<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Emek</title>
    <link>https://www.gazeteemek.net</link>
    <description>Gazete Emek, son dakika Diyarbakır ve Van haberleri başta olmak üzere güncel haberleri yapar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeteemek.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 30 Sep 2026 22:53:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meclis’te süreç hazırlığı: Komisyonların ekim ortasında çalışması bekleniyor]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/mecliste-surec-hazirligi-komisyonlarin-ekim-ortasinda-calismasi-bekleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/mecliste-surec-hazirligi-komisyonlarin-ekim-ortasinda-calismasi-bekleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt meselesinin çözümüne yönelik süreçte gözler MGK kararına çevrilirken, Meclis’te de hazırlıklar hızlandı. Takip ve Değerlendirme Kurulu ile bağlı alt komisyonların ekim ayının ikinci haftasında çalışmaya başlaması bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Süreç, Takip ve Değerlendirme Kurulu’na bağlı alt komisyonların çalışma biçiminin belirlenmesi gündemi ile devam ediyor.</p>

<p>Süreçte MGK kararı beklenirken, kararın ardından Çerçeve Yasa kanunu işlemeye başlayacak.</p>

<p>Bugün toplanan MGK’nin karar verip vermeyeceği belirsizliğini korurken Meclis kulislerinde ise süreç mesaisi devam ediyor.</p>

<p>MA’dan Ömer Güngör’in haberine göre Meclis’in açılmasına bir gün kala Meclis kulislerinde sürecin hız kazanacağı ve bugün yapılacak olan MGK toplantısının ardından Takip ve Değerlendirme Kurulu ve kurula bağlı alt komisyonların çalışmaya başlacağı konuşuluyor.</p>

<p>Söz konusu toplantıda alt komisyonların da konuşulacağı ve bu komisyonların niteliklerinin de ele alınacağı konuşulan konular arasında yer alıyor.</p>

<p>Kurulun yaptığı ikinci toplantının ardından toplanan MGK’de bir kararın çıkma ihtimalinin olabileceği belirtilen kulislerde, partiler kararın ertelenmesinin sürece zarar vereceğini ifade ediyor.</p>

<p>Kulislerde kısa süre sonra Meclis’in yer alacağı alt komisyonun da ilan edileceği belirtilirken diğer alt komisyonların çalışması ile beraber Meclis’in önemli görevler alması bekleniyor.</p>

<p>Komisyonlar</p>

<p>Bir diğer önemli başlık ise Abdullah Öcalan’ın yer alacağı komisyon çalışmalarının ne şekilde yapılacağı tartışmaları oluyor.</p>

<p>Partiler, komisyonların niteliğinin süreç açısından önemli olduğuna dikkat çekerken stratejik kararların alınacağı kurulun çalışma biçiminin sürecin ihtiyacına göre belirlenmesi gerektiğine işaret etti.</p>

<p>Söz konusu komisyonların statüsü ve niteliğinin belirsizliğini de eleştiren partiler, komisyonların sürecin ihtiyacına yönelik bir işleyiş çerçevesinde koordineli bir biçimde çalışması gerektiğini belirtti.</p>

<p>En geç ekim ayının ikinci haftası</p>

<p>Kulislerde öne çıkan bir diğer önemli gelişme ise komisyonların çalışma takvimi oldu. Edinilen bilgilere göre Takip ve Değerlendirme Kurulu ve kurula bağlı alt komisyonlar en geç ekim ayının ikinci haftasına kadar çalışmaya başlayacak. Takvimin netleştirilmesine dönük eleştirilerin de yapıldığı kulislerde, Meclis komisyonunun ilan edilmesi ile beraber yeni gelişmelerin yaşanacağına ve çerçeve yasa kanununun uygulanması öncesi hazırlıkların tamamlanacağına dikkat çekiliyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/mecliste-surec-hazirligi-komisyonlarin-ekim-ortasinda-calismasi-bekleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 15:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-18-15.jpeg" type="image/jpeg" length="25824"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır Şehir Hastanesi’nde 90 işçi işten çıkarıldı: Eylem başlattılar]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/diyarbakir-sehir-hastanesinde-90-isci-isten-cikarildi-eylem-baslattilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/diyarbakir-sehir-hastanesinde-90-isci-isten-cikarildi-eylem-baslattilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapı Yol-İş üyesi işçiler, ücretlerinin eksik ödendiğini ve sendikal baskıya maruz kaldıklarını belirterek işe iade ve ödenmeyen haklarının verilmesini istedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde yapımı devam eden Şehir Hastanesinde ana firma ve taşeron firma tarafından Yapı Yol ve Yol İşçileri Sendikası üyesi 90 işçi işten çıkarıldı. İşten çıkarılmaya dair hastane önünde açıklama yapıldı. Yapı Yol ve Yol İşçileri Sendikası tarafından yapılan açıklamaya kentte sivil ve siyasi temsilcileri de katıldı.</p>

<p>"Dünya emeğin olacak" pankartının ardından açıklama yapan Yapı Yol İşçileri</p>

<p>Sendikası'ndan Eşref Ensarioğlu, "Türkiye’nin dört bir yanında şantiyeler; sermayenin kâr hırsı uğruna işçilerin canının, alın terinin ve insani haklarının hiçe sayıldığı birer açık hava hapishanesine ve sömürü çarkına dönüştürülmüştür. Bizler, kentleri inşa eden, devasa binaları yükselten inşaat işçileri olarak bugün hâlâ en temel insani haklarımızdan yoksun, ilkel koşullarda çalışmaya ve yaşamaya zorlanıyoruz" dedi.</p>

<p>“Haklarımızı alana kadar mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz”</p>

<p>İnşaat sektörünün sermayenin kuralsızlık ve cezasızlık rejimiyle yönetildiğini ifade eden Ensarioğlu, Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde sömürü ve sendika düşmanlığının devam ettiğini belirtti. Ensarioğlu, "Ana firma Gürbağ İnşaat ve taşeron firma Hermet Mekanik bünyesinde alın teri döken sendikalı 90 üyemiz, haftalardır ağır haksızlıklarla karşı karşıyadır. Şantiyede üyelerimizin hak ettiği ücretler haksız ve hukuksuz kesintilerle gasp edilmiş, maaşlar bölünerek eksik yatırılmıştır. İşçilerin Anayasal hakkı olan sendikalaşma hakkına tahammül edemeyen patronlar ve şantiye yönetimi, üyelerimize yönelik sistemli bir mobbing, baskı ve tehdit mekanizmasını devreye sokmuştur. Alın terine, gasbedilen ücretlerine sahip çıkan ve uğradıkları mobbinge itiraz eden 90 üyemizin işine hukuksuzca son verilmiştir. Anayasal haklarını kullandıkları ve haksızlığa boyun eğmedikleri için işten çıkarılan 90 üyemiz, şantiyede derhal eyleme ve direnişe başlamıştır. Buradan ilan ediyoruz: Hiçbir üyemiz yalnız değildir, hiçbir işçi çaresiz değildir. Üretimden gelen gücümüzle, sınıf dayanışmamızla ve direnişimizle bu sömürü çarkını kıracağız. Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde haklarımızı alana, atılan üyelerimiz işe dönene ve insanca çalışma koşulları sağlanana kadar mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.<br />
Ensarioğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a ve Çalışma Bakanlığı yetkililerine şu taleplerle seslendi;</p>

<p>İş Kanunu Çiğneniyor, Göz Yumuyorsunuz: Türkiye’nin şantiyelerinde İş Kanunu açıkça çiğnemekte, Anayasal haklar askıya alınmaktadır. Sermayenin bu kanun tanımazlığına daha ne kadar göz yumacaksınız?</p>

<p>Denetim Başlatın: Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde ana firma Gürbağ İnşaat ve taşeron Hermet Mekanik’in yasadışı uygulamalarını, maaş gaspını ve bölünmesini, elden ödeme usulsüzlüklerini derhal denetleyin!</p>

<p>İşlerine geri dönmek isteyen İşçileri İşe İade Edin: Sendikalı oldukları ve haklarını aradıkları için işten atılan 90 üyemizden işe dönmek isteyen üyelerimizin işe iadesi ve gasp edilen tüm haklarının ödenmesi için Bakanlık olarak derhal müdahale edin!</p>

<p>İş Çıkışları verilen üyelerimizin 45 saat haftalık çalışma süresini aşan fazla mesai ücreti ve haftalık tatil ücretleri, ihbar tazminatları derhal ödenmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kölelik Koşullarına Son Verin: İnşaat işçilerine dayatılan bu kölelik koşullarına, iş cinayetlerine ve taşeron sömürüsüne karşı caydırıcı önlemler alın!"</p>

<p>DEM Partili vekillerden işçilere destek</p>

<p>DEM Parti Diyarbakır Milletvekilleri Adalet Kaya ve Serhat Eren de işçilere destek verdi. Kaya, işçilerin haklarının gasbedildiğini belirterek talepleri karşılanana kadar yanlarında olacaklarını söyledi. Eren ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müfettiş görevlendirmesi çağrısı yaptı. Açıklama, “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganıyla sona erdi.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: MA</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EMEK HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/diyarbakir-sehir-hastanesinde-90-isci-isten-cikarildi-eylem-baslattilar</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-30-14-30-24-980-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="61950"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayla Akat Ata: “Barış için kadınların güvenliği merkeze alınmalı”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ayla-akat-ata-baris-icin-kadinlarin-guvenligi-merkeze-alinmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ayla-akat-ata-baris-icin-kadinlarin-guvenligi-merkeze-alinmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TJA aktivisti Ayla Akat Ata, barış sürecinde kadınların güvenliği ve toplumsal yaşamla bağ kuran bir eylem planına ihtiyaç olduğunu belirterek, Meclis’te sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim 2024 tarihinde Meclis’in 28. Dönem 3. Yasama Yılı açılışında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri ile tokalaşması ve sonrasında yaşanan gelişmeler kapsamında Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı çağrı, Kürt meselesinin demokratik çözümüne yönelik tartışmalara yeni bir kapı araladı.</p>

<p>Geride bırakılan iki yıllık süreçte barışın toplumsallaşması ve hak temelli taleplerin güvence altına alınmasında aktif rol alan kadınlar, izleyen değil barışın inşasından karar alıcı mekanizmalarda yer alma ve taleplerini ortak bir zeminde buluşturmayı sürdürüyor.<br />
Süreçte gelinen aşama ve kadınların rolüne ilişkin Özgür Kadın Hareketi aktivisti Ayla Akat Ata MA’ya değerlendirdi.</p>

<p><br />
1993’ten 2026 yılına</p>

<p>Bahçeli’nin DEM Partililerle tokalaşması ve ardından kamuoyuna yansıyan sözlerin yeni bir sürecin başlangıcı olduğunu belirten Ayla Akat Ata, “İki yılın nasıl değerlendirildiği sorusuna verilecek bir tek cevap olabilir. Orta Doğu’daki mevcut süreç, yaşanan yeniden dizayn, küresel anlamda, bölgesel ölçekte var olan hesaplar, yine bölgesel güçlerin, küresel güçler karşısındaki direniş gerçekliği bu iki yılın daha anlamlı geçmesi gerektiğini gösteriyordu. 27 Şubat 2025’i bu anlamda özel bir yere koymak lazım. Çünkü Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı bizim için sürecin başladığı tarihi ifade ediyor. Sonrasında halk toplantıları oldu. Kadınlar olarak, süreci anlama ve anlamlandırma çabamız oldu. Türkiye 1993’ten beri barış gündemiyle defalarca kez buluştu. Şimdi 1993’ten 2024’e ve de 2026’ya geldik. Şimdi nasıl ele alabiliriz bu süreci? 93 en yakın tarih itibari ile ifade edelim. 2009-2013-15 sürecini hafızasında bir yere kaydetmiş bir halk ve kadın gerçekliği var. Dolayısıyla bu iki yıl bütünüyle değerlendiriliyor ve geçen zamana anlam verememenin öz eleştirisi yapılıyor” dedi.</p>

<p>‘Devlet ilk defa İmralı’da bir statü tartışmasını gündemine aldı’<br />
Tüm bu süreçlerde kadınların hep aktif ve eylem pratiği içerisinde olduğuna dikkati çeken Ayla Akat Ata, şöyle devam etti:<br />
“Şu anda bile alçak uçuş yapan F-16’ların sesleri altında konuşuyoruz. Bunun bile içinde bulunduğumuz toplumda, yaşadığımız mekanda yarattığı soru işaretleri var. İnsanlar soruyorlar ‘Bu uçaklar nereye gidiyor’, ‘Bu tatbikatlar niye yapılıyor’ diye. Hani cevabını bilmediğimiz sorular ama doğal olarak halkımızda bu sesin uyandırmış olduğu bir bilgi var. O hafızayla değerlendiriyor ve bugünü anlamlandırma çabası içerisinde olduğumuzu söylüyoruz. Sözümüzü örgütlülüğe, eyleme dönüştürme çabası içerisinde olduğumuzu söylüyoruz. İşte bu iki yıl içerisinde neyi başardık derseniz; evet genel anlamda karşılıklı atılan adımlar var. Devlet ilk defa İmralı’da bir statü tartışmasını gündemine aldı. Ama halkımızın 2005’de ‘Sayın Öcalan siyasi irademdir’ dediği noktadan bugün özgürlüğünün gerçekleşemediği noktaya bir hesap süreci de var ortada. O zaman diyoruz ki bu geçen zamana anlam kazandıramamışız.”</p>

<p>Kürt ve Türk halkları arasındaki karşılıklı hassasiyetlere dikkat çeken Ayla Akat Ata, Kürt meselesinin çözümü içni yapılan çağrı ile önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek, PKK’nin 12. Konferansı’nda fesih kararı aldığını, silahların devreden çıkarılmasına dair adımlar atıldığını ve Meclis Komisyonu’nun ardından kadınlar olarak bu sürecin yalnızca talep edeni değil, yakın takipçisi olacaklarını vurguladı.</p>

<p>Süreç kapsamında hazırlanan çerçeve yasanın 10 Ağustos’ta Meclis’te kabul edildiğini hatırlatan Ayla Akat Ata, bu düzenlemenin gerçek bir çözüm iradesi ortaya koymadığı için iktidar tarafından “silahsızlanma yasası” olarak adlandırıldığını belirtti. İmralı’da yapılan görüşmeler ve PKK’nin aldığı kararların önemli ipuçları barındırdığına dikkat çeken Ayla Akat,devlet aklının meseleyi yalnızca yasalara indirgediğini, ancak kurulların hâlâ yürütmenin tekelinde oluşturulduğunu ve “tecrit kalktı” diyebilecek bir verinin ortada olmadığını ifade ederek geçen zamana yeterince anlam kazandırılamadığını vurguladı.</p>

<p><br />
Süreç ve Kadın mücadelesi</p>

<p>Eyleme geçme ve toplumsallaşma sürecinin 27 Şubat çağırısıyla başladığını söyleyen Ayla Akat Ata, kadınların bu süreçte durmadıklarını ve Türkiye kamuoyunda düşünmeye, süreci anlamlandırmaya sevk eden bir pratik içeresinde olduklarını belirtti. Ayla Akat Ata, şunları söyledi:</p>

<p>“Bu yüzden kadınlara yönelik ciddi bir tepki oluştu. Bu tepkinin farklı versiyonlarını görebiliyoruz. Farklı operasyonun, günün, çağın, teknolojinin gerektirdiği operasyonlarla karşı karşıya Kürt Kadın Hareketi. ‘Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigma’ dediğimizde o kadın özgürlükçü çizgiye yönelik ciddi bir saldırı oldu bu iki yılda. 2009-2013-15 karşılaştırması yaptığımızda da gelişen teknolojinin, gelişen koşulların bugün kadına yönelik saldırıları nasıl işlevselleştirdiğini görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde ‘aileyi koruyoruz’ adı altında operasyonlar oldu. Bizim mücadelemiz, toplumun içinden, halkın içinden, halkın kendi gerçekliğinin gün yüzüne çıkması. Şimdi dönüp baktığımızda dünya deneyimlerinde bir kadın hareketinin 200 yılda alacağı mesafeyi biz 50 yılda aldık.</p>

<p>80’den bugüne aldığımızda 46 yıllık bir zaman dilimi yapıyor. Bu 46 yıllık zaman dilimi belki 80 öncesi kısmı özgürlük alanı içerisinde değerlendirirsek neredeyse 50 yıla tekabül eden bir süreç var ortada. Ve bu sürecin getirisi, bugün Kürt Kadın Hareketi’nde somutlaşma, toplumun tüm alanları içerisinde kendisini var edebilen, sözünü söyleyebilen, değiştirip dönüştürebilen bir kadın gerçekliği var. Kendi ulusal talepleri etrafında şekillenmiş bir halk. Bu taleplerin etrafında eğer cins bilincini ortaya koyamadıysak ya da bunu örgütleyemediysek, henüz örgütlenmediğini ifade ettiğimiz alanlar varsa bu bizim eksikliğimizdir. Eğer bugün ‘kat edeceğimiz mesafeler var’ diyorsak demek ki bu bizim eksikliğimizdir.”</p>

<p>‘Şiddeti barış süreciyle bağ kurarak değerlendirmeliyiz’</p>

<p>Artan kadın şiddetine vurgu yapan Ayla Akat Ata, şöyle devam etti:</p>

<p>“Kadına yönelik şiddetin vahşileşmiş şekilleriyle karşılaşıyoruz. Hala ciddi oranda kadına yönelik şiddet, örtülü ya da örtük olmayan şiddetle karşı karşıya isek bu bizim için bir öz eleştiri konusudur. Bununla Demokratik Toplum ve Barış Süreci ile bağını kuran bir yerden değerlendirmek lazım. Çünkü genel anlamda makro ölçekte var olan şiddet mikro ölçekte yaşadığımız alanlara yansıyor. Bu aile içerisinde, ev ortamında olabiliyor. Okul ortamı ya da iş ortamı da olabiliyor. Bunların hepsini bir arada değerlendirip şiddeti bir bütün yaşamımızdan çıkarma iddiamız da yine Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı içerisinde şekillenen ve bu süreç içerisinde belki bir ayağında örgütlemeye çalıştığımız bir çalışmadır aynı zamanda. Kadınlar açısından da öncelikli görev güven ortamını yaratmak ya da bu güvenin sağlanabilmesi için güven arttırıcı adımların atılabilmesi noktasında çağrı yapmak, bu çağrıyı eyleme dönüştürmek, eylemi örgütleyebilmekle somutlaşabilir.”</p>

