da iç asayiş olarak kabul edildi. Kürtler Suriye’nin geleceğinde bundan sonra söz sahibi oldular bu anlaşmayla birlikte” ifadesini kullandı.</p>

<p>‘Mazlum Kobani, Şara’nın danışmanı olmadı, cumhurbaşkanlığının kurumsal bir yapısına dahil oldu’</p>

<p>“Şimdi diyorlar ki ya Mazlum Kobani niye Şara’nın danışmanı oldu? Mazlum Kobani, Şara’nın danışmanı olmadı, cumhurbaşkanlığının kurumsal bir yapısına dahil oldu” diyen Bakırhan, “Ne adına dahil oldu? Kürtlerle, diğer halklar ve inançlarla yaşanacak sorunları çözmek için danışman oldu. Suriye’de ana dilde eğitimle ilgili sınırlı bir gelişme var. Mesela biz bunu eleştiriyoruz. Büyük ihtimalle bu salonda oturan arkadaşlarımızın da en temel eleştirilerinden birisi odur. Yani Suriye’nin ulusal dil olarak kabul ediyorsan öyle saatle günle üç beş tane ders ismi sayarak o dili yaşatamazsınız. Yani bak biz bu konuda eleştirilerimizi dile getirelim. Sınırlı ders saatiyle yetinilmemeli. Kürtler Suriye’de nerede yaşıyorsa yaşasın, hiçbir kısıt olmadan ana dilde eğitim görmelidir. Suriye yönetimi de öyle bu ana dilde eğitim meselesini kısıtlarla, kararnamelerle hayata geçirmemelidir. Ana dilde eğitim yasal, anayasal güvencelere kavuşmalıdır. Şu anda yasal ve anayasal bir şey yok. Orada Kürtler de biraz önce söylediğim gibi kendi ana dilleri dahil olmak üzere bu meselelerin daha geniş şekilde yorumlanması için mücadele ediyor” dedi.</p>

<p>‘Bedellerin karşılığında eksik de olsa kazanımlar var’</p>

<p>Kürtlerin Suriye yönetimi ile yaptığı anlaşmaların küçümsenmemesi gerektiğini bildiren Bakırhan, “Kobani’de, Afrin’de değil, Halep’te de Şam’da da Suriye’nin genelinde de Kürtler yönetime ortak olmalıdır ki zaten o kimi atamalar bunu gösteriyor. Dolayısıyla bu durumu küçümsememek lazım. 10 yıl öncesi orada kimlik yoktu. Büyük bedeller var. Ama bu bedellerin karşılığında eksik de olsa kazanımlar var. Kabul etmek lazım. Bununla yetinmeyip başta dil, ana dilde eğitim olmak üzere bu mesele Kürtleri tatmin edebilecek bir noktaya gelir. Dünyanın her yerinde olduğu gibi biz bizlerin de her kazanımı büyük bedellerle oldu. Bu kazanımlarda emeği geçen, bedel ödeyen herkesin aziz hatırasını kendi adıma, partim adına yüreğimizde taşıyoruz ve taşıma devam edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bakirhan-silahlar-sustu-simdi-sira-esit-yurttaslik-duzeninde</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/screenshot-2026-08-29-17-12-57-178-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="76735"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmralı Heyeti: Çerçeve yasanın uygulanması için 2 ay içinde adım atılabilir]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/imrali-heyeti-cerceve-yasanin-uygulanmasi-icin-2-ay-icinde-adim-atilabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/imrali-heyeti-cerceve-yasanin-uygulanmasi-icin-2-ay-icinde-adim-atilabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti’nin gazetecilerle buluşmasında konuşan Gültan Kışanak, gerekli mekanizmaların hızla oluşturulması halinde çerçeve yasanın 2 ay içerisinde uygulama aşamasına geçirilebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, İmralı Sekreteryası üyesi Çetin Arkaş ve siyasetçi Gültan Kışanak, gazetecilerle bir araya gelerek 'süreç' konusunda değerlendirmelerde bulundu ve soruları yanıtladı. Sancar, 'çerçeve yasa' olarak bilinen 'Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un Meclisten geçmesinin süreçte yeni bir evre başlattığını belirterek, Abdullah Öcalan’ın açık ve tanımlanmış bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.<br />
Toplantının açılışında konuşan Sancar, 'çerçeve yasa'nın TBMM’den 467 oyla geçmesine dikkat çekti ve “Bu yasanın kabul edilmiş olması, sürecin yeni bir evreye girdiğinin en açık ve kuvvetli belgesi, işareti, delili olarak yorumlanmalıdır. Sürecin hukuki ve kurumsal aşamasının içine girmiş bulunuyoruz” dedi.<br />
Sancar, sürecin yalnızca silah bırakma meselesinden ibaret olmadığını belirterek, büyük bir dönüşüm potansiyeli taşıdığını ifade etti. Kışanak da gelinen aşamayı “siyasi retorik değil, siyasi dönüm noktası” olarak değerlendirdi.</p>

<p>Silahların teslimi başladı mı?</p>

<p>Gazetecilerin silah bırakma ve teslim sürecinin nasıl ilerlediğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Sancar, “Bu konuda henüz alınmış bir karar yok. Bizim son görüşmemizde böyle bir değerlendirme de yapılmadı. Ancak ilerleyen aşamalarda buna ihtiyaç olup olmayacağı yine görüşmeler sonucu belirlenecek” diye konuştu.<br />
Sancar, süreç kapsamında Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun oluşturulduğunu ve dört alt komisyon kurulduğunu hatırlattı. Bunların Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu ile Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Kurulu olduğunu söyledi.</p>

<p>"Öcalan’ın aktif rol oynamasını bekliyoruz"</p>

<p>Sancar, Abdullah Öcalan’ın silahsızlanma ve siyasallaşma sürecinde aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini belirtti. Öcalan’ın kurulacak yapı içerisinde görev almasını beklediklerini ifade eden Sancar, “Bizim de şu an beklentimiz bu; kendisinin silahsızlanma ve siyasallaşma sürecinde etkili ve aktif, tanımlanmış bir rol oynaması” dedi.</p>

<p>Öcalan’ın kamuoyuyla doğrudan iletişim kurması gerektiğini de belirten Sancar, bunun için henüz somut bir planlama bulunmadığını ancak bunun gecikmeden yapılmasının gerekli olduğunu söyledi.<br />
Sancar, sürecin yalnızca silahların bırakılmasına indirgenemeyeceğini vurgulayarak, 42 yıla yaklaşan çatışma döneminin ardından silahlı yapıların hukuk ve siyaset alanına geçişinin kapsamlı bir planlama gerektirdiğini ifade etti.<br />
"Kürtlerin Şam’da yönetime katılmasının imkanları yaratılmalı"<br />
Sancar, Suriye’deki gelişmelere ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Suriye’de yürütülen entegrasyon sürecinin Türkiye’deki süreçten ayrı düşünülemeyeceğini belirten Sancar, demokratik entegrasyonun kimlik ve taleplerden vazgeçme anlamına gelmediğini söyledi.<br />
Gültan Kışanak ise Suriye’de yeni bir durumun ortaya çıktığını belirterek, “Kürtler orada Şam’da yönetime katılacaklar. Bunun imkanlarını yaratmak lazım, işte gerçek çözüm budur” dedi.<br />
Kışanak, Kürtlerin güven içerisinde, eşitlik hukukuyla ve ana dilleriyle yönetime katılabilmelerinin çatışma dönemini sona erdirecek temel adımlardan biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>"AYM ve AİHM kararları derhal uygulanmalı"</p>

<p>Sancar, sürecin hukuki boyutuna ilişkin talepleri de sıraladı. 'Çerçeve yasa'nın ilk adım olduğunu belirten Sancar, yasaya gerek kalmadan uygulanması gereken hukuk kuralları bulunduğunu vurguladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması, hasta tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılması gerektiğini belirten Sancar, “Bizim duruşumuz açık ve net: Anayasa Mahkemesi kararları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları derhal uygulansın” dedi.<br />
Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Can Atalay’ın da AYM ve AİHM kararları doğrultusunda serbest bırakılması gerektiğini söyleyen Sancar, “Hukuk, demokrasi, özgürlük, barış, eşitlik bizim kuruluş sebeplerimiz, var oluş sebeplerimizdir” ifadesini kullandı.</p>

<p>‘Yeni anayasa' açıklaması</p>

<p>Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin de konuşan Sancar, yeni anayasanın en geniş toplumsal ve siyasal katılımla hazırlanması gerektiğini belirtti. Özgür tartışmanın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyleyen Sancar, anayasanın toplumun en geniş kesimlerinin özgür ve eşit katılımıyla bir toplumsal sözleşmeye dönüşebileceğini ifade etti.<br />
Sancar, Kürt sorunu, demokrasi, özgürlük ve hukuk devleti meselesinin birbirinden ayrı ele alınamayacağını söyleyerek, “Kürt barışı silah bırakmayla önemli bir evreye geldi ama büyük barış için çok daha fazlasına ihtiyacımız var” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Entellektüeller desteklemiyor’ yorumu doğru değil</p>

<p>Sancar, toplantıda Avukat Faik Erol’un “Entellektüellerin desteği az” ifadesine ilişkin de konuştu. Bunun 'entelektüeller desteklemiyor' şeklinde yorumlanamayacağını belirten Sancar, özellikle Barış Akademisyenlerinin sürecin en zor dönemlerinde ortaya koyduğu tutuma dikkat çekti.<br />
Sancar, “Eleştiriler oldu, hele Barış Akademisyenlerinin ödediği bedel, ortaya koyduğu irade ortadaydı. Barış Akademisyenlerinin o en zor zamanda yaptıkları o değerli çıkışı yok sayan ya da önemsizleştiren en ufak bir sözün bizden çıkması söz konusu olamaz” dedi.<br />
Sancar, entelektüel katkının artırılması gerektiğini belirterek, “Daha fazla kavramsal, kurumsal çalışmaya ihtiyaç var” dedi. Bu ihtiyacın herhangi bir kesimi hedef almak amacı taşımadığını vurgulayan Sancar, “Herhangi bir kesimi hedef almak söz konusu olamaz, böyle bir niyet, böyle bir düşünce asla yoktur” diye konuştu.</p>

<p>"Barış ve demokratik toplum birlikte ele alınmalı"</p>

<p>Sancar ayrıca toplumun da sürecin öznesi olması gerektiğini söyledi. Barış ve demokratikleşmenin birlikte ilerlemesi gerektiğini belirten Sancar, “Bu büyük bir dönüşüm sürecidir, eğer bu dönüşümün demokratik toplum, özgürlük, eşitlik, hukuk yönünde ilerlemesini istiyorsak hepimiz burada çalışmalıyız” dedi.<br />
Sancar, barış hukukunu üç başlık üzerinden ele aldıklarını belirtti: Silahsızlanma, Kürt sorununun çözümünün önünün açılması ve bütün ülkede toplumsal barışı sağlayacak demokratikleşmenin gerçekleştirilmesi.<br />
“Amacımız kalıcı barışı sağlamaktır” diyen Sancar, kalıcı barışın eşit yurttaşlık temelinde kurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>"2 ay içerisinde uygulama aşamasına geçilebilir"</p>

<p>Kışanak da 'çerçeve yasa'nın uygulanmasına ilişkin mekanizmaların hızlı kurulması halinde 2 ay içerisinde uygulama aşamasına geçilebileceğini belirterek, önceliğin cezaevlerindeki insanların ve silah bırakanların toplumsal hayata katılmasını sağlamak olması gerektiğini söyledi.<br />
Toplantıda sürece ilişkin eleştirilerin ve kaygıların da dikkate alınması gerektiğini belirten Sancar, barış süreçlerinin “kolektif öğrenme süreçleri” olduğunu ifade ederek, toplumun farklı kesimlerinin birbirini dinlemesi ve sürece geniş bir toplumsal katılım sağlanması çağrısında bulundu.</p>

<p><br />
Kaynak: Evrensel</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/imrali-heyeti-cerceve-yasanin-uygulanmasi-icin-2-ay-icinde-adim-atilabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 22:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/screenshot-2026-08-26-22-19-17-363-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="58258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan’dan Malazgirt’te ‘barış’ mesajı: ‘Atımızın kuyruğunu bağladık’]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/erdogandan-malazgirtte-baris-mesaji-atimizin-kuyrugunu-bagladik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/erdogandan-malazgirtte-baris-mesaji-atimizin-kuyrugunu-bagladik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü töreninde konuşan Erdoğan, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, bölgenin yeniden “barış ve esenlik yurdu” olması için çalıştıklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Savaşı’nın 955’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada, iktidarın ‘Terörsüz Türkiye’ olarak adlandırdığı Kürt meselesinin çözümüne ilişkin sürece dair mesajlar verdi. Erdoğan, Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafyada “tarihin yeniden yazıldığını” belirterek barış vurgusu yaptı.<br />
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti genel başkanlarının da hazır bulunduğu törende yurttaşlara seslenen Erdoğan, etkinliklerin ilk durağı olan Ahlat’taki temaslarını hatırlatarak, “Dün Anadolu’nun giriş kapısı ata şehrimiz Ahlat’taki etkinlik alanımızı ziyaret ederek gençlerimizle kucaklaştık. Ardından Kabine toplantımızı Cumhurbaşkanlığı Ahlat Külliyemizde üçüncü kez gerçekleştirdik. Şimdi de Malazgirt’teyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konuşmasının önemli bölümünü sürece dair hedeflerine ayıran Erdoğan, sürecin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.<br />
Erdoğan, “Millet olarak bizim çok eski bir geleneğimiz var. Bir sefere çıktığımız zaman, bir yola baş koyduğumuz, bir işe giriştiğimiz zaman atımızın kuyruğunu bağlarız. Bunu ne olursa olsun geri dönmeyeceğimizi, sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. İşte biz de Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerimizi gerçekleştirmek üzere atımızın kuyruğunu bağladık. İçinde bulunduğumuz coğrafyayı yeniden barış ve esenlik yurdu yapmak için atımızın kuyruğunu bağladık. Terör gibi ebedi kardeşliğimize vurulan hançerleri söküp atmak için atımızın kuyruğunu bağladık” dedi.</p>

