<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Emek</title>
    <link>https://www.gazeteemek.net</link>
    <description>Gazete Emek, son dakika Diyarbakır ve Van haberleri başta olmak üzere güncel haberleri yapar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeteemek.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 16 May 2026 15:29:16 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri’nden Alpsoy ailesi için adalet çağrısı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/cumartesi-annelerinden-alpsoy-ailesi-icin-adalet-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/cumartesi-annelerinden-alpsoy-ailesi-icin-adalet-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi Anneleri’nin 1103’üncü hafta buluşmasında, 1994 yılında gözaltına alınan Halil ve Kasım Alpsoy’un dosyası yeniden gündeme getirildi. Aileler, gözaltında kaybedilen Alpsoy kuzenlerin akıbetinin açıklanmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından beri oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri bu hafta da meydandaydı.</p>

<p>Kayıp yakınları 1103. haftada, kamuoyuna yine Galatasaray Meydanı’nı çevreleyen barikatların önünden seslendi.<br />
Bu haftaki açıklamada, 32 yıl önce gözaltında kaybedilen Kasım ve Halil Alpsoy’un akıbeti soruldu.<br />
Açıklama öncesi Adalet Bakanlığı’na çağrı yapan kayıp yakınları, Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın ağır insan hakları ihlallerini de kapsaması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>ADALET BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI</p>

<p>Çağrıda şu ifadelere yer verildi:<br />
“Adalet Bakanlığı başta zorla kaybetmeler olmak üzere cezasız bırakılmış ağır insan hakları ihlallerini de kapsamalıdır. Bu birim yalnızca dosya açan bir mekanizma olarak kalmamalı; gerçeğin ortaya çıkarılmasını, faillerin belirlenmesini ve yargı önüne çıkarılmasını sağlayacak etkinlikte çalışmalıdır. Aksi halde cezasızlık, bu topraklarda fiili bir devlet pratiği olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir.”<br />
Açıklama metninde, Halil Alpsoy’un 12 Mayıs 1994’te eşi ve bebeğiyle birlikteyken evinin önünden Beyaz Toros ile gözaltına alındığı, işkenceye uğrayan cansız bedeninin 18 gün sonra bulunduğu hatırlatıldı. Kuzeni Kasım Alpsoy’un da gözaltına işkence gördüğü, ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına gittikten sona kendisinden haber alınamadığı anlatıldı.<br />
Kayıp yakını Zeynep Yıldız’ın okuduğu açıklama şu şekilde:<br />
“Bugün, 32 yıldır hakikatin inkâr edildiği Kasım ve Halil Alpsoy için bir kez daha hakikat ve adalet talebimizi yükseltiyoruz.</p>

<p>‘BEYAZ TOROS İLE GÖZALTINA ALINDI’</p>

<p>Halil Alpsoy, 12 Mayıs 1994 gecesi eşi ve 40 günlük bebeğiyle birlikte İstanbul Kanarya’daki evine dönerken, evinin önünde bekleyen polisler tarafından gözaltına alındı. Eşi karşı çıktığında polisler kimliklerini göstererek, ‘Merak etme, karakola kadar götürüyoruz. Yarım saat sonra gelir,’ dediler. Halil Alpsoy beyaz bir Toros’a bindirilerek götürüldü ve bir daha geri dönmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>’18 GÜN SONRA CANSIZ BEDENİ BULUNDU’</p>

<p>18 gün sonra, işkence nedeniyle tanınmayacak hale gelen bedeni Kırıkkale’de ormanlık bir alanda bulundu. Kardeşleri onu yalnızca elindeki çocukluk izinden teşhis edebildi.<br />
Halil Alpsoy’un gözaltına alınmasından bir hafta sonra bu kez polisler, kuzeni Kasım Alpsoy’un Adana’daki evine baskın düzenledi. 30 yaşındaki Kasım Alpsoy, uzun namlulu silah taşıyan maskeli polisler tarafından 18 Mayıs 1994 sabahı gözaltına alınarak Adana İstihbarat Dairesi’ne götürüldü. Aynı günün akşamında serbest bırakıldı; ancak kimliğine el konuldu. Kendisine, ‘Yarın gel, kimliğini al’ denildi.</p>

<p>‘MİT BİNASINA GİRDİ, SONRASINDA HABER ALINAMADI’</p>

<p>Eve döndüğünde işkence görmüş durumdaydı. Ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına gitti. Yakını kapıda bekledi. Ancak Kasım Alpsoy o binadan bir daha çıkamadı.</p>

<p>Bugüne kadar Halil ve Kasım Alpsoy’un gözaltına alındıkları inkâr edildi. Başlarına ne geldiği karanlıkta bırakıldı. Ailelerinin tüm başvurularına rağmen etkili bir başvuru ve giderim yolu sağlanmadı.</p>

<p>AİHM içtihatlarına göre, hakikati ortaya çıkarmayan ve sorumluları açığa çıkarmayan adli süreçler etkili kabul edilemez.<br />
Artık yeter.</p>

<p>Başta Kasım ve Halil Alpsoy dosyası olmak üzere tüm gözaltında kaybetme dosyalarında, etkili soruşturma yürütülmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının yol açtığı ağır ihlallere son verin. Suçun sorumlularını ortaya çıkaracak ve cezalandıracak derinlikte, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar, kovuşturmalar yürütün.<br />
Kaç yıl geçerse geçsin, Kasım ve Halil Alpsoy için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/cumartesi-annelerinden-alpsoy-ailesi-icin-adalet-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-16t150928445.jpeg" type="image/jpeg" length="94308"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: CHP’den AKP’ye yeni katılımlar yaşanabilir]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/erdogan-chpden-akpye-yeni-katilimlar-yasanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/erdogan-chpden-akpye-yeni-katilimlar-yasanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kazakistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’den ayrılarak AKP’ye katılan belediye başkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu isimlerin CHP’de baskı ve huzursuzluk yaşadığını öne süren Erdoğan, “Huzuru AK Parti’de buldular” ifadelerini kullandı. Erdoğan, önümüzdeki dönemde partisinin yeni katılımlar alabileceğini de söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. Bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir" dedi.</p>

<p>Erdoğan, Kazakistan ziyaretinin ardından uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p>CHP'den ayrılarak AKP'ye katılan belediye başkanlarının tehdit, baskı ve hakarete maruz kaldıklarını iddia eden Erdoğan, bu isimlerin "huzuru AKP'de bulduğunu" söyledi. Erdoğan, "Bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>PKK'nin feshi sürecine değinen Erdoğan, "Terörsüz Türkiye hedefine engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. İttifak olarak bunu dayanışma içinde milletin çizdiği rotada gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu.</p>

<p>Sosyal medyaya ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, "Şiddet özendiren ve bağımlılık oluşturan içerikler, sapkın akımlar, sanal zorbalık bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler planlayarak çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz" dedi.</p>

<p>Erdoğan'a sorulan sorular ve AKP'li Cumhurbaşkanı'nın yanıtları şöyle:</p>

<p>Bugüne kadar Türk dünyası konusunda en fazla çalışmalar yapan ve somut sonuçlar elde eden lidersiniz. Önümüzdeki dönemi “Türk Yüzyılı” olarak tanımladınız. Bu kapsamda bundan sonraki süreçte, Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediğiniz en önemli vizyonunuz, hedefiniz nedir?</p>

<p></p>

<p>"Öncelikle biz, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman biliyorsunuz önem veren bir iktidar olduk. Türk Devletleri Teşkilatı ile de bunu taçlandırmanın gururunu yaşıyoruz. “Aile meclisimiz” olarak gördüğümüz teşkilatımız bünyesinde her türlü iş birliğini ele alıyor, bütün fırsatları değerlendirmeye çalışıyoruz. Hep birlikte ilerleme ve hep birlikte kalkınmaya inanıyoruz. Tüm platformlarda Türk dünyasının, bölgemizin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin bir rol alabileceğini söylüyoruz. Ayrıca biz, Türk dünyası çalışmalarına verdiğimiz öneme binaen, partimizde Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduk ve Türkiye’de ilk “Türk Dünyası Vizyon Belgesi”ni hazırladık. Herkes biliyor ki; Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyeli çok yüksektir. Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere, her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk’ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlenmişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatı’nın Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum."</p>

<p>Önümüzde “Körfez Krizi” olarak tabir edilen, Amerika’nın İran’a yönelik saldırıları ve Körfez’in ateşe atıldığı bir süreç söz konusu. Gerek Amerika Birleşik Devletleri nezdinde gerek İran nezdinde güçlü bir ülkeyiz. Siz de güçlü bir lidersiniz ve bu ülkelerle iyi ilişkileriniz var. Bu kriz neden çözülemiyor efendim? Ne yapılmadı da bu hale geldi ya da sizin bakış açınızla bu saatten sonra neler yapılmalı ki; biz ve dünya aynı zamanda bu sorunun üstesinden gelsin?</p>

<p>"Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri her fırsatta vurguladığım gibi İsrail’in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki; bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail’in kışkırtmalarının etkisiz kılınması sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır."</p>

<p></p>

<p>ANKARA'DAKİ NATO ZİRVESİ</p>

<p>Türkiye yakın bir zamanda Ankara’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Bu zirve NATO’nun tartışıldığı bir döneme denk geliyor. Bu zirvede gündemde daha çok savunma harcamalarının karara bağlanması var ama daha önemlisi NATO’nun geleceği belki burada konuşulacak. Bizim Türkiye olarak NATO’nun geleceğine dair perspektifimiz nedir?</p>

<p></p>

<p>"Ankara’da 7-8 Temmuz tarihleri arasında tertipleyeceğimiz NATO Liderler Zirvesi, ittifakın tarihinde kritik bir öneme sahip. Gerek bölgemizdeki gerek dünyadaki son gelişmeler, Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırmıştır. Ankara’da İttifak’ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO’nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO’nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi iş birliği ve ortak güvenlik anlayışı, ittifakın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız."</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye her fırsatta Avrupa Birliği’ne tam üye olma vizyonunu ve talebini ortaya koyuyor. Bununla beraber temel konulardan biri olan gümrük birliği ve vize konusunda henüz bir çözüme ulaşılmış değil. Bu konularda bir yapısal iyileşme, olumlu yönde bir gelişme beklenebilir mi? Diğer taraftan bütün bu süreçlerin sürüncemede kalması, üyelik konusu dahil olmak üzere, Avrupa Birliği içinde bazı ülkelerin Türkiye’yi kendilerine rakip olarak görmesinden mi kaynaklanıyor?</p>

<p></p>

<p>"O da var. Ancak biz Avrupa Birliği’ne tam üyelik vizyonumuzu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadık. Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği’nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye’ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği’ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."</p>

<p><br />
"F-35 KONUSUNDA TALEPLERİMİZ ORTADA"</p>

<p>Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşü konusunda yeni bir gelişme var mı? Bununla birlikte milli ve yerli savaş uçağımız KAAN’a da ilginin yoğun olduğunu görüyoruz. En son İspanya'nın da KAAN ile ilgilendiğine yönelik haberler çıkmıştı. Üretim ve ihracat konusunda hangi aşamadayız?"</p>

<p></p>

<p>F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz. KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026’da savunma sanayi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200’den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor."</p>

<p></p>

<p>Terörsüz Türkiye bağlamında bir soru soracağım. Ağustos 2024’te Ahlat'ta iç cepheyi tahkim etme noktasında mesajınızla başlayan ve farklı merhalelerden geçip Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de ezici sonuçla kabul edilen bir raporla, epeyce umut var eden bir aşamaya geldik. Bundan sonraki aşama bağlamında sürecin seyri özellikle çıkarılabilecek şartlı ve süreli bir çerçeve yasanın zamanlaması, örneğin meclis tatile girmeden bu mümkün olabilir mi? Silah bırakma sürecindeki gelgitler, bunların hepsini bir bütün olarak değerlendirdiğinizde önümüzde nasıl bir yol haritası var? Bizi neler bekliyor?</p>

<p></p>

<p>"Terörsüz Türkiye 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adıdır. Cumhur İttifakı olarak, hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar atıyoruz. Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki; ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, “Terörsüz Türkiye”yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. “Terörsüz Türkiye” hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eşgüdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz."</p>

<p></p>

<p>"ARAMIZA KATILACAK OLAN ARKADAŞLAR OLABİLİR"</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanım, CHP bugünlerde yolsuzluk davalarının yanı sıra ihanet suçlamaları, koltuk kavgaları ve iç hesaplaşmalarla da gündemde. 17 belediye başkanı doğrudan AK Parti'ye katıldı, bu kaostan kaçarak. Bu belediye başkanları güvenli bir şekilde siyaset yapabilecekleri ortamın, zeminin AK Parti'de olduğunu, geleceğin, istikbalin AK Parti'de olduğunu, düşündüklerini söylüyorlar. Gerekçelerini bu şekilde açıklıyorlar. Siz, CHP içerisinde yaşanan ve tabana da yayılan bu kaosu, krizi nasıl yorumluyorsunuz? Bu bir güven krizi midir? Güvenlik krizi midir? Size göre nedir?</p>

<p></p>

<p>"Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları “Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik” yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir."</p>

<p><br />
Önümüz yaz ayları, gurbetçi vatandaşlarımızın Türkiye'ye tatil için gelecekleri zamanlar yaklaşıyor. Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum.</p>

<p>"Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki; ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz, bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz."</p>

<p></p>

<p>Sanal medya bugünlerde en önemli gündem maddelerinin başında geliyor belki de. Adeta dipsiz bir okyanus gibi buradaki tehlikeler. Çocuklarımız sanal oyunlardan dijital platformlara algoritmaların yönlendirdiği içeriklerde kötü niyetli kişilerin etkisi altına girme tehlikesiyle, riskiyle karşı karşıya. 15 yaş altına yönelik yasal bir düzenleme yapıldı. Peki çocuklarımızı dijital dünyanın görünmeyen tehlikelerinden korumak için başka hangi tedbirler planlanıyor?</p>

<p></p>

<p>"Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin iş birliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."</p>

<p><br />
"NÜFUS MESELESİ TÜRKİYE İÇİN HAYATİ BİR KONU"</p>

<p>Mayıs'ın son haftası malum aile haftası. Aile destek paketleri gençlerin evlenmesi için teşvik ve krediler ortada. Yeni müjdeler gelir mi efendim?</p>

