<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gazete Emek</title>
    <link>https://www.gazeteemek.net</link>
    <description>Gazete Emek, son dakika Diyarbakır ve Van haberleri başta olmak üzere güncel haberleri yapar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeteemek.net/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 06 May 2026 12:16:21 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan’dan “süreç” mesajı: “Olumlu atmosfer var, süreç olması gerektiği gibi ilerliyor”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/erdogandan-surec-mesaji-olumlu-atmosfer-var-surec-olmasi-gerektigi-gibi-ilerliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/erdogandan-surec-mesaji-olumlu-atmosfer-var-surec-olmasi-gerektigi-gibi-ilerliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada sürece ilişkin “olumlu bir atmosfer” olduğunu belirterek, “Süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir” dedi. Erdoğan, CHP’ye yönelik eleştirilerde bulunurken 500 bin sosyal konut projesi ve dış politika mesajlarına da değindi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek-</strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu.</p>

<p>Erdoğan, konuşmasında Cumhuriyet Halk Partisi'ne (CHP) yüklendi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca sürece dair "23 Nisan resepsiyonda da belirttiğim gibi olumlu bir atmosfer vardır. Yapılması gerekenler bellidir. Süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:<br />
"Filistin'in yiğit evlatlarını bugün bir kez daha hürmetle selamlıyor, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak dualarımızla desteklerimizle daima yanlarında olduğumuzu ifade ediyorum. Yine büyük bir coşku ile gerçekleştirdiğimiz grup toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum, kıymetli misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Tüm teşkilatlarımıza kalpten teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah dayanışmamızı, yol arkadaşlığımızı daim eylesin.</p>

<p>Türkiye'nin Kürt, Arap, Türkmen, Fars ayrımı yapmaksızın bölgedeki tüm kardeşleri ile kucaklaşması, ortak tarih ve gelecek temelinde yeni bir güvenlik paradigması inşa etmeye çalışması tenkit edilecek değil, takdir edilecek bir politikadır. Nasıl etle tırnak birbirinden ayrılmazsa, bin yıldır aynı topraklarda beraber yaşadığımız kardeşlerimizle aramıza kimse giremez, bizi kimse ayıramaz. Dostluğumuzu bozmaya kimsenin gücü yetmez. Kimseye eyvallah demeyeceğiz. Zafer marşlarımızı dostluğumuzla söylemeye devam edeceğiz.</p>

<p></p>

<p>500 BİN SOSYAL KONUT PROJESİ</p>

<p>Yüzyılın sosyal konut projesinin kamuoyu ile paylaştık. Halkımız projemize gerçekten yoğun bir ilgi gösterdi. Öyle ki 500 bin konut için yaklaşık 8 milyon vatandaşımız başvuru yaptı. Vatandaşlarımızın bu itimadına layık olabilmek için hemen kolları sıvadık. 29 Aralık itibariyle kura süreçlerimizi başlattık. 4 ay gibi rekor bir sürede 81 ilimizde noter huzurunda 500 bin hak sahibimizi belirledik.</p>

<p>Önce 500 bin konutu yapacağız, ardından da eserlerimize yenilerini ekleyeceğiz. Biz bu ülkeye, bu millete sevdalıyız.</p>

<p><br />
CHP'YE YÜKLENDİ</p>

<p>Ana muhalefet gibi lafa gelince basın özgürlüğünden dem vurup sırf yolsuzluklarını ifşa ediyorlar diye kürsüden basın mensuplarını tehdit edenlerden olmadık. Onu kapatacağız, bunun kapısına kilit vuracağız gibi anti-demokratik yollara asla tevessül etmedik. Yıllardır bizi basın özgürlüğü konusunda bizi topa tutanların iki yüzlü tavrına ayrı bir parantez açmak istiyoruz. Biz hafta sonu 100 bin konutun kura çekim törenini yaparken aynı saatlerde CHP genel başkanı belediye başkanlarıyla toplantıdaydı. Toplantı sonrasında çıktı yine ipe sapa gelmez bir sürü ithamda bulundu. Son derece seviyesiz ifadelerle şahsımızı ve partimizi hedef aldı.</p>

<p>Türkiye’nin ana muhalefet partisine asla yakışmayan bir üsluba dinleyenler şahit oldu.</p>

<p>Şu derin çelişkiyi herkes görüyor. Yolsuzlukla yargılanan belediye başkanları karşısında kuzu kesilenler bakıyorsunuz basın mensupları karşısında aslan postuna bürünüyor.<br />
Gazetelerin CHP’nin basın bülteni gibi çıktığı günler artık geride kaldı, ekranların CHP ideolojisine tahsis edildiği günler artık geride kaldı. Aykırı sesleri susturduğunuz günler, artık geride kaldı. Basının sizi eleştirmesine, etik ilkeleri gözeterek haberleştirmesine öyle veya böyle alışacaksınız. Yankı odalarınızdan çıkmaya alışacaksınız. Türkiye uzun yıllar hasretini çektiği çok sesliliğe kavuşmuştur, bundan geri dönüş olmayacaktır.</p>

<p><br />
SÜREÇ MESAJI: OLUMLU ATMOSFER VAR</p>

<p>Süreçle ilgili son günlerde belirli çevreler tarafından köpürtülmek istenen kuru gürültüye kulak asmadığımızı bugün bir kere daha vurguluyorum. Sürece dair karamsar senaryolar yazanlar açık söylüyorum, gerçeklerle değil tamamen beyinleriyle hareket etmektedir. 23 Nisan resepsiyonda da belirttiğim gibi olumlu bir atmosfer vardır. Yapılması gerekenler bellidir. Süreç olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbiri bunu değiştirmeyecektir. Biz bu yola ittifak olarak, Türkiye’nin önündeki en büyük engellerden birini kaldırmak için çıktık."</p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/erdogandan-surec-mesaji-olumlu-atmosfer-var-surec-olmasi-gerektigi-gibi-ilerliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/750229-ak-parti-tbmm-grup-toplantisi.webp" type="image/jpeg" length="74395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Ne Kerkük’ü ne Musul’u unutmayız]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bahceli-ne-kerkuku-ne-musulu-unutmayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bahceli-ne-kerkuku-ne-musulu-unutmayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kerkük Türkmenlerine yönelik gelişmelere değinerek, bölgedeki Türk varlığına sahip çıkacaklarını ifade etti. Bahçeli, soydaşların asla sahipsiz bırakılmayacağını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuşuyor.<br />
3 Mayıs Türkçüler günü' hakkında açıklamalarda bulunan Bahçeli, MHP'den kopanlara sitem ederken şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Büyük davalar sadece dışarıdan gelen saldırılarda sınanmaz. İçeride büyüyen tereddütlerle de sınanır. Milliyetçilik, aynı kader duygusuna sarılarak kazanır. Herkes 'bu dava benim için sözden mi ibaret yoksa uğruna bedel ödenecek bir mesuliyet mi?' sorusunu kendisine sormalı. Bu yürüyüş yorulanlarla sürmez. Yükü omuzlayanlarla devam eder. Yorulup kenara çekilenlere lafımız yoktur. Gözü burada olan her kardeşimiz için soframızın yeri bakidir. Hepiniz birer Türk bayrağısınız. Bayrağınızı yere düşürmeyin, leke sürmeyin. Bu ocak, yükünü bu ülküden ayırmayanların ocağıdır."</p>

<p><br />
KERKÜK MESAJI</p>

<p>Kerkük Valisi seçilen Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağaoğlu'nun geçen hafta göreve başladığını hatırlatan Bahçeli, "Türkiye için Kerkük ortak hafızanın ve birlikte yaşamın sembolüdür. Irak ile dostluğumuz iyi niyet beyanlarıyla kalmamalı, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle netleşmelidir" dedi.</p>

<p>MHP lideri, Kerkük hakkındaki sözlerine şöyle devam etti:<br />
"Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulüm, Türk milletinin vicdanına kazınmış, kahredici bir imtihandır. Nice Türkmen ocağı söndürülmüş, nice aile yurdundan edilmek istenmiş, nice analar gözyaşı dökmüş, nice çocuk korkuyla titremiş, nice yiğit baskı ve mahrumiyetle sınanmıştır. Türkmen elinde Türkiye'nin sesini kısmaya, tarihi mevcudiyeti bulandırmaya, millî kimliği zayıflatmaya, kadim Türk yurdunu siyasi oyunlar ve demografik tertiplerle özünden koparmaya yeltenenler olmuştur."</p>

<p></p>

<p>"NE KERKÜK'Ü UNUTURUZ NE MUSUL'U"</p>

<p>Türk tarihinde Musul ve Kerkük'ün oldukça önemli bir yeri olduğunu savunan Bahçeli, şunları söyledi:<br />
"Devran dönmüştür, asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır. Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah'ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır. Biz ne Kerkük'ü unuturuz ne Musul'u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük'ten Doğu Türkistan'a, Karabağ'dan Kıbrıs'a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız. Yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Çünkü Milliyetçi Hareket zamana göre renk değiştirmez, konuma göre biçim değiştirmez, rüzgâra göre yön değiştirmez, menfaate göre söz değiştirmez."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bahceli-ne-kerkuku-ne-musulu-unutmayiz</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/images-2026-04-28t125714795.jpeg" type="image/jpeg" length="71906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuncer Bakırhan: “Çocuklar için ortak masa kurulsun, Bakan Tekin istifa etsin”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tuncer-bakirhan-cocuklar-icin-ortak-masa-kurulsun-bakan-tekin-istifa-etsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tuncer-bakirhan-cocuklar-icin-ortak-masa-kurulsun-bakan-tekin-istifa-etsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Grup toplantısında konuşan Tuncer Bakırhan, okul saldırıları, toplumsal çöküş ve eğitim politikaları üzerinden hükümeti eleştirdi. Meclis’te liderler zirvesi çağrısı yapan Bakırhan, Gülistan Doku soruşturmasının derinleştirilmesini istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme dair konuştu.<br />
Bakırhan Kahramanmaraş ve Şanlıurfa Siverek’te yaşanan okul saldırılarının “münferit” olmadığını belirtti.</p>

<p>Toplumsal çöküş, uyuşturucu, çeteleşme ve silahlanma başlıklarında iktidarı eleştiren Bakırhan, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a tüm parti liderlerini bir araya getirme çağrısı yaptı. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifa etmesi gerektiğini söyledi. Bakırhan, Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasını da “önemli bir gelişme” olarak niteledi.</p>

<p>Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Kahramanmaraş ve Siverek’te yaşanan saldırılar, toplumsal çözülme, eğitim politikaları, çocukların güvenliği, cezasızlık ve Gülistan Doku dosyasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><br />
<strong>‘Bu katliamlar münferit değil’</strong></p>

<p>Bakırhan, konuşmasının başında Kahramanmaraş ve Siverek’te yaşanan saldırıların yalnızca bireysel bir şiddet vakası olarak görülemeyeceğini ifade etti. Yaşananları toplumsal öfke, yalnızlaşma ve duyarsızlığın sonucu olarak tanımlayan Bakırhan, kısa bir girişin ardından şunları söyledi:</p>

<p>“Bugün burada yalnızca bir siyasetçi olarak değil, çocuğunu sabah erken okula uğurlayan, akşam da yolunu gözleyen milyonlarca anne-babadan birisi olarak konuşmak istiyorum. Beklemenin ne olduğunu hepiniz iyi biliyorsunuz. Çünkü bu ülkede her sabah milyonlarca aile aynı şeyi yapıyor. Uğurluyor. Ve dönmesini bekliyor. Kahramanmaraş’ta da, Siverek’te de bazı aileler çocuklarını bekledi. Maalesef çocukları dönmedi. Ülke olarak çok üzgünüz ve yastayız.”<br />
Bakırhan, bu acının yalnızca yas duygusuyla karşılanamayacağını da kaydederek, “Yasımızı kalbimizde taşıyacağız, ama yas, susmak değildir. Yas, gerçeğin yüzüne bakma ve yeni felaketleri önleme sorumluluğudur” dedi. Ardından, “Bu katliamlar münferit değil. Bireysel bir çılgınlık da değil. Bu, yıllardır biriken bireysel ve toplumsal öfkenin, çaresizliğin, yalnızlaştırmanın ve duyarsızlığın sonucudur” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
<strong>‘Toplumsal çöküş ve çözülme’</strong></p>

<p>Bakırhan, saldırıları yalnızca güvenlik başlığında değil, “toplumsal çöküş ve çözülme” çerçevesinde ele aldı. Eğitim sisteminden ekonomik krize, uyuşturucudan çeteleşmeye ve bireysel silahlanmaya kadar uzanan bir tablo çizdi.</p>