<p><br />
‘Ne zaman bir olduysak başarıdan başarıya koştuk’</p>

<p><br />
Konuşmasında birlik ve beraberlik vurgusunu sürdüren Erdoğan, şunları söyledi:</p>

<p>“Tarihte bazı hakikatler vardır ki bunların tahrif edilmesi, yok sayılması, inkar edilmesi mümkün değildir. Bu gerçeklerden biri de şudur: Biz millet olarak ne zaman bir olduysak, birlik olduysak, sırt sırta, omuz omuza verdiysek, ne zaman birbirimize kenetlendiysek başarıdan başarıya, zaferden zafer koştuk. 955 yıl önce Malazgirt destanını unutmayın böyle yazdık. Çanakkale’de, Millî Mücadele’de, 15 Temmuz’da zorlukları böyle aştık. Bağımsızlığımıza kasteden tüm alçakları böyle bozguna uğrattık. Ama ne zaman ki tefrikaya kapıldık, birbirimizden uzaklaştık; işte o zaman çok ciddi tehlikeler yaşadık.”</p>

<p><br />
‘Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor’</p>

<p>Erdoğan, bölgesel gelişmelere ilişkin ise Türkiye’nin “barışçıl politikalarıyla tarihe yön verdiğini” savundu.<br />
“Dost düşman herkes şunu bilsin ve anlasın: Bölgemizde tarih yeniden yazılıyor” diyen Erdoğan, Türkiye’nin “vicdanlı, ilkeli ve barışçıl politikalarıyla” bu sürece yön verdiğini söyledi.<br />
Erdoğan, Türkiye’nin “doğru bildiği yoldan sapmayacağını” belirterek, “Bugüne kadar olduğu gibi yolumuzdan dönmeyecek; azimle, sabırla ve elbette kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
‘Güçlü olmaktan başka seçeneğimiz yok’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın zorluklarına vurgu yapan Erdoğan, “Bizim güçlü olmaktan, bir ve beraber olmaktan başka hiçbir seçeneğimiz yoktur” dedi.</p>

<p>Erdoğan, bunun yalnızca Türkiye’nin kendi “hak ve hukukunu” koruması açısından değil, “yüzünü ülkemize çevirmiş milyonlarca kardeşimiz” açısından da gerekli olduğunu söyledi.<br />
Savunmadan diplomasiye, eğitimden ulaştırmaya, ekonomiden sağlığa kadar yürütülen çalışmaların “müessir ve müreffeh bir Türkiye” inşa etmek amacı taşıdığını belirten Erdoğan, konuşmasını Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümünü kutlayarak tamamladı.</p>

<p></p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/erdogandan-malazgirtte-baris-mesaji-atimizin-kuyrugunu-bagladik</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/screenshot-2026-08-26-13-03-11-694-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="42031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti’den “4 eş başkan görevden alındı” iddialarına yanıt]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-4-es-baskan-gorevden-alindi-iddialarina-yanit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-4-es-baskan-gorevden-alindi-iddialarina-yanit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti, Diyarbakır’daki 4 belediye eş başkanının parti tarafından görevden uzaklaştırıldığı yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Diyarbakır'da bulunan yerel birçok gazete Diyarbakır'ın 4 ilçe belediye eş başkanının DEM Parti tarafından geçici olarak uzaklaştırıldığını duyurmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan haberlerde DEM Partinin Diyarbakır'ın Yenişehir Belediyesi Eş Başkanları Safiye Akdağ ve Mehmet Ergün ve Dicle Belediyesi Eş Başkanı Hacı Akengin ve Hani Belediyesi Eş Başkanları hakkında başlatılan soruşturmalar kapsamında bir ay uzaklaştırıldıklarına dair haberler paylaşılmıştı.<br />
DEM Partiden yapılan açıklamada bu haberlerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi.</p>

<p><br />
DEM PARTİNİN AÇIKLAMASI ŞU ŞEKİLDE:</p>

<p>Son günlerde bazı basın-yayın organlarında, Diyarbakır’da dört belediye eşbaşkanının görevden alındığı yönünde haberler yayımlanmaktadır. Söz konusu haberler gerçeği yansıtmamaktadır.</p>

<p>Seçilmişlerimizle ilgili olarak, Partimiz ve Kurulumuz tarafından yapılmış resmi açıklamalar dışında, söylenti ve duyumlara dayalı olarak yayımlanan bu tür haberlere kamuoyunun itibar etmemesi gerektiğini önemle belirtmek isteriz.<br />
Basın-yayın organlarının da kamuoyunun doğru ve güvenilir bilgiye ulaşma hakkına saygı göstererek, söylenti ve duyumlar üzerinden haber yapmak yerine Partimizin ve Kurulumuzun resmi açıklamalarını esas almaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.</p>

<p><br />
Kaynak: Güneydoğu Ekspres</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-4-es-baskan-gorevden-alindi-iddialarina-yanit</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/20250704-dem-part-i-jpga0afe2-image.jpg" type="image/jpeg" length="97760"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pervin Buldan: ‘Öcalan, silahsızlanma ve siyasallaşma alt kurulunda yer alacak’]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/pervin-buldan-ocalan-silahsizlanma-ve-siyasallasma-alt-kurulunda-yer-alacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/pervin-buldan-ocalan-silahsizlanma-ve-siyasallasma-alt-kurulunda-yer-alacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, Çerçeve Yasa kapsamında kurulacak alt kurullardan birinin silahsızlanma ve siyasallaşma alanında çalışacağını, Abdullah Öcalan’ın da bu kurulda görev alacağını söyledi. Buldan, kurulun ilk toplantısının 24 Ağustos’ta yapılacağını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile İmralı Sekretarya üyesi Veysi Aktaş, medya temsilcileriyle Taksim’de bir otelde çözüm sürecinde gelinen aşamaları ve “çerçeve yasa”nın ortaya çıkardığı yeni durumu değerlendirdi.</p>

<p>Aralık 2024’ten bu yana yürüyen süreçte belli bir eşiğe geldiklerini ifade eden Erol, “Bu bizim için önemli bir eşik. Çok uzun bir süredir bu yasanın bir dayanak noktası olacağını anlatıyorum. Son aylar çok gerekli olmayan bir tartışmayla geçmişti. Önce teyit mi olacak, sonra mı yasa olacak, önce silah bırakma mı? Tavuk yumurta tartışmasına dönmüştü. Neyse ki bu aşıldı. Yasanın kendi içinde bunu formüle edebileceği zaten bilinen bir şeydi ve öyle bir formülasyonla beraber yasa gerçekleşti” dedi.</p>

<p>Erol, yasanın içeriğine ve usulüne ilişkin kendilerinin de eleştirilerinin olduğuna dikkati çekerek, bu durumu hem gerçekleşme aşamasında hem sonrasında çokça belirttiklerini ifade etti:</p>

<p><i>“Bunun çok daha kapsamlı, hem Türkiye’nin demokratikleşmeye hem de Kürt sorununun çözümü boyutunda tanım yapan, içeriği oluşturan nedenleri ve sonuçları işaret edebilen, hem gerekçesinde hem metninde bir içeriğe sahip olmasını kuşkusuz biz de dilerdik. Daha karşılıklılık esasına dayalı bir niteliğinin olmasını biz de arzu ederdik. Fakat mevcut ülke gerçekliği ve sürecin kendi içinde taşıdığı bazı özellikler itibariyle geldiğimiz nokta budur. Yasanın içeriği aşağı yukarı böyle çıktı. Fakat bu yasanın ortaya çıkaracağı bazı durumları herhangi bir şekilde perdelememeli ya da görünmez kılmamalı.”</i></p>

<p>4 bin tutuklu serbest kalacak</p>

<p>Çerçeve Yasa’yla yaklaşık 4 bin tutuklunun serbest kalabileceğini belirten Erol, 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasının da yasadan etkileneceğini ifade etti:</p>

<p><i>“75 bin siyasi dosya demek neredeyse Türkiye’deki dosyaların sayısal kalabalıklığını da düşünürsek, yüz binlerce insanın hayatına dokunacak bir yasa niteliği taşıyor. Fakat sadece bundan ibaret değil. Yasanın kendi içinde ihtiva ettiği kurullar meselesi var. Bu kurullarla aynı zamanda hem İmralı’da Sayın Öcalan’ın süreci daha iyi yönetebileceği, daha iyi geliştirebileceği koşulların ortaya çıkması imkanını sağlıyor. Aynı zamanda yasa içeriğindeki pek çok düzenlemeyle ilerleyen dönemde bir bütün olarak bu sorundan etkilenmiş herkesi kapsayabilecek bir potansiyele ulaşma ihtimali taşıyor.“ </i></p>

<p>‘O kapıya yükleneceğiz’</p>

<p>Yasayı bir kapının aralanması olarak da değerlendiren Erol şöyle devam etti:</p>

<p><i>“O kapıya yükleneceğiz. Biz o kapıya yüklenmekte ve bunun bir hukuk ve demokrasi alanına açılması noktasında ısrarcı olacağız. Ve bu açılacak olan kapı, yasanın pratik olarak uygulanma sürecinin aynı zamanda hem Kürt sorununun çözümü hem de demokratikleşme noktasındaki reformlarla paralel ilerlemesine gerektiriyor. Yani esasen siyasi öngörümüz ve siyasi ajandamız bunun üzerine kuruludur.”</i></p>

<p>‘Bunun kolay bir süreç olmayacağını biliyoruz’</p>

<p><i>“Bunu demokrasi çarkının dönüşü olarak da ifade edebiliriz. Bizim açımızdan açılan kapının asıl önemli niteliği budur. Bununla birlikte yeni bir sürece girme arayışındayız ve çabasındayız. Bunun siyasal mücadelesini geliştirme iddiasındayız. Bunun kolay bir süreç olmayacağını biliyoruz. Fakat bu noktada en azından bugüne kadar ki ortaya çıkan demokratik dinamikler, bu ülkenin demokratik dinamikleri hep birlikte bunu gerçekleştirme potansiyeline sahip olduğumuzu düşünüyorum.”</i></p>

<p>‘Yasanın çıkacağı günün sabahı taslağı görme imkanına sahip olabildik’</p>

<p>Pervin Buldan ise yasa için çok uğraştıklarını ifade ederek, “Başından beri hep yasayı görmek istedik, Sayın Öcalan’a götürmek istedik ama bu gerçekleşmedi. Biz Sayın Öcalan’la en son yaptığımız görüşmede yasanın taslağıyla değil, ilkesel olarak yasaya nasıl yaklaşıldığına dair görüşlerimizi ifade ettik ve onun görüşlerini, önerilerini aldık. Ama iktidarla, AKP’nin hukukçu kurmaylarıyla yasanın çıkacağı günün bir gün öncesi arkadaşlarımız bir araya geldiler ve biz ertesi gün yani yasanın çıkacağı günün sabahı taslağı görme imkanına sahip olabildik.” dedi.</p>

<p>Öcalan’ın yasayla ilgili görüşlerini anlattı</p>

<p>Pervin Buldan, Öcalan’ın yasayla ilgili görüşünü ise şu sözlerle anlattı:</p>

<p><i>“Son yaptığımız görüşmede yasaya nasıl yaklaştığına dair şunu hep söyledi; ‘Ben kavramlara çok takılmıyorum. Bizim için önemli olan bu yasanın çıkması. Kavramları bir kenara bırakalım. Evet bunun mücadelesini vereceğiz tabii ki. Bu yasa bir ilktir, bir kilit yasadır, bir kök yasadır. Hatta bir kabuktur. Bu yasa Kürt meselesinde bir kabuktur. Bu kabuğu ya da bu kök yasayı nasıl geliştireceğimizi, nasıl bunun mücadelesini vereceğimizi elbette ki daha sonraki dönemlerde, süreçlerde tartışacağız. Ama ben bu aşamaya gelmesi konusunda büyük bir çaba sarf ettim ve tek kişilik bir satranç oynadım’ dedi. Bu kelime tamamıyla kendisine aittir. Bu tek kişilik satrançta elbette ki zorlandığı zamanlar oldu biz bunu biliyoruz ama hep meselenin pozitif yanına baktı. Artık silahlı mücadelenin bittiği ve siyasal bir mücadelenin devreye gireceği bir zaman dilimini örmeye çalıştı. Bunu hayata geçirmeye çalıştı.”</i></p>

<p>‘Bu dönem çok daha umutlu ve artık barışa daha yakın bir dönem’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha önce yaşanan süreçlerle şimdiki süreci de karşılaştıran Pervin Buldan, “O dönemle bu dönemi kıyasladığımız zaman bu dönemin çok daha umutlu ve artık barışa daha yakın bir dönem olduğunu hep söyledim. Çünkü 2013-2015 döneminde siyaseten herkesin bu meseleye olumlu baktığı bir ortam yoktu. Örneğin; MHP lideri Sayın Bahçeli’nin o süreçteki çıkışları, açıklamaları, sürece karşı duruşu belki de sürecin sonlanmasına vesile oldu ama bu dönem, Sayın Bahçeli’nin de bu konudaki çabalarını, katkılarını takdir eden bir yerden görmek gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda emeğinin çok olduğunu ifade etmek istiyorum ve her zaman sürece pozitif yönden baktığını da belirtmek isterim” dedi.</p>

<p>‘Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu’nda Öcalan yer alacak’</p>

