<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Gazete Emek</title>
    <link>https://www.gazeteemek.net</link>
    <description>Gazete Emek, son dakika Diyarbakır ve Van haberleri başta olmak üzere güncel haberleri yapar.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gazeteemek.net/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 15 Sep 2026 11:54:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ayşegül Doğan’dan erişim engellerine tepki: ‘Kabul edilemez’]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/aysegul-dogandan-erisim-engellerine-tepki-kabul-edilemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/aysegul-dogandan-erisim-engellerine-tepki-kabul-edilemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çok sayıda sosyal medya hesabına getirilen erişim engellerine tepki göstererek, kararların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalamaya yönelik olduğu değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan sosyal medya hesaplarının engellenmesine tepki gösterdi.</p>

<p>LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlerine yönelik erişim engellerinin ardından Evrensel Gazetesi, Uluslararası Af Örgütü Türkiye, Barış Akademisyenleri ve Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda X ve Instagram hesabının Türkiye’den erişime engellenmişti.</p>

<p>Doğan X hesabından yaptığı paylaşımda “Son günlerde ülkede olup bitenlere uzaktan bakan biri dahi yaşananların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalamaya yönelik olduğu sonucuna varabilir” dedi.<br />
Doğan şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Her gün toplumun bir başka kesiminin hedef alındığı, saldırıya uğradığı, ayrışma ve kutuplaşmanın derinleştirildiği bir ortamda, barışa inanmak-inandırmak nasıl mümkün olabilir? Sürece destek demokrasinin güçlenmesiyle mümkün hale gelir. Hak savunucularının, gazetecilerin, yazarların, Barış Akademisyenleri’nin X hesaplarının erişime kapatılması barış ve demokrasiden bahsettiğimiz bir ortamda kabul edilemez. Sosyal medya hesaplarına erişim engeli, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahaledir. Yaşam hakkı savunucuları, gazeteciler, yazarlar, Barış Akademisyenleri susmaz! Hepimizin güvende olması ancak hukuk, demokrasi ve özgürlüklerle mümkün olur.”</p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/aysegul-dogandan-erisim-engellerine-tepki-kabul-edilemez</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-32-11.jpeg" type="image/jpeg" length="45559"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sebze ve meyve piyasasında soruşturma: 41 firma yöneticisine gözaltı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/sebze-ve-meyve-piyasasinda-sorusturma-41-firma-yoneticisine-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/sebze-ve-meyve-piyasasinda-sorusturma-41-firma-yoneticisine-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul merkezli soruşturma kapsamında, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları öne sürülen 41 firma yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. 22 ilde 109 adreste arama başlatıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddia edilen 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında 22 ilde 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı.<br />
Gürlek, soruşturma kapsamında “tarladan markete fiyat yolculuğunun” mercek altına alındığını belirtti.</p>

<p><br />
BİN 29 ÇİFTÇİNİN BEYANINA BAŞVURULDU</p>

<p>Soruşturma kapsamında Ticaret Bakanlığı'ndan Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan ise Çiftçi Kayıt Sistemi verilerinin temin edildiği belirtildi.<br />
Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından da kapsamlı bir rapor hazırlandı.<br />
Yaklaşık 1029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi koşullarda ulaştığı incelendi.</p>

<p><br />
FİYATLARI YUKARI ÇEKTİKLERİ İDDİA EDİLDİ</p>

<p>Yapılan incelemelerde, hallerin büyük tedarikçileri konumundaki bazı firmaların piyasadaki hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını gerçekte olduğundan düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdikleri öne sürüldü.</p>

<p>Söz konusu firmaların sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları yönünde tespitlere ulaşıldığı aktarıldı.</p>

<p>22 İLDE 109 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON</p>

<p>Soruşturmanın; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütüldüğü bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>41 BÜYÜK DAĞITICI FİRMANIN 41 YÖNETİCİSİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI</p>