<p>Aile Haftası vesilesiyle bir kez daha “biz bu kaleyi yıktırmayacağız” diyoruz. Nüfus meselesi Türkiye için hayati bir konu. Nüfusumuzun özellikle kendini yenileme oranındaki düşüş alarm veriyor. Bunu artırmak, geleceğimiz için çok çok önemli. Dijital teknolojilerin olumsuz sonuçlarından biri de malum bireyselleşme ve yalnızlaşmanın yaygın hale gelmesi. Bu durum, toplumda ailenin ve aile değerlerinin hak ettiği ilgiyi görmemesi riskini beraberinde getiriyor. Bunlarla mücadele etmek, nüfusumuzu korumak için çeşitli önlemler almak, devlet olarak bizim asli vazifemiz. Bütün bunlarla beraber, yıllardır bu tehlikeye dikkat çeken bir siyasetçi olarak, haksız eleştirilere maruz kaldık. 3 çocuk ikazımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koyduk. Mevcut tabloda haklılığımız ortaya çıktı. Aile ve Gençlik Fonu bu amaçla kuruldu ve bugüne kadar 205 binin üzerinde gencimiz bundan yararlanmaya hak kazandı. 140 binin üzerinde gencimize toplam 11,6 milyar lira ödeme yaptık. Aile danışmanlığı, aile indirim anlaşmaları çocuk sayısına göre desteklerle gençlerin bundan sonra da yanındayız. Bizim derdimiz bu ülkede evlenmedik genç, inşallah tütmedik ocak bırakmamaktır.<br />
Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu her fırsatta vurguluyorsunuz. Bu dönem değil belki ama önümüzdeki dönemde bu anlamda yeni adımlara şahitlik edebilecek miyiz?"Yeni anayasa konusunu her zaman gündemde tutacak ve milletimize verdiğimiz bu sözü mutlaka yerine getireceğiz. Biz, bu konuda hazırlıklarımızı tamamladık ve milletimizin ihtiyaç duyduğu, talep ettiği hususları belirledik. Sivil siyasetten bahsediyorsak, çağın gerekliliklerine uygun mevzuat düzenlemelerinden bahsediyorsak, bunu gerçekleştirmek için atılacak bütün adımları, yeni anayasa ihtiyacıyla birlikte karşılamayı hedef olarak görürüz. Millet, inşallah darbe lekesi taşıyan bir anayasadan kurtulup, yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasaya kavuşmak istiyor. Siyaset, milletin taleplerine kulak tıkayamaz. Bu hasreti sonlandırmak siyaset kurumunun elindedir ve yapması gereken en önemli konudur. Yeni anayasa artık bir lüks değil, ihtiyaç, hatta zorunluluktur. Bu konuyu siyaset üstü görüyor ve açık yüreklilikle siyasi partilere çağrı yapıyoruz. Diyoruz ki; gelin her türlü siyasi önyargıyı bir kenara bırakalım. Toplumun her kesiminin “işte benim anayasam” diyebileceği metni birlikte inşa edelim."</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/erdogan-chpden-akpye-yeni-katilimlar-yasanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/347638.webp" type="image/jpeg" length="52542"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İHD ve TİHV’den “Kayıplar Haftası” programı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ihd-ve-tihvden-kayiplar-haftasi-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ihd-ve-tihvden-kayiplar-haftasi-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İHD ile TİHV, Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında Türkiye’nin birçok kentinde etkinlikler düzenleyecek. Açıklama, panel ve anmalarla gözaltında kaybedilenlerin akıbeti bir kez daha gündeme taşınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV), 17-31 Mayıs 2026 Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında birtakım etkinlikler düzenleyecek.</p>

<p>Bu kapsamda açıklanan programda, 17 Mayıs Pazar günü İstanbul Şişli’de bulunan Harbiye Askeri Müzesi önünde gözaltında kaybettirilen Ali Kayahan için “Ali Kayahan’ı unutmadık” şiarıyla basın açıklaması düzenlenecek.<br />
18 Mayıs Pazartesi günü saat 21.00’da ise Kadıköy Sineması’nda “Hiçbir Yerde” filminin gösterimi yapılacak. Ardından film ekibi ile söyleşi gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yine 19 Mayıs’ta Beyoğlu’nda bulunan Atlas Sineması’nda “Küf” filmin gösterimi düzenlenecek ve film ekibiyle söyleşi yapılacak. 23 Mayıs ve 30 Mayıs Cumartesi günlerinde de saat 12.00’da her hafta düzenlenen Cumartesi Anneleri’nin eylemi gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Kaynak: MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ihd-ve-tihvden-kayiplar-haftasi-programi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-16t091003909.jpeg" type="image/jpeg" length="38936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM’de stajyer öğrencilere yönelik istismar davasında ceza talebi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tbmmde-stajyer-ogrencilere-yonelik-istismar-davasinda-ceza-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tbmmde-stajyer-ogrencilere-yonelik-istismar-davasinda-ceza-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’de staj yapan öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarıyla açılan davada savcılık mütalaasını açıkladı. Beş sanık için 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenirken, mahkeme duruşmayı 5 Haziran tarihine erteledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>TBMM'deki stajyer öğrencilere yönelik, “Cinsel istismar” davasının üçüncü duruşması Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuklu sanıklar İbrahim Beşlioğlu, Halil İlker Güner, Recep Seven ve Durmuş Uğurlu, mahkemeye SEGBİS üzerinden bağlandı. Tutuksuz sanık Ramazan Çetin ise duruşma salonunda hazır bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan tutuklu sanık İbrahim Beşlioğlu ise savunmasında mesajı cinsel amaçlı atmadığını ileri sürerek “Ben mesaj atarken stajyer değildi. Mesajı muhabbet amaçlı attım. Yanıma yaklaşma gibi bir durum söz konusu değil. Tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı. SEGBİS ile savunmasını yapan Halil İlker de stajyer öğrenciye dokunmadığını ve herhangi bir teması olmadığını belirterek, altı aydır cezaevinde olduğunun altını çizdi, “İşimden oldum, çocuklarım perişan oldu” dedi. İlker, tutukluluk süresinin göz önünde bulundurularak tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><br />
BİLİRKİŞİ RAPORU DETAYI</p>

<p>Mağdur kız çocuğunun annesi E.D’nin avukatı ise savunmasında, şunları kaydetti: “Bir kısım sanıklar suçlarını kabul etmişlerdir. Sanık Durmuş’un ifadeleri ise cezadan kurtulmak içindir. İşten kurtulmak amacıyla stajyere yakınlaştığını söylemiştir. Oysa bilirkişi raporlarında sanığın yaklaştığı kaydedilmiştir. Öte yandan bir tanık da stajyeri, kendi listesine aldırdığını ifade etmiştir. Sanıkların cezalandırılmasını talep ediyoruz.”</p>

<p>MİLLİ MANEVİ DUYGULAR</p>

<p>Tutuklu sanık Durmuş Uğurlu da hakkındaki suçlamaları reddederek, “İsnat edilen suçu kabul etmiyorum. Bir kız babası olarak, milli ve manevi duyguları olan biri olarak kesinlikle kabul etmiyorum” iddiasında bulundu. Uğurlu’nun avukatı da vekili hakkında suç işlediğine yönelik şüphe dahi oluşmadığını belirterek, “Bu yüzden müvekkilimiz suç şüphesi altında dahi değildir. Tahliyesini talep ederiz. Ölçülülük ilkesinden de son derece uzaklaşılmıştır. Herhangi bir adli kontrol tedbirinin de uygulanmasını kabul ederiz” diye konuştu.</p>

<p>Tutuklu sanık Recep Seven de üzerime atılı suçlamayı kabul etmeyerek tahliyesini istedi.</p>

<p>SAVCI MÜTALAASI</p>

<p>Beyanların ardından savcılık esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Cumhuriyet Savcısı, sanıklar için “Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından ceza istedi. Savcı, esas hakkındaki mütalaasında sanıkların, TBMM mutfağında stajyer olarak bulunan 15-18 yaş aralığındaki mağdurlara yönelik eylemlerini, “Kamu görevi ve hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle zincirleme şekilde çocuğa karşı nitelikli cinsel istismar” olarak nitelendirerek cezalarda artırım talep etti. Sanıklar hakkında en az 4 buçuk yıldan 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenildi.<br />
Esas hakkındaki mütalaanın ardından alınan ara kararda, sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmedilerek, mütalaaya karşı taraflara süre verildi. Duruşma, 5 Haziran’a ertelendi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tbmmde-stajyer-ogrencilere-yonelik-istismar-davasinda-ceza-talebi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/tbmm-mesaisine-11-haziranda-basliyor-1.webp" type="image/jpeg" length="16956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tülay Hatimoğulları: “Kürtçe her alanda özgürce yaşamalı” mesajı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullari-kurtce-her-alanda-ozgurce-yasamali-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullari-kurtce-her-alanda-ozgurce-yasamali-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tülay Hatimoğulları, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla yaptığı Türkçe ve Kürtçe paylaşımda, Kürtçenin yaşamın tüm alanlarında özgürce kullanılabilmesi gerektiğini vurguladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı, anadilde eğitim hakkının da anayasal güvence altına alınması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 15 Mayıs Kürt Dili Bayramı'na ilişkin paylaşımında, "Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı; anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır" ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sosyal medya hesabı üzerinden 15 Mayıs Kürt Dili Bayramı'nı nedeniyle paylaşım yaptı.<br />
Paylaşımını Kürtçe ve Türkçe yapan Hatimoğulları, şunları kaydetti:</p>

<p><br />
"Kürtçe Bayramı, yalnızca bir bayram değil; bir dilin yüz yılı aşan var olma mücadelesidir. Anadil kimliktir, hafızadır, yaşamın kendisidir. Kürtçe ve bu toprakların tüm kadim dilleri, geçmişin mirası olduğu kadar özgür bir geleceğin de taşıyıcısıdır. Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı; anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır."</p>

<p><br />
Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullari-kurtce-her-alanda-ozgurce-yasamali-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-15t115112612.jpeg" type="image/jpeg" length="25886"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji’den sağanak ve fırtına uyarısı: 11 il risk altında]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/meteorolojiden-saganak-ve-firtina-uyarisi-11-il-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/meteorolojiden-saganak-ve-firtina-uyarisi-11-il-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Karadeniz ve Doğu Anadolu’daki bazı iller için kuvvetli sağanak, fırtına ve hortum uyarısında bulundu. Öğle saatlerinden itibaren beklenen yağışlara karşı ani sel ve su baskını riskine dikkat çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun bazı bölgeleri için kuvvetli sağanak ve fırtına uyarısında bulundu.<br />
Yapılan açıklamalara göre Doğu Karadeniz kıyıları, Orta Karadeniz’in iç kesimleri ile Tunceli ve Bingöl çevrelerinde gök gürültülü sağanak yağış etkili olacak.</p>

<p>Yetkililer; ani sel, su baskını, yıldırım, dolu, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı yurttaşların dikkatli olmasını istedi.</p>

<p>Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli sağanak bekleniyor<br />
Meteoroloji’nin değerlendirmelerine göre, 15 Mayıs Cuma günü öğle saatlerinden itibaren Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek.</p>

<p>Saat 10.00 ile 18.00 arasında etkili olması beklenen yağışlarla birlikte ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına riskine dikkat çekildi. Özellikle eğimli araziler ve dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayanların tedbirli olması istendi.</p>

<p>Orta Karadeniz’in iç kesimleri için gece ve sabah uyarısı<br />
Meteoroloji, Orta Karadeniz’in iç kesimlerinde de kuvvetli yağış beklendiğini duyurdu. Açıklamaya göre sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların; Çorum, Amasya ve Tokat ile Samsun ve Ordu’nun iç kesimlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.<br />
Gece yarısından sabah saat 09.00’a kadar süreceği belirtilen yağışlar nedeniyle ulaşımda aksamalar, yıldırım, sel, su baskını, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgar riskine karşı uyarı yapıldı. Meteoroloji ayrıca bazı bölgelerde hortum riskinin de bulunduğunu belirtti.</p>

<p><br />
Dersim ve Bingöl’de sel ve hortum riski</p>

<p>Dersim ve Bingöl çevrelerinde ise kuvvetli yağışların 14 Mayıs Perşembe günü öğle saatlerinden itibaren başlaması ve 15 Mayıs sabahına kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor.</p>

<p>Meteoroloji, bölgede etkili olacak yağışlarla birlikte ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına görülebileceğini bildirdi. Açıklamada ayrıca düşük rakımlı alanlarda kar erimesine bağlı su baskınlarının yaşanabileceği uyarısı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Doğu Karadeniz’de deniz ulaşımına fırtına uyarısı</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Doğu Karadeniz’in doğusunda denizlerde de fırtına beklendiğini açıkladı. Özellikle Giresun ile Rize arasındaki deniz hattında rüzgarın 15 Mayıs Cuma günü sabah saatlerinden itibaren batı ve kuzeybatı yönlerinden 6 ila 8 kuvvetinde eseceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Saatte 50 ila 75 kilometre hıza ulaşması beklenen fırtınanın öğle saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi öngörülüyor. Yetkililer, özellikle balıkçılar ve deniz ulaşımında çalışanların dikkatli olması gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/meteorolojiden-saganak-ve-firtina-uyarisi-11-il-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-15t104125075.jpeg" type="image/jpeg" length="93562"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sırrı Sakık’tan Saral ve Destici’ye tepki: “Yanıt Erdoğan’ın geçmiş konuşmalarında”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/sirri-sakiktan-saral-ve-desticiye-tepki-yanit-erdoganin-gecmis-konusmalarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/sirri-sakiktan-saral-ve-desticiye-tepki-yanit-erdoganin-gecmis-konusmalarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Partili Sırrı Sakık, Ahmet Türk’ün “Kürdistan” ifadesi üzerinden yürüyen tartışmalarda Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve BBP lideri Mustafa Destici’ye tepki göstererek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmiş açıklamalarını hatırlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Milletvekili Sırrı Sakık, 'Kürdistan' sözünü kullanan Ahmet Türk'ü hedef alan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'ye tepki gösterdi.<br />
Türk'ün, Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesini tebrik ederken kullandığı 'Kürdistan' ifadesine tepki gösteren Saral, "Bu topraklarda “Kürdistan” diye bir devlet de yoktur, olamayacaktır... Konuşurken sınırını, yerini ve haddini bileceksin!" ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Aynı sözlere tepki gösteren BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ise "Ne Kürdistan’ı lan! Burası Türkiye Cumhuriyeti. Beğenmiyorsan defolup gidersin" sözleriyle Ahmet Türk'ü hedef almıştı.</p>