<p>Çıkan yasayla birlikte bazı kurulların oluşması gerektiğine dikkati çeken Pervin Buldan, kurullarda Abdullah Öcalan’ın da yer alacağını söyledi. 24 Ağustos tarihinde bir üst kurul kurulacağını ve bu kurulun ilk toplantısını gerçekleştireceğini açıklayan Pervin Buldan, “Üst kurulun ilk toplantısının hemen ardından alt kurulların kurulması için bir süreç başlayacak. Bu alt kurulların bir tanesi silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olacak ve burada Sayın Öcalan yer alacak. Çünkü Sayın Öcalan gelişleri organize de edecek. Bunun yanında bir kadın kuruluna ihtiyaç olduğunu biz hep görüşmelerimizde söyledik, bunu biz yaptığımız görüşmelerde de devlet yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde de ifade ettik. Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede de ben ifade ettim” diye konuştu.</p>

<p>AYM ve AHİM kararlarının bir an önce uygulanmasına dair görüşlerini de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a anlattığını açıklayan Buldan, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi isimlerin yer aldığı tutukluların teyit tespit sürecinin ilerleyişine bağlı olarak tahliyelerinin gerçekleşeceğini düşündüklerini belirtti.</p>

<p>‘Esas kongre Newroz öncesi olur diye tahmin ediyoruz’</p>

<p>DEM Parti Kongresi’nin 6 Eylül’de gerçekleştirileceğini hatırlatan Buldan, “Esas kongre bu değil. Esas kongre muhtemelen Newroz öncesi olur diye tahmin ediyoruz. Tam tarih belli değil ama 6 Eylül’de yapılacak kongre yasal zorunluluktan dolayı yapılacak olan bir formalite kongre. Ondan sonra yeni bir hazırlık yapılacak. Bu hazırlıkta Sayın Öcalan yeni bir partiden söz ediyor. Hem tüzük hem program hem kadro değişikliği. Bütün bunların hepsinin içerisinde yer aldığı yeni bir yapılanma, yeni bir hareket olacak. Bu yeni hareket 6 Eylül’deki kongreden sonra çalışmalarına başlayacak” dedi.</p>

<p>Aktaş: Kürt sorununun çözümü için önemli bir eşik atlatıldı</p>

<p>İmralı Sekreteryası üyesiVeysi Aktaş sürecin nasıl geliştiğini su sözlerle anlattı:</p>

<p><i>“Geçen yıl, silahların yakılması meselesinde bu komisyonun oluşması gerekiyordu. Fakat o komisyonun oluşturulması geciktirildi. Şu an tartışılan ‘çerçeve yasa’ aslında ekimde çıkması gerekiyordu. Yani bir türlü aşılamayan bir eşik durumu vardı. Bu yüzden asıl temel soruna bir türlü inilemiyordu, mesafe alınamıyordu. Fakat 10 Ağustos’ta meclisten geçmesinden sonra Kürt sorununun çözümü için önemli bir eşik atlatıldı. Yeni bir hukuki zemin oluşturuldu.”</i></p>

<p>‘İlk kez siyasi irade Öcalan’ın statüsünü kabul etmiş oldu’</p>

<p><i>“Bana göre Türkiye’nin en tarihi anlarından biridir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da Sayın Öcalan’ın statüsüne dönük açıklaması da çok değerli bir açıklamaydı. İlk kez siyasi irade Sayın Öcalan’ın statüsünü kabul etmiş oldu. Bu eşik bir türlü aşılamadığı için diyalogdan müzakere aşamasına bir türlü geçilemiyordu. Bu aşamadan sonrası artık müzakere aşamasıdır.</i></p>

<p><i>Bu sürecin üç aşaması var. İlk adım ‘çerçeve yasa’ ya da kök yasa olarak ifade edilen süreçti. Bu aşıldı, şimdi demokratikleştirme sürecine geçildi. Cumhuriyetin demokratikleşmesine dönük müzakereler geliştirilecek. Bu uzunca bir zaman da alabilir. Bu süreçten sonrası da bir anlamda bizim demokratik toplum örgütlenmemiz, cumhuriyetin demokratikleşmesi, demokratik toplumun demokratik cumhuriyete entegrasyonu, sürecin yeni bir anayasayla yeni bir toplumsal sözleşmenin şekillenmesi sonucunu verecek. Böyle üç aşamadan oluşan bir süreçtir.”</i></p>

<p>Sürecin topluma tamamen kapalı olmaması gerektiğini söyleyen Aktaş, barışın da sürecin de toplumsallaşması gerektiği ancak kalıcı barışın bu şekilde sağlanabileceğini belirtti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: ANKA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/pervin-buldan-ocalan-silahsizlanma-ve-siyasallasma-alt-kurulunda-yer-alacak</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/pervinbuldan-1.jpg" type="image/jpeg" length="86145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır’da 4 belediye eş başkanı görevden uzaklaştırıldı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/diyarbakirda-4-belediye-es-baskani-gorevden-uzaklastirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/diyarbakirda-4-belediye-es-baskani-gorevden-uzaklastirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti’nin Diyarbakır’daki 4 belediye eş başkanı hakkında uzaklaştırma kararı alındığı iddia edildi. Kararın hangi gerekçeyle alındığına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Yenigün Gazetesinin haberine göre DEM Parti Merkez Disiplin Kurulu tarafından Yenişehir, Hani ve Dicle belediyesi eş başkanları hakkında soruşturma açıldığı ve geçici uzaklaştırma aldıkları öne sürüldü.</p>

<p>Son yerel seçimlerin ardından DEM Partili bazı belediye eş başkanları kamuoyunda ciddi tartışılmıştı. Bu tartışmalarına ardından bazı belediye eş başkanları ihraç edilmiş bazıları ise uzaklaştırma almıştı.</p>

<p>Parti disiplinine uymadıkları ve yaşanan olumsuz pratikler nedeniyle Diyarbakır'ın Yenişehir Belediyesi Eş Başkanları Safiye Akdağ ve Mehmet Ergün ile Dicle Belediyesi Eş Başkanı Hacı Akengin ve Hani Belediyesi Eş Başkanı Besile Narin hakkında geçtiğimiz günlerde soruşturma başlatıldı.</p>

<p>Parti Merkez Disiplin Kurulu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında dört Belediye Eş Başkanının bir ay süreyle geçici olarak parti çalışmalarından uzaklaştırıldıkları bildirildi.</p>

<p>BELEDİYE TEYİT ETMEDİ</p>

<p>Diyarbakır Yenişehir Belediyesi yetkilileri ise söz konusu Belediye Eş Başkanları Safiye Akdağ ile Mehmet Ergün'ün partiden uzaklaştırılmadıklarını, iki Eş Başkanın da yıllık izinde olduklarını iddia ettiler.</p>

<p>4 EŞ BAŞKAN PARTİDEN UZAKLAŞTIRILDI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DEM Parti son olarak Tatvan Belediyesi Eş Başkanı Mümin Erol hakkında ortaya atılan iddialar üzerine soruşturma başlatmış ve başlatılan disiplin süreci kapsamında Eş Başkan Erol'u 30 Temmuz tarihinde geçici olarak partiden uzaklaştırmıştı.</p>

<p>DOĞAN HATUN İSTİFA ETTİ</p>

<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Doğan Hatun ise yaptığı açıklamada geri çekilme ilkesini kullanarak istifa etmişti.</p>

<p>Bölgede birçok belediye eş başkanına yönelik parti içi soruşturmaların yapıldığı belirtiliyor.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Yenigün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/diyarbakirda-4-belediye-es-baskani-gorevden-uzaklastirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 19:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/20250704-dem-part-i-jpga0afe2-image.jpg" type="image/jpeg" length="12454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli’den yeni süreç mesajı: Öcalan için “şartlar oluşturulmalı” vurgusu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bahceliden-yeni-surec-mesaji-ocalan-icin-sartlar-olusturulmali-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bahceliden-yeni-surec-mesaji-ocalan-icin-sartlar-olusturulmali-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Çerçeve Yasa’nın sürecin sonu değil, yeni bir aşamanın başlangıcı olduğunu belirterek AİHM kararlarının uygulanması ve Abdullah Öcalan’ın sürece katkısının sürmesini sağlayacak koşulların oluşturulabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt meselesinin çözümü için devam süreçte TBMM’de kabul edilen Çerçeve Yasanın ardından yeni değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahçeli, değerlendirmelerini MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’in Türkgün gazetesinde yayımlanan sorularına verdiği yanıtlarda yaptı. İktidar tarafından “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreci değerlendiren Bahçeli, TBMM’de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un önemli bir eşik olduğunu söyledi.</p>

<p>Bahçeli, yasanın kabul edilmesiyle sürecin tamamlanmadığını özellikle vurguladı.</p>

<p>Bahçeli: Yeni bir safhanın başlangıcı</p>

<p><strong>Gazete Emek- </strong>Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yasal çerçevesinin oluşturulduğunu belirterek, yasanın kabulüyle ulaşılan aşamanın “bir nihayet değil, hukuki ve idari bakımdan yapılması lazım gelen düzenlemeler için yeni bir safhanın başlangıcı” olduğunu söyledi.</p>

<p>Bahçeli, bu kapsamda “AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı konuların gözden geçirilmesi ve adaletin tesisine ilişkin çalışmaların etkinleştirilmesi gündeme gelebilecektir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bahçeli, bundan sonraki aşamada TBMM’deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunda yer alan diğer adımların atılması ve ihtiyaç duyulan yasal ve idari düzenlemelerin yapılmasının “kritik önemde” olduğunu belirtti.</p>

<p></p>

<p>Öcalan için ‘şartların oluşturulması’ mesajı</p>

<p></p>

<p>Bahçeli’nin açıklamalarındaki bir diğer başlık ise Abdullah Öcalan’a ilişkin oldu.</p>

<p>Bahçeli, Öcalan’ın PKK’nin fesih ve silah bırakma kararında önemli bir işlev gördüğünü belirterek, “PKK’nın kurucu önderliği olarak yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ile birlikte PKK’nın fesih ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon ifa eden Abdullah Öcalan’ın, önümüzdeki dönemde de sürece katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak şartların oluşturulması gerekmektedir” dedi.</p>

<p>Bahçeli ayrıca sürecin devamında siyaset alanının genişlemesi ve siyasi rekabetin demokratik sınırlar içerisinde yürütüldüğü bir sistemin oluşturulması gerektiğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>‘Barış ve kardeşliğin tesis edilmesi’</p>

<p>Bahçeli, açıklamalarında sürecin hedeflerinden birinin de “barış ve kardeşliğin tesis edilmesi” olduğunu söyledi. “Terörsüz Türkiye”yi bir devlet politikası olarak nitelendiren Bahçeli, sürecin aynı zamanda “demokratikleşme ve kalkınma hamlesi” olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bahçeli, “Tek hedef” olarak ise “terörün, terörizmin ve bölücülüğün ülkemizin gündeminden ve milletimizin zihinlerinden tamamen çıkarılması” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bahçeli, süreçte “gizli kapaklı herhangi bir pazarlık” olmadığını da vurgulayarak, yasanın bir af düzenlemesi olmadığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bahceliden-yeni-surec-mesaji-ocalan-icin-sartlar-olusturulmali-vurgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/images-8-20.jpeg" type="image/jpeg" length="77875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel’den çerçeve yasa açıklaması: Tavrımız ilkeseldir]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ozelden-cerceve-yasa-aciklamasi-tavrimiz-ilkeseldir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ozelden-cerceve-yasa-aciklamasi-tavrimiz-ilkeseldir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gelecek hafta TBMM gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasayı ilkesel olarak desteklediklerini belirterek, "Kürt meselesine yaklaşımımız konjonktürel değil, ilkesel bir duruştur" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, gündeme ilişkin yeni değerlendirmelerde bulundu.<br />
T24’ten Murat Sabuncu ve Şirin Payzı’na konuşan Özgür Özel, çerçeve yasadan Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna; YENİ Parti’nin kuruluşundan CHP’deki kopuşlara kadar birçok konuya dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Söyleşinin bir kısmını T24 YouTube kanalında, bir kısmını yazılı olarak yayınlandı:</p>

<p>“Murat Sabuncu: Önümüzdeki hafta ‘Çerçeve Yasa’ Meclis’e geliyor. Siz Meclis’te Komisyon kurulduğunda CHP’deydiniz, şimdi Yeni Parti’desiniz. Sürecin dışında kalmadınız. Komisyon’a isim verdiniz ama yeri geldi İmralı’ya kimseyi yollamadınız. ‘Tarihin doğru yerde durmak’ diye bir metafor kullandınız. Şimdi önümüzdeki hafta bu yasa Meclis’e geliyor ama bir taraftan da size karşı, partinize karşı operasyonlar bitmiyor. Siz yine tavrınızı bu sürecin bir yerinde durarak bu yasayı olumlu destekleyerek ya da eleştirerek de olsa destekle mi, yoksa farklı yerde durarak protesto ederek mi göstereceksiniz tavrınızı?</p>

<p>Şimdi öncelikle şunu söylemem lazım. Bizim Kürt meselesiyle ilgili tavrımız ya da barışa dair umudumuz, desteğimiz konjonktürel bir mesele değil. Bu ilkesel bir mesele ve bu temel yaklaşımın dışına ben çıkmam; arkadaşlarımızın da bu noktada, bu temel yaklaşımda bir problemi yok. İlk başta bunu bir söylemem lazım. Bunun üstüne söyleyeceğim şey şu. Biz Türkiye’yi yönetmek istiyoruz ve Yeni Parti’nin doğuşu Türkiye’yi yönetme ısrarımıza, iktidarı değiştirme noktasındaki kararlılığımıza karşı bir sivil darbe girişimiyle karşı karşıyayız ya da bir başka deyişle bir bürokratik darbe girişimiyle karşı karşıyayız. Yargı bürokrasisinin kullanıldığı diyeyim daha doğrusu. Biz Türkiye’yi yöneteceğiz. Kürt sorununun olmadığı, terörün olmadığı bütçenin terörle mücadeleye, silahlanmaya değil kalkınmaya ve insanların refahına ayrıldığı bir Türkiye’yi yönetmek istiyoruz. Bu açıdan da bu yaşananları, bu yaşanacak süreci önemsiyoruz ve bu yönüyle de destekliyoruz. Bugün gelinen noktada Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş Bey’in açıklamalarına gelince buna şaşırdım.</p>