<p>Bu kapsamda 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul merkezli soruşturma kapsamında 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı.</p>

<p>Gürlek, açıklamasında soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyona katılan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teşekkür etti.<br />
Akın Gürlek ayrıca Hazine ve Maliye, Tarım ve Orman ile Ticaret bakanlıklarının veri, analiz ve raporlarıyla soruşturmaya katkı sunduğunu belirtti.</p>

<p>Gürlek, tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticinin emeği ve vatandaşın bütçesi üzerinden haksız kazanç sağlanan bir alana dönüştürülmesine izin verilmeyeceğini ifade etti.</p>

<p>AKIN GÜRLEK'TEN OPERASYONA İLİŞKİN AÇIKLAMA</p>

<p>Gürlek'in paylaşımı şu şekilde:<br />
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; üreticimizin emeğini, vatandaşımızın bütçesini ve piyasanın adil işleyişini korurken, fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağlayan ve ekonomik düzeni bozan suçlarla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.</p>

<p>Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada, “tarladan markete fiyat yolculuğu” mercek altına alındı. Ticaret Bakanlığımızdan Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığımızdan Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edildi; Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca kapsamlı rapor hazırlandı. Yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi şartlarda ulaştığı incelendi.</p>

<p>Yapılan incelemelerde, hallerin büyük tedarikçileri konumundaki bazı firmaların piyasadaki hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri; sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları yönünde tespitlere ulaşıldı.</p>

<p>Bu kapsamda; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütülen soruşturmada, 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi; 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı.</p>

<p>Soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze; soruşturmaya veri, analiz ve raporlarıyla katkı sunan Hazine ve Maliye Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz.<br />
Tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticimizin emeği ve vatandaşımızın bütçesi üzerinden haksız kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade edilmeyecektir!"</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/sebze-ve-meyve-piyasasinda-sorusturma-41-firma-yoneticisine-gozalti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/istanbul-merkezli-22-ilde-dev-hal-operasyonu-fiyat-cbf93b1b-large.jpeg" type="image/jpeg" length="70570"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor evinde yine kaybetmedi: Seri 25 maça çıktı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/amedspor-evinde-yine-kaybetmedi-seri-25-maca-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/amedspor-evinde-yine-kaybetmedi-seri-25-maca-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amedspor, Başakşehir karşısında aldığı farklı galibiyetle iç sahadaki yenilmezlik serisini 25 maça ve 547 güne taşıdı. Revaloson-Furkan Soyalp tandemi ise 2 asist, 13 sahipsiz top ve 12 kazanılan ikili mücadeleyle öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Amedspor Süper Lig’in 5’inci haftasında Amedspor kendi sahasında Başakşehir FK’yi ağırladı. Maça hızlı başlayan Amedpor baskılı oyunuyla Başakşehir’i maçın ilk dakikalarından itibaren bunalttı. Maçın ilk yarısında sağlı-sollu bindirmeler ve ortalarla gol arayan Amedspor tehlikeli ataklar geliştirdi ve mutlak gol pozisyonları buldu. Amedspor bulduğu gol pozisyonlarını bir türlü gole çeviremedi. Ataklarını artıran Amedspor aradığı golü 45+1’de bir karambolde buldu. Emin Bayram’ın kendi kalesine attığı golle Amedspor soyunma odasına 1-0 önde gitti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkinci yarıya fırtına gibi başlayan Amedspor, golcüsü Gift Orban ile maçın 52, 56 ve 75’inci dakikalarında bulduğu gollerle durumu 4-0’a getirdi. Orban, 23 dakikada hattrick yaptı. Başakşehir yediği gollerle direncini yitirdi ve takım olarak dağıldı. Amedspor, 4-0’dan sonra da atak bir futbol oynamayı sürdürdü. Diagne’nin 84’üncü dakikada attığı golle maçın skorunu belirlendi ve maç 5-0 sona erdi. Amedspor bu skorla ligde sahasında çıktığı 3 maçını da kazanmış oldu. Bu skorla Amedspor topladığı 10 puanla 3’üncü sırada yer aldı.</p>