<p>Destici'nin tepkisiyle ilgili İlke TV'ye konuşan Türk, "Mustafa Destici'yi ciddiye almıyorum. Cevap verilecek biri değil" ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
"HALKTA BÜYÜK BİR KARŞILIĞI YOK"</p>

<p>Tartışmaya DEM Parti Milletvekili Sırrı Sakık da dahil oldu. Nûmedya24’e konuşan Sakık, “Bunların halkta büyük bir karşılığı yoktur. Bunlar geçmişten bugüne çözüm karşıtı olmuş, Kürt halkına yönelik bütün zalimane politikaların yanında durmuş kişilerdir. Ahmet Türk’ün sözlerine karşı verilen tepki bu insanların cehaletini ve olaydan bihaber olduğunu da gösteriyor” sözleriyle Destici'ye yanıt verdi.</p>

<p><br />
"ERDOĞAN’I DİNLESİN VE CEVABINI ONDAN ALSIN"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’a da tepki gösteren Sakık, şu ifadeleri kullandı:<br />
“Cumhurbaşkanı danışmanı Kürdistan’ın nerede olduğunu öğrenmek istiyorsa dönemin Başbakanı olan ve bugünün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın o konuşmasını dinlesin ve cevabını ondan alsın. Cumhurbaşkanı danışmanı açıklama yapmadan önce gidip Erdoğan’la konuşsun, Kürdistan’ın nerede olduğunu ve hangi bölge ile şehirleri kapsadığını ondan öğrensin. Bunlar eğitimden yoksun cahil insanlar."</p>

<p><br />
Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/sirri-sakiktan-saral-ve-desticiye-tepki-yanit-erdoganin-gecmis-konusmalarinda</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-14t130957780.jpeg" type="image/jpeg" length="43984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırhan’dan çözüm süreci çıkışı: “Sorunları çözmek için ilerlemek gerekiyor”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bakirhandan-cozum-sureci-cikisi-sorunlari-cozmek-icin-ilerlemek-gerekiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bakirhandan-cozum-sureci-cikisi-sorunlari-cozmek-icin-ilerlemek-gerekiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tuncer Bakırhan, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmesinde toplumun artık somut adım beklediğini belirterek, “Türkiye’nin sorunlarını çözmek için ilerlemek gerekiyor” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Kürt meselesinin çözümüne yönelik olarak başlatılan ve ikinci yılına doğru ilerleyen sürecin ana aktörlerinden biri olan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sürecin el yordamıyla yürüdüğünü söyledi.</p>

<p>Agos gazetesinden Burcu Karakaş’a röportaj veren Bakırhan, “Sayın Öcalan’ın durumu da öyle. Rahat çalışma, iletişim, sağlık, yaşam koşullarının oluşturulması gerekiyor. Bu süreç 12 metrekarede yürümez” dedi.</p>

<p>“Hem örgüt yöneticilerini hem devlet yetkililerini biraz daha cesur olmaya davet ediyorum” ifadelerini kullanan Bakırhan, Burcu Karakaş’ın sürecin ana başlıklarına ilişkin sorularını yanıtladı.</p>

<h6><br />
Tülay Hatimoğulları, Meclis’teki grup konuşmasında “Bütün adımların bir anda atılamayacağını biliyoruz” dedi. Peki tutuklu seçilmişlerin durumu konusunda adım atmak için iktidar bir eşik mi bekliyor?</h6>

<p></p>

<p>Tutuklu yargılanan seçilmişlerin süreç beklenmeden bırakılmaları gerekiyor. Ama bu konuda çok muhafazakar bir yönetime sahip Türkiye. Seçilmiş insanın içeride ne işi olur? Seçilmiş sandıkla gelir, sandıkla gider. Çeşitli gerekçelerle, yargı sopası da kullanarak rakiple bu yönlü mücadele etmek doğru değil. Dolayısıyla bu sürecin bir şartı değil. Sürece bağlamak da doğru değil. Süreç ağır ilerler, durur, zamana yayılır. Bunlara bakılmaksızın bir an önce serbest kalmaları gerekiyor.</p>

<h6><br />
Pazarlık konusu ediliyorlar mı?</h6>

<p>Bir pazarlık falan yok. Bütün samimiyetimle söylüyorum. Bir defa belki bu soruya böyle yanıt veriyorum: Bir “al-ver” meselesi yok. Süreç adım adım ilerleyecek. Sürecin ilk adımı özel yasa. PKK ve bütün sonuçlarını ortadan kaldıran bir yasa. En başından da böyle kuruldu. Sonraki aşamalar zaten Türkiye’nin uzun yıllardır yaşamış olduğu demokratikleşme meseleleridir.</p>

<h6><br />
“Yasayı çıkaralım, sonra bakarız” gibi bir yaklaşımı mı var iktidarın?</h6>

<p>Yasanın çıkması, başka bir aşamaya geçilmesi anlamına gelir. Bu aşamanın sonrası demokratikleşmedir. Barış ve demokratikleşmenin birbirinden ayrı düşünülmemesi gerekir. Gönül isterdi ki hepsi bir arada olsun. Ama işte karşımızda şimdilik böyle bir yaklaşım yok. Meselelere yaklaşım konusunda çok tutucu bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu adımlar da yasayla birlikte olabilir.</p>

<h6><br />
Yasa çıktı ama Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ gibi seçilmişler tahliye edilmedi. Böyle bir şey mümkün mü?</h6>

<p>Bahsettiğiniz arkadaşların çoğu örgüt üyeliğinden yargılanıyor. Cezanız bitiyor ama bir kurul oluşturuluyor. “Bu arkadaş cezasını tamamladı ama henüz çeşitli sebeplerden dolayı çıkamaz” dediği zaman çıkamıyorsunuz. Kendisini yargı yerine koyan kurullar var. Bu yasayla birlikte Türkiye normalleşme sürecine girmeli. Kendi demokrasisini gözden geçirmeli. İktidar yargı meselesini masaya yatırmalı.</p>

<p><br />
<strong>Böyle bir muhasebenin olacağına dair inancınız var mı?</strong></p>

<p>Zaten olmayacaksa diğerinin tek başına olmasının anlamı yok. Buradan çıkarır, diğer türlü gerekçeyle içeri atar. Ben çorabın söküğü gibi diyorum. Demokrasiye, insan haklarına saygı duyması gereken bir anlayış ve yasaların olması gerekiyor.</p>

<h6><br />
<strong>Somut adımların henüz atılmamış olması tabana nasıl yansıyor?</strong></h6>

<p>Taban zannediyor ki biz 7/24 devletle masada oturuyoruz. Böyle bir dünya yok. Bunun kendi içerisinde bir mekanizması, bir ritmi var. Dönem dönem duraksıyor, dönem dönem ilerliyor, dönem dönem çok ileri şeyler konuşuyoruz. Dönem dönem Ortadoğu’daki, dünyadaki gelişmelerden dolayı biraz daha yavaş akıyor. Bazen de “Şu da bu da mı olacak” biçimden ziyade, adım adım ilerlemenin yollarını aramakta yarar var. Biraz zaman alacak, biraz mücadeleyle olacak. Türkiye’nin devasa sorunları var. O sorunları çözebilmemiz için bu meselede yol almamız gerekiyor. Biraz sabırlı olmak gerekiyor. Sabırlı olmak, izlemek değil. Sabırlı ama mücadeleyi büyüten, demokratik basınç oluşturan, sürece omuz veren bir rol oynayabilirsek bu soruların tamamının yanıtını bulabiliriz. Sanki sadece Kürtlerin mağdur olduğu haklar konuşulacak, çözülecek gibi bir algı yaratılıyor. Diyorlar ya, tırnak içerisinde “Ermeni’yi dövdürmeyecektin” diye, birbirimizi dövdürmemize gerek yok. Demokrasi hepimizin sorunudur.</p>

<h6><br />
Sürecin demokrasiye hizmet ettiği konusunda toplumun ikna olduğunu düşünüyor musunuz?</h6>

<p>Toplum çok şeyler yaşadı. Artık söz değil, somutu görmek istiyor. Henüz orada bir şey yok. Bu olmayınca kuşkuyla bakıyor. Güvenle yaklaşmıyor. Sorguluyor. Bu konuda toplumu suçlamak doğru değil. Kuşkuyla yaklaşması aslında çok kıymetlidir.</p>

<h6>İktidarın üzerinde çalıştığı, PKK’lilerin Türkiye’ye dönüşünü düzenleyecek yasa taslağında kapsam tartışması yaşandığı anlaşılıyor. Abdullah Öcalan ve DEM Parti, “Yasa bütün arkadaşları kapsamalı” yaklaşımını benimsiyor. Ancak devletin üst düzey PKK’lilerin kapsam dışında tutulmasını istediği konuşuluyor. Uzlaşı mümkün mü?</h6>

<p>Barışacaksak parantez içinde parantez olması doğru değil. Kapsayıcı bir yasa, kapsayıcı bir yaklaşım, yeni bir sayfa… Kategori her meselede problemlidir. Bu meselede de bence teşvik eden yasalar olmalı. Bir insan silahı bırakırken nereye gideceğini, neye gideceğini bilmeli. Henüz ortada bir şey yok yani. Otuz yıldır orada olan insanın neye katılıp katılmadığını nasıl tespit edeceksiniz? Bütüncül bir yasa olmalı.</p>

<h6><br />
Taslak da bu kapsayacılıkta mı hazırlanıyor?</h6>

<p>Taslağı biz görmedik. Bizim de bir taslağımız var ama önce iktidarın bu konuda ne düşündüğünü görmek istiyoruz. Kapsayıcı bir taslak olmalı. Bir takvim yok ama Meclis’in açılışına bence yetiştirmek gerekiyor. Ciddi bir güvensizlik var. Türkiye’de herkes bir tedirginlik içerisinde. Bunu kırmak gerekiyor. Bu süreci de buna vesile yapmak gerekiyor. Öyle bir taslak olmalı ki kimsenin kafasına bir tereddüt kalmamalı.</p>

<h6><br />
Beklenen yasa taslağı üzerinde uzlaşılmazsa ne olur?</h6>

<p>Bence uzlaşılmalı, niye uzlaşılmasın? Yani eğer silahı tehdit olarak görüyorsan, silahın bırakılması için bir zemin oluşmuşsa devlet olarak size düşen o zemini kapsayıcı kullanmak ki kimsenin elinde silah kalmasın. Zorla alamadığımıza göre, o zaman güzellikle almak gerekiyor. Kapsayıcı olmakta yarar var. Diğeri biraz zamana yaymak olur. Türkiye yeterince ağır dönemler geçirdi. Bu süreci hafifletecek bir yaklaşıma ihtiyacı var.</p>

<h6><br />
DEM Parti’nin, silah bırakan bazı grupların hukuki düzenleme olmadığı için Türkiye’ye gelemediği yönündeki iddiasına karşı bazı AKP’liler, mevcut kanunların buna imkân verdiğini belirtti. Geçmişteki tecrübeler tersini gösterirken bu açıklamaların yapılmasındaki niyeti nasıl okuyorsunuz?</h6>

<p></p>

<p>Mevcut yasalar bu meseleyi çözecek içerikte olsaydı o zaman birkaç aydır süren tartışmalar niye? İki defa barış grupları geldi, 12 yıl cezaevinde kaldılar. Hatta yaşamını yitirenler oldu. Ben onların niyetini bilmiyorum ama biz bu konularda iyi niyetliyiz. Ve sadece iyi niyetin yetmediğini bildiğimiz için hukukun da gerekli olduğunu söylüyoruz. “PKK silah bırakma konusunda samimi midir” derseniz, 35 yıldır Kürt hareketi içerisinde siyaset yapan birisi olarak samimi olduklarına inanıyorum. Bir güvence olmadan insanlara “Bırakın, gelin” denilmesini anlamakta zorlanıyorum. Örgütün ve devletin birbirine karşı mesafeli olması, tereddütle yaklaşması gayet normal. Kırk yıldır birbirleriyle savaşıyorlar. Ama ikisinin de tereddütlü olmasını aşacak bir yol var. Bu konuda açık, şeffaf bir yaklaşım ortaya koymak gerekiyor. Eş güdümlü adımların atılmasının bu süreci çözebilecek kilit olduğunu belirtmek istiyorum.</p>

<h6><br />
Örgütün lider kadrosunun demokratik siyasete katılması konusunda partinin yaklaşımı nedir?</h6>

<p>Ona örgütün kendisi karar verir. Bu konuda onlar adına konuşmak çok etik değil. Ama kendi adıma söylüyorum barışılacaksa temiz bir sayfa, yeni bir sayfayı birlikte açmak gerekir. Tereddüt ararsak dünya kadar ortaya çıkar. Tereddütler üzerinden siyaset yürütmek, görüşmeleri barışa ulaştırmak çok zordur. Barış cesaret ister, tereddütleri giderecek adımlar ister, yaklaşım ister. Tereddüt ve barış birbiriyle çelişen kavramlardır. Biraz daha cesur olmaya davet ediyorum hem örgüt yöneticilerini hem devlet yetkililerini.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h6><br />
İktidarın Kürt meselesini demokratik çözüm perspektifinden çok, kendi siyasi geleceği ve rejimin devamlılığı açısından araçsallaştırdığı yönünde eleştiriler yapılıyor. Bu değerlendirmeye katılıyor musunuz?</h6>

<p>İktidarın ne düşündüğü konusunda bir sürü yorum yapabiliriz ama netice itibariyle barış kendisini arasallaştıran yaklaşımların her zaman çok üzerindedir. Barış sürecini araçsallaştırmak kimseye kazandırmaz. Bence iktidarın araçsallaştırma yerine demokratikleşme adımlarını atması ona daha fazla puan kazandırır. Bu mesele araçsallaştırılacak bir mesele değil, Kürtler araçsallaştırılacak bir halk değil. Biz böyle bakmıyoruz. Süreci önemsiyoruz. Henüz atılmış bir adım yok. Onları görünce anlarız. Boş gündemlerle tartışma yerine bir araya gelerek birlikte iktidarı adım atmaya zorlamak en doğrusu. Çok somut görev ve sorumluluklarımız var. Bunları birlikte yerine getirirsek hiç kimse bir şeyi araçsallaştıramaz.</p>