<p>– Murat Sabuncu: Numan Kurtulmuş’un ‘Yasa teklifi, önümüzdeki hafta partilerin ortak bir teklifi olarak TBMM’ye gelecek” açıklamasını kastediyorsunuz.</p>

<p>Evet. Şundan dolayı şaşırdım. Tabii biz bir kuruluş sürecindeyiz. Numan Bey geçtiğimiz hafta partilerin genel başkanlarına, gruplarına ziyarette bulundu. Bizi de bir toplantıya çağırdı CHP’de grup başkanıyken. Kemal Bey’le de bir görüşme yapmıştı o sırada. O zaman Kemal Bey’le aynı partideydik. Biz de Yeni Parti kurulduktan sonra ve genel başkan olduktan sonra kendisini bekleyeceğimizi söyledik. Öyle bir evredeyiz. Şu anda hani bütün partilerin mutabakatıyla geliyor falan gibi söylemle tarif edilen çalışma, bir ziyaret ya da bir metni paylaşma gibi bir şey olmadığı için bilmiyorum, yani ne geldiğini. Bizim böyle bir mutabakatımız yok ama başta söylediğim gibi ilkesel olarak meselenin çözümüne yönelik bakıyoruz. Bizi bu işin dışında tutmak istediklerini de çok iyi biliyoruz. Yani şöyle ki biliyoruz. Bütün bir süreç boyunca ben şu sorulara cevap vermek zorunda kaldım. Örneğin Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması halen mi masada kalacaksınız? İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atanması, bunlarla oturmaya devam mı edeceksiniz? İstanbul İl Başkanlığı’na beş bin polisle girilmesi bu şartlarda herhalde o masadan kalkarsınız gibi devam etti.</p>

<p>Biz hep biz ilkesel bakıyoruz, biz Türkiye’yi yönetmeye talip bir partiyiz ve biz iktidarda olsak Kürt sorununun çözümü için nasıl inisiyatif kullanacaksak bugün de doğru yerde dururuz dedik. Önemle altını çizmek istediğim konu şu. Biz Tayyip Erdoğan’ın bir dönem daha aday olması, anayasa değişikliğinin işte yeniden aday olması yönünde ya da başka konularda yani AK Parti iktidarının ömrünün uzatılması, Cumhur İttifakı’nın talepleri yönünde bir anayasa değişikliği yapılması noktasında ne bir mutabakatımız ne bir ne bir görüşmemiz, ne bir kabulümüz var.<br />
Biz anayasaya uymayanlarla anayasa değiştirmeyeceğimizi zaten söylemiştik ilk baştan beri. Bunu şöyle algılayan ve algılatmaya çalışanlar var. Ya bu süreç Kürt siyasetiyle AK Parti arasında bir al ver sürecidir. Kürt siyaseti istediğini alacak. Erdoğan’a da bir dönem daha aday olma ya da başka alanları aşacak. Ben meseleye böyle sığ bir yerden bakmıyorum. Ve kesinlikle ve kesinlikle bu meselenin zaten çok ağır bir bedeli olur. Bunun kişisel siyasi ikbal pazarlıklarına alet edilmesinin, böylesi majör bir meselenin kişisel, ikbal siyasi ikbal, parti çıkarına indirgenmesini kabul etmiyoruz. Bunun yapıldığında zaten dünya örnekleri de Türkiye’nin geçmiş örnekleri de şunu gösteriyor ki kaş yaparken göz çıkarırsınız. Çok daha kötü sonuçlar doğurabilir.</p>

<p>– Şirin Payzın: DEM Parti’den ben en son Gülistan Hanım’la bir röportaj yaptım. Ve dedi ki “Bizim de önümüzde metin yok. Bizim kırmızı çizgimiz, Abdullah Öcalan’ın statüsünün, nasıl çalışacağının bunun formülünün ortaya çıkması ama biz de bilmiyoruz. Hiçbir şey daha gösterilmedi. Elimizde bir metin yok. Bazı pürüzler var.” Şimdi Musavat Dervişoğlu da bize hiçbir şey gelmedi diye şikayette bulunuyor. Ben şunu merak ediyorum. Sizin gelecek olan tasarıyla ilgili bir kırmızı çizginiz var mı? Yani biz şunu görürsek buna asla destek veremeyiz der misiniz? Bir de bu hani ortada kimsenin bilmediği bir metin olması sizin de sizin açınızdan da bir sıkıntı mı?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir kez kimsenin bilmediği bir metin olması elbette sıkıntıdır. Bir de olmayan bir metne mutabakatla gelecek denmesi de bir sıkıntıdır. Yani hiç olmazsa siyasi nezaket gereği sıkıntıdır. Yani şöyle bir şey söyleyeyim. Engellilerin kullandığı araçların ÖTV’sine ilişkin kimsenin hayır demeyeceği bir düzenleme bile olsa bu kadar özensiz bir dil kullanılmaz. Önce bir yollarsınız. Ya bir bakın bu metinde mutabıksak getireceğiz dersiniz. Şimdi bu kadar kritik bir konuda kimse hiçbir şey görmeden, mutabakatla gelecek, bütün partiler getirecek falan. Hani bu Sayın Numan Kurtulmuş’un bir umudu, bir iyi niyet temennisi ya da işte böyle gerçekleşeceğine ilişkin pozitif bir beklentisiyse bunu söylesin ama tüm partileri zan altında bırakan ya da tüm partileri çantada keklik gören biz ne dersek o olur yanlış olur. Emir komuta içinde herkes uyacak böyle bir şey yok. Yani bu doğru bir şey değil. Onun dışında yani şöyle bir şey söyleyeyim. Biz bu işler ilk başladığında şunu söyledik. Başta nasıl bir ilkesel tutum içinde olacağımızı söyledik. Ayrıca da dedik ki bizim olduğumuz değil olmadığımız komisyondan korkun dedik. Komisyon süreci rapor yazımı dahi sona erdi. Ve biz olduğumuz yerde duruyoruz. Özellikle şehit aileleri ve gazileri incitecek bir şeyin içinde bulunmayacağımızı da söylemiştik. Komisyon rapor sürecinde komisyona başlamadan komisyon evresinde ve rapor yazım sürecinde de çeşitli derneklerle, şehit aileleri gazilerin dernekleriyle bir araya geldik, onları bilgilendirdik. Bu noktadaki hassasiyetimiz devam ediyor.</p>

<p>Ama tabii şöyle bir şey söyleyeyim. Bu tip hassas konularda kırmızı çizgimiz yok değil. Kırmızı çizgi cümlemden şu anlaşılmasın. Bizim hiçbir kırmızı çizgimiz olmaz değil. Ama meseleyi kırmızı çizgilerden başlayarak konuşmak da bazen zarar verici olabiliyor. Barışa dair, silahların susmasına, terörün bitmesine, Türklerin ve Kürtlerin kol kola bir bir büyük barış sürecine kalkınma sürecine Türkiye’de yürümeleri için bir fırsata dair bir fırsat varken erkenden kırmızı çizgi konuşmamak lazım. Yani bunu doğrudan Gülistan Hanım’ın ifadesine bir cevaben söylemek için söylemiyorum ama bana sorduğunuz için müzakerede baştan kırmızı çizgileri konuşmak, kırmızı çizgileriniz vardır doğru değil, müzakere ederken bunu mümkünse de kamuya açık olmayan alanlarda paydaşlarınıza ifade edersiniz. Herkes birbirinin fikirlerine saygı duyar ama üzerinde mutlak birleşecek bir yerde taraflardan birisi bir kırmızı çizgi tayin edince sorun olabilir. Erkenden sonuçlanacak pozisyon tayinleri müzakere tekniği açısından doğru değil. Ama tabii Meclis Başkanı’nda bir müzakeresizlik tarifi de doğru değil.</p>

<p>– Murat Sabuncu: 2024’te sürecin başlarında iktidarın içinde bir kanat ağırlıkla İmralı’yla götürmek istiyordu süreci. Siz Edirne’de de olmalı demiştiniz. Hatta Edirne’ye gidip gelmiştiniz o dönem. Biraz Demirtaş’sız da götürülmeye çalışılıyor anladığımız kadarıyla bu süreç. Onun da katılacağı bir çalışmanın daha kapsayıcı olacağını düşünür misiniz?<br />
Bana geçen gün bir arkadaş sordu, Demirtaş’ı ziyaret edecek misiniz? ‘Evinde etmek istiyorum artık’ dedim. Biz kocaman rapor yazmışız. Raporun şimdi altıncı ve yedinci kısımları mühim. Anayasa Mahkemesi kararına, AİHM kararlarına uyma. Bu doğrudan hem Demirtaş’ın hem Gezi tutuklarını, çok sayıda siyasetçinin özgürlüğünü tarif ediyor. Şimdi bize çerçeve yasa geliyor. Demirtaş Edirne’de televizyondan izliyor bunu. Bu doğru bir şey değil yani. Bana geçen gün bir arkadaş dedi ki bu süreçte Demirtaş’ı ziyaret etmeyi düşünür müsünüz? Dedim ki evinde düşünürüm. Niye cezaevine gidip ziyaret edeyim yani. Orada bir sıkıntımız yok zaten kendi açıklamaları bizim açıklamamız. Ben seve seve giderim o da seve seve kabul edeceğini ifade etmişti ama niye buna razı olalım? Bu işin başında yola çıkarken biz demedik mi? Veya altına imza atmadık mı bütün partiler? Şimdi İYİ Parti’nin tutumu bir yana hepimiz imza atmışız. İYİ Parti’nin rezervi bir yana saygı duyuyorum imza atmadılar çünkü. Hepimiz kendimizi imzalarımızla bağlamışız. Altı yüz kişilik mecliste elli beş kişilik dev bir komisyon kurulmuş. Bütün partiler altına imza atmış. Komisyona girmeyen parti hariç giren bütün partiler altına imza atmış. Üstüne halen daha Demirtaş’sız bir süreç. Bunu da samimi bulmuyorum, sorunlu buluyorum.</p>

<p>– Şirin Payzın: Şunu merak ediyorum Özgür Bey. Yeni Parti’ye doğru CHP’den de büyük kopuşlar devam ediyor. Beklediğinizden daha fazla oldu mu diye de soracağım. Yani bu kadarını tahmin ediyor muydunuz? Önümüzdeki dönemde farklı dengeleri, bir araya getirerek ve yeni bir açılımlarla da yeni bir üslupla da bir siyaset yapmayı mı kurguluyorsunuz? Muhtemelen Cumhuriyet Halk Partisi’nden gelen ama Yeni Parti’nin de tabanında olacak olan daha milliyetçi, daha bu Kürt meselesinde tutucu seçmenleriniz, partilileriniz ya da size destek verenler olacak. Yeni Parti’nin yeni üslubunda bu farklı eğilimler nasıl bir araya gelecek?</p>

<p>Şimdi aslında Yeni Parti’nin bence geçmiş dönemlerde Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki yeni yönetim anlayışımızın da öyleydi. Şimdi artık bu yeni yönetim anlayışı yeni bir partiye de evrilmek durumunda kaldı, bırakıldı. Bu bir fırsat da yaratıyor. Yeni Parti şu anda Türkiye’de iktidarı değiştirmek isteyen, bugün yaşananlardan rahatsızlık duyan, bütün demokratların partisi veya bütün demokratlara kapıları açık bir parti ya da bütün demokratlar ve onların yapılarıyla gönül ittifakına da seçim ittifakına da açık bir parti. Birbirinden şüphesi olmayan, biz ortak bir geleceğe yürümek için bir arada durabiliriz ve ayrılıkları değil, müşterekleri yani farklılıkları değil, müşterekleri konuşarak, ayrılıkları değil, birliktelikleri konuşarak yürüyebiliriz. Özellikle Yeni Parti’nin bu buluşacağı en önemli zemin yani kuruluşuna ilişkin, cumhuriyetin kurucu değerlerine ve kurucu kadrolarına ilişkin Cumhuriyet Halk Partisi’nde savunduğumuz pek çok değere ilişkin Yeni Parti’nin de o noktadaki yaklaşımını ilk baştan paylaştık. Ama yeni parti demokrasi zemininde, özgürlükler zemininde ve bir ortak bir geleceğin birlikte inşası zemininde ortak katların en küçüğünde buluşanların partisi ve birbirinden şüphesi olmayanların partisi. Aslında Yeni Parti’ye oy ve destek verecek. Hepsi bir yana gönül verecek.<br />
Yani bu süreçte bizim başarılı olmamızı isteyen milliyetçi hassasiyetleri yüksek kişilerle Kürt demokratların bir arada olabilmesi ya da iki tarafın birden yeni partiye iyi hisler besliyor olabilmesi Türkiye’nin ortak geleceğin için çok büyük bir umut. Biz bunun vücut bulduğu yerde siyaset yapıyoruz zaten. Ve bu Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte değil. Yani ben Cumhuriyet Halk Partisi’nde üç yıla yaklaşan genel başkanlık dönemimde de bunu çok net olarak ortaya koymaya çalıştım. ‘Yeni Parti bu işin içindeyse, Yeni Parti bu süreci takip ediyor ve katkı veriyorsa bu işten Türkiye karlı çıkar, ben de karlı çıkarım’a inanan insanların partisi zaten. Tereddüt, şüphe ve tartışmaları geride bırakan özgüvenli bir siyaset yapan parti. Demek istediğim şu. Özgüveni yüksek bir siyasetin sahibi yeni parti. O yüzden bu konuda hiçbir endişem yok yani.</p>