<p><br />
‘Yeni bir ittifak süreci oldu’</p>

<p>Geçtiğimiz yıl 1 Ekim’de Diyarbakır’dan Ankara’ya gerçekleştirdikleri yürüyüşü hatırlatan Ayla Akat Ata, yürüyüşün 7 Ekim’de sonlandığını hemen arkasından da 9 Ekim (Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkarılmasının yıldönümü) sürecinin geldiğini söyledi.</p>

<p>Bir bütün olarak değerlendirildiğinde sürekli bir eylem ve etkinlik içerisinde olduklarını vurgulayan Ayla Akat Ata, “Çözümün adresi Meclis olduğu için Ankara’ya yürüdük” dedi. İlk temel talebin Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu söyleyen Ayla Akat Ata, şunları ifade etti:</p>

<p>“Bugün geldiğimiz noktada elimizde bir yasa var. Çerçeve yasa, kök yasa nasıl adlandırılırsa. Son iki yılda anlamlı çalışmalar yürütüldü. Öncelikle Türkiye cephesinden kurmuş olduğumuz yeni bir ittifak süreci oldu. Kadınlarla yeniden buluştuk. Türkiye’deki kadın hareketlerinin hepsiyle ilişkiye geçtik ve onlarla bir buluşma yaşadık. Bunun dışında yapılan çalışmalar var. Sonuçta Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu görüşmeler, devletle yapmış olduğu görüşmeler sonrasında açığa çıkan bir demokratik toplum manifestosu vardı. Doğal olarak bunun okumaları, yoğunlaşmaları, süreci anlama ve harekete geçme noktasında bir sorumlulukla yaklaştı kadın hareketi. Bunu toplumsallaştırabilmenin farklı kanallarını aradı. Bunlar 27 Şubat sonrasında yapılmadı. 2025’in tüm yazı boyunca her yerde toplantılar alındı. ‘Kadın hareketi ve hukuk olmadan çözüm olmaz’ dedik. Bu konuda gerek infaz yasası gerek Türk Ceza Kanunu gerekse Terörle Mücadele Kanunu’nun bir bütün kaldırılması, iyileştirmelerin hangi koşullarda yapılabileceğine dair bizzat akademisyenlerle, toplumda uygulayıcı olan ya da savunma ayağında yer alan kesimlerle süreci tartıştık. Sürecin bir bütün çözümü, sadece alt hukuk normlarında yapılacak iyileştirmelerle mümkün değil. Ama biz alt hukuk normlarında bir iyileştirme olmadan bir yol temizliği olmadan sorunun çözümünü ortaya koyabilecek genel iradeye de ulaşılamayacağını düşünüyoruz.”</p>

<p>‘Yeni bir toplumsal sözleşme şart’</p>

<p>Bu süreçte yeni bir Anayasa’nın gerekliliğine işaret eden Ayla Akat Ata, şunları dile getirdi:</p>

<p>“Anayasa demek bir toplumsal sözleşme demektir. Toplumun bir arada yaşayabilmesinin hukuku demek. Eğer bu bir arada yaşam eşit değilse, özgür değilse, cumhuriyetin 100 yıllık tarihi ve son 46 yılında ciddi kayıplara neden olmuşsa o zaman bu sözleşmeyi bir kez daha ele alabiliriz. Bir arada yaşamın hukukunu oluşturabiliriz. Ama önce bunu nasıl yapacağımızı konuşabiliyor olmamız lazım. Düşünce ve ifade özgürlüğü olmadan bunu tartışamayız. O yüzden alt hukuk normlarında bir yol temizliğinin yapılması lazım diyoruz. İnsanların örgütlenebilmesi, o örgütlülüğü bu süreçte çözüm çalışmalarına katabiliyor olması lazım. Herkesin, barışın sağlanabilmesi için parlamentodaki komisyona ulaşabiliyor olması lazım. Bu noktada kadınlar kendi aralarında da bir hukuku tartışma sürecine girdiler ama ağır bir saldırıyla karşılaştık. Doğruya temas ettiğinizde, olması gerekeni ortaya koyduğunuzda rahatsızlık duyan tüm çevreler bir saldırıya geçiyor. Bugün kadın hareketi üzerinde olan saldırılar da esasında doğruya parmak basmasındandır. Olması gerekeni ortaya koymuş olmasındandır. Bunu net bir şekilde ifade edebiliriz. Kaldı ki sadece bu çalışmayla da devam etmedi. Biz her yılın 8 Martı’nı 25 Kasımı’nı ciddi örgütlemelerle geçiriyoruz. Bizim için bir yılın tamamı bir mücadele sürecidir. Bu yolda yürümenin zor olduğunu bilerek, o yolda yürüyebilecekler arasında bir ittifak oluşturma çabası içerisinde olmuştur kadın hareketi. Bu çabamız biten değil devam eden bir çabadır.”</p>

<p><br />
‘Parçalılığa hayır diyoruz’</p>

<p>Abdullah Öcalan’ın kadınlar, gençler, siyasetçiler ve akademisyenler başta olmak üzere toplumun farklı kesimleriyle buluşamamasının sürecin temel eksiği olduğunu belirten Ayla Akat Ata, kadınların gündeminde izleme komisyonlarının olduğunu, tartışmaların ise önümüzdeki günlerde somutlaşacağını dile getirdi.<br />
Kadınların barış mücadelesine değinen Ayla Akat Ata, şunları belirtti:</p>

<p>“2009’da Barış İçin Kadın Girişimi çalışması söz konusuydu. 2013-15 sürecinde kadın özgürlük meclisleri örgütlenmişti. Geldik 2024’e, 25’e Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi örgütlendi. İlk etkinliğimiz Filistinli kadınlar için oldu Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi ile birlikte. Çünkü biliyoruz ki sorun bölgesel bir sorundur. Kadınların burada elde edeceği çözüm, bütün Ortadoğu’ya yayılacak bir çözümdür aynı zamanda. Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi’nin iz düşümü yerellerde oluştu. Her yerel, kendi içerisinde barışa katkı sunabilecek, barış için sözünü söyleyebilecek, örgütleyebilecek kadın yapılarını bir araya getirmeye çalıştı. Bir birlik çalışması yapıldı. Kürt kadınların da bir birlik çalışması oldu. Kürt parlamenterlerin bir konferansı oldu geçen sene. Temel gündemi barışı nasıl örgütleyeceğiz temalıydı. Sınırları aşan bir süreçten bahsediyoruz. Kadınlar da bunu gördükleri yerden yaklaştılar. Sadece Kürt kadınların yaşadığı yerden değil, onun da dışına çıkan bir noktadan ele aldılar.<br />
‘Herkes bulunduğu yerden söz kurabilir. Herkes bulunduğu yerden bir sözün sahibi olsun ama bir araya gelmeyin, örgütlenmeyin’ diyen akla karşı kadınlar olarak ‘hayır’ diyoruz. ‘Bir araya gelebilir, tek sözün sahibi olabiliriz’ diyoruz. Nihayetinde barış gibi. Bunu sağlayabilecek bir irade var. Barışa İhtiyacım Var İnisiyatifi tabii ki statik bir yapı değil dinamik bir yapı. Bölge bölge gezdi. Herkesin barışı için mücadele ediyoruz. Kadınlar konuşacaklar. Kadınlar konuşuyor. Yan yana durarak konuşuyor. Farklı yerlerden bakıyoruz hayata. Farklı yerlerde yaşıyoruz. Farklı iddialarımız var. Farklı önceliklerimiz var. Ama aynı zamanda hepimizin ortak bir talebi var. Bu ülkede eşit, özgür vatandaş olarak yaşamak istiyoruz. Haklarımız kısıtlanarak değil, temel hak ve özgürlüklerden uzaklaştırılarak değil, bunları gözeterek birbirimize saygı duyduğumuz ve birbirimizin hakkını koruduğumuz, gözettiğimiz bir yerden yan yana durmayı ve ortak sözün sahibi olmaya çalışıyoruz.”</p>

<p>Demokratik Cumhuriyet Konferansı</p>

<p>Süreç kapsamında yürütülen demokratik cumhuriyet tartışmalarında kadınların da aktif olarak yer aldığını belirten Ayla Akat Ata, önümüzdeki yüzyılın cumhuriyetinin eşit ve özgür bir temelde yeniden inşa edilip edilemeyeceğini tartıştıklarını ifade etti. Ankara’da düzenlenecek kadın konferansı ve atölye çalışmalarıyla ortak bir söz oluşturmayı amaçladıklarını kaydeden Ayla Akat Ata, geçmişin hafızasından kaynaklanan kaygılara rağmen 1993’ten bu yana aralanan her kapıyı açmaya çalıştıklarını, bu süreçte sadece katılımcı değil sürecin örgütleyicisi olacaklarını vurguladı.</p>

<p><br />
‘Abdullah Öcalan7ı8 konumu kurucu konumdur’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Meclis’te 10 Ağustos’ta kabul edilen çerçeve yasa kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu ile bu kurul altında oluşturulan 4 alt komisyonun çalışmalarıyla ilgili Ayla Akat Ata, “Bu komisyonları yakından takip ediyoruz. Mevcut tabloda tek bir kadın yok. Cevdet Yılmaz topladı yürütmenin organlarını ama bir tek kadın yok. Alt hukuk komisyonlar kurulacak. Bu komisyonlarda kimler yer alacak? Bir toplumsal cinsiyet komisyonu olacak mı? Parlamentoda çıkan her yasanın toplumsal cinsiyet açısından değerlendirildiği bir komisyon kurulacak mı? Bunu takip edeceğiz. Ya da Önder Apo hangi komisyonda yer alacak? Biz bir alt komisyonda yer almasını öngörmüyoruz. Önder Apo’nun konumu kurucu konumdur ve o kurucu konumundan kaynaklı sürecin siyasal çerçevesinin çizildiği, toplumsal ayağının örgütlenebileceği bir çerçevede sözünün özgür bir ortamda halka ulaşabileceği bir tablonun açığa çıkması lazım. O nedenle Önder Apon’un içinde yer alacağı komisyon, bir alt komisyon olmamalıdır. Devlet aklı bunu örgütlemeye çalışıyorsa bahsetmiş olduğumuz o güvensizlik ikileminin aşılamadığı gerçeğiyle bir kez daha yüzleşmiş oluruz.”</p>

<p>‘Barış eylem planı olmalı’</p>

<p>“Alt komisyonlar İçerisinde peki kadınlar nasıl yer alacak? Şimdi Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM) bir üyesidir. BM’nin 1325 sayılı bir kararı var. 2000 yılında almış olduğu ve Türkiye doğal olarak imzalayıcısı olduğu 1325’i yani barış, güvenlik ve kadın eksenli bir eylem planını henüz çıkarmış değil. Bu eylem planının çıkarılması gerektiğini defalarca belirttik. Eğer bir eylem planı çıkarırsa kadınlar ‘biz niye bu komisyonda yokuz?’ demeyecek. Komisyonlar kadınlar olmadan zaten kurulamayacak. Ama Türkiye, yıllardır bir barış ihtiyacının çerçevesini çizemedi. ‘Neden barış’ sorusunun cevabını veremeyen iktidarlarla karşılaştık bu 46 yıl içerisinde. 2000 yılından beri ortaya konulamayan bir eylem planı var. Belki bu süreçte bu eylem planı da bir an önce açığa çıkmalı. Çünkü artık barışı konuşabiliyoruz. Barış diyebiliyoruz. Bize ilk sorulan soru ‘savaş mı vardı barış olsun’ diye soruluyordu. Ama şimdi madem barışı konuşuyoruz o zaman barışın güvenlikle ve kadınla olan bağını kurmak için bir eylem planımızın olması lazım. Öyle ki hiçbir komisyon kadınların eşit temsili olmadan kurulamasın.</p>

<p>Artık özgün komisyonlar kurulsun ki yasalar bu açıdan da değerlendirilebilsin. Yine kadınlar sadece izleyen ya da katılan olmasınlar. Kurucu öğe olsunlar ve aynı zamanda karar verici mekanizmalarda yer alsınlar. Böylece alınan kararların toplumsallaşabilmesi açısından da topluma ulaşabilecekleri mekanizmalar kurulmuş olsun. Bu yolu açmak çok kolay. Ama önemli olan burada bir siyasi iradenin olması. Şimdi bugün topluma yansıyan nedir? İşte o erkek tablosu. Cevdet Yılmaz başkanlığında tamamen erkeklerden oluşan bir komisyon tablosu var. Bunu kadınlar niye kabul etsinler ki? Savaşın en ağır yükünü taşıyan kadınlar niye barış söz konusu olduğunda söz kuramazlar? Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi ortaya koyan sözleşmeler var. Onların ilgili maddeleri var küresel anlamda. Bunların da hayata geçirilebileceği mekanizmalar lazım. BM’nin aldığı karar var. Bir yandan BM’nin Türkiye masasının ortaya koymuş olduğu eylem planı var. Yani bir stratejik plan var 2030’a kadar ama henüz Türkiye’de henüz yapılmadı bu. Eğer yapılmış olsa dediğim gibi bir mekanizmada yer almak için kadınlar illa örgütlenmek, sesini çıkarmak zorunda kalmayacak. O mekanizmalar zaten kadınlar olmadan kurulmayacak. Bunun da takipçisiyiz. Bu sürecin de örgütlemesi içerisindeyiz. Umuyor ve diliyoruz ki bir an önce karşımızdaki akıl da bunu görür. Kadınların bu noktadaki iradesini görür. Kadınlar olmadan bir barış gerçekleşmeyeceğini görür.”</p>

<p><br />
‘Özgürlük hukuku naslı oluşturulacak?’</p>

<p>“Ki kaldı ki bu barış, bir hukuk üzerine kurulabilecek barış. Siyaset kanallarının açık olması üzerine kurulabilecek bir barış. Şimdi geldiğimiz noktada henüz siyaset kanallarının açık olduğunu görmüyoruz. Hala düşüncesini ifade edenler yargı önüne çıkartılıyor. Hala cezaevleri binlerce siyasi mahkumla dolu. Bunların özgürlüğüne dair atılmış bir adım yok. Hasta tutsaklar adına da atılmış bir adım yok. 2009’da da 2013-15’de de çözüm süreçlerinin en önemli başlığı hasta tutsaklardı. Ama gelin görün ki aradan iki yıl geçti. Henüz bu noktada bile atılmış bir adım yok. Peki bu hukuk nasıl oluşturacak? Bu özgürlük hukuku nasıl oluşturulacak? Önce siyaset yapma kanalları açık olacak, insanlar özgürce kendilerini ifade edebilecekler.”</p>

<p><br />
‘Kendi mekanizmalarımızı kuracağız’</p>

<p>Düşüncelerini çözüme olan katkısını özgürce ortaya koyabilecek. Bunun bir merkezi olarak sözünü parlamentoya taşıyabilecek. Parlamentodaki mekanizmalar içerisinde sözünü söyleyebileceği kanallar açılacak. Biz kadınlar parlamentoya çağırılalım, çağırılmayalım. Geçen sene yapmıştık bunu. Dinlemeler sırasında TJA çağırılmamıştı. Ama biz hazırlamıştık raporumuzu. Gidip tek tek siyasi partilere teslim etmiştik. Bu mekanizmalar içerisinde bize yer verilsin ya da verilmesin. Çağırılalım ya da çağırılmayalım. Bizler sürece sunacağımız bütün katkıyı kendi mekanizmalarımızı kurarak ortaya koyacağız. Bir veri olarak devletin bilgisine sunacağız. İlgili mekanizmaların bilgisine sunacağız. Kadın ve hukuk çalışmasını yürütürken de il il gezeceğimizi ifade etmiştik. Mardin’e gittik. Oradaki kadınları dinledik. ‘Hukukumuz Nasıl olmalı’ diye. Ve tabii ki farklı illere gideceğiz, farklı illerde dinlemeler yapacağız. Meclis’teki sürecin takipçisi olacağız. Yaptığımız hazırlıkları bütün siyasi partilere sunduk. Gerek alt hukuk normlarında gerçekleşmesini beklediğimiz yol temizliği, gerekse de anayasal anlamda atılması gereken adımların neler olabileceğini ifade eden metinlerimizi TJA olarak siyasi iktidara sunduk. Meclis çalışmaya başladığında da sürecin takipçisi olacak, her yasal düzenleme ile ilgili kendi görüşlerimizi ifade eden bir noktada olacağız. Komisyonlar kurulmasa da biz kendi komisyonlarımızı kuracağız. İzleme komisyonumuzun önümüzdeki haftalarda mutlaka kamuoyuna bir açıklaması olacak” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Meclis’te kabul edilen çerçeve yasanın Resmi Gazete’de yayımlanmasına rağmen yaklaşık iki aydır uygulanmamasını eleştiren Ayla Akat Ata, “Hala değerlendirmeye tabi tutulan bir yasayla karşı karşıyayız. Kurulun kurulmasına rağmen hala adım atılmamış olmasını eksiklik olarak görüyoruz. Peki niye Meclis’in en yüksek oyla çıkan yasalarından biri oldu bu yasa ve Cumhurbaşkanı hemen onayladı? Geriye Milli Güvenlik Kurulu’nun onayı var. Ortada bir tespit yapılacaksa bugün halkın bilgisine sunulan bir geri çekilme süreci var. Bunu görmek lazım ve bunu bir başlangıç olarak değerlendirip, yasanın çıkmasının önüne bir engel olarak koymamak lazım. Gereken yapılmıştır. Geçen sene itibariyle kamuoyuna bilgisi yansımıştır. E doğal olarak halkın beklentisi nedir? Bir an önce yasanın gereklerinin yerine getirilmesidir. Cezaevinden çıkışları beklenen binlerce insan var. Gelişleri beklenen binlerce insan var. Bunun hazırlığı yapılmalıdır”</p>

