<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Emek</title>
    <link>https://www.gazeteemek.net</link>
    <description>Gazete Emek, son dakika Diyarbakır ve Van haberleri başta olmak üzere güncel haberleri yapar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeteemek.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 20 May 2026 23:23:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CHP'den “trafik cezası” çıkışı: “Amaç güvenlik mi, bütçe mi?”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/chpden-trafik-cezasi-cikisi-amac-guvenlik-mi-butce-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/chpden-trafik-cezasi-cikisi-amac-guvenlik-mi-butce-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, trafik cezalarındaki artışı ve bütçe hedeflerinin aşılmasını Meclis gündemine taşıdı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ne soru önergesi veren Tanrıkulu, trafik denetimlerinin kamu güvenliğinden uzaklaşıp gelir artırma aracına dönüştüğü yönündeki eleştirilerin toplumda yaygınlaştığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son dönemde büyük artış gösteren trafik cezaları ve bütçe gelir hedefleriyle ilgili olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.</p>

<p>"Caydırıcılık ve gelir elde etme amacı arasındaki dengenin bozulduğu" eleştirisi</p>

<p>Cezaların caydırıcılık amacı ile gelir elde etme amacı arasındaki dengenin bozulduğuna yönelik eleştirileri hatırlatan Tanrıkulu, önergesinin gerekçesinde şunları ifade etti:</p>

<p>“2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Hedefleri kapsamında trafik cezalarından yaklaşık 73,3 milyar TL gelir elde edilmesinin öngörüldüğü kamuoyuna yansımıştır. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilgili kamu kurumlarının verileriyle basına yansıyan bilgiler doğrultusunda, 2026 yılının ilk dört ayında kesilen trafik ceza tutarlarının 78 milyar TL’yi aştığı ifade edilmektedir. Aynı dönemde yaklaşık 26,8 milyar TL tutarında trafik cezası tahsil edildiği, bunun da yıl sonu tahsilat hedefinin yaklaşık yüzde 37’sine karşılık geldiği anlaşılmaktadır. Trafik güvenliğinin sağlanması kamu otoritesinin asli görevlerinden biri olmakla birlikte, trafik denetimlerinin kamusal güvenlik amacı yerine bütçe gelirlerini artırmaya dönük bir uygulamaya dönüştüğü yönünde toplumun geniş kesimlerinde ciddi kaygılar oluşmuştur. Özellikle ekonomik krizin derinleştiği, vatandaşların temel yaşam maliyetleri altında ezildiği bir dönemde, trafik cezalarındaki artışın ölçülülük, hakkaniyet ve kamu yararı ilkeleri bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan elektronik denetleme sistemleri, radar uygulamaları, fahri trafik müfettişleri tarafından düzenlenen cezalar, hız sınırlarına ilişkin teknik standartlar ve idari para cezalarına yapılan yüksek oranlı artışlar konusunda da kamuoyunda yoğun tartışmalar yaşanmaktadır. Cezaların caydırıcılık amacıyla gelir elde etme amacı arasındaki dengenin bozulduğu yönünde eleştiriler bulunmaktadır.”</p>

<p><br />
“Bakanlığınızca yapılmış bilimsel veya istatistiksel bir analiz var mıdır?”</p>

<p>CHP’li Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması için şu soruları yöneltti:</p>

<p>“-2026 yılı bütçesinde trafik idari para cezalarından elde edilmesi öngörülen toplam gelir ne kadardır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-2026 yılının ilk dört ayında Türkiye genelinde toplam kaç adet trafik cezası kesilmiştir? 2026 yılının ilk dört ayında kesilen trafik cezalarının toplam parasal tutarı ne kadardır? Aynı dönemde tahsil edilen trafik cezası tutarı ne kadardır?</p>

<p>-2020, 2021, 2022, 2023, 2024, 2025 ve 2026 yıllarının ilk dört ayı itibarıyla kesilen trafik cezası sayıları ve tutarları ayrı ayrı nedir? Son altı yılda trafik cezalarındaki artış oranıyla trafik kazaları, ölümler ve yaralanmalar arasındaki ilişkiye dair Bakanlığınızca yapılmış bilimsel veya istatistiksel bir analiz var mıdır?</p>

<p>-Trafik cezalarının artırılmasının trafik güvenliğine doğrudan olumlu katkı sağladığına ilişkin Bakanlığınızın elinde hangi bilimsel veriler bulunmaktadır? 2026 yılının ilk dört ayında en fazla uygulanan trafik cezası türleri nelerdir? Bu cezalardan her biri için kesilen ceza sayısı ve toplam tutar nedir?</p>

<p>-Radar denetimleri kapsamında 2026 yılının ilk dört ayında kaç adet ceza uygulanmıştır? Radar uygulamalarında kullanılan cihazların kalibrasyon ve teknik yeterlilik denetimleri hangi sıklıkla yapılmaktadır?”</p>

<p>“Temel öncelik kamu güvenliği mi yoksa bütçe gelir hedeflerinin gerçekleştirilmesi mi?”</p>

<p><br />
“Elektronik Denetleme Sistemleri (EDS) üzerinden 2026 yılının ilk dört ayında kesilen ceza sayısı ve toplam tutarı ne kadardır?</p>

<p>-Fahri trafik müfettişleri tarafından 2026 yılının ilk dört ayında düzenlenen ceza sayısı kaçtır? Fahri trafik müfettişleri hakkında aynı dönemde kaç adet itiraz, şikâyet veya soruşturma başvurusu yapılmıştır? 2026 yılı içerisinde trafik cezalarına karşı yapılan toplam itiraz sayısı kaçtır?</p>

<p>-Trafik cezalarına yapılan itirazların kaçında mahkemeler vatandaş lehine karar vermiştir? Mahkemeler tarafından iptal edilen trafik cezası oranının yüksek olduğu iller hangileridir?</p>

<p>-Trafik cezalarının bütçe gelir kalemi olarak öngörülmesi, denetimlerin mali hedeflere göre şekillendirildiği yönündeki eleştirileri güçlendirmekte midir?</p>

<p>-Bakanlığınızın trafik denetimlerinde temel önceliği kamu güvenliği midir, yoksa bütçe gelir hedeflerinin gerçekleştirilmesi midir? Trafik cezalarından elde edilen gelirlerin hangi kamu hizmetlerinde kullanıldığına ilişkin kamuoyuna açık ve şeffaf bir raporlama yapılmakta mıdır?</p>

<p>-Trafik cezalarından elde edilen gelirlerin ne kadarı trafik güvenliği yatırımlarına, yol güvenliği çalışmalarına ve eğitim faaliyetlerine aktarılmaktadır? Son beş yılda trafik güvenliği eğitimleri için ayrılan bütçe ne kadardır?”</p>

<p><br />
"Gelir düzeyine göre kademeli bir sistem" önerisi</p>

<p>Tanrıkulu, trafik cezalarının artışı üzerinden Çiftçi’ye şu önerilerde bulundu:</p>

<p>“Trafik cezalarının özellikle dar gelirli yurttaşlar üzerindeki ekonomik etkilerine ilişkin Bakanlığınızca yapılmış bir sosyal etki analizi bulunmakta mıdır? Trafik cezalarında gelir düzeyine göre kademeli bir sistem uygulanmasına yönelik Bakanlığınızın herhangi bir çalışması bulunmakta mıdır? Trafik cezalarının caydırıcılık amacı dışında, dolaylı bir vergi veya bütçe finansman aracına dönüştüğü yönündeki eleştirilere ilişkin Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir? Hız sınırlarının belirlenmesinde kullanılan teknik kriterler nelerdir? Son üç yılda hız sınırlarında değişiklik yapılan yol ve güzergâh sayısı kaçtır? Sürücülerin trafik levhaları, hız sınırları ve radar noktaları konusunda yeterince bilgilendirilmediğine ilişkin şikâyetler Bakanlığınız tarafından incelenmekte midir? 2026 yılı itibarıyla Türkiye genelinde aktif radar noktası sayısı kaçtır? Trafik güvenliğini artırmak amacıyla ceza odaklı politikalar yerine eğitim, altyapı iyileştirmesi ve toplumsal bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmesine yönelik yeni bir eylem planı hazırlanmakta mıdır?”</p>

<p><br />
"Hak kayıpları için hukuki düzenleme yapılacak mı?"</p>

<p>Tanrıkulu, Avrupa ülkelerindeki trafik cezaları sistemi ile Türkiye’deki trafik cezalarının karşılaştırılması üzerine ve olası tarfik cezları sebebiyle oluşan hak kayıplarını düzenlemek için idari veya hukuki düzenleme yapılması adına Bakan Çiftçi’ye şu soruları sordu:</p>

<p>“Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında Türkiye’de trafik cezalarının asgari ücret ve ortalama gelir içindeki payına ilişkin Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır?</p>

<p>-Ekonomik kriz koşullarında artan trafik cezalarının yurttaşların temel yaşam giderlerini olumsuz etkilediği yönündeki değerlendirmeler dikkate alınmakta mıdır?</p>

<p>-Trafik cezalarına ilişkin verilerin il bazında, ceza türüne göre ve aylık olarak kamuoyuna açık şekilde yayımlanması planlanmakta mıdır?</p>

<p>-Trafik cezalarının tahsilat performansının kamu kurumlarının başarı kriterleri arasında yer aldığı iddiaları doğru mudur? Trafik denetimlerinde vatandaşların hak kayıplarını önlemek amacıyla yeni bir idari veya hukuki düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?”</p>

<p><br />
Kaynak: ANKA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/chpden-trafik-cezasi-cikisi-amac-guvenlik-mi-butce-mi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 15:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/be2055420131374.jpg" type="image/jpeg" length="62888"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bitlis Ahlat'ta 5 bin nüfuslu Güzelsu (Tepevang) köyünün yolu yağışlara kapandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bitlis-ahlatta-5-bin-nufuslu-guzelsu-tepevang-koyunun-yolu-yagislara-kapandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bitlis-ahlatta-5-bin-nufuslu-guzelsu-tepevang-koyunun-yolu-yagislara-kapandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahlat ilçesine bağlı Güzelsu (Tepevang) köyünde aşırı yağışlar nedeniyle köy yolu ulaşıma kapandı. Yaklaşık 5 bin kişinin yaşadığı köyde dış dünyayla bağlantı kesildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Bölgede etkili olan şiddetli sağanak yağışlar, köy yolunun geçişe uygun olmamasına yol açtı. Yetkililerden henüz bir açıklama yapılmazken köylüler mahsur kaldıklarını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Köylünün isyanı</p>

<p>Güzelsu köyü sakinlerinden bir vatandaş, yıllardır süren çözümsüzlüğe tepki gösterdi. Yetkililerden bir türlü kalıcı çözüm gelmediğini belirten köylü şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Biz artık bıktık, suyu kanalizasyona verdik, kanalizasyonlar da tıkandı. Gidilecek yeri yok. Yıllardır bu çile böyledir. Özel İdare veya devlet tarafından kimse gelip bakmıyor. Buna bir çare bulunsun, Bu böyle bir iki gün gidilecek bir su değil. Bütün arazi yolu buradan geçiyor “<br />
şeklinde ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="1600" src="https://gazeteemeknet.teimg.com/gazeteemek-net/uploads/2026/05/i-m-g-20260519-w-a0003.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1200" /><br />
Köylüler, yolun sadece kendileri için değil, bölgedeki tüm arazi ulaşımı için hayati önem taşıdığını vurguluyor. Köy sakinleri yetkililere seslenerek yolun bir an önce açılmasını talep ediyor.</p>

<p></p>

<p>Haber: Uğur Yılmaz</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bitlis-ahlatta-5-bin-nufuslu-guzelsu-tepevang-koyunun-yolu-yagislara-kapandi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/i-m-g-20260519-w-a0006.jpg" type="image/jpeg" length="29233"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şivan Perwer'den yazılı açıklama: Çabalarınız beyhude]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/sivan-perwerden-yazili-aciklama-cabalariniz-beyhude</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/sivan-perwerden-yazili-aciklama-cabalariniz-beyhude" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt sanatçı Şivan Perwer, Mem Ararat ve KOM Müzik ekseninde süren tartışmalara ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Perwer, kendisine yönelik eleştirilere tepki göstererek, “Sizlere kötü bir haberim var: Bu beyhude çabalarınız asla amacına ulaşamayacaktır” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Kürt sanatçı Mem Ararat'ın KOM Müzik ile ilgili paylaşımlarının yankıları devam ediyor. Mem Ararat KOM Müzik ile telif konusunda serzenişte bulunan bir video çekmişti.</p>

<p>Videosunda yaptığı eserlerin telif haklarının KOM Müzik tarafınan kendisine verilmediğini belirtmişti. Bunun üzerine birçok kişi tartışmaya dahil oldu.</p>

<p>Tartışmaya dahil olan isimlerden biri ise büyük Kürt Sanatçı Şivan Perwer. Perwer, Mem Ararat'ı eleştirerek Kürt kurumlarına sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. Bunun üzerine Şivan Perwer'e yönelik de tartışmalar başladı.</p>

<p>Şivan Perwer konuya ilişkin sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yaptı.</p>

<p>Perwer'in yaptığı yazılı açıklama şu şekilde:</p>

<p>Kürt Halkına ve Kamuoyuna,</p>

<p>Görüyorum ki bazı kötü niyetli çevreler, gündemde olan bir sanatçının paylaşımını bahane ederek meseleyi Kürtlerin birliğini parçalayacak bir mecraya çekmeye çalışıyorlar. Kendilerine "Kürt Milliyetçisi" gibi yapay ve iddialı isimler yakıştırarak, güya dokunulmaz ve kutsal bir zırha bürünmeye yelteniyorlar.</p>

<p>Yine esefle şahit oluyorum ki, işinize gelmediği için benim de ismimi ve paylaşımlarımı karalamaya yelteniyor; Kürt halkının kutsal birliğine korkunç zararlar verecek argümanlar üretmeye çabalıyorsunuz.</p>

<p>Sizlere kötü bir haberim var: Bu beyhude çabalarınız asla amacına ulaşamayacaktır!</p>

<p>Ben, ömrünü Kürt ve Kürdistan davasına adamış bir sanatçıyım. Eğer bir gün gözlerimden biri bile bu kutlu yola şaşı bakacak olursa, hiç tereddüt etmeden o gözü yerinden söküp atarım! Eğer kalbim bu davanın aleyhine, halkımın zararına çarpacak olursa, onu göğsümden söküp fırlatmaktan bir an bile imtina etmem!</p>

<p>Kuşkusuz insanız; hatalarımız olur ve olacaktır. Eksiklerimiz var ve var olmaya devam edecektir. Aramızda suç işleyenler de çıkabilir. Fakat tüm bunları tartacak, eğriyle doğruyu birbirinden ayıracak yegâne terazi; yukarıda bahsettiğim o sarsılmaz Kürt ve Kürdistani duruştur, harcanan o ömürlük emektir.<br />
Soruyorum size: "Birakujî" (kardeş kavgası) son bulsun diye ömrünü feda eden, kendini paralayan bir insandan, sizler nasıl bir Kürt birliği karşıtlığı devşirmeye çalışıyorsunuz?</p>

<p>Bu beyhude bir gayrettir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yol yakınken bu karanlık dehlizlerden çıkın; halkınızın davasına ve onun asil hizmetine omuz verin. İçinizdeki bu karşıtlık, kör kin ve intikam duygusu, ne yazık ki tedavisi mümkün olmayan marazi bir hastalığa doğru evrilmektedir.</p>

<p>Bu halkın bir büyüğü, bir evladı olarak sizleri, Kürt ve Kürdistani değerlere saygılı olmaya davet ediyorum.</p>

<p>Benim kabem Kürdistan’dır!<br />
Onu var eden, onu ilelebet yaşatmak uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimiz ve bu kutsal mirası sonsuza dek omuzlarında taşıyacak olan Kürt kardeşlerimdir.<br />
Saygı ve Sevgilerimle,<br />
Şivan Perwer</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/sivan-perwerden-yazili-aciklama-cabalariniz-beyhude</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/i-m-g-20260519-w-a0001.jpg" type="image/jpeg" length="18900"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Düzgün Baba Ziyaretgahı’ndaki tahribatla ilgili 3 kişi tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/duzgun-baba-ziyaretgahindaki-tahribatla-ilgili-3-kisi-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/duzgun-baba-ziyaretgahindaki-tahribatla-ilgili-3-kisi-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dersim’de Düzgün Baba Ziyaretgahı’nda kutsal nişanelerin tahrip edilmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında 3 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında köy muhtarı Zeki Açıkgöz’ün de bulunduğu, Açıkgöz’ün görevden uzaklaştırıldığı belirtildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyareti’nde yaşanan tahribatla ilgili gözaltına alınan 6 kişiden 1’i muhtar 3 kişi tutuklandı.</p>

<p>Valilikten yapılan açıklamada, Düzgün Baba Ziyaretgahı'ndaki tahribat olayıyla ilgili yapılan şikayet üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde jandarma birimlerince adli ve idari tahkikat yürütüldüğü belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzinsiz kazı yapmak suretiyle tahribata neden olan şüphelilerin tespit edildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Şüphelilere ait adreslerde gerçekleştirilen aramalarda dijital materyaller incelenmiş, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında değerlendirilen çeşitli materyal görselleri ile mühimmat ve bazı tarihi objeler ele geçirilmiştir. Elde edilen bilgiler çerçevesinde genişletilen çalışmalar sonucunda 17 Mayıs 2026 tarihinde tespit edilerek gözaltına alınan ilave 2 şüphelinin ikametlerinde gerçekleştirilen aramalarda, izinsiz kazı faaliyetlerinde kullanılan çeşitli araç ve gereçler ile ruhsatsız silahlar ele geçirilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda yürütülen işlemler kapsamında gözaltına alınan şüpheli sayısı 6'ya ulaşmış olup mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 1'i muhtar olmak üzere 3'ü tutuklanmış, 3'ü hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştır."</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Evrensel </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/duzgun-baba-ziyaretgahindaki-tahribatla-ilgili-3-kisi-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/duzgun-baba-ziyaretgahindaki-tahribat-sorusturmasinda-3-tutuklama-1.jpg" type="image/jpeg" length="74097"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİP’li kadınlardan “aile genelgesine” tepki]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tipli-kadinlardan-aile-genelgesine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tipli-kadinlardan-aile-genelgesine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TİP'li kadınlar: Genelge yalnızca var olan haklarımıza ve kazanımlarımıza saldırmıyor yeniden kazanacağımız can simidi sözleşmemizin de önünü tıkamayı hedefliyor]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>HABER: Serkan ATASOY </strong><br />
 </p>

<p><strong>Gazete Emek </strong>- TİP'li kadınlar, 2 Mayıs'ta yayımlanan "Aile Nüfus On Yılı" Genelgesi hakkında görüşlerini aktardı.</p>

<p>2 Mayıs 2026 tarihinde "Aile Nüfus On Yılı" Genelgesi Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlandığı gün yürürlüğe giren 15 maddelik "Aile Nüfus On Yılı" Genelgesi 2026 - 2035 yıllarını kapsayacak.</p>

<p>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından koordine edilmesi planlanan genelgenin çıkış nedeni "Hızlı yaşlanma ve demografik tehdit, doğum oranlarının kritik seviyeye düşmesi, kurumlar arası kopukluğu gidermek, küresel ve dijital riskler" gibi başlıklar altında inceleniyor.</p>