<p>– Murat Sabuncu: Şunu da sorayım. ‘Yeni Parti’nin neresi yeni’ eleştirileri geliyor. Ne dersiniz?<br />
Şimdi birincisi şu. Yeni Parti bir ihtiyaçtan, bir zaruretten kurulmuş bir parti ve bu yüzden de çok hızlı bir şekilde bir gruba ihtiyaç vardı. Yani işte bir partide iki başlılık vardı ve işte partinin genel başkanı başka, grup başkanı başka ve ben aslında hak ettiğim halde arkamda işte yüze yakın milletvekilinin desteği olduğu halde ana muhalefet genel başkanı sıfatını, unvanını, yetkilerini kullanamıyordum. Ve bu yüzden hızla ana muhalefet lideri olmak gerekiyordu. Çünkü partiye atama yoluyla gelen arkadaşların muhalefet etme gibi bir dertleri de yoktu. İktidarla uyumlu bir dil kurma, onların dilini tekrar ve taklit etme noktasında. Oysa ki Türkiye’nin seçime giderken bir ana muhalefet partisine ihtiyacı var ve iktidar namzedi, iktidarı hedefleyen iddialı bir partiye ihtiyacı var. Bu yüzden hızla kurduk. Bir gruba ve bir partiye ihtiyacımız vardı. Bu yüzden de bu kuruluşu sadece milletvekilleriyle yaptık. Yoksa kurucular kurulunda kimleri göreceğiz sorusunda görülenler ve görülmeyenler üzerinden bir tartışma başlayabilirdi. Biz teknik kuruluş yaptık. Siyasi kuruluşu ağustos, eylül ve ekim ayında halkla, milletle birlikte sahada yapacağız. O açıdan hani neyin yeni olduğunu o zaman görecekler birincisi. İkincisi geçen hafta Cumhuriyet Halk Partisi’nde yani işte ne oluyor? On gün önce herhalde. Son grup toplantısını yapmıştık. Bu salıda yeni partide ilk grup toplantısı yapacağız. Orada yeniyi tarif edeceğiz. Çok önemli açıklamalarda bulunacağız.</p>

<p>– Murat Sabuncu: Yeni siyaset mi tarif edeceksiniz?<br />
Evet. Yeni bir siyaset ve siyasette mesela salı günü ortaya koyacağımız bir takım yeni yaklaşımlar. Ondan sonra Türkiye’de gündemi belirleyecek ve Türkiye siyasetinde bir adım atacağız ve o adım sadece bizim değil, Türkiye siyasetinin bir daha geriye atamayacağı adımları tarif ediyor olacak. Bu açıdan çok önemli. Neyin yeni olduğunu görmek için önümüze bakmak lazım. 15 Temmuz’dan sonra bir anayasal hak fiilen elden alınmıştı. Bunu Yeni Parti’nin kuruluşu bir kazanıma da dönüştürdü burada. 15 Temmuz ile FETÖ’cüleri bahane edip ama daha sonra işte Yeşiller Partisi ve çeşitli işte Kürt siyasi hareketine yakın bazı partilerin başvurularında bir pratikle bir anayasal hak elden alınmıştı. Anayasa der ki otuz tane kurucu basit birkaç belgeyle birlikte İçişleri Bakanlığı’na dilekçesini vermesiyle birlikte dilekçesini sunar ve dilekçesini vermesiyle birlikte parti kurulmuş olur. Bu kadar büyük bir özgürlük parti kurma alanı.. Dönemin İçişleri Bakanı bir de bunu övünerek anlatıyordu. Parti kurmak için dilekçe veriyorlar. Alındı belgesi vermiyor. Yani devlet dilekçeyi aldığının kanıtını vermiyor. Alındı belgesi vermeyerek bunu bazen üç ay, dört ay, bazen yıllarca vermiyor. Yeşiller Partisi. Yeşiller’i kurdurmadılar. Bazı Kürt siyasi hareketinin bazı partilerine uzun aylar yıllar engel oldular. İşte kapatma davasında yedek parti açılmasın diye.</p>

<p>Biz Yeni Parti’yi kurarken engel çıkarmasınlar diye tamamı milletvekili olan kurucularla yaptık. Yeniden 15 Temmuz’dan beri bir siyasi parti Anayasa’da yazdığı ve Siyasi Partiler Kanunu’nda yazdığı gibi kurucularıyla gitti başvurdu, alındı kağıdını derhal aldı ve iki buçuk saat içinde partimiz kuruldu. 27 saat içinde grubun bütün işlemleri yani kurucular kurulunun parti meclisini seçmesi, MYK’yı seçmesi, YDK’yı seçmesi, grup yönetim kurulunun kurulması ve bütün organların belirlenmesi toplam 27 saat sürdü. Bu çok önemli bir şey. Tabii bunu ancak böyle yapabilirdik. Milletvekilleriyle ve böyle. Ama yoksa yeni bir parti kuruyor olsak Anadolu’ya açılır, Trakya’ya açılır ve yeni bir parti kurmanın yolunu alırdık. Ben yeni parti kurmanın startını ve talimatını yirmi iki ile yaptığım butlandan sonraki ziyaretlerde, sokakta milletten aldım. Partinin teknik kuruluşunu hızla gerçekleştirdim. Şimdi yeniden sokakta milletle birlikte yeni partinin yeni siyasetini tarif edeceğiz. İlk grup toplantısında yapacağımız bir dizi açıklama ve prensip kararıyla Türkiye siyasetine damga vuracak. Bizim açımızdan da bence siyaset açısından da önemli açıklamalarda bulunacağız. Hem kapsayıcılık hem kadrolar hem de siyaset yapış biçimi açısından önümüzdeki iki buçuk üç ay yeni partinin Türkiye siyasetini yeni çok şey kazandıracağı bir siyaset olacak. Akışkan ve son derece kapsayıcı bir örgütlenme modeliyle de halkın karşısına çıkacağız.</p>

<p>– Şirin Payzın: Belki siz de görmüşsünüzdür Bülent Kuşoğlu demiş ki ‘aslında on kişi de daha destek verseydi biz o kurultayı kazanıyorduk.’ Bugün de takip ettiniz eminim Gürsel Tekin görevden alınmaya çalışılıyor. Birbirleriyle tartışmalılar. Bunları değerlendirmek ister misiniz? Nasıl bakıyorsunuz?<br />
Şöyle bir şeye bakıyorum. Bu işler maalesef Cumhuriyet Halk Partisi’nde hep oluyordu. Biz yeni bir yola çıktık. Ve burada tıkır tıkır işler giderken o hastalıklı işlerin, sorunlu işlerin orada kaldığı ve kendi aralarında da devam ettiği görülüyor. O yüzden o vasattan da kurtulmuş olmaktan çok memnunum. Geçmişte hepimizi zan altında bırakan birtakım aksiliklerin ve sıkıntı bir takım sorunlu tutum ve davranışların da nereden kaynaklandığı belli oluyor. Yoksa ben artık dönüp de oraları yorumlamak falan istemem.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ozelden-cerceve-yasa-aciklamasi-tavrimiz-ilkeseldir</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/08/ozgur-ozel-den-cerceve-yasa-ve-selahattin-demirtas-mesaji-yeni-parti-elestirilerine-de-yanit-verdi.jpg" type="image/jpeg" length="32485"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Feti Yıldız: Parti kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzluk' eklenmeli]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/feti-yildiz-parti-kapatma-nedenlerine-rusvet-ve-yolsuzluk-eklenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/feti-yildiz-parti-kapatma-nedenlerine-rusvet-ve-yolsuzluk-eklenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, siyasi partilerin kapatılma gerekçelerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirterek, Anayasa'nın 68 ve 69. maddelerinde yer alan nedenlere "rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak" kriterinin de eklenmesi çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, siyasi parti kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmesini talep etti.</p>

<p>Yıldız sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye'de siyasi partilerin temelli kapatılması nedenleri Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerinde düzenlenmiştir. Siyasi parti kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir” dedi.</p>

<p>Yıldız Mevcut kapatma nedenlerini şu şekilde sıraladı:</p>

<p>“Tüzük ve program aykırılığı: Siyasi partilerin tüzük ve programlarının Anayasa'nın 68. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen esaslara aykırı olması.</p>

<p>Eylemlerin odağı olma: Partinin üyelerinin Anayasa'ya aykırı eylemler işlemesi ve bu eylemlerin parti organlarınca odak haline getirilmesi.</p>

<p>Devletin bütünlüğü: Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı hareket edilmesi.</p>

<p>Suç işleme ve şiddet: Suç işlemeyi teşvik etmek, suç işlemek veya şiddeti savunmak.</p>

<p>Yabancı yardımı: Kanuna aykırı olarak yabancı devletlerden veya kurumlardan maddi yardım almak.”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Evrensel </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/feti-yildiz-parti-kapatma-nedenlerine-rusvet-ve-yolsuzluk-eklenmeli</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/images-14-14.jpeg" type="image/jpeg" length="70228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hatimoğulları: Toplumun farklı kesimleri bu haftadan itibaren Öcalan'la görüşebilmeli]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/hatimogullari-toplumun-farkli-kesimleri-bu-haftadan-itibaren-ocalanla-gorusebilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/hatimogullari-toplumun-farkli-kesimleri-bu-haftadan-itibaren-ocalanla-gorusebilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, çerçeve yasa çalışmalarında "son düzlüğe girildiğini" belirtti. Hatimoğulları, gazetecilerden hukukçulara, kadın örgütlerinden sivil toplum temsilcilerine kadar toplumun farklı kesimlerinin bu haftadan itibaren İmralı'ya giderek Abdullah Öcalan'la görüşebilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hatimoğulları konuşmasına Özgür Özel öncülüğünde kurulan YENİ Parti’yi kutlayarak başladı: “Meclis’e ve Türkiye siyasetine yeni bir parti daha katıldı. Yeni Parti çatısı altında yoluna devam etme kararı alan Sayın Özgür Özel’i ve partinin bütün üyelerini kutluyorum. Hayırlı olsun. Yeni Parti’nin ülkemizin demokrasisine ve hukukuna önemli katkılar sunmasını temenni ediyor, başarılar diliyorum.”</p>

<p>Hatimoğullarının konuşmasından satır başları şöyle:</p>

<p>Asgari ücretli kardeşlerime sesleniyorum. Evde işyerinde emeği görünmeyen kadınlar, işsiz kardeşlerim bu sistemle daha iyiye gitmek diye bir şey yok. Kurutuluşumuzu hep birlikte örgütleyebiliriz. Barış ve demokrasi adil bir düzen içine kalıcı olur. Mücadeleye devam.</p>

<p>Açıklamasında Gülistan Doku soruşturmasına değinen Hatimoğulları kamu gücünün kullanıldığını belirterek “Bu tablo Süleyman Soylu döneminin özetidir” diye konuştu.</p>

<p>Hatimoğulları şöyle devam etti:</p>

<p><i>“Bunun ucu dönemin valisiyle, polisiyle, doktoruyla, kolluk kuvvetiyle, memuruyla filan sınırlı değil. Bunun ucu biraz önce ismini zikrettiğimiz bakana kadar ve orada bu karanlık işlerin örgütleyicisi olan çetelere, devletin içindeki karanlık çetelere kadar uzanmaktadır. DEM Parti olarak katledilen bütün kadınların davalarını takip edeceğiz.”</i></p>

<p></p>

<p></p>

<p><i>Kaynak: İlke Tv </i></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/hatimogullari-toplumun-farkli-kesimleri-bu-haftadan-itibaren-ocalanla-gorusebilmeli</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/screenshot-2026-07-28-15-22-41-174-comgoogleandroidappsphotosgo-edit.jpg" type="image/jpeg" length="33947"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YENİ Parti, ilk grup toplantısında TBMM yönetimini belirledi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/yeni-parti-ilk-grup-toplantisinda-tbmm-yonetimini-belirledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/yeni-parti-ilk-grup-toplantisinda-tbmm-yonetimini-belirledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin ilk kapalı grup toplantısına katıldı. "Kurulduğunda ana muhalefet olan ilk partiyiz" diyen Özel, toplantıda TBMM Grup Yönetimi'nin belirlendiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.</p>

<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’ye yönelik ‘mutlak butlan’ kararının ardından yargıya yapılan itirazların henüz yanıtlanmaması üzerine CHP Lideri Özgür Özel ve 90 milletvekili, halkın yeni parti çağrısına kulak vererek YENİ Parti’yi kurdu.</p>

<p>YENİ Parti milletvekilleri, bugün TBMM’de kapalı grup toplantısında bir araya geldi. YENİ Parti Grup Salonu’nda yapılacak toplantıya, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel başkanlık ediyor. Toplantı için saat 11.45’te TBMM’ye gelen Özel, grup salonuna giderken basın mensuplarının sorularını yanıt verdi. Özel, “YENİ Parti’nin kuruluşundan sonra ilk kez TBMM’desiniz. Neler söylersiniz” sorusuna, şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Heyecanlıyız tabii. Yenilik milletimizin talebi, YENİ Parti milletimizin ihtiyacıydı. Milletin beklentilerine yönelik olarak partimizi kurduk. Ana muhalefet partisi olduk. Kurulduğunda ana muhalefet partisi olabilen bir parti yok siyasi tarihimizde. Onun hem heyecanı hem sorumluluğu içindeyiz.”</p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, toplantının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “İlk kapalı grup toplantımızı yaptık. Nöbetçi Grup Başkanvekilimiz usule uygun olarak açıklamaları yapar” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Artık YENİ Parti kuruluşunu tamamlamıştır” diyen Özel, “YENİ Parti tüm yöneticileriyle, grup yönetimiyle, grup başkanvekiliyle, Meclis idare amiriyle, Parti Meclisi’yle, Yüksek Disiplin Kurulu’yla ve yönetim kuruluyla birlikte göreve başlamıştır. Hepimize hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.</p>