<p>Orban’dan ikinci hat-trick</p>

<p>Gift Orban maçın 52, 56, 75 dakikalarında attığı gollerle Amedspor formasıyla Başakşehir karşısında ikinci kez hattrick yapmış oldu. Orban, 15 Mart 2023 tarihinde UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 Turu rövanş maçında İstanbul’da oynanan Başakşehir – Gent karşılaşmasında, futbol tarihine geçen bir hattrick’e imza attı. Orban, o maçın 31, 32 ve 34’üncü dakikalarında yani sadece 3 dakika 24 saniye içinde 3 gol birden atarak hattrick yaptı. Bu performans, Avrupa kupaları tarihinin en hızlı hattrick’i olarak yerini aldı.</p>

<p>Maçın istatistikleri</p>

<p>Amedspor 3.86 gibi bir gol beklentisi oranıyla maçı bitirirken, Başakşehir’de ise bu oran sadece 0.32’de kaldı. Amedspor maç boyunca kaleye toplamda 22 şut çekti. Amedspor’un topla oynama oranı da yüzde 43 olarak kaldı. Amedspor toplamda yaklaşık 112 kilometre mesafe kat ederken, Başakşehir ise çoğunluğu topun peşinden koşmak veya topu geri kazanmak nedeniyle toplamda 114 kilometre koştu.</p>

<p>Furkan Soyalp ilk defa ilk 11’de oynadığı maçta dikkat çekici istatistiklere imza attı. Yaklaşık 11.2 kilometre ile takımın en çok koşan isimlerinden biri oldu. Maçta bir de asist yaptı. Soyalp, Başakşehir karşısında orta sahada sergilediği agresif ve dirençli oyunla hava ve yerde toplam 12 ikili mücadelenin 7’sini kazandı. 6 sahipsiz top kazanan Soyalp, zeminde 8 ikili mücadelenin 5’ini kazandı.</p>

<p>Revaloson-Furkan Soyalp tandemiyle Amedspor topu birinci bölgeden üçüncü bölgeye hızlıca taşıdı. Soyalp’ın rakibe baskısı ve dinamizmi Revaloson’u da rahatlattı. Revaloson ilk asistini bu maçta yaparken, kariyer genelinde yüzde 81 pas isabeti bandında oynarken, Başakşehir karşısında yüzde 89 pas isabeti yakalayarak kendi rekorunu kırdı. Ligin ilk dört müsabakasında maç başına 4.8 top kazanan oyuncu, Başakşehir maçında sergilediği performansla bu sayıyı 7 top kazanmaya çıkardı.</p>

<p>Revaloson-Soyalp ikilisi toplamda 13 sahipsiz top ve 12 ikili mücadele kazandı ve birer asist yaptı. Teknik direktör Besni Hasik bu tandemiyi sürdürür mü bilinmez ama bu ikilinin ligde iyi işler yapacağı da ortaya çıkan istatistiklerden belli.</p>

<p>Ballet’in top kayıpları</p>

<p>Ballet yine bireysel oynayıp çokça top kaybı yaptı. Amedspor’un kollektif ve kompakt futbol anlayışını da ters bir oyun sergileyen Ballet, kaptırdığı toplar nedeniyle takımını sıkça topun peşinden geriye koşturuyor. Ballet’in de takıma adapte olmasıyla ve Yira Sor’un dönmesiyle Amedspor ligde her maça ortak olabilecek bir kapasiteye ve güce de ulaşması kaçınılmaz olacak.</p>

<p>Krasniqi ise yaptığı bindirmeler ve girdiği ikili mücadeleler; bitmeyen ve tükenmeyen enerjisi ve dinamizmi ile maçın gizli kahramanı oldu. Hem hücumda hem de savunmada hatasız bir maç çıkardı.</p>