<p>Kürt halkının süreçteki temel beklentisinin Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü olduğunu belirten TJA aktivisti Ayla Akat Ata, geçmişte yaşananların silahların susmasından ibaret “negatif barış” süreçleri olduğunu, kalıcı ve pozitif bir barış için yapısal adımlar atılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Öcalan’ın özgürlüğünün halk tarafından kendi özgürlükleriyle eşdeğer görüldüğünü vurgulayan Ayla Akat Ata, İmralı’daki tecrit ve kısıtlamalar son bulmadan ve oradaki statü demokratik bir temele oturmadan Türkiye genelinde gerçek bir demokrasinin inşa edilemeyeceğini kaydetti.</p>

<p>Siyasi iktidarın henüz güven inşa edecek bir irade ortaya koymadığını söyleyen Ata, demokratik toplum ve barış arayışının cezaevlerindeki hak ihlalleri, hasta tutukluların durumu ve toplumsal çürüme gibi krizlerden bağımsız düşünülemeyeceğini, sorunların çözümü için bütüncül ve samimi bir yaklaşımın şart olduğunu vurguladı.</p>

<p>‘Barışın garantisi kadınlar’</p>

<p>Türkiye Kadın Hareketi’nin güçlü bir hareket olduğunu ve ciddi sınavlardan geçtiğini söyleyen Ayla Akat Akat, şunları ifade etti:<br />
“Kürt halkıyla birlikte, Kürt kadınıyla birlikte hareket etme, birlikte söz söyleme, birlikte eyleme durma noktasında büyük sınavlardan geçmiştir. Barış için inşa ettiğimiz inisiyatiften özgürlük meclislerine kadar barış merkezli kurduğumuz çalışmaların dışında da güçlü birlikteliklerimiz var. Ama orada görünür olsun olmasın yine barışa dair söz kuruyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadına yönelik şiddet makro anlamda var olan şiddet sonlanmadan biz mikro anlamdaki şiddeti çözemiyoruz. Kadın sığınaklar kurultayının da gündemindedir. EŞİK Platformu’nun da gündemindedir barış. Her hepimizin ayrı ayrı değerlendirdiği bazı somut önerilerde bulunduğu bir gerçeklik var. Ama gerçeklik buyken yani kadının barışa dair iddiası barış sürecinin içerisinde yer alma noktasındaki iddiası bu kadar güçlüyken bunu görmeyen bir siyasi iktidar gerçeği var karşımızda.<br />
Barışı kadınlar, erkekler birlikte yapacaklar. Savaşın en ağır yükünü kadınlar taşıyacak ama gelin görün ki barış masasında sadece erkekler oturacak. Peki kimin barışını inşa edecekler? Kendi barışlarını mı? O yüzden kadınlar bu sürecin içerisinde olacaklar. Güçlü örgütlülüğümüz var ve defalarca sınavlardan geçti. Hala bir aradayız ve bu sürece de sunacağımız çok güçlü katkı olacak. Güven inşasının garantisi olarak görüyoruz kendimizi. Halk barış derse iktidara kim gelirse gelsin o barışı örgütlemek ve hayata geçirmek durumundadır. Biz de diyoruz ki barışın garantisi halktır ama Türkiye özgürlüğünde barışın garantisi kadınlardır. Kendimizi o güveni inşa edecek temel güç olarak görüyoruz. Mekanizmaların kurulması sorumluluğu altındadır siyasi iktidar. Ama onun kurmadığı her mekanizmayı biz toplumsal yaşam içerisinde kurmaya adayız.”</p>

<p><br />
Kaynak: MA</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ayla-akat-ata-baris-icin-kadinlarin-guvenligi-merkeze-alinmali</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-30-13-29-55-529-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="22153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[X’in Sokak Küfürbazları!]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/xin-sokak-kufurbazlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/xin-sokak-kufurbazlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Birinci Fasıl</p>

<p>Evet, konuşmak kadar yazmak da büyük bir sanattır. Bu konuda İranlı filozof Sadî Şirâzî diyor ki: "Lafta ölçü bilmeyen, edepsizlikte sınır tanımaz." Aynı hususla ilgili sevgili Kürt filozofu Said-î Kurdî, insanların ezici çoğunluğunu "sûreti me'nûs, sîreti ma'kûs" yani; dışı "SÜS" içi "PİS!" biçiminde tarif etmiştir.</p>

<p>Acaba biz insanlar, bilinç altımızın gardiyanlarıyla entelektüel zaviyede bir dizi zihinsel egzersizler yapma cesaretini gösterebiliyor muyuz, sesimizi ve düşüncelerimizi avuçlarımızın içinde tutabiliyor muyuz? Peki ya hayatımızı bir saniye ileri ve bir saniye geri alabiliyor muyuz, insan kimi zaman bir hiçten her şeye ulaşabiliyor mu? Ya da kimi zaman her şeyden bir hiçe düşebiliyor mu?</p>

<p>Bu bağlamda kısaca şunları söylemek isterim: İnsanın düşünce hayatı, iniş ve çıkışlarla doludur. Yaklaşık olarak, hayata karşı önyargılarımız ve yanlış kararlarımızın kökeninde deneyimsizliğin yattığını düşünüyorum: Bilgi insanın düşünce yolculuğunda sürekli değiştiği gibi, tercübe de sürekli kendisini güncelliyor. Örneğin içimden geçenleri yazmasam olmuyor, sesiz kalsam olmuyor, alttan alsam olmuyor, maskelerimi çıkarmadan yaşamak ise hiç olmuyor!</p>

<p></p>

<p>İkinci Fasıl</p>

<p>Üzülerek belirtmeliyim ki bugün birlikte yaşadığımız insanların ezici çoğunluğu gerçek yüzlerini bizden maskelerle saklıyorlar. Çünkü bu tür insanlar hayatın tüm adresleriyle sorun yaşıyorlar, her mekan ve zaman için farklı maskelerle hayatın şurasında, burasında karşımıza dikiliyorlar, huzurumuzu kaçırıyorlar, hayatın rüzgarları karşısında bir yaprak gibi sürekli savruluyorlar, kendi gölgeleriyle yüzleşmekten korkuyorlar, arketiplerine sığınarak kendilerini avutuyorlar. Örneğin, bu tür insanların en fazla cirit attığı ve yuvalandığı yer sosyal medya profilleridir. Çünkü sosyal medya onlara inanılmaz fırsatlar sunuyor. Bilhassa, bir kaç yıl içinde Kürt Milliyetçiliği maskesiyle Facebook, Instagram, Tik Tok ve son olarak soluğu Twitter Sohbet Odalarında alan bu sokak insanlarından kısaca bahsetmek istiyorum.</p>

<p></p>

<p>Evet, yürekleri nar taneleri gibi topluma sevgi serpiştirmemiş, sevgi ve gülme yeteneklerini kaybetmiş, beyinleri bir hardal tanesi kadar iyilik eyleminde bulunmamış ve beyinleri küçük bir kıvılcım kadar IŞIK üretememiş bu sokak insanları bu ahvalleriyle twitter odalarında kah devlet kuruyorlar kah devlet yıkıyorlar(!) Diğer bir yandan ise, kin ve nefret dalgaları üzerinde küfür fırtınaları estiriyorlar; birbirlerine racon kesiyor, tehdit savuruyorlar. Konum atıyor, birbirlerinin namusuna dil uzatıyor, annelerine, eşlerine ağza alınmayacak küfürler savuruyorlar.</p>

<p></p>

<p>İnsan bunları dinlerken Sübhanallah! “Ya Rab, yer yarılsın, içine gömüleydim” der. Ama bunlar utanmıyor; bunların haya tül perdeleri yırtılmış insanlardır. Ne yazık ki bu insanlar hayatları boyunca bir düzine kitap okumamış, aileden sevgi görmemiş, toplumun hiç bir tabakasından takdir almamışlardır. Hakeza şikayetten başka hiç bir sermayeleri olmayan, ruhları kirlenmiş, manevi dayanakları zelzele geçirmiş ve bir domuz gibi kendi pisliği içinde devinip duran bu insanlara şunları söylemek artık elzem olmuştur.</p>

<p></p>

<p>Ey Twitter Odalarının Züppeleri! En iyilerinizin beyin korteksine girdim, beyin çekmecelerinize baktım, burada düşünce adına hiçbir şey göremedim, gözüm ÇÖPLÜĞÜ gördü ve burnum PİS KOKUYU aldı. Biliyorum sizin derdiniz, bağımsızlık ve milletperverlik ülküsü değildir! Sizler aziz Kürt Milleti’nin en kötü ve en cahil fırkasısınız! Kürt Halkı için, iyilik yapan ve Kürt Davası’na başarılar kazandıranlara karşı tahammülünüz yok. Kibir ve kışkançlık yüreğinizi işgal etmiş. Kin ve nefret dalgaları üzerinde sörf yapıyorsunuz. Kürdistan Ayeti’ne yemin ederim ki müstemleke devletler size dünyevi gaileler teklif etse; şerefinizi düşünmeden ve arkanıza bakmadan koşar adımlarla gidersiniz. Tam bu noktada büyük İslam filozofu Sadî Şîrazî; "Büyük işler, küçük insanlara bırakılmaz." der.</p>

<p>Yazar doğru söylüyor, çünkü bana göre, Kürt Davası’nda üç çeşit insan vardır:</p>

<p></p>

<p>- Büyük İnsanlar</p>

<p>- Küçük İnsanlar</p>

<p>- Çukur İnsanlar</p>

<p></p>

<p>Üzülerek belirtmeliyim ki sizler çukur insan kategorisinde yer alıyorsunuz. Çünkü şu vasıflardan mahrumsunuz: Gerçek bir Kürt milliyetçi az konuşur, çok pratik yapar, milletinin milli birliğini savunur, tefrika dalgalarına karşı sevgi ve bilgiyle milletine filika olur, düşmanın hoşlanacağı hiçbir kötü sözü kardeşlerine söylemez ve onların şeref direklerini devirmez. Keennehum gerçek bir Kürt milliyetçinin zekası parlak, hayatı pırıl pırıl, temiz ve disiplinli olur. Bununla birlikte, yaptığı vatan çalışmasıyla Kürt milli hafızasının şekillenmesinde, kavîleşmesinde başat rol oynar ve Kürdistan’ın ekonomi, kültür, sanat, edebiyat, bilim, spor konularında gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkılar sunar. Kısacası; gerçek bir Kürt milliyetçisi şöyle düşünür ve harekete geçer: Bedenimle, aklımla, ruhumla, yüreğimle, bilgimle, servetimle ve sahip olduğum bütün gücümle vatanım olan Kürdistan'a ve yalın ayaklı halkıma kendimi adıyorum!</p>

<p></p>

<p>Peki Twitter Odalarında taşkınlık yapan bu tarla başı züppeleri ne yapıyorlar? Spekülatif, ansiklopedik, kulaktan dolma ve yapay zeka bilgisiyle Kürdistan Ayeti’nin "mümkünül vücûd" olduğunu iddia ediyorlar; oysaki Kürdistan Ayeti Arabî'nin sistematikleştirdiği "vahdet-i vücûd"un ta kendisidir. Bu züppeler, 7/24 Sayın Abdullah Öcalan’ı, onun çilekeş dava arkadaşlarını ve değerli hareketini hedef almaktan başka bir şeyler düşünüyorlar mı acaba? Örneğin, "Kürt Milliyetçiliği" maskeli bu insanlar Kürt Halkı’nın, eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi hususunda kafa yoruyorlar mı, bu alanda somut şeyler yapıyorlar mı? Elbette ki Kürtler arasında bozgunculuktan başka hiçbir şey yapmıyorlar: Bunlar o kimseler ki sokak yaşamına teslim olmuşlar, çalışmıyorlar, üretmiyorlar, sadece tüketmek ve yırtmak istiyorlar. Bu kötü Kürtlerin ahvali Kuran’da bahis konsu edilen, Hz. Musa ve kavmine ne kadar da çok benziyor: “Ey Musa, biz bir çeşit yemeğe artık katlanmayacağız, Rabbi’ne yalvar da bize yerin bitirdiklerinden bakla, acur, sarmısak, mercimek ve soğan çıkarsın.” demiştiler. Ey züppeler! Siz yerinizde oturun, çalışmayın, üretmeyin, keyfinize bakın, erotik fanteziler kurun, transparan düşüncelerinizle Kürt mücadelesine suikast yapın, bol bol şikayet edip durun; Sayın Öcalan ve çilekeş dava arkadaşları da size DEVLET kursunlar ha(!) Ey züppler! Bu devleti kurmak ve bu devlete sahip olmak o kadar kolay mı? Yoksa bizim bilmediğimiz bir şey mi var? Örneğin, “Kürdistan Devleti” MARKETLERDE eşya, emlakçılarda arazi ve tapu dairesinde belge olarak mı satılıyor?</p>

<p></p>

<p>Twiter Odalarında bir araya gelen SOKAK İNSANLARINA son olarak şunu söylemek istiyorum: Merak edip didişmeyiniz, her birinizin nevrozlarına borderline anlar yaşatacağım. Örneğin; bazılarınız kafasını duvara vuracak, bazılarınız yüzlerine jilet atacak ve bazılarınız altın vuruş iğnesi yapacak! Bu konuyla ilgili son olarak şu düşüncelerimi paylaşmak istiyorum: Üretemeyenler sürekli tüketirler, sürekli şikayet ederler ve şikayet çöplüğünü oluştururlar! Sokak insanlarının adını anarak muhatap olmak, tıpkı pisliğin içinde domuzla güreşmeye benzer. Evet, domuzun pislik ürettiği bir yerde onunla güreş tutarsanız, domuzun pisliği size bulaşır ve bu durum domuzun hoşuna gider! Bu düzlemde acaba biz Kürtlere pazuları güçlü HERKÜLLER-boksörler mi, yoksa beyinleri güçlü olan SOKRATESLER mi lazım?</p>

<p></p>

<p>Üçünçü Fasıl</p>

<p>Değerli okurlarım! Bana göre üç çeşit düşünce vardır:</p>

<p></p>

<p>- Kölelerin düşüncesi</p>

<p>- Tüccarların düşüncesi</p>

<p>- Ariflerin düşüncesi</p>

<p>Evet, sevgili okurlarım! Biz Kürtler bir Carvantes, bir Kant, bir Hegel, bir Spinoza, bir Haldun, bir İkbal, bir Şeriati, bir Tolstoy gibi büyük düşünce insanlarından yoksun bir milletiz. Değerli okurlarım! Sizce milletlerin kaderini liderler mi, yoksa örgütlü halk kitleleri mi, yoksa güçlü düşüncelerin mimarı aydınlar mı belirler? Tabii ki her üçü de etkildir. Örneğin bir dizi liberal siyaset felsefeciye göre, milletlerin yazgısını liderler belirlerken, bir dizi sosyalist yazara göre ise, halk kitleleri belirler. Misal, Tolstoy'a göre, olayların niteliğini ve akışını belirleyen “Napolyonlar değildir, halk” kitleleridir! Evet, büyük Rus filozof Tolstoy doğru diyor ancak bana göre liderler milletlerin kaderini belirlemede çok daha belirleyicidirler. Örneğin İspanya için Loyola, Almanya için Bismark, Wilhelm, Fichte, İtalya için Mazzini, Finliler için Snellman, Yahudiler için Theodor Herzl, Hintliler için Gandi ve Kürtler için de Sayın Abdullah Öcalan o derece önemli bir lider.</p>

<p></p>

<p>Sayın Kürt Profesörler, din adamları, avukatlar, öğretmenler, mühendisler, mimarlar, doktorlar, ses sanatçıları, görsel sanatçılar, iş insanları, gazeteciler ve yazarlar! Sizlere de şu soruya açık yüreklilikle yanıt vermenizi istirham ediyorum: Kürtlerin hak arama mücadelesi yalnızca Abdullah Öcalan ve onun çilekeş dava arkadaşlarına mı farz oluyor? "Yanlız onlara farz değil" diyorsanız eğer, o halde halkınızın hürriyeti için Sokrates, İsa, Musa, Muhammed, Ebuzer, Robinson Crusoe, Miguel de Cervantes, Snellman, Theodor Herzl gibi halkın içine karışmayı ve ev ev dolaşarak tebliğ etmeyi ne zaman düşünüyorsunuz?</p>

<p></p>

<p>Doğrusu şu üniversitelerde yetişen ve diploma sahibi olanların ezici çoğunluğu Kürtlerin hürriyet mücadelesinden ve Kürt Halkı’nın hayatından kopuk yaşıyorlar! Karınları mideleri üstünde, mideleri başları üstünde! Kabadırlar, görgüsüzdürler, ayyaştırlar, tembeldirler, üretme yetenekleri yoktur, taklitçidirler, her şeye ve herkese kıskançlık ve kin beslerler. Bunların beyinleri üniversitede ezberledikleri bilgilerle doludur, fakat sosyolojiye yabancıdırlar, odalarındaki masalara çakılıp kalmışlar, kravatla dolaşıyorlar, paralı memurlar, bunlar aydın değiller, aydın taklidi yapıyorlar; oysaki aydın halkın içinde dolaşan bir kütüphane, bir rahip, bir alim, bir öğretmen, bir peygamberdir!</p>