<h6><br />
Demokrasi konusunda muhalefetle ortak bir siyasi hat kurabildiğinizi düşünüyor musunuz?</h6>

<p>Geçmişte CHP’nin yaşadıklarını defalarca yaşayan bir parti geleneğinden geliyoruz. Bu yol kimseyi büyütmez, bu yol kimseye katkı sunmaz. Biz muhalefetiz, muhalefet kimliğimiz devam ediyor. Bir sürecin devam etmesi, muhalefet kimliğimizden vazgeçmemiz anlamına gelmiyor. Biz iktidarla bu meselenin çözümü için masada oturuyoruz. Kimin seçileceğiyle ilgili bir tartışma yürütmüyoruz. Seçimde nerede duracağımızı kimseyle tartışmıyoruz. “O masada oturduk, önümüzdeki seçimde bizimle işbirliği yapın” diyen duymadım. Dolayısıyla muhalefetin de bu durumu iyi okuması gerekiyor. Şu ana kadar sayın Özgür Özel ve partisi gerçekten bu konuda çok kapsayıcı bir yerde durdular. Her şeye rağmen komisyonda kalmaya devam ettiler. Hâlâ da her yerde süreci desteklediklerini söylüyorlar. Onlar da bizim nerede durduğumuzu, nasıl durduğumuzu biliyorlar. Sadece kendisine geldiği zaman savunmaya geçmeyen, diğer muhalefet partilerine de yapılanlar karşısında her zaman bize yapılmış gibi hisseden bir siyasi partiyiz. Umarım muhalefete, özellikle CHP’ye yönelik baskılar artık son bulur. Türkiye çok yoruldu.</p>

<h6><br />
AKP kaynakları, Öcalan’ın koşullarının esnetilmesi, Kandil’le doğrudan iletişim kurması ve gazeteci-akademisyenlerle görüşebilmesine sıcak bakılabileceğini söylüyor. Bu yaklaşımı “müzakere zemininin genişlemesi” olarak mı görüyorsunuz, yoksa bunun hukuki bir çerçeveye kavuşması gerektiği kanaatinde misiniz?</h6>

<p>Süreç el yordamıyla yürüyor. Adını koymak gerekiyor. Sayın Öcalan’ın durumu da öyle. Rahat çalışma, iletişim, sağlık, yaşam koşullarının oluşturulması gerekiyor. Bu bir talep olarak değil, zaten olması gereken bir şeydir. Bu süreç 12 metrekarede yürümez. Hiç olmayan iletişim kanallarıyla nasıl yürütülecek? Devasa bir örgütten bahsediyorsun. Sayın Öcalan’ın ve sürecinin hukukunun tanınması gerekiyor. Yeterince Türkiye kamuoyu tarafından tanındığını düşünmüyorum. Çok yanlış bir algı oluşturuldu. Maalesef o da kırılamadı. Bir biçimde bu ülkenin demokratik dönüşümüne katkı sunuyor. Entelektüel bir insan. Ortadoğu’yu, Türkiye’yi çok iyi analiz ediyor. Sizin de gidip bu soruları mesela kendisiyle konuşmanızı isterdim.</p>

<h6><br />
<strong>Öcalan’ın doğrudan temas kurabilmesine yönelik koşulların oluşturulması kısa vadede ihtimal dahilinde mi?</strong></h6>

<p>Yüzde yüz olması gereken bir şeydir. Biz 4-5 saat görüştük kendisiyle. Ben çok etkilendim. Kendisini uzun süre takip eden biri olarak ben etkilediysem, kendisini hiç tanımayan, devletin oluşturduğu algılarla tanıyan bir insanla Öcalan’la karşılaştıktan sonra hangi duyguları yaşayacağını da çok merak ediyorum. Eğer olumsuz dönerse ben özeleştiri veririm. Bunu objektif söylüyorum. Bahanelere çok takılmamak gerekiyor. Yol almamız gerekiyor. Türkiye’nin yol almaya ihtiyacı var. Aslında bir yolumuz da var. O eski statikocu mantıkla yaklaştığımız için “Acaba ilerlersem önüm uçurum mu?” diye düşünülüyor. İlerlemeden uçurum mu, daha geniş bir zemin mi olduğunu göremiyorsunuz. Biz diyoruz ki önünde barış var, huzur var, refah var, mutluluk var. Kardeşlik var, eşit yurttaşlık var. Ama önünü görmeyenlere de diyoruz, yürümeden göremezsin önünde ne olduğunu. Birlikte yürüyelim. Emin olun aydınlık bir Türkiye’nin yolunu orada göreceğiz.</p>

<h6><br />
<strong>Bu yoldan dönülür mü?</strong></h6>

<p>Sanmıyorum ben. Yani gelinen noktada ne iktidarın ne PKK’nin bu yoldan sapabileceğini düşünüyorum. Bu kadar emin konuşuyorum. Çünkü toplum bu yoldan döneni affetmez. Yani sandıksa sandıkta mahkûm eder. Başka türlü ise yüreğinde mahkûm eder. Dönülmez bir yoldayız. Biraz iddialı olacak ama Türkiye’nin mevcut koşullarına, PKK’nin dönüşümüne baktığımda dönülmez bir yolda olduğumuzu görüyorum.</p>

<h6><br />
<strong>Tuncer Bakırhan’ı kişisel olarak sürecin başından bu yana en çok zorlayan ne oldu? </strong></h6>

<p>Büyük beklentiler var. İnsanlar sanki bizim her şeye karar vereceğimizi düşünüyor. Yani bize soruyor. Onlara yanıt olmamak bence dünyanın en zor işidir. Barış annelerinin hikayelerini dinleyince etkilenmemek elde değil. Üç-dört çocuğunu yitirmiş, köyü yakılmış. Eşi faili meçhul cinayete gitmiş. Bu insanların bütün umutları sizde. Ve sizden bir yanıt bekliyorlar. Buraya bir yanıt vereceksiniz ama diğer tarafta da işler henüz istediğiniz ritimde de gitmiyor. Dolayısıyla arafta kalmak ve araf dilini kullanmak kadar zor bir şey olduğunu düşünmüyorum. Yani emin olun bugüne kadar dünya kadar şey yaşadık ama o kadar zorlanmadım, şimdi zorlandım. “Ne zaman olacak?”, “Nasıl olacak?”, “Umutlu musun?” gibi sorulara yanıt vermek çok zor. Bu soruların devamlı olumlu olması için mücadele ediyoruz. Bütün hücrelerimizle bu süreci ilerletmek, toplumsallaştırmak için yoğun bir çaba içerisindeyiz.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bakirhandan-cozum-sureci-cikisi-sorunlari-cozmek-icin-ilerlemek-gerekiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-14t120334443.jpeg" type="image/jpeg" length="71367"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti’den engellilerin ücretsiz ulaşımı ve erişilebilir yaşamı için düzenleme önerisi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-engellilerin-ucretsiz-ulasimi-ve-erisilebilir-yasami-icin-duzenleme-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-engellilerin-ucretsiz-ulasimi-ve-erisilebilir-yasami-icin-duzenleme-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu’nun Meclis’e sunduğu yasa teklifinde, engelli yurttaşların şehir içi ve şehirlerarası toplu taşımadan ücretsiz yararlanması ve belediyelerin kentleri erişilebilir hale getirmesi öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p><strong>Gazete Emek- </strong>Dersim Milletvekili Ayten Kordu, engelli yurttaşların toplumsal yaşama eşit, bağımsız ve onurlu katılımını sağlamak amacıyla TBMM Başkanlığı’na “Engelliler İçin Ücretsiz Ulaşımın ve Erişilebilir Kentlerin Sağlanmasına Dair Kanun Teklifi” sundu.<br />
13 maddeden oluşan teklif; ücretsiz ulaşım hakkından erişilebilir kent yükümlülüğüne, kırsal bölgelerde ulaşım desteğinden denetim kurullarının oluşturulmasına kadar geniş bir düzenlemeyi kapsıyor.</p>

<p><br />
Ücretsiz ulaşım hakkı genişletiliyor</p>

<p>Teklifin 4’üncü maddesinde, ekonomik kriz koşullarında artan ulaşım maliyetlerinin engelliler ve ailelerinin yaşamını ağırlaştırdığı, özellikle tıbbi hizmet desteği alan bireylerin refakatçileriyle birlikte ulaşım hakkına erişmekte ciddi mağduriyet yaşadığı vurgulanarak; yüzde 40 ve üzeri engelli yurttaşlar ile tıbbi hizmet desteği alan engelli ve bir refakatçisi, belediyelere, kamu kurumlarına veya özel işletmelere ait şehir içi toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanması öngörülüyor.<br />
Engelli yurttaşlar Devlet Demiryolları, şehirlerarası otobüsler, deniz ulaşımı ve iç hat hava ulaşımından da ücretsiz faydalanabilecek. Engelli bireylere kota sınırlaması uygulanamayacak.</p>

<p><br />
Erişilebilir kent yükümlülüğü</p>

<p>Teklifin 5. Maddesinde ise tüm belediyeleri ve ilgili kamu kurumlarını kaldırımları, yürüyüş yollarını, durakları, metro istasyonlarını, parkları, meydanları ve kamuya açık tüm alanları engelli erişimine uygun hale getirmekle yükümlü kılıyor.<br />
Kaldırımlar, görme engelliler için hissedilebilir yüzeylerle donatılacak; tekerlekli sandalye kullanımına uygun eğim standartları uygulanacak.</p>

<p>Alt ve üst geçitlerde ise rampalar, kaymaz zeminler, hissedilebilir yüzeyler, sesli yönlendirme sistemleri ve tam donanımlı asansörler bulundurulması zorunlu hale geliyor. Çalışmayan asansörler nedeniyle engelli bireylerin ulaşım hakkının engellenmesi halinde ilgili kurumlara idari yaptırım uygulanacak.</p>

<p><br />
Toplu taşıma araçlarında standartlar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tasarının 7’nci maddesinde, engelli kadınların çoklu ayrımcılığa maruz kaldığı, hem engellilik hem de toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle kamusal hizmetlere erişimde daha derin yapısal engellerle karşılaştığı ifade edileri; toplu taşıma araçlarında sesli durak anons sistemi, görsel bilgilendirme ekranları, engelli erişimine uygun giriş-çıkış sistemleri bulundurulması zorunlu olacak. Ayrıca engelli kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için güvenli ulaşım tedbirleri alınacak; acil destek butonları ve erişilebilir başvuru mekanizmaları oluşturulacak.</p>

<p><br />
Denetim ve yaptırım</p>

<p>Teklife göre yerel yönetimler bünyesinde “Erişilebilirlik İzleme ve Denetim Kurulları” oluşturulacak. Bu kurullarda engelli örgütleri, kadın örgütleri, şehir plancıları, mimarlar ve ilgili meslek odaları temsil edilecek.</p>

<p>Erişilebilirlik koşullarını yerine getirmeyen kamu kurumlarına idari para cezası uygulanacak; eksiklik giderilinceye kadar ilgili yöneticiler hakkında işlem yapılacak.<br />
Kırsal bölgelerde yaşayan engelli yurttaşlar için sağlık, eğitim ve kamu hizmetlerine erişimi sağlayacak ücretsiz ulaşım destek programları oluşturulması da teklifin 10. maddesinde yer alıyor.</p>

<p><br />
“Bağımsız yaşam hakkı güçlendirilmeli”</p>

<p>Genel gerekçede, bugün ülke genelinde milyonlarca engelli yurttaşın ulaşım, kamusal alanlara erişim, sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler konusunda ciddi hak ihlalleri yaşadığı belirtildi. Özellikle büyükşehirler dışında erişilebilir ulaşım hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çekilerek, “Mevcut sosyal politikalar engellileri eve kapatan, bağlı ve bağımlı ilişkileri yeniden üretmektedir” ifadesi kullanıldı.<br />
Teklifin, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ve Anayasa’nın eşitlik ilkesi doğrultusunda engelli yurttaşların bağımsız yaşam hakkını güçlendirmeyi hedeflediği vurgulandı.</p>

<p><br />
Finansman ve yürürlük</p>

<p>Teklifin 11. maddesine göre uygulamaya ilişkin giderler merkezi bütçe ve ilgili yerel yönetim bütçelerinden karşılanacak. Kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi, hükümlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesi öngörülüyor.</p>

<p><br />
Kaynak: Evrensel</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>ENGELLİ</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-engellilerin-ucretsiz-ulasimi-ve-erisilebilir-yasami-icin-duzenleme-onerisi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/engelli-sandalye.jpg" type="image/jpeg" length="16002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van’da belediye işçilerinin direnişi 289’uncu gününde]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/vanda-belediye-iscilerinin-direnisi-289uncu-gununde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/vanda-belediye-iscilerinin-direnisi-289uncu-gununde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Büyükşehir Belediyesi’nde kayyum yönetimi döneminde işten çıkarılan 223 işçi, eylemlerinin 289’uncu gününde adliye önünde bir araya geldi. İşçiler, “Adalet saraylarının önünde adalet arıyoruz” diyerek işe iade taleplerini yineledi, kayyum yönetiminin uygulamalarına tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Van Büyükşehir Belediyesi’nde kayyum yönetimi tarafından işten çıkarılan 223 işçinin “İşimizi geri alacağız” sloganıyla başlattığı eylem 289’uncu gününde de sürdü.</p>

<p>DİSK Genel-İş Van Şubesi Eş Başkanı Ömer Tekin, “Kentin tüm siyasetçilerine sesleniyoruz; işçiler üzerinden, işçilerin emeği alınteri üzerinden siyaset yapmayın, hakkı hukuku iade edin. Bizler 289 gündür kapı önünde adalet beklerken, yandaşların arka kapıdan içeri alınması sadece emeğimize değil, tüm Van halkının iradesine yapılmış bir hakarettir. ” dedi.Van Bölge Adliyesi önünde düzenlenen eyleme DEM Parti Van Milletvekili Zülküf Uçar, DBP Van İl Eşbaşkanı Cemal Demir, DEM Parti il yöneticileri yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.<br />
Eylemde, "Kayyum ve zulmü gidecek, biz işimize geri döneceğiz" yazılı pankart taşınırken, "Direne direne kazanacağız", "Kayyumlar gidecek, halk gelecek" ve "Hak, hukuk, adalet" sloganları atıldı.</p>