<p>“Sistem, dokunduğu her şeyi çürütüyor, insanı yalnızlığa, toplumu dağılmaya, geleceği karanlığa mahkûm ediyor. Bu şekilde eşitsizlikler derinleşiyor, kurumlar çöküyor, insanlar birbirine yabancılaşıyor ve felaket geliyorum diyor. Böyle bir ortamda şiddet normalleşir. Güvensizlik büyür. Ve bu yük en çok çocukların omuzlarına biner” diyen Bakırhan, okulların artık aileler için güvenli alan olmaktan çıktığını dile getirdi.</p>

<p>Bakırhan, eğitim sistemine dönük eleştirilerindeyse, şunları söyledi:<br />
“Eğitim sistemine bakın. Enkaz kelimesi bile hafif kalır. Tek tipçi, rekabetçi, piyasa odaklı bir anlayış çocukları metalaştırdı. Çocuklar eğitim sisteminin oyuncağına dönüştü. Her yıl yeni bir müfredat. Her müfredat bir öncekinden fecaat. Eğitim sistemi eleştirel düşünmeyi bastırdı. İsimler değişti, müfredatlar değişti, ama eğitimi toplumu biçimlendirme aracı olarak gören devlet aklı değişmedi. İktidar artık eğitim alanıyla oynayarak ideolojik hegemonya kurmaktan vazgeçmelidir.”</p>

<p>Uyuşturucu, çeteleşme ve silahlanma konusunda iktidarı ve kamu düzenini eleştiren Bakırhan, “Ekonomik kriz, kent yoksulluğu ve sosyal çürüme, madde bağımlılığı ve çeteleşmeyi artırıyor. Gençler bu yapılar tarafından istismar edilebilmekte ve şiddet döngülerine çekilebiliyor. Başka bir sorunumuz da silahlanma. Türkiye’de ruhsatsız silah sayısının 10 ila 30 milyon arasında olduğu tahmin ediliyor. Bazı çetelere bürokrasimiz de silah dağıttığı için bu rakamları net olarak bilmiyoruz. Her 4 kişiden birinde silah var deniliyor. Toplum giderek daha silahlı, daha tetikte, daha güvensiz hâle geliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
<strong>Verileri paylaştı </strong></p>

<p>Bakırhan, Adalet Bakanlığı verilerine atıf yaparak çocuklara ilişkin yargı verilerini de paylaştı:</p>

<p>“2024’te ateşli silah ve bıçakla suç işlediği için 11 bin 64 çocuk hakkında soruşturma başlatıldı. 2025’te bu sayı 13 binlere kadar çıktı. Mahkemelerde yargılanan çocuk sayısı da 10 bini geçti. Bu rakamlar birer istatistik değil. Her biri bir çocuğun adı. Her biri bir ailenin çığlığı. Bu çığlıklar ülkenin gerçek kırmızı alarmıdır.”</p>

<p><br />
<strong>Numan Kurtulmuş’a çağrı</strong></p>

<p>Bakırhan, konuşmasının devamında Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslendi. Çocukların güvenliği ve gençlerin geleceği için Meclis’te ortak bir siyasal zemin kurulması gerektiğini savunan Bakırhan, şu çağrıyı yaptı:<br />
“Kırmızı alarm yıllardır ses veriyor. İktidar görmezden geliyor. Ülke iyi durumda değil diyenler de susturuluyor. Birileri oy peşinde, birileri rant peşinde. Çocuklar söz konusu olduğu için kıyamet değilse bile bir şey kopmalı, bir şey yapmalıyız. Bütün siyaset kurumu olarak başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmeliyiz. Bir yol bulacağız. Başka da yolu yok.”</p>

<p>Bu bölümün ardından Bakırhan, Meclis Başkanı’na şu sözlerle seslendi: “Bu ülke hepimizin. Çare de hepimizin omuzunda. Bu nedenle bugün buradan Meclis Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a sesleniyorum: Hükümet-muhalefet ayrımı gözetmeksizin, Meclis’teki bütün siyasi parti liderlerini bir araya çağırın. Gün, çocukların güvenliği, gençlerin geleceği için ortak bir masa kuracağımız gündür. Bu masa, ülkenin vicdan masası olmalıdır.”</p>

<p><br />
<strong>Yusuf Tekin’e istifa çağrısı</strong></p>

<p>Bakırhan, konuşmasında Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i de eleştirdi. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşanan benzer saldırılar sonrasında siyasi sorumluluk mekanizmasının işletildiğini hatırlatırken, Türkiye’de ise “istifa kültürü”nün bulunmadığını söyledi.<br />
“Sırbistan’da bir ilkokulda sekiz öğrenci ve bir güvenlik görevlisi hayatını kaybetti, Eğitim Bakanı ertesi gün istifa etti. Ürdün’de öğrenciler okul gezisinde yaşamını yitirdiği için eğitim bakanı istifa etti. Peki Türkiye’de ne oluyor? Depremde on binlerce insanın canı gidiyor, istifa yok. Maden facialarında işçiler toprağa karışıyor, istifa yok. Okullarda çocuklar ve öğretmenler katlediliyor, yine istifa yok” diyen Bakırhan, “Buradan açık ve net söylüyoruz: Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bu tablonun sorumluluğunu üstlenmeli ve istifa etmelidir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakırhan, bunun bir siyasi polemik değil, “topluma ve çocuklara karşı yerine getirilmesi gereken asgari bir sorumluluk” olduğunu söyledi. Muhalefete de özeleştiri çağrısı yapan Bakırhan, “Bu ağır tabloyu yalnızca iktidarı eleştirerek aşamayız, toplumun her kesimine dokunan, kalıcı ve bütünlüklü bir siyaseti samimiyetle inşa etmek zorundayız” dedi.</p>

<p><br />
<strong>Gülistan Doku soruşturması: ‘Örtbas edenler hesap vermeli’</strong></p>

<p>Bakırhan, grup toplantısında kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve zorla kaybedilen kadınlara da ayrı bir başlık açtı. Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun dosyasının 6 yıl sonra yeniden açılmasına değinen Bakırhan, bunun önemli bir gelişme olduğunu söyledi:</p>

<p>“Bugün karşımızdaki en ağır gerçeklerden biri de kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümleri ve zorla kaybettirilen kadınlardır, burada mesele yalnızca suç değil, suçu örten, faili koruyan ve adalet arayışını yıllarca oyalayan bir düzendir. 2020’den beri kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun dosyası 6 yıl sonra tekrar açıldı. Bu önemli bir gelişmedir. Gülistan bir isim değil, bir sorudur. Altı yıldır bu ülkenin vicdanına sorulan ve cevabı alınmayan bir sorudur.”<br />
Dosyanın yeniden açılmasının aile, kadın örgütleri ve kamuoyunun ısrarlı takibi sayesinde mümkün olduğunu söyleyen Bakırhan, “Burada kayyım olan eski vali, yüksek bürokratlar, siyasetçiler ve kolluk güçleriyle bağlantılı kirli ağlar olduğu iddiaları ciddi şekilde masaya yatırılmalıdır. İktidar, titizlikle bu meseleyi araştırmalıdır. Örtbas edenler hesap vermeli, ucu nereye dokunursa dokunsun tüm sorumlular yargılanmalıdır” ifadelerini kullandı.<br />
Bakırhan, Gülistan Doku dosyasının Rojin Kabaiş, Rojvelat Kızmaz, Rabia Naz, Nadira Kadirova ve Yeldana Kaharman dosyalarıyla birlikte düşünülmesi gerektiğini belirterek, bunun “Türkiye’nin her sokağının bir Susurluk olmasının önüne geçmekle ilgili tarihî bir görev” olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
<strong>Demokratikleşme için atılması gereken adımları sıraladı </strong></p>

<p>Türkiye’de sistem krizi yaşandığına dikkat çeken Bakırhan, demokratik normalleşme çağrısı yaptı ve bunun için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:<br />
“Yargı bağımsızlığını yitirdi, medya susturuldu, güç tek merkezde toplandı, seçilmiş belediyeler kayyumla gaspedildi, muhalefet baskı altında. Bu zeminin üzerine demokratik bir toplum inşa edilemez. Öncelikle hukuka ve demokrasiye riayet edilmelidir. Toplumu ayrıştıran, kamplaştıran dilden vazgeçilmelidir. Siyasi normalleşme sağlanmalı. Kurumsal reformlar yapılmalı. Hukuka güvensizlik giderilmeli. Halkın iradesine saygı gösterilmelidir.</p>

<p>Demokratikleşmeden normalleşme olmaz. Normalleşmeden iyileşme olmaz. Bu yüzden diyoruz ki, demokratik normalleşme toplumsal çöküşün de panzehiridir.”</p>

<p><br />
<strong>1 Mayıs çağrısı</strong></p>

<p>Bakırhan, 1 Mayıs kutlamaları için de şunları söyledi:<br />
“Önümüz 1 Mayıs. İşçi, yoksul, ezilenler olarak hepimiz eşitlik taleplerimizi, alın teri hakkımızı o meydanlarda haykırmalıyız. Biz DEM Parti olarak işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri, doğasına sahip çıkanları, halkları ve inançları 1 Mayıs alanlarına çağırıyoruz.”</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tuncer-bakirhan-cocuklar-icin-ortak-masa-kurulsun-bakan-tekin-istifa-etsin</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/images-2026-04-21t145221499.jpeg" type="image/jpeg" length="23810"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erkan Baş: Demirtaş ile görüşme talebimiz reddedildi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/erkan-bas-demirtas-ile-gorusme-talebimiz-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/erkan-bas-demirtas-ile-gorusme-talebimiz-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİP Genel Başkanı Erkan Baş, yaklaşık 9,5 yıldır cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş ile görüşmek için yaptıkları başvurunun Adalet Bakanlığı tarafından gerekçe gösterilmeden reddedildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, yaklaşık 10 yıldır cezaevinde tutulan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı ziyaret için Adalet Bakanlığı'na verdikleri dilekçenin gerekçesiz şekilde reddedildiğini açıkladı.</p>

<p>Baş, "Edirne Cezaevi’nde tutulan Sevgili Selahattin Demirtaş ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na verdiğim dilekçe, hiçbir gerekçe gösterilmeden 'uygun görülmemiştir' yanıtıyla geçiştirildi" dedi.</p>

<p>Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Baş, yanıtın kendilerine yazılı olarak iletilmesi talebine de olumlu karşılık verildiğini belirterek "Adalet Bakanlığı keyfi ve gerekçesiz uygulamalarına son vermelidir. Ne yaparlarsa yapsınlar, özgürlük ve demokrasi, barış ve kardeşlik için mücadeleye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>"HUKUKSUZLUĞUN KAYIT ALTINA ALINMASI BİLE ENGELLENİYOR"</p>

<p><br />
Erkan Baş'ın açıklaması şöyle:<br />
"Edirne Cezaevi’nde tutulan Sevgili Selahattin Demirtaş ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na verdiğim dilekçe, hiçbir gerekçe gösterilmeden “uygun görülmemiştir” yanıtıyla geçiştirildi. Bu yanıtın yazılı olarak iletilmesi talebimize de olumlu karşılık verilmedi. Hukuksuzluk, gerekçesiz kararlarla katmerlenmekte; üstelik bu hukuksuzluğun kayıt altına alınması dahi hukuksuzca engellenmektedir. Adalet Bakanlığı keyfi ve gerekçesiz uygulamalarına son vermelidir. Ne yaparlarsa yapsınlar, özgürlük ve demokrasi, barış ve kardeşlik için mücadeleye devam edeceğiz."</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Birgün </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/erkan-bas-demirtas-ile-gorusme-talebimiz-reddedildi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/3b6686fb-4aa0-4cc1-95eb-fbd079db9748.webp" type="image/jpeg" length="99052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP’li il başkanlarından ortak mesaj: “Geri adım atmayacağız”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/chpli-il-baskanlarindan-ortak-mesaj-geri-adim-atmayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/chpli-il-baskanlarindan-ortak-mesaj-geri-adim-atmayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li il başkanları Ankara’daki toplantı sonrası yaptıkları açıklamada, Ümit Erkol’un tutuklanmasını siyasi operasyonların parçası olarak değerlendirdi ve baskılara karşı geri adım atmayacaklarını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>CHP'li il başkanları, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un tutuklanmasının ardından Ankara'da bir araya geldi. Gerçekleştirdikleri toplantının ardından ortak basın açıklaması yapıldı.</p>