<p></p>

<p>Sevgili okurlarım! Gerçek bir aydın, İsa Peygamber’in Havarileri ve Muhammed Peygamberin Ashab-ı Suffesi gibi halkın beyin lambalarını yakar ve nar taneleri gibi sevgi serpiştirir. Aydın olmak gösterişli kıyafetler giymek veya papyon-kravat-şapka takmak, top sakal ve uzun saç bırakmak, kulaklara küpe takmak, alkol içmek, züppece sokakları arşınlamak ve TV ekranlarında bacak bacak üstüne atmak değildir. Aydın, halkın öğretmeni ve ülkesinin beynidir!</p>

<p></p>

<p>Ünlü İskoçyalı tarihçi Thomas Carlyle, "Kahramanlar" adlı eserinde " halk kitlelerini cansız bir balçığa benzetir ve o balçığa heykeltıraş eli dokunduğu zaman, büyük bir sanat ve büyük bir lider portresi ortaya çıktığına işaret eder. Örneğin; tıpkı Sokrates, Muhammed, Napolyon, Sezar gibi. Bu anlamda yerküremizde FİNLİLERİN kısmetine bataklıklar, taşlar ve yılın 10 ayı kar düştü ve onlar kaderlerine boyun eğmediler, "şeytan şekerliklerini" park ve bahçelere dönüştürdüler! Biz Kürtler ise cennet gibi bir ülkeye sahip olduğumuz halde kısmetimize şeytan, cehennem, yenilgi, ihanet, acı, tefrika düştü ve bilge bir Kürt lider ortaya çıktı, kader olarak gördüğümüz bu uçurumun kenarından tutup bizi aldı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son söz; sevgili Rabbim! Sana iltica ediyorum; aman diliyorum, beni bu iyi niyetimin elinden al, iyi niyetimi kullanan arkadaş, dost, akrabadan koru ve DÜŞMANLARIMA karşı ben kendimi iyi koruyabilirim!</p>

<p></p>

<p>Kadir Amaç</p>

<p>Brüksel</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>YAZAR KÖŞESİ</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/xin-sokak-kufurbazlari</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 23:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/i-m-g-20260929-w-a0016.jpg" type="image/jpeg" length="46294"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mızraklı: Demirtaş’ın tahliyesi sürecin sahiciliği açısından önemli]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/mizrakli-demirtasin-tahliyesi-surecin-sahiciligi-acisindan-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/mizrakli-demirtasin-tahliyesi-surecin-sahiciligi-acisindan-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, Abdullah Öcalan ile Selahattin Demirtaş arasında fikir ayrılığı bulunduğu yönündeki değerlendirmelere karşı çıkarak, “Bir ikilik, bir karşıtlık yok” dedi. Mızraklı, Demirtaş’ın tahliye edilmemesinin çözüm sürecine ilişkin farklı kesimlerde soru işaretleri yarattığını belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>7 yıl tutukluluğun ardından 8 Eylül’de cezaevinden tahliye olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, T24’ten Candan Yıldız’ın sorularını yanıtladı.</p>

<p>Mızraklı, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in “Öcalan’ın yeni konutunu değil de Demirtaş’ın evine kavuşmasını konuşmalıyız” sözleri hatırlatılarak yöneltilen “Öcalan- Demirtaş arasında bir ayrışma var mı?” sorusuna şu yanıtı verdi:</p>

<p>“Bunlar kesinlikle iyi niyetli yaklaşımlar değil. Aksine fay hatları veya çatlaklar oluşturmaya dönük, sonucu selamete götürecek yaklaşımlar değil. Sayın Özgür Özel kendi beyanları dışında ister Edirne Cezaevi’nin kapısı önünde söyledikleri olsun, ister daha sonraki fasıllarda ifade ettikleri olsun söylediklerinin ötesinde güçlü bir şekilde parti programına ve özellikle bu sürece ilişkin özelleştirilmiş güçlü bir belge ortaya koymadılar. Cavid Orhan Tütengil’in Mustafa Kemal’i Anlamak ve Tamamlamak diye bir kitabı var. Dedim ya Kürt dünyasından bir okuma yapmaya bir türlü gelemiyoruz. Kendi mahallemizin ezberlerinden ve ön yargılarından kurtulmadan bazı şeylere bakmaya çalıştığımız zaman, oraya saplanıp kalarak baktığımız zaman ciddi hatalar yapıyoruz. Bu süreçte şunu çok net görmek gerekir. Ne Öcalan için ne de Demirtaş için böyle bir durum hissediyorum. Bir ikilik bir karşıtlık yok. Peki üretilmiş olan var mı? Onların dışında fazlasıyla var. O zaman adreslerimizi bunu üreten yerlerden kurmak gerekiyor. Ya bundan nasıl bir çıktı almak istiyorlar, bunun üzerinden nasıl bir zayıflık veya yeni bir ayrışma yaratarak nereye varmak istiyorlar?</p>

<p><br />
‘Süreçte kesinlikle bir rekabet de olduğunu düşünmüyorum’</p>

<p><br />
DEM Parti’nin içine dönük bir hamle olduğunu düşünüyorum. Öcalan’ın hemen hemen bütün külliyatını okumuşumdur. O külliyatın içinde hiçbir yerde savaşı kutsama, özellikle 2000 ve sonrası için çok net biçimde böyle ifadelerin olmadığını okuyan herkes bilir. Bununla beraber 93’ten itibaren çözüm arayışları hep oldu. 2024’te bir elin uzatılması bekleniyordu. O el uzatıldığı zaman iki elle birden yakalandı. Böyle bir durum varken o zaman bence hem bu işin muhataplarının kendisini sorgulaması gerekiyor hem de bu iş etrafında, periferisinde yer alanların da tıkanıklığın nerede olduğunu iyi sorgulaması gerekiyor. Samimiyetle söyleyeyim, Demirtaş, Demirtaş gibi arkadaşlarımız barışı savunmanın güç olduğu dönemlerde barışı savunduk. Barışı savunduğumuz için içeriye girdik. Çatışmalı durumun bir tarafı olarak duruş gösterseydik belki içeriye de girmezdik. Belki de bazılarının istediği buydu. O gün de barış dedik. Ondan öncesinde de barış dedik. Bugün de barışçıl çözüm diyoruz. Burada bütün dalga boyları buluşmuş durumda. Demirtaş barış diyor, Öcalan barış diyor, Bahçeli barış diyor, Erdoğan diyor. Muhalefet de ağırlıklı olarak bunu söylüyor. Bizim odaklanmamız gereken yer burası. Bu süreçte kesinlikle öyle bir rekabet de olduğunu düşünmüyorum. Ek olarak özgürlükçü siyaset çizgisini en iyi pratikleştirebilecek kişilerin başında Sayın Demirtaş’ın olduğunu görürüm. Çünkü ciddi toplumsal karşılığı var. Farklı siyasi mahallelerde bu yankıyı yaratabiliyor. Dolayısıyla Sayın Öcalan’ın da en fazla talep ettiği şeyin bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü kendi mahallenize, kendi dar sahanıza konuşmanızın sizi büyütecek, sizi ilerletecek bir yanı da yoktur.”</p>

<p>‘AKP ve MHP’den bugüne kadar arayan veya gelen olmadı’</p>

<p>Tahliye’sinin ardından AK Parti veya MHP’den arayan olmadığını da ifade eden Mızraklı “Ekrem İmamoğlu sevincini ifade eden bir tweet atmıştı. Keza Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan kardeşim de tweet atmıştı. Yeni Parti yönetimi, başta Özgür Özel olmak üzere birçok arkadaş veya CHP’nin içindeki birçok arkadaş aradı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da aradı, kimi DEVA’lı vekiller ziyarete geldiler. Diğer Kürt partilerinden hem arayanlar hem gelenler oldu. Dolayısıyla bıraktığınız geçmiş bıraktığınız mazinin yanı sıra bir de bu dönemin ihtiyacı olan, herkesin birbiriyle buluşabilmesi gerekiyor. Herkesin birbiriyle müzakere edebilme ehliyetini geliştirmesi gerekiyor. Müzakereye kendinizi kapattığınız andan itibaren sadece kutuplaşmayı beslersiniz. Bunun farkında olan bir yerden insani olan birtakım edimleri bile devre dışı bırakmak zaten kabul edilebilir bir tutum değil. Benim de ne ahlakıma ne de anlayışıma uyar. AKP ve MHP’den bugüne kadar arayan veya gelen olmadı. Muhtemelen belli bazı şeylerin tekamüliyetini bekliyorlardır. Günü geldiğinde onlardan da bu konuda birtakım şeyler gelişirse hiç garipsemem” diye konuştu.</p>

<p>‘Demirtaş bırakılmadan sürecin sahici olduğuna inanmayacağız’</p>

<p>Mızraklı, kendisini ziyaret eden farklı siyasi partilerden kişilerin Demirtaş’ın tahliye edilmemesi halinde çözüm sürecinin sahiciliğine ilişkin kuşku duyduklarını da aktardı. “Beni ziyarete gelen farklı siyasi partilerden insanlar, özellikle yereldeki il ve ilçe teşkilatlarında yaşayanlar, hepsi diyorlar ki ‘Demirtaş bırakılmadan biz bu sürecin sahici olduğuna inanmayacağız’” diyen Mızraklı, bunun yalnızca DEM Parti tabanıyla sınırlı bir beklenti olmadığını söyledi.</p>

<p>Mızraklı’ya göre Demirtaş’ın tahliyesi, “hukuka dönüş” olarak tarif ettiği sürecin önemli göstergelerinden biri.</p>

<p>‘Sisli görme hali toplumu şüpheye taşır’</p>

<p>Cezaevinden çıkarken dile getirdiği ‘şeffaflık’ çağrısına dair de konuşan Mızraklı şunları kaydetti:</p>

<p><br />
“Mevcut durumda ülkenin geleceğine ilişkin söyleyecekleri taahhüt durumunda olan kim var, bir kişi var. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan. O yürütmenin başıdır. Onun ileriye doğru tutacağı projektörler bu ülkedeki her yurttaş açısından bir izlek durumundadır. Diğer siyasi aktörlerin, örneğin Sayın Bahçeli’nin Meclis konuşmalarında hep bir veya iki adım öteden konuştuğunu gördük. Sayın Cumhurbaşkanı bir, iki adım sonrasını konuştu mu, hayır. Daha yuvarlayarak, başka konuların içine dolgu yaparak ifade etmeyi seçti. Diğer aktör Sayın Öcalan sesini, düşünüşlerini, perspektifinin nelerle ikmal edileceğini dışarıya yeterince aktarabiliyor mu, sunabiliyor mu? Bazen doğru yanlış bir sürü görüşme notu şu bu diye çıkabiliyor. O zaman projeksiyona ihtiyaç var. Ne zaman biz bu hale geldik sorusuna da cevap bulmamız gerekiyor. Aynı zamanda da böyle bir temel mesele konusunda ileriye ışık utması gerekenler yol haritasına, duraklarına, ilerleyeceği adreslere ilişkin daha net, daha tatminkâr birtakım şeyleri ortaya koyabilseler, doneleri ortaya koyabilseler vatandaşın kuşkusu da azalacak. Sisli görüyorlar. O sisli görme hali veya buzlu camdan bakma hali toplumu kaçınılmaz bir şekilde şüpheye taşır. Oysa böyle süreçlerde şüpheleri minimalize edip doğruları veya hakikati görebileceğiniz bir berraklığa ihtiyaç var. Biz o berraklığı yaratmak durumundayız.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şeffaflaşma bu tür süreçlerde çokça sözü edilen üçüncü gözü üç yüz milyona çıkartmaktır, üç milyar göze çıkartmaktır. Bu süreçlerin mahremiyet faslına evet ama mahremiyet faslının uzaması ile beraber güvenin gelişememesine de hayır demek gerekiyor. Güveni geliştirmek için tam da bu mahremiyetin tedricen ortadan kaldırılması şeffaflığın açıklığın ortaya konulması gerekiyor. Türkiye’nin önünde bir sürü şey konuşuluyor. İşte yeni anayasa konuşuluyor. Seçim takvimi konuşuluyor. Bütün bunlar Türkiye açısından çok belirleyici adımlar değil mi? Bütün bu bahsettiklerimizin de bu sorundan bağımsızlığı var mı, yok. O zaman oturup hakikaten bu işin güçlü münazaralarını yapmak gerekiyor. Bu ülkenin bütün kesimlerinin dahil olması gereken bir yol haritasını nasıl güçlü, etkili, inanılır, güvenilir bir hale getirebiliyoruz kaygısıyla bu şeffaflaşmanın temini gerekiyor.”</p>

<p><br />
Kaynak: T24</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/mizrakli-demirtasin-tahliyesi-surecin-sahiciligi-acisindan-onemli</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/selcuk-mizrakli-dan-demirtas-aktif-siyasete-donecek-mi-sorusuna-yanit.jpg" type="image/jpeg" length="36549"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den Erdoğan’a: “Fatma Betül Sayan Kaya’dan parayı geri alacak mısın?”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-erdogana-fatma-betul-sayan-kayadan-parayi-geri-alacak-misin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-erdogana-fatma-betul-sayan-kayadan-parayi-geri-alacak-misin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, fon krizine ilişkin açıklamasında Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin adıyla gündeme gelen yüksek tutarlı işlemleri Erdoğan’a sorarak, “Bu milletin parasını geri alacak mısın?” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Balıkesir Karesi İlçe Başkanlığı önseçimine katıldı. Burada konuşan Özel, fon krizinde yüz milyonlarca liralık işlemlerle adı anılan AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın "görevinden affını istemesinin" ardından Erdoğan'a seslendi.</p>

<p><br />
"İsimleri tek tek belli"</p>

<p>"Buradan Erdoğan’a söylüyorum. Fatma Betül Sayan Kaya’dan 2 milyar, kocasından 1,5 milyar... Bu milletin parasını geri alacak mısın? Bütün bu milletin parasını çarpan AK Partililerin hesaplarına el koyacak mısın?" diye konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Mevcut kabinede fonda işlem yapan bakanı, işlem yaptıranı, —isimleri tek tek belli— çantacısı adına daire alıp satan, para taşıyan, fona koyan, fondan çeken bakanı hazineden azledecek misin? Erdoğan ya bu bataklığı kurutmak için bizimle birlikte çalışacaksın ya o bataklıkta boğulacaksın. Kabinedeki bakanlığın, Adalet Bakanlığı bürokrasisinin, Saray'dakilerin, bütün üst düzey AK Partililerin bu fonda yaptıkları ortaya dökülmeden, milletin hakkı tahsil edilmeden, bunlar cezalandırılmadan, bu Erdoğan iktidara devam ediyorsa bu soygunun baş sorumlusudur."</p>

<p>"Bunun adı yeni nesil siyasettir"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuşmasında Yeni Partinin siyaset anlayışına değinen Özel, "Üyeyi seçimden seçime hatırlayan ve üyeye ‘Gel sen üye ol, gerisine karışma, siyaseti biz yaparız’ diyen anlayışı bir kenara bırakıyoruz. Balıkesir’in tüm ilçelerinde ve Türkiye’nin tüm ilçelerinde bu coşku, bu heyecan yaşanıyor. Partiye sahip çıkmak budur, demokrasiye sahip çıkmak budur. Türkiye, bu salonu görsün, bu coşkuyu görsün. Bunun adı yeni nesil siyasettir. Bunun adı doğrudan demokrasidir. Bunun adı aradan aracıyı çıkarmak, partinin siyasetinde doğrudan söz sahibi olmaktır" dedi.</p>

<p>Mahalle meclislerinde mahalleden başlayarak siyaset konuşacaklarını söyleyen Özel, "Mahalleden başlayarak örgütlenecek, mahalleden başlayarak iktidar yürüyüşümüzü nasıl topluma anlatacağımızı tartışacağız. Orada birbirimizi eğiteceğiz. Mahalleden başlayarak partiyi yöneteceğiz" ifadelerini kullandı.<br />
Erdoğan'a sosyal medya sansürü tepkisi: "Sen bir korkaksın"<br />
Sosyal medyada art arda gelen erişim engeli dalgalarına değinen Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenerek şunları dile getirdi:<br />
"Uyuşturucu kol geziyor, okul önünde, bahçesinde şiddet kol geziyor. Motosiklet çeteleri kol geziyor. Tehdit, şantaj kol geziyor. Milletin cebindeki parayı çalanlar kol geziyor. Her türlü yolsuzluk kol geziyor. Her suçun kol gezdiği bu düzende, iktidara muhalefet etmek yasak. Muhalif siyasetçileri iftiralarla hapiste tutuyorlar. Şimdi de sosyal medyada iktidara muhalefet eden kim varsa; akademisyen, gazeteci, siyasetçi hesaplarını erişime kapatıyorlar. Bizlere hakaret eden, küfreden, iftira edenlere dokunmayıp sırtlarını sıvazlarken, iktidara en ufak eleştiri yapan tüm hesapları kapatıyorlar. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum. Güçlü iktidar, eleştiriden, düşünceden, itirazdan asla ve asla korkmaz. Sen bir emekli öğretmenin sosyal medyadaki eleştirisinden bile korkacak, gazetecilerin eleştirilerini görmemek için hesapları kapatacak bir korkaksın. Sen Twitter hesabından korkan, Instagram’dan korkan, TikTok’tan, teyzemin yazdığı Facebook’undan korkan bir korkaksın."</p>

<p><br />
Sosyal medya platfromlarına: "Alnını karşılayacağız"</p>

<p>Sosyal medya platformlarının yöneticilerine de seslenen Özel, şunları söyledi:</p>