<p>"<strong>Kadın sadece anne değildir"</strong></p>

<p>Yürürlüğe giren genelge, kamuoyunda geniş yankı bulurken tepkilerin de odağı oldu. Birçok kadın hakları örgütü, ekonomistler ve muhalefet partiler genelgeye tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda "Gençlerin evlenmemesinin veya çocuk yapmamasının kültürel bir sorundan değil, yüksek enflasyon, kira krizi ve çocuk büyütme maliyetlerinin altından kalkılamaz hale gelmesinden kaynaklandığı, kadının sadece anne olmadığı, kadını iş gücünden uzaklaştırıp sadece ev içi bakım hizmetleriyle sınırlayan bir anlayışı beslediği, eğer gerçekten aileyi güçlendirmek istiyorsanız önce yoksulluğu bitirin" gibi ifadeler yer aldı.</p>

<p>TİP'li (Türkiye İşçi Partisi) kadınlar ise sosyal medya hesabından yaptığı "Kadını Yok Sayan Genelgenizi Reddediyoruz" başlıklı açıklaması ile başlatılan projenin "Kadın ve LGBTİ+'lara düşman olduğunu, kadınları toplumsal hayattan soyutlamayı amaçladığını" vurguladı.</p>

<p>"<strong>Genelge neden kadın ve LGBTİ+'lara düşman"</strong></p>

<p>Gazete Emek olarak TİP'li kadınlara ulaşarak görüşlerini dinledik ve genelgenin "neden kadın ve LGBTİ+'lara düşman olduğu" sorusunu yönelttik.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TİP Üyesi Ebru:</strong></p>

<p><br />
1- Rakamsal manipülasyon: Genelgenin 23. sayfasında yer alan Grafik 1’e göre 2100 yılında düşük tahmine göre TC nüfusunun 25 milyona dek gerileceği iddia edilmekte ve bu tahmin halkta bir acil durum çanı çaldırmak için kullanılmaktadır. Oysa ki bu tahmin birkaç uzmanın “doğum oranında radikal düşüş” temelli yorumlarına dayanmaktadır ve TÜİK dahi 2100 nüfusunu "77 milyonun altında” olarak hesaplamaktadır. Doğum hızındaki düşüş verisi, toplam nüfusun sayıca aniden 60 milyonluk bir kayıp vereceği iddiasıyla çarpıtılmıştır.<br />
<br />
2- 24. sayfada ; "Türkiye’nin demografik panoraması incelendiğinde; toplam doğurganlık hızı ve doğum sayılarında gözlemlenen seyir, nüfusun yenilenme kapasitesi açısından ilk temel göstergeyi oluşturmaktadır. Doğurganlık hızı 2017 yılından itibaren 2,1’in altına gerilemiş ve bu düşüş devam ederek 2024 yılında 1,48’e kadar inmiştir. 2014 yılında 1 milyon 351 bin 88 olan yıllık doğum sayısı 2023’te 1 milyonun altına düşmüştür.” ifadeleri kullanılmış. 2017 yılında %11lerde açıklaman (TÜİK) yıllık enflasyon, 2026’da %32 seviyelerinde seyrederken “dış etkenler” vurgusu yapılmış ancak bu enflasyonist ortamın aile kurma, çocuk sahibi olma imkanlarına etkisine katiyen yer verilmemiştir.</p>

<p>"<strong>Baba kelimesi 6 kere anne kelimesi 18 kere"</strong></p>

<p>3- 26. sayfada yer alan ülkelere göre sezeryan doğum oranları grafiğinin sunuluş biçimi tamamiyle kasten manipülatif ve propagandiftir. Sezaryen doğum oranı en yüksek ülke Türkiye değildir. Türkiye’yi bu sıralamada 1. sıraya koymak için kasten oranı daha düşük ülkelerle kıyaslamayı seçen editöryel ekip, toplumda sezaryen doğum algısının mühendisliğine soyunmuştur.</p>

<p>4- Tüm genelgede baba kelimesi 6 kere geçerken, anne kelimesi tam 18 kere kullanılmıştır. üstelik baba kelimesinin kullanımlarının yarısı “anne-baba” kalıbı içerisindedir. bu durumda, bakanlığın doğum ve nüfus politikalarında niçin annelik vurgusuna babalığa göre defalarca kat fazla yer verdiğini merak etmekteyiz. Ayrıca 13 kez kadın, 6 kez erkek kelimesi kullanılmıştır. üstelik, annelik yaşının senelere göre değişimi grafikleri genelgede yer bulmuşken, babalığa dair rakamsal tespitlere yer verilmemiş.</p>

<p>"<strong>İstanbul Sözleşmesi hırsı ve kadını ev içine hapsetme arayışı"</strong></p>

<p><strong>TİP Üyesi Beyza:</strong></p>

<p><br />
2 Mayıs’ta yayımlanan “Aile 10 Yılı” genelgesi, AKP’nin kurumsallaşmış nefret suçlarını ve ucuz emek ordusunu yeniden üretme politikasını daha kapsamlı ve daha resmi bir şekilde paket halinde sunduğu ilanlarından biri oldu. Elbette ki politikalarında “üretici güç” olarak başrolü yine kadınlar oynamış. LGBTİ+’ları ise tüm yurttaşlık haklarından sıyırıp yok edilmesi gereken bir düşman olarak hedef tahtasına oturtmuşlar. Peki bunu bu genelgede nasıl yapmışlar? Tüm kamu politikaları ve programlarını insanı, aileyi, nesilleri korumak; evliliği ve çocuk sahibi olmayı özendirmek; kuşaklar arası dayanışmayı pekiştiren, ülkenin her köşesinde nüfus yapısını güçlendiren bütüncül ve uzun vadeli bir politika çerçevesi oluşturmak hedefiyle 15 madde halinde yapılandırmışlar. Tüm kamu kurum ve kuruluşlarının stratejik plan ve programlarının bu hedef doğrultusunda belirleneceğini, uluslararası belgelerin müzakere süreçlerinin dahi bu politikalarla uyumlu olacak şekilde değerlendirileceğini ilk maddede ifade etmişler. Bu madde aynı zamanda AKP’nin hâlâ İstanbul Sözleşmesi hırsının bir göstergesi olmuş. Genelge yalnızca var olan haklarımıza ve kazanımlarımıza saldırmıyor; yeniden kazanacağımız can simidi sözleşmemizin de önünü tıkamayı hedefliyor. Genelgedeki maddeler LGBTİ+’ları aileyi ve nüfusu olumsuz etkileyen “cinsiyetsizleştirme akımı” ve “zararlı alışkanlık” olarak nitelendirirken, evlilik müessesesini toplumsal itibarı korunması gereken bir kurum olarak tanımlıyor.</p>

<p>"<strong>Kadınları doğum makinesi olarak görevlendiriyor"</strong></p>

<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, bu ülkede her yurttaş gibi eşit şekilde yaşaması gereken LGBTİ+’ları hedef gösterirken; toplumdaki nefret cinayetlerinin önünü açan, ayrımcılığı meşrulaştıran ve LGBTİ+’ların yaşam hakkını tehdit eden politikalarını da devletin resmi ideolojisi haline getiriyor. Kadınları ise yalnızca çocuk doğurması gereken, şiddet de görse mutsuz da olsa o “yuva”da kalması gereken “doğum makineleri” olarak görevlendiriyor. Bahsettikleri bu AKP tipi “aile yapısının” bozulmasının sebebi ne kendi hayatları hakkında karar alan özgür kadınlar ne de her gün yaşam haklarına saldırdıkları LGBTİ+ yurttaşlar. AKP; kendi ürettiği yoksulluğu, işsizliği, geleceksizliği; evlerinde aile fertleri tarafından öldürülen kadınları; MESEM’lerde önce geleceksizleştirilip sonra fabrikalarda can veren işçi çocukları; evlerinden atılan, şiddetin binbir türlü haliyle mücadele eden LGBTİ+’ları; emekli maaşlarına göz diktikleri yaşlıları; çocuğuna üniforma alamadığı için intihara sürüklenen emekçi babaları konuşmak ve araştırmak yerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarını bütün imkânlarıyla şu sorunun peşine düşürüyor: “Acaba biz ne yapsak da bu kadınlar boşanamasa, her gün şiddet gördüğü evinde ‘teşviklerle’ çocuk doğurmaya devam etse?</p>

<p>"<strong>Mücadeleyi hayatın her alanında örmeye devam edeceğiz"</strong></p>

<p>Genelge kadınları yalnızca anne olmalarıyla değil, “makbul anne” olmalarıyla da baskılıyor. “Aile dostu yayıncılık” ve “zararlı içerik denetimi” başlıkları altında dizayn etmeye çalıştıkları sansür geleneğinin ilk örneklerini genelgeden sonra görmeye başladık. Önce farklı bir annelik temsilini içeren reklam filmine savaş açtılar. Ardından benzer bir annelik temsilini taşıdığını canlı yayında ifade eden TRT spikerini işten çıkardılar. Anneliği yalnızca kendi istedikleri makbuliyet sınırlarıyla çerçevelendiren, kadını doğurabildiği ve bakım hizmeti verebildiği ölçüde tanımlayıp “ulusal bir meselenin” aracı olarak gören bu genelge; devleti kreş açmak, kadın istihdamını sağlamak ve bakım emeğini toplumsallaştırmak gibi sorumluluklarından azade tutarken, bütün bakım yükünü kadınların üzerine yıkıyor. Bu genelge TİP’li Kadınlar olarak bizim için yok hükmündedir. Bizler kadınlarla, LGBTİ+’larla ve tüm emekçi yurttaşlarla birlikte mücadeleyi hayatın her alanında ilmek ilmek örmeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki bu ülkenin geleceği; kadınların evlere hapsedildiği, LGBTİ+’ların hedef gösterildiği, emeğin sömürüldüğü bir karanlıkta değil; eşit, özgür bir yaşamı birlikte kuranların ellerinde yükselecek.</p>

<p>"AKP sorunların kendi iktidarlarından kaynaklanmasına hiçbir şekilde değinmiyor"</p>

<p><br />
<strong>TİP Üyesi Telli:</strong></p>

<p><br />
"Genelge; AKP’nin iktidara geldiği ilk günden bugüne kadar toplumsal sorunlara ürettiği çözümleri sıralarken hep yaptığı gibi sorunların kendi iktidarlarından kaynaklanmasına hiçbir şekilde değinmiyor. Sorunların kaynağı bilerek ve isteyerek doğru tespit edilmeyince, toplumun bir kesimi hedef tahtasına konularak suçlu ilan edilirken; önerilen çözümler ve ortaya konan hedefler de haliyle bilimsel olmaktan çıkıyor ve muğlak bir “milli ve manevi değer” kıskacında bırakılıyor. Aileyi nüfus krizine karşı “toplumsal çözüm” olarak kutsayan metin, toplumsal sorunların nedenini kültürel dönüşümlerde arıyor oysa bizler; daha çok maddi koşullara, emek sömürüsüne, yoksulluğa, bakım krizine ve neoliberal politikalara odaklanılması gerektiğini savunuyoruz."</p>

<p>"<strong>LGBTİ+’ları bir tehdit unsuru olarak gösteriyor"</strong></p>

<p>Nüfus krizini kadınların doğurganlığı üzerinden okuyan metin bu doğurganlığı azaltan faktörler olarak kodluyor kadınları ve LGBTİ+’ları. Metnin en can alıcı cümlesi budur: “Yirminci yüzyılın ikinci yarısına gelindiğinde aile ve evlilik kurumu, bireyselleşme, insan hakları ve özgürlük söylemlerini araçsallaştıran ve çoğunlukla toplumsal cinsiyet ideolojisi üzerine temellendirilmiş zararlı akımların etkisine girmeye başlamıştır.” Bu cümle bizim uğruna mücadele ettiğimiz sosyalist feminizmi doğrudan hedef alan bir cümle. Bu genelgeyi kaleme alanlar, aileyi ekonomik sistemlerle birlikte değişen bir yapı olarak görmeyip onu sorgulanamaz bir kurum gibi sunuyor. Biz TİP’li Kadınlar, kapitalizmle birlikte ailenin emek gücünün yeniden üretilen bir alan olduğunu ve kadınların ücretsiz ev içi emeğinin bu yapının temel unsurlarından biri olduğunu sıkça ifade ediyoruz. Metinde sıkça vurgulanan “aile sorumluluğu”nun kadının üzerine yıkılmak istenmesine itiraz ediyor, çocuk ve yaşlı bakımının kadının üzerinden alınarak toplumsallaştırılmasını talep ediyoruz. Genelgede zararlı akımlardan biri olarak tarif edilen “cinsiyetsizleştirme” doğrudan LGBTİ+’ları bir tehdit unsuru olarak gösteriyor. Cinsiyetleri kadın ve erkek olarak kodlayan metin, LGBTİ+’ları ve toplumsal cinsiyet eşitlik taleplerini kriminalize ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, KADIN</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tipli-kadinlardan-aile-genelgesine-tepki</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/ebb983cf-10b4-4c84-9739-e50381eea22d.jpeg" type="image/jpeg" length="59535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli’den süreç çıkışı: Öcalan için yeni statü önerisini yineledi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bahceliden-surec-cikisi-ocalan-icin-yeni-statu-onerisini-yineledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bahceliden-surec-cikisi-ocalan-icin-yeni-statu-onerisini-yineledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, süreç tartışmalarına ilişkin açıklamasında, Abdullah Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisini sürdüreceği bir mekanizma kurulmasını savundu. Bahçeli, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” adı altında önerdiği yapının, sürecin örgütsel açıdan sekteye uğramasını önlemeyi amaçladığını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kürt meselesinin çözümü için devam ettirilen sürece ilişkin yeni bir hamleye ihtiyaç olduğunu belirtti.<br />
“Yeni yol haritası” gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “Öcalan’ın fesih edilmiş PKK’nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa edilmeli. Örgüt üzerindeki yaptırımların hayata geçmesini mümkün kılacak mekanizma oluşturmak, gelişmelerin takibini sağlayacak devlet kurumlarını yetkilendirmek, bir yandan da yasal ve idari düzenlemeleri yaparak barış ve kardeşliği, siyaseti ve demokratik değerleri öne çıkarmak terörsüz Türkiye hedefine ulaşma amacına hizmet edecektir” dedi.<br />
“Kurucu önder” ifadesini Abdullah Öcalan’ın örgüt içinde statüsüne dair soru işaretlerini gidermek amacıyla kullandığını söyleyen Bahçeli, “Koordinatörlük PKK terör örgütünün bütün uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak bir şekilde silah bırakmasını ve tasfiyesini koordine etmek, yürüyen barış sürecini örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek, silah yerine siyaset tercihine uygun meşru yönlendirmeler yapmak amacına matuf olarak tasavvur edilmiştir. Bu doğrultuda Öcalan’ın koordinatör statüsü, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacaktır” ifadelerini kullandı.<br />
Bahçeli, TÜRKGÜN gazetesine yeni yol haritası ve sürece ilişkin 7 ana başlıkta değerlendirmelerde bulundu.<br />
Sürece dair atılan doğru adımlarla gerçeğe dönüşmekte olduğunu söyleyen Bahçeli, şunları belirtti:<br />
“Türkiye millî birliğin güçleneceği, barış ve huzurun kalıcılaşacağı bir döneme girmekte, yeni bir siyasî ve toplumsal hayat vasat bulmaktadır. Türkiye için tarihî bir fırsat olan PKK’nın silah bırakması ve fesih sürecinin uzun vadeli beklenen başarıya ulaşması için demokratik, siyasî ve ekonomik reformlarla millî birliğimiz daha da güçlendirilmeli, toplumsal uzlaşı, adalet ve eşitlik esas olmalıdır.Türkiye’de milli bütünlüğün tahkim edilmesi gayesiyle toplumsal mutabakat ve dayanışmanın yükseltilmesi, son dönemde “terörsüz Türkiye” vizyonu ekseninde şekillenen güvenlik, siyaset ve sosyal entegrasyon tartışmalarıyla birlikte merkezi bir önem kazanmıştır. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda toplumsal uzlaşıyı derinleştirmek, toplumun her kesiminin ortak bir milli benlik ve gelecek tasavvuru etrafında kenetlenmesini teşvik etmek manasına gelir.”<br />
‘Siyasal ve hukuki ve sosyal şartlar mevcut’<br />
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun “toplumsal kucaklaşma” için önemli bir görev gördüğünü vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:<br />
“Bu bakış açısıyla “terörsüz Türkiye” gayesi, hem devletin bekasını teminat altına almayı hem de halkın farklı katmanları arasında sarsılmaz bir birliktelik zemini inşa etmeyi hedefleyen geniş ufuklu bir siyasi tasavvurun parçası olarak sunulmaktadır. Milli birlik mefhumu; Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter niteliğinin korunması, ortak milli şahsiyetin kuvvetlendirilmesi ve toplumun tüm unsurları arasında bir kader birliği algısının yerleştirilmesiyle doğrudan ilintilidir. Bu perspektifte milli bütünlük, vatandaşlık statüsü yanında; ortak mazi, kültür, lisan ve değerler manzumesi etrafında kristalleşen bir toplumsal aidiyet hissidir. Bu nedenle sıklıkla karşımıza çıkan “milli dayanışma”, “toplumsal kucaklaşma” ve “ortak istikbal” gibi kavramlar; milli birliğin sadece devlet aygıtının hamleleriyle değil, toplumun her bir ferdinin katılımıyla tahkim edilebileceği inancını yansıtır.<br />
Bunu mümkün kılacak siyasî hukuki ve sosyal şartlar ülkemizde mevcuttur. Nitekim TBMM “Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” bu yönde önemli bir işlev görmüş, çok önemli mesafe kat edilmiştir. Önümüzdeki dönemde Türkiye’yi demokrasisi gelişmiş, ekonomik ve sosyal olarak güçlenmiş, Dünya liginde üst sıralarda olan bir ülke yapmak temel hedefimizdir. Bu yönde oluşturulacak bir uzlaşma zemini birlikte yaşama iradesini güçlendirilebilecek aynı zamanda da gelişmiş bir ülke olma yolunda kalkınma hedeflerine odaklanılabilecektir. Bu zeminin çerçevesi; öncelikle Türkiye Cumhuriyeti’nin beka ve birliğini azim ve sadakatle savunarak ülkemizin geleceğini millet iradesinden aldığı güçle güvenceye kavuşturacak, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne, millî birlik ve kardeşlikte uzlaşmaya açılan bir siyasetin şekillenmesidir. Demokratik standartları yükseltmek, temel insan hak ve hürriyetlerini teminat altına almak, hukukun üstünlüğünü ve adaleti her alanda hâkim kılmaktır.<br />
Önemli olan toplumun her kesiminin, milletimizin her ferdinin kendisini ait hissedeceği kuşatıcı, kapsayıcı ve koruyucu bir devlet ve toplum düzeni inşa etmektir. Türk milletinin her ferdinin kendisini ifade edebileceği, ayrıştırmak yerine birleşmeyi, dağılmak yerine toplanmayı, kavga yerine barış ve huzuru arayacağı, “hep birlikte Türkiye” anlayışıyla geleceğin güçlü Türkiye’sinin inşasını mümkün kılan bir zeminde buluşmaktır. Bu kapsamda yasama yürütme ilişkilerine, yürütmenin kapsayıcılığına, yargının bağımsız ve tarafsızlığına, katılımcılığa ve temsil adaletine, aynı zamanda da yönetim istikrarına uygun düzenlemeler yapılabilecektir.”<br />
‘Pazarlık değil’<br />
“Bu sebeplerle süreçte atılan her adımın tek motivasyon kaynağı Türkiye’yi terör belasından kalıcı bir şekilde kurtarmak olduğu sarihtir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında terörü tamamen bitirmiş bir Türkiye’yi inşa etmek etnik ve dinî kökenine, mezhebine, meşrebine ve siyasî aidiyetine bakmaksızın her bir vatandaşımızın hayrınadır. Daha demokratik, daha güçlü, daha müreffeh bir Türkiye herkesin ortak arzusudur. Terörsüz Türkiye böylesi bir anlayıştan hareketle Türk ve Türkiye yüzyılı hedefinin stratejik kapısıdır ve Türkiye, önemli bir eşiği aşarak terör belasından tamamen kurtulmak için kararlılıkla ve titizlikle faaliyet yürütmektedir. Ya terör ya demokrasi; ya silah ya siyaset yönündeki tercihlerin ortaya konulacağı bu süreç, silahsız ve terörsüz Türkiye’de siyasetin ve demokratik meşru kurumların öne çıkacağı bir dönem olacaktır. Terörsüz Türkiye, terörü geçmişiyle normalleştirmek değil, tüm varlığıyla fiil ve eylemleriyle hayatın her yerinden ve zihinlerden çıkarmaktır. Terörsüz Türkiye taviz ve teslimiyet, terörle pazarlık değil, terör örgütlerinin yeşereceği alan da bırakmamaktır. Zira tam demokrasi ancak böyle bir zihinsel ve sosyal iklimde istendiği gibi gelişebilecektir.”<br />
‘Bu süredeatılan adımlar umut vericidir’<br />
“Terörsüz Türkiye ve iç cepheyi güçlendirme çağrısının üzerinden yaklaşık bir yıl sekiz ay geçmiştir. Bu sürede alınan mesafe umut vericidir, herhangi bir eylemin olmaması da memnuniyet verici aynı zamanda atılan adımların samimi olduğunun işaretidir. Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 “Barış ve Demokratik Toplum Çağrı”sında Türkiye’nin birliğinden beraberliğinden yana tavır ortaya konulmuştur. 27 Şubat 2026’da ise “demokratik siyasetin hayata geçtiği yerde silahın anlamsızlaşacağının beyanı ve tercihin açıkça siyasetten yana yapıldığının ilanı, bir ilke bütünlüğü” olarak bu çağrıya atıf yapılmıştır. Bunun gereği de yapılmış, nitekim örgüt feshedilmiş, silah bırakma iradesi teyit edilmiştir. Terörsüz Türkiye hedeftir. Barışta ve kardeşlikte buluşma iradesidir. Hedefe en hızlı ve kalıcı şekilde ulaşmak ise amaca uygun yol ve yöntemlerin etkili bir şekilde kullanılmasını gerekli kılmaktadır. Kaybedecek zamanımızın olmadığını etrafımızdaki gelişmeler çarpıcı şekilde göstermiştir.”<br />
‘Barış iki taraflıdır’<br />
“Barış iki taraflıdır ve bölücü terör örgütü PKK’nın taahhütlerini yerine getirmesi yanında Devlet olarak atılması gerekli adımların ikmal edilmesiyle süreç tamamlanabilecektir. Türkiye siyasi ve toplumsal ekseriyetle süreci desteklemektedir. Böylesi bir kapsamlı mutabakat meşru zemini güçlendirmekte, gerekli adımların atılması için motivasyon sağlamaktadır. Türkiye’nin en kronik sorununa kısa sürede çözüm üretmek kolay olmasa da zamanı etkin kullanmak, muhtemel provokasyonları engelleyerek sonuç almak bakımından hayati önemdedir.”<br />
‘Yasal ve idari düzenlemeleri yapmak öne çıkmaktadır’<br />
“Bugüne kadar ortaya konulan terörsüz Türkiye adımları az zamanda elde edilen önemli bir başarıdır ve artık sonuca ulaşacak hamlelerin de yapılması şarttır. Bu noktada kurumları harekete geçirmek ve ne yönde karar alacaklarına dair yönlendirme yapmak, bu süreçteki iletişimi sağlamak, bilgi kirliliğine fırsat vermemek, münfesih örgütün üzerindeki yaptırımların hayata geçmesini mümkün kılacak mekanizma oluşturmak, gelişmelerin takibini ve nihai hedefe doğru yürünmesini sağlayacak devlet kurumlarını yetkilendirmek ve terörün tekrar ortaya çıkmasının önünü kesmek amacıyla gerekli yasal ve idari düzenlemeleri yapmak öne çıkmaktadır.”<br />
Süreç kapsamında atılan adımları hatırlattı<br />
“Bu çerçevede, şu kritik aşamalardan geçilmiş olduğunu hatırlatmakta fayda vardır:<br />
• 12 Mayıs 2025 tarihinde PKK terör örgütü kongresini topladığını ve Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısı üzerine örgütü feshetme ve silahlı mücadeleyi bırakma kararı aldıklarını açıklamıştır.• 11 Temmuz 2025 tarihinde silah bırakma kararının göstergesi olarak 30 PKK militanı silahlarını yakmak suretiyle bırakmıştır.• Silah bırakma ve devlet yetkililerinin bu silahları teslim alma süreci kısmen de olsa devam etmektedir.• 27 Şubat 2026 tarihinde Abdullah Öcalan bir yıl önce yaptığı çağrının arkasında durduğunu ifade ederek PKK’nın bölgesel uzantılarına da silah bırakma çağrısı (üstü kapalı da olsa) yapmıştır.• TBMM Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi komisyonu çalışmalarını tamamlayarak komisyonda yer alan partilerin tamamına yakın bir ekseriyetle kabul ettiği ortak raporunu hazırlamış ve kamuoyuna duyurmuştur. Buradaki irade ise terörü ülkemizin gündeminden kalıcı olarak çıkarmak ve terörsüz Türkiye’yi inşa etmek için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği yönündedir.<br />
Ayrıca, bu süreçte başta Suriye olmak üzere İran ve Irak’ta yaşanan gelişmeler PKK terörünün bölgesel uzantıları ve tüm bileşenleriyle sonlanmasının önemini göstermiştir. ABD’nin İran’daki PKK unsurlarına silah verdiğini ve bunun karşılığında kendisine destek beklediğini ifşa etmesi, Türkiye’de PKK’nın feshedilmesiyle nasıl bir kazanım elde edildiğini de ortaya koymuştur.”<br />
‘Yeni yol haritasına ihtiyaç var’<br />
Süreçte yeni bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirten Bahçeli, şunları aktardı:<br />
“Ancak yapılanların ve söylemlerin karşılıklı anlam kazanması noktasında bir iletişim eksiliği yaşandığı görülmektedir. Bu noktada yeni aşama için bir yol haritası ortaya koymak bu doğrultuda gerekli mekanizmaları harekete geçirmek gerekmektedir. Örgüt üzerindeki yaptırımların hayata geçmesini mümkün kılacak mekanizma oluşturmak, gelişmelerin takibini sağlayacak devlet kurumlarını yetkilendirmek, bir yandan da yasal ve idari düzenlemeleri yaparak barış ve kardeşliği, siyaseti ve demokratik değerleri öne çıkarmak terörsüz Türkiye hedefine ulaşma amacına hizmet edecektir. Genel olarak terör örgütü kurumsal kimliği ile örgütün feshi yönünde söylem geliştirilse de münferit farklı çıkışlarla kamuoyu terörsüz Türkiye’ye karşı kışkırtılmaya çalışılmaktadır.”<br />
‘Tek merkezli karar mekanizması ile hızlı ve etkin karar süreçlerini inşa etmek öne çıkmakta’</p>