<p>İl başkanları adına ortak açıklamayı CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik yaptı.</p>

<p>47 yıl sonra Türkiye'nin birinci partisi olan CHP'nin seçilmiş neferleri olduklarını kaydeden Çelik, iktidarın "yargı" kılıflı siyasi operasyonlarla ayakta kalmaya çalıştığını söyledi.</p>

<p><br />
"TÜM SALDIRILARA KARŞI DAYANIŞMA İÇİNDEYİZ"</p>

<p><br />
Partilerine karşı sistematik bir kuşatma olduğunu ve Ümit Erkol'un tutuklanmasının partilerine yönelik saldıırlardan bağımsız olmadığını söyleyen Çelik, "Partimizi hedef alan tüm saldırılara karşı dayanışma içindeyiz" ifadelerini kullandı.<br />
Çelik, iktidar yolundaki yürüyüşlerinden asla sapmayacaklarını vurguladı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak:  Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/chpli-il-baskanlarindan-ortak-mesaj-geri-adim-atmayacagiz</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/343081.webp" type="image/jpeg" length="96696"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tülay Hatimoğulları’ndan Yılmaz’a Yanıt: “Barış Konusunda En Net Parti Biziz”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullarindan-yilmaza-yanit-baris-konusunda-en-net-parti-biziz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullarindan-yilmaza-yanit-baris-konusunda-en-net-parti-biziz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tülay Hatimoğulları, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın eleştirilerine yanıt vererek, “Barış konusunda pırıl pırıl bir netliğe sahibiz” dedi. Hatimoğulları, Türkiye ve Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın partilerine dönük eleştirilerine yanıt vererek, “Barış konusunda pırıl pırıl bir netliğe sahibiz. Bizden daha net bir parti yoktur. Bu uğurda çok ağır bedeller ödedik, ödemeye de devam ediyoruz” dedi.<br />
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Parti Meclisi (PM) toplantısı Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında toplandı. Tülay Hatimoğulları, Balgat’taki genel merkezde başlayan toplantının açılışında gündeme dair konuştu. Tülay Hatimoğulları, Ortadoğu’da çatışma ve kaosun yoğunlaştığı bir dönemde toplantılarını gerçekleştirdiklerini belirterek, MYK, milletvekilleri ve Kadın Meclisi ile birlikte süreci kapsamlı şekilde ele alacaklarını söyledi.<br />
<br />
Tülay Hatimoğulları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının bölge ve Türkiye üzerindeki etkilerinin ağır olduğunu belirterek, bu gelişmelerin toplantıda değerlendirileceğini söyledi. Tülay Hatimoğulları, Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, ekolojik ve enerji sorunları ile artan anti-demokratik uygulamaların da ele alınacağını ifade etti. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nde gelinen aşamanın da değerlendirileceğini kaydeden Tülay Hatimoğulları, çoklu krizlere karşı çoklu mücadele hattı ve yol haritasının toplantıda şekillendirileceğini dile getirdi.<br />
<br />
KALICI BARIŞ İÇİN SOMUT ADIMLAR ATILMALIDIR</p>

<p>Tülay Hatimoğulları, Gazze, Rusya-Ukrayna, Somali ve Suriye’de süren savaşların ardından çatışmaların İran’a kaymasının Ortadoğu’da yeni bir jeopolitik kırılmaya yol açtığını belirtti. Hatimoğulları, bu gelişmelerin uluslararası sistemi derinden sarstığını ifade ederek, “28 Şubat’ta başlayan İran, İsrail, ABD savaşı şimdilik bir ateşkesle görüşmelerin başladığı bir evreye geçmiş durumda. Ateşkes ilan edildiği halde hâlâ Lübnan bombalanıyor. Bu görüşmeler bombaların gölgesinde gerçekleşecek. Bizler de bir kez daha diyoruz ki ilan edilen ateşkes geçici değil, kalıcı olmalıdır. Yani savaş değil, kalıcı bir barışın tesis edilmesi için somut adımlar atılmalıdır. Ortadoğu’nun ihtiyacı taktiksel bir barış değil, stratejik bir barıştır. Stratejik barışın boyutu aynı zamanda iç barışın sağlanmasıyla daha da güçlenecektir" dedi.<br />
<br />
İRAN HALKLARIN TALEPLERİNE KULAK VERMELİ<br />
<br />
Tülay Hatimoğulları konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Savaştan çıkarılacak en önemli ders, toplumsal barışı tesis edecek demokratik bir İran’ın kurulmasıdır. İran yönetimi kendi halkıyla barışmak zorundadır. Ateşkesi fırsat bilerek yüzlerce kişiyi gözaltına alan rejim, tarihteki hataları yapmaktan vazgeçmelidir. Demokratik zeminde hakları için, özgürlükleri için, adalet için mücadele edenlerin avına çıkmamalı rejim. İdam kararlarını uygulamamalı ve bundan vazgeçmelidir. İran iç siyasete de barış ilan etmelidir. Emperyalizmin saldırılarına karşı kenetlenen İran halklarının değerini bilmeli ve taleplerine kulak vermelidir. Savaştan çıkarılacak en önemli ders, toplumsal barışı tesis edecek demokratik bir İran’ın kurulmasıdır.<br />
<br />
TÜRKİYE'DE 3E KRİZİ VAR<br />
<br />
Şu bir gerçek ki Türkiye’de bu savaşın yansımalarından kaynaklı, ülkedeki zaten uzun yıllardır mevcut olan ekonomik kriz, derinleşen açlık ve yoksulluk daha da derinleşmiş durumda. Ve bugün Türkiye’de 3E krizi vardır: ekonomik, ekolojik ve enerji krizi. Sermaye uğruna doğanın talanı en acımasız şekilde hayata geçirilmiş durumdadır. Varto’da, Çorum’da, Karlıova’da, Karadeniz’de Türkiye coğrafi haritasının hangi köşesine elinizi uzatsanız orada çok büyük bir ekolojik yıkımla karşılaşırsınız. Ama bir o kadar da direnişle karşılaşıyoruz. Bizler DEM Parti olarak yerellerdeki bu güçlü direnişleri ve direnişçileri bir kez daha selamlıyoruz.<br />
<br />
İkizköylülerin sembol isimlerinden Esra Işık tutuklandı. Doğayı, kendisini, yaşamını ve bütün canlıların yaşamını korumak için mücadele eden Esra Işık’ın derhal serbest bırakılması gerekmektedir.<br />
<br />
YAKITTAKİ KDV VE ÖTV ACİLEN KALDIRILMALIDIR</p>

<p>Bir kriz, enerji krizidir. Esnaftan sanayiciye kadar hayatın her alanının zorlaştığı, ticaretin ve üretimin neredeyse sekteye uğrayacağı bir genel enerji krizi var. Türkiye’de de bir o kadar ciddi enerji krizi var. Hem “petrol bulduk” dediler, hem “doğalgaz bulduk” dediler; bunun propagandasını yaptılar. Bakın şimdi, bu savaştan kaynaklı petrol fiyatlarının tavan yaptığı, uçtuğu bir evrede, hani bulduğunuz gaz, hani bulduğunuz petrol? Onlar neden devreye girmiyor? Neden bu konuda mesela İspanya’yı örnek almıyorsunuz? Bugün Türkiye’de benzin fiyatı 62-64 bandını aşmış durumda. Açlık, yoksulluk, geçinememe, barınamama ve pahalılık yurttaşı boğmuş durumdadır. Ekonomik kriz nedeniyle yurttaş artık nefes alamaz bir hale gelmiştir. Türkiye’de İran savaşını bahane ederek yaşanan ekonomik krize kılıf bulmaya çalışan bir iktidar gerçeği var. Grup toplantılarımızda daha önce ifade ettik; İran savaşı sulhla sonuçlansa bile Türkiye ekonomisine kalıcı olumsuzluklar söz konusu olur.<br />
<br />
Bu zararları azaltmak için iktidar, muhalefetin önerilerini görmeli, duymalıdır. Yakıttaki KDV ve ÖTV acilen ve tamamen kaldırılmalıdır. Temel gıdadaki bütün vergi yükü kaldırılmalı; sosyal denge kapsamında her haneye, asgari ücret sınırına kadar doğalgaz, elektrik ve su ücretsiz bir şekilde verilmelidir.<br />
<br />
BARIŞ KONUSUNDA EN NET PARTİ BİZİZ<br />
<br />
Geçiş için bir çerçeve yasa ihtiyacından bahsediyoruz. Şu anda Türkiye’nin temel gündemlerinden biri bu. Bu yasaya ekmek ve su kadar ihtiyacımız var. Bu yasayı herhangi bir şarta bağlamaya kalkmak bir akıl tutulmasıdır. Demokratik siyaset yapma isteğinin tespiti barış hakkının teyidi olur mu? Bunu kamuoyunun bilgisi ve vicdanına sunuyoruz. Dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı, bir konuşmasında bizi eleştirmiş. Demiş ki: Partinizin süreç konusunda net olması gerekiyor. Biz net olmalıymışız bu süreç konusunda. Demokrasinin gelişmesi, DEM Parti’nin kamu kurumları ve devlete ödev yükleme üslubundan vazgeçmesi gerekiyormuş. Bunu DEM Parti’ye söylüyor. Biz de buradan Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısına şunları ifade ediyoruz: Barış konusunda pırıl pırıl bir netliğe sahibiz biz. Bizden daha net bir parti yoktur barış konusunda. Bunun için çok ağır bedeller ödedik, ödemeye de devam ediyoruz. Kendimizi bu konuda anlatmayı da kendimize zul addederiz.<br />
<br />
YASA YAPMA YETERLİLİĞİ İKTİDARDADIR<br />
<br />
Sürecin başarıya ulaşması için bizler gece gündüz çalışıyoruz ama daha fazla çalışmamız gerektiğinin altını da her fırsatta çiziyoruz. Yasa yapma yeterliliği sizde, iktidardadır. Zamana yayan sizsiniz. Bunu size hatırlatınca zorunuza gitmesin. Demokrasi şarta bağlanamaz, pazarlık konusu da yapılamaz. Kürt sorunu olmasa da, bu ülkede bugün bir süreçten bahsediyor olmasak da, bu ülkenin bir demokrasi sorunu vardır. Cumhuriyet bu topraklarda demokratikleşmemiştir. DEM Parti olarak demokratik bir cumhuriyetin inşası için mücadele hattımızı bu temellerden kurduğumuzun altını defalarca çizdik, programımızda da net bir şekilde mevcuttur.<br />
<br />
SİZİN GÖREVİNİZ TALEPLERİ YERİNE GETİRMEKTİR</p>