<p>"Geçtiğimiz haftadan itibaren tüm hukukçu arkadaşlarımız bu erişim engel ve yasaklarının hukuki zeminini, itirazını tartışıyorlar. Ancak bu talepleri belli bir vadede mahkeme kararı kesinleşene kadar beklemek varken, 4 saat içinde hesap kapatanlara şunu söyleyelim. Türkiye, sosyal medyanın çok kullanıldığı bir ülke. Siz gücünüzü bu ülkenin başındaki tek adamdan değil, bu milletin sizin platformlarınızı kullanmasından alıyorsunuz. Bu konuda milletin karşısına dikilenin hep beraber alnını karşılayacağız. Şimdiden uyarıyorum."</p>

<p><br />
"Çık karşımıza, kararı emekliler versin"</p>

<p>Emeklilerin Anayasa Mahkemesi önündeki eyleminde canına kıyan emekli polis Ali Şekeroğlu'na da değinen Özel, Erdoğan'a çağrıda bulunarak, "Eğer şu kadar insan sevgisi, şu kadar vatan sevgisi, şu kadar artık bu zorlukları yaşayanlara saygın kaldıysa getir o sandığı, geç karşımıza. Bu millet bu iktidarı değiştirmek istiyor. Kendine güveniyorsan hodri meydan. Çık karşımıza. Kararı emekliler versin, kararı emekçiler, kararı Balıkesir, kararı Türkiye versin" dedi.</p>

<p><br />
"AK Parti’nin kara düzeni bitecek"</p>

<p>Özel, "Yasaklar bunlarda, her gün sosyal medyadan hesap kapatıyorlar. Yoksulluk bunlarda, geçinemeyen emeklimiz Anayasa Mahkemesi önünde canına kıyıyor. Yolsuzluk bunlarda, milletin fondaki yatırımlarını kamu gücünü kullanarak itibarlarını kullanarak saadet zinciriyle yerli ve milli diye diye yerli ve milli Ponzi yaparak milleti dolandırıyorlar. Her gün yeni yasakları getiren, emekliyi canına kıyacak kadar hayata küstüren, milletin bankasındaki parasına göz diken bu iktidardır, siyasi ömrü sonlanmıştır. Bu iktidarın, AK Parti’nin kara düzeni bitecek, bu ülkenin hak ettiği yeni düzeni hep birlikte kuracağız" diye konuştu.</p>

<p><br />
Kaynak: Evrensel</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-erdogana-fatma-betul-sayan-kayadan-parayi-geri-alacak-misin</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-27-15-02-28-012-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="80588"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKP’den Fatma Betül Sayan Kaya’nın istifasının ardından ilk açıklama]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/akpden-fatma-betul-sayan-kayanin-istifasinin-ardindan-ilk-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/akpden-fatma-betul-sayan-kayanin-istifasinin-ardindan-ilk-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Fatma Betül Sayan Kaya’nın görevinden ayrılmasının ardından yaptığı açıklamada, “Her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele tavizsiz verilecektir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>AKP Sözcüsü Ömer Çelik, fon vurgunu iddialarıyla gündeme gelen AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın istifasının ardından sosyal medya hesabından fon krizine ilişkin bir açıklama yayınladı.</p>

<p>Çelik açıklmasında fon krizi olarak anılan süreçle ilgili "her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele “tavizsiz” verilecektir" dedi.<br />
Çelik'in açıklaması şöyle:</p>

<p>"AK Parti’miz her zaman “doğru”ların yanında “yanlış”ların karşısındadır. AK Parti’mizin “kuruluş felsefesi” ve “varlık sebebi” budur.</p>

<p>Fon krizi olarak adlandırılan gündemin her bir maddesi ve detayı, Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımızın talimatıyla ilk andan itibaren partideki yetkili kurumlarımız tarafından titizlikle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir. Bu değerlendirmeleri yaparken temel ilkemiz, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımızın “sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacaktır” ifadesidir. Bu ilke çerçevesinde, her türlü yanlış, yolsuzluk, istismar ve usulsüzlükle mücadele “tavizsiz” verilecektir.<br />
Fon krizi olarak adlandırılan bu süreçten olumsuz etkilenen vatandaşlarımızın hak ve hukuku titizlikle ele alınacaktır. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, Adalet Bakanlığımız ile Hazine ve Maliye Bakanlığımız başta olmak üzere tüm kurumlarımızın tam bir koordinasyon içinde kapsamlı çalışmaları, olayların tüm boyutlarını açığa çıkaracak, karanlıkta hiçbir şey kalmayacak ve gereği yapılacaktır. Ortada bir iddia varsa araştırılacaktır. Tüm usulsüzlükler ortaya çıkarılacaktır. Yanlış yapanlar, hukuk önünde hesabını verecektir. Finansal sistemimize ve Türkiye ekonomisine yönelik sistemik bir risk yoktur. Temellerimiz sağlamdır.</p>

<p>Sermaye piyasalarının sınırlı bir bölümünde, belli sayıda fonda ortaya çıkan bir sorundur. Bu sorunun üzerine gidilirken, Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, “benzer bir problemin yaşanmaması için hukuki ve idari düzenlemeler dahil hangi tedbirlere ihtiyaç duyuluyorsa bunların da hayata geçirilmesini sağlayacak” çalışmaları kapsamlı bir şekilde yapıyoruz. Tüm denetim kurumları görevinin başındadır. Şeffaflık, denetim ve hesap verilebilirlik ilkelerini koruyacak ve güçlendireceğiz. Milletimizin her alandaki emanetine sahip çıkma irademiz tamdır. Milletimizin emanetine sahip çıkarken hiçbir taviz, istisna ve kararsızlık söz konusu olamaz. AK Parti’mizde “siyasetimizin alfabesi” her türlü yanlışla sonuna kadar mücadele etmektir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
NE OLMUŞTU?<br />
Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ÖZATA Denizcilik hisse işlemlerine yönelik iddialar ortaya atılmıştı. Kaya ailesinin 5 ay içinde 2 milyar TL’den fazla para kazandığı öne sürülmüştü. YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre "255 liradan ÖZATA hisseden 250 bin adet satın alıyor. Eylül ayına geldiğinde ise bu hisseleri 4 bin 482 liradan satmış. Ne kadar yatırmış? 63 milyon 359 bin lira yatırmış. 4 ay içinde 1 milyar 344 milyon lira çekmiş" demişti.</p>

<p><br />
Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/akpden-fatma-betul-sayan-kayanin-istifasinin-ardindan-ilk-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/fatma-betul-sayan-kayanin-istifasinin-ardindan-ak-partiden-ilk-aciklama.webp" type="image/jpeg" length="94388"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Meclis 1 Ekim’de açılıyor: Gündemde hangi düzenlemeler var?]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/meclis-1-ekimde-aciliyor-gundemde-hangi-duzenlemeler-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/meclis-1-ekimde-aciliyor-gundemde-hangi-duzenlemeler-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni yasama yılına 1 Ekim’de başlayacak TBMM’yi yoğun bir gündem bekliyor. Fon krizi, dijital konaklama platformları, kamusal alanlarda sigara kullanımı ve 13. Yargı Paketi’ne ilişkin düzenlemelerin ekim ayında gündeme gelmesi bekleniyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>TBMM’de 10 Ağustos’ta çerçeve yasanın kabul edilmesinin ardından başlayan tatil 1 Ekim’de sona erecek. 50 gün aradan sonra TBMM'de 28. dönem 5. yasama yılı 1 Ekim'de başlayacak.<br />
Genel Kurul’da, 1 Ekim Perşembe günü saat 14.00’te özel oturum düzenlenecek. Aynı gün akşam TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından açılış resepsiyonu verilecek. Açılışın ardından TBMM’de mesai 6 Ekim Salı günü başlayacak.</p>

<p><br />
FON KRİZİ GÜNDEMDE</p>

<p>TBMM’de Genel Kurul'da “fon vurgunu” ile ilgili tartışmaların gündemin ilk sırasında yer alması bekleniyor. Muhalefet tarafından fon kriziyle ilgili "Meclis araştırması" açılması çağrıları yapılarak, önergeler hazırlanıyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da basın toplantısında yaptığı açıklamada, teklif gelmesi halinde konunun tüm boyutlarıyla aydınlatılması için araştırma komisyonu kurulabileceğini ifade etmişti. Araştırma komisyonu kurulması çağrılarına ilişkin değerlendirme yapan AK Partili yetkililer, “'Fon krizi' adı altında değil ama genel olarak yatırım araçlarıyla ilgili bir komisyon olabilir. Bu tür krizler sadece Türkiye’de değil, diğer ülkelerde de olabiliyor. Genel olarak yatırım araçlarıyla ilgili ama spesifik olarak bu konunun da ele alınacağı bir araştırma komisyonu olabilir. Meclis açılsın, faydalı olacaksa eğer kurulur” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
TÜRK KIZILAY KANUNU TEKLİFİ</p>

<p>TBMM Genel Kurulu’nda ilk görüşülecek teklif, geçen yasama yılında TBMM’ye sunulan ancak yoğun gündem nedeniyle görüşülemeyen Türk Kızılay Kanun Teklifi olacak.<br />
9 maddelik teklifte, Türk Kızılayın görev ve yetkileri ile hak ve muafiyetlerine ilişkin hükümler yer alıyor. Teklife göre, Türk Kızılaya uluslararası sözleşmeler doğrultusunda verilmiş münhasır hak ve yükümlülükleri amaç edinen başkaca bir tüzel kişilik kurulamayacak. Türk Kızılay; Türkiye Kızılay Derneği, Türkiye Kızılay Cemiyeti, Kızılay Derneği, Kızılay Cemiyeti ve Kızılay adlarını da kullanabilecek.</p>

<p>Afet ve acil durumlar ile afetlere hazırlık ve olağanüstü dönemlerde, ulusal afet yönetimi kapasitesinin güçlendirilmesi, tedarik güvenliğinin sağlanması, müdahale süreçlerinin hızlandırılması, ihtiyaç ve mağduriyetlerin giderilmesi, hastalıkların önlenmesi ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi amacıyla, Türk Kızılay ile Türk Kızılayın sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu iktisadi işletmeleri, iştirakleri veya şirketleri tarafından bizzat üretilen ilk yardım hizmetleri, afet lojistik hizmetleri ve geçici barınmaya yönelik ürün ve hizmetler stratejik nitelikte alım kapsamında değerlendirilecek. Bu alımlar, Kamu İhale Kanunu'na tabi olmaksızın doğrudan Türk Kızılaydan veya Türk Kızılayın sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu iktisadi işletmelerinden, iştiraklerinden veya şirketlerinden temin edilebilecek.</p>

<p><br />
AİLE BAKANLIĞI, SOSYAL YARDIM ALANLARLA İLGİLİ VERİLERİ KIZILAY İLE PAYLAŞACAK</p>

<p>Söz konusu kanun teklifine göre, ihtiyaç sahibi kişilere yapılacak yardımlarda mükerrerliğe yol açmamak ve daha fazla kişiye yardım ulaştırabilmek amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde bulunan sosyal yardımlara ilişkin veriler, yapılacak protokolle Türk Kızılaya Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında verilecek. Bu kapsamda yapılacak veri erişimleri, yalnızca görevin gerektirdiği ölçüde ve yetkilendirilen kişilerce yapılacak.</p>

<p>Dernek tarafından kuruluş amacı doğrultusunda kullanılmak üzere, ticari amaç güdülmeksizin ithal edilen bilimsel alet ve cihazlar, tıbbi teşhis, tedavi ve araştırma yapılmasına mahsus alet ve cihazlar, insan kaynaklı tedavi edici maddeler ile kan gruplama testleri ile ilaç özelliği olan ürünlerin kalite kontrolü amacına yönelik maddeler gümrük vergilerinden muaf tutulacak.<br />
Olağanüstü dönemler ile afet, savaş ve çatışma zamanlarında Türkiye Kızılay Derneğinin faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere faaliyet bölgesinde bilfiil görev alan personeline de nakdi tazminat ödenecek.</p>

<p><br />
TURİZM VE DİJİTAL KONAKLAMA PLATORMLARINA İLİŞKİN TEKLİF KOMİSYONDA GÖRÜŞÜLECEK</p>

<p>AKP tarafından TBMM’ye 11 Ağustos’ta sunulan ve Airbnb, TravelGo ve Booking gibi dijital platformlar üzerinden yapılan konaklama uygulamalarına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler içeren kanun teklifi de komisyonda görüşülecek. Teklife göre, bu tür dijital konaklama sağlayan platformlara, Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan izin alma zorunluğu getirilecek. Booking uygulamasına 9 yıldır Türkiye’den erişim sağlanamıyordu. Böylece Booking'e erişim Bakanlığın denetiminde yeniden başlayacak. Halen faaliyet gösteren yabancı platformların, kanun yürürlüğe girdikten sonra 3 ay içinde izin belgesi alma zorunlu olacak. Yabancı dijital konaklama platformları, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansına on binde 7,5 oranında turizm payı ödeyecek.</p>

<p>Kanun teklifinde yabancı dijital konaklama platformlarına yükümlülükler de getiriliyor. Bu kapsamda yabancı dijital konaklama platformları izin belgesi kapsamı dışında faaliyette bulunamayacak, başka ürünlerin satış ve pazarlamasını gerçekleştiremeyecek. İzin belgesi kapsamındaki faaliyetlerini yalnızca bu faaliyetler için kullanacağı elektronik ticaret ortamı üzerinden gerçekleştirmek zorunda olacak.</p>

<p><br />
KAMUSAL ALANLARDA “SİGARA TAHDİDİ"</p>

<p>AKP Grubu'nda, elektronik sigara da dahil tütün ürünleri kullanımının “kamusal alanlarda tahdidine” ilişkin kanun teklifi üzerinde çalışılıyor. Kamusal alanlarda sigara kulanımına ilişkin etki analizi çalışmaları sonucunda kamu binaları çevresinde sigara içilmesiyle ilgili çok fazla şikayet geldiği belirlendi. Bu doğrultuda özellikle hastane bahçesi, acil servislerin önü ve okul bahçeleri, oyun alanları başta olmak üzere kamusal alanlarda sigara kullanımının sınırlandırılması gündeme geldi. Sağlık Bakanlığı’nın konuya ilişkin yürüttüğü çalışma esas alınarak, kanun teklifi hazırlanması amacıyla müzakereler devam ediyor. Henüz taslak aşamasında olan çalışmanın 20-25 maddeden oluşması planlanıyor. Bu maddelerden 4 veya 5’i kamusal alanlarda sigara kullanımının sınırlandırılmasına ilişkin olacak.<br />
Çalışmaları Sağlık Bakanlığı tarafından geçen yıl başlatılan taslakta, sigara yasağının yanı sıra Bakanlığın teşkilat yapısı ile Aile Sağlık Merkezlerinin sunduğu sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesine yönelik düzenlemeler de yer alacak. Bu kanun teklifinin ekim ayı içinde TBMM’ye sunulması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
13. YARGI PAKETİ HAZIRLIĞI</p>

<p>Adalet Bakanlığı ile AKP Grubunun üzerinde çalıştığı 13. Yargı Paketi’nin de ekim ayı içinde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor. Bu pakette, nafaka, boşanma gibi aile hukukuna ilişkin düzenlemelerin yer alması öngörülüyor.<br />
Tartışmalara neden olan “süresiz nafaka” uygulamasının kaldırılması ve evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süre esas alınarak buna göre nafaka belirlenmesi öngörülüyor. Çalışamayacak durumda olan ya da ileri yaştaki kadınlar için bu nafaka ödeme süresi daha uzun tutulabilecek.<br />
Boşanma davalarının uzun sürmesi nedeniyle ortaya çıkan sorunların giderilmesi için düzenlemeler yapılacak. Önce boşanma gerçekleştirilecek sonra velayet, nafaka, mal paylaşımı gibi konular ayrıca açılacak davalarda sonuçlandırılacak.</p>

<p><br />
SOSYAL MEDYA KULLANIMI İÇİN KİMLİK DOĞRULAMASI</p>

<p>TBMM’de geçen yasama yılında tartışılmaya başlayan ancak olgunlaşmadığı için ertelenen bir başka düzenlemenin de 13. Yargı Paketi’nde yer alması öngörülüyor. Taslak çalışmaya göre, “Sosyal medya hesabını kullananların gerçek kişi olması" için sosyal medya platformlarına girişte e-Devlet üzerinden kimlik doğrulaması uygulaması getirilmesi hedefleniyor. Sosyal medya platformalarına da yükümlülükler getirilecek ve bunları yerine getirmeyen ağ sağlayıcılara ağır yaptırımlar uygulanacak. Teklif yasalaştıktan sonra geçiş süreci için belli bir takvim verilecek.<br />
Öngörülen düzenlemeyle sosyal medyada suç işleyenlerin tespitinin kolaylaşması, bot ve sahte hesapların engellenmesi hedefleniyor.<br />
13. Yargı Paketi’ne ilişkin kanun teklifinin de Ekim ayı içinde TBMM Başkanlığı’na sunulması planlanıyor.</p>

<p><br />
Kaynak: Anka</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/meclis-1-ekimde-aciliyor-gundemde-hangi-duzenlemeler-var</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-12-21.jpeg" type="image/jpeg" length="48078"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş’in babası: “İki yıldır kızımıza ne olduğunu öğrenemedik”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/rojin-kabaisin-babasi-iki-yildir-kizimiza-ne-oldugunu-ogrenemedik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rojin-kabaisin-babasi-iki-yildir-kizimiza-ne-oldugunu-ogrenemedik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün üzerinden iki yıl geçmesine rağmen soru işaretlerinin giderilmediğini belirten baba Nizamettin Kabaiş, “Gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyorlar. Katiller bulunana kadar mücadele edeceğiz” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Van’da iki yıl önce şüpheli ölümüyle Türkiye’nin gündemine oturan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş, yanıtlanmayı bekleyen soru işaretleriyle kamuoyunun en çok tartıştığı başlıklar arasında yer almaya devam ediyor.</p>