<p><br />
''VARSA MUHATAPLARIMIZI VE ADALETİ ARIYORUZ''</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DİSK Genel-İş Van Şubesi Eş Başkanı Ömer Tekin, burada yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:"Bugün burada, Van Adliye Sarayı’nın önünde; sadece bir bina önünde değil, adaletin tecelli etmesini beklediğimiz vicdan eşiğindeyiz.<br />
Adaleti, Hukuku, Hakkımızı ve ailelerimizin geleceğini çalmak isteyen düşüncenin destekçilerini mumla, meşaleyle, mahkemelerle aradık ama bulamadık. Şimdi kocaman adalet sarayı yazısının altında, varsa muhataplarımızı ve adaleti arıyoruz.<br />
Kayyum zihniyeti tarafından haksız ve hukuksuz bir biçimde işinden edilen 223 belediye emekçisi olarak, direnişimizin 289. gününde aynı kararlılıkla haykırıyoruz:<br />
''Zulmünüz varsa, bizim de bükülmez,bileğimiz ve sarsılmaz bir irademiz var!<br />
223 işçinin vebalini almayın altında kalırsınız. Kul hakkı yiyorsunuz, Allah katında bile kul hakkının telafisi ve haklı tek bir yönü yoktur unutmayın!"</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Anka</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EMEK HABERLERİ, VAN VE DİYARBAKIR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/vanda-belediye-iscilerinin-direnisi-289uncu-gununde</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-14t100625489.jpeg" type="image/jpeg" length="94648"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti–CHP görüşmesi sona erdi: Meclis’te ortak çalışma ve müzakere çağrısı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-chp-gorusmesi-sona-erdi-mecliste-ortak-calisma-ve-muzakere-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-parti-chp-gorusmesi-sona-erdi-mecliste-ortak-calisma-ve-muzakere-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP’li Gökhan Günaydın, ara seçimin “tercih değil zorunluluk” olduğunu belirtirken; DEM Partili Sezai Temelli, yasa tekliflerinin ortak hazırlanması ve müzakere zemininin güçlendirilmesi çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ekonomi Komisyonu Eş Sözcüsü Saruhan Oluç ve Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökçe Gökçen, Gül Çiftçi ve CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’dan oluşan heyeti Meclis’te görüşmesi sona erdi.</p>

<p>Görüşme sonrasında CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, CHP grubu olarak Meclis'te grubu bulunan muhalefet partilerinin tümünü ziyaret edeceklerinin bilgisini paylaşarak, ilk ziyareti DEM Parti’ye yaptıklarını aktardı.</p>

<h3>Ara seçim mesajı</h3>

<p>Ziyaretlerinde “ara seçim” de ele aldıklarını ifade eden Günaydın, "Biliyorsunuz Türkiye'de çok ciddi iktisadi sorunlar var. Türkiye'nin yönetilme sorunları var ve yapılan araştırmalar toplumun üçte ikisinin bir erken seçim isteğini gösteriyor. Erken seçim talebini karşılamayan AKP'nin Anayasanın 78'inci maddesini hatırlatmakta fayda var. Çünkü ara seçim bir tercih değil bir zorunluluk. Anayasa 78 diyor ki; en son seçimlerin üzerinden 30 ay geçtikten sonra bir sonraki seçime de bir yıl varsa bu dönem içerisinde bir ara seçim yapılır. Eğer mecliste boşalmalar varsa. Peki Meclis’te boşalmalar var mı? Evet var. Bizim Kırıkkale, Afyon, Adıyaman ve Kastamonu milletvekillerimiz istifa etmek suretiyle seçimlere girdiler ve belediye başkanı seçildiler. Demek ki bu dört koltukta bir boşalma var” diye konuştu.</p>

<p>Günaydın, yaşamını yitiren ve başka sebeplerle milletvekilliğinden ayrılanlara da işaret ederek, ara seçime ihtiyaç olduğunu vurguladı.</p>

<h3>“Kurullarımızla görüşeceğiz”</h3>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise ara seçim konusunda istişarede bulunduklarını ifade ederek, "Her şeyden önce Can Atalay'ın bir an önce Anayasa Mahkemesi kararına uygun olarak cezaevinden Meclis’ e dönmesini bekliyoruz. Diğer taraftan tabii ara seçim konusunda gerçekten önemli bir görüşme gerçekleştirdik. Anayasa 78 ortada. Biz bu konuyu bir an önce kurullarımıza ileteceğiz, kurullarımızla tartışacağız ve bu görüşmenin sonuçlarını sizlerle de bu vesileyle paylaşacağız" diye belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Önceliğmiz yasa teklifini birlikte hazırlamak”</h3>

<p>Gazetecilerin süreç ile ilgili sorusuna da yanıt veren Temelli, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un sürece dair de inisiyatif alması gerektiğini söyledi. Meclis'in süreç konusunda etkin çalışmasının önemine işaret eden Temelli, "Bizim yasa teklifimizi sunmamız o kadar zor bir şey değil ama bizim özellikle demokrasi, müzakere zemininin zenginleşmesi, buranın hareket etmesi önceliğimiz. Dolayısıyla bir yasa teklifini birlikte hazırlamak gibi önceliklerimiz var. Bütün partilere çağrımız bu yönde. Komisyonun zaten oluşması önemli bir müzakere zeminiydi. Bu müzakere zemini yeniden canlandırmak, hele ki bu kadar önemli bir yasanın konuşulduğu bir yerde canlandırmak çok çok önemli olacaktır diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-parti-chp-gorusmesi-sona-erdi-mecliste-ortak-calisma-ve-muzakere-cagrisi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/347228.webp" type="image/jpeg" length="64047"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AİHM’den Ayla Akat Ata kararı: Türkiye’ye tazminat cezası]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/aihmden-ayla-akat-ata-karari-turkiyeye-tazminat-cezasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/aihmden-ayla-akat-ata-karari-turkiyeye-tazminat-cezasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ayla Akat Ata’nın tutukluluğuna ilişkin davada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türkiye’nin hak ihlali yaptığına karar verdi. Mahkeme, kararında siyasi faaliyetlerin yargılama konusu yapılamayacağını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Kürt siyasetçi Ayla Akat Ata’nın 2016 yılında siyasi faaliyetleri gerekçe gösterilerek tutuklanmasının hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Mahkeme, Ata’nın başvurusunda Türkiye’yi mahkum etti.<br />
Kürt siyasetçi ve HDP Eski Milletvekili Ayla Akat Ata, 26 Ekim 2016’da Amed Büyükşehir Belediyesi önünde yapılan bir basın açıklaması sırasında gözaltına alınmıştı. Ayla Akat Ata hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Terör örgütü kurma veya yönetme” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Savcılık, Ayla Akat Ata’nın Demokratik Toplum Kongresi (DTK) içindeki faaliyetlerini, katıldığı toplantı ve gösterileri, yaptığı konuşmaları ve dijital medya paylaşımlarını suçlama konusu yaptı. Soruşturma kapsamında Ayla Akat Ata’nın söz konusu edilen tüm siyasi faaliyetleri dosyada suç gerekçesi olarak gösterilirken, iddianamede de delil olarak yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Altı ay tutuklu kaldı</p>

<p>Ayrıca Ayla Akat Ata’nın, kapatılan Özgür Kadın Kongresi (KJA) yöneticisi olduğu ve “terör örgütü propagandası” yaptığı iddia edildi. 30 Ekim 2016’da Diyarbakır 1’inci Sulh Ceza Hakimliği, Ata’nın tutuklanmasına karar verdi. Ata, yaklaşık altı ay tutuklu kaldıktan sonra 4 Mayıs 2017’de tahliye edildi.</p>

<p><br />
AİHM’den karar: Siyasi faaliyet suç sayılamaz</p>

<p>Mezopotamya Haber Ajansından (MA) yer alan habere göre Ata, tutuklanmasının hukuka aykırı olduğu ve siyasi faaliyetleri nedeniyle hedef alındığı nedeniyle AİHM’ye başvurdu. AİHM, 12 Mayıs 2026 tarihli kararında, Ata’nın tutuklanması için yeterli somut delil bulunmadığına ve ifade özgürlüğüyle kişi özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine hükmetti.</p>

<p><br />
AİHM kararında, Ata’ya yöneltilen suçlamaların temelini DTK içindeki siyasi faaliyetler, katıldığı toplantılar, yaptığı konuşmalar ve dijital medya paylaşımlarının oluşturduğunu belirtildi. Mahkeme, bu faaliyetlerin büyük ölçüde siyasi nitelikte olduğuna dikkat çekerek, şiddet çağrısı içermeyen konuşmaların ve demokratik faaliyetlerin “terör örgütü yöneticiliği” iddiasına dayanak yapılamayacağını vurguladı.</p>

<p><br />
“Tutuklama hukuka aykırı”</p>

<p><br />
AİHM, Ata’nın tutuklanması için gerekli olan makul şüphe koşulunun somut delillerle ortaya konulamadığını belirtti. Kararda, yerel mahkemelerin Ata’nın sözleriyle isnat edilen suç arasında açık bir bağ kuramadığı, sadece siyasi açıklamalarını ve toplantılara katılımını sıralamakla yetindiği ifade edildi. Bu nedenle Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) özgürlük ve güvenlik hakkını düzenleyen 5/1 maddesinin ihlal edildiğine karar verdi.</p>

<p><br />
Mahkeme, Ata’nın yaklaşık altı ay süren tutukluluğunun devamına ilişkin kararların da ilgili ve yeterli gerekçeler içermediğini belirtti. AİHM’ye göre kaçma veya delilleri karartma riski ortaya konulmadığı gibi, adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kalacağı da açıklanmadı. Bu nedenle AİHS’nin 5/3 maddesinin de ihlal edildiği sonucuna varıldı.</p>

<p><br />
“İfade özgürlüğü ihlal edildi”</p>

<p><br />
AİHM, Ata’nın tutuklanmasının siyasi konuşmaları ve açıklamaları nedeniyle gerçekleştiğine dikkat çekerek, bunun ifade özgürlüğüne müdahale oluşturduğunu belirtti. Mahkeme, hukuka aykırı bir tutuklamanın ifade özgürlüğüne getirilen meşru bir sınırlama olarak kabul edilemeyeceğini kaydetti ve AİHS’nin 10’uncu maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/aihmden-ayla-akat-ata-karari-turkiyeye-tazminat-cezasi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-13t125813906.jpeg" type="image/jpeg" length="81824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Soma’da 301 canın hesabı hâlâ sorulmadı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/somada-301-canin-hesabi-hala-sorulmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/somada-301-canin-hesabi-hala-sorulmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin en büyük maden facialarından biri olan Soma Maden Faciası üzerinden 12 yıl geçti. 301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın yıl dönümünde ailelerin adalet arayışı sürerken, son yargı kararları “cezasızlık” eleştirilerini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Soma faciasında yakınlarını kaybeden ailelerin, kamu görevlilerinin yargılandığı davaya katılma taleplerinin “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle kabul edilmemesi kararına karşı yaptıkları istinaf başvurusu reddedildi. Aileler, karara itiraz ederek dosyayı bir üst istinaf dairesine taşıdı.<br />
3 Mayıs 2014 saat 15.30 sularında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen Eynez/Karanlıkdere ocağında çıkan yangın, büyük bir trajediye dönüştü. Aralarında 5 maden mühendisinin de bulunduğu 301 maden emekçisi, yerin yüzlerce metre altında hayatını kaybetti. Facianın yıl dönümünde aileler, meslek odaları ve emek örgütleri bir kez daha “Unutmadık, unutturmayacağız” diyerek anma törenleri düzenliyor.</p>

<p><br />
Meclis önergesi reddedilmişti</p>

<p>Facianın sadece bir kaza değil, “göz göre göre gelen bir felaket” olduğu yönündeki eleştiriler bugün de güncelliğini koruyor. Katliamdan sadece 14 gün önce, 29 Nisan 2014’te Soma’daki iş kazalarının araştırılması için TBMM’ye sunulan önerge, iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedilmişti.</p>

<p><br />
Yargı sürecinde neler yaşandı?</p>

<p>13 Mayıs 2014’te 301 madencinin hayatını kaybettiği Soma maden faciasına ilişkin kamu görevlilerinin yargılandığı davada yeni bir hukuki süreç başladı. Faciada yaşamını yitiren madencilerin yakınlarının davaya katılma talebi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi.</p>

<p>Bu karara karşı ailelerin yaptığı başvuru da reddedilirken, avukatlar dosyayı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’ne taşıdı. İtiraz dilekçesinde, mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “mahkemeye erişim hakkı”, “adil yargılanma hakkı” ve “hakkaniyetli yargılama ilkesi”ni ihlal ettiği savunuldu.</p>

<p>Soma faciasına ilişkin kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan bazı bürokratlar, müfettişler ve Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) görevlilerinin de aralarında bulunduğu 28 kişi hakkında iddianame hazırlanmıştı. İddianame, Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından Aralık 2023’te kabul edildi.</p>

<p>Yargılama sonucunda mahkeme, 29 Nisan 2025’te 10 sanığın beraatine, 18 sanığın ise 5 ay ile 6 ay 7 gün arasında değişen hapis cezalarına hükmetti. Bazı sanıklar hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildi.<br />
Kamu görevlileri davasında ‘zamanaşımı’ engeli<br />
Dosyanın istinafa taşınmasının ardından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, “görevi kötüye kullanma” suçunun zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle 16 sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verdi, diğer sanıklar yönünden ise yerel mahkeme kararlarını esastan onadı.</p>

<p>Ancak faciada yaşamını yitiren madencilerin yakınlarının istinaf başvuruları, “suçtan doğrudan zarar görmedikleri” gerekçesiyle reddedildi. Bu karara karşı ailelerin avukatları yeniden itiraz yoluna gitti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İtiraz dilekçesinde, “301 kişinin öldüğü ve 176 kişinin yaralandığı bir olayda eşini kaybeden müvekkilin suçtan doğrudan zarar görmediği iddiası hukuka açıkça aykırıdır” ifadelerine yer verildi.<br />
Başvuruda ayrıca kamu görevlilerinin denetim görevini yerine getirmediği, bunun yaşam hakkı ihlali doğurduğu ve mağdur yakınlarının davaya katılımının engellenmesinin “silahların eşitliği” ilkesine aykırı olduğu savunuldu. Anayasa’nın 17. ve 36. maddelerine de atıf yapılarak hak ihlali olduğu ileri sürüldü.<br />
Avukatlar, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının kaldırılmasını ve Soma 2. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ve itirazların yeniden değerlendirilmesini talep etti.</p>