<p>Demokratik ülkelerde muhalefet, talepleri için siyaset üretir, mücadele eder ve ülkeyi yönetenler muhalefetin önerilerine kulak verir. Biz bunları ifade ettiğimizde, demokratikleşmeyle ilgili taleplerimizi sıraladığımızda karşılaştığımız bu yanıtlar gerçekten trajikomiktir. En meşru, en demokratik dayanağı arkamıza alarak; anayasa, AİHM kararı, seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere bizler bu dayanaklar üzerinden taleplerimizi her fırsatta ve her yerde ifade ettik ve ifade etmeye de devam edeceğiz. Bu sizin zorunuza gitmemeli. Sizin göreviniz bu talepleri yerine getirmektir.<br />
<br />
MART AYINDA 29 KADIN ERKEKLER TARAFINDAN KATLEDİLDİ<br />
<br />
Sevgili arkadaşlar, dün Kadın Meclisimiz toplandı. Bizler kadın olarak dün şunları konuştuk: Bir yandan kendi özgün gündemlerimizi, bir yandan dünyada ve Ortadoğu’da devam eden savaşları, özel olarak İran’ı ve Rojava’yı değerlendirdik. Aynı şekilde Türkiye’de devam eden süreçte kadınların rolü ve misyonunun daha güçlü bir şekilde nasıl olabileceğini konuştuk. Yine kadın yoksulluğunu, görünmeyen emeği ve güvencesiz çalışma koşullarını değerlendirdik. Biz kadınlar için ve toplumun tamamı için çok yakıcı olan kadın cinayetlerini konuştuk, daha etkin bir mücadeleyi nasıl hayata geçirebileceğimizi değerlendirdik. Bakın, sadece Mart ayında 29 kadın erkekler tarafından katledilmiş, 22 kadın şüpheli ölüm şeklinde katledilmiş. Böyle bir katliamla karşı karşıyayız.<br />
<br />
DAHA GÜÇLÜ MÜCADELE HATTINI ÖRMELİYİZ<br />
<br />
Kadın cinayetlerini durdurmak için daha güçlü bir mücadele hattını örmeliyiz. Kadın örgütlülüğü ve dayanışmasını daha çok genişletmek ve derinleştirmek gibi bir görev ve sorumluluğumuz olduğunu değerlendirdik. Coğrafyamızda artan savaş ve şiddete karşı, Ortadoğu başta olmak üzere uluslararası kadın dayanışma ağlarını nasıl daha fazla geliştirebileceğimizi değerlendirdik. İran’da seslerinin duyulması engellenen kadınların sesi olacağımızı tespit ettik. İran’da tutuklu bulunan Kürt kadınları, özgürlük mücadelesi verirken tutuklanan bütün farklı halklardan ve inançlardan kadınlar için verilmiş olan idam kararları ve bütün yargı kararları geri çekilmelidir. Kadınlar serbest bırakılmalıdır. Bizler, “Jin, jiyan, azadî” felsefesinin başta Ortadoğu coğrafyası olmak üzere bütün dünyada varlığını genişletmesi ve kalıcılaştırılması için yol haritamızda daha güçlü mücadele olanaklarını değerlendirdik.<br />
<br />
SOMUT ADIMLAR ATILMALI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakın şöyle düşünün; Pazartesi sabahı uyanmışız, kayyımlar el çektirilmiş, seçilmişler görevlerine iade edilmiş. Bu, Türkiye’ye büyük bir nefes aldırmaz mı? Alır. AYM ve AİHM kararlarına dayanarak sevgili Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve bütün Kobanê davası tutukluları, aynı şekilde sevgili Can Atalay ve bütün Gezi davası tutukluları serbest bırakılırsa 86 milyon böyle bir mutluluğu yaşamaz mı? Yaşar. Tutuksuz yargılama olsa, İmamoğlu görevi başına dönse, barış sürecine, demokrasiye ve geleceğe ne kadar büyük bir güven oluşturur, bunu hiç düşündünüz mü? Bizler bu adımların atılmasının toplumda yaratacağı huzur ve mutluluğun farkındayız. Bizler bu adımların atılmasının Barış ve Demokratik Toplum Sürecine sunacağı katkının ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Bütün damarları tıkanmış olan demokrasiye bir dirhem nefes aldırmak için somut adımlar atılmalı ve biz bunun mücadelesini de sonuna kadar yürüteceğiz. Bu farkındalıkla hareket ediyoruz. Mücadelemizi demokrasinin tıkanan damarlarını açmaya odaklamış durumdayız.<br />
<br />
TÜRKİYE'NİN TÜM SORUNLARINI ÇÖZMEYE ADAYIZ<br />
<br />
Biz Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye’nin bütün sorunlarını çözmeye adayız. Kendimize inanıyoruz ve ülkenin, toplumun deneyimlerine, birikimlerine de son derece inanıyoruz. Onun içindir ki partisi, kimliği, inancı ne olursa olsun ezilen kim varsa bizler onun yanında duruyoruz. Üniversite öğrencileri türban hakkını savunurken bizler onların yanındaydık. KHK’lilerin hakları için onların yanındaydık. ODTÜ’lüler, Boğaziçili gençler kendi hakları için mücadele ederken bizler onların yanındaydık. Bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz.<br />
<br />
ÜÇÜNCÜ YOL'UN KURUCULARI<br />
<br />
Uygur Türkü zulme uğradığında, Çin ile ticaret yapıyoruz, acaba sorun yaşar mıyız kaygısı gütmeden Uygur Türklerinin de haklarını savunduk, savunmaya devam edeceğiz. Bizler üçüncü yolun kurucuları olarak ezilenlerin ve sömürülenlerin partisiyiz. Ezilen herkesin tek umudu ve tek adresiyiz. Bu yüzden, süreç başladı, yargı adaletsizliğine, haksızlıklara sessiz kalalım gibi bir yaklaşım ya da yolsuzluklara, ahlaksızlıklara, anti-demokratik uygulamalara, ilkesizliklere izleyici kalalım gibi bir yaklaşımımız asla olmadı. Öyle bir yaklaşıma tenezzül etmedik.<br />
<br />
BEKLE GÖR TUTUMU</p>

<p>Kimin yaptığına bakmadan yanlışa yanlış, doğruya doğru dedik. Çünkü bizi bağlayan makamlar ve anlık gelişmeler değil, ilkelerdir. Bizi bağlayan, bu ülkenin kalıcı bir demokrasiye kavuşması, demokratik bir cumhuriyetin inşası için atılacak adımlardır. Bu sebeple devletler ve iktidarlar bekle-gör politikasına tevessül edebilirler ama bizler DEM Parti olarak bekle-gör tutumuna kendimizi kaptırmıyoruz, kaptırmayacağız. Barış da demokrasi de bize altın tepsiyle sunulmayacak. Bunun en çok farkında olan bizleriz. Çünkü bizler mücadele partisiyiz. Ne kazandıysak emekle, dişimizle, tırnağımızla mücadele ede ede kazandık. Ve bizler bu sürecin yine mücadeleyle, örgütlenerek, kurucu olarak inşa ederek başaracağımızın da farkındayız. Biz barışı nasıl sağlayabiliriz biliyor musunuz? İktidarı barışa ikna edecek, zorlayacak ve barışı geniş bir şekilde toplumsallaştırmayı başardığımızda, örgütlediğimizde, barışın kurucu öğeleri ve unsurlarını arttırdığımızda, iktidar ve iktidarlar o zaman barışı tesis etmek durumunda kalırlar.<br />
<br />
EKMEK BARIŞ VE ADALET İÇİN 1 MAYIS'A<br />
<br />
İşte barışı milyonlara mal etmenin, tek ses olmanın, milyonlarla yüreğimizin barış, adalet ve özgürlük için atmasına imkân sağlayan bir gün var önümüzde: 1 Mayıs. 1 Mayıs, ezilenlerin ortak direniş günüdür. Hazırlıklarımız başladı ve tarihsel olan bu günün anlam ve önemine uygun bir biçimde her yerde katılım sağlayacağız. Her bir arkadaşımız, PM toplantımızın hemen akabinde 1 Mayıs alanlarını en güçlü şekilde doldurmak, en güçlü şekilde mesajlarımızı kitlelere ulaştırmak için hep birlikte çalışmalara koyuluyoruz. 1 Mayıs, işçinin ve emekçinin olduğu kadar kadınların ve LGBTİ+’ların da günüdür. Emekçinin, çiftçinin olduğu kadar Kürt’ündür, Alevi’nindir, gençlerindir. 2026 yılı 1 Mayısı’na her zamankinden daha büyük bir inanç ve güçle sarılacağız. 8 Mart ve Newroz ruhuyla 1 Mayıs alanlarını dolduracağız. ‘Ekmek, barış ve adalet’ şiarıyla Türkiye’nin dört bir yanında meydanlarda olacağız."</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak:MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullarindan-yilmaza-yanit-baris-konusunda-en-net-parti-biziz</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/20260411-132928.jpg" type="image/jpeg" length="90465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bolu Belediyesi’ne operasyon: 3 kişi gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bolu-belediyesine-operasyon-3-kisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bolu-belediyesine-operasyon-3-kisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gece saatlerinde düzenlenen operasyonda, Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz’un da aralarında bulunduğu 3 kişi gözaltına alındı. Soruşturmanın kurban bağışı iddialarına ilişkin olduğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Gazete Emek- </strong>Bolu Belediyesi'ne gece saat 02.00'de operasyon düzenlendi. Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve iki kişi gözaltına alındı.<br />
Bolu Belediyesi’ne gece saatlerinde düzenlenen operasyonda, Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz’un da aralarında olduğu 3 kişi gözaltına alındı.<br />
Halktv.com.tr Yazarı İsmail Saymaz’ın aktardığına göre, Bolu Belediyesi’ne yönelik operasyon gece saat 02.00 sıralarında yapıldı.<br />
Operasyon kapsamında Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile iki kişinin daha gözaltına alındığı belirtildi.<br />
Soruşturmanın, belediyeye bağlı BOLSEV Vakfı bünyesinde toplanan kurban bağışlarına ilişkin iddialar üzerinden yürütüldüğü ifade edildi.<br />
Saymaz'ın aktardıklarına göre; Yaklaşık 800 bin liralık bir tutarın soruşturma dosyasında yer aldığı belirtildi.<br />
Daha önce ifade veren bazı kişilerin, söz konusu parayla kurban alınmadığını, bu kaynağın öğrencilere burs olarak aktarıldığını söylediği öne sürüldü.<br />
Leyla Beykoz’un yanı sıra gözaltına alınan iki kişinin de belediye meclis üyesi olduğu değerlendiriliyor. Üç ismin de hâlen gözaltında olduğu belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bolu-belediyesine-operasyon-3-kisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 08:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/images-2026-04-10t085405902.jpeg" type="image/jpeg" length="48938"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: “Ankara, Diyarbakır’ın hukukunu tanırsa güçlenir ve demokratikleşir”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-ankara-diyarbakirin-hukukunu-tanirsa-guclenir-ve-demokratiklesir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-ankara-diyarbakirin-hukukunu-tanirsa-guclenir-ve-demokratiklesir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclis grup toplantısında Türkiye’nin barış ve demokrasi eksenli siyaset geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Bakırhan, Kürtlerin başkentlerle sorunlarını müzakere yoluyla çözmek istediğini belirterek, hukukun herkes için eşit uygulanması çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong></p>

<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Mecliste partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu. Ortadoğu’daki gelişmelere dikkati çeken Bakırhan, yeni dönemde savaşların ticaret yolları üzerinden geliştiğine işaret etti. Konuşmasında Türkiye’nin barış, demokrasi ve hukuk ekseninde yeni bir siyasal yönelim geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Bakırhan, hem dış politikada hem de iç siyasette atılması gereken adımlara dair eleştirilerini ve önerilerini dile getirdi.<br />
Bakırhan, “Önümüzdeki günlerde de Malaka Boğazı başta olmak üzere kimi boğazları, geçitleri tekrar konuşmak durumunda kalacağımız görülüyor. Bu çerçevede İran savaşına baktığımızda Sayın Öcalan bir şeye dikkat çekmişti. Bir görüşmesinde üç önemli çizgiden bahsetmişti. Birinci çizgi İsrail çizgisidir. Bu savaşla hükmeden akıldır. İkinci çizgi İngiltere'nin başını çektiği çizgidir. Bu da dengeyle oyalayan statükocu bir akıldır. Üçüncü çizgi de demokrasi ve ortak yaşam çizgisidir. Yani uğruna bedeller ödediğimiz, mücadele ettiğimiz çizgidir. Bu demokratik bir toplum isteyen bir akıldır. Şimdi başta İran olmak üzere birçok yerde aslında bu üç çizgi karşı karşıyadır. Birbiriyle mücadele ediyor. Biz tüm Ortadoğu'da olduğu gibi İran'da da demokrasi ve ortak yaşamı savunuyoruz” dedi.<br />
"Türkiye de artık eski kodlarla, eski korkularla değil, barış ve demokrasi eksenli akılcıl bir siyaset de bölgeye ayak ulaşmalıdır" diyen Bakırhan, " "Ankara'nın dış müdahaleye karşı tutumunu anlamlı buluyoruz. Ankara, Kürtlerin, kadınların, farklı hakların ve inançların tanınması için de Tarhan yönetimine bir çağrıda bulunabilir. Bu Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirir. Bu Türkiye'nin pozisyonunu güçlendirir. Böyle bir yaklaşım Kürtlerin de İran'daki ezilen halklar ve inançların da Ankara'yla olan bağını güçlendirir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
"Atılması gereken adımları ivedi atmalılar"</p>