<p>Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi’nin 10 Ekim 2025 tarihinde dosyaya giren raporunda, Rojin’in göğüs ve vajina iç bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği belirtildi.<br />
Olay yerinden Adli Tıp Kurumu Van Grup Başkanlığı Morg İhtisas Dairesi’ne nakil sürecinde cenazeye temas etmiş olabileceği değerlendirilen kişilere yönelik DNA taraması yapıldı.<br />
Bugüne kadar aralarında üniversite ve yurt güvenlik görevlilerinin de olduğu 413 kişiden DNA örneği alındı. Ancak aradan geçen iki yılda bir arpa boyu dahi alınmayan soruşturmada kimse gözaltına alınmadı, vücudunda bulunan iki farklı erkeğe ait DNA’nın kime ait olduğu tespit edilmedi.<br />
Baba Nizamettin Kabaiş, iki yıldır verdiği hukuk mücadelesini ve soruşturma dosyasını değerlendirdi.</p>

<p><br />
‘Diatom testi yapsalardı her şey belli olurdu’</p>

<p>Kesin ölüm nedeninin tespiti için diatom testinin bugüne kadar yapılmamış olmasının ciddi bir eksiklik olduğunu belirten baba Kabaiş, “Diatom testi yapsalardı her şey belli olurdu. Kaç gün suda kaldı, hangi gün yaşamını yitirdi, hepsi ortaya çıkardı. Ama yapmadılar. Bu da olayı örtbas ettikleri anlamına geliyor” dedi.<br />
Kamera görüntülerinin silindiğini, delillerin karartılarak kaybettirildiğini iddia eden baba Kabaiş; kızının kaldığı yurt ile cenazenin bulunduğu sahil şeridi arasındaki Bardakçı Mahallesi’nde kameralara yansıyan şüpheli beyaz araç ile Rojin’in ve oda arkadaşının telefon sinyallerinin aynı mahalledeki baz istasyonundan alındığını hatırlattı.<br />
Baba Kabaiş, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Yine bir güvenlikçi orada görülüyor. Ağaçların içine giriyor ve bir şey saklıyor. O da büyük ihtimalle Rojin’in telefonu. Yine bazı deliller bulunmuş. Rojin’e biri mesaj atmış, Rojin de mesaj atana ‘hocam’ diye hitap etmiş. Demek ki üniversitede görevli biri. Onun telefonu da Rojin’in olduğu yerde sinyal veriyor. Rojin’in oda arkadaşı, beyaz arabadaki kişi, sahilde bulunan güvenlikçi ve Rojin’in ‘hocam’ dediği kişinin şimdiye kadar gözaltına alınmış olması gerekirdi.”</p>

<p>‘Gözaltı yapılmaması eksiklik’</p>

<p>Soruşturmanın başında gözaltı yapılmamasını “eksiklik” olarak nitelendiren baba Kabaiş, “Yurttaki güvenlikçiler görevlerini yapmamış ve büyük bir suç işlemiş. Eğer orada iki kişi nöbet tutuyorsa, ikisi de suçlu. Rojin saat 23.00’te yurda gitmediyse aramaları gerekirdi. Rojin’in olduğu yerde bulunan iki güvenlikçi de görevini yapmamış. Onların da şimdi gözaltında olması gerekirdi. Gülistan Doku’nun ailesine 6 yıl boyunca acı yaşattılar ve bu acıyı yaşatan vali çıktı. Bizim de durumumuz aynı. Bardakçı köyü üniversiteye yakın. Herkes o köydeki iki kişinin rektörün yeğeni olduğunu söylüyor. Bunların aydınlatılması lazım. Onlar da cezalarını çeksinler ki kafamız rahatlasın” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
Telefon Mersin’de</p>

<p>Rojin’in bir türlü açılmayan telefonuna dair de konuşan baba Kabaiş, şunları söyledi:<br />
“Savcıya ‘Rojin’in telefonunun aynısından alın, 11 rakamlı şifresini koyun, deneme amaçlı açın. Eğer silinmezse demek ki Rojin’inki de silinmez’ dedim. Kabul ettiler. Yaparlarsa iyi olur. Telefonu boşu boşuna Çin’e, İspanya’ya gönderdiler, açılmadı. Türkiye niye kendi imkanlarıyla açmıyor? Telefonu şimdi Mersin’e göndermişler. Orada bir şirket ‘biz açacağız, içindeki bilgiler silinmeyecek’ demiş. Orada başka telefonu açmayı deneyecekler. Eğer silinmezse, Rojin’inki de silinmez.”</p>

<p><br />
‘Sorularımıza cevap verilmiyor’</p>

<p>Verdikleri mücadele sayesinde dosyanın “intihar” denilerek kapatılmadığını dile getiren baba Kabaiş, “4 defa Ankara’ya gittik, bakanların yanına gittik, tüm partilere uğradık. ‘Bu dosyaya sahip çıkın’ dedik. 25-30 defa Van’a gittim. Avukatlarımla savcının yanına gidiyorum. Olan şeyleri savcıya soruyorum. Niye Molla Kasım’ın oradaki kameralara bakılmadı? Bu noktalar çok önemli. Ama ortada içimizi rahatlatacak hiçbir samimiyet yok. Soru soruyoruz, cevapsız kalıyor. ‘Araştıracağız’ diyorlar ama bize cevap vermiyorlar. Çünkü gerçekten kaçıyorlar. Cevap verirlerse gerçek ortaya çıkacak. Gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyorlar. Ne olursa olsun gerçeğin peşini bırakmayacağız” dedi.<br />
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik baba Kabaiş, şunları söyledi:<br />
“Verdiği sözlere inancımız gelmişti. ‘Eğer bunları yaparsa her şey ortaya çıkacak’ dedik. ‘Cihaz göndereceğim, ekip göndereceğim, baz sinyalini bulacaklar. Kimin telefonu sinyal veriyor, olay çözülecek’ dedi. İkinci olarak 2 bin 500 DNA’ya bakılacağını ve Rojin’in bedenindeki DNA’nın kime ait olduğunun tespit edileceğini söyledi. Üçüncü olarak, ‘Büyük bir heyet göndereceğim. Üniversitenin bütün kameralarına bakacaklar, nerelerde görüntüler silinmiş, kim görevini kötüye kullanmış aydınlanacak’ dedi. Böyle 3-4 tane söz verdi. Ama söylediklerinin 4’te birini bile yerine getirmedi. Sorularımızın cevapları hala gelmedi. Bu dosyanın aydınlanması için sorularımızın cevaplarını bekliyoruz.”</p>

<p>‘Dosya iki senedir karanlıkta’</p>

<p>Üniversite rektörünün, Van Valisi’nin ve savcının dosyaya sahip çıkmadığını vurgulayan baba Kabaiş, “Hesaplarını yaptılar, dosyayı kapatıp ‘intihar’ diyeceğiz dediler. Ama biz fırsat vermedik. Büyük bir mücadele verdik; avukatlarımız, halk büyük bir mücadele verdi. Dosyanın bundan sonra da kapatılmasına izin vermeyeceğiz. Rojin’in başına ne geldiyse ortaya çıkarılmalı. Bir can gitti, bir aileyi yok ettiler. ‘Kızımıza ne olmuş’ diyoruz, cevap alamıyoruz. Dosya iki senedir karanlıkta” ifadelerini kullandı.</p>

<p><br />
’20 yıl da sürse mücadele edeceğim’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dosyanın iki yıldır aydınlanmamasına tepki gösteren baba Kabaiş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Devlet görevini yerine getirmedi, getirmeliydi. Neden iki senedir sürüyor? Bu acıyı niye bize çektirdiler? Merak ediyoruz, aklımızdan çıkmıyor kızımızın başına ne geldi? Niye söylemiyorlar? Bugüne kadar ne kimseyi görevden almışlar ne de kimseyi gözaltına almışlar. Görevini yapmayanların tamamının gözaltında olması gerekirdi. Dört güvenlik ve rektör suçludur. Çünkü suç işlemişler. Kızımızın sebebi bunlardır. Hakkımı onlara helal etmiyorum. 20 yıl da sürse Rojinimin hakkını bırakmayacağım, mücadeleme devam edeceğim. Katiller bulunana kadar mücadele edeceğim.”</p>

<p>Son olarak Cumhurbaşkanı’na, Adalet Bakanı’na ve Meclis’e seslenen baba Kabaiş, “İki senedir o kadar haberlerde çıkıyoruz, hiç konuşmuyorlar. Niye konuşmuyorlar? Niye bu dosya aydınlatılmıyor? Savcılara ‘Bu dosya neden iki senedir karanlıkta?’ demeleri gerekiyor. Neden adalet yok? Katiller bulunsun. Bunlar kim, niye bu kadar güçlüler, niye dosya aydınlatılmıyor? Belli ki kimileri müdahale ediyor, yoksa şimdiye kadar çoktan aydınlatılmıştı” dedi.</p>

<p><br />
Kaynak: MA</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/rojin-kabaisin-babasi-iki-yildir-kizimiza-ne-oldugunu-ogrenemedik</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/rojin-kabais-icin-adalet-komisyonlari-yarin-sokaga-cagiriyor.jpeg" type="image/jpeg" length="27322"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Arzu Çerkezoğlu: Emeklilerin insanca yaşam hakkı daha fazla ertelenemez]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/arzu-cerkezoglu-emeklilerin-insanca-yasam-hakki-daha-fazla-ertelenemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/arzu-cerkezoglu-emeklilerin-insanca-yasam-hakki-daha-fazla-ertelenemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, emeklilerin insanca yaşam koşullarına kavuşmasının yönetenlerin sorumluluğu olduğunu belirterek, “Bu görev daha fazla bekleyemez, ertelenemez” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Anayasa Mahkemesi önünde emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'nun yaşamına son vermesine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:</p>

<p>"Anayasa Mahkemesi önünden yüreklerimize tarifsiz bir acı yayıldı. Ali Şekeroğlu’nu kaybettik. Ailesine ve sevdiklerine başsağlığı diliyoruz. Bir ömür çalışmış insanlarımızın, insanca ve onurlu bir yaşama dair umutlarını kaybetmemesi hepimizin mücadele görevidir. Emeklileri yoksulluğa mahkûm eden siyasi tercihlere karşı, bu adaletsiz düzene karşı insanca bir yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Ülkeyi yönetenlere çağrımızdır: Emekliler için insanca bir yaşam sağlamak lütuf değil görevinizdir ve bu görevin yerine getirilmesi daha fazla bekleyemez, ertelenemez."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kaynak: Anka </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EMEK HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/arzu-cerkezoglu-emeklilerin-insanca-yasam-hakki-daha-fazla-ertelenemez</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-26-14-25-52-680-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="81939"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Cumartesi Anneleri’nden İbrahim ve Edip Çelik için adalet çağrısı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/cumartesi-annelerinden-ibrahim-ve-edip-celik-icin-adalet-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/cumartesi-annelerinden-ibrahim-ve-edip-celik-icin-adalet-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumartesi Anneleri/İnsanları, 32 yıl önce Batman’da evlerinden alınarak kaybedilen İbrahim Çelik ve 19 yaşındaki oğlu Edip Çelik’in akıbetinin açıklanmasını istedi. 1122’nci haftada, dosyada etkili bir soruşturma yürütülmediğine dikkat çekildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında zorla kaybettirilen ve katledilen yakınlarının akıbetini sormak için bu hafta da İstanbul Beyoğlu’ndaki Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu haftaki eylemde, 10 Temmuz 1994’te Batman’da Hizbullah tarafından evlerinden alınarak kaybettirilen İbrahim Çelik ve oğlu Edip Çelik’in akıbeti soruldu.</p>

<p>Kayıp yakınları ve hak savunucularının katıldığı eylemde, gözaltında kaybedilen ve katledilen kişilerin fotoğrafları ile karanfiller taşındı.</p>

<p>Basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Sekreteri Jiyan Kaya okudu.</p>

<p>“Çelik ailesinin başvuruları sonuçsuz kaldı”</p>

<p>Jiyan Kaya, 1990’lı yıllarda çok sayıda kişinin Hizbullah tarafından kaçırılarak kaybettirildiğini belirterek, bu suçların işlendiği dönemde güvenlik ve idari bürokrasinin koruması, desteği, göz yumması ve yol vermesiyle hareket edildiğine ilişkin çok sayıda bulgu ve tanıklık bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Jiyan Kaya, buna rağmen suçlara etkili biçimde müdahale edilmediğini ifade etti.</p>

<p>Jiyan Kaya, İbrahim ve Edip Çelik’in kaybedilme sürecini şöyle aktardı:</p>

<p>“10 Temmuz 1994 gecesi maskeli ve silahlı dört kişi Çelik ailesinin kapısını çaldı. İbrahim Çelik’i ‘yer göstereceğiz’ bahanesiyle evinden alarak yanlarında götürdüler. 19 yaşındaki oğlu Edip Çelik ise babasını yalnız bırakmamak için onların peşinden gitti.”</p>

<p>İbrahim ve Edip Çelik’in eve dönmemesi üzerine ailenin jandarma ve emniyete başvurduğunu, ardından savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirten Jiyan Kaya, aile tarafından olayla bağlantılı oldukları belirtilen Hizbullah üyelerinin isimlerinin de başvurularda verildiğini söyledi. Bu kişiler Talat Rüzgar, Aziz Önlük, İlhan Önlük, Resul Güneş ve Çetin Dursun olarak sıralandı.</p>

<p>Jiyan Kaya, ailenin başvurularının sonuçsuz kaldığını belirterek tanıkların dinlenmesi, şüphelilerin sorgulanması ve olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için gerekli adımların atılmadığını ifade etti.</p>

<p>İbrahim ve Edip Çelik’ten bir daha haber alınamadığını belirten Kaya, ailenin arayışının bugün çocukları ve torunları tarafından sürdürüldüğünü söyledi. Kaya, “Kaç yıl geçerse geçsin, İbrahim ve Edip Çelik için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten ve devletin hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.</p>

<p>“Daha kaç kuşak bunu yaşayacak?”</p>

<p>Açıklamanın ardından İbrahim Çelik’in torunu Berfin Çelik söz aldı. Kendilerini “Cumartesi torunları” olarak tanımlayan Berfin Çelik, ailenin üç kuşaktır Galatasaray Meydanı’nda yakınlarının akıbetini öğrenmek için mücadele ettiğini söyledi.</p>

<p>Berfin Çelik, “Onların başına ne geldiğini düşünmek bizim için işkenceye dönüştü. Daha kaç kuşak bunu yaşayacak? Biz gerçekleri öğrenmek istiyoruz. Çelik ailesi olarak bu mücadeleyi bırakmayacağız” dedi.</p>

<p>Basın açıklamasının ardından kayıp yakınları ellerindeki karanfilleri Galatasaray Meydanı’na bıraktı.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/cumartesi-annelerinden-ibrahim-ve-edip-celik-icin-adalet-cagrisi</guid>
      <pubDate>Sat, 26 Sep 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-26-14-06-18-485-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="32019"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadir İnanır’ın vasiyetine yeğeninden itiraz: “Bilinçli şekilde imzalamadığını düşünüyorum”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/kadir-inanirin-vasiyetine-yegeninden-itiraz-bilincli-sekilde-imzalamadigini-dusunuyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/kadir-inanirin-vasiyetine-yegeninden-itiraz-bilincli-sekilde-imzalamadigini-dusunuyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadir İnanır’ın mirasını hayat arkadaşı Jülide Kural ile İHD, TİHV ve Nesin Vakfı’na bıraktığı vasiyetnameye yeğeni Levent İnanır yeniden itiraz etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Kadir İnanır’ın geçtiğimiz hafta okunması beklenen vasiyetnamesi, bazı yasal mirasçılara tebligat ulaşmaması nedeniyle 17 Aralık’a ertelendi.</p>

<p>Ertelemenin ardından İnanır’ın yeğeni Levent İnanır, dayısının bazı sorunları olduğunu ve yeğenlerine herhangi bir miras bırakmadığını öne sürerek hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.</p>

<p>Kadir İnanır’ın 2022 yılında Beyoğlu 48. Noteri’nde, doktor raporu ve iki tanık eşliğinde hazırlattığı vasiyetnamede tüm gayrimenkul hak ve hisseleri, banka ve yatırım hesaplarındaki para ve faizler, otomobiller, koleksiyonlar, sanat eserleri, telif ve alacak hakları ile maddi ve manevi değeri bulunan eşyaların Jülide Kural’a bırakıldığı belirtilmişti.</p>

<p>İnanır ayrıca, hayatının belgesel yapılması ve adına dernek, vakıf, park veya sanat merkezi kurulmasına ilişkin izin ve telif haklarını da Kural’a bırakmıştı.</p>

<h3>‘Vasiyetini bilinçli imzaladığını düşünmüyorum’</h3>

<p>Show Haber’e konuşan Levent İnanır, dayısının vasiyetnameyi bilinçli şekilde imzalamadığını iddia etti.</p>

<p>Levent İnanır, vasiyetnamenin iki tanık eşliğinde hazırlanmasına dikkat çekerek, “Kadir Dayım’ın hiçbir birikimi oldubittiye gelemez. Niye nikâh yapmadan her şeyini bırakıyor?” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Vasiyetnamede yer alan tanıklardan birinin avukat, diğerinin ise Kadir İnanır’ın eski şoförü olduğunu belirten Levent İnanır, bu kişilerle de görüşeceklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnanır, 2015 yılında hazırlanan vasiyetname ile 2022’deki vasiyetname arasındaki değişikliklere de dikkat çekti.</p>

<h3>‘Hukuk yoluna gireceğiz’</h3>

<p>Levent İnanır, Kadir İnanır’ın 2015’te hazırladığı vasiyetnamede Jülide Kural’a bir ev bıraktığını, 2022’de ise bu evden vazgeçmesine karşın tüm mal varlığını Kural’a bıraktığını öne sürdü.</p>