<p><br />
KESK: Unutmadık, affetmeyeceğiz<br />
Yıl dönümü vesilesiyle açıklama yapan KESK, Soma’nın bir kaza değil “iş cinayeti” olduğunu vurguladı. Sendika, siyasi iktidarın sorumluluğu kadere yüklediğini belirterek; taşeron sisteminin kaldırılması ve gerçek sorumluların yargılanması talebini yineledi.<br />
Soma’dan bu yana Ermenek, Amasra ve İliç gibi pek çok yerde benzer acıların yaşandığı hatırlatıldı. Emek örgütleri, Türkiye’de her yıl ortalama 2 bin işçinin iş cinayetlerine kurban gittiğini vurgulayarak denetimsizliğe ve kâr hırsına karşı mücadele çağrısı yaptı.</p>

<p><br />
Kaynak: ANKA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/somada-301-canin-hesabi-hala-sorulmadi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-13t114721911.jpeg" type="image/jpeg" length="69957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[B2B'de Dijital Dönüşüm: Daha Az Çabayla Nasıl Daha Fazla Satış Yapılır?]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/b2bde-dijital-donusum-daha-az-cabayla-nasil-daha-fazla-satis-yapilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/b2bde-dijital-donusum-daha-az-cabayla-nasil-daha-fazla-satis-yapilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[B2B satışta dijital dönüşüm soyut bir hedef olmaktan çıktı. Doğru araçlar ve doğru süreçlerle daha az çabayla daha fazla müşteri kazanmak artık mümkün.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>B2B'de Dijital Dönüşüm: Daha Az Çabayla Daha Fazla Satış Nasıl Yapılır?</strong></p>

<p>B2B satışta "daha çok çalış" mantığı artık yeterli değil. Daha fazla telefon, daha fazla e-posta, daha fazla ziyaret — bunlar belirli bir noktadan sonra verim üretmiyor. Asıl mesele daha akıllı çalışmak ve dijital araçları doğru konuşlandırmak.</p>

<p>Türkiye'deki B2B şirketlerine bakıldığında tablo ilginç. Büyük holdingler dijital satış altyapısını büyük ölçüde kurmuş durumda. Ama orta ölçekli şirketlerin ciddi bir kısmı hâlâ Excel tabloları ve telefon görüşmeleriyle yönetiyor sürecini. Bu boşluk hem bir sorun hem de büyük bir fırsat.</p>

<p><strong>Dijital Dönüşüm B2B'de Neden Farklı Çalışıyor?</strong></p>

<p>B2C'deki dijitalleşme görece basit. Tüketiciye ulaşmak için kanal çeşitlendirmesi yeterli. B2B'de iş çok daha karmaşık. Satış döngüsü uzun, karar vericiler birden fazla, ilişki boyutu kritik.</p>

<p>Bu yüzden B2B dijital dönüşümü "web sitesi yeniledik, sosyal medyaya girdik" düzeyinde kalmış şirketler gerçek sonuç alamıyor. Dönüşüm satış sürecinin içine işlemek zorunda — lead yönetiminden teklif takibine, müşteri iletişiminden sonrası raporlamaya kadar.</p>

<p>Dijital yapıların bu süreci nasıl dönüştürdüğünü anlamak için farklı sektörlere bakmak yeterli. <a href="https://1king-giris.com/" rel="dofollow">1 king güncel giriş</a> de kullanıcı deneyimini ve dijital erişimi sürekli güncel tutan platformlar arasında öne çıkıyor. B2B dünyasında da aynı prensip geçerli — dijital temas noktaları ne kadar akıcı ve güncel olursa, satış direnci o kadar düşüyor.</p>

<p>Türkiye'de SaaS tabanlı CRM araçlarının kullanımı son iki yılda belirgin biçimde arttı. Salesforce, HubSpot ve yerel alternatifler giderek daha fazla KOBİ tarafından benimseniyor. Ama araç kullanmak ile araçtan verim almak arasında hâlâ ciddi bir uçurum var.</p>

<p><strong>Satış Sürecini Dijitalle Yeniden Tasarlamak</strong></p>

<p>Dijital dönüşüm satış ekibini ortadan kaldırmıyor. Aksine satış ekibinin enerjisini tekrarlayan işlerden gerçek değer üreten konuşmalara yönlendiriyor.</p>

<p>Somutlaştırmak gerekirse: bir satış temsilcisi günün yüzde kırkını CRM güncellemeleri, teklif hazırlama ve takip e-postaları için harcıyorsa bu süreyin büyük bölümü otomatize edilebilir. Geriye kalan enerji müşteriyle geçirilen kaliteli zamana aktarılabilir.</p>

<p><strong>Ölçüm Olmadan Dönüşüm Olmaz</strong></p>

<p><a href="https://www.forrester.com/research/b2b-sales/" rel="dofollow">Forrester'ın 2025 B2B satış dönüşüm raporuna</a> göre dijital araçları benimseyen ancak performans metrikleri oluşturmayan şirketlerin yüzde altmışından fazlası yatırımlarından beklenen geri dönüşü alamıyor. Araç kurmak yetmiyor — neyi ölçeceğinizi bilmek şart.</p>

<p>Bu bulgu Türkiye özelinde daha da çarpıcı. Dijital araç yatırımı yapan ancak "ne kadar işe yaradı" sorusunu sormayan şirket sayısı hâlâ yüksek.</p>

<p><strong>İzlenmesi Gereken Temel Metrikler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hangi rakamların takip edilmesi gerektiği şirketten şirkete değişiyor ama başlangıç için şu metrikler neredeyse evrensel:</p>

<ul>
 <li>Lead başına maliyet ve kaynağa göre dağılımı.</li>
 <li>Satış döngüsü süresi — ay bazında takip edildiğinde trend net görünüyor.</li>
 <li>Teklif dönüşüm oranı — kaç teklifin satışa kapandığı.</li>
 <li>Müşteri başına ilk temas ile kapanış arasındaki süre.</li>
 <li>Kayıp fırsatların neden kaybedildiği — bu en az takip edilen ama en öğretici metrik.</li>
</ul>

<p>Sayılar olmadan neyin işe yarayıp neyin yaramadığını görmek imkânsız. Ve göremediğiniz şeyi geliştiremezsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>FAYDALI BİLGİLER</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/b2bde-dijital-donusum-daha-az-cabayla-nasil-daha-fazla-satis-yapilir</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 01:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/ekran-resmi-2026-05-15-012906.png" type="image/jpeg" length="97611"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor'da kongre tarihi belli oldu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/amedsporda-kongre-tarihi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/amedsporda-kongre-tarihi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amedspor resmi sayfasından yapılan açıklamada Yönetim Kurulu'nun dün itibariyle gerçekleştirdiği yönetim kurulu toplantısı sonrası kongre tarihi netleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazete Emek - Amedspor resmi sayfasından yapılan açıklamada Yönetim Kurulu'nun dün itibariyle gerçekleştirdiği yönetim kurulu toplantısı sonrası kongre tarihi netleşti.</p>

<p>AMEDSPOR'DAN AÇIKLAMA</p>

<p>Amedspor'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi</p>

<p>Amed Sportif Faaliyetler Spor Kulübü Yönetim Kurulu’nun 11.05.2026 tarihinde gerçekleştirdiği toplantıda alınan karar doğrultusunda, kulübümüzün Olağan Genel Kurul Toplantısı aşağıdaki yer, tarih ve saatte gerçekleştirilecektir.</p>

<p>Tarih: 01 Haziran 2026 Pazartesi<br />
Saat: 18.00<br />
Yer: Çandamed (Sezai Karakoç) Genel Kültür Merkezi</p>

<p>İlk toplantıda yeterli çoğunluğun sağlanamaması halinde, ikinci toplantı 08 Haziran 2026 Pazartesi günü saat 18.00’da aynı yerde gerçekleştirilecektir.</p>

<p>GÜNDEM</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p> 1. Açılış ve yoklama<br />
 2. Divan heyetinin seçimi<br />
 3. Saygı duruşu<br />
 4. Yönetim Kurulu faaliyet raporlarının okunması<br />
 5. Mali tabloların okunması<br />
 6. Denetim Kurulu raporlarının okunması<br />
 7. Okunan raporların müzakeresi<br />
 8. Genel kurul üyelerinin teklif ve önerilerinin sunulması<br />
9. Spor Kulübünün zorunlu organlarının seçimi<br />
10. Dilek ve temenniler<br />
11. Kapanış</p>

<p>Genel kurula katılım hakkı bulunan tüm üyelerimiz toplantıya davet edilmekte olup, kamuoyuna ve üyelerimize önemle duyurulur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR, VAN VE DİYARBAKIR HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/amedsporda-kongre-tarihi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 13:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/aff8f0ab-e8fd-415b-9226-7374ea1621d0.jpeg" type="image/jpeg" length="39227"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırhan: “Barış sürecinin en büyük eksiği hukuk zeminidir”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bakirhan-baris-surecinin-en-buyuk-eksigi-hukuk-zeminidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bakirhan-baris-surecinin-en-buyuk-eksigi-hukuk-zeminidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tuncer Bakırhan, barış sürecine ilişkin değerlendirmesinde geniş bir toplumsal uzlaşı oluştuğunu belirterek, CHP’nin katkısının önemli olduğunu söyledi. Sürecin daha sağlam ilerlemesi için yasal ve hukuki adımların eş zamanlı atılması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, barışın sadece DEM Parti’nin değil tüm siyasi aktörlerin sorumluluğu olduğunu ifade etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Cumhur İttifakı’nın Kürt meselesinin çözümü için başlatılan ve devam eden sürece ilişkin Cumhuriyet’e konuştu.</p>

<p>Bakırhan; sürecin ilerleme hızı, yurttaşın sürece bakışı, ana muhalefetin süreçteki rolü ve TBMM’deki 23 Nisan özel oturumunda yaptığı konuşma hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Bir süredir sürecin temposunda bir yavaşlama yaşandığını belirten Bakırhan, sürecin hızını değerlendirmeden önce, süreçte azımsanmayacak, tarihin kayıt düşmesi gereken şeyler yaşandığını dile getirdi.</p>

<p>Çatışma ve barış deneyimlerinde dünyada neredeyse hiç görülmemiş bir şey olduğunu söyleyen Bakırhan, “Piramit terse çevrildi. Sürecin daha ilk evrelerinde PKK kendini feshetti. Silahlar yalnızca susturmadı; yakıldı. Bu, ‘bir gün silahlar tekrar çıkar’ kapısını kapatan bir karardı. Silahı bıraktılar, demokratik siyaseti seçtiler. ‘Dağdan ovaya gelmek istediklerini’ söylediler. Bu mesaj verildi; net, somut ve geri dönüşü olmayan bir mesaj. Meclis de bu tarihi çağrıya kayıtsız kalmadı. Türkiye tarihinde ilk kez, Kürt meselesinin çözümü ve barış için bu denli geniş bir siyasal konsensüs oluştu; bir komisyon kuruldu. Bunlar küçük gelişmeler değil. Bunlar, onlarca yılın acısını, kaybını ve yorgunluğunu aşmaya talip olan bir iradenin somut ifadeleri” dedi.</p>

<p><br />
<strong>‘Silah bırakma ve yasal adım eşgüdümlü olmalı’ </strong></p>

<p>Yasal düzenlemelerde gecikmelerin biriktiğini belirten Bakırhan, “Tarihin hızına yetişemeyen bir hukuk zemini, bu sürecin en zayıf halkası haline geldi. Sürecin hukukunun oluşmaması en büyük eksiklik. Burada altını çizmek istediğimiz nokta şu: Silah bırakma ve yasal zemin ‘önce biri sonra diğeri’ mantığı üzerinden değil, eşgüdümle, birlikte yol alarak ilerlemeli. Şimdi bazı olumlu işaretler var. 23 Nisan’daki Meclis konuşmaları, ardından gelen resepsiyon, bizim önerdiğimiz ‘Barış İzleme ve Takip Kurulu’, Sayın Bahçeli’nin gündeme taşıdığı ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ mekanizması ve son olarak Sayın Cumhurbaşkanının ‘Bu süreçten geriye dönüş yok mesajı’ … Tüm bunların ardından ‘artık adım atılmalı’ tartışmaları hem genişledi hem derinleşti. Bunu önemli ve olumlu buluyoruz” diye konuştu.</p>

<p><br />
<strong>‘Sürece stratejik bakıyoruz’ </strong></p>

<p>Komisyon raporunun, artık beklemeyi kaldırmadığını ifade eden Bakırhan, “Raporlar çekmecelerde değil, yasalarda anlam kazanır. O raporu şimdi somut bir takvime bağlamak, yasal adımları hayata geçirmek zorundayız. Biz bu sürece stratejik bakıyoruz. Günübirlik hesapların, anlık kazanım kaygılarının değil; tüm Türkiye’nin geleceğini güvence altına alacak kalıcı bir barışın peşindeyiz. Bu süreçte ciddiyet şart, suhuletle hareket etmek şart; ama en az bunlar kadar cesaret ve kararlılık da şart. Stratejik aklın bu sürece sahip çıkması için başka bir seçenek yok” dedi.</p>

<p><br />
<strong>‘Halk barış istiyor, ama belirsizlik istemiyor’</strong></p>

<p>Sürecin başından beri sahada olduklarını kaydeden Bakırhan, sürecin ‘anlam ve önemini’ birçok kesimle konuştuklarını belirterek, yurttaşların sürece ilişkin önerilerini dinlediklerini söyledi. Sürece eleştirilerin temel eksenini ‘somut adımlar’ başlığının oluşturduğunu ifade eden Bakırhan, “Geçen bunca zamana rağmen halen yasal bir adımın atılmaması insanları düşündürüyor. Halk barış istiyor, ama belirsizlik istemiyor. İnsanlar sürecin ilerlemesini istiyor, fakat bunun somut adımlarla güvenceye kavuşmasını bekliyor. Bu açıdan toplumun soruları, talepleri son derece rasyoneldir. Örneğin yasa dahi gerektirmeyen konularda neden hâlâ adım atılmadığını soruyorlar. Bir yandan barıştan söz edilirken, diğer yandan kayyum uygulamalarının, siyasi operasyonların, gözaltı ve tutuklamaların, cezaevlerindeki ağır koşulların neden sürdüğünü dile getiriyorlar” şeklinde konuştu.</p>