<p>“Diğer yandan devlet ile örgüt arasındaki ilişki biçimi bir çerçeveye oturtulmadığından belli kurumlar eliyle sistematik olmayan bir kontrol ve yönlendirme süreci işlemektedir. Bu durum işlerin ortaya konulan irade paralelinde yürümemesi gibi bir sonuç ortaya çıkarmaktadır. Temel hedef terörü ülkemizin gündeminden, bölücülüğü zihinlerden tamamen çıkarmak ve terörsüz Türkiye’yi bütünüyle inşa etmektir. Devamında terörsüz ve istikrarlı bölgenin alt yapısını oluşturarak bölgesel barış ve huzura da katkıda bulunmaktır. Bu doğrultuda hızlı, etkin ve sonuç alıcı karar ve uygulamayı mümkün kılan bir model ortaya konulmalıdır. Böylesi bir tercihte ise çok yönlü ve dağınık yapılarla ayrı ayrı ilişki yahut irtibat yerine tek merkezli karar mekanizması ile hızlı ve etkin karar süreçlerini inşa etmek öne çıkmakta, belirleyici olmaktadır.<br />
Parçalı yapılarla terörsüz Türkiye yolunda yürümek sonuç almayı geciktirecek, provokasyonları artıracak, dış müdahalelere imkan verecek, örgüt içi çatışma dinamiklerini öne çıkararak görünür kılacak ve sonuç almayı zorlaştıracaktır. Başından beri “örgütün kurucu önderi” ifadesinin kullanılması da bu endişeyi gidermeye, olası riskleri azaltmaya ve en hızlı şekilde terörsüz Türkiye hedefine ilişkin sonuç almaya yöneliktir.”<br />
‘Örgütsel aidiyet büyük ölçüde liderin şahsında somutlaşır’<br />
“Terör örgütlerinde kurucu önderler, örgütsel kimliğin inşası, ideolojik çerçevenin tahkimi ve hareketin siyasal meşruiyet anlatısının oluşturulması bakımından merkezi bir rol oynarlar. Siyaset bilimi literatüründe bu durum çoğu zaman “karizmatik otorite”, “örgütsel kurumsallaşma”, “lider-merkezli mobilizasyon” ve “kolektif eylem çerçevesi” gibi kavramlarla açıklanır. Özellikle yeraltı örgütlenmelerinde kurucu lider, yalnızca askerî ya da operasyonel bir figür değil; aynı zamanda hareketin ideolojik repertuarını belirleyen, üyeler arasında sadakat ilişkisi üreten ve örgütün dost-düşman ayrımını tanımlayan sembolik bir merkez işlevi görür. Bu bağlamda kurucu önder, hareketin “kurucu miti”nin ve lider kültünün taşıyıcısı hâline gelir ve örgütsel aidiyet büyük ölçüde liderin şahsında somutlaşır. Birçok silahlı örgütte lider kültünün gelişmesi, Weberyen anlamda karizmatik otoritenin bürokratik ya da kolektif yapılardan daha baskın hâle gelmesine yol açabilir. Bununla birlikte örgüt zamanla büyüyüp kurumsallaştıkça, kurucu liderin şahsî otoritesinin örgütsel mekanizmalara devredilmesi meselesi kritik bir sorun alanı yaratır.<br />
Bu nedenle barış süreçleri, lider tasfiyeleri veya ideolojik dönüşümler sırasında kurucu önderlerin tutumu, örgütün stratejik yönelimini ve çözülme ya da devamlılık kapasitesini doğrudan etkileyen temel değişkenlerden biri olarak değerlendirilir. Terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde liderlik mekanizmasındaki çok seslilik, örgütün tasfiyesi sonrası başka liderliklerin doğmasına ve örgütün başka isimlerle yeniden organize olmasına sebebiyet verebilir. Bu bağlamda terörün tasfiye süreçlerinde muhatabın açık ve net bir şekilde ortaya konulması elzemdir. Bu muhataplık sürecin kolaylaştırılması, etkin, hızlı ve sonuç alacak şekilde yürütülmesi ile ilgilidir. İspanya’nın Bask bölgesindeki bölücü terör örgütü ETA, Birleşik Krallık’ta Kuzey İrlanda merkezli İRA mono-liderlik mekanizmasına sahip olduğu için fesih görüşmeleri bu zeminde ilerlemiştir. PKK terör örgütü de mono-liderlik mekanizmasının liderlik kültüyle beraber tesis edildiği bir sisteme haizdir. Lakin PKK’nın farklı isimlerle İran, Irak, Suriye gibi ülkelerde barınması ve İsrail, ABD ve Bazı Kıta Avrupası ülkelerinin bölgede etnik/dini/mezhep temelli istikrarsızlıkları besleyecek emellere sahip olması, yönetici kadroların manipüle edilerek farklı terör faaliyetlerinin başlamasına neden olabilir. Bu durum fesih ve silah bırakma kararlılığını gösteren, bu yönde bölgeye de çağrı yapan PKK’nın kurucu önderliğinin örgüt üzerindeki etki alanını devam ettirme, buna uygun bir kavramsal çerçeve geliştirerek etki gücünü artırma zarureti ortaya çıkarmaktadır.”<br />
‘Niyet beyanları ortadadır ve gecikmeye mahal bulunmamaktadır’<br />
“Nitekim yaşanan süreçte Abdullah Öcalan’ın örgüt üzerindeki etkisi ve iradesi test edilmiş ve görülmüştür. Terörsüz Türkiye hedefinin nihai aşamasına geçildiği bu safhada devletin barışa ilişkin uzattığı müşfik elin gereği olarak ceza hukuku ve demokratikleşmeye dönük bazı adımların atılması, terör örgütünün silah bırakma kararlılığının fiiliyata dökülerek sonlandırılması gerekmektedir. Bu noktada devlet kurumlarının bırakılan silahları alma, silah bırakmayanları da bertaraf etme gücü ve kudretiyle hareket etmesi gerekmektedir. Niyet beyanları ortadadır ve gecikmeye mahal bulunmamaktadır. Tüm bu süreçleri koordine etmek ise devlet kurumları yanında fesih sürecinde örgüt içi karar ve uygulamaları yönlendirecek bir kapasite oluşumu ile yeterli hıza ve etkinliğe erişecektir. Bu durumda PKK’nın kurucu önderlik (örgüt açısından) statüsü de sona erdiğinden, Abdullah Öcalan’ın sürecin yönetimine katkı vermeye devam etmesini mümkün kılacak bir mekanizma oluşturulması gereği ortaya çıkmaktadır. Adı geçenin mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi, münfesih PKK ve bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerinin yahut silah bırakmalarının daha sağlıklı şekilde yürütülmesini mümkün kılacaktır.”<br />
‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’<br />
“Bize göre “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” bu doğrultuda uygun bir statü tarifi olabilecektir.<br />
Benzer bir sürecin yaşandığı İngiltere’de IRA ile muhtelif ateşkesler olsa da asıl barış süreci 1997’de başlayıp 2005’te neticelenmiştir. Bu süreçte IRA’nın siyasi kanadı olan Sınn Fein partisi güçlenirken, örgüt içerisinde de tartışmalar artmış hatta süreci kabullenmeyenler tarafından “Real IRA” hareketi kurulmuştur. PKK için böyle bir seçeneğin oluşmaması maksadıyla Abdullah Öcalan’ın örgüt tarihindeki rolü ve PKK’nın bir Apoculuk hareketi oluşundan ilhamla; Öcalan’ın örgüt mensuplarına ulaşması ve özellikle teröristler üzerinde etkili bazı yöneticilere talimatlarını ileteceği, bu yönüyle barışın inşasına ve siyaset alanının açılmasına hizmet edecek bir mekanizma olarak söz konusu koordinatörlük işlevsel olacaktır.”<br />
‘Koordinatörlük’ çağrısını yineledi, amaç ve kapsam analizi yaptı<br />
Bahçeli, “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” önerisin yineleyerek koordinatörlüğün kapsamını ve amacını da açıkladı:<br />
” ” Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü”nün kuruluş amacı, kapsamı, görev ve sorumlulukları ile çalışma şekli şu şekilde olabilecektir:<br />
Koordinatör PKK’nın kurucu önderi Abdullah Öcalan olacaktır. Bu statü örgütün feshiyle örgütün bütün türevleri ve unsurlarıyla katî suretle tasfiye edilmesine matuf bir tanımlamadır. Koordinatörlük PKK terör örgütünün bütün uzantıları, örgüt yöneticileri ve militanlarının mutlak bir şekilde silah bırakmasını ve tasfiyesini koordine etmek, yürüyen barış sürecini örgütsel yönüyle sekteye uğratılmasını önlemek, silah yerine siyaset tercihine uygun meşru yönlendirmeler yapmak amacına matuf olarak tasavvur edilmiştir. Bu doğrultuda Öcalan’ın koordinatör statüsü, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacaktır. Dolayısıyla bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır.<br />
Bu noktada fiili sosyal statü, örgüt mensupları ve siyasi uzantıları nezdinde Öcalan’ın var olan karşılığını kapsayıcı hale getirme işlevini görecektir. IRA meselesinde Silahların İmha Edilmesine İlişkin Bağımsız Uluslararası Komisyon (IICD) oluşturulmuş, bu komisyonda devlet-uluslararası kuruluşlar-din adamları gibi unsurların yanı sıra örgüt yönetimi ve Sinn Fein da hukuki bir karşılık bulmuştur. Dolayısıyla Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü vasfı Öcalan’la sınırlı ve işlevi de yukarıda özetlenen çerçevede olacaktır.”<br />
‘Öcalan’ın ya da herhangi bir örgüt mensubunun siyasal figürleşmesi değil siyasal karşılıklarının Türkiyelileşmesi’</p>