<p>Bakırhan konuşmasında şunları söyledi: "Kürt örgütleri ve liderlerini siz de dinlediniz. Hem Ortadoğu'daki savaşta hem İran'da süren savaşta en başından beri beri müdahaleden değil, müzakereden yana olduklarını açıkladılar. Onun için Kürtleri ayıran dil dünyanın neresinde yaşıyorsa yaşasın Kürt partilerinin ve önderlerinin hegemon ve emperyal güçlerden yana olmayan tutumlarına saygı istesinler. Kürtleri bölerek ve parçalayarak, farklı göstererek kimse bir yere varamaz. Açık söylüyoruz. Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentleriyle sorunlarını çözmek istiyor. Yanlış mı yapıyoruz? Türkiye'de sorunumuz varsa Ankara'yla çözmek istiyoruz. Irak'taki Kürtler sorununu Irak devletiyle çözmek istiyor. Kiminle çözecekler? Suriye'de bir sorun varsa bir muhatabı Kürtler ise diğer muhatapları Suriye yönetimidir. İran'da da Kürtler sorunlarını İran devletiyle İran devletiyle çözmek istiyorlar. Ama Kürtlerin bu başkentlerle çözmek istedikleri bu duruşuna saygı göstermeliler. Statükodan ve çözümsüzlükten vazgeçmeliler artık. Tahran, Mahabat’ın hakkını tanırsa İran güçlü olur. Şam, Kobanê'yi kabul ederse Suriye güçlenir. Bağdat, Hewlêr'in, Süleymaniye'nin hakkını korursa Irak güçlenir. Ankara, Diyarbakır'ın hukukunu tanırsa güçlenir, büyür, demokratikleşir. Böyle bir perspektifle hem bölge ülkeleri hem de Kürtler kazanır. İşte kazan kazan politikası budur. Türkiye 100 yıllık tarihinin en stratejik ve en kıymetli sürecini yaşıyor. Bizim barış ve demokratik toplum süreci dediğimiz süreç. Bu önemli bu önemli süreçte önce sonra ikilemi kurmak, süreci teyit mekanizmasına havale etmek çözümü geciktirme çabasıdır. Bu çaba sadece çözüm karşıtlarını cesaretlendirir ve süreci enfekte etme riski taşır. Barış eşzamanlı ve karşılıklı adım atma sürecidir. Barışın siyasal iklimini oluşturmak için de adımlar atılmalıdır. Bakın bizden önce Sayın Bahçeli aynen bu kürsüden şunları söyledi: 'Artık adımlarla ilgili oyalanmaya ve oyalamaya gerek yok' dedi. Evet biz de katılıyoruz. Artık atılacak adımlarla ilgili ne oyalanmaya, ne oyalanmaya, oyalamaya gerek var. Dün de Sayın Cumhurbaşkanı aynı şeyleri söyledi. Peki kime söylüyorlar bunu? Oyalanan kim, oyalayan kim? Adres kim, kim adım atacak? Dolayısıyla artık bu süreci yürütenler, karar vericiler, bir an önceliklerini çabuk tutarak bu meselenin çözümü konusunda atılması gereken adımları ivedi atmalıdırlar."</p>

<p><br />
"Yasal hazırlık olmadan AİHM ve AYM kararları uygulanabilir"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakırhan, hukuksuz uygulamalara değinerek, "Bunun için hiçbir yasal hazırlığa gerek kalmadan AİHM kararları, AYM kararları uygulanabilir. Hala halkın iradesine çökmüş, kayyımlar kaldırılabilir. Yerine halkın iradesi getirilebilir. Barış hukukun sözle değil, sözün hukukla bağladığı anda başlar. Adımlar birlikte atılırsa güven oluşur. Güven oluşursa yol açılır, demokrasi gelir. Hepimiz nefes alırız. O yüzden gece gündüz yollardayız. Barış için ter döküyoruz, mücadele ediyoruz. Çünkü bu memleket bizim, bu memlekete hep birlikte sahip çıkacağız. Demokratikleştireceğiz, özgürleştireceğiz. İnşallah eşit yurttaşlar olarak da uzun süre birlikte yaşayacağız. Gün polemikleri büyütme günü değil, gün barışı büyütme zamanıdır. Türkiye'nin barışından ekonomisine, umudundan mutluluğuna kadar her konuda olumsuz sonuçlar üreten şey demokrasi ve hukuk krizidir. Emin olun, bir avuç güvenli limanlarında yaşayanların dışında herkesin elinde fener, adalet ve hukuk arıyor memlekette. İktidar hukuk ve yargı mekanizmalarını muhalefeti kuşatmanın aracına dönüştürmüştür. Şimdi birileri çıkıp 'ama yolsuzluk iddiaları var, ama ahlaksızlık var' diyecek. Evet, biz asla yolsuzluk iddialarına da ahlaksızlıklara da gözlerimizi kapatmadık. Kapatmayacağız. Fakat Türkiye'de hukuk eğilip bükülüyor. İktidara ayrı, muhalefete ayrı hukuk olmaz. Güçlüye ayrı, güçsüze ayrı hukuk olmaz. Zengine ayrı yoksula ayrı hukuk olmaz. Bizim DEM Parti olarak çizgimiz nettir. Yolsuzluk iddiası sonuna kadar araştırılmalıdır. Yerel yönetimler dahil olmak üzere her düzeyde tam şeffaflık ve hesap verilebilirlik sağlanmalıdır. Tam da bu nedenle kişiye göre değil, herkese göre işleyecek güçlü bir siyasi etik yasasına ihtiyaç var. Bu etik yasası artık ertelenemez" diye konuştu.</p>

<p><br />
"Uzaklaştırmalar CHP’li belediyelere uygulanıyor da AK Partili belediyelere uygulanmıyor"</p>

<p>CHP belediyelerine dönük operasyonlara tepki gösteren Bakırhan, "Bu operasyonları toplumda ve anketlerde yolsuzlukla mücadele operasyonları olarak görmüyor. Hukuk yoluyla siyasi tasfiye olarak herkes bunu kabul ediyor. Bunu biz demiyoruz. İçişleri Bakanı bunu itiraf ediyor. İçişleri Bakanı diyor ki 31 Mart 2024’ten beri 1048 belediyede soruşturma açılmış. Bunların 472’si AK Partili belediye, 217’si CHP’li belediyeleri, 78’i MHP’li belediye 16’sı da DEM Partili belediye diyor. En az biziz. Gerçi o soruşturmaların da neden açıldığını biliyoruz. Kayyım atanmak için. Yani hakkında soruşturma açılan her iki belediyeden birisi AK Partili belediyeymiş. Biz de soruyoruz. Soruşturma açılan her iki belediyeden biri AK Partili belediye ise neden kayyım DEM Parti belediyelerine, neden görevden uzaklaştırmalar CHP’li belediyelere uygulanıyor da AK Partili belediyelere uygulanmıyor" dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Evrensel </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-es-genel-baskani-bakirhan-ankara-diyarbakirin-hukukunu-tanirsa-guclenir-ve-demokratiklesir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/images-2026-04-07t133740647.jpeg" type="image/jpeg" length="49401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dilek İmamoğlu’ndan kararlılık mesajı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dilek-imamoglundan-kararlilik-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dilek-imamoglundan-kararlilik-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tahliye kararlarının ardından açıklama yapan Dilek Kaya İmamoğlu, “Haksızlığa uğrayan herkes özgür kalana kadar geri adım yok” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, İBB Davası'nda tutuklu bulunan 18 kişinin tahliye edilmesinin ardından açıklamada bulundu.<br />
Dilek Kaya İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:<br />
"Aylardır verdiğimiz zorlu mücadelenin ve her bir ailenin sevdikleriyle kavuşması için kararlılıkla sürdürdüğümüz adalet arayışının ardından, bugün 18 kişinin tahliyesiyle nihayet umutlarımızı yeşerten bir ana şahitlik ediyoruz. Ancak ne yazık ki sevincimiz, beraberinde getirdiği o derin eksiklik hissiyle birlikte oldukça buruk.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Silivri kapılarında gerçekleşen her kucaklaşmada, kalbimizin bir yarısı hala haksız yere içeride tutulan, özgürlüğünden mahrum bırakılan sevdiklerimizde kalıyor. Bir saat bile tutuklu kalmaması gereken, hatta bir ceza verilmiş olsa dahi şu an çoktan aramızda olması gereken insanların 'tedbir' adı altında cezalandırılması, hukuk tarihimize silinmesi güç bir gölge olarak düşmektedir.<br />
Bizler çok iyi biliyoruz ki bugün yaşatılan bu hukuksuzluklar tarihe kara bir leke olarak geçecek, ancak adaletin sarsılmaz gücü karşısında elbet son bulacaktır. Ekrem İmamoğlu ve haksızlığa uğrayan tüm arkadaşlarımız tamamen özgür kalana kadar, ülkemizi bu adaletsizlik pençesinden kurtarmak için verdiğimiz mücadeleden bir adım bile geri atmayacağız."</p>

<p></p>

<p><br />
/Kaynak: ANKA/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dilek-imamoglundan-kararlilik-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 03:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/images-94-4.jpeg" type="image/jpeg" length="78298"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Son seçim anketi: DEM Partide düşüş]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/son-secim-anketi-dem-partide-dusus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/son-secim-anketi-dem-partide-dusus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GÜNDEMAR Araştırma'nın gerçekleştirdiği milletvekili seçimi anketinin sonuçlarına göre; kararsızların dağıtılmasının ardından CHP yüzde 33,37 ile ilk sıradaki yerini kordu, AKP yüzde 29,16 ile ikinci sırada yer aldı. MHP ve İyi Parti’deki yükseliş dikkat çekerken, DEM Parti’deki düşüş öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gazete Emek - GÜNDEMAR Araştırma, 23-26 Mart 2026 tarihleri arasında 2 bin 200 katılımcıyla milletvekili seçimi anketi yaptı. Seçmene, “Bu pazar bir milletvekili seçimi olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” sorusu yöneltildi.</p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre; kararsızlar, “fikrim yok” diyenler ve protesto oyları dağıtıldıktan sonra siyasi partilerin oy oranları ve bir önceki aya (Şubat 2026) göre değişimleri şöyle sıralandı:</p>

<p></p>

<p>CHP: %33,37 (Bir önceki aya göre 0,65 puan artış)</p>

<p>-AKP: %29,16 (Bir önceki aya göre 0,69 puan düşüş)</p>

<p>-DEM Parti: %7,94 (Bir önceki aya göre 0,89 puan düşüş)</p>

<p>-MHP: %6,30 (Bir önceki aya göre 0,99 puan artış)</p>

<p>-İyi Parti: %5,49 (Bir önceki aya göre 0,95 puan artış)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-Zafer Partisi: %5,47 (Bir önceki aya göre 0,03 puan düşüş)</p>

<p>-Anahtar Parti: %4,74 (Bir önceki aya göre 0,66 puan düşüş)</p>

<p>-Yeniden Refah Partisi (YRP): %3,43 (Bir önceki aya göre 0,67 puan düşüş)</p>

<p></p>

<p>Diğer Partiler: %2,82 (Bir önceki aya göre 0,08 puan artış)</p>

<p></p>

<p>TİP: %1,28 (Bir önceki aya göre 0,27 puan artış)</p>

<p></p>

<p>Kaynak: T24</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/son-secim-anketi-dem-partide-dusus</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/04/i-m-g-7011.webp" type="image/jpeg" length="94470"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den erken seçim çağrısı: “Ara seçim şart”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-erken-secim-cagrisi-ara-secim-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-erken-secim-cagrisi-ara-secim-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, CHP’nin siyasi sorumluluğunu hatırlatarak, demokratik sistemin ve cumhuriyetin kazanımlarının korunması için erken seçim çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in gözaltına alındığı operasyon ile ilgili CHP Genel Merkezi'nde açıklama yaptı.<br />
Bursa'daki operasyona tepki gösteren Özel, "Aylardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar 'AK Parti'ye katılacak' diye. 'Katılmam' diyor. 'Ya AK Parti'ye katıl ya hapse atıl'a, 'Hapse atılmayı göza alırım ama Bursa'dan aldığım emaneti geri vermem' diyor. Mustafa Bozbey, Bursa gibi bir yerde 2 kişiden 1'inin oyunu almış" dedi.<br />
"Yaşadıklarımız bir CHP meselesi değil" diyen Özel, "Bu darbe milletin seçme ve seçilme hakkına indirilmiş bir darbedir. Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk'ten emanet olan Cumhuriyet'in en önemli kazanımı sandık tehlikededir" ifadelerini kullandı.<br />
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a erken seçim çağrısı yapan Özel, "Bu milletin önüne getir seçim sandığı, partim seçimden birinci parti ve iktidar olmazsa, gösterdiği cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum" diye konuştu.<br />
ABD'ye tepki gösteren Özel, "CHP'nin başına örülen çorap, milletin kafasına geçirilen çuvaldır. Talimat yine Amerika'dandır. Amerika olur verdiği için yapılabilmektedir bunların hepsi. Ben bu iddiayla burada duruyorum; gelen gelsin, alabilen alsın, dokunulmazlığımı kaldıran kaldırsın" dedi.<br />
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile 'ara seçim' hakkında konuşacağını belirterek, "Bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini söylüyoruz. Bu ara seçimin kararının alınması, bu güvencenin çıkmasıyla birlikte de çok iddialı bir hamlemiz de olacak" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Özgür Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:<br />
"Balta çektiler. Kendi yürüdüğü yol, anlata anlata, övüne övüne bitiremediği yolda yürüyen Ekrem İmamoğlu'nu düşman bellediler. Millet birinden soğursa, millet birini istemezse o kişinin başına gelenler kendi sorunudur. Ama millet bir şey istiyor da sen devleti, milletin karşısına dikiyorsan; millet o kişiye yaptıklarından dolayı millete karşı sen sorumlusun. Artık o; milletin adamı, milletin adayı, milletin başkanı... Ya kendine gel, kendine! Beyoğlu'nu vermiş, Eyüpsultan'ı vermiş adam CHP'ye... Sen daha milliyetçi, muhafazakar partisin değil mi? Oralarda neler yaptıysan Kasımpaşa'yı almış senden, vermiş başkasına...<br />
Bugün yazdırtıyor; butlan meselesi ciddi olabilir, Özgür Özel'in dokunulmazlığı kalkabilir. Daha ne şantaj yapacaksın, daha ne tehdit edeceksin! Biz bunlara kanacak, sinecek olsak Atatürk'ün koltuğuna mı talip oluruz? Kendim için siyaset yapıyor olsam doğru yer burası olabilir mi? Burası millet için siyasetin kalesidir. Dokunulmazlıkla korkutacağım seni, kayyumla korkutacağım seni... Teslim olursam ne olsun, teslim edersek ne olsun! Bu kadar kararlıyız.</p>