<p>Amedspor’un üçüncü bölgeye baskısı</p>

<p>Amedspor’un önde baskısı nedeniyle Başakşehir uzun toplarla savunmadan çıkmaya çalıştı. Ancak her uzun topu Amedsporlu oyuncular kaptı ve takım yeni ataklar için fırsat yakaladı. Başakşehir, uzun boy ortalamasına rağmen Amedspor’un agresif oyunu karşısında istediğini yapamadı. Önde Orban, Saba ve Ballet’in baskısı Başakşehir takımını uzun oynamaya zorladı.</p>

<p>Amedspor evinde lider</p>

<p>Amedspor ligde kendi sahasında çıktığı 3 maçta 10 gol attı, 9 puan aldı, kalesinde sadece 2 gol gördü. Lig’in ilk 5 haftası itibarıyla kendi sahasında hem en çok gol atan hem de en çok puan toplayan takım Amedspor.</p>

<p>Taraftar desteği</p>

<p>Amedspor’un iç sahadaki başarılı performansında en büyük pay sahibi taraftarlar. Sahasında her maçı kapalı gişe oynayan Amedspor, taraftarının müthiş desteğiyle rakiplerinin korkulu rüyası haline geldi. Özellikle güney kale arkasında bir araya gelen taraftar grupları maç boyunca takımını ateşliyor. Taraftar-takım birlikteliği Amedspor’u geçilmez bir kale yapıyor. Amedspor 25 maçtır ve 547 gündür sahasında mağlubiyet yüzü görmedi. Güney kale arkasındaki taraftar grupları biraz daha organizeli hareket ederse ve tüm stadı tezahüratlarına ortak ederse, bu stattan ne Beşiktaş, ne Fenerbahçe ne de Galatasaray puanla çıkar.</p>

<p><br />
Kaynak: MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>SPOR</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/amedspor-evinde-yine-kaybetmedi-seri-25-maca-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/amedspor-macina-gidecek-kadinlar-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="15269"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEM Parti’den ana dilinde eğitim çağrısı: “Birleştirir, bölmez”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-ana-dilinde-egitim-cagrisi-birlestirir-bolmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-ana-dilinde-egitim-cagrisi-birlestirir-bolmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde yaptığı açıklamada ana dilinde eğitim hakkının toplumsal barış açısından önemine dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu, bugün (14 Eylül) başlayan yeni eğitim-öğretim yılına ilişkin Türkçe, Kurmancî ve Zazakî olmak üzere üç dilde yazılı açıklama yaptı.</p>

<p>Türkiye’de eğitim sisteminin çocuk yoksulluğundan bütçe yetersizliğine, eğitimin ticarileştirilmesinden çocukların işçileştirilmesine kadar çok yönlü krizlerle karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, “Bu krizlerin çözümünde atılacak en anlamlı adımlardan biri, milyonlarca çocuğa kendi ana dilinde eğitim alma imkânını tanımaktır” denildi.</p>

<p>‘Milyonlarca çocuk bu imkana kavuşamadan eğitime başlıyor’<br />
Açıklamada, Kürt çocukları başta olmak üzere milyonlarca çocuğun kendi ana dilinde eğitim alma imkanından yoksun şekilde eğitim hayatına başladığı belirtildi:</p>

<p>“Ana dilinde eğitim, çocuğun kendi kimliğiyle, diliyle ve kültürüyle özgür bir birey olarak gelişmesinin güvencesidir.”</p>

<p>‘Ana dilinde eğitim hakkı güvenceye kavuşturulmalı’</p>

<p>Türkiye’nin son iki yıldır önemli bir süreçten geçtiğinin vurgulandığı açıklamada şöyle denildi:</p>