<p><br />
<strong>‘Sorumluluk sadece DEM Parti’ye ait değildir’</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aldıkları en yaygın önerinin, ‘sürecin selameti için çalışılması, daha fazla anlatılması ve sahiplenilmesi’ olduğunu aktaran Bakırhan, “Ama bu sorumluluk sadece DEM Parti’ye ait değildir. Barış, tek bir partinin omzuna bırakılacak kadar dar; ertelenecek kadar küçük bir mesele değildir. Bu ülkenin geleceğiyle ilgilidir. Dolayısıyla bütün siyasi partiler, demokratik kamuoyu, sivil toplum, emek örgütleri, kadınlar, gençler, aydınlar, inanç çevreleri bu sürece daha fazla katkı sunabilir. Sahadan gelen bir diğer güçlü talep de Meclis’in daha etkin rol üstlenmesidir. Yurttaşlar Meclis’in daha net, daha hızlı, daha cesur davranmasını bekliyor. Sahadan, yurttaşlardan gelen her eleştiriyi, her öneriyi, her kaygıyı sürecin güçlenmesi için bir katkı olarak görüyoruz” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><br />
<strong>‘CHP’nin barışın gerçekleşmesinde aktif rol alabileceğine inanıyorum’</strong></p>

<p>Bakırhan CHP’nin sürece yaklaşımını ise şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>“Sayın Özgür Özel başta olmak üzere CHP yönetiminin tutumunu sürece karşıt pozisyonda durma olarak tarif edersek haksızlık yapmış oluruz. Partileri üzerindeki yargı baskısı, çeşitli çevrelerin milliyetçi-ırkçı basınçlarına rağmen barış sürecine dönük çok önemli destek ve katkılar gerçekleştirdiler. TBMM bünyesindeki komisyona katılmaları, orada sundukları katkılar; yine Sayın Özgür Özel’in ve Sayın Ekrem İmamoğlu’nun süreci güçlü şekilde sahiplenmesi önemlidir. Komisyon raporlarında daha güçlü bir rapor beklerdik. Ama biz bardağın dolu tarafına odaklanıyoruz. CHP’nin sürecin bugünlere gelmesinde önemli katkısı vardır. Bu konuda tek bir şüpheye yer yoktur. CHP’nin de içinde olduğu Kürt meselesinin çözümü daha sağlam bir zeminde olur. Bu sebeple, CHP’nin ve tüm muhalefetin demokratik ve hukuki bir güvence içerisinde faaliyetlerini sürdürebilmesi gerekiyor. Öte yandan CHP’nin ana muhalefet partisi olarak barışın gerçekleşmesinde daha güçlü ve aktif rol alabileceğine inanıyorum.”<br />
Meclis’teki 23 Nisan özel oturumunda yaptığı konuşmada ‘Cumhuriyetin devrimci bir fikir olduğunu’ dediğini anımsatan Bakırhan, “Türkiye’de tarih, sosyoloji, siyaset ve hatta hakikat; ideolojik pencerelerin sınırlarından bir türlü kurtulamıyor. Bilimsel bir mesafeyle ele alınamıyor. Oysa bugünden dönüp baktığımızda şunu açıkça söyleyebiliriz: ‘Cumhuriyete geçiş, kendi döneminin koşullarında fikri bir devrimdi. Cumhuriyet fikrine bakışımız budur.’ Ama derdimiz Cumhuriyetin yüzyılı aşan serüveniyle. Kuruluşun fikri devrimci ruhunun, zamanla nasıl içe kapandığıyla. Ve demokrasideki derin, yapısal eksikliklerle. Cumhuriyet kuruldu; yüz yıldır yasama, yürütme ve yargı gerçek anlamda birbirinden ayrılamadı. Kuvvetler ayrılığı ilkesi kâğıt üzerinde kaldı, pratikte hiyerarşi hep korundu. Yargı bağımsızlığı zayıf kaldı; mahkemeler siyasetin aracına dönüştü. Yasama denetim işlevini tam anlamıyla yerine getiremedi. Yürütme güçlendi, diğerleri zayıfladı. Bu denge bozukluğu, Cumhuriyetin demokratik olgunlaşmasının önündeki en büyük engeldi” açıklamasını yaptı.</p>

<p><br />
<strong>‘Demokrasi eksikliğini ortadan kaldıralım’</strong></p>

<p>Hak ve özgürlükler meselesinde devletin hep çekingen kaldığını belirten Bakırhan, “Düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı; bunlar tehdit olarak görüldü, güvence olarak değil. Farklı kimliklerin, dillerin, inançların kamusal alanda var olması kısıtlandı. Cumhuriyet, vatandaş yetiştirmeyi hedefledi; ama o vatandaşın haklarını tam anlamıyla güvence altına almakta geç kaldı, zaman zaman da hiç almadı. Cumhuriyet, halka mal edilmedikçe, topluma yayılmadıkça, özcesi demokratikleşmedikçe; kurdunu içinde barındıran bir meyve olarak kaldı. Dışarıdan sağlam görünür ama içten çürür. Şimdi biz diyoruz ki: Demokrasi eksikliğini ortadan kaldıralım. Demokratik Cumhuriyet, halkın olanı tamamen halka verme fikridir. Eşitlik, özgürlük ve adalet projesidir” dedi.<br />
Bakırhan son olarak şunları söyledi:<br />
“İnsanların bize bu konudaki bakış açımızı ideolojik pencerelerin ötesinde görebilmelerini istiyoruz. Çünkü emin olun; o pencereler aralandığında çok fazla statik bakış açısı değişecek, bize karşı inşa edilmiş negatif siyasi putlar kırılacak. Elbette bizlerin de eksikliği olmuştur. Ya derdimizi yeteri kadar iyi anlatamamışız ya da kaygıları yeteri kadar görmemiş olabiliriz. Ez cümle; bu topraklarda 20. yüzyılın büyük fikri Cumhuriyetti. Ama Cumhuriyet, yalnızca ilan edilerek tamamlanmaz; demokrasiyle, eşit yurttaşlıkla, hukukla ve özgürlüklerle tamamlanır. Bugün önümüzde duran görev budur. Cumhuriyeti reddetmek değil, onu dar devlet aklından çıkarıp gerçek anlamda cumhura vermek. Demokratik Cumhuriyet dediğimiz şey tam da budur: Kürdün, Türkün, Alevinin, Sünninin, kadının, gencin, emekçinin, bütün farklılıkların eşit ve özgür biçimde ortak geleceğe katılmasıdır. Cumhuriyetin eksik bırakılmış demokratik vaadini tamamlamakta kararlıyız.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bakirhan-baris-surecinin-en-buyuk-eksigi-hukuk-zeminidir</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/tuncer-bakirhan-biz-bu-surece-inaniyoruz-b-t-td-w4qn.jpg" type="image/jpeg" length="66418"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akaryakıtta yeni artış: Motorin yine zamlanıyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/akaryakitta-yeni-artis-motorin-yine-zamlaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/akaryakitta-yeni-artis-motorin-yine-zamlaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ile İran arasında yükselen gerilimin petrol fiyatlarını etkilemesinin ardından, motorinin litre fiyatına yarından itibaren yaklaşık 1,10 lira zam yapılması öngörülüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Petrol fiyatlarındaki artış pompa fiyatlarına da yansıyor. ABD ve İran'ın barış mutabakatının çökmesi ve savaş çanlarının yeniden duyulmasıyla birlikte petrol fiyatları yükselişe geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akaryakıt ürünlerinden motorinin litre fiyatına 1,10 lira seviyesinde zam bekleniyor.</p>

<p>NTV'nin haberine göre yarından itibaren geçerli olması beklenen zamla birlikte motorinin litresi İstanbul'da 67,35 liraya, Ankara'da 68,48 liraya, İzmir'de 68,75 liraya, doğu illerinde ise 70,21 liraya yükselmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/akaryakitta-yeni-artis-motorin-yine-zamlaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-11t101528616.jpeg" type="image/jpeg" length="92882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı duyurdu: Hantavirüs nedeniyle 3 kişi karantinaya alınacak]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/saglik-bakanligi-duyurdu-hantavirus-nedeniyle-3-kisi-karantinaya-alinacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/saglik-bakanligi-duyurdu-hantavirus-nedeniyle-3-kisi-karantinaya-alinacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası bir seyahat gemisinde tespit edilen hantavirüs vakalarının ardından Sağlık Bakanlığı, gemide bulunan 3 Türkiye vatandaşının yarın yurda getirileceğini açıkladı. Vatandaşların gözetim altında tutulacağı ve tedbir amaçlı karantinaya alınacağı bildirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Sağlık Bakanlığı, hantavirüs vakası görülen "MV Hondius" isimli uluslararası seyahat gemisindeki 3 Türk vatandaşının yarın Türkiye’ye getirileceğini açıkladı. Herhangi bir semptom göstermeyen vatandaşlar, tedbir amaçlı karantinaya alınacak.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan 3 Türk vatandaşının sağlık durumlarının yakından takip edildiği ve yarın ülkeye getirilecekleri belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>SEMPTOM VEYA HASTALIK BULGUSU YOK</p>

<p>Açıklamada, ilgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, söz konusu vatandaşlarda herhangi bir semptom veya hastalık bulgusuna rastlanmadığı bildirildi.<br />
Vatandaşların Türkiye’ye ulaştıkları andan itibaren karantinaya alınacağı ifade edildi. Sağlık süreçlerinin Sağlık Bakanlığı tarafından titizlikle yürütüleceği vurgulandı.<br />
Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:<br />
"Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 vatandaşımız yarın ülkemize getirilecektir.</p>

<p>İlgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde yürütülen takip sürecinde, vatandaşlarımızda herhangi bir semptom ve hastalık bulgusu olmadığı bildirilmiştir.<br />
Ülkemize ulaştıkları andan itibaren, karantinaya alınacak ve sağlık süreçleri Bakanlığımızca titizlikle yürütülecektir."</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/saglik-bakanligi-duyurdu-hantavirus-nedeniyle-3-kisi-karantinaya-alinacak</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 00:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-10t003356027.jpeg" type="image/jpeg" length="60840"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Hatimoğulları’ndan barış süreci uyarısı: “Gecikme inancı zayıflatıyor”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/hatimogullarindan-baris-sureci-uyarisi-gecikme-inanci-zayiflatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/hatimogullarindan-baris-sureci-uyarisi-gecikme-inanci-zayiflatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tülay Hatimoğulları, iktidarın barış sürecine ilişkin somut adımlar atmamasının toplumsal beklentileri olumsuz etkilediğini söyledi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, “Süreç uzadıkça, bu süreci destekleyen kesimlerde olumlu sonuç alınacağına dair inançta zayıflama ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kars Kadın Meclisi tarafından Kars 1924 Oteli’nde düzenlenen “Barış ve Demokratik Toplum için Kadın Buluşması”nda konuşan Tülay Hatimoğulları, Türkiye’de barışın inşası için somut adımların atılması gerektiğini söyledi.<br />
Hatimoğulları, Ortadoğu’da süren savaşların halklara ağır bedeller ödettiğini belirterek, barış çağrısının yalnızca Türkiye için değil, tüm bölge açısından hayati önemde olduğunu ifade etti.</p>

<p><br />
‘Ortadoğu’da kalıcı barış arayışı’</p>

<p>Kadınların savaş ortamlarında en ağır hak ihlallerine maruz kaldığını vurgulayan Hatimoğulları, Ezidi, Afgan ve diğer Ortadoğulu kadınların yaşadığı acıların uluslararası kadın dayanışmasını zorunlu kıldığını söyledi.<br />
Hatimoğulları, “Türkiye’de barışı inşa etmek, aynı zamanda Ortadoğu halkları arasında barış ve kardeşlik köprüsünü güçlendirmek anlamına geliyor” dedi.</p>

<p><br />
‘Süreçte tıkanıklıklar var’</p>

<p>Kürt sorununun çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için başlatılan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hatimoğulları, toplumun somut yasal düzenlemeler ve siyasi adımlar beklediğini belirtti.</p>

<p>“Süreçte bazı tıkanıklıklar söz konusu” diyen Hatimoğulları, “Süreç uzadıkça bu süreci destekleyenlerin sürecin olumlu sonuçlanacağına dair inancında kimi zayıflıklar ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
‘Tek kanatla kuş uçmaz’</p>

<p>Toplumun barışa verdiği desteğin yüksek olduğunu kaydeden Hatimoğulları, sürecin ilerleyebilmesi için devlet ve iktidarın da somut adımlar atması gerektiğini söyledi.<br />
“Bize, ‘Tek kanatla bir kuşu uçurmaya çalışıyorsunuz’ eleştirisi geliyor” diyen Hatimoğulları, “Kuşun diğer kanadının da inisiyatif alması, cesur davranması ve barışın inşa edilmesi için somut adım atması gerekiyor” dedi.</p>

<p><br />
Kadın cinayetlerine dikkat çekti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hatimoğulları, savaş ve çatışma ortamının toplumsal çürümeyi derinleştirdiğini belirterek, kadın cinayetlerindeki artışa dikkat çekti.</p>

<p>“Nisan ayında 25 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 14 şüpheli ölüm yaşandı. Bu tablo adeta bir savaş bilançosunu andırıyor” diyen Hatimoğulları, kadınlara yönelik şiddetin sistematik bir sorun olduğunu vurguladı.<br />
Gülistan Doku ve diğer kadınlar için adalet çağrısı<br />
Hatimoğulları, Gülistan Doku dosyasına da değinerek, kadın cinayetleri ve kayıpların aydınlatılması gerektiğini söyledi.<br />
“Gülistan Doku’nun yaşadıkları, birçok kadının yaşadıklarının bir örneğidir” diyen Hatimoğulları, tüm kadınlar için adalet talebini yineledi.</p>