<p>Akıl üstüne akıl veriyorlar; 'Ankara'ya dön, partinin başında otur.' Ankara'ya dönerek, mücadeleyi bırakarak, arkadaşa sırt çevrilerek parti başında oturuluyorsa o parti olsa olsa sizinkilerin şeker partisi olur, pudra partisi olur. Cumhuriyet Halk Partisi olmaz!<br />
BURSA'DAKİ OPERASYONA TEPKİ<br />
Aylardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar 'AK Parti'ye katılacak' diye. 'Katılmam' diyor. "Ya AK Parti'ye katıl ya hapse atıl"a 'Hapse atılmayı göza alırım ama Bursa'dan aldığım emaneti geri vermem' diyor. Mustafa Bozbey, Bursa gibi bir yerde 2 kişiden 1'inin oyunu almış.<br />
"SANDIK TEHLİKEDE"<br />
Açıkça söylüyorum; yaşadıklarımız bir CHP meselesi değil. Bu darbe milletin seçme ve seçilme hakkına indirilmiş bir darbedir. Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk'ten emanet olan Cumhuriyet'in en önemli kazanımı sandık tehlikededir. Yerel seçimde zapt edilmiştir, genel seçimle ilgili uygun atmosfer olursa konulacaktır, olmazsa belki ondan da cayılacaktır.<br />
Trump desteğiyle Cumhuriyet rejimi ortadan kaldırılmaya, yerine Trump kimi istiyorsa onun yönettiği bir rejim dayatılmaya çalışılıyor. Mevzu Venezuela kadar net, Suriye kadar berrak ama Trump açısından da İran kadar da pabucun pahalı olduğu bir yerdir.</p>

<p>"DARBENİN ARKASINDA ABD VAR"<br />
Kuzey Irak'ta nasıl ABD, Türk askerinin başına çuval geçirip hepimize bir mesaj verdiyse, bugün 'Cumhuriyet rejimini sürdüreceğiz, seçilenin iktidarda kalmasını savunuyoruz' diyen CHP'nin başına örülen çorap, milletin kafasına geçirilen çuvaldır. Talimat yine Amerika'dandır. Amerika olur verdiği için yapılabilmektedir bunların hepsi. Her darbenin arkasından çıktıkları gibi bu darbenin de arkasında duruyorlar. 15 Temmuz'da olduğu gibi, 12 Eylül'de 'bizim çocuklar' yaptığı gibi, onların çocuklar şimdi de bundan sonraki Cumhuriyet hükümetine darbe girişimindedir. Ben bu iddiayla burada duruyorum; gelen gelsin, alabilen alsın, dokunulmazlığımı kaldıran kaldırsın.<br />
ERKEN SEÇİM ÇAĞRISI<br />
Bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım. Erdoğan'a söylüyorum; bu milletin önüne getir seçim sandığı, partim seçimden birinci parti ve iktidar olmazsa, gösterdiği cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum. Önümüzdeki nisan ayında, mayıs ayında getir sandığı, koy oraya; kazanırsan güçlenerek yürü, hep birlikte getirelim sandığı, ol aday oluyorsan, bırakırsan adayım belli, bırakmazsan o adayın yerine 25 milyon o aday çıksın diye imza atan herhangi bir nefer bu seçime kazanmaya hazır. Gel, erken seçimi yapalım.<br />
ARA SEÇİM AÇIKLAMASI<br />
Anayasa, ara seçimi emrettiği günlerdeyiz. Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı'nın da alması gereken bir tutum var. Biz bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini söylüyoruz. Bu ara seçimin kararının alınması, bu güvencenin çıkmasıyla birlikte de çok iddialı bir hamlemiz de olacak.</p>

<p>NE OLMUŞTU?<br />
CHP'li Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile Bozbey'in eşi, kızı ve iki kardeşi dahil olmak üzere 55 kişi sabah saatlerinde düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındı.<br />
Soruşturmanın Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanlığı yaptığı döneme (1999-2019) ve tutuklu eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem'e yönelik olduğu ifade edildi.<br />
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın "suç örgütü lideri" olarak tanımladığı seçilmiş belediye başkanı Bozbey'in evinde ve belediyede arama yapıldığı; telefonuna el konulduğu belirtildi. Soruşturma kapsamında 59 kişi hakkında gözaltı kararı bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-erken-secim-cagrisi-ara-secim-sart</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/03/screenshot-2026-03-31-17-19-07-920-comgoogleandroidappsphotosgo-edit.jpg" type="image/jpeg" length="34280"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuncer Bakırhan’dan Newroz’da net mesaj: “Artık eylem zamanı”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tuncer-bakirhandan-newrozda-net-mesaj-artik-eylem-zamani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tuncer-bakirhandan-newrozda-net-mesaj-artik-eylem-zamani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Newrozu’nda konuşan Bakırhan, cezaevindeki siyasetçilerin serbest bırakılması, kayyım uygulamalarının sona ermesi ve Abdullah Öcalan’ın halkla buluşmasının önünün açılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır'da "Özgürlük ve Demokrasi Newroz'u" şiarıyla kutlanan 2026 Newroz'undaki konuşmasında önemli mesajlar verdi. Bakırhan devlete "Gelin barış hukukunu kuralım, demokratik dönüşüme kapıyı açalım", muhalefete "Barışı desteklemek muhalefetin 86 milyona borcudur", Türkiye kamuoyuna "Şimdi kucaklaşma ve helalleşme zamanıdır" ve Kürt halkına "Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır" çağrısında bulundu.<br />
Hayatını kaybeden DEM Parti İmralı heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder’i anan Bakırhan, "Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalıdır. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli, sürgündekiler evlerine dönebilmelidir. Halkın iradesini gasbeden kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan'ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır" diye seslendi.<br />
Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Bakırhan, "Silahlar sustu, silahlar yakıldı. Şimdi sıra barış yasalarında. Şimdi sıra hukuki güvencede. Şimdi sıra devlette ve iktidardadır. Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır" ifadelerini kullandı.<br />
Bakırhan'ın açıklamaları şöyle:</p>

<p>"Türkiye'nin geleceği Mecliste, meydanda ve demokrasi zemindedir"</p>

<p>"Hepiniz görüyorsunuz. Ortadoğu'da her sınır bir yara, her başkent bir yangın yeridir neredeyse. Bu yangının tam ortasında Kürtler ve Kürt coğrafyası var. Bu tablo içinde Kürtler hem kendi güvenliklerini sağlamaya çalışıyor hem de bölgenin istikrarına katkı sunmaya çalışıyor. Kürt halkı ve siyasi iradesi tüm kadre uğrayanların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunuyor. Bölge başkentleri bu gerçeği görmeli. Bugün özellikle Ankara'nın önünde tarihi bir fırsat var. Kürt meselesini çözen bir Türkiye bölgede güçlü bir aktör olur. Bu fırsatı değerlendiren Ankara, Türkiye'de barışı, bölgede istikrarı sağlayabilir. Kaybedecek zaman, harcanacak başka bir nesil yok. Yeterince gençlerimizi, yeterince nesillerimizi kaybettik. Unutmayalım, günü kurtarma derdinde olanlar geleceği kaybeder. Herkesi, şahsi siyaset yerine ilke siyasetini, geçmişin ağır yükü yerine geleceğin umudunu konuşmaya davet ediyoruz. Türkiye'nin geleceği Kandıra Cezaevi'nde, Edirne Cezaevi'nde, Silivri mahkeme salonlarında, Amed zindanlarında değil Mecliste, meydanda ve demokrasi zemindedir."</p>

<p>"Kürtlerin talebi ayrılık değil, ortaklıktır"</p>

<p>"Hep soruyorlar ya 'Kürtler ne istiyor' diye. Bugün 2026 Newroz'unda Amed meydanında Kürtlerin ne istediğini bir kez daha, hep birlikte tekrar edelim. Kürtler Türkiye'de kimliğinin tanınmasını istiyor. Kürtler ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler anayasal güvence istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor. Kürtler eşit yurttaşlık istiyor. Cumhuriyet kurulurken cephede de Kürtler vardı. Çanakkale'de, Urfa'da, Kurtuluş Savaşı'nda Türkiye'nin dört bir yanında Kürtler vardı. Meclis kurulurken Kürtler vardı. Bu ülke birlikte kuruldu. Bedel birlikte ödendi. Felakette ve acıda ortak olduk. 'O halde sadette neden ortak olmayalım' diyoruz. Cumhuriyetin kuruluşunda yarım kalan hikayeyi herkesin mutlu olacağı bir sonla tamamlayabiliriz. Kürtlerin talebi ayrılık değil, ortaklıktır. İnkar değil, tanınmadır. Lütuf değil, haktır. Kürtler yönetime ortak olmak istiyor. Kürtler artık devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor."</p>

<p>"Sıra barış yasalarında, sıra devlette ve iktidarda"</p>

<p>"Bakın, Kürtler yaşadıkları ülkelerin başkentlerinde çözüm arıyor. Kürtlere güvenlik penceresinden bakılmamalı. Ortak yaşam penceresinden bakmalıdır. Geçen 27 Şubat'ta Sayın Öcalan tarihi çağrısını yaptı. Üzerinden bir yıl geçti. Silahlar sustu, silahlar yakıldı. Sizler sabırla, umutla beklediniz. Süreci bugüne kadar taşıdınız. Sizlere binlerce kez minnet varız. Şimdi sıra barış yasalarında. Şimdi sıra hukuki güvencede. Şimdi sıra devlette ve iktidardadır. Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır."</p>

<p>"Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır"</p>

<p>"Bu alanda herkesin bir yakınının cezaevinde, bir yakınının dağda, bir yakınının sürgünde olduğunu çok iyi biliyorum. Cezaevindekiler artık özgür olmalıdır. Figenler, Selahattinler, Leylalar, Ayşeler ve binlerce tutsak özgür olmalı. Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli, sürgündekiler evlerine dönebilmeli, demokratik siyasete katılabilmelidir. Halkın iradesini gasbeden kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan'ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeli teminat altına alınmalıdır. Sayın Öcalan'ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır."</p>

<p>"Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır"</p>

<p>"Buradan birkaç tane kısa çağrıda daha bulunmak istiyorum. İlk çağrım devlete ve yürütme erkinedir. Gelin barış hukukunu kuralım. Gelin demokratik dönüşüme kapıyı açalım. 2025 silahların yakıldığı yıl oldu. 2026 özgürlük yasalarının konuşulacağı bir yıl olsun.</p>

<p>İkinci çağrım muhalefetedir. Muhalefet barıştan korkmamalıdır. Barış demokratik güçlenme demektir. Demokrasi güçlenirse muhalefet güçlenir. Barışı desteklemek muhalefetin, 86 milyona borcudur.</p>