<p>“Terörsüz Türkiye hedefinin gerçeğe dönüştürülmesi ve kalıcı şekilde başarıya ulaşması bu konuda sağlanabilecek toplumsal mutabakatla yakından ilişkilidir ve koordinatörlük bu yönde katkı verecek, Türkiye Cumhuriyetinin ve terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecektir. Bahsi geçen statü içerisinde siyasallaşma kavramıyla ifade edilen gerçekliğin, Öcalan’ın ya da herhangi bir örgüt mensubunun siyasal figürleşmesi değil siyasal karşılıklarının Türkiyelileşmesidir. Sinn Fein örneğinde olduğu gibi Dem Parti ya da daha sonra ortaya çıkabilecek diğer alternatifler ülke bazlı politika üretecek biçimde ulusallaşmalıdır. Dolayısıyla Öcalan’ın buradaki fiili sosyal statüsü, silahın sustuğu ve siyasetin konuştuğu, bunu yaparken de ulusal bazda bir siyasi hedef iddiası ile hareket ettiği bir alana işaret etmektedir.<br />
Abdullah Öcalan Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü sıfatıyla kendisine sağlanacak iletişim ve lojistik imkanlarla fesih ve silah bırakma sürecindeki örgüte bağlı gecikme, karşı duruş ve diğer aksaklıkları gidermede etkili olabilecektir. Dolayısıyla İletişimin dolaylı sağlanmasının yarattığı handikap önlenecek barış ve kardeşlik süreci ile siyaset daha sağlıklı bir zeminde yürüyecektir. Devletin belirleyeceği yetkili kişiler ve lojistik destek, bulunduğu cezaevinde temin edilecektir. PKK’nın fesih, mensuplarının silah bırakma, PKK’nın diğer ülke bileşenlerinin örgütsel faaliyetlerini sonlandırma ve silah bırakma, terörsüz Türkiye sürecini baltalamaya dönük örgütsel girişimlere karşı süreci tek merkezden yönlendirmek temel görevi olacaktır. Kendisine örgüt mensupları yahut bileşenleriyle sağlıklı iletişim kurma imkânı sağlanacaktır. Bu imkanların barış, kardeşlik, siyaset ve terörsüz Türkiye istikametinde kullanıldığı teyit edilecektir. Kamuoyuna doğrudan açıklama olmasa da basın yayın kuruluşları, akademik, STK ve benzeri yapılarla temas hakkı tanınabilecek bu şekilde barış ve terörsüz Türkiye hedef ve kararlılığının geniş kitlelerde karşılık bulmasına katkı sağlanacaktır. Yürüttüğü faaliyetleri raporlaması devlet organları tarafından yerine getirilecektir.”<br />
‘Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik’ komisyonu önerisi<br />
Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ ile Milli İstihbarat Başkanlığı’ndan oluşan “Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik” komisyonu kurulmasını öneren Bahçeli, şunları söyledi:<br />
“Diğer yandan milli dayanışma, kardeşlik, demokrasi ve terörsüz Türkiye gelişmelerini takip etmek üzere yasama ve yürütme içerisinde iki ayrı komisyon kurulabilecektir. Komisyonlar terörsüz Türkiye hedefi gerçekleşene kadar devam edecektir. Gelişmeler konusunda hem TBMM, hem de kamuoyu belirli aralıklarla bilgilendirilecektir. TBMM’nde kurulacak komisyon, Meclis başkanının oluru ile her partiden teamüllere göre belirlenecek sayıda milletvekilinin yer alacağı bir takip komisyonu hüviyetinde olacak, Meclis’te temsil edilen tüm siyasi partilerin komisyonda yer almasına özen gösterilecektir.<br />
Ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı’ ile Milli İstihbarat Başkanlığı’ndan oluşan bir “Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik” komisyonu kurulacaktır. Terörsüz Türkiye sürecinin hem yürütüleceği hem de kamuoyunun bilgilendirilmesinin sağlanacağı bu yapı içerisinde “Terörle Mücadele Devlet Koordinasyon Merkezi” oluşturulacaktır. İhtiyaç duyulan kişiler burada çalıştırılabilecektir. Bu koordinasyon merkezinin topluma süreci anlatacak ve olası kara propagandalara karşı koyacak bir iletişim boyutu olacak, sürece dair bilginin tekelden yürütülmesi ve süreçle ilgili devlet kurumları arasındaki güçlü iş birliğinin tesis edilmesi sağlanacaktır.<br />
Terör örgütlerinin fesih süreçlerindeki örgüt adına doğru ve doğrudan muhatabın belirlenmesi kadar devletin muhataplığı da önem arz etmektedir. Bu bağlamda Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü ile devlet adına yapılacak görüşmelerin merkezi burası olacaktır.<br />
Bu şekilde;<br />
• Bundan sonraki aşamaya dair Terörsüz Türkiye yol haritası belirlenecektir• Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’nün yaptığı faaliyetler raporlanacak, sürecin sağlıklı yürümesine yönelik öneriler Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik Komisyonu’nda değerlendirilecektir.• Faaliyet izinleri meri hukuk çerçevesinde ikmal edilecek, sağlıklı ve hızlı bir süreç yönetimi esas olacaktır.• Atılması gerekli görülen adımlar idari düzenlemeler için Cumhurbaşkanlığına, yasal düzenlemeler için siyasi partilere ve TBMM başkanlığına iletilecektir.• Gelişmeler belirli periyotlarda kamuoyunun bilgisine sunulacaktır.• Tek hedef terörsüz Türkiye’yi inşa etmek, nihayete erdirmektir.• Terörsüz Türkiye sadece bir güvenlik mimarisi inşa etmek değil ekonomik, demokratik, sosyal ve kültürel alanları da içeren bütüncül bir dönüşüm hamlesi ortaya koymak, milli birlik ve kardeşliği tahkim etmektir.Terörsüz Türkiye milletimizin özlemle beklediği bir gelişme, daha müreffeh ve huzurlu bir geleceğin müjdesidir. Kalıcı barışın, umudun, lider ülke Türkiye’nin habercisidir.”<br />
‘Toplumsal mutabakat; toplumsal dönüşüm, barış ve uzlaşmanın önemli bir parçası’<br />
“Terörsüz Türkiye: Algılar, Olgular, Doğrular” başlığı altında toplumsal bakış açısına da yönelik de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, “Toplumsal mutabakat; toplumsal dönüşüm, barış ve uzlaşmanın önemli bir parçası” diyerek şöyle devam etti:<br />
“Türk milleti, geçmişteki acılarının bir daha yaşanmaması adına tedbirler alırken toplumsal ayrışmaları unutarak tarih sahnesinde kurumsal varlığını sürdürerek büyük zaferlere imza atmıştır. Türk milleti bir ve beraber olduğunda her sorunun üstesinden geldiği, her badireye göğüs gerdiği, nice başarılara ve kahramanlıklara imza attığı da bilinen tarihi gerçekliktir. Milli birlik anlayışı ile iç cepheyi güçlendirmek bu yönde bir toplumsal mutabakat oluşturmak ise millet olma vasfını güçlendirecek önemli bir aşama olacaktır. Toplumsal mutabakat; toplumsal dönüşüm, barış ve uzlaşmanın önemli bir parçasıdır. Barış ve uzlaşma literatüründeki egemen görüş, bireylerin ve halkların geçmişle yüzleşmesinin, affetmeye ve bağışlamaya hazır ve istekli olmalarının, onları toplum içinde daha kuvvetli ve sağlam ilişkiler kurmaya hazırladığı yönündedir.<br />
Terörsüz Türkiye kapsamında barış kavramı, terörle barış değildir. Barış; terörün Türk milletinin berrak bilincinde ve temiz sinesinde açtığı yaraları rehabilite etme; etnik, dini veya mezhebi köken ayırt etmeksizin Türk milletinin her bir ferdi arasında sokulmaya çalışılan ayrılıkçı nifakları, hastalık yaratan parazitleri temizleme gayretidir. Türk ve Türkiye yüzyılında Türk Barışı, ülkesi, bölgesi ve kültür coğrafyasıyla huzurun tohumlarını istikrarla filizlendiren ve refah ile bölüşen cihanşümul medeniyet misyonudur. Bu misyonun taşıyıcı kolonları, parlamentoda siyasî temsili güçlü bir yasama mekanizması, etkin, hızlı ve verimli karar almayı ve uygulamayı amaçlayan yürütme mekanizması ve Türk milleti adına adaleti tesis eden yargı mekanizmasıdır. Bu mekanizmaların ortak zemini ise katılımcı demokrasi, bireysel hak ve özgürlükler, milli dayanışma ve uzlaşı kültürüdür. Bu bağlamda siyasetin geniş bir tabana yayılarak çatışma ve ihtilafları uzlaşı ve işbirliğine dönüştürmesi, şiddet, terör, siyasî ahlak sorunlarından arınmış bir politik iklimle mümkündür. Dolayısıyla Terörsüz Türkiye, milli güvenlik ve asayiş meselesi olduğu kadar siyaseti sorunların çözüm alanı olarak görme ve radikal, marjinal ve terör uzantılı siyasî partilerin sivil siyasete katılımını sağlama, gerilimli fay hatları üzerine kurulan toplumsal kutuplaşmaları milli birlik ülküsüyle doldurma vizyonudur.<br />
Bu noktada Toplumda kültürel etkileşimi artıracak adımların atılmasıyla millî kimliğe sahip çıkılırken onun bir homojenizasyon ve kültürel tek tipleştirme olmadığı, aksine birleştirici bir unsur olduğu da anlaşılmış olacaktır. Nitekim “Terörsüz Türkiye” girişimi PKK’nın tüm bileşenleriyle feshedilmesiyle bitmeyecek; daha demokratik, birleştirici, ortak değerlerin öne çıktığı kucaklayıcı yeni bir anlayışın filizlenmesini sağlayacaktır. Türk milliyetçiliği milli birlik ve dayanışmayı, uzlaşmayı ve demokrasiyi siyasetinin ana konusu olarak görmekte, birlikten doğan güçle lider ülke Türkiye ülküsüne odaklanmaktadır. Terörsüz Türkiye ise bu ülkünün hayata geçmesini mümkün kılacak ilk adımlardan birisidir.”<br />
5 başlıkta ‘toplumsal düzen’<br />
“Terörsüz Türkiye İnşasında Toplumsal Düzen” başlığında demokrasi, hukuk ve toplumsal mutabakat vurgusu yapan Bahçeli, 5 başlıkla özetlediği sürecin toplumsal kısmına ilişkin şunları söyledi:<br />
“Demokrasi<br />
Terör ile demokrasi birbirine zıt kavramlardır. Terörün ve şiddetin olduğu yerde insanların hür iradesinden, insan haklarından ve demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Dolayısıyla, PKK terörünün sona ermesi, demokrasinin güçlenmesi için bir fırsat olacaktır. Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiği terör, demokrasimizin gelişmesine engel olmuştur. Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda PKK’nın fesih ve silah bırakma kararına yönelik açıklamalarda ayrı bir devlet, federasyon, özerklik ya da kültüralist taleplerin yer almaması Türkiye’de yeni bir başlangıç için önemli bir adım olmuştur. Bu sürecin tam olarak başarıya ulaşması, terör örgütünün silah bırakmasının da ötesinde, herhangi bir şekilde terörü olumlayan, sırtını teröre ya da vandalizme dayandıran siyaset anlayışının da tarihe karışması ile mümkün olabilecektir.<br />
Bu kapsamda, Terörsüz Türkiye hedefinde yalnızca dağdaki terörün değil bütünüyle şiddetin de bitirilmesi elzemdir. Millet olma gerçeğimiz ve demokrasi kültürümüz dikkate alındığında kimlik, siyasetin öznesi yapılmamalıdır. Bu anlamda Türk siyasetinde kimliğe dayalı siyaset yerine müşterekleri ön plana çıkaran, farklılıklara hürmetkâr bir anlayış hâkim olmalıdır. Milleti oluşturan her bir ferdin yerel kimliği ne olursa olsun müşterek hislerde buluşması millî birlik için zorunludur. Bu hissiyat bazen sevinçte bazen acıda mümkün olabilecektir. Şiddetsiz siyasetin mümkün olabilmesinin unsurlarından biri de şüphesiz bu duygudaşlığın inşası, müşterekleri çoğaltmak ve bu müşterekleri sosyal yaşamda görünür kılmaktır.<br />
Siyasallaşma</p>

<p>Terörün bittiği, silahların sustuğu, ya silah ya siyaset , ya terör ya demokrasi çağrılarının demokrasi ve siyasetten yana olduğu bir Türkiye’de siyasetin alanını genişletmek, demokrasiyi güçlendirmek bu yönüyle de katılımcı ve kapsayıcı siyasetin önünü açarak her görüşün siyasette yer bulabileceği bir alanı inşa etmek mümkündür ve de gereklidir. PKK’nın feshedilmesi ile hukuki meşruiyete sahip herkesin, Anayasa ve ilgili kanunlara göre siyaset yapmasının önünde bir engel bulunmamaktadır. Abdullah Öcalan’ın silahlı mücadele döneminin bittiğinden ve terör örgütünün anlamsız kaldığından hareketle PKK’nın feshini istemesi ve siyaset yoluyla fikirlerini inşa etme mücadelesinden bahsetmesi , savundukları fikirleri siyasi mücadeleye evirmek istediklerini göstermektedir. Koordinatörlük bu yönüyle aynı zamanda meşru siyaset mekanizmalarının inşası için taraftarları üzerinde etkili olabilecek bir mekanizma olarak da işlev görebilecektir. Zira demokratik sistemlerin en önemli unsurlarından birisi de temsildir. Siyasal sistemin adil ve kapsayıcı olabilmesi için farklı toplumsal kesimlerin parlamentoda, yürütmede, yerel yönetimlerde ve karar alma mekanizmalarında yeterince yer alması gerekir. Temsilde yaşanan sorunlar dışlanma duygusunu geliştirebilecek, demokrasinin işleyişini aksatabilecek ve halkın siyasete olan güvenini zedeleyebilecektir. Temsilin adil ve kapsayıcı olması ise demokrasinin kalitesini artıracak, halkın siyasete olan güvenini de pekiştirecektir. Böylece siyaset, yalnızca belirli grupların değil, toplumun her kesiminin yer aldığı daha kapsayıcı ve demokratik bir alan haline gelebilecek, ülkemizin insan gücü potansiyeli siyasetin ve devlet organlarının her kademesinde yer bulabilecektir. Terörsüz Türkiye’nin inşası, yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, aynı zamanda kapsayıcı siyaset ve toplumsal uyum gibi unsurlarla desteklenmelidir.<br />
Demokratik Hukuk Devletinin Güçlendirilmesi<br />
İki asra yaklaşan demokratikleşme ve yenileşme tecrübesi ışığında Türkiye, Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında muasır medeniyet ülküsünün en önemli gereklerinden olan demokratik hukuk devleti ilkesini daha da güçlendirme aşamasındadır. Toplumsal barış ve huzurun temini için daha demokratik ve şiddetin her türlüsünü reddeden bir anlayışla millî birlik ve toplumsal uzlaşmanın tesis edilmesi, temel bir ihtiyaç olarak öne çıkmaktadır.<br />
Toplumun tüm kesimlerinin kendisini eşit, saygın ve güvende hissettiği bir yapı, terörün haksız ve temelsiz propaganda unsurlarını ortadan kaldıracak ve aynı zamanda demokrasinin gelişmesine de önemli katkı sağlayacaktır. Huzur ve refah artışıyla birlikte Türkiye’nin kalkınma hedeflerine ulaşması kolaylaşacaktır. Bu hedeflerin önündeki en önemli engellerden biri olan bölücü terörün ortadan kalkması ile birlikte Türkiye’nin daha güçlü bir demokrasiye ulaşması ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkması mümkün olabilecektir.<br />
Toplumsal Mutabakat<br />
Toplumsal mutabakat; toplumsal dönüşüm, barış ve uzlaşmanın önemli bir parçasıdır. Barış ve uzlaşma literatüründeki egemen görüş, bireylerin ve halkların geçmişle yüzleşmesinin, affetmeye ve bağışlamaya hazır ve istekli olmalarının, onları toplum içinde daha kuvvetli ve sağlam ilişkiler kurmaya hazırladığı yönündedir. Türk milleti, geçmişteki acılarının bir daha yaşanmaması adına tedbirler alırken toplumsal ayrışmaları unutarak tarih sahnesinde kurumsal varlığını sürdürerek büyük zaferlere imza atmıştır. Türk milleti bir ve beraber olduğunda her sorunun üstesinden geldiği, her badireye göğüs gerdiği, nice başarılara ve kahramanlıklara imza attığı da bilinen tarihi gerçekliktir. Milli birlik anlayışı ile iç cepheyi güçlendirmek bu yönde bir toplumsal mutabakat oluşturmak ise millet olma vasfını güçlendirecek önemli bir aşama olacaktır.<br />
Kucaklayıcı Yeni Bir Anlayış İnşası<br />
Toplumda kültürel etkileşimi artıracak adımların atılmasıyla millî kimliğe sahip çıkılırken onun bir homojenizasyon ve kültürel tek tipleştirme olmadığı, aksine birleştirici bir unsur olduğu da anlaşılmış olacaktır. Nitekim “Terörsüz Türkiye” girişimi PKK’nın tüm bileşenleriyle feshedilmesiyle bitmeyecek; daha demokratik, birleştirici, ortak değerlerin öne çıktığı kucaklayıcı yeni bir anlayışın filizlenmesini sağlayacaktır. Siyasetin etik değerlere bağlı uzlaştırıcı ve kapsayıcı vasfının öne çıkmasıyla ekonomik ve sosyal meselelerin istismarından vazgeçilecek, Türk milletinin tamamına daha huzurlu, müreffeh bir Türkiye vadeden atılımlar kolay ve mümkün hale gelecektir. “Herkes Eşittir Türkiye” toplumsal mutabakat zeminidir. “Hep birlikte Türkiye’yiz” ortak hedeflere varma iradesidir. Meşru hiçbir düşünce ve fikri dışlamadan, herkesi, inancı, etnik kökeni, mezhebi ve meşrebiyle, değerleriyle eşit kabul etmek “toplumsal mutabakat” arayışlarının ön şartıdır. Hukuk düzleminde bunu sağlamış olmak önemli bir demokratik kazanımdır. Milliyetçi Hareket Partisi; Türk milletinin birliğini ve beraberliğini koruyarak, herkesin inancına saygı duyarak birlikte yaşama ideali etrafında kenetlenip toplumsal sıkıntı ve sorunları çözmeyi amaçlamaktadır. Terörsüz Türkiye tarihi önemde bir dönüm noktasıdır. O sebeple tavsamaya, gecikmeye, istismara müsaade edilmeden sonuç alınmalıdır. Terörsüz Türkiye akıl, vizyon, emek, sabır ve itinayla; vatan ve millet aşkıyla, milletimizin her ferdini kucaklama anlayışıyla ve devlet aklıyla yürütülen hayırlı bir sürecin de ürünü olacaktır.”<br />
‘Süreçte yeni bir hamleye, buna uygun yol haritasına ihtiyaç bulunmaktadır’<br />
Süreçle ilgili yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Bahçeli, sözlerini şöyle sonlandırdı:<br />
“Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir hamleye buna uygun yol haritasına ihtiyaç bulunmaktadır. Burada öne çıkan husus Abdullah Öcalan’ın münfesih PKK’nın kurucu önderliği yerine örgüt üzerindeki etkinliğini sürdürebileceği bir yapı inşa etme gereğidir. “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” bu anlamda kendisi için uygun bir statü oluşturacaktır. Bu yapının temel görevi tasfiye sürecinde PKK ve tüm bileşenleriyle ortaya konulan iradenin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesini mümkün kılacak iletişimi kurmak ve adımları atmaktır. Buna uygun devlet kurumlarıyla muhataplık imkanı, izin ve benzeri lojistik desteklerin kendisine sağlanması, raporlama ve diğer işler için, ayrıca örgütün tasfiye sürecini takip ederek devlet adına yönetmek, gerekli idari düzenlemeleri hayata geçirmek ve TBMM’nde yapılan düzenlemeleri izlemek görevlerini yerine getirecek Cumhurbaşkanı yardımcısının başkanlığında bazı bakanlık ve kurumlardan oluşan bir “Tasfiye ve Düzenleme Sürecini Yönlendirme ve Milli Birlik” komisyonu ve içerisinde oluşturulacak “Terörle Mücadele Devlet Koordinasyon Merkezi” teşekkül ettirilecektir. Düzenlemeyle bakanlıkların ve tüm devlet kurumlarının aynı amaç doğrultusunda ve güçlü koordinasyonla hareket kabiliyeti artacaktır. Böylece iletişim eksikliği giderilmiş, statü ve muhataplık sorunu çözülmüş olacaktır. Tüm bunlar terörsüz Türkiye sürecinde hedefe bir an önce ulaşmak amacına matuf örgütle bir pazarlık yahut taviz anlamına gelmeyen örgütün ilan edilmiş iradesini hayata geçirecek altyapıyı oluşturmak manasındadır.”</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bahceliden-surec-cikisi-ocalan-icin-yeni-statu-onerisini-yineledi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/bahceli-den-ocalan-icin-statu-cikisi-yeni-teklifini-sundu-472431.webp" type="image/jpeg" length="29552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İBB'ye yeni operasyon: 57 kişi gözaltına alındı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ibbye-yeni-operasyon-57-kisi-gozaltina-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ibbye-yeni-operasyon-57-kisi-gozaltina-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Boğaziçi Yönetim AŞ’ye yönelik soruşturma kapsamında İstanbul merkezli 6 ilde operasyon düzenlendi. “İhaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla yürütülen soruşturmada, aralarında şirketin Genel Müdürü Sema Akça’nın da bulunduğu 57 kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir operasyon daha düzenlendi.<br />
İBB iştiraki Boğaziçi A.Ş.'ye yönelik yeni “İhaleye Fesat Karıştırma” iddiasıyla düzenlenen operasyonda Boğaziçi Yönetim A.Ş. Genel Müdürü Sema Akça'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda üst düzey ismin gözaltına alındığı öğrenildi.<br />
Soruşturma kapsamında İstanbul merkezli Adana, Bursa, Diyarbakır, Konya ve Yalova’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda toplam 57 kişi gözaltına alındı.</p>