<p><br />
Barış Anneleri’ne selam gönderdi</p>

<p>Hatimoğulları, Ankara’da siyasi partilerle görüşen Barış Anneleri’nin mücadelesini selamlayarak, barışın büyük sabır ve emekle örülen bir iğne oyasına benzediğini ifade etti.<br />
“Barışı ilmek ilmek işleyeceğiz” diyen Hatimoğulları, kadınların öncülüğünde onurlu bir barışın mümkün olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
Kaynak:MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/hatimogullarindan-baris-sureci-uyarisi-gecikme-inanci-zayiflatiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 15:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/tulah-hatimogullari.jpeg" type="image/jpeg" length="51048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[34 yıldır kayıplar: Cumartesi Anneleri’nden Yaman ve Gül için adalet talebi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/34-yildir-kayiplar-cumartesi-annelerinden-yaman-ve-gul-icin-adalet-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/34-yildir-kayiplar-cumartesi-annelerinden-yaman-ve-gul-icin-adalet-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi Anneleri’nin 1102’nci hafta açıklamasında, 1992 yılında gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan Hüsamettin Yaman ve Soner Gül dosyası yeniden gündeme taşındı. Açıklamada, kayıpların akıbetinin açıklanması ve sorumlular hakkında etkin soruşturma yürütülmesi istendi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından beri oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri bu hafta da meydandaydı.<br />
Kayıp yakınları 1102. haftada, kamuoyuna yine Galatasaray Meydanı'nı çevreleyen barikatların önünden seslendi.<br />
Bu haftaki açıklamada, 34 yıl önce İstanbul’da gözaltına alınarak kaybedilen üniversite öğrencileri Hüsamettin Yaman ve Soner Gül için adalet talebi yinelendi.</p>

<p>Kayıp yakını Besna Tosun'un okuduğu açıklama şu şekilde:<br />
"22 yaşındaki Hüsamettin Yaman, İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencisiydi. 'Pankart taşımak' suçlamasıyla tutuklanmış, yaklaşık 15 gün cezaevinde kaldıktan sonra 6 Eylül 1990 tarihinde tahliye edilmişti.</p>

<p><br />
'ÖLÜMLE TEHDİT EDİLMİŞTİ'</p>

<p>21 yaşındaki Mehmet Soner Gül ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisiydi. Aynı zamanda Öğrenci Derneği üyesiydi. Bu nedenle daha önce gözaltına alınmış, ağır işkencelere maruz bırakılmış ve ölümle tehdit edilmişti. İçişleri Bakanlığı’nın iddiasına göre, 10 Mart 1991 tarihinde Malatya’da yakalanan bir kişinin sorgusunda adının geçmesi nedeniyle aranıyordu.<br />
Hüsamettin Yaman, 2 Mayıs 1992 Cumartesi günü evinden çıktı. İki gün sonra, 4 Mayıs Pazartesi günü ağabeyi Feyyaz Yaman’ı telefonla arayan bir kişi, 'Hüsamettin, Soner Gül ile birlikte Fındıkzade’de gözaltına alındı. Hayatlarından endişe ediyoruz. Hemen emniyete başvurun' dedi.</p>

<p>'YETKİLİLER GÖZALTI İDDİALARINI REDDETTİ'</p>

<p>Yaman ve Gül aileleri, İstanbul Emniyet Müdürlüğü başta olmak üzere devletin ilgili tüm kurumlarına başvurdu. İnsan Hakları Derneği ve Uluslararası Af Örgütü de girişimlerde bulundu. Ancak tüm başvurulara rağmen yetkililer gözaltı iddialarını reddetti. Hüsamettin Yaman’ın ailesi, çocuklarını aramaktan vazgeçmedi; bu nedenle iki yıl boyunca polis takibine maruz bırakıldı.<br />
19 Aralık 2011 tarihinde özel harekât polisi Ayhan Çarkın’ın infazlar ve kayıplarla ilgili itirafları kamuoyuna yansıdı. Çarkın, Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ü gözaltına aldıktan sonra ormanlık bir alanda sorguladıklarını ve infaz ettiklerini anlattı. Onların son sözlerinin ise 'İnsanlık onuru işkenceyi yenecek!' olduğunu söyledi.</p>

<p><br />
'İTİRAFLARA RAĞMEN DOSYADA İLERLEME SAĞLANMADI'</p>

<p>Bu itirafların ardından Yaman Ailesi yeniden suç duyurusunda bulunarak dosyanın tekrar açılmasını talep etti. Ancak Ayhan Çarkın’ın açık beyanlarına rağmen dosyada etkin bir soruşturma yürütülmedi, hiçbir ilerleme sağlanmadı.<br />
Bugün bir kez daha kamu adına görev yapan savcıları göreve çağırıyoruz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hüsamettin Yaman ve Soner Gül’ün gözaltında kaybedilmesiyle ilgili etkin, bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütün. Hakikati açığa çıkarın. Ailelerin 'Çocuklarımıza ne oldu?' sorusuna cevap verin.<br />
Kaç yıl geçerse geçsin, Hüsamettin Yaman ve Soner Gül için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zoru da olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz!"</p>

<p><br />
/Kaynak: Birgün/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/34-yildir-kayiplar-cumartesi-annelerinden-yaman-ve-gul-icin-adalet-talebi</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/cumartesi-anneleri-insanlari-34-yildir-soruyoruz-yusuf-eristi-icin-adalet-istiyor.jpg" type="image/jpeg" length="65726"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Gölü'nde gün batımı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jun 2021 18:41:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/image00002.jpeg" type="image/jpeg" length="91048"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'dan kar manzaraları]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Jan 2021 18:54:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/WhatsApp_Image_2021-01-19_at_16.22.33.jpeg" type="image/jpeg" length="66596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihe geçen fotoğraflar ve hikayeleri]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Dec 2020 15:45:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/4.jpg" type="image/jpeg" length="11936"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surları kadar eski bir sanat: Kaval]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Deniz İke / Diyarbakır&nbsp;</p>

<p>Bugüne kadar çoban enstrümanı olarak bilinen kaval, en az Diyarbakır surları ve on gözlü köprü kadar eski bir sanat ve kültür.</p>

<p>Şimdiye kadar bir çoban enstrümanı olarak bilinen kaval, çoğu yerde de küçük görüldü. Kaval ayrıca batıda flütle karıştırılmış bir enstrüman olarak ele alındı. Günümüze kadar kendine yaşam şansı bulan kaval orkestralarda da dinlenen bir müzik aleti oldu. Ayrıca çağdaş bir enstrüman olarak müzik dünyasında kendine yer buldu. Keçi Burcundan, Kırklar Dağı’nda, Dicle Nehri ve On Gözlü Köprü'nün yanı başında Diyarbakır surları kadar eski olan kavalın sesi Rêber Söyler isimli Kürt gencinin yüreğinin derinliklerinden gelen nefesle yankılanıyor.</p>

<p>HEM KAVALCI HEM DE IRGAT<br />
&nbsp;<br />
Birçok duyguya ses olan bu binlerce yıllık kültür, Dicle Nehri ve kuş seslerinin eşliğinde yankılanıyor. Bu bölgede her mevsim ova, vadi ve Dicle Nehri’nin etrafını büyülü bir renk cümbüşüne dönüştürürken, insanların ilgisini üstüne çekiyor. Bu cennet yerde oturan kavalcı genç, Karacadağ’a bağlı Küfercin köyünden. Küfercin'in daha önce Ermenilerin yaşadığı bir köy olduğu söyleniyor. Rêber Söyler isimli bu genç, hemen hemen her gün buraya gelip kavalını çalıyor. 31 yaşında olan Söyler, 10 yıldan beri kaval çaldığını belirterek, bunun bir çocukluk hayalini olduğunu da söylüyor. Kaval için kimseden eğitim almadığını ifade eden Söyler, dedesi ve babasının da kaval çaldığını anlattı. Rêber Söyler, aynı zamanda köyde de ırgatlıkla hayatını sürdürüyor.</p>

<p>'SAHİP ÇIKALIM'</p>

<p>Çocukluk hayali olan kaval çalmaya 10 sene önce başlayan Rêber Söyler, Hevsel Bahçeleri'nin eşsiz manzarası ve kuş cıvıltıları eşliğinde sanatını sergiliyor. Kavalı ile insanların yüreğine dokunan Söyler, bin yıllık bir kültürü yaşatmaya çalışıyor. Kaval kültürünün unutulmaması için kanının son damlasına kadar kaval çalmaya devam edeceğini belirten Söyler, gençlere de kaval sanatına sahip çıkma çağrısında bulundu.</p>

<p>‘DUYGULARIMI KAVAL İLE DİLE GETİRİYORUM’</p>

<p>Kaval aşkının aileden geldiğini kaydeden Söyler, Amed'de Xalê Celal ve kardeşi Mihemed gibi çok iyi kavalcıların olduğunu ve kendisine onları örnek aldığını söyledi. Kavalın Kürdistan topraklarında ortaya çıkan çok eski bir kültür olduğunu vurgulayan Söyler, bütün duygularını kaval ile dile getirdiği ifade etti.&nbsp;</p>

<p>DENGBÊJLİK VE KAVALIN KÜRT KÜLTÜRÜNÜN OLMAZSA OLMAZI</p>

<p>Kavalın geçmişte savaş, aşk, ağıt ve masallarda çalındığına değinen Söyler, kavalın dengbêjlik ile çok güçlü bir ilişkisi olduğuna dikkat çekti. Dengbêjî de söylediğini belirten Rêber Söyler, kaval ve dengbejliğin birbirini tamamladığını ifade etti. Dengbêjlik ve kavalın Kürt kültürünün olmazsa olmazı olduğunun altını çizen Söyler, Kürtlere ve gençlere bu sanata sahip çıkma çağrısında bulundu.</p>

<p>BÛ KÜLTÜRÜ YAŞATALIM&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rêber Söyler ile sohbetimizi Hevsel Bahçeleri'nin eşsiz doğası ve kuşların cıvıltıları arasında yapıyoruz. Söyler, kavalı çok sevdiğini ve bu kültürün hiçbir zaman yok olmaması gerektiğini belirterek, yaşamının sonuna kadar bu kültürü yaşatacağını da sözlerine ekliyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2020 15:26:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/kaval.jpg" type="image/jpeg" length="86764"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir zamanların gözde mesleği; Bakırcılık]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2020 12:34:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/bakYr_11.jpg" type="image/jpeg" length="55641"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak ve Gabar dağı kırmızı renklere kuşandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şırnak'ta güneşin muhteşem batışı ve Gabar dağına yansıması Deniz İke'nin kadrajına bu şekilde yansıdı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2020 21:13:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/YYrnak_1.jpg" type="image/jpeg" length="78778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak ve Gabar dağı kırmızı renklere kuşandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2020 20:36:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/YYrnak_5.jpg" type="image/jpeg" length="20194"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadın Dengbejliğin en genç adaylarından biri: Mizgin]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Deniz İke / Diyarbakır&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Kadın dengbejliği Kürt toplumunda özel ve önemli bir yere sahip. Kürt kadınlarının sesi dengbejlik kültürünü daha da güzelleştiriyor. Mizgin Turan isimli genç kadın da dengbejlik kültürünün adaylarından biri.<br />
&nbsp;<br />
Dengbejler her zaman Kürt tarihi, kültür ve edebiyatını sözlü olarak günümüze taşımış insanlar. Dengbejlik sadece bir erkek mesleği değil elbet, kadınlar sesleriyle bu kadim sanatın kalıcılaşmasında büyük ve önemli role sahip. Dengbejliğe aday olan Sanatçı Mizgin Turan da genç yaşında bu kültürü yaşamak ve ilerletmek amacında. Mizgin şarkılarıyla insanların Kürt kültürü ve sanatına olan hasretini giderirken, onları tarihin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2020 19:48:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/denbej.jpg" type="image/jpeg" length="96927"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözlerimizin önünde batan tarih...]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Feb 2020 15:15:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/WhatsApp_Image_2020-02-21_at_14.44.41_2.jpeg" type="image/jpeg" length="14252"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Avcı neler söyledi!]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Mustafa Avcı'nın Bekir Kaya dönemine yönelik eleştirileri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jul 2019 17:22:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/IMG_1419.JPG" type="image/jpeg" length="19960"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakırlı görme engelli Süleyman'ın azim dolu hikayesi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diyarbakırlı görme engelli Süleyman Acar'ın azim dolu hikayesi</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Jun 2019 13:05:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/SULUMAN.jpg" type="image/jpeg" length="19882"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bekir Güneş'in kadrajından İstanbul'da İmamoğlu zaferi böyle kutlandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Jun 2019 12:27:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/IMG_1650.jpg" type="image/jpeg" length="26061"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da sınav için türbeye akın]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diyarbakırlılar çocukları için türbeye akın etti ve dua etti</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jun 2019 22:08:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/IMG_1474.JPG" type="image/jpeg" length="37481"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor'dan dünya futbol tarihine geçecek harika gol]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek</strong>- Amedspor ilk maçta deplasmanda saldırıya uğradığı Sariyerspor’u sahasında ağırladı. Sarıyerliler saldırıya uğramadı Diyarbakır’da ama Amedsporlu Burak Taşdemir'in 90+2'de Sarıyer'e attığı muhteşem gol ile tarihe geçti. İşte o müthiş gol</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Feb 2019 00:24:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/amedspor.jpg" type="image/jpeg" length="59814"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Türk Emek'e konuştu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek-</strong>&nbsp;Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Ahmet Türk Gazete Emek'e konuştu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Jan 2019 13:00:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/ahmet_turk.jpg" type="image/jpeg" length="21035"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye: DSG güçleri Minbiç'ten çekildi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gazete Emek- Suriye rejimi YPG'lilerin de içinde olduğu DSG güçlerinin Minbiç'ten çekildiğini açıkladı.&nbsp;</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Jan 2019 20:58:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/dsg.jpg" type="image/jpeg" length="77705"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Ajansı ve AKP medyası 24 Haziran seçim sonuçlarını önceden verdi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek</strong>- İktidara yakın 24 TV, konukların yer aldığı bir tartışma programının yayınlandığı esnada teknik bir hatayla ekrana AA’nın 24 Haziran seçim sonuçlarının bulunduğu grafiklerini yansıttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Jun 2018 13:47:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/secim_sonuclarY_1.jpg" type="image/jpeg" length="70268"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet ve Vicdan, Van Mitingi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Sep 2017 23:10:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/10.jpg" type="image/jpeg" length="85401"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Serhat'tan Botan'a Muhteşem Kareler]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jun 2017 22:36:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/12363261_928137687240497_1454132660927267013_o_1.jpg" type="image/jpeg" length="34368"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rakka Operasyonu İlk Fotoğraflar]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jun 2017 15:20:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/rakka.jpg" type="image/jpeg" length="82162"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