<p>Üçüncü çağrım Türkiye kamuoyuna. Yarım asırlık çatışmanın bedelini Türkiye'nin her köşesi ağır ödedi. Neredeyse Türkiye'nin her karışına kan düştü, acı düştü. Artık hiç kimse daha fazla bedel ödememeli. Şimdi kucaklaşma ve helalleşme zamanıdır.<br />
Bir çağrım da Kürt halkınadır. Kürtler arası demokratik birlik artık bir tercih değil, tarihi bir ihtiyaçtır. Siyasetimiz farklı olabilir. Ama bölge tufandan geçerken ayrılık ve gayrılık olmamalı. Demokratik birlik gecikmeden kurulmalıdır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Bu Newroz isyandan inşaaya geçişin Newroz'udur"</p>

<p>"Bu meydanda yakılan ateş bir dönemin kapanışını yeni bir dönemin açılışının müjdesidir. Bu Newroz isyandan inşaaya geçişin Newroz'udur. Bu Newroz ateşi hiç sönmeyecek. Bu mücadele hiç durmayacak. Bu irade asla boyun eğmeyecek. Bu meydan susmayacak. Amed meydanı hiç susmayacak ve bu halk mutlaka kazanacak."</p>

<p></p>

<p><br />
Kaynak: Evrensel</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tuncer-bakirhandan-newrozda-net-mesaj-artik-eylem-zamani</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 16:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/03/690x450nc-amd-21-03-2025-amed-newrozu-tuncer-yeni2.jpg" type="image/jpeg" length="63974"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli’den bayram sonrası mesaj: “Önemli adımlar geliyor”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bahceliden-bayram-sonrasi-mesaj-onemli-adimlar-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bahceliden-bayram-sonrasi-mesaj-onemli-adimlar-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Devlet Bahçeli, bayram namazı sonrası yaptığı açıklamada, bayram sonrasında Türkiye için “yeni ve güçlü bir dönemin” başlayacağını belirterek önemli hizmet ve adımların atılacağını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bayram namazını kıldıktan sonra Alparslan Türkeş’in kabrini ziyaret etti.<br />
Bahçeli, ziyaretin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada "Şimdi bayramı idrak etmekteyiz. Bayramı hüzünlü ve üzüntülü bir şekilde karşılamaktayız. Ülkemizin çevresindeki gelişmeler ve çok yönlü siyasi çatışmaların dışında, ülkeler arasındaki çatışmaların yaygınlaştığı bir ortamda yeni bir bayram dönemine girmekteyiz" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"BAYRAM SONRASI ÖNEMLİ ADIMLAR ATILACAK"</p>

<p>Açıklamasında bayram sonrasına ilişkin beklentilerini dile getiren Bahçeli, "Önümüzdeki, bayram sonrası dönem, yeni ve güçlü bir Türkiye'nin inşasında önemli hizmetlerin ve adımların atılacağı bir Türkiye olacaktır" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Siyasi partilere de çağrıda bulunan Bahçeli, Türkiye’nin meselelerinin çözümünde ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli, "Burada en önemli mesele, var olan siyasi partilerimizin bütünüyle, Meclis'te temsil edilen partilerin ise verimli ve etkin çalışmalarıyla Türkiye'nin tüm meselelerini çözebilecek bir görüş birliği, ağız birliği içerisinde olmalarını temenni ediyorum" dedi.</p>

<p></p>

<p><br />
/Kaynak: Birgün/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bahceliden-bayram-sonrasi-mesaj-onemli-adimlar-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 17:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/03/bahceli-bayram-sonrasi-onemli-adimlar-atilacak.png" type="image/jpeg" length="35107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel görevden alındı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/kusadasi-belediye-baskani-omer-gunel-gorevden-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/kusadasi-belediye-baskani-omer-gunel-gorevden-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Rüşvet” ve “irtikap” soruşturması kapsamında tutuklanan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Ömer Günel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “rüşvet” ve “irtikap” iddialı soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırıldı.</p>

<p>İçişleri Bakanlığı, söz konusu kararın Anayasa’nın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak alındığını açıkladı.</p>

<p>Soruşturma kapsamında, Kuşadası Belediyesi ile bağlantılı olduğu belirtilen dosyada, Günel’in yanı sıra Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş, belediye mimarı ve şehir plancısı Meral Celep ile iş insanları Ferdi Zenginoğlu ve Hüseyin Kabasaka da tutuklandı.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, Günel’in İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırıldığı ifade edildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kaynak: t24.com.tr</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/kusadasi-belediye-baskani-omer-gunel-gorevden-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 23:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/03/339210.webp" type="image/jpeg" length="43979"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti: 21 Mart resmi tatil ilan edilsin]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-21-mart-resmi-tatil-ilan-edilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-parti-21-mart-resmi-tatil-ilan-edilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli, Newroz’un resmi bayram ilan edilmesi amacıyla TBMM’ye kanun teklifi sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti, 21 Mart’ta kutlanan Newroz’un resmi bayram ilan edilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi verdi.</p>

<p>Teklif, DEM Parti TBMM Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli tarafından Meclis Başkanlığı’na sunuldu.<br />
Teklif metninde Newroz’un tarihçesine de yer verilerek, başta Kürtler olmak üzere Ortadoğu ve Orta Asya’daki birçok halkın bu günü bayram olarak kutladığı belirtildi. Metinde Newroz’un Kürtler açısından özgürlük, direniş ve yeniden doğuşu simgelediği ifade edildi.</p>

<p>Teklifte ayrıca Demirci Kawa efsanesine de değinildi. Efsaneye göre zalim hükümdar Dehak’a karşı başlatılan direnişin zaferle sonuçlanmasının büyük ateşler yakılarak kutlandığı, bu ateşlerin özgürlüğün sembolü haline geldiği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Metinde Türkiye’de özellikle Kürtler başta olmak üzere milyonlarca kişinin Newroz’u kutladığı, birçok kentte yüz binlerce kişinin katıldığı kitlesel etkinlikler düzenlendiği belirtildi. Ateşlerin yakıldığı, geleneksel kıyafetlerin giyildiği ve farklı halkların bir araya geldiği kutlamaların Newroz’un toplumsal ve kültürel önemini gösterdiği ifade edildi.</p>

<p>Teklifte ayrıca Newroz kutlamalarının geçmişte yasaklandığı ve bazı olaylarda yaşamını yitirenlerin olduğu da hatırlatıldı. Newroz’un UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası listesine alındığı ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2010 yılında “Dünya Newroz Bayramı” ilan edildiği anımsatıldı.</p>

<p>Kanun teklifinde 21 Mart’ın resmi tatil ilan edilmesinin toplumsal barış ve ortak kültürel değerlerin görünür kılınmasına katkı sağlayacağı vurgulandı.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>/Kaynak: İlke Tv/</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-21-mart-resmi-tatil-ilan-edilsin</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 18:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/03/images-2026-03-16t175919345.jpeg" type="image/jpeg" length="87715"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakırhan’dan “analistler”e tepki: Kürtlere akıl vermekten vazgeçin]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bakirhandan-analistlere-tepki-kurtlere-akil-vermekten-vazgecin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bakirhandan-analistlere-tepki-kurtlere-akil-vermekten-vazgecin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, İran’daki savaş ve bölgedeki gelişmelere ilişkin konuştu. Dış müdahalelere karşı olduklarını söyleyen Bakırhan, “İnkârcı rejim değişmeli” dedi ve Kürtler hakkında yorum yapan “analistlere” tepki gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’daki savaşın 11. gününde Ortadoğu’nun savaş uçakları, füzeler ve dronlarla dolu olduğunu belirten Bakırhan, bölgede yaşanan gelişmelerin halklar açısından ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi.<br />
Gaziantep’e dün düşen füze parçasına da değinen Bakırhan, olayda can kaybı yaşanmamasının sevindirici olduğunu belirterek Gaziantep halkına geçmiş olsun dileklerini iletti.<br />
İran’daki yönetimi de eleştiren Bakırhan, bir rejimin gücünün askeri kapasitesinden değil halktan aldığı rızadan geldiğini söyledi. İran yönetiminin halkların taleplerini dikkate almak yerine baskı politikaları izlediğini savunan Bakırhan, “Dış müdahaleler son bulmalı, inkârcı rejimler de değişmeli” ifadelerini kullandı.<br />
Kürtler hakkında yapılan yorumlara da tepki gösteren Bakırhan, çatışma yaşanan her yerde Kürtler üzerinden değerlendirme yapılmasını eleştirerek bazı yorumcuların Kürtlere “akıl vermeye çalıştığını” söyledi. Bakırhan, Kürtlerin kendi geleceği hakkında karar verebilen bir halk olduğunu belirterek bu tür söylemlerden vazgeçilmesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>/Kaynak: İlke Tv/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bakirhandan-analistlere-tepki-kurtlere-akil-vermekten-vazgecin</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 13:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/03/images-2026-03-10t131728569.jpeg" type="image/jpeg" length="45180"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEM Parti’den İran açıklaması: “Değişim dış müdahaleyle değil, halkın iradesiyle olur”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-iran-aciklamasi-degisim-dis-mudahaleyle-degil-halkin-iradesiyle-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-iran-aciklamasi-degisim-dis-mudahaleyle-degil-halkin-iradesiyle-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Parti MYK’si, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına tepki gösterdi. Açıklamada, İran’daki rejim değişiminin dış müdahalelerle değil, halkların ortak iradesiyle mümkün olduğu vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek-</strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), İsrail ve ABD'nin İran'a karşı başlattığı saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada İran halklarının özgürlüğüne işaret edilirken İran rejiminin halkların iradesi ile değişmesinin mümkün olduğu belirtildi.<br />
<br />
Açıklamada şu ifadelere yer verildi, "İran halklarının özgürlüğü ve barış kırmızı çizgimizdir! Dünden bu yana İran’da yönetim ve komuta kademeleri başta olmak üzere stratejik merkezlerin İsrail ve ABD güçleri tarafından hedef alındığını yakından takip ediyor ve bu saldırıların sonuçlarının olası bölgesel etkileri konusunda tüm tarafları uyarıyoruz. Küresel ve bölgesel güçlerin, İran’da demokrasi ve özgürlüklerden ziyade tarihteki diğer örneklerde olduğu gibi kendileri için tehdit olmaktan çıkacak yeni bir düzen kurma arayışında oldukları açıktır. Devam eden hava saldırıların, İran’daki Kürtlerin, Belucilerin, Hristiyan, Azeri ve Fars toplulukların yeni bir özgür yaşam beklentilerine denk düşecek bir konjonktüre hizmet etmeyeceğini ortaya koyan örneklere tanığız.<br />
<br />
DİYALOG VE MÜZAKERE ZEMİNİNE DÖNMEYE ÇAĞIRIYORUZ<br />
<br />
DEM Parti olarak İran’da da 3’üncü yolun mümkün ve en ahlaki yaklaşım olduğunu savunuyoruz. İran’daki tüm toplulukların kendi tarihsel tecrübelerinden ve birlikte yaşam deneyimlerinden faydalanarak, kendilerini yönetecek bir model inşa edebileceklerine inanıyor ve İran halklarının toplumsal barışa ve demokrasiye yönelik girişimlerinin arkasında duruyoruz. Jina Mahsa Aminiler, Mücahid Kurkurlar, Dr. Qasimlolar, Ramin Hüseyin Penahiler ve farklı kimliklerden daha on binlerce İranlı’nın Molla Rejimi tarafından katledilmelerini unutmadık ve unutmayacağız. Ancak İran’daki mevcut rejimin dışarıdan dizaynlarla değil, halkların ortak iradesiyle değişmesinin mümkün olduğunu savunmaya devam edeceğiz. Tüm tarafları İran halklarının demokrasi ve özgürlük taleplerini dikkate alarak saldırıları durdurmaya, diyalog ve müzakere zeminine dönmeye çağırıyoruz."</p>

<p></p>

<p>'Sayın Öcalan'ın attığı adımların önemini ilerleyen yıllarda anlayacağız'</p>

<p><br />
Yerine kayyım atanan Wan Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Abdullah Zeydan, süreç karşıtı propagandalara işaret ederek, "Bu basit söylemlere kulak vermeyin. Biz çok daha büyük bir mücadele yürütüyoruz. Sayın Öcalan'ın attığı adımların önemini ilerleyen yıllarda anlayacağız" dedi.</p>