<p><br />
<strong>BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA</strong></p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2024/247765 sayılı soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının iştirak firmalarından Boğaziçi Tesis Yönetim Hizmetleri Anonim Şirketi unvanlı firmanın ihalelerinin şüpheli şahıslarca organize edilerek ihalelerde mevzuata aykırılıklar yapıldığı, örgütsel faaliyet kapsamında İhaleye Fesat Karıştırma suçunun işlendiği değerlendirilerek soruşturma savcısının talimatları doğrultusunda; 58 şüpheli şahsın yakalanarak gözaltına alınması için 18.05.2026 tarihinde (İstanbul merkezli, Adana, Bursa, Diyarbakır, Konya ve Yalova illerinde) 6 ilde eş zamanlı operasyon yapılmış,Operasyon kapsamında 57 şahıs yakalanarak gözaltına alınmış, firari 1 şahsı yakalamaya yönelik çalışmalar devam etmektedir."</p>

<p><strong>GÖZALTINA ALINAN İSİMLER BELİRLENDİ</strong></p>

<p>Gazeteci Ceylan Sever'in aktardığına göre operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen isimler şu şekilde:</p>

<p>Ahmet Sırtlı — İhale ve Sözleşmeler Şefi / Başkan</p>

<p>Aydın Soydaş — 1. Operasyon Yönetim Şefi</p>

<p>Aytaç İnal — İnsan Kaynakları Şefi</p>

<p>Bozan Aslan — Trafik Operasyon Yönetim Şefi / Üye</p>

<p>Büşra Emen — Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanı</p>

<p>Ekrem Aslan — 2. Operasyon Yönetim Müdürü V. / Uzman Üye</p>

<p>Erhan Çamkıranoğlu — Boğaziçi Tesis Çalışanı</p>

<p>Ethem Pişkin — Genel Müdür</p>

<p>Eyüp Öztürk — Muhasebe Müdürü / Mali Üye</p>

<p>Gökhan Parlak — 1. Operasyon Yönetim Müdürü / Uzman Üye</p>

<p>Hamdi Sağlam — Operasyon Yönetim Müdürü</p>

<p>Hüsnem Gökhan Büyükdağ — Satınalma Personeli</p>

<p>İsmail Koçan — Vira Matbaacılık Firması Yetkilisi</p>

<p>Kübra Silik — İhale ve Satınalma Uzmanı</p>

<p>Mansur Güneş — Yönetim Kurulu Başkan V.</p>

<p>Mehmet Alkanalka — Yönetim Kurulu Başkan V.</p>

<p>Metin Çelik — Boğaziçi Tesiste Uzman</p>

<p>Mustafa Özay — 3. Operasyon Yönetim Şefi</p>

<p>Nihat Güven — İnsan Kaynakları Müdürü</p>

<p>Nurullah Yetiştiren — Boğaziçi Tesiste Destek Personeli</p>

<p>Oğuzhan Şaştım — Boğaziçi Tesiste Şef</p>

<p>Onur Öz — Finans Şefi</p>

<p>Ömer Yazıcı — Kuveyt Bankasında Yönetmen</p>

<p>Rıfat Çimen — Kurumsal İletişim ve İş Geliştirme Müdürü</p>

<p>Salih Kuzu — Boğaziçi Tesiste Şef</p>

<p>Selim Çolak — Eylül Group Çalışanı</p>

<p>Sema Akça Oflas — Genel Müdür</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sercan Öztürk — Şehir Tuvaletleri</p>

<p>Operasyon Yönetim Şefi / Uzman Üye</p>

<p>Sinan Bilgin — Destek Hizmetleri Müdürü</p>

<p>Tolga Volkan Aslan — Yönetim Kurulu Başkan V.</p>

<p>Ufuk Zereden — İnsan Kaynakları Müdür V. / Üye</p>

<p>Yasin İpek — Genel Müdür Yrd. V.</p>

<p>Yavuz Şaştım — Isparta’da Uzman</p>

<p>Zeliha Sırtlı — ADL Seyahat Firması Genel Sekreteri</p>

<p>Zeynel Duman — Satınalma Müdürü</p>

<p>Coşkun Ekşi — Art Event Firması Yetkilisi</p>

<p>Çiğdem Ağaoğlu — Ağaoğlu Danışmanlık Firması Yetkilisi</p>

<p>Elif Köleoğulları — Boğaziçi Tesis Yönetimde Uzman</p>

<p>Emin Ayaz — GEPA Firması Yetkilisi</p>

<p>Erhan Samancı — TESA Firması Yetkilisi</p>

<p>Ferit Balyen — Atlantik Firması Yetkilisi</p>

<p>Halil İbrahim Büyükparmaksız — Pratik Firması Yetkilisi</p>

<p>Hasan Zeki Amasyalı — GEPA Firması Yetkilisi</p>

<p>Hayrettin Bakır — Eylül Group Firması Yetkilisi</p>

<p>Hilal Koçan — EST Firması Yetkilisi</p>

<p>İsmail Takak — İSA Araç Kiralama Firması Yetkilisi</p>

<p>Kasım Er — İmparator Oto Firması Yetkilisi</p>

<p>Kurtuluş Acar — İlktem Firması Yetkilisi</p>

<p>Mehmet Mişe — 2M Ticaret Firması Yetkilisi</p>

<p>Meryem Manisa — Kırkbeş Turizm Firması Yetkilisi</p>

<p>Mesut Türkeri — MTS</p>

<p>Muammer Yamak — BAYA Firması Yetkilisi</p>

<p>Sabri Bakır — Yapiken Firması Yetkilisi</p>

<p>Safa Bülent Kalkavan — Cleankal Firması Yetkilisi</p>

<p>Yiğit Avcı — Cleankal Firması Yetkilisi</p>

<p>Yusuf Dalkılıç — Pestem Firması Yetkilisi</p>

<p>Zafer Kuruoğlu — Canel Firması Yetkilisi</p>

<p></p>

<p><br />
/Kaynak: Birgün/</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ibbye-yeni-operasyon-57-kisi-gozaltina-alindi</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-18t090320847.jpeg" type="image/jpeg" length="81333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Varto’da JES direnişinde 15’inci gün: Kadınlar nöbette]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/vartoda-jes-direnisinde-15inci-gun-kadinlar-nobette</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/vartoda-jes-direnisinde-15inci-gun-kadinlar-nobette" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Varto’da jeotermal enerji santrali (JES) projesine karşı tutulan nöbet 15’inci gününde sürerken, kadınlar “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla projeye tepki gösterdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Muş’un Varto (Gimgim) ilçesine bağlı Xwarik köyü sınırları içerisinde planlanan Jeotermal Enerji Santraline (JES) karşı kurulan çadır nöbeti 15’inci gününde de devam etti.</p>

<p>Varto Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde başlatılan nöbet alanına “Emeği sömürme, doğayı tüketme” ve “No hard mîrasê kal û bavikan o. Bavokê ameyoxî yo, JES newazenîme” pankartları asıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Xwarik köyü mera sınırları içerisinde devam eden çadır nöbetini çok sayıda kadın ziyaret etti. Kadınlar sık sık “Jin, jiyan, azadî” sloganı attı.</p>

<p>Projeden etkilenen en az 16 köy arasında 25 Mayıs’a kadar düzenlenen nöbet listesi kapsamında, bugün nöbeti Şorik ve Gadizan köyü sakinleri devraldı.</p>

<p></p>

<p>Kaynak:MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/vartoda-jes-direnisinde-15inci-gun-kadinlar-nobette</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 20:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/817x450nc-mus-17-05-2026-jes-nobeti-suruyor1.jpeg" type="image/jpeg" length="76440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakırhan’dan Uşak’ta “ortak yaşam” vurgusu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bakirhandan-usakta-ortak-yasam-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bakirhandan-usakta-ortak-yasam-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Uşak’taki halk buluşmasında Türkiye’de farklı halkların yıllardır birbirine yabancılaştırıldığını belirterek demokratik ve ortak bir gelecek çağrısı yaptı. Bakırhan, DEM Parti’nin kadınların, emekçilerin ve yoksulların sesi olduğunu söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” kapsamında bu kez Uşak’taydı. Milliyetçi-muhafazakar kimliğin yoğunluğuyla bilinen kentte düzenlenen halk buluşmasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Amed ne kadar bizimse Uşak da o kadar bizimdir” diyerek hem barış sürecine hem de partisinin siyasetteki hedeflerine dair konuştu.</p>

<p>Bir düğün salonunda gerçekleştirilen buluşmaya milletvekilleri, Parti Meclisi üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Salon DEM Parti bayraklarıyla donatılırken, konuşmalarda barış süreci, demokratikleşme, ekonomik kriz ve birlikte yaşam mesajları öne çıktı. Bakırhan, Türkiye’nin kaynaklarının yıllardır savaş politikalarına harcandığını belirterek, “Barış sürecinin başarıya ulaşması durumunda savaşa giden kaynaklar emekçiye, emekliye, üreticiye harcanacak” dedi.</p>

<p>Toplantının açılış konuşmasını Uşak İl Eşbaşkanları Naime Öz, Edip Gümüş yaptı. Daha sonra konuşan İzmir Milletvekilli İbrahim Akın, “Halkımızla beraber verdiğimiz çabalar sonunda burada bir yer edinebildik. Yönetimimizi güçlü bir şekilde kurmuş olduk. Uşak gibi milliyetçiliğin, ırkçılığın çok fazla olduğu yerde Kürt halkının ve farklı siyasal kimliklerden olan insanların bir arada mücadeleyi örgütlemesi bizim için çok kıymetli. Bu onurlu duruşunuz mücadelemizi daha da büyütecek” dedi.<br />
Bakırhan: Böyle rengarenk olmaya devam edeceğiz<br />
Ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan konuştu.<br />
Uşak’ta verilen emeklerin boşa gitmeyeceğinin söyleyen Bakırhan, bu emeklerin DEM Parti’yi parlamentonun üçüncü büyük partisi yaptığını vurgulayarak, “Hesaba katılmayan minicik katkılar, bizi yerel yönetimleri belirleyecek noktaya getirdi. Beraber partimizi büyüteceğiz. DEM Parti Kürtlerin, emekçilerin, yoksulların, kadınların, gençlerin partisidir. Parlamentodaki resme baktığınızda ne dediğimi anlayacaksınız. Parti grubumuz Türkiye’deki bütün renkleri teslim ediyor. Bunu yaratan sizlerin de emeğine sağlık. Böyle rengarenk olmaya, kadınların, yoksulların, emekçilerin partisi olmaya, hak ve hukuk arayanların yanında olmaya devam edeceğiz. Dünyada bu kadar zulüm altında siyaset yapan ve büyüyen başka bir örnek yok. Bu örneği yaratanlara şükranlarımı iletiyor, aramızda olmayanları da saygı ve minnetle anıyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
‘Amed ne kadar bizimse Uşak da o kadar bizimdir’</p>

<p>Bakırhan, şöyle devam etti:<br />
“Amed ne kadar bizimse Uşak da o kadar bizimdir. Türkiye’yi ezilenin, emekçinin, yoksulun iktidarı ile buluşturacağız. İktidarın, muhalefetin hali ortada. DEM Parti eşitlik, özgürlük, Kürdün dilinin özgürce konuşulmasını, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkını, emekçilerin insanca yaşadığı, öğrencilerin bilimsel, akademik, demokratik, anadilinde eğitim gördükleri, kadınların katledilmedikleri bir Türkiye vaat ediyor. Tertemiz olmasıyla, onurluca yol yürümesinden kaynaklı DEM Parti’ye ihtiyaç var. DEM Parti korkan, haksızlıklar karşısında susan bir parti değil. İlk şeker ve dokuma fabrikaları Uşak’ta kurulmuş. Uşak ilklerin kentidir. Biz de yeni bir ilkin kapısını aralamak istiyoruz. Kapsayıcı bir siyasetle birlikte Uşak’ın emekçisi, esnafıyla, nasıl birlikte mücadele verileceğini göstereceğiz. Yalnızca bir il örgütü açmak için değil, bir anlayışı Uşak’a getirdik. Bunu gece ve gündüz anlatacağız. Bizi tanıyanlar ne kadar kapsayıcı, ne kadar bu toprakların mayasından hamurlanmış bir parti olduğumuzu görecek. Uşak’ın sorunlarını Meclis’e taşıyacağız. Uşak’taki varlığımız Türkiye’de siyaset yapma isteğimizin en önemli göstergesidir.</p>

<p><br />
‘Demokrasi herkes içindir’</p>

<p>Türkiye’nin kaynakları 40 yıldır savaş ve çatışmaya gidiyor. Barış sürecinin başarıya ulaşması durumunda savaşa giden trilyon dolarlar emekçiye, emekliye, üreticiye harcanacak. Para Uşak’ın eğitimi, sağlığı ve fabrikası için harcanacak. Barış süreci sadece Kürdü değil, Uşak’taki emekliyi, emekçiyi, Türkü, Aleviyi ve burada yaşayan her milletten insanı ilgilendiriyor. Demokrasi herkes içindir. Ben Diyarbakır’da sözümü özgürce söyleyebilirsem, emin olun sizde burada edersiniz. Onun için bu sürece omuz verelim. Evet, ağır gidiyor. Ama Türkiye’nin bu sürece ihtiyacı var. Bir buçuk yıldır çocuklarımızın cenazesini kaldırmadık. Bu çok kıymetlidir. Gözyaşlarımız yerine, demokrasiyi, özgürlüğü, eşitliği biriktirmemiz gerekiyor. Bu ülkede seçilmişlerin yeri cezaevi olmamalı, insanlar düşüncelerini ifade ettiği için tutuklanmamalı.</p>

<p><br />
‘Yıllardır bizi birbirimize yabancılaştırdılar’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu ülke tek bir milletten oluşmuyor. Türkiye bir mozaiktir. Yasamız, anayasamız, yaklaşımımız, Araba, Çerkese, Terekemeye, Laza neyse Kürde de o olsun. Türkün ne hakkı varsa, diğer halk ve inançların da o hakları olsun. Herkesin anadili ana sütü kadar helaldir. Bütçeyi çar çur etme. Savaşa değil, yoksulluğu kaldırmak, uyuşturucu illetini sokağımızdan uzaklaştırmak için kullan. Siyasetin görevi insanları birbirine yabancılaştırmak değil. Yıllardır bizi birbirimize yabancılaştırdılar. Ortak paydaları bulmak ve buradan geleceği inşa etmeliyiz. Birlikte bu ülkenin sorunlarını ortadan kaldırmak için çalışacağız.”</p>

<p><br />
Kaynak: MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bakirhandan-usakta-ortak-yasam-vurgusu</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/817x450nc-usk-17-05-2026-tuncer-bakirhan-halk-bulusmasi1.jpg" type="image/jpeg" length="23651"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rasim Ozan Kütahyalı’nın savcılık ifadesi ortaya çıktı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/rasim-ozan-kutahyalinin-savcilik-ifadesi-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rasim-ozan-kutahyalinin-savcilik-ifadesi-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yasa dışı bahis soruşturması kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen Rasim Ozan Kütahyalı’nın ilk ifadesine ulaşıldı. Kütahyalı, hesabındaki para hareketlerinin alacak ve borç ilişkilerinden kaynaklandığını savunarak, soruşturmaya konu suçlamalarla bağlantısının olmadığını öne sürdü.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis", "nitelikli dolandırıcılık", "rüşvet" ve "kara para aklama" suçlarına yönelik 161 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonda yeni bir gelişme yaşandı.</p>

<p>İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 7'si savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yandaş televizyon programcısı Rasim Ozan Kütahyalı ile suç örgütü elebaşısı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun'un da aralarında olduğu şüphelilerden 154'ü adliyeye sevk edildi.</p>

<p><br />
İFADESİ ORTAYA ÇIKTI</p>

<p>Operasyon kapsamında gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi de ortaya çıktı.<br />
Kütahyalı, ifadesinde "suç örgütüyle ilgisinin olmadığını" iddia ederek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
MASAK RAPORU DETAYI</p>

<p>Soruşturmaya ilişkin MASAK raporunda, Rasim Ozan Kütahyalı'nın hesabına kasa hesap diye tabir edilen hesaplardan 2022-2024 yılları arasında tam 16 milyon 141 bin 893 TL para girişi, aynı hesaptan 1 milyon 472 bin TL para çıkışı tespit edildiği belirtilmişti.</p>

<p>MASAK’ın e-para kuruluşları analizine göre; Sipay, Fzpay, Paladyum, Elekse, Birleşim Ödeme ve Faturamatik üzerinden aynı hesaba toplam 35 milyon 201 bin 344 TL aktarıldığı kaydedilmişti.</p>

<p><br />
Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/rasim-ozan-kutahyalinin-savcilik-ifadesi-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/rasim-ozan-kutahyali-adliyeye-sevk-edildi.webp" type="image/jpeg" length="35351"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İran gerilimi yeniden tırmanıyor: Netanyahu’dan “her senaryoya hazırız” mesajı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/iran-gerilimi-yeniden-tirmaniyor-netanyahudan-her-senaryoya-haziriz-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/iran-gerilimi-yeniden-tirmaniyor-netanyahudan-her-senaryoya-haziriz-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yeni bir saldırı hazırlığında olduğu iddiaları gündemdeki yerini korurken, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile görüşeceğini duyurdu. Netanyahu, olası operasyonlara ilişkin “Birçok ihtimal masada, tüm senaryolara hazırlıklıyız” ifadelerini kullandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>ABD Başkanı Donald Trump'ın, Çin ziyaretinin ardından İran'a saldırıları yeniden başlatma olasılığı gündeme geldi.<br />
Geçtiğimiz günlerde Axios haber platformuna konuşan adı açıklanmayan İsrailli yetkili, Trump'ın İran'a saldırıları yeniden başlatma kararı alması halinde bunun İsrail ordusuyla koordineli gerçekleştirileceğini belirtti.</p>

<p>İsrailli yetkili, Trump'ın hafta sonu söz konusu kararı alabileceğini, İsrail yönetimi ve ordusunun yüksek alarm durumunda olacağını öne sürdü.</p>

<p>İran'a saldırıların yeniden başlayacağı konuşulurken İsrail'de dikkati çeken bir toplantı gerçekleştirilecek.</p>

<p><br />
NETANYAHU GÜVENLİK KABİNESİNİ TOPLUYOR</p>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun bu akşam daraltılmış kabine ile güvenlik istişare toplantısı yapacağı bildirildi.<br />
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Başbakan Netanyahu'nun akşam yerel saatle 18.00'de yapacağı güvenlik toplantısında, İran’a muhtemel yeni saldırılar için yürütülen hazırlıkların ele alınmasının beklendiği aktarıldı.<br />
Haberde, toplantıya kimlerin katılacağına ilişkin detaylı bilgi paylaşılmadı.</p>