<p>YENİ Parti’nin Meclis Başkanvekili, Ankara Milletvekili Tekin Bingöl oldu.</p>

<p>YENİ Parti’nin Grup Yönetim Kurulu üyeleri ise şöyle oldu:</p>

<p>• Burhanettin Bulut</p>

<p>• Veli Ağbaba</p>

<p>• Turan Taşkın Özer</p>

<p>• Seyit Torun</p>

<p>• Özgür Karabat</p>

<p>YENİ Parti’nin Katip Üyesi Aliye Coşar, İdari Amiri ise Harun Özgür Yıldızlı oldu.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/yeni-parti-ilk-grup-toplantisinda-tbmm-yonetimini-belirledi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/tbmmdeki-buyuk-salon-chpden-yeni-partiye-gecti-ilk-grup-toplantisi-bugun-3350053.webp" type="image/jpeg" length="91043"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Numan Kurtulmuş'tan siyasi parti liderlerine 'çerçeve yasa' ziyareti]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/numan-kurtulmustan-siyasi-parti-liderlerine-cerceve-yasa-ziyareti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/numan-kurtulmustan-siyasi-parti-liderlerine-cerceve-yasa-ziyareti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "süreç" kapsamında hazırladığı çerçeve yasa çalışmasını değerlendirmek üzere bugün siyasi parti genel başkanlarıyla bir araya gelecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, partilerin genel başkanlarıyla bugün bir araya gelecek.</p>

<p>Kurtulmuş, sırasıyla; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, CHP’nin başına mutlak butlanla getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ile ayrı ayrı görüşecek.</p>

<p>Kurtulmuş, Bahçeli ile saat 12.30'da, DEM Parti Eş Genel Başkanları ile 14.00'te, Ekmen ile 15.00'te, Kılıçdaroğlu ile ise 16.00'da bir araya gelecek.<br />
Gerçekleşecek görüşmede iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırğı süreç kapsamında çerçeve yasa hazırlıklarının ele alınacağı bildirildi.</p>

<p><br />
ÇERÇEVE YASA'NIN TEMMUZ'DA MECLİSE GELMESİ BEKLENİYORDU</p>

<p><br />
İktidarın "Terörsüz Türkiye" ismi ile yürüttüğü süreç kapsamında "Çerçeve Yasa" hazırlıklarının temmuz ayına kadar tamamlanması ve TBMM'ye gelmesi bekleniyordu.<br />
Bunun için geçen hafta İmralı heyetinden Pervin Buldan ve Mithat Sancar, AKP Genel Başkanvekili Efkan Ala ve AKP Grup Başkanı Abdullah Güler ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir araya gelmişti.<br />
Bu görüşmenin ardından DEM Parti İmralı Heyeti'nin PKK lideri Abdullah Öcalan ile dün (20 Temmuz) bir görüşme gerçekleştirdi. Heyetin bugün yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/numan-kurtulmustan-siyasi-parti-liderlerine-cerceve-yasa-ziyareti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/numan-kurtulmus-tan-cerceve-yasa-turu.jpg" type="image/jpeg" length="94797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Doğan Hatun görevinden istifa etti]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/diyarbakir-buyuksehir-belediye-es-baskani-dogan-hatun-gorevinden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/diyarbakir-buyuksehir-belediye-es-baskani-dogan-hatun-gorevinden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun, DEM Parti Yerel Yönetimler Konferansı’nda benimsenen “Geri Çekilme İlkesi” kapsamında görevinden çekildiğini açıkladı. Hatun, sağlık sorunları ve görevini beklenen düzeyde yerine getiremediği değerlendirmesi nedeniyle bu kararı aldığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Doğan Hatun, yazılı bir açıklamayla görevinden çekildiğini duyurdu. Hatun, kararının DEM Parti Yerel Yönetimler Konferansı’nda kabul edilen “Geri Çekilme İlkesi” doğrultusunda alındığını ifade etti.</p>

<p>Hatun, 31 Mart 2024 Yerel Seçimleri’nin kayyım yönetimindeki kentlerin yeniden halkın belediyeleri haline gelmesi açısından önemli bir anlam taşıdığını belirterek, Diyarbakır’da halkın güçlü desteğiyle göreve geldiklerini ve bu sorumluluğu yerine getirmek için çalıştıklarını kaydetti.</p>

<p><br />
‘Beklentilere istenilen düzeyde cevap olamadım’</p>

<p>Açıklamasında, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” ile birlikte yeni bir dönemin başladığını ifade eden Hatun, DEM Parti Yerel Yönetimler Konferansı’nda yapılan değerlendirmelerde, yeni dönemin gereklerinin yeterince kavranamadığı ve görevlerin istenilen düzeyde yerine getirilemediği yönünde ortak tespitler yapıldığını aktardı.</p>

<p>Bu değerlendirmeler ışığında kendisini sorguladığını belirten Hatun, “İki yılı aşkın süredir Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı olarak yürüttüğüm görev kapsamında partimizin ve halkımızın benden beklediği temel sorumluluklara istenilen düzeyde cevap olamadığımı, hizmet üretme noktasında yeterli üretkenliği gösteremediğimi, üstlendiğim rol ve misyonu istediğim düzeyde yerine getiremediğimi açık yüreklilikle ifade etmek isterim” dedi.</p>

<p><br />
Sağlık sorunlarına değindi</p>

<p>Hatun, görev sürecinde yaşadığı sağlık sorunlarının çalışmalarını olumsuz etkilediğini belirterek, “Görev sürecimde üç kez anjiyo olmam, fiziksel olarak beni yıpratmış; çalışmalara beklenen düzeyde katılım sağlamamın önünde engel oluşturmuştur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yeni dönemin daha fazla emek, katılım ve mücadele gerektirdiğini belirten Hatun, bulunduğu görevde bu sürece istediği düzeyde katkı sunamayacağı kanaatine vardığını söyledi.</p>

<p><br />
‘Geri çekilme talebim kabul edildi’</p>

<p>Hatun, bu değerlendirmeler doğrultusunda Yerel Yönetimler Konferansı’nda karar altına alınan “Geri Çekilme İlkesi” kapsamında görevden çekilme talebini bir süre önce partisinin ilgili kurullarına ilettiğini, talebin uygun görüldüğünü belirtti.<br />
“Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanlığı görevimden bugün itibarıyla istifa ederek geri çekildiğimi başta yurtsever halkımız olmak üzere tüm kamuoyuna bildiriyorum” diyen Hatun, mücadelesini farklı alanlarda sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.</p>

<p>Hatun, açıklamasını, “Bugün eksik ve yetersiz kaldığımı düşündüğüm bu görevden çekilirken, mücadelemi başka alanlarda daha güçlü bir biçimde sürdüreceğime ve halkımıza daha fazla katkı sunacağıma yürekten inanıyorum” sözleriyle tamamladı.</p>

<p>DEM Parti’den açıklama: Uygun bulunmuş ve kabul edilmiştir<br />
DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, Doğan Hatun’a ilişkin yazılı açıklama yaptı.</p>

<p><br />
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Doğan Hatun, bir süre önce Demokratik Yerel Yönetimler Kurulumuza yaptığı başvuruda, basına yaptığı açıklamada da ifade ettiği gerekçeleri esas alan nedenleri paylaşarak, Geri Çekilme İlkesi kapsamında bulunduğu görevden ayrılmak istediğini iletmiştir. Kurulumuz, söz konusu talebi değerlendirmek üzere toplanmış ve partimizin ilgili kurullarıyla bir araya gelmiş; hem geride kalan iki yıllık çalışma pratiğini hem de başvurunun gerekçelerini kapsamlı bir şekilde değerlendirmiştir.</p>

<p>Öncelikle Eşbaşkan Doğan Hatun’un bu süreçte yaşadığı ciddi sağlık sorunlarının yakından ve düzenli biçimde önemle üzerinde durulması gerektiği değerlendirilmiştir. Üstlendiği görev ve temsil ettiği çalışmanın gerektirdiği yoğun tempo ve ağır sorumluluklar dikkate alındığında, bu koşullarda söz konusu sağlık sorunlarıyla ilgilenilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Eşbaşkan Doğan Hatun, iki yılı aşkın sürede yaşadığı eksik ve yetersizlikleri açıklamasında belirtmiştir. Bu doğrultuda, Doğan Hatun’un Geri Çekilme İlkesi kapsamında görevden ayrılma yönündeki talebi, Kurulumuz ve partimizin ilgili kurulları tarafından uygun bulunmuş ve kabul edilmiştir.”</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/diyarbakir-buyuksehir-belediye-es-baskani-dogan-hatun-gorevinden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/diyarbakir-buyuksehir-belediye-es-baskani-dogan-hatun-istifa-etti-1.webp" type="image/jpeg" length="17467"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na: Kaybeden CHP'yi salsın]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-kilicdarogluna-kaybeden-chpyi-salsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-kilicdarogluna-kaybeden-chpyi-salsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda Kemal Kılıçdaroğlu'na seslenerek, genel başkanlık yarışının partinin 2 milyon üyesinin oyuyla yapılmasını önerdi. Özel, "Kaybeden CHP'yi salsın" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel partisinin grup toplantısı için değerlendirmelerde bulundu.<br />
Özgür Özel’in ekibi dün kurultay çağrısına kapıyı kapatan butlan yönetimine karşı çağrı heyeti atanması için mahkemey başvurulacağını açıklamıştı.</p>

<p>Butlan yönetimine verilen süre bugün dolmasının ardından Özel’in ekibi bugün mahkemeye başvuracak. Tüm bu yaşananların ardından grup toplantısı için kürsüye çıkan Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:</p>

<p>“Bir haftalık aranın ardından yeniden milletimizin meclisindeyiz. Geçtiğimiz hafta meclis kapalıydı, NATO toplantısından dolayı. Biz geçen hafta toplantımızı Eskişehir’imizde yaptık. Grup toplantımızın ardından da toplantımızı dinleyenlerle birlikte, bizi o gün ağırlayanlarla birlikte, il başkanımızla, Büyükşehir BelediyeBaşkanımızla, büyükşehrimizin ve Eskişehir’in efsane belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen’le, milletvekillerimizle ve örgütümüzle birlikte Eskişehir’de sokağa çıktık. Salon salon coşkuluydu ama Eskişehir sokakları sel oldu aktı. Bizi bu zorlu dönemde bir bütün olarak bağrına basan, arkamızda duran güzel Eskişehir’e grubumuzdan bir selam yollamak isterim öncelikle.<br />
Hafta sonu Adana’da ve Niğde’de milletimizle birlikteydik. Önce Pozantı’da, Akçatekir Yaylası’nda, Tekir Yaylası’nda yazın geçiren Mersinli, Adanalı Yörüklerle birlikteydik. Onların konuğu olduk. Annelerimizin ellerini öptük, duasını aldık. Bir abimizin ‘Kurtarın artık bizi bu yaşananlardan’ dediği o acı feryadını hep birlikte duyduk.”</p>

<p>Açıklamasının devamında Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak 2025’te çıkan ve 78 kişinin hayatını kaybettiği yangın felaketine değinen Özel, “Korumak istediklerini koruyan, cezalandırmak istediklerini cezalandıran bir yargılamaya yol açtılar. Sorumluların cezalandırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
‘Sadece bu yıl 34 çocuk çalışırken iş cinayetinde hayatını kaybetti’</p>

<p>Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde traktör tamiri yaptırılan 16 yaşındaki stajyer öğrenci Yiğit Mehmet Kesme’nin traktörün hidrolik aksamına sıkışarak hayatını kaybettiğini anımsatan Özel, eğitim politikalarını eleştirdi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sert tepki gösteren Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Türkiye’de sadece bu yıl 34 çocuk çalışırken iş cinayetinde hayatını kaybetti. Bunlardan 21’i MESEM kapsamında çalışıyordu. Milli Eğitim’in başına atanan hadsiz, liyakatsiz, kifayetsiz, Kurtuluş Savaşı’nın adını değiştirmekle meşgulken onun görev yerinde evlatlarımız canlarını kaybediyor. Bu MESEM projesinin; mesleki eğitim, sahada eğitim Almanya’da 40 yıldır bir can almıyorken, bir uzuv kaybı yaşanmıyorken Türkiye’de MESEM projesinde 21 evladımızın hesabını o hadsizden sormayacağız da kimden soracağız? Eninde sonunda soracağız.</p>

<p>Emeklilerin durumuna da değinen Özel “Emekli maaşı tarihin en büyük vefasızığı. “Bir yıl önce en düşük emekli maaşı alanların sayısı 4 milyon kişiydi. Bugün bu sayı 5,1 milyon kişi. Bir yılda 1,1 milyon kişi en düşük emekli maaşı alanlara katıldı. Her geçen gün sefaleti yaşayanların sayısı biraz daha artıyor. Milletin kurtuluşu gördüğü tek bir yer var; o da seçim sandığıdır” diye konuştu.</p>

<p><br />
‘Beyaz toroslarıyla poz veriyorlar’</p>

<p>Özel şöyle devam etti:<br />
“1111 haftadır Cumartesi Anneleri’nin kayıplarını aramak için, onların sesini duyurmak için İstanbul’da oturdukları yerde. İktidar güya o faili meçhulleri bulacakl beyaz Toroslarıyla millete poz veriyorlar, bakanlıklardaki makamlarda oturuyorlar. Bir gün gelecek, Cumartesi Anneleri de, Kartalkaya’da, Soma’da, Ermenek’te ne kadar toplumun içini yakan ve bu sistem içinde kendini kurtaran ve onları kurataranlar hesap verecek.”</p>