<p>Kadir İnanır’ın memleketi Fatsa’da bir okul yaptırmak istediğini de belirten Levent İnanır, dayısıyla geçen yıl okul ve arsa konusunda görüştüğünü söyledi.</p>

<p>İnanır ayrıca, Kadir İnanır’ın hastanede tedavi gördüğü dönemde Jülide Kural ile tartışmalar yaşandığını ve Kural’ın dayısını incittiğini iddia etti.</p>

<p>Levent İnanır, aile olarak miras haklarını talep edeceklerini belirterek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Evrensel </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/kadir-inanirin-vasiyetine-yegeninden-itiraz-bilincli-sekilde-imzalamadigini-dusunuyorum</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/kadir-inanir-897649.webp" type="image/jpeg" length="53190"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[10 Ekim Gar Katliamı davası ertelendi: 184 IŞİD’linin Türkiye’ye girişleri araştırılacak]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/10-ekim-gar-katliami-davasi-ertelendi-184-isidlinin-turkiyeye-girisleri-arastirilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/10-ekim-gar-katliami-davasi-ertelendi-184-isidlinin-turkiyeye-girisleri-arastirilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Gar Katliamı davasında firari sanıklar yönünden görülen duruşma ertelendi. Mahkeme, Türkiye’ye geldiği belirtilen 184 IŞİD mensubuna ilişkin kayıt ve bilgilerin araştırılmasına karar verdi. Firari sanık Ömer Deniz Dündar ise patlayıcı kemer üzerindeki parmak izine ilişkin “yardım etmek için tutmuşumdur” savunmasını yineledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Ankara’da 103 kişinin yaşamını yitirdiği 10 Ekim Ankara Gar Katliamında, firari sanıklar yönünden devam eden dosyada duruşma bugün görülüyor.</p>

<p>Duruşmayı katliamda hayatını kaybedenlerin ailelerinin yanı sıra Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve pek çok kitle örgütü temsilcisi izliyor.</p>

<p>Evrensel’in haberine göre; duruşmaya sanık Ömer Deniz Dündar, SEGBİS ile bağlandı.</p>

<p>‘Patlayıcı kemeri yardım için tutmuşumdur’</p>

<p>Kendisine arabanın ve patlayıcı kemerin üzerindeki parmak izlerinin sorulması üzerine Dündar, “Arabanın üzerinde parmak izi olmasının imkansız olduğunu” iddia ederek o dönemde Suriye’de olduğunu söyledi. Dündar, patlayıcı kemer üzerindeki parmak izine ilişkin ise “yardım etmek için tutmuşumdur” savunmasını tekrarladı.</p>

<p>Dündar, bir önceki duruşmada verdiği ifadesinde de, “Abdulhaki kod adlı Ahmet Güneş, dini eğitimler veriyordu. Örgüt dışarıya göndereceği bombalı eğitimlerde görevliydi. Örgütte patlama eğitimini veriyordu Kendisinin evine misafir olduğum zaman tuttum kemeri. Parmak izim o şekilde ortaya çıkmış. Sadece tutmamı istedi, kendisi için olduğunu söyledi” yanıtını vermişti.</p>

<p>‘Dosyayı bilmeyen bir heyetle ifade alındı’</p>

<p>Dündar’ın beyanlarının ardından müşteki avukatları söz aldı.</p>

<p>Dava avukatlarından Gülşah Kaya, mevcut heyetin dosyadaki dördüncü heyet olduğuna dikkat çekerek, “Bu sıralarda oturanlar izleyici değil. Katliamda çocuğunu, eşini, babasını kaybedenler; bazıları katliamın bizzat mağduru” dedi. 30 Haziran’da görülen bir önceki duruşmada geçici heyet olduğunu hatırlatan Kaya, “Katliamdan 11 sene sonra, Suriye’den gelen ve bu dosyanın önemli bir sanığının sorgusunu dosyayı bilmeyen bir heyetle yapmak zorunda kaldık” diye konuştu.</p>

<p>Ardından mahkemeye 13.30’a kadar ara verildi.</p>

<p>Aranın sona ermesi ardından sanık Ömer Deniz Dündar yeniden söz aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2013’te “Adıyaman grubu” ile beraber Suriye’ye geçtiğini, 2014’te yeniden Türkiye’ye ve ardından Suriye’ye geçerek IŞİD’e katıldığını söyledi. IŞİD’deki herkesin canlı bomba olduğunun bir algı olduğunu savunan Dündar, “Örgüt kimseye bunu dayatmaz, gönüllü olunur” dedi. Diyarbakır HDP Mitingi bombacısı Orhan Gönder’in de “canlı bomba değil bombaları yerleştiren kişi olduğunu” söyleyen Dündar; 2014-2026 arasında hiç Türkiye’ye gelmediğini iddia etti.</p>

<p>Katliamın tamamen Yunus Durmaz inisiyatifiyle gerçekleştirildiğini iddia eden Dündar, kendisinin bilgisi olmadığı yönünde beyanını yineledi.</p>

<p>Kendisinin insanlarla tanıştığı oyunları oynadığını reddeden Dündar, GSM numarasının ve üstünde kendi fotoğrafının olduğu kimliğin başkaları tarafından kullanıldığını iddia etti. Bir önceki duruşmada bahsettiği eylem planlarından, gerçekleşmeyeceği belli olduktan sonra haberdar olduklarını iddia eden Dündar, kendisinin sadece “yazılımcı” olduğunu öne sürdü.</p>

<p>Türkiye’ye getirilen IŞİD’lilerin bağlantısı sorulacak</p>

<p>Dündar’ın savunması ardından mahkeme heyeti karar için ara verdi.</p>

<p>Aranın ardından dava 3 Aralık 2026’ya ertelendi. Ömer Deniz Dündar’ın tutukluluğunun devamına karar veren heyet, geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelen 184 IŞİD’li arasında dosyayla ilintisi olup olmayanların sorulmasına hükmetti.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Evrensel </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/10-ekim-gar-katliami-davasi-ertelendi-184-isidlinin-turkiyeye-girisleri-arastirilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-25-14-57-57-414-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="60601"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özgür Özel’den 10 Ekim Gar Katliamı davasında çağrı: Kamu görevlileri de yargılansın]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-10-ekim-gar-katliami-davasinda-cagri-kamu-gorevlileri-de-yargilansin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-10-ekim-gar-katliami-davasinda-cagri-kamu-gorevlileri-de-yargilansin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı davası sırasında yaptığı açıklamada, olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de yargılanması gerektiğini söyledi. Özel, dava açısından zamanaşımı tehlikesine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>10 Ekim 2015’te gerçekleşen Ankara Gar Katliamı davasının, firari sanıklar yönünden ayrılan bugünkü duruşmasına katılan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, duruşmaya ara verildiğinde basın açıklaması yaptı.</p>

<p>Ankara Adliyesi önünde yaptığı açıklamada katliamın üzerinden 11 yıl geçtiğini hatırlatan Özel, davada kamu görevlileri ve tüm şüpheliler açısından zamanaşımı sorunu olduğunu vurguladı. Katliamın “insanlığa karşı işlenmiş bir suç” olduğuna dikkat çeken Özel, mahkeme tarafından da böyle kabul edilmesi gerektiğini belirterek yargılanmalar konusunda zamanaşımının söz konusu olamayacağını vurguladı.</p>

<p>“7 Haziran-1 Kasım seçimleri arasında Türkiye cehennemi yaşadı”</p>

<p>Katliamın 7 Haziran-1 Kasım tarihleri arasında yani AKP’nin Meclis çoğunluğunu karşılayamadığı döneme denk geldiğine dikkat çeken Özel, “7 Haziran seçimleri ile 1 Kasım seçimleri arasında Türkiye adeta cehennemi yaşamıştı. Bir anda bir düğmeye basılmışçasına başta IŞİD olmak üzere çeşitli terör örgütlerinin bombalı saldırılarıyla çok sayıda katliam yaşandı” dedi. Gar önünde yapılacak miting için günler öncesinden izin alındığını, katledilen 104 kişinin üstleri aranarak, bariyerler arasından alana girdiğini anımsatan Özel, “Önce sınırdan geçip sonra Gaziantep’ten kalkıp ta Ankara’nın göbeğine kadar, Gar’ın önüne gelene kadar ve bir arama, bir kimlik kontrolü ya da bir trafik uygulamasına rastlamayan iki canlı bombanın yarattığı bir katliam bu. Tarihte aydınlatılması gereken en karanlık sayfalardan bir tanesi. Tabii ki hüküm almış olanlar var. Dünya kadar firari var. Şimdi firarilerden bir tanesi artık Kırşehir cezaevinde ve bugün buraya gelip yüz yüze yargılaması yapılması gerekiyordu. Hastalığı bahane ederek gelmedi. Uzaktan bağlantıyla katıldı. Bir diğeri eylül ayında Türkiye’ye getirilen IŞİD’liler arasında adı geçiyor. Doğrudan katliamın organizatörlerinden, katliamın planlayıcılarından bir tanesi olduğu düşünülen kişinin derhal yargılanmaya başlanması, ailelerin bugüne dair somut taleplerinin başında yer alıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“Sorumluluğu olan kamu görevlileri yargılanmalı”</p>

<p>Katliamın Ankara’nın göbeğinde gerçekleştiğine dikkat çeken Özgür Özel, “IŞID militanlarının, sınırdan geçmemesi gereken, her birisi aranan ve katliam yapmak üzere gelmiş olan terör örgütü üyelerinin dışında birtakım yardımlar, birtakım hazırlıklar, bir takım ön açmalar ya da birtakım görevi kötüye kullanmalar, görevi ihmaller olmadan hayata geçirilmesi mümkün olmayan bir iştir bu. Bunun için kamu görevlilerinin, sorumluluğu olan kamu görevlilerinin yargılanması gerekmektedir. Bu konuda çok sayıda başvuru yapılmış, kimi hiç kabul edilmemiş, kimi önce izin verilmiş sonra izinler iptal edilmiş ama asla kamu görevlilerinin sorumluluğu mahkeme önünde yargılama konusu yapılamamıştır. Kamu görevlileri yargılanmadan asla ve asla bu karanlık sayfa açığa çıkarılamaz” dedi.</p>

<p>“Zaman aşımı tehlikesi var”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Davalardaki zamanaşımı tehlikesine de değinen Özel, “11 yıl oldu ve artık zaman aşımı tehlikesi var. 12’nci yılla birlikte bazı kamu görevlilerinin zaman aşımına uğrayacağı, yargılanamayacaklar. Bu davada şu ana kadar yargılanamayan herkes açısından, tüm şüpheliler, suçlular açısından geçerli. Buna karşılık alınması gereken tek bir karar var. Buradaki katliam, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunun mahkeme tarafından kabulü, teyidi, karara bağlanması durumunda hiçbir zaman aşımı kuralı geçerli olmayacaktır. Bu durumun en önemli hassasiyetimiz olduğunu bir kez daha kayda geçirmek isterim. Böylesi karanlık olayların, dönemlerin bir daha yaşanmaması, bu olayın tüm yönleriyle açığa çıkarılmasına muhtaçtır” dedi.</p>

<p><br />
Kaynak: Evrensel</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ozgur-ozelden-10-ekim-gar-katliami-davasinda-cagri-kamu-gorevlileri-de-yargilansin</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 14:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-25-14-29-51-946-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="19282"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kurtulmuş: “Fesih ve silahsızlanma sağlanmadan yasa uygulanmayacak”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/kurtulmus-fesih-ve-silahsizlanma-saglanmadan-yasa-uygulanmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/kurtulmus-fesih-ve-silahsizlanma-saglanmadan-yasa-uygulanmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, süreç kapsamında örgütün feshi ve silahsızlanmasının sağlanmasının ardından yasal düzenlemelerin uygulanacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda düzenlenen 28. Dönem 4. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı’nda parlamento muhabirleriyle bir araya geldi.</p>

<p>Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kurtulmuş çerçeve yasada sürece ilişkin üç “emniyet sübapı” bulunduğunu belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Örgütün fesih ve silahsızlanması sağlanmadan yasa uygulanmayacak. Birinci sigorta budur. İkincisi, bu süreci yürütecek olan yürütmenin bünyesinde kurulmuş olan kurul, görevini yerine getirecek. Üçüncüsü de millet adına bu süreçleri takip edecek, yasal düzenlemeleri yapmakla yükümlü olan Meclis bünyesinde oluşturulacak İzleme Kurulu. Bu üç önemli sigorta, bu sürecin ciddi şekilde garantisidir.”</p>

<p>‘Seçim erkene alınmak istenirse irade TBMM’dir’</p>

<p>Seçim ve erken seçim tartışmalarına değinen Kurtulmuş, “Eğer seçim erkene alınmak istenirse burada irade TBMM’dir” dedi. Yeni Anayasa tartışmalarına da değinen Kurtulmuş, “Herkesin sahipleneceği bir anayasanın oluşması lazım. Bu şarttır, vakti gelmiştir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>‘Irak’ta silahsızlanma ay sonunda başlayacak’</p>

<p>Kurtulmuş, Irak’taki gelişmelere de değinerek, Irak’taki silahlı milislerin elindeki silahların alınması ve Irak’ta devlet otoritesi dışında hiçbir gücün elinde silah kalmaması sürecinin ay sonu itibarıyla veya ekim başında başlayacağını söyledi.</p>

<p>Kurtulmuş, Irak’ta devlet otoritesinin güçlendirilmesine yönelik sürecin tamamlanmasıyla birlikte “devletten başka kimsede silahın olmadığı, meşru tek otoritenin silahları da elinde bulunarak güç olduğu bir Irak’a” geçileceğini ifade etti.</p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/kurtulmus-fesih-ve-silahsizlanma-saglanmadan-yasa-uygulanmayacak</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-11-17.jpeg" type="image/jpeg" length="17807"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Fon soruşturmasında 21 şüpheli adliyeye sevk edildi: 19’u tutuklandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/fon-sorusturmasinda-21-supheli-adliyeye-sevk-edildi-19u-tutuklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/fon-sorusturmasinda-21-supheli-adliyeye-sevk-edildi-19u-tutuklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 21 şüpheliden 19’u tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturması kapsamında İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen 21 şüpheliden 19’u tutuklandı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen fon soruşturmasında 21 şüpheli dün İstanbul Adliyesi’ne sevk edilmişti.</p>

<p>Bu sabaha kadar işlemleri süren şüphelilerden 19’u hakkında tutuklama kararı verildi. Diğer iki şüpheli ise adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: Anka </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/fon-sorusturmasinda-21-supheli-adliyeye-sevk-edildi-19u-tutuklandi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-10-19.jpeg" type="image/jpeg" length="88809"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Akaryakıt fiyatlarında değişiklik: Tabelalar güncellendi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/akaryakit-fiyatlarinda-degisiklik-tabelalar-guncellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/akaryakit-fiyatlarinda-degisiklik-tabelalar-guncellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[25 Eylül 2026 itibarıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’de benzin, motorin ve LPG’nin litre fiyatları belli oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Brent petrol fiyatlarındaki hareketlilik, döviz kurundaki değişimler ve vergi artışları akaryakıt fiyatlarını etkilemeye devam ediyor. Motorinin litre fiyatına bir gün önce gerçekleştirilen 5 lira 50 kuruşluk indirimin ardından 2 lira 60 kuruş zam geldi.</p>

<p>İstanbul Avrupa Yakası'nda benzinin litresi 80,40 TL, motorinin litresi 93,50 TL, LPG'nin litresi ise 34,99 TL'den satılıyor. İstanbul Anadolu Yakası'nda ise benzin 80,30 TL, motorin 93,30 TL, LPG 34,40 TL seviyesinde bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara'da benzinin litre fiyatı 81,40 TL, motorinin litre fiyatı 94,60 TL, LPG'nin litre fiyatı ise 35,09 TL olarak yer alıyor. İzmir'de ise benzin 81,70 TL, motorin 94,90 TL, LPG 34,99 TL seviyesinde bulunuyor.</p>

<p><br />
Kaynak: T24</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/akaryakit-fiyatlarinda-degisiklik-tabelalar-guncellendi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/benzin.webp" type="image/jpeg" length="64461"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bahçeli’den Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” mesajına destek]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bahceliden-erdoganin-dunya-5ten-buyuktur-mesajina-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bahceliden-erdoganin-dunya-5ten-buyuktur-mesajina-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı “Dünya 5’ten büyüktür” açıklamasını destekledi. Bahçeli, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısının değiştirilmesi ve veto sisteminin kaldırılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 81’inci Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’ndaki konuşmasına ve yayımladığı makaleye ilişkin açıklama yaptı. Erdoğan’ın "Dünya 5’ten büyüktür" vurgusuna destek veren Bahçeli, mevcut küresel sistemin ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) acilen kapsamlı bir reforma tabi tutulması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Uluslararası sistemin krizler, savaşlar ve adaletsizlikler karşısında işlevsiz kaldığını söyleyen Bahçeli, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan yapının kendi kuruluş ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti.</p>

<h3>"Veto imtiyazı kaldırılmalı"</h3>

<p>BM Güvenlik Konseyi’ndeki beş daimi üyenin veto yetkisinin makul çözüm arayışlarını kilitlediğini belirten Bahçeli, reform sürecinin odağında bu yetkinin kaldırılması veya sınırlandırılması olması gerektiğini kaydetti. Açıklamasında uluslararası kamuoyundan gelen benzer eleştirilere de değinen Bahçeli, BM Genel Sekreteri Guterres’in BMGK’nin Afrika’sız yapısını eleştirmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un veto sınırlama teklifini hatırlatarak sistemin tıkandığının uluslararası aktörlerce de dile getirildiğini söyledi.</p>