<p><br />
NETANYAHU, TRUMP'LA GÖRÜŞECEK</p>

<p>İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran konusunda her türlü senaryoya hazırlık yaptıklarını belirterek, bugün ABD Başkanı Donald Trump'la görüşme gerçekleştireceğini açıkladı.<br />
Netanyahu hükümet toplantısında yaptığı konuşmada, "İran konusunda gözlerimiz açık. Bugün birkaç günde bir yaptığım gibi dostum Trump ile görüşeceğim" ifadelerini kullandı.<br />
Trump'la konuşmasında Çin ziyaretine ilişkin izlenimleri dahil pek çok konuya değineceklerini söyleyen Netanyahu, İran'a düzenleyecekleri muhtemel saldırılara atfen, "Birçok olasılık var. Her senaryoya hazırlıklıyız" dedi.</p>

<p>Netanyahu konuşmasında, Hizbullah'ın fiberoptik insansız hava araçlarıyla düzenlediği saldırılara da değinerek "Bugün, fiberoptik İHA'ları etkisiz hale getirme zorluğuyla karşı karşıyayız. Bu özel bir tehdit türü." ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
HAMANEY'İN DANIŞMANINDAN UYARI</p>

<p>İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a yönelik tehdit söylemlerine ilişkin, "İsrail'in ipiyle kuyuya inmenin ağır bir bedeli vardır" dedi.</p>

<p>Velayeti, sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Trump'ın Çin ziyaretinden "eli boş döndüğünü" söyledi.</p>

<p>Velayeti, "Tel Aviv'in kışkırtmasıyla şiddetlenen Trump'ın tehditleri stratejik bir tuzağa girmektir" ifadelerini kullandı.<br />
ABD'de İran konusunda bazı hesap hataları yapıldığını öne süren Velayeti, şunları kaydetti: "Netanyahu'nun Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ziyaretinin açığa çıkmasıyla birlikte Abu Dabi'nin çaresizliği ve öfkesi ile Pentagon'un veri uydurmaları Washington'daki hesap krizini göstermektedir."</p>

<p>İran’a yönelik olası bir saldırı durumunda ABD'nin Batı Asya'daki itibarını tamamen yitireceğini söyleyen Velayeti, "İsrail'in ipiyle bu kuyuya inmenin ağır bir bedeli vardır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
NE OLMUŞTU?<br />
ABD ve İsrail'in "gelecek hafta gibi erken bir tarihte" İran'a yeni saldırılar düzenlemeye yönelik yoğun hazırlık yürüttüğü iddiası basına yansımıştı.</p>

<p>Trump'ın Çin ziyaretinin ardından İran'a saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin karar verebileceğini aktaran İsrail basını, Tel Aviv yönetimi ve ordu komuta kademesinin hafta sonu yüksek alarm durumunda olacağını yazmıştı.</p>

<p></p>

<p><br />
Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/iran-gerilimi-yeniden-tirmaniyor-netanyahudan-her-senaryoya-haziriz-mesaji</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-17t150643625.jpeg" type="image/jpeg" length="95275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DSÖ’den Ebola alarmı: Küresel halk sağlığı acil durumu ilan edildi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dsoden-ebola-alarmi-kuresel-halk-sagligi-acil-durumu-ilan-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dsoden-ebola-alarmi-kuresel-halk-sagligi-acil-durumu-ilan-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde görülen yeni Ebola salgını nedeniyle uluslararası alarm verdi. Virüsün hızla yayılması ve bölgesel risk oluşturması üzerine salgın için “Uluslararası Öneme Sahip Halk Sağlığı Acil Durumu” kararı alındı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DSÖ’nün güncel verilerine göre ülkenin doğusundaki Ituri eyaletinde başlayan salgında şu ana kadar 246 şüpheli vaka ve 80 şüpheli ölüm kayda geçti. Laboratuvar ortamında kesin olarak doğrulanan vaka sayısının ise 8 olduğu açıklandı. Salgının, Ituri eyaletinden başlayarak farklı sağlık bölgelerine ve sınır ötesine yayıldığı bildirildi. Özellikle komşu ülke Uganda’da doğrulanan vakalar, virüsün sınır ötesi yayılma riskini küresel bir endişe haline getirdi.</p>

<p>Aşısı ve kesin tedavisi bulunmuyor</p>

<p>Sağlık otoriteleri, mevcut tablonun henüz küresel bir pandemi seviyesine ulaşmadığını ancak çok daha büyük bir salgına dönüşme potansiyeli taşıdığını vurguladı. DSÖ, salgına neden olan Ebola türünün nadir görülen “Bundibugyo” virüsü olduğunu ve bu suşa karşı henüz onaylanmış bir aşı ya da kesin bir tedavi yönteminin bulunmadığını açıkladı.</p>

<p>Hastalığın erken belirtileri arasında yüksek ateş, kas ağrısı, halsizlik ve boğaz ağrısı yer alırken; ilerleyen aşamalarda kusma, ishal ve ciddi iç-dış kanamalar görülebiliyor. Bölgedeki güvenlik sorunları, yoğun nüfus hareketliliği ve kayıt dışı sağlık hizmetleri ise salgının kontrol altına alınmasını zorlaştıran en büyük engeller olarak gösteriliyor. DSÖ, etkilenen ülkelerde acil durum operasyon merkezlerinin kurulmasını ve temas takibinin hızla güçlendirilmesini önerdi.</p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>DÜNYA, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dsoden-ebola-alarmi-kuresel-halk-sagligi-acil-durumu-ilan-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-17t144531592.jpeg" type="image/jpeg" length="10395"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Emeklilerin bayram ikramiyesi hesaplara yatıyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/emeklilerin-bayram-ikramiyesi-hesaplara-yatiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/emeklilerin-bayram-ikramiyesi-hesaplara-yatiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesi emeklilere verilecek 4 bin liralık bayram ikramiyesi ödemeleri bugün itibarıyla başladı. Ödemeler, tahsis numarasına göre hesaplara aktarılacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Bayram öncesi emeklilere verilecek ikramiye ödemeleri 17 Mayıs itibarıyla hesaplara yatırılmaya başlandı. Emeklilere bayrak ikramiyeleri 22 Mayıs’a kadar yatırılacak.<br />
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, geçtiğimiz günlerde emekliler için bayram ikramiyelerinin 17-22 Mayıs tarihleri arasında ödeneceğini açıklamıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
İkramiyer ne zaman ödenecek?</p>

<p>Buna göre SSK kapsamındaki emeklilerin ödeme günü 17,18,19,20,21,22 Mayıs olan emekliler mevcut ödeme günlerinde ikramiyelerini alabilecek.</p>

<p>Ödeme günü 22,23,24 Mayıs olanların ikramiyeleri 21 Mayıs’ta yatırılacak. Ödeme günü 25 ve 26 Mayıs olanlar ise ikramiyelerini 22 Mayıs’ta alacak.</p>

<p>Bağ-Kur kapsamındaki emekliler ise ödeme günü 21,22 Mayıs olanlar ikramiyelerini ayın 21’inde, 27,28 olanlar ise ayın 22’sinde alacak.</p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EKONOMİ</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/emeklilerin-bayram-ikramiyesi-hesaplara-yatiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-17t142150985.jpeg" type="image/jpeg" length="54912"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri’nden Alpsoy ailesi için adalet çağrısı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/cumartesi-annelerinden-alpsoy-ailesi-icin-adalet-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/cumartesi-annelerinden-alpsoy-ailesi-icin-adalet-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi Anneleri’nin 1103’üncü hafta buluşmasında, 1994 yılında gözaltına alınan Halil ve Kasım Alpsoy’un dosyası yeniden gündeme getirildi. Aileler, gözaltında kaybedilen Alpsoy kuzenlerin akıbetinin açıklanmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için Galatasaray Meydanı’nda 1995 yılından beri oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri bu hafta da meydandaydı.</p>

<p>Kayıp yakınları 1103. haftada, kamuoyuna yine Galatasaray Meydanı’nı çevreleyen barikatların önünden seslendi.<br />
Bu haftaki açıklamada, 32 yıl önce gözaltında kaybedilen Kasım ve Halil Alpsoy’un akıbeti soruldu.<br />
Açıklama öncesi Adalet Bakanlığı’na çağrı yapan kayıp yakınları, Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın ağır insan hakları ihlallerini de kapsaması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>ADALET BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI</p>

<p>Çağrıda şu ifadelere yer verildi:<br />
“Adalet Bakanlığı başta zorla kaybetmeler olmak üzere cezasız bırakılmış ağır insan hakları ihlallerini de kapsamalıdır. Bu birim yalnızca dosya açan bir mekanizma olarak kalmamalı; gerçeğin ortaya çıkarılmasını, faillerin belirlenmesini ve yargı önüne çıkarılmasını sağlayacak etkinlikte çalışmalıdır. Aksi halde cezasızlık, bu topraklarda fiili bir devlet pratiği olarak varlığını sürdürmeye devam edecektir.”<br />
Açıklama metninde, Halil Alpsoy’un 12 Mayıs 1994’te eşi ve bebeğiyle birlikteyken evinin önünden Beyaz Toros ile gözaltına alındığı, işkenceye uğrayan cansız bedeninin 18 gün sonra bulunduğu hatırlatıldı. Kuzeni Kasım Alpsoy’un da gözaltına işkence gördüğü, ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına gittikten sona kendisinden haber alınamadığı anlatıldı.<br />
Kayıp yakını Zeynep Yıldız’ın okuduğu açıklama şu şekilde:<br />
“Bugün, 32 yıldır hakikatin inkâr edildiği Kasım ve Halil Alpsoy için bir kez daha hakikat ve adalet talebimizi yükseltiyoruz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘BEYAZ TOROS İLE GÖZALTINA ALINDI’</p>

<p>Halil Alpsoy, 12 Mayıs 1994 gecesi eşi ve 40 günlük bebeğiyle birlikte İstanbul Kanarya’daki evine dönerken, evinin önünde bekleyen polisler tarafından gözaltına alındı. Eşi karşı çıktığında polisler kimliklerini göstererek, ‘Merak etme, karakola kadar götürüyoruz. Yarım saat sonra gelir,’ dediler. Halil Alpsoy beyaz bir Toros’a bindirilerek götürüldü ve bir daha geri dönmedi.</p>

<p>’18 GÜN SONRA CANSIZ BEDENİ BULUNDU’</p>

<p>18 gün sonra, işkence nedeniyle tanınmayacak hale gelen bedeni Kırıkkale’de ormanlık bir alanda bulundu. Kardeşleri onu yalnızca elindeki çocukluk izinden teşhis edebildi.<br />
Halil Alpsoy’un gözaltına alınmasından bir hafta sonra bu kez polisler, kuzeni Kasım Alpsoy’un Adana’daki evine baskın düzenledi. 30 yaşındaki Kasım Alpsoy, uzun namlulu silah taşıyan maskeli polisler tarafından 18 Mayıs 1994 sabahı gözaltına alınarak Adana İstihbarat Dairesi’ne götürüldü. Aynı günün akşamında serbest bırakıldı; ancak kimliğine el konuldu. Kendisine, ‘Yarın gel, kimliğini al’ denildi.</p>

<p>‘MİT BİNASINA GİRDİ, SONRASINDA HABER ALINAMADI’</p>

<p>Eve döndüğünde işkence görmüş durumdaydı. Ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına gitti. Yakını kapıda bekledi. Ancak Kasım Alpsoy o binadan bir daha çıkamadı.</p>

<p>Bugüne kadar Halil ve Kasım Alpsoy’un gözaltına alındıkları inkâr edildi. Başlarına ne geldiği karanlıkta bırakıldı. Ailelerinin tüm başvurularına rağmen etkili bir başvuru ve giderim yolu sağlanmadı.</p>

<p>AİHM içtihatlarına göre, hakikati ortaya çıkarmayan ve sorumluları açığa çıkarmayan adli süreçler etkili kabul edilemez.<br />
Artık yeter.</p>

<p>Başta Kasım ve Halil Alpsoy dosyası olmak üzere tüm gözaltında kaybetme dosyalarında, etkili soruşturma yürütülmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının yol açtığı ağır ihlallere son verin. Suçun sorumlularını ortaya çıkaracak ve cezalandıracak derinlikte, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar, kovuşturmalar yürütün.<br />
Kaç yıl geçerse geçsin, Kasım ve Halil Alpsoy için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/cumartesi-annelerinden-alpsoy-ailesi-icin-adalet-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-16t150928445.jpeg" type="image/jpeg" length="69957"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Erdoğan: CHP’den AKP’ye yeni katılımlar yaşanabilir]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/erdogan-chpden-akpye-yeni-katilimlar-yasanabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/erdogan-chpden-akpye-yeni-katilimlar-yasanabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kazakistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP’den ayrılarak AKP’ye katılan belediye başkanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Söz konusu isimlerin CHP’de baskı ve huzursuzluk yaşadığını öne süren Erdoğan, “Huzuru AK Parti’de buldular” ifadelerini kullandı. Erdoğan, önümüzdeki dönemde partisinin yeni katılımlar alabileceğini de söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. Bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir" dedi.</p>

<p>Erdoğan, Kazakistan ziyaretinin ardından uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.</p>

<p>CHP'den ayrılarak AKP'ye katılan belediye başkanlarının tehdit, baskı ve hakarete maruz kaldıklarını iddia eden Erdoğan, bu isimlerin "huzuru AKP'de bulduğunu" söyledi. Erdoğan, "Bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p>PKK'nin feshi sürecine değinen Erdoğan, "Terörsüz Türkiye hedefine engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. İttifak olarak bunu dayanışma içinde milletin çizdiği rotada gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu.</p>

<p>Sosyal medyaya ilişkin bir soru üzerine Erdoğan, "Şiddet özendiren ve bağımlılık oluşturan içerikler, sapkın akımlar, sanal zorbalık bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler planlayarak çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz" dedi.</p>

<p>Erdoğan'a sorulan sorular ve AKP'li Cumhurbaşkanı'nın yanıtları şöyle:</p>

<p>Bugüne kadar Türk dünyası konusunda en fazla çalışmalar yapan ve somut sonuçlar elde eden lidersiniz. Önümüzdeki dönemi “Türk Yüzyılı” olarak tanımladınız. Bu kapsamda bundan sonraki süreçte, Türk devletleriyle ilişkilerde gerçekleşmesini istediğiniz en önemli vizyonunuz, hedefiniz nedir?</p>

<p></p>

<p>"Öncelikle biz, Türk dünyası ile ilişkilere her zaman biliyorsunuz önem veren bir iktidar olduk. Türk Devletleri Teşkilatı ile de bunu taçlandırmanın gururunu yaşıyoruz. “Aile meclisimiz” olarak gördüğümüz teşkilatımız bünyesinde her türlü iş birliğini ele alıyor, bütün fırsatları değerlendirmeye çalışıyoruz. Hep birlikte ilerleme ve hep birlikte kalkınmaya inanıyoruz. Tüm platformlarda Türk dünyasının, bölgemizin huzur, istikrar ve güvenliği için daha etkin bir rol alabileceğini söylüyoruz. Ayrıca biz, Türk dünyası çalışmalarına verdiğimiz öneme binaen, partimizde Türk dünyasından sorumlu bir başkanlık kurduk ve Türkiye’de ilk “Türk Dünyası Vizyon Belgesi”ni hazırladık. Herkes biliyor ki; Türk dünyasının ekonomik, kültürel, stratejik açılardan potansiyeli çok yüksektir. Biz, bu potansiyeli harekete geçirmek, diplomasi, enerji, ticaret, ulaştırma, güvenlik, savunma başta olmak üzere, her alanda daha ileri atılımlar yapmak için gayret gösteriyoruz. Ecdadımız, geçmişte nasıl Türk’ün gücünü dünyada barış ve adalet ile perçinlenmişse, bugün de Türk dünyasının güçlü ve egemen ülkeleri olarak bunu yeniden tesis edeceğimize inanıyoruz. Bu yıl, Türk Devletleri Teşkilatı’nın Liderler Zirvesi, ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. Dönem başkanlığımızda teşkilatın içeride ve dışarıda güçlenmesi için büyük gayret içinde olacağız. İnşallah bunda herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum."</p>

<p>Önümüzde “Körfez Krizi” olarak tabir edilen, Amerika’nın İran’a yönelik saldırıları ve Körfez’in ateşe atıldığı bir süreç söz konusu. Gerek Amerika Birleşik Devletleri nezdinde gerek İran nezdinde güçlü bir ülkeyiz. Siz de güçlü bir lidersiniz ve bu ülkelerle iyi ilişkileriniz var. Bu kriz neden çözülemiyor efendim? Ne yapılmadı da bu hale geldi ya da sizin bakış açınızla bu saatten sonra neler yapılmalı ki; biz ve dünya aynı zamanda bu sorunun üstesinden gelsin?</p>

<p>"Şimdi bu krizi doğuran ana etkenlerden biri her fırsatta vurguladığım gibi İsrail’in bitmek bilmeyen kışkırtmalarıdır. Birtakım hayaller ve ütopyalara kapılan İsrail, bu tahriklerle, bölgemizi kendi hevesleri uğruna ateşe atmaktan çekinmediğini defalarca gösterdi. İsrail istiyor ki; bu savaş bölge geneline yayılsın ve bölgemizdeki pus daha da artsın. Öncelikle İsrail’in kışkırtmalarının etkisiz kılınması sonra da gerçek bir barışın inşa edilmesi şart. Türkiye olarak, bu kaosun daha çetrefilli bir tabloya dönüşmeden ortadan kalkması için biz, elimizden gelen gayreti gösteriyoruz ve göstereceğiz. Biz, bölgenin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından çözülebileceğine inanıyoruz. Hep birlikte huzur, istikrar ve barış için gayretlerimizi artırarak, kanlı oyunları bozmalıyız. Eğer bölgede kalıcı bir istikrar isteniyorsa, herkes kısa vadeli hesaplarını bir kenara bırakmalıdır. Ülkeler, uluslararası şirketlerin, bölge dışı aktörlerin değil, kendi ülkesinin ve vatandaşının hakkını savunmalıdır."</p>

<p></p>

<p>ANKARA'DAKİ NATO ZİRVESİ</p>

<p>Türkiye yakın bir zamanda Ankara’da NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak. Bu zirve NATO’nun tartışıldığı bir döneme denk geliyor. Bu zirvede gündemde daha çok savunma harcamalarının karara bağlanması var ama daha önemlisi NATO’nun geleceği belki burada konuşulacak. Bizim Türkiye olarak NATO’nun geleceğine dair perspektifimiz nedir?</p>

<p></p>

<p>"Ankara’da 7-8 Temmuz tarihleri arasında tertipleyeceğimiz NATO Liderler Zirvesi, ittifakın tarihinde kritik bir öneme sahip. Gerek bölgemizdeki gerek dünyadaki son gelişmeler, Ankara zirvesinin önemini biraz daha artırmıştır. Ankara’da İttifak’ın geleceğine ve küresel güvenlik mimarisinin bundan sonraki şekline yönelik önemli kararlar alınmasını bekliyoruz. Bugünkü dünya, NATO’nun kurulduğu günlerdeki o eski dünyanın devamı değil. Yeni bir dünya kuruldu ve bu yeni dünyada da NATO’nun konumu çok daha farklı. Tehditler karmaşıklaştı, riskler çeşitlendi, küresel sistem aşındı, kısaca dünya çok değişti. NATO içerisinde adaletli yük paylaşımı, samimi iş birliği ve ortak güvenlik anlayışı, ittifakın geleceği için çok çok önemli. Türkiye olarak daha kararlı ve tehditlere karşı daha hazırlıklı bir NATO için, üzerimize düşeni yapmaya hazırız."</p>