<p><br />
‘Kürtler direnişlerini sürdürecek’</p>

<p><br />
Rojava'ya yönelik saldırıların Kürtleri birleştirdiğine dikkat çeken kadın siyasetçiler, Kürtlerin nerede olursa olsun direnişlerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: MA</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-iran-aciklamasi-degisim-dis-mudahaleyle-degil-halkin-iradesiyle-olur</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/03/dem-parti-den-diyalog-ve-muzakere-cagrisi-iranda-da-3uncu-yol-mumkun.png" type="image/jpeg" length="77831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ayşegül Doğan: Silah bırakanlara yasal koruma sağlanmalı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/aysegul-dogan-silah-birakanlara-yasal-koruma-saglanmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/aysegul-dogan-silah-birakanlara-yasal-koruma-saglanmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Doğan, PKK’nin silah bırakma sürecine ilişkin adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi. Doğan, sürecin ilerlemesi için kapsamlı ve eşit yasal güvencelerin hayata geçirilmesini istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK) toplantısının gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Doğan, PKK'nin silah bırakma sürecine ilişkin yasal düzenleme yapılması gerekmeyen konularda hızlıca adım atılması gerektiğini söyledi. "Silah bırakanların topluma katılımı" sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunan Doğan, "Silah bırakan herkes ayrımsız bir şekilde yasal güvencelerden faydalanabilmeli" dedi.</p>

<p><br />
"RAPOR, TEK BAŞINA BİR ÇÖZÜM RAPORU DEĞİL"</p>

<p>Meclis'te kurulan süreç komisyonunun hazırladığı raporun yansımalarına ilişkin değerlendirmede bulunan Doğan, AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın rapora yönelik "tarihi bir metin" yorumuna işaret ederek bu raporun yalnızca öneri içeren bir metin olmaması gerektiğini vurguladıklarını anımsattı.</p>

<p>Doğan, raporun tek başına bir çözüm raporu olmadığını ifade ederek, "Ancak bu rapor çözüm ruhunun hayata değdiği, hukuka ve toplumsal yaşama somut olarak yansıdığı bazı noktaları içeriyor. İşte bu noktalardan başlayalım diyoruz. Eğer bugün grubu bulunan tüm siyasi partiler o raporun altına imzalarını koydularsa demek ki bu tespitlerde bir ortaklık var, bir uzlaşı var ve bu konsensüsün gereği yapılmalı" diye konuştu.</p>

<p>"BU EŞİK NASIL AŞILACAK?"</p>

<p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un rapor ve komisyon çalışmalarıyla ilgili "tarihi eşik vurgusu" yaptığını anımsatan Doğan, şunları kaydetti:</p>

<p>"Biz, bu tarihi eşik vurgusuna katılıyoruz. Ancak şöyle bir soru soruyoruz bununla birlikte, bu eşik nasıl aşılacak? Önemli olan bunun bir tarihi eşik olması değil, bu tarihi eşiğin bundan sonra nasıl aşılacağı, bu eşiğin nasıl atlanacağı, bu eşiğin nasıl bir geçişe dönüşeceği. Biz, bu eşiğin demokratik bir geçişle tamamlanması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer yüz yıllık bir meselenin çözümüne yaklaştığımız söyleniyorsa, bu tespitte de ortaklık varsa, bu konuda da bir uzlaşı söz konusuysa o halde bunu somut adımlarla ortaya koymak gerekir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğan, yasal düzenlemelerle ilgili süreci zamana yaymamak ve hızla takvimlendirmek gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Abdullah Öcalan'ın örgütü feshetme çağrısının birincı yılı olduğuna dikkati çeken Doğan, 27 Şubat'ta bir açıklama yapacaklarını bildirdi. Doğan, Öcalan'ın yeni yazılı mesajının da bu toplantıda kamuoyu ile paylaşılacağını bildirdi.</p>

<p>"ÖCALAN'IN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI"</p>

<p>Doğan, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Öcalan’ın statü açığı" konusundaki değerlendirmesine ilişkin de "Daha gerçekçi bir yaklaşım gerekiyor" yorumunu yaptı.<br />
Doğan, "Öcalan'ın yasal ve hukuki olarak önündeki engeller kaldırılmalı" dedi.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/aysegul-dogan-silah-birakanlara-yasal-koruma-saglanmali</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 18:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/02/images-2026-02-25t185254650.jpeg" type="image/jpeg" length="23090"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Numan Kurtulmuş’tan süreç mesajı: Yasal adımlar için Ramazan sonrası vurgusu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/numan-kurtulmustan-surec-mesaji-yasal-adimlar-icin-ramazan-sonrasi-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/numan-kurtulmustan-surec-mesaji-yasal-adimlar-icin-ramazan-sonrasi-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Kurtulmuş, komisyon raporunun “tavsiye niteliğinde” olduğunu belirterek yasal düzenlemelerin Ramazan sonrasında gündeme gelmesi gerektiğini söyledi. AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasına dikkat çeken Kurtulmuş, 12 Eylül Anayasası’nın artık yeterli olmadığını ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul’daki Filizi Köşk’te medya kuruluşlarının genel yayın yönetmenleriyle iftarda bir araya geldi. Meclis komisyonunun hazırladığı ortak raporun tamamlandığını belirterek, bundan sonraki aşamanın yasal düzenlemeler olduğunu söyledi.</p>

<p>Kurtulmuş, komisyonun 5 Ağustos’tan bu yana 21 toplantı yaptığını hatırlatarak “Son derece olumlu, son derece zor olmakla birlikte yapıcı bir süreci geride bıraktık” dedi.<br />
Rapor için “Bu rapor tabi ki her şey değil… Bundan sonra yapılacaklar konusunda bir mihenk taşıdır, bir çerçevedir” ifadelerini kullanan Kurtulmuş, raporun özellikle yasal düzenlemeler başlığında “tavsiye niteliğinde” olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><br />
Kurtulmuş'un açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:</p>

<p><br />
RAPOR TAVSİYE NİTELİĞİNDEDİR</p>

<p><br />
"Bu komisyonun çalışması tavsiye niteliğindedir. Özellikle 6 ve 7. bölümde ortaya konulan teklifler tamamıyla tavsiye niteliğindedir ve bundan sonra buna imza atmış olan siyasi partiler bir araya gelerek, özellikle yasal düzenlemeler konusunda neler yapılabileceğini oturup müzakere edecekler, konuşacaklar ve sonuçta yine ümit ederim ki bütün partilerin altına imza atacağı düzenlemeler gerçekleşir.</p>

<p><br />
AİHM KARARLARI</p>

<p><br />
Bütün partilerin ittifakı oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanması. Türkiye bu konuda, raporda da ifade ettik, hakikaten dünyada özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını en yüksek uygulayan ülkelerden birisi. Ama bunların hepsinin uygulanması, uygulanmayan bazı mahkeme kararları dolayısıyla da Türkiye hep uluslararası alanda eleştirilen bir konumda oldu. Bunun ortadan kaldırılmasına dönük bir tavsiye cümlesidir.<br />
(AİHM ve AYM kararları) Tabi ki bir yasal düzenlemelerle ilgili kısmı var bir de yargı ve yürütmeyle ilgili kısmı var. Onunla ilgili zaten bu tavsiyelerin içerisinde herhangi bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmayan hususlar da var. O ayrı bir konu. Tabi ki oradaki tavsiyelerin hepsinin süratle uyulmasını temenni ederiz.</p>

<p><br />
"ÖRGÜTÜN ADAMLARINI AFFEDİYORSUNUZ ALGISI ÇIKMASIN"</p>

<p><br />
Buradaki esas olan şey, bu hazırlanacak yasanın geçici ve özel bir yasa olması. Yani bundan neyi kastediyoruz? “Ben silahlarımı bıraktım.” diyen bir örgüt var. İlan ediyor, silahlarımı bıraktım… Şimdi biz devlet olarak “Hayır, silahlarını bırakma” diyemeyiz. Bu iradeyi ortaya koyduysa, bunun gereği, bu söylediğiniz hususlar, raporda ana başlık olarak yer alan, henüz oralarda partilerin bir uzlaşısı olmadığı için ortak bir kanaati söyleyemem. Burada geçici ve özel olarak, bu örgütle ilgili bir yasanın çıkması… Şu bakımdan önemli. Bu bütün örgütlere, başka örgütlere de şamil bir uygulama olmasın. Kendisini tasfiye ettiğini, silahlarını bıraktığını, feshettiğini ilan eden örgüt bu. Dolayısıyla bu yasal çalışma kısmı yani iyi niyetle, kararlılıkla işin üstüne gidilirse çok kısa süre içerisinde toparlanır ve uzlaşılır. Oradaki kritik hususlardan birisi de bu af algısıydı. Kamuoyundaki “Burada siz örgütün adamlarını affediyorsunuz” algısı ortaya çıkmasın. Örgütün elemanı da geliyor, ben pişmanım demeyeceğine göre, yani örgüt mantığına aykırı, bu silahları bırakma durumuna aykırı olduğuna göre, onunla ilgili de bir yasal işlemin yapılması, örgüt üyelerinin tescil edilmesi ve ondan sonra zaten Türk Ceza Kanunu'nda bulunan ilgili düzenleme, mesela koşullu salıverilme şartları dahil olmak üzere, onlar düzenlenir ve serbest bırakılabilir. Ama yine bir mahkeme kaydı ve bir adli kaydın altına alınmak şartıyla.</p>

<p><br />
YASAL DÜZENLEMELER İÇİN RAMAZAN SONRASI</p>

<p><br />
Hemen ramazan sonrasında bu yasal düzenlemelerin gündeme gelmesinin şart olduğu kanaatindeyim. Bizim Türkçede güzel bir laf var, "Hayırlı işlerinizde acele ediniz." Bir yere kadar geldikten sonra böyle bir ittifak ortaya çıktıktan sonra bunun gereğini yerine getirmek lazım.</p>

<p><br />
"ANAYASA KONUSU TÜM PARTİLERDE VAR"</p>

<p><br />
12 Eylül Anayasası kabul edildiğinin ertesi gününden itibaren, toplumun bütün kesimleri tarafından eleştirilmiştir. Bu anayasa konusunda konuşurken yıllardır hep önümüze, bütün siyasi partilerin anayasayla ilgili tekliflerini aldık, baktık. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şu anda Türkiye'deki siyasi partilerin hemen tamamına yakını, ya parti tüzük beyannamelerinde ya seçim beyannamelerinde ya yeni bir anayasa tabirini kullanmışlar ya da anayasa değişikliği tabirini kullanmışlar. Yani Türkiye siyasetinin aslında üzerinde konuşmadan ittifak ettiği hususlardan birisi de 12 Eylül darbe anayasasının artık Türkiye için geçerli olmadığı, yeterli olmadığıdır. Ümit ederim ki bu konuda da bir anlayış birliği içerisinde çalışma yapılır.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/numan-kurtulmustan-surec-mesaji-yasal-adimlar-icin-ramazan-sonrasi-vurgusu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/02/images-2026-02-21t141014502.jpeg" type="image/jpeg" length="90806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP’li Feti Yıldız’dan rapor tepkisi: Eleştiriler okumadan yapılıyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/mhpli-feti-yildizdan-rapor-tepkisi-elestiriler-okumadan-yapiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/mhpli-feti-yildizdan-rapor-tepkisi-elestiriler-okumadan-yapiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporuna yöneltilen eleştirileri hedef aldı. Raporun içeriği incelenmeden değerlendirme yapıldığını savunan Yıldız, eleştirilere sert sözlerle karşılık verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Feti Yıldız, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporuna yönelik eleştirilere sosyal medya hesabından yanıt verdi. Eleştirileri hedef alan Yıldız, raporu eleştiren bazı isimlerin metni okumadığının ilk cümlelerinden anlaşıldığını öne sürdü.</p>

<p>Yıldız, paylaşımında idealist insanların tutumlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “İdealist insanların çizgileri sabittir. Kişi ya da gruplara yaranmak için çizgisinden sapmazlar. Yalaka, yapmacık, esnek ve gevşek olmazlar. Diliyle içi bir, dürüst, karakteri sabit olup karşısındakine göre değişiklik göstermezler” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eleştirileri sert sözlerle yanıtlayan Yıldız, “‘Ağzı kafasından bir karış yukarıda’ bazı arkadaşların, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu üzerinde yorum yaparken, raporu hiç okumadığı kurduğu ilk cümleden anlaşılıyor. Onlar için tavsiyem şudur: Kendinizi paralama yerine biraz okuyun. Çok zor değil” dedi.</p>

<p>Açıklamasında bir benzetmeye de yer veren Yıldız, “Kesirler matematikte önemlidir. Ancak üç çeyrekten bir tam olmaz” sözleriyle eleştirilerini sürdürdü.</p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/mhpli-feti-yildizdan-rapor-tepkisi-elestiriler-okumadan-yapiliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 12:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/02/mhp-li-feti-yildiz-aihm-kararlarina-uymak-icin-rapora-gerek-yok.webp" type="image/jpeg" length="53247"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