<p><br />
Operasyonlara tepki</p>

<p>CHP’li belediyelere operasyonlara da tepki gösteren Özel “47 yıl sonra partilerini ilk kez birinci parti konumuna yükselttiklerini, o günden bu yana demokrasi dışı saldırıların hedefi olduklarını kaydeden Özel, “Biz kaybeden değil, kazanan CHP’yiz. Bugüne kadar toplam 34 belediye başkanımıza operasyon düzenlediler. 24 belediye başkanımız hala tutuklu” dedi.</p>

<p>Özel şöyle devam etti:<br />
“Üstünde savcı cübbesi varken parti başarısı için çalıştı. Bugün de bakan olarak devam ediyor. Bir belediyenin nasıl denetleneceği bellidir. Ya rutin denetlenilir ama eğer iddia varsa gidilir o ihbar incelenir ayın usullerle denetim ve yargıya gidilir. Bunun dışında bir denetleme yolu yok. Belediye başkanlarına sabahın köründe gidip evini, ofisini, belediyesini basıp ve her şeye koyulmaz. Önce suçluya karar verip, hedeftekini alıp sonra bütün firmalara, çalışanlara de ki ‘seni içeri attım, tutukladım, malına mülküne çöktüm ve en hassas noktanı buldum. Hadi bakalım şunu altın imza at, başkanı suçla. Seni salayım onu alayım.’ Ankara’nın yapmam dediği, yıllardır direndiği sistem bu.”</p>

<p><br />
‘Butlanı kabul edeni millet sokağa çıkartmıyor’</p>

<p>Konuşmasının devamında CHP için verilen butlan kararının üzerinden 54 gün geçtiğini hatırlatan Özel “54 günde biz 21 il dolaştık. Milletimizle beraberiz, örgütümüzle beraberiz. Örgütün dikine hiyerarşisini ne kararı verenler kırabildi ne karardan nemalananlar. 74 il başkanı ilk günden beri aslanlar gibi durdular, durmaya da devam ediyorlar. Butlanı kabul edeni millet sokağa çıkartmıyor. Butlanı kabul edeni illerde millet selamını almıyor. Butlana direnenleri omuzunun üstünde taşıyor. Böyle bir süreç” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
‘Millet umudu yeni partide arıyor’</p>

<p>Özel şöyle devam etti:<br />
Kararı alan kararı üst mahkeme denetimine sokmamaya çalışıyor. Birkaç gün daha oyalanırsam bunlar yılar partiyi karşı tarafa bırakır ben de sıyrılırım diye düşünüyor. Rapor almak suretiyle düğmeye basma görevini de kendisine alarak verilen talimatına uygulayanın muradını ben biliyorum. Ama günü gelince millet soracak hesabını! Bir yandan da yeni parti kurulur mu? Kurulmasın… Kimse yeni partinin meraklısı değil de yeni partiyi sokakta iktidar yürüyüşümüzü kesip umudunu tükettiğin emekli soruyor! Yeni partiyi nasırlı elleriyle kiraz toplayan, sanayide bütün gün çalışan teyze soruyor. Artık bu ülkede yaşayamam gideceğim diyen gençler soruyor. Hem seçilmeden geleceksin, AKP yargısıyla atanacaksın kendini 6 yıl önceden bugüne olmayan mazbatanla ışınlatacaksın eline verilen delege ki 500’ü oyu sana vermiş. İnsan buradan bir şey anlar. İradesi sakatlandı dediğin seçimde sana oy vermişler sonra da imza verdiler gel kurultayı yenileyelim diye. Erken seçim olursa AKP’ye böyle yakalanacağım diyorsun. Sonra diyor ki yeni parti niye konuşuluyor anlamıyorum. Millet umudu yeni partide arıyor!</p>

<p><br />
Kılıçdaroğlu’na: Kaybeden CHP’yi salsın</p>

<p>Konuşmasında mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu’na bir çağrı yapan Özel, “2 milyon üyenin oyuyla yarışalım yüzde 90’nın altında oy alırsam siyaseti bırakırım. Kaybeden CHP’yi salsın” diye konuştu</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-kilicdarogluna-kaybeden-chpyi-salsin</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/screenshot-2026-07-14-14-58-49-272-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="43278"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan'dan Kabine sonrası açıklamalar: Yeni zirvenin tarihini açıkladı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/erdogandan-kabine-sonrasi-aciklamalar-yeni-zirvenin-tarihini-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/erdogandan-kabine-sonrasi-aciklamalar-yeni-zirvenin-tarihini-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaklaşık 2,5 saat süren Kabine Toplantısı'nın ardından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, düzenlenecek yeni zirvenin tarihini açıklarken, çeşitli başlıklarda da önemli mesajlar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Kabine Toplantısı, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında saat 15.30'da toplandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen ve yaklaşık 2 buçuk saat süren Kabine Toplantısı'nın ardından Erdoğan, açıklamalarda bulundu.</p>

<p>7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi'yle ilgili açıklamalarda bulunan Erdoğan, "NATO zirveleri güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, en küçük bir dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır. Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat ve adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü biçimde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı" dedi.<br />
Tespit edilen altyapı eksikliklerinin giderildiğini ifade eden Erdoğan, "Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek hem de resmi ziyaretlerde kullanılmak üzere Etimesgut Askeri Havalimanı'nı yeniden ihya ederek hizmete açtık. Böylece başkentimize modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk. Ankara Havalimanı'nın şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.</p>

<p>Erdoğan, "Zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş olan tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erdoğan, zirve nedeniyle Ankara'nın tüm dünyada görünür olduğunu belirttiği açıklamasında "Ankara'nın artık bir dünya şehri olduğu bu vesileyle tescil edilmiştir" dedi.</p>

<p><br />
ANKARA'DA YENİ ZİRVE 29-30 EKİM'DE</p>

<p>Erdoğan, NATO Zirvesi'nin turizme etkileri olacağına değindikten sonra "Allah nasip ederse bu sene Cumhuriyet'imizin 103'üncü yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara'da coşkuyla kutlayacağız. İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihinde düzenleyeceğimiz 13'üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde de sergileyeceğiz" dedi.</p>

<p><br />
MEHTER MARŞI VE YENİÇERİ AÇIKLAMASI: "ARTIK REDDİ MİRAS YAPAN BİR TÜRKİYE YOK"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>NATO zirvesiyle ilgili sözlerini sürdüren Erdoğan, törenlerde Mehter Marşı ve Yeniçeri kostümlü askerlerin olmasına yönelik açıklamasında şunları kaydetti: "Özellikle Mehter Marşı'ndan, Yeniçeri'den, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum; ister kabul edin ister kabul etmeyin ama artık reddi miras yapan bir Türkiye yok."</p>

<p><br />
"TRUMP'LA ÇALIŞMAYA DEVAM EDE EĞİZ"</p>

<p>Erdoğan ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye gelişi ve "övgü" dolu sözlerini şöyle değerlendirdi:<br />
"NATO Genel Sekreterinin yanı sıra Kanada, Finlandiya, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, Fransa, Bulgaristan, Karadağ, Slovakya, Arnavutluk ve Avrupa Birliği liderleri ile görüşmeler gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanı Ahmet Şahrağ ile Suriye'deki son durumu değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca savunma ve güvenlik temalı aralarında 50'nin üzerinde düşünce kuruluşunun katılımıyla Ankara Palas'ta düzenlenen programın da bulunduğu yedi ayrı etkinliğe ev sahipliği yaptık. Zirveye katılan liderlerin eşlerini de milletimizin müstesna misafirperverliğini yansıtan başarılı bir organizasyonla en güzel şekilde ağırladık. Tabii özellikle Sayın Trump'ın devlet başkanı seviyesinde Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirve ile ilgili övgü dolu mesajlarını da memnuniyetle karşıladık. Gerek Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi, gerek ikili ticaretimizin 100 milyar dolar hedefine ulaşması, gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump'la birlikte çalışmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle bir kez daha karşılamadan ağırlama ve uğurlamaya kadar zirvenin her aşamasının devletimizin gücüne mütenasip şekilde icrasında emeği geçen tüm görevlilerimize, tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum."</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/erdogandan-kabine-sonrasi-aciklamalar-yeni-zirvenin-tarihini-acikladi</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 20:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/erdogan-dan-kabine-toplantisi-sonrasi-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="69139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti’den ‘çerçeve yasa’ çağrısı: AK Parti’nin taslağı bu hafta bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-cerceve-yasa-cagrisi-ak-partinin-taslagi-bu-hafta-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-cerceve-yasa-cagrisi-ak-partinin-taslagi-bu-hafta-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis'te yaptığı açıklamada barış sürecinin yasal zemine kavuşturulması gerektiğini belirterek siyasi partilere çağrıda bulundu. Koçyiğit, AK Parti'nin hazırladığı yasa taslağının bu hafta İmralı Heyeti ile paylaşılmasını beklediklerini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında hem Meclis gündemine hem de barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 13 Temmuz 1930’da yaşanan Zilan Katliamı’nda yaşamını yitirenleri anarak başlayan Koçyiğit, yaşananların Kürt halkının hafızasında derin izler bıraktığını söyledi.</p>

<p>Geçmişle yüzleşmenin kalıcı barışın temel koşullarından biri olduğunu belirten Koçyiğit, “Bugün bu tarihsel gelişmenin değişmesinin eşiğindeyiz. Yeni gelişmeler bekliyoruz. Yeni bir toplumsal sözleşme, yeni bir barışı konuşuyoruz. Fakat bütün bunları konuştuğumuz bir zeminde ve zamanda elbette tarihle yüzleşmek, hakikatle yüzleşmek ve bütün bu acıların yenilenmemesi için de bunların sorumlularının açığa çıkması kalıcı barış ve demokratik bir toplumsal yaşamın olmazsa olmazı olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Geçmişin acılarından ders çıkararak yol almak gerekiyor. İnkar ve çatışma yerine demokratik çözümü, eşit yurttaşlığı ve ortak yaşamı güçlendirmek gibi bir sorumlulukla da karşı karşıyayız. Bu, sadece Kürt halkının sorumluluğu değil, bu ülkede yaşayan her bir yurttaşın, her bir siyasi partinin ve her bir demokratik çevrenin de asli sorumluluğu olduğunu ifade etmek gerekiyor” dedi.</p>

<p><br />
‘Meclis halk için yasa yapmak yerine kritik düzenlemeleri erteliyor’</p>

<p>Meclis’in yasama faaliyetlerini de eleştiren Koçyiğit, demokratik ve katılımcı bir yasama zemininin oluşturulamadığını savundu. Meclis’in görevinin halkın ihtiyaçlarına yönelik yasa yapmak olduğunu belirten Koçyiğit, AKP’nin toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren önemli düzenlemeleri Temmuz sonrasına bıraktığını söyledi.</p>

<p>Koçyiğit, “Bunun amacının aslında biraz da insanların tam da yaz ayları geldiğinde gözlerinin dikkatlerinin Meclis’ten ve yasama faaliyetlerinden kaçtığı bir dönemde toplumu en fazla ilgilendiren yasaları Meclis’e getirmek olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
‘Emekliler iktidarın gündeminde değil’</p>

<p>Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koçyiğit, açlık sınırının 35 bin 758 TL, yoksulluk sınırının ise 116 bin 478 TL’ye ulaştığını belirterek, 5 milyondan fazla emeklinin 20 bin lira maaşla yaşamını sürdürmeye çalıştığını söyledi.<br />
TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranıyla en düşük emekli aylığının 23 bin 552 liraya yükseldiğini hatırlatan Koçyiğit, “Yani mevcut hali de yine açlık sınırına yetişmiyor. Bu ülkede 6 emekli maaşını üst üste koyduğunuzda yoksulluk sınırına ancak ulaşabildiğiniz. Peki bütün bunlar iktidarın umurunda mı? Vallahi hiç umurunda değil görüyoruz” dedi.</p>

<p><br />
‘Silahlanmaya bütçe var, halka yok’</p>

<p>Bütçenin önceliklerinin de eleştiren Koçyiğit, kamu kaynaklarının güvenlik politikalarına ayrıldığını savundu. Anayasa Mahkemesi’nin HPV aşısına ilişkin kararını da hatırlatan Koçyiğit, “Fakat mesele iktidarın emekçiye ve emekliye bütçe vermesine gelince orada ‘kaynak yok’ deniliyor. En son Anayasa Mahkemesi HPV aşısıyla ilgili bir karar aldı. Ne dedi; HPV aşısı kadınları, gençleri koruyacak bir aşının bile bütçelemeye alınmasının önüne set koydu. Neymiş? Bütçe yetmiyormuş işte ödeme dengelerini bozuyormuş. Bu ülkedeki halkın sağlığı paradan çok daha geride ya da her zaman için aslında iktidar önceliğini halkın sağlığına vermiyor. Anayasa Mahkemesi bile bunu yapmıyor. Ancak söz konusu silahlanma ve diğer meselelere gelince o konuda hiçbir sorun olmadığını görüyoruz” diye konuştu.</p>

<p><br />
Öğrenci affı ve YÖK eleştirisi</p>

<p>Milli Eğitim Komisyonu’nda görüşülecek yükseköğretim düzenlemelerine de değinen Koçyiğit, öğrenci affına ilişkin düzenlemenin hakkaniyetli hazırlanmadığını savundu.<br />
AKP’nin iktidara gelirken YÖK’ü kaldırma vaadini hatırlatan Koçyiğit, “AKP iktidara geldiğinde ne demişti? ’12 Eylül bakiyesi olan YÖK’ü kaldıracağız’ demişti. Ne oldu? YÖK’ü tahkim ettiler. Bugün üniversitelerin bütün özerkliğini yok eden, neredeyse kırıntı düzeyine kalmış demokratik işleyişleri altüst eden bir yapı var” dedi.</p>