<h3>Kıbrıs ve Filistin vurgusu</h3>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu kürsüsünden dile getirdiği 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti çağrısı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) tanınması yönündeki mesajlarına tam destek verdiklerini belirten Bahçeli, partisinin geçmişten bu yana alternatif dünya birliği ve BM reformu konusundaki görüşlerini sürdürdüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Anka </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bahceliden-erdoganin-dunya-5ten-buyuktur-mesajina-destek</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-9-21.jpeg" type="image/jpeg" length="97858"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Narin Güran davasına ilişkin 99 sosyal medya hesabına erişim engeli]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/narin-guran-davasina-iliskin-99-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/narin-guran-davasina-iliskin-99-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır Sulh Ceza Hakimliği, Yargıtay’ın kesinleşen kararına ilişkin dezenformasyon yapıldığı gerekçesiyle 99 sosyal medya hesabına erişim engeli getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Diyarbakır’ınBağlar ilçesindeki kırsal Tavşantepe mahallesinde, 21 Ağustos 2024’te kaybolduktan sonra cansız bedeni 19 Eylül günü mahalleye yakın Eğertutmaz Deresi’nde bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetinin üzerinden iki yıl geçti.</p>

<p>Narin cinayetine ilişkin 28 Aralık 2024’te karara bağlanan davada, Narin’in annesi Yüksel Güran, amcası Salim Güran ve ağabeyi Enes Güran’a, ”iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ”ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası, Narin’in cansız bedenini dereye taşıyan komşuları Nevzat Bahtiyar’a da “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.</p>

<p>Yargıtay onadı</p>

<p>Yargıtay, Güran ailesine verilen cezaları onamış, ancak sanık Bahtiyar’ın, kasten öldürmeye yardım suçundan yargılanmasını isteyip kararı bozmuştu. Bozma üzerine yeniden yargılanan Nevzat Bahtiyar, 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</p>

<p>Diyarbakır Sulh Ceza Hakimliği’nce, Narin Güran davasında Yargıtay’ın kesinleşmiş yargı kararına rağmen karar aleyhine dezenformasyon yaptıkları iddia edilen 99 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/narin-guran-davasina-iliskin-99-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/narin-guran-sorusturmasinda-yayin-yasagi-kaldirildi.jpg" type="image/jpeg" length="82754"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mızraklı’dan Demirtaş’ın tahliyesi ve siyasete dönüşü açıklaması]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/mizraklidan-demirtasin-tahliyesi-ve-siyasete-donusu-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/mizraklidan-demirtasin-tahliyesi-ve-siyasete-donusu-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Selçuk Mızraklı, Selahattin Demirtaş’ın tahliye tarihi için “Milyon dolarlık soru” yanıtını verirken, aktif siyasete dönüşüyle ilgili “Bu tür şeylerin vekâleten nakli söz konusu değildir” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, "Demirtaş ne zaman serbest bırakılır?" sorusuna "Milyon dolarlık soru gibi" yanıtını vererek devamında, "Türkiye’de bunu bilebilecek kim var derseniz, belki bir kişi üzerine hepimiz spekülasyon yapabiliriz. Ama onun ötesinde kimsenin bilebilmesi, yorumlayabilmesi mümkün değil" ifadelerini kaydetti.</p>

<p>Yaklaşık yedi sene boyunca cezaevinde tutulan ve 8 Eylül'de tahliye edilen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, Medyascope’tan Ferit Aslan'a konuştu.<br />
Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu beş yıl boyunca eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı hücrede kalan Selçuk Mızraklı, "Demirtaş ne zaman çıkacak? Bir öngörünüz var mı?" sorusunu şöyle cevapladı:</p>

<p>"Milyon dolarlık soru diyorlar ya. Sizin sorunuz da milyon dolarlık soru gibi oldu. Türkiye’de bunu bilebilecek kim var derseniz, belki bir kişi üzerine hepimiz spekülasyon yapabiliriz. Ama onun ötesinde kimsenin bilebilmesi, yorumlayabilmesi mümkün değil. Öncelikle bu sorunun öncesine şunu daima eklememiz gerekiyor. Bu ülkede hakkında en yüksek mahkemenin vermiş olduğu karar olmasına rağmen içeride tutulan Selahattin Demirtaş var, Figen Yüksekdağ var, Kobani davasında yargılanan arkadaşlar var."</p>

<p><br />
DEMİRTAŞ, SİYASETE DÖNECEK Mİ?</p>

<p>Demirtaş’ın daha önce açıkladığı aktif siyaseti bırakma kararından vazgeçip siyasete dönüp dönmeyeceği sorusuna ise Mızraklı şöyle yanıt verdi:</p>

<p>"Ben söyleyeyim, bu tür şeylerin vekâleten nakli söz konusu değildir. Artı, hakikaten de siyasetin etiğine de uygun düşmez. Bizim o birlikte kalarak yaratmış olduğumuz değerlere de aykırıdır. Bunu söyleyeyim. İki, Ankara’dan gelenler kamuoyu nabzını araştırırlar, tutarlar, anlamaya çalışırlar ama onlar için şöyle bir şey vardır: Demirtaş’ın aktif siyasette bulunduğu durum, Demirtaş’ın aktif siyasette bulunmadığı durum. Onlar açısından bunun sonuçları nedir, üzerine yoğunlaşırlar. Yani hesaplarını, kitaplarını, yarına ilişkin diyelim ki kurgularını da onun üzerinden yaparlar."</p>

<p></p>

<p>"KEŞKE ÖCALAN’IN YÜRÜTTÜĞÜ SÜRECE DEMİRTAŞ DIŞARIDA DESTEK VERME ŞANSI OLSAYDI"</p>

<p>Selçuk Mızraklı, PKK lideri Abdullah Öcalan’a villa tartışması kapsamında YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in bir kez daha gündeme getirdiği Demirtaş’ın evine gönderilmesi önerisine ilişkin ise, Öcalan ve Demirtaş üzerinden yapılan ayrıştırmaların yeni olmadığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Şimdi bazı, bütün şu yaşadığımız dünyada cereyan eden işler yapılırken bizler birbirimizi tamamlarız. Her birimiz birer kişiliğiz. Her birimizin birer rotası vardır, düsturu vardır. Ama sürekli yanı başlarımızdan besleniriz, tamamlanırız. Toplum içindeki yaşayışın da temel esasında metaforudur da bu, o birbirini tamamlama hali. Şimdi bu süreçte de ben şunu çok iyi gözlüyorum ki Sayın Öcalan’ın İmralı’da yürüttüğü bu süreci keşke dışarıda Demirtaş ve Demirtaş gibi birçok aktör olsa da, bir, toplumla bunu en doğru yollardan konuşabilse. Yani o toplumsal kabullerin, toplumsal kaygıların giderilmesi, toplumsal kabulün yükseltilmesi bağlamında keşke bunu biz çok daha önceden becerebilmiş olsaydık."</p>

<p><br />
BEŞİKTAŞ TARAFTARLARINDAN AFFINI İSTEDİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Selçuk Mızraklı, Amedspor-Beşiktaş maçı sonrası paylaşımına yönelik eleştirilere yanıt vererek, "bacaklarının titremesi" ve "kanadın kırılması" ifadelerinin ironi ve metafor olduğunu belirterek, Beşiktaş taraftarlarından özür diledi:<br />
"İroni ve metaforu kullanarak paylaşımımı yaptım. Türkiye’de çıkan çok sayıda spor sayfasını veya gazetelerin spor sayfalarını bilirsiniz. Ben size diyebilirim ki en az 50-100 kere ‘Kartalın kanadı kırıldı’ kavramını duymuşsunuzdur. ‘Kartalın pençeleri söküldü’ kavramını çok duymuşsunuzdur. Bunu duyduğumuzda, oralarda okuduğumuzda hiçbir şekilde tepki oluşmadı. Futbolun bunlar nazireleridir. Şimdi bununla beraber, benim özellikle, diyelim ki biraz da belki o anın duygu durumuyla bu söylediklerim başka mahallelerde, Amedspor dışı camiada, başta da Beşiktaş camiası, onu söyleyeyim, Beşiktaş taraftarları eğer onları rencide ettiyse beni bağışlamalarını talep ederim sadece. Hiç öyle bundan da kendimde bir eksilme falan hissetmem."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/mizraklidan-demirtasin-tahliyesi-ve-siyasete-donusu-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-24-11-39-53-627-comgoogleandroidgooglequicksearchbox-edit.jpg" type="image/jpeg" length="67884"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Gölü'nde gün batımı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jun 2021 18:41:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/image00002.jpeg" type="image/jpeg" length="98202"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'dan kar manzaraları]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Jan 2021 18:54:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/WhatsApp_Image_2021-01-19_at_16.22.33.jpeg" type="image/jpeg" length="11250"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihe geçen fotoğraflar ve hikayeleri]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Dec 2020 15:45:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/4.jpg" type="image/jpeg" length="73058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surları kadar eski bir sanat: Kaval]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Deniz İke / Diyarbakır&nbsp;</p>

<p>Bugüne kadar çoban enstrümanı olarak bilinen kaval, en az Diyarbakır surları ve on gözlü köprü kadar eski bir sanat ve kültür.</p>

<p>Şimdiye kadar bir çoban enstrümanı olarak bilinen kaval, çoğu yerde de küçük görüldü. Kaval ayrıca batıda flütle karıştırılmış bir enstrüman olarak ele alındı. Günümüze kadar kendine yaşam şansı bulan kaval orkestralarda da dinlenen bir müzik aleti oldu. Ayrıca çağdaş bir enstrüman olarak müzik dünyasında kendine yer buldu. Keçi Burcundan, Kırklar Dağı’nda, Dicle Nehri ve On Gözlü Köprü'nün yanı başında Diyarbakır surları kadar eski olan kavalın sesi Rêber Söyler isimli Kürt gencinin yüreğinin derinliklerinden gelen nefesle yankılanıyor.</p>

<p>HEM KAVALCI HEM DE IRGAT<br />
&nbsp;<br />
Birçok duyguya ses olan bu binlerce yıllık kültür, Dicle Nehri ve kuş seslerinin eşliğinde yankılanıyor. Bu bölgede her mevsim ova, vadi ve Dicle Nehri’nin etrafını büyülü bir renk cümbüşüne dönüştürürken, insanların ilgisini üstüne çekiyor. Bu cennet yerde oturan kavalcı genç, Karacadağ’a bağlı Küfercin köyünden. Küfercin'in daha önce Ermenilerin yaşadığı bir köy olduğu söyleniyor. Rêber Söyler isimli bu genç, hemen hemen her gün buraya gelip kavalını çalıyor. 31 yaşında olan Söyler, 10 yıldan beri kaval çaldığını belirterek, bunun bir çocukluk hayalini olduğunu da söylüyor. Kaval için kimseden eğitim almadığını ifade eden Söyler, dedesi ve babasının da kaval çaldığını anlattı. Rêber Söyler, aynı zamanda köyde de ırgatlıkla hayatını sürdürüyor.</p>

<p>'SAHİP ÇIKALIM'</p>

<p>Çocukluk hayali olan kaval çalmaya 10 sene önce başlayan Rêber Söyler, Hevsel Bahçeleri'nin eşsiz manzarası ve kuş cıvıltıları eşliğinde sanatını sergiliyor. Kavalı ile insanların yüreğine dokunan Söyler, bin yıllık bir kültürü yaşatmaya çalışıyor. Kaval kültürünün unutulmaması için kanının son damlasına kadar kaval çalmaya devam edeceğini belirten Söyler, gençlere de kaval sanatına sahip çıkma çağrısında bulundu.</p>

<p>‘DUYGULARIMI KAVAL İLE DİLE GETİRİYORUM’</p>

<p>Kaval aşkının aileden geldiğini kaydeden Söyler, Amed'de Xalê Celal ve kardeşi Mihemed gibi çok iyi kavalcıların olduğunu ve kendisine onları örnek aldığını söyledi. Kavalın Kürdistan topraklarında ortaya çıkan çok eski bir kültür olduğunu vurgulayan Söyler, bütün duygularını kaval ile dile getirdiği ifade etti.&nbsp;</p>

<p>DENGBÊJLİK VE KAVALIN KÜRT KÜLTÜRÜNÜN OLMAZSA OLMAZI</p>

<p>Kavalın geçmişte savaş, aşk, ağıt ve masallarda çalındığına değinen Söyler, kavalın dengbêjlik ile çok güçlü bir ilişkisi olduğuna dikkat çekti. Dengbêjî de söylediğini belirten Rêber Söyler, kaval ve dengbejliğin birbirini tamamladığını ifade etti. Dengbêjlik ve kavalın Kürt kültürünün olmazsa olmazı olduğunun altını çizen Söyler, Kürtlere ve gençlere bu sanata sahip çıkma çağrısında bulundu.</p>

<p>BÛ KÜLTÜRÜ YAŞATALIM&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Rêber Söyler ile sohbetimizi Hevsel Bahçeleri'nin eşsiz doğası ve kuşların cıvıltıları arasında yapıyoruz. Söyler, kavalı çok sevdiğini ve bu kültürün hiçbir zaman yok olmaması gerektiğini belirterek, yaşamının sonuna kadar bu kültürü yaşatacağını da sözlerine ekliyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2020 15:26:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/kaval.jpg" type="image/jpeg" length="59681"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir zamanların gözde mesleği; Bakırcılık]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2020 12:34:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/bakYr_11.jpg" type="image/jpeg" length="41995"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak ve Gabar dağı kırmızı renklere kuşandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şırnak'ta güneşin muhteşem batışı ve Gabar dağına yansıması Deniz İke'nin kadrajına bu şekilde yansıdı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2020 21:13:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/YYrnak_1.jpg" type="image/jpeg" length="72561"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak ve Gabar dağı kırmızı renklere kuşandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2020 20:36:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/YYrnak_5.jpg" type="image/jpeg" length="55255"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadın Dengbejliğin en genç adaylarından biri: Mizgin]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Deniz İke / Diyarbakır&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Kadın dengbejliği Kürt toplumunda özel ve önemli bir yere sahip. Kürt kadınlarının sesi dengbejlik kültürünü daha da güzelleştiriyor. Mizgin Turan isimli genç kadın da dengbejlik kültürünün adaylarından biri.<br />
&nbsp;<br />
Dengbejler her zaman Kürt tarihi, kültür ve edebiyatını sözlü olarak günümüze taşımış insanlar. Dengbejlik sadece bir erkek mesleği değil elbet, kadınlar sesleriyle bu kadim sanatın kalıcılaşmasında büyük ve önemli role sahip. Dengbejliğe aday olan Sanatçı Mizgin Turan da genç yaşında bu kültürü yaşamak ve ilerletmek amacında. Mizgin şarkılarıyla insanların Kürt kültürü ve sanatına olan hasretini giderirken, onları tarihin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2020 19:48:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/denbej.jpg" type="image/jpeg" length="27703"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözlerimizin önünde batan tarih...]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Feb 2020 15:15:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/WhatsApp_Image_2020-02-21_at_14.44.41_2.jpeg" type="image/jpeg" length="13730"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Avcı neler söyledi!]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Mustafa Avcı'nın Bekir Kaya dönemine yönelik eleştirileri</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jul 2019 17:22:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/IMG_1419.JPG" type="image/jpeg" length="69192"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakırlı görme engelli Süleyman'ın azim dolu hikayesi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakırlı görme engelli Süleyman Acar'ın azim dolu hikayesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Jun 2019 13:05:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/SULUMAN.jpg" type="image/jpeg" length="46574"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bekir Güneş'in kadrajından İstanbul'da İmamoğlu zaferi böyle kutlandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Jun 2019 12:27:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/IMG_1650.jpg" type="image/jpeg" length="88110"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da sınav için türbeye akın]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diyarbakırlılar çocukları için türbeye akın etti ve dua etti</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jun 2019 22:08:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/IMG_1474.JPG" type="image/jpeg" length="67852"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor'dan dünya futbol tarihine geçecek harika gol]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek</strong>- Amedspor ilk maçta deplasmanda saldırıya uğradığı Sariyerspor’u sahasında ağırladı. Sarıyerliler saldırıya uğramadı Diyarbakır’da ama Amedsporlu Burak Taşdemir'in 90+2'de Sarıyer'e attığı muhteşem gol ile tarihe geçti. İşte o müthiş gol</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Feb 2019 00:24:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/amedspor.jpg" type="image/jpeg" length="40329"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Türk Emek'e konuştu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Gazete Emek-</strong>&nbsp;Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Ahmet Türk Gazete Emek'e konuştu</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Jan 2019 13:00:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/ahmet_turk.jpg" type="image/jpeg" length="71805"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye: DSG güçleri Minbiç'ten çekildi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gazete Emek- Suriye rejimi YPG'lilerin de içinde olduğu DSG güçlerinin Minbiç'ten çekildiğini açıkladı.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Jan 2019 20:58:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/dsg.jpg" type="image/jpeg" length="19831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Ajansı ve AKP medyası 24 Haziran seçim sonuçlarını önceden verdi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Gazete Emek</strong>- İktidara yakın 24 TV, konukların yer aldığı bir tartışma programının yayınlandığı esnada teknik bir hatayla ekrana AA’nın 24 Haziran seçim sonuçlarının bulunduğu grafiklerini yansıttı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Jun 2018 13:47:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/secim_sonuclarY_1.jpg" type="image/jpeg" length="83081"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet ve Vicdan, Van Mitingi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Sep 2017 23:10:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/10.jpg" type="image/jpeg" length="78138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Serhat'tan Botan'a Muhteşem Kareler]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jun 2017 22:36:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/12363261_928137687240497_1454132660927267013_o_1.jpg" type="image/jpeg" length="46423"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rakka Operasyonu İlk Fotoğraflar]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jun 2017 15:20:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/rakka.jpg" type="image/jpeg" length="43611"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