<p></p>

<p>Türkiye her fırsatta Avrupa Birliği’ne tam üye olma vizyonunu ve talebini ortaya koyuyor. Bununla beraber temel konulardan biri olan gümrük birliği ve vize konusunda henüz bir çözüme ulaşılmış değil. Bu konularda bir yapısal iyileşme, olumlu yönde bir gelişme beklenebilir mi? Diğer taraftan bütün bu süreçlerin sürüncemede kalması, üyelik konusu dahil olmak üzere, Avrupa Birliği içinde bazı ülkelerin Türkiye’yi kendilerine rakip olarak görmesinden mi kaynaklanıyor?</p>

<p></p>

<p>"O da var. Ancak biz Avrupa Birliği’ne tam üyelik vizyonumuzu birilerine rakip olmak veya çelme takmak için ortaya koymadık. Biz, samimi bir şekilde Avrupa Birliği’nin parçası olarak hem ülkemizi hem Birliği kuvvetlendirmek istiyoruz. Fakat Avrupa Birliği maalesef bunun farkında değil. Avrupa Birliği bunun farkında değil diye, biz ideallerimizden vazgeçemeyiz. Şunu çok açık, net söyleyeyim, yıllardır bu vizyonumuzu kararlılıkla savunuyoruz, tutarlı adımlar atıyoruz. Bugüne kadar Türkiye’ye karşı zaman zaman ikircikli, zaman zaman düpedüz ayrımcı birtakım uygulamalara imza atılmış olmasına rağmen, üyelik teklifimize yine sadık bir şekilde bağlıyız. Türkiye, içinde yer aldığı yapılara yük olan değil, yük alan bir ülkedir. Bizim içinde yer aldığımız her platform, yükselen bir değerdir. Şunu da açık söyleyeyim, zaman zaman birlik içinden ülkemize yönelik çok talihsiz ve sığ ifadeler duyuyoruz. Bu tutumun, dünyanın her alanda kabuk değiştirdiği günümüzde, Avrupa Birliği’ne zarar verdiğini muhataplarımıza anlatıyoruz. Türkiye, Avrupa Birliği için büyük bir fırsattır ve Birlik bunu değerlendirmek konusunda tarihi bir karar vermek durumundadır. Avrupa, daha önce de ifade ettiğim gibi, bir yol ayrımına gelmiştir ve bu yol ayrımında durumu çok daha dikkatli değerlendirmelidir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
"F-35 KONUSUNDA TALEPLERİMİZ ORTADA"</p>

<p>Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşü konusunda yeni bir gelişme var mı? Bununla birlikte milli ve yerli savaş uçağımız KAAN’a da ilginin yoğun olduğunu görüyoruz. En son İspanya'nın da KAAN ile ilgilendiğine yönelik haberler çıkmıştı. Üretim ve ihracat konusunda hangi aşamadayız?"</p>

<p></p>

<p>F-35 konusunda taleplerimiz ortada. Arkadaşlarımız Amerikalı muhataplarıyla temaslarını sürdürüyor. Müspet bir netice almayı umuyoruz. KAAN projemiz ise her geçen gün ilerliyor. Süreç tamamlandığında bu alanda artık yeni bir hikaye başlayacak. KAAN bizim için bir ilk adımdır. Daha iyilerini, daha güçlülerini de yaparız, yapacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Sadece KAAN değil, birçok savunma sanayi ürünümüz dünyanın ilgisini çekme başarısını gösteriyor. İstanbul'da düzenlenen SAHA-2026’da savunma sanayi alanındaki gücümüz ve etkinliğimiz ortaya konuldu. 150 binden fazla ziyaretçi orada ülkemizin bu alanda geldiği seviyeyi ve somut sonuçları gördü. 200’den fazla yeni ürün tanıtıldı ve bu arada 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Rakamlar hem ulaştığımız seviyeyi ortaya koyuyor hem de hedeflerimiz konusunda bizleri daha çok gayretlendiriyor."</p>

<p></p>

<p>Terörsüz Türkiye bağlamında bir soru soracağım. Ağustos 2024’te Ahlat'ta iç cepheyi tahkim etme noktasında mesajınızla başlayan ve farklı merhalelerden geçip Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de ezici sonuçla kabul edilen bir raporla, epeyce umut var eden bir aşamaya geldik. Bundan sonraki aşama bağlamında sürecin seyri özellikle çıkarılabilecek şartlı ve süreli bir çerçeve yasanın zamanlaması, örneğin meclis tatile girmeden bu mümkün olabilir mi? Silah bırakma sürecindeki gelgitler, bunların hepsini bir bütün olarak değerlendirdiğinizde önümüzde nasıl bir yol haritası var? Bizi neler bekliyor?</p>

<p></p>

<p>"Terörsüz Türkiye 86 milyonun birlik, beraberlik ve ebedi kardeşliğini perçinleyecek bir hedefin adıdır. Cumhur İttifakı olarak, hedef birliği içinde bu gayeye ulaşmak için sağlam, basiretli ve cesur adımlar atıyoruz. Geride bıraktığımız 18 ayda hem kayda değer mesafe aldık hem de TUSAŞ saldırısı gibi gizli-açık pek çok badire atlattık. Bunlara rağmen yolumuzdan dönmedik. Meclis komisyonumuz, uzlaşı temelinde bir yol haritası ortaya koydu. Yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yol haritasının hayata geçirilmesi gerekiyor. Sorumluluk duygusuyla hareket edilmesi, bu noktada çok çok önemlidir. Silah bırakmanın ivmelenmesi için İstihbarat Teşkilatımız çalışıyor. Şurası bir gerçek ki; ilk günden beri sürecin başarısı için dua edenler, çaba gösterenler olduğu gibi, bundan rahatsız olanlar da var. Süreç bugüne kadar, kendi doğal güçlükleriyle beraber, bunlara rağmen de ilerledi. Biz kararlıyız, “Terörsüz Türkiye”yi istemeyenleri sevindirmeyeceğiz. Kararlıyız, bunlara fırsat vermeyeceğiz. Niyetimiz hayırdır, yolumuz hayırlıdır. Allah'ın izniyle akıbetimiz de hayırlı olacaktır. “Terörsüz Türkiye” hedefine, bütün engelleri vakar içinde aşarak mutlaka ulaşacağız. Cumhur İttifakı olarak bunu dayanışma ve eşgüdüm içinde, maşeri vicdanın rehberliğinde ve milletin çizdiği rotada yürüyerek gerçekleştireceğiz."</p>

<p></p>

<p>"ARAMIZA KATILACAK OLAN ARKADAŞLAR OLABİLİR"</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanım, CHP bugünlerde yolsuzluk davalarının yanı sıra ihanet suçlamaları, koltuk kavgaları ve iç hesaplaşmalarla da gündemde. 17 belediye başkanı doğrudan AK Parti'ye katıldı, bu kaostan kaçarak. Bu belediye başkanları güvenli bir şekilde siyaset yapabilecekleri ortamın, zeminin AK Parti'de olduğunu, geleceğin, istikbalin AK Parti'de olduğunu, düşündüklerini söylüyorlar. Gerekçelerini bu şekilde açıklıyorlar. Siz, CHP içerisinde yaşanan ve tabana da yayılan bu kaosu, krizi nasıl yorumluyorsunuz? Bu bir güven krizi midir? Güvenlik krizi midir? Size göre nedir?</p>

<p></p>

<p>"Biz millete hizmet etmek gayesiyle bir araya gelmiş, siyasetin kalitesini artırmaya odaklanmış bir hareketiz. Bizim yüksek değerlerimiz ve millete hizmet aşkımızı paylaşanlarla, tarihi yürüyüşümüze devam ediyoruz. Bundan asla vazgeçmeyecek ve kimseye fırsat vermeyeceğiz. CHP yöneticilerince tehdit edilen, baskı gören, hakarete maruz kalan bazı arkadaşlar, huzuru AK Parti'de bulmuş ve aramıza katılmışlardır. CHP yönetiminin partiyi ne hale getirdiğini özellikle en iyi o parti içinde bir dönem yer alanlar bilir. CHP'yi, yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti savurma merkezi haline getirenlerin, içerideki çürümeyi derinleştirmesi, siyasetin itibarı açısından da çok çok üzücü. Bizi, CHP içindeki koltuk savaşları, birbirlerini suçlama yarışı ve iftira olimpiyatları ilgilendirmiyor. Biz yolumuza bakıyoruz. Milletimize hak ettiği hizmetleri vermeye gayret gösteriyoruz. AK Parti'ye katılan belediye başkanlarımızın ilk açıklamaları “Biz hizmet etmek istiyoruz. Bu CHP'de mümkün değil. CHP'nin iç kavgaları içinde belediyecilik yapamaz hale geldik” yönünde oldu. Yani bundan sonra da yine aynı şekilde aramıza katılacak olan arkadaşlar olabilir."</p>

<p><br />
Önümüz yaz ayları, gurbetçi vatandaşlarımızın Türkiye'ye tatil için gelecekleri zamanlar yaklaşıyor. Muhalefet, gurbetçilerle ilgili çirkin bir dil kullanıyor. Bazen sokakta onların morallerini bozacak, Türkiye'ye geldiklerine pişman edecek pozisyona sokuyor onları. Bu konu hakkındaki değerlendirmelerinizi rica ediyorum.</p>

<p>"Bunu edep dışı bir şekilde yapıyorlar. Muhalefetin, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızı hedef alan küçümseyici ifadeleri asla kabul edilemez. Kim küfür ve hakarette daha iyiyse, mevcut CHP yönetiminin lütfuna mazhar oluyor, ön plana çıkıyor. Dün arkasından ağladıklarına bugün utanmadan küfredebiliyorlar. Dün öve öve bitiremediklerini, bugün tükürük yağmuruna tutabiliyorlar. Yıllarca beraber oldukları yol arkadaşlarına bunu meşru gören bir zihniyetin, vatandaşa neler yapacağını varın, siz hayal edin. Görünen o ki; ana muhalefete karşı ne yaparsanız yapın bu testi su tutmuyor. Berbat. Ama biz, tüm bunlara rağmen partimiz, bütün teşkilatıyla beraber bunların bu yanlışları karşısında çok daha dik durmak suretiyle yola devam ediyoruz, devam edeceğiz."</p>

<p></p>

<p>Sanal medya bugünlerde en önemli gündem maddelerinin başında geliyor belki de. Adeta dipsiz bir okyanus gibi buradaki tehlikeler. Çocuklarımız sanal oyunlardan dijital platformlara algoritmaların yönlendirdiği içeriklerde kötü niyetli kişilerin etkisi altına girme tehlikesiyle, riskiyle karşı karşıya. 15 yaş altına yönelik yasal bir düzenleme yapıldı. Peki çocuklarımızı dijital dünyanın görünmeyen tehlikelerinden korumak için başka hangi tedbirler planlanıyor?</p>

<p></p>

<p>"Dijital dünya bugün hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Biz de bu gerçeği biliyor ve ona göre hareket ediyoruz. Teknolojiyi reddeden değil, teknolojiyi insanlığın hayrına kullanan bir anlayışla düzenlemeler yapıyoruz. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Çünkü dijital dünyanın kaotik atmosferi, çocuklarımızı tuzağa düşürmeye çalışan yapılar ve maalesef kişilerle dolu. Sanal dünyanın görünen ve görünmeyen tehditlerinin ne kadar yıkıcı hale geldiğini hep beraber biliyoruz. Siber birimlerimiz sanal devriyeleriyle dijital suçlarla mücadeleye devam ediyor. Şiddeti özendiren ve bağımlılık oluşturan içeriklerden, sapkın akımlara, sanal zorbalığa kadar bunların hepsine yönelik tedbirlerimizi alıyoruz. Yaş doğrulama sistemiyle internet artık 15 yaş altı çocuklarımız için daha güvenli hale gelecek. Bunun kararlarını verdik, veriyoruz. Ailelerin, sosyal ağ sağlayıcıların ve devletin iş birliği sayesinde bu koruma sağlanacak. Dijital okuryazarlığı güçlendirecek faaliyetlerle hem eğitimcilerimiz hem de ailelerimiz, sanal alem konusunda daha bilinçli olacak. Biz çocuklarımızı algoritmaların insafına terk etmiyoruz. Ek tedbirler de planlayarak en kısa zamanda hayata geçirilecek. Çocuklarımızı korumak için seferberlik ruhuyla hareket etmeye mecburuz."</p>

<p><br />
"NÜFUS MESELESİ TÜRKİYE İÇİN HAYATİ BİR KONU"</p>

<p>Mayıs'ın son haftası malum aile haftası. Aile destek paketleri gençlerin evlenmesi için teşvik ve krediler ortada. Yeni müjdeler gelir mi efendim?</p>

<p>Aile Haftası vesilesiyle bir kez daha “biz bu kaleyi yıktırmayacağız” diyoruz. Nüfus meselesi Türkiye için hayati bir konu. Nüfusumuzun özellikle kendini yenileme oranındaki düşüş alarm veriyor. Bunu artırmak, geleceğimiz için çok çok önemli. Dijital teknolojilerin olumsuz sonuçlarından biri de malum bireyselleşme ve yalnızlaşmanın yaygın hale gelmesi. Bu durum, toplumda ailenin ve aile değerlerinin hak ettiği ilgiyi görmemesi riskini beraberinde getiriyor. Bunlarla mücadele etmek, nüfusumuzu korumak için çeşitli önlemler almak, devlet olarak bizim asli vazifemiz. Bütün bunlarla beraber, yıllardır bu tehlikeye dikkat çeken bir siyasetçi olarak, haksız eleştirilere maruz kaldık. 3 çocuk ikazımızın ne kadar haklı olduğunu ortaya koyduk. Mevcut tabloda haklılığımız ortaya çıktı. Aile ve Gençlik Fonu bu amaçla kuruldu ve bugüne kadar 205 binin üzerinde gencimiz bundan yararlanmaya hak kazandı. 140 binin üzerinde gencimize toplam 11,6 milyar lira ödeme yaptık. Aile danışmanlığı, aile indirim anlaşmaları çocuk sayısına göre desteklerle gençlerin bundan sonra da yanındayız. Bizim derdimiz bu ülkede evlenmedik genç, inşallah tütmedik ocak bırakmamaktır.<br />
Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu her fırsatta vurguluyorsunuz. Bu dönem değil belki ama önümüzdeki dönemde bu anlamda yeni adımlara şahitlik edebilecek miyiz?"Yeni anayasa konusunu her zaman gündemde tutacak ve milletimize verdiğimiz bu sözü mutlaka yerine getireceğiz. Biz, bu konuda hazırlıklarımızı tamamladık ve milletimizin ihtiyaç duyduğu, talep ettiği hususları belirledik. Sivil siyasetten bahsediyorsak, çağın gerekliliklerine uygun mevzuat düzenlemelerinden bahsediyorsak, bunu gerçekleştirmek için atılacak bütün adımları, yeni anayasa ihtiyacıyla birlikte karşılamayı hedef olarak görürüz. Millet, inşallah darbe lekesi taşıyan bir anayasadan kurtulup, yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasaya kavuşmak istiyor. Siyaset, milletin taleplerine kulak tıkayamaz. Bu hasreti sonlandırmak siyaset kurumunun elindedir ve yapması gereken en önemli konudur. Yeni anayasa artık bir lüks değil, ihtiyaç, hatta zorunluluktur. Bu konuyu siyaset üstü görüyor ve açık yüreklilikle siyasi partilere çağrı yapıyoruz. Diyoruz ki; gelin her türlü siyasi önyargıyı bir kenara bırakalım. Toplumun her kesiminin “işte benim anayasam” diyebileceği metni birlikte inşa edelim."</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/erdogan-chpden-akpye-yeni-katilimlar-yasanabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/347638.webp" type="image/jpeg" length="87012"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İHD ve TİHV’den “Kayıplar Haftası” programı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ihd-ve-tihvden-kayiplar-haftasi-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ihd-ve-tihvden-kayiplar-haftasi-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İHD ile TİHV, Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında Türkiye’nin birçok kentinde etkinlikler düzenleyecek. Açıklama, panel ve anmalarla gözaltında kaybedilenlerin akıbeti bir kez daha gündeme taşınacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV), 17-31 Mayıs 2026 Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında birtakım etkinlikler düzenleyecek.</p>

<p>Bu kapsamda açıklanan programda, 17 Mayıs Pazar günü İstanbul Şişli’de bulunan Harbiye Askeri Müzesi önünde gözaltında kaybettirilen Ali Kayahan için “Ali Kayahan’ı unutmadık” şiarıyla basın açıklaması düzenlenecek.<br />
18 Mayıs Pazartesi günü saat 21.00’da ise Kadıköy Sineması’nda “Hiçbir Yerde” filminin gösterimi yapılacak. Ardından film ekibi ile söyleşi gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yine 19 Mayıs’ta Beyoğlu’nda bulunan Atlas Sineması’nda “Küf” filmin gösterimi düzenlenecek ve film ekibiyle söyleşi yapılacak. 23 Mayıs ve 30 Mayıs Cumartesi günlerinde de saat 12.00’da her hafta düzenlenen Cumartesi Anneleri’nin eylemi gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Kaynak: MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ihd-ve-tihvden-kayiplar-haftasi-programi</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-16t091003909.jpeg" type="image/jpeg" length="86748"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TBMM’de stajyer öğrencilere yönelik istismar davasında ceza talebi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tbmmde-stajyer-ogrencilere-yonelik-istismar-davasinda-ceza-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tbmmde-stajyer-ogrencilere-yonelik-istismar-davasinda-ceza-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM’de staj yapan öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarıyla açılan davada savcılık mütalaasını açıkladı. Beş sanık için 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenirken, mahkeme duruşmayı 5 Haziran tarihine erteledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>TBMM'deki stajyer öğrencilere yönelik, “Cinsel istismar” davasının üçüncü duruşması Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuklu sanıklar İbrahim Beşlioğlu, Halil İlker Güner, Recep Seven ve Durmuş Uğurlu, mahkemeye SEGBİS üzerinden bağlandı. Tutuksuz sanık Ramazan Çetin ise duruşma salonunda hazır bulundu.</p>

<p>SEGBİS üzerinden duruşmaya katılan tutuklu sanık İbrahim Beşlioğlu ise savunmasında mesajı cinsel amaçlı atmadığını ileri sürerek “Ben mesaj atarken stajyer değildi. Mesajı muhabbet amaçlı attım. Yanıma yaklaşma gibi bir durum söz konusu değil. Tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı. SEGBİS ile savunmasını yapan Halil İlker de stajyer öğrenciye dokunmadığını ve herhangi bir teması olmadığını belirterek, altı aydır cezaevinde olduğunun altını çizdi, “İşimden oldum, çocuklarım perişan oldu” dedi. İlker, tutukluluk süresinin göz önünde bulundurularak tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><br />
BİLİRKİŞİ RAPORU DETAYI</p>

<p>Mağdur kız çocuğunun annesi E.D’nin avukatı ise savunmasında, şunları kaydetti: “Bir kısım sanıklar suçlarını kabul etmişlerdir. Sanık Durmuş’un ifadeleri ise cezadan kurtulmak içindir. İşten kurtulmak amacıyla stajyere yakınlaştığını söylemiştir. Oysa bilirkişi raporlarında sanığın yaklaştığı kaydedilmiştir. Öte yandan bir tanık da stajyeri, kendi listesine aldırdığını ifade etmiştir. Sanıkların cezalandırılmasını talep ediyoruz.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MİLLİ MANEVİ DUYGULAR</p>