<p><br />
Siyasi partilere ‘çerçeve yasa’ çağrısı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Koçyiğit, Türkiye’nin ihtiyacının güvenlik zirveleri değil, barış zirveleri olduğunu söyledi.</p>

<p>Meclis’teki tüm siyasi partilere çağrıda bulunan Koçyiğit, “Türkiye’nin ihtiyacı olan Ankara’nın barış zirvesi yapmasıdır. Barış için bir araya gelmesidir. Türkiye’nin en büyük güvenlik güvencesi daha fazla silahlanma değildir. Kalıcı iç barışın sağlanmasıdır. Türkiye’nin en büyük gücü güvenlikçi politikalar da değildir. Demokratik hukuk devleti ve güçlü toplumsal bir mutabakattır” dedi.</p>

<p>Komisyon çalışmalarının ortak bir çerçeve yasaya dönüştürülmesi gerektiğini belirten Koçyiğit, “Gelin komisyonun ortaya çıkardığı ortak birikimi yasama faaliyetine dönüştürelim. Gelin Geçiş Hukuku Perspektifi ile hazırlanmış kapsamlı bir çerçeve yasayı Meclis tatile girmeden birlikte çıkaralım. Bu yasa yalnızca bugünü düzenleyen bir hukuki metin elbette olmayacak. Aynı zamanda Türkiye’nin demokratik geleceğine duyulan güveni güçlendirecek, toplumsal barışın en sağlam güvencesi olacak ve süreç açısından da bir eşiğin açılmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Koçyiğit, sözlerini, “Bir yıl önce tarih önemli bir fırsat sundu. Bu fırsat hala önümüzde. Artık bekleme değil, tamamlama zamanı. Artık erteleme değil, cesaret zamanı. Artık söz Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Barışın hukukunu birlikte kuralım. Barışın yasasını birlikte çıkaralım ve Türkiye’nin demokratik geleceğini birlikte inşa edelim diyoruz” diyerek tamamladı.</p>

<p><br />
‘AKP’nin taslağını bu hafta İmralı Heyetimize aktarmasını bekliyoruz’</p>

<p>Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koçyiğit, İmralı Heyeti’nin bu hafta çeşitli temaslarda bulunacağını söyledi.</p>

<p><br />
Heyetin AK Parti kurmayları, Meclis Başkanı ve farklı siyasi çevrelerle görüşmeler gerçekleştireceğini belirten Koçyiğit, yasa taslağının öncelikle sürecin muhataplarıyla paylaşılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><br />
Koçyiğit, “Bu konuda özellikle muhatap yani yasanın muhatabı olacak, yasadan etkilenecek kişilerle öncelikle bu yasayı konuşmak gerektiğini düşünüyoruz. O anlamıyla hızlı bir şekilde İmralı Heyetimiz ile yasanın taslağının paylaşılması ve onun Sayın Öcalan’la mutlaka görüşülüp tartışılması gerekiyor” dedi.<br />
Muhalefet partilerinin de sürece dahil edilmesinin önemine işaret eden Koçyiğit, Meclis’te koordinasyon sağlanarak yasa yapım sürecinin hızlandırılabileceğini söyledi.</p>

<p><br />
AKP’nin hazırladığı taslağın henüz yazılı olarak paylaşılmadığını belirten Koçyiğit, “AKP’nin taslağı bu hafta İmralı Heyetimize detaylarıyla aktarmasını bekliyoruz. Yani görüşmenin içeriği yasa taslağının detayları olacak. Genel hatları karşılıklı görüşmeler yapıldı, istişareler yapıldı. Heyetimiz en azından olması gerekenlere dair görüş ve düşüncelerini ilettiler. Fakat bunun bir yazılı metin olarak da paylaşılmasını bekliyoruz. Böyle bir beklentimiz var. Bu hafta içerisinde de olması gerekiyor” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-cerceve-yasa-cagrisi-ak-partinin-taslagi-bu-hafta-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/images-1-24.jpeg" type="image/jpeg" length="49381"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti'nden Ankara turu: Kurtulmuş ve Ala ile kritik görüşme]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-imrali-heyetinden-ankara-turu-kurtulmus-ve-ala-ile-kritik-gorusme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-parti-imrali-heyetinden-ankara-turu-kurtulmus-ve-ala-ile-kritik-gorusme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti İmralı Heyeti, Çarşamba günü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile AKP Grup Başkanvekili Efkan Ala'yı ayrı ayrı ziyaret edecek. Görüşmelerde çözüm sürecine ilişkin gelişmeler ve siyasi gündemin ele alınması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Kürt meselesinin çözümü için devam eden süreçte kritik haftaya girildi. Abdullah Öcalan ile 50 gündür görüşme yapılmazken Meclis’e sunulması beklenen “çerçeve yasa” taslağının içeriğine dair tartışma ve müzakereler sürüyor.</p>

<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) kaynakları, gelecek olan taslağın geri dönecek olan PKK’liler açısından bir kategorizeye gitmemesinde ısrarcı olurken, “çerçeve yasa” taslağının 24 Mayıs’ta Abdullah Öcalan ile müzakere edildiği şekilde gündeme alınması gerektiğini ifade ediyor.</p>

<p>Daha önce edinilen bilgilere göre bugün itibarıyla taslağın siyasi partilere ulaşması ve üzerinde tartışmaların yürütülerek taslağın DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol tarafından İmralı’da Abdullah Öcalan’ın da onayına sunulması ve burada tartışılması bekleniyordu.</p>

<p>Kabinenin ardından taslak partilere ulaşacak</p>

<p>Ancak bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kabine toplantısı gerçekleştirilecek. Kabinenin önemli gündem maddelerinden birinin ise süreç kapsamında atılacak yasal adımlar ve çerçeve yasa olacak. Burada yapılan tartışmaların ardından da taslağın kısa sürede partilere ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Öte yandan DEM Parti kaynakları, DEM Parti İmralı Heyeti Üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ve AK Parti Grup Başkanvekili Efkan Ala ile Çarşamba günü bir araya geleceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-imrali-heyetinden-ankara-turu-kurtulmus-ve-ala-ile-kritik-gorusme</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/whats-app-image-2025-12-19-at-165142.jpeg" type="image/jpeg" length="18535"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saadet Partisi lideri Arıkan’dan Demirtaş ziyareti ve çözüm mesajı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/saadet-partisi-lideri-arikandan-demirtas-ziyareti-ve-cozum-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/saadet-partisi-lideri-arikandan-demirtas-ziyareti-ve-cozum-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Edirne Cezaevi'nde Selahattin Demirtaş'ı ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklama yapan Arıkan, Türkiye'nin kutuplaşma ve çatışma dilinden yorulduğunu belirterek, cesur, erdemli ve çözüm odaklı yaklaşımların her zamankinden daha önemli olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nde görüştü.<br />
Ziyaretin ardından yazılı açıklama yapan Arıkan, görüşmede Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu temel siyasi ve hukuki sorunları kapsamlı biçimde değerlendirdiklerini söyledi.<br />
Türkiye’deki kutuplaşma ortamına karşı diyalog kanallarının açık tutulması gerektiğini vurgulayan Arıkan, Demirtaş ile bu konuda ortak düşüncelere sahip olduklarını belirtti. Arıkan, “Ülkemizin içine sürüklenmek istendiği kutuplaşma ve kamplaşma iklimine karşı, diyalog zemininin her şart ve fırsatta canlı tutulması ve genişletilmesi gerekir. Adaletsizliklere son verecek geniş kapsamlı bir uzlaşı arayışının hayati değer taşıdığı konusunda ortak kanaatlere sahip olduğumuzu memnuniyetle müşahede ettik” dedi.</p>

<p><br />
‘Türkiye artık gerilim ve çatışma dilinden yorulmuştur’</p>

<p>Türkiye’nin gerilim ve çatışma dilinden yorulduğunu ifade eden Arıkan, siyasette çözüm odaklı yaklaşımlara ihtiyaç bulunduğunu kaydederek, “Bu ülkeyi ve yarınlarımızı düşünen siyasetçiler olarak; adaleti, erdemi ve diyaloğu merkeze alan ortak paydalarımızı hızla genişletmek zorundayız. Türkiye artık günlük kısır çekişmelerden, gerilim ve çatışma dilinden yorulmuştur. Bugün, cesur, erdemli ve çözüm odaklı yaklaşımlara her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğu açıktır” dedi.</p>

<p><br />
Uzun tutukluluğa tepki</p>

<p>Arıkan, kesinleşmiş mahkeme hükmü bulunmadan uzun yıllar devam eden tutuklulukların hem adalet sistemine hem de siyaset kurumuna duyulan güveni zedelediğini belirtti. Arıkan, “ Bu vesileyle bir kez daha ifade etmek isterim ki; mahkemelerin kesinleşmiş bir hükmü olmadan yıllarca sürdürülen tutukluluklar, sadece adalete olan güveni zayıflatmakla kalmıyor, siyaset kurumuna olan güveni de zedeliyor. Demirtaş, Kasım 2016’dan bu yana cezaevinde bulunuyor. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, Mayıs 2024’te sonuçlanan Kobanî davasında Demirtaş hakkında toplamda 40 yılı aşan hapis cezası verdi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise Demirtaş’ın tutukluluğuyla ilgili daha önce hak ihlali kararları vererek tahliye edilmesi gerektiğine hükmetti” diye belirtti.</p>

<p><br />
‘Görüşmelerimiz devam edecek’</p>

<p>Demirtaş ile gerçekleştirilen temasların önümüzdeki dönemde de süreceğini belirten Arıkan, “Son olarak, Sayın Demirtaş ile gerçekleştirdiğimiz bu insani ve siyasi temasların, karşılıklı görüş alışverişlerimizin bundan sonraki süreçte de devam edeceğini belirtmek isterim” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Kaynak:MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/saadet-partisi-lideri-arikandan-demirtas-ziyareti-ve-cozum-mesaji</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 12:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/selahattin-demirtas-haber-large.jpeg" type="image/jpeg" length="16017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'de disiplin süreci iddiası: Yeni ihraçlar gündemde]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/chpde-disiplin-sureci-iddiasi-yeni-ihraclar-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/chpde-disiplin-sureci-iddiasi-yeni-ihraclar-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Parti yönetiminin, il başkanları ve milletvekillerini kapsayan yeni bir disiplin süreci başlatacağı ve bazı isimler için ihraç talebinde bulunacağı öne sürüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığına atanan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin yeni bir ihraç dalgası için çalışmalar yaptığı öne sürüldü.</p>

<p>İddialara göre butlancı yönetimin bazı milletvekillerini ve il başkanlarını ihraç talebiyle disipline sevk edecek.<br />
Kılıçdaroğlu yönetimi daha önce aralarında belediye başkanları, milletvekilleri, grup başkanvekillerinin de aralarında bulunduğu pek çok ismi ihraç talebiyle disipline sevk etmiş, pek çok ismi de görevden almıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhuriyet'ten Sarp Sağkal'ın haberine göre, uzun yıllardır CHP'de siyaset yapan ve daha önce Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte çalışan bazı milletvekillerinin de ihraç edilebileceği öne sürüldü.<br />
Kılıçdaroğlu yönetiminin ise disiplin süreçlerine ilişkin savunmasını "arınma" ve "partinin kurumsal kimliğini koruma" söylemleri üzerine kurduğu savunuldu. Büyük çaplı bir ihraç süreci yürütülmeyeceğini savunan butlancıların il başkanlıklarında yapılan değişiklikleri örnek gösterdiği aktarıldı.<br />
Nefes gazetesinde yer alan habere göre ise Kılıçdaroğlu ekibi Özgür Özel’e yakın Trabzon, Rize, Artvin ve Afyonkarahisar il başkanlarını ihraç etmeye hazırlanıyor.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/chpde-disiplin-sureci-iddiasi-yeni-ihraclar-gundemde</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/chp-de-yeni-ihrac-dalgasi.jpg" type="image/jpeg" length="52834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti MYK'si 'Barış ve Demokratik Toplum Süreci' gündemiyle toplandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-myksi-baris-ve-demokratik-toplum-sureci-gundemiyle-toplandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-parti-myksi-baris-ve-demokratik-toplum-sureci-gundemiyle-toplandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu, süreç kapsamında yaşanan son gelişmeleri değerlendirmek ve izlenecek yol haritasını ele almak üzere bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında partinin Büklüm’de bulunan genel merkezinde bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MA’nın haberine göre, MYK’nin önündeki temel başlık Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ve bu kapsamındaki gelişmeler olacak.</p>

<p>Bu başlık altında uzun zamandır hazırlanıp Meclis’e sunulacağı ileri sürülen ancak bir türlü sunulmayan yasa taslağı ile ilgili gelişme ve tartışmalar da MYK’nin masasında olacak.</p>

<p>Üzerinde tartışma yürütülecek bir diğer konu ise Özgürlük Mitingleri”, bu mitinglerde verilen mesaj olacak.</p>

<p>Toplantının bir diğer gündem başlığı ise partinin yapacağı kongre ve konferanslar olacak. Toplantıda aynı zamanda pek çok siyasi parti, sivil toplum örgütü üyesi ve gençlerin gözaltına alınıp tutuklanması, iktidarın CHP’ye yönelik baskısı ve etrafında yaşanan gelişmeler de ele alınacak.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-myksi-baris-ve-demokratik-toplum-sureci-gundemiyle-toplandi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/07/demsurec.jpg" type="image/jpeg" length="87592"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