<p>Tutuklu sanık Durmuş Uğurlu da hakkındaki suçlamaları reddederek, “İsnat edilen suçu kabul etmiyorum. Bir kız babası olarak, milli ve manevi duyguları olan biri olarak kesinlikle kabul etmiyorum” iddiasında bulundu. Uğurlu’nun avukatı da vekili hakkında suç işlediğine yönelik şüphe dahi oluşmadığını belirterek, “Bu yüzden müvekkilimiz suç şüphesi altında dahi değildir. Tahliyesini talep ederiz. Ölçülülük ilkesinden de son derece uzaklaşılmıştır. Herhangi bir adli kontrol tedbirinin de uygulanmasını kabul ederiz” diye konuştu.</p>

<p>Tutuklu sanık Recep Seven de üzerime atılı suçlamayı kabul etmeyerek tahliyesini istedi.</p>

<p>SAVCI MÜTALAASI</p>

<p>Beyanların ardından savcılık esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Cumhuriyet Savcısı, sanıklar için “Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "Çocuğa karşı cinsel taciz" suçlarından ceza istedi. Savcı, esas hakkındaki mütalaasında sanıkların, TBMM mutfağında stajyer olarak bulunan 15-18 yaş aralığındaki mağdurlara yönelik eylemlerini, “Kamu görevi ve hizmet ilişkisinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle zincirleme şekilde çocuğa karşı nitelikli cinsel istismar” olarak nitelendirerek cezalarda artırım talep etti. Sanıklar hakkında en az 4 buçuk yıldan 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenildi.<br />
Esas hakkındaki mütalaanın ardından alınan ara kararda, sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmedilerek, mütalaaya karşı taraflara süre verildi. Duruşma, 5 Haziran’a ertelendi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tbmmde-stajyer-ogrencilere-yonelik-istismar-davasinda-ceza-talebi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/tbmm-mesaisine-11-haziranda-basliyor-1.webp" type="image/jpeg" length="33090"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tülay Hatimoğulları: “Kürtçe her alanda özgürce yaşamalı” mesajı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullari-kurtce-her-alanda-ozgurce-yasamali-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullari-kurtce-her-alanda-ozgurce-yasamali-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tülay Hatimoğulları, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı dolayısıyla yaptığı Türkçe ve Kürtçe paylaşımda, Kürtçenin yaşamın tüm alanlarında özgürce kullanılabilmesi gerektiğini vurguladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı, anadilde eğitim hakkının da anayasal güvence altına alınması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, 15 Mayıs Kürt Dili Bayramı'na ilişkin paylaşımında, "Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı; anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır" ifadesini kullandı.</p>

<p><br />
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, sosyal medya hesabı üzerinden 15 Mayıs Kürt Dili Bayramı'nı nedeniyle paylaşım yaptı.<br />
Paylaşımını Kürtçe ve Türkçe yapan Hatimoğulları, şunları kaydetti:</p>

<p><br />
"Kürtçe Bayramı, yalnızca bir bayram değil; bir dilin yüz yılı aşan var olma mücadelesidir. Anadil kimliktir, hafızadır, yaşamın kendisidir. Kürtçe ve bu toprakların tüm kadim dilleri, geçmişin mirası olduğu kadar özgür bir geleceğin de taşıyıcısıdır. Kürtçe yaşamın her alanında özgürce var olmalı; anadilde eğitim hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tulay-hatimogullari-kurtce-her-alanda-ozgurce-yasamali-mesaji</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-15t115112612.jpeg" type="image/jpeg" length="35041"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meteoroloji’den sağanak ve fırtına uyarısı: 11 il risk altında]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/meteorolojiden-saganak-ve-firtina-uyarisi-11-il-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/meteorolojiden-saganak-ve-firtina-uyarisi-11-il-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Karadeniz ve Doğu Anadolu’daki bazı iller için kuvvetli sağanak, fırtına ve hortum uyarısında bulundu. Öğle saatlerinden itibaren beklenen yağışlara karşı ani sel ve su baskını riskine dikkat çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun bazı bölgeleri için kuvvetli sağanak ve fırtına uyarısında bulundu.<br />
Yapılan açıklamalara göre Doğu Karadeniz kıyıları, Orta Karadeniz’in iç kesimleri ile Tunceli ve Bingöl çevrelerinde gök gürültülü sağanak yağış etkili olacak.</p>

<p>Yetkililer; ani sel, su baskını, yıldırım, dolu, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı yurttaşların dikkatli olmasını istedi.</p>

<p>Doğu Karadeniz kıyılarında kuvvetli sağanak bekleniyor<br />
Meteoroloji’nin değerlendirmelerine göre, 15 Mayıs Cuma günü öğle saatlerinden itibaren Trabzon, Rize, Giresun ve Artvin çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış görülecek.</p>

<p>Saat 10.00 ile 18.00 arasında etkili olması beklenen yağışlarla birlikte ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına riskine dikkat çekildi. Özellikle eğimli araziler ve dere yataklarına yakın bölgelerde yaşayanların tedbirli olması istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Orta Karadeniz’in iç kesimleri için gece ve sabah uyarısı<br />
Meteoroloji, Orta Karadeniz’in iç kesimlerinde de kuvvetli yağış beklendiğini duyurdu. Açıklamaya göre sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların; Çorum, Amasya ve Tokat ile Samsun ve Ordu’nun iç kesimlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.<br />
Gece yarısından sabah saat 09.00’a kadar süreceği belirtilen yağışlar nedeniyle ulaşımda aksamalar, yıldırım, sel, su baskını, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgar riskine karşı uyarı yapıldı. Meteoroloji ayrıca bazı bölgelerde hortum riskinin de bulunduğunu belirtti.</p>

<p><br />
Dersim ve Bingöl’de sel ve hortum riski</p>

<p>Dersim ve Bingöl çevrelerinde ise kuvvetli yağışların 14 Mayıs Perşembe günü öğle saatlerinden itibaren başlaması ve 15 Mayıs sabahına kadar etkisini sürdürmesi bekleniyor.</p>

<p>Meteoroloji, bölgede etkili olacak yağışlarla birlikte ulaşımda aksamalar, yıldırım, yerel dolu yağışı, kuvvetli rüzgar ve kısa süreli fırtına görülebileceğini bildirdi. Açıklamada ayrıca düşük rakımlı alanlarda kar erimesine bağlı su baskınlarının yaşanabileceği uyarısı yapıldı.</p>

<p><br />
Doğu Karadeniz’de deniz ulaşımına fırtına uyarısı</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Doğu Karadeniz’in doğusunda denizlerde de fırtına beklendiğini açıkladı. Özellikle Giresun ile Rize arasındaki deniz hattında rüzgarın 15 Mayıs Cuma günü sabah saatlerinden itibaren batı ve kuzeybatı yönlerinden 6 ila 8 kuvvetinde eseceği tahmin ediliyor.</p>

<p>Saatte 50 ila 75 kilometre hıza ulaşması beklenen fırtınanın öğle saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi öngörülüyor. Yetkililer, özellikle balıkçılar ve deniz ulaşımında çalışanların dikkatli olması gerektiğini belirtti.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/meteorolojiden-saganak-ve-firtina-uyarisi-11-il-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-15t104125075.jpeg" type="image/jpeg" length="78743"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sırrı Sakık’tan Saral ve Destici’ye tepki: “Yanıt Erdoğan’ın geçmiş konuşmalarında”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/sirri-sakiktan-saral-ve-desticiye-tepki-yanit-erdoganin-gecmis-konusmalarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/sirri-sakiktan-saral-ve-desticiye-tepki-yanit-erdoganin-gecmis-konusmalarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Partili Sırrı Sakık, Ahmet Türk’ün “Kürdistan” ifadesi üzerinden yürüyen tartışmalarda Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve BBP lideri Mustafa Destici’ye tepki göstererek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmiş açıklamalarını hatırlattı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Milletvekili Sırrı Sakık, 'Kürdistan' sözünü kullanan Ahmet Türk'ü hedef alan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral ve BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'ye tepki gösterdi.<br />
Türk'ün, Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesini tebrik ederken kullandığı 'Kürdistan' ifadesine tepki gösteren Saral, "Bu topraklarda “Kürdistan” diye bir devlet de yoktur, olamayacaktır... Konuşurken sınırını, yerini ve haddini bileceksin!" ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Aynı sözlere tepki gösteren BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ise "Ne Kürdistan’ı lan! Burası Türkiye Cumhuriyeti. Beğenmiyorsan defolup gidersin" sözleriyle Ahmet Türk'ü hedef almıştı.</p>

<p>Destici'nin tepkisiyle ilgili İlke TV'ye konuşan Türk, "Mustafa Destici'yi ciddiye almıyorum. Cevap verilecek biri değil" ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
"HALKTA BÜYÜK BİR KARŞILIĞI YOK"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tartışmaya DEM Parti Milletvekili Sırrı Sakık da dahil oldu. Nûmedya24’e konuşan Sakık, “Bunların halkta büyük bir karşılığı yoktur. Bunlar geçmişten bugüne çözüm karşıtı olmuş, Kürt halkına yönelik bütün zalimane politikaların yanında durmuş kişilerdir. Ahmet Türk’ün sözlerine karşı verilen tepki bu insanların cehaletini ve olaydan bihaber olduğunu da gösteriyor” sözleriyle Destici'ye yanıt verdi.</p>

<p><br />
"ERDOĞAN’I DİNLESİN VE CEVABINI ONDAN ALSIN"</p>

<p>Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral’a da tepki gösteren Sakık, şu ifadeleri kullandı:<br />
“Cumhurbaşkanı danışmanı Kürdistan’ın nerede olduğunu öğrenmek istiyorsa dönemin Başbakanı olan ve bugünün Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın o konuşmasını dinlesin ve cevabını ondan alsın. Cumhurbaşkanı danışmanı açıklama yapmadan önce gidip Erdoğan’la konuşsun, Kürdistan’ın nerede olduğunu ve hangi bölge ile şehirleri kapsadığını ondan öğrensin. Bunlar eğitimden yoksun cahil insanlar."</p>

<p><br />
Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM, SİYASET</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/sirri-sakiktan-saral-ve-desticiye-tepki-yanit-erdoganin-gecmis-konusmalarinda</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/05/images-2026-05-14t130957780.jpeg" type="image/jpeg" length="40279"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Gölü'nde gün batımı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jun 2021 18:41:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/image00002.jpeg" type="image/jpeg" length="83720"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'dan kar manzaraları]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Jan 2021 18:54:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/WhatsApp_Image_2021-01-19_at_16.22.33.jpeg" type="image/jpeg" length="61262"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihe geçen fotoğraflar ve hikayeleri]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Dec 2020 15:45:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/4.jpg" type="image/jpeg" length="16802"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surları kadar eski bir sanat: Kaval]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Deniz İke / Diyarbakır&nbsp;</p>

<p>Bugüne kadar çoban enstrümanı olarak bilinen kaval, en az Diyarbakır surları ve on gözlü köprü kadar eski bir sanat ve kültür.</p>

<p>Şimdiye kadar bir çoban enstrümanı olarak bilinen kaval, çoğu yerde de küçük görüldü. Kaval ayrıca batıda flütle karıştırılmış bir enstrüman olarak ele alındı. Günümüze kadar kendine yaşam şansı bulan kaval orkestralarda da dinlenen bir müzik aleti oldu. Ayrıca çağdaş bir enstrüman olarak müzik dünyasında kendine yer buldu. Keçi Burcundan, Kırklar Dağı’nda, Dicle Nehri ve On Gözlü Köprü'nün yanı başında Diyarbakır surları kadar eski olan kavalın sesi Rêber Söyler isimli Kürt gencinin yüreğinin derinliklerinden gelen nefesle yankılanıyor.</p>

<p>HEM KAVALCI HEM DE IRGAT<br />
&nbsp;<br />
Birçok duyguya ses olan bu binlerce yıllık kültür, Dicle Nehri ve kuş seslerinin eşliğinde yankılanıyor. Bu bölgede her mevsim ova, vadi ve Dicle Nehri’nin etrafını büyülü bir renk cümbüşüne dönüştürürken, insanların ilgisini üstüne çekiyor. Bu cennet yerde oturan kavalcı genç, Karacadağ’a bağlı Küfercin köyünden. Küfercin'in daha önce Ermenilerin yaşadığı bir köy olduğu söyleniyor. Rêber Söyler isimli bu genç, hemen hemen her gün buraya gelip kavalını çalıyor. 31 yaşında olan Söyler, 10 yıldan beri kaval çaldığını belirterek, bunun bir çocukluk hayalini olduğunu da söylüyor. Kaval için kimseden eğitim almadığını ifade eden Söyler, dedesi ve babasının da kaval çaldığını anlattı. Rêber Söyler, aynı zamanda köyde de ırgatlıkla hayatını sürdürüyor.</p>

<p>'SAHİP ÇIKALIM'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocukluk hayali olan kaval çalmaya 10 sene önce başlayan Rêber Söyler, Hevsel Bahçeleri'nin eşsiz manzarası ve kuş cıvıltıları eşliğinde sanatını sergiliyor. Kavalı ile insanların yüreğine dokunan Söyler, bin yıllık bir kültürü yaşatmaya çalışıyor. Kaval kültürünün unutulmaması için kanının son damlasına kadar kaval çalmaya devam edeceğini belirten Söyler, gençlere de kaval sanatına sahip çıkma çağrısında bulundu.</p>

<p>‘DUYGULARIMI KAVAL İLE DİLE GETİRİYORUM’</p>

<p>Kaval aşkının aileden geldiğini kaydeden Söyler, Amed'de Xalê Celal ve kardeşi Mihemed gibi çok iyi kavalcıların olduğunu ve kendisine onları örnek aldığını söyledi. Kavalın Kürdistan topraklarında ortaya çıkan çok eski bir kültür olduğunu vurgulayan Söyler, bütün duygularını kaval ile dile getirdiği ifade etti.&nbsp;</p>

<p>DENGBÊJLİK VE KAVALIN KÜRT KÜLTÜRÜNÜN OLMAZSA OLMAZI</p>

<p>Kavalın geçmişte savaş, aşk, ağıt ve masallarda çalındığına değinen Söyler, kavalın dengbêjlik ile çok güçlü bir ilişkisi olduğuna dikkat çekti. Dengbêjî de söylediğini belirten Rêber Söyler, kaval ve dengbejliğin birbirini tamamladığını ifade etti. Dengbêjlik ve kavalın Kürt kültürünün olmazsa olmazı olduğunun altını çizen Söyler, Kürtlere ve gençlere bu sanata sahip çıkma çağrısında bulundu.</p>

<p>BÛ KÜLTÜRÜ YAŞATALIM&nbsp;</p>

<p>Rêber Söyler ile sohbetimizi Hevsel Bahçeleri'nin eşsiz doğası ve kuşların cıvıltıları arasında yapıyoruz. Söyler, kavalı çok sevdiğini ve bu kültürün hiçbir zaman yok olmaması gerektiğini belirterek, yaşamının sonuna kadar bu kültürü yaşatacağını da sözlerine ekliyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2020 15:26:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/kaval.jpg" type="image/jpeg" length="11790"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir zamanların gözde mesleği; Bakırcılık]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2020 12:34:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/bakYr_11.jpg" type="image/jpeg" length="89339"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak ve Gabar dağı kırmızı renklere kuşandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şırnak'ta güneşin muhteşem batışı ve Gabar dağına yansıması Deniz İke'nin kadrajına bu şekilde yansıdı</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2020 21:13:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/YYrnak_1.jpg" type="image/jpeg" length="71686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak ve Gabar dağı kırmızı renklere kuşandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2020 20:36:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/YYrnak_5.jpg" type="image/jpeg" length="62264"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadın Dengbejliğin en genç adaylarından biri: Mizgin]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Deniz İke / Diyarbakır&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Kadın dengbejliği Kürt toplumunda özel ve önemli bir yere sahip. Kürt kadınlarının sesi dengbejlik kültürünü daha da güzelleştiriyor. Mizgin Turan isimli genç kadın da dengbejlik kültürünün adaylarından biri.<br />
&nbsp;<br />
Dengbejler her zaman Kürt tarihi, kültür ve edebiyatını sözlü olarak günümüze taşımış insanlar. Dengbejlik sadece bir erkek mesleği değil elbet, kadınlar sesleriyle bu kadim sanatın kalıcılaşmasında büyük ve önemli role sahip. Dengbejliğe aday olan Sanatçı Mizgin Turan da genç yaşında bu kültürü yaşamak ve ilerletmek amacında. Mizgin şarkılarıyla insanların Kürt kültürü ve sanatına olan hasretini giderirken, onları tarihin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2020 19:48:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/denbej.jpg" type="image/jpeg" length="49738"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözlerimizin önünde batan tarih...]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Feb 2020 15:15:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/WhatsApp_Image_2020-02-21_at_14.44.41_2.jpeg" type="image/jpeg" length="55330"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Avcı neler söyledi!]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Mustafa Avcı'nın Bekir Kaya dönemine yönelik eleştirileri</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jul 2019 17:22:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/IMG_1419.JPG" type="image/jpeg" length="87266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakırlı görme engelli Süleyman'ın azim dolu hikayesi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakırlı görme engelli Süleyman Acar'ın azim dolu hikayesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Jun 2019 13:05:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/SULUMAN.jpg" type="image/jpeg" length="55686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bekir Güneş'in kadrajından İstanbul'da İmamoğlu zaferi böyle kutlandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Jun 2019 12:27:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/IMG_1650.jpg" type="image/jpeg" length="95866"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da sınav için türbeye akın]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakırlılar çocukları için türbeye akın etti ve dua etti</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jun 2019 22:08:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/IMG_1474.JPG" type="image/jpeg" length="50788"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor'dan dünya futbol tarihine geçecek harika gol]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek</strong>- Amedspor ilk maçta deplasmanda saldırıya uğradığı Sariyerspor’u sahasında ağırladı. Sarıyerliler saldırıya uğramadı Diyarbakır’da ama Amedsporlu Burak Taşdemir'in 90+2'de Sarıyer'e attığı muhteşem gol ile tarihe geçti. İşte o müthiş gol</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Feb 2019 00:24:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/amedspor.jpg" type="image/jpeg" length="57267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Türk Emek'e konuştu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek-</strong>&nbsp;Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Ahmet Türk Gazete Emek'e konuştu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Jan 2019 13:00:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/ahmet_turk.jpg" type="image/jpeg" length="52769"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye: DSG güçleri Minbiç'ten çekildi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazete Emek- Suriye rejimi YPG'lilerin de içinde olduğu DSG güçlerinin Minbiç'ten çekildiğini açıkladı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Jan 2019 20:58:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/dsg.jpg" type="image/jpeg" length="92538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Ajansı ve AKP medyası 24 Haziran seçim sonuçlarını önceden verdi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek</strong>- İktidara yakın 24 TV, konukların yer aldığı bir tartışma programının yayınlandığı esnada teknik bir hatayla ekrana AA’nın 24 Haziran seçim sonuçlarının bulunduğu grafiklerini yansıttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Jun 2018 13:47:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/secim_sonuclarY_1.jpg" type="image/jpeg" length="23704"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet ve Vicdan, Van Mitingi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Sep 2017 23:10:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/10.jpg" type="image/jpeg" length="19235"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Serhat'tan Botan'a Muhteşem Kareler]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jun 2017 22:36:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/12363261_928137687240497_1454132660927267013_o_1.jpg" type="image/jpeg" length="72029"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rakka Operasyonu İlk Fotoğraflar]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jun 2017 15:20:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/rakka.jpg" type="image/jpeg" length="22255"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