<p>“Barış ve Demokratik Toplum Süreci, her bireyin ve toplumun doğuştan gelen haklarıyla eşit ve onurlu yurttaşlık temelinde bir arada yaşadığı demokratik bir düzeni hedefliyor. Demokratik, çoğulcu ve eşitlikçi bir toplumsal iklim, farklı dillerin ve kültürlerin haklarının güvenceye kavuşmasıyla mümkündür. Bu nedenle ana dilinde eğitim hakkının yasal ve anayasal güvenceye kavuşturulması, barışın ve demokratik dönüşümün çok önemli adımlarından biridir.”</p>

<p><br />
‘Seçmeli ders hakkı önemli bir kazanım’</p>

<p>Açıklamada, mevcut iki saatlik “seçmeli ders” hakkının uzun yıllar süren mücadelenin sonucu olduğu ifade edildi. Ancak bunun yeterli olmadığı belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:<br />
“Eğitim hakkının çocuğun ana diliyle güvence altına alınması, nitelikli eğitim ve toplumsal barış açısından da elzemdir. Bugün mevcut olan iki saatlik ‘seçmeli ders’ hakkı, uzun yıllar süren mücadelenin ve dilin sahiplenilmesinin önemli bir kazanımıdır. Bu kazanımın üzerine inşa edilecek asıl adım, ana dilini eğitimin dili haline getirmek ve bunun güvencesini sağlamaktır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
‘Diller arasında gerçek bir eşitlik sağlanmalı’</p>

<p>Kürt dil kurumlarına ve Kürtçe konuşanlara yönelik baskı ve saldırıların demokratik birlikteliği zedelediği ifade edilen açıklamada, bu tür girişimlerin önüne geçilmesi için diller arasında eşitliğin sağlanması gerektiği vurgulandı.<br />
Komisyon, açıklamasında “Ana dili hakkı bizleri bölmez, aksine birleştirir. Bu hak, toplumsal barışın mayasıdır ve devredilemez bir haktır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu, başta TBMM olmak üzere idari ve sivil kurumlar ile toplumu, ana dilinde eğitim hakkının tanınması için “tarihsel bir sorumluluk” almaya çağırdı.</p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dem-partiden-ana-dilinde-egitim-cagrisi-birlestirir-bolmez</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/dem-partiden-anadilinde-egitim-cagrisi-yasal-ve-anayasal-guvenceye-kavusturulmali-id65.jpg" type="image/jpeg" length="93455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mızraklı’dan ‘çerçeve yasa’ tepkisi: “Demirtaş’ın elinde silah mı var?”]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/mizraklidan-cerceve-yasa-tepkisi-demirtasin-elinde-silah-mi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/mizraklidan-cerceve-yasa-tepkisi-demirtasin-elinde-silah-mi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgürlüğüne kavuşan eski DBB Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, yürürlüğe girmesi MGK şartına bağlanan Çerçeve Yasa’yı eleştirdi. Yasanın ipotek altına alındığını belirten Mızraklı, serbest bırakılmayan Selahattin Demirtaş ve diğer siyasetçiler için “Ellerinde silah mı var?” diye sordu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Adnan Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıl süren esaretin ardından yeniden özgürlüğüne kavuştu. HDP Milletvekili iken girdiği 2019 yerel seçimlerinde DBB Eşbaşkanı seçilen Mızraklı, 4 ay sonra görevinden alınıp yerine yeniden kayyım atandı.<br />
Sonrasında ise tutuklanıp cezaevine konulan Mızraklı, hakkındaki tanık beyanı ile “silahlı örgüt üyeliği” suçlamasıyla 9 yıl 4 ay 15 gün hapse mahkum edildi.</p>

<p>Verilen bu cezayı tamamlayarak yeniden dışarı adım atan Mızraklı, İlke TV ekranlarında konuk olduğu ‘Diyarbakır Zamanı’ programında kendisine ve Türkiye gündemine dair merak edilen sorulara yanıt verdi.</p>

<p><br />
Seçilmiş bir belediye eşbaşkanı olarak tutuklandıktan 7 yıl sonra bugün yeniden dışarıdasınız. Bu uzun zaman dilimi sizden neler götürdü, neler kattı? Cezaevine giren ve çıkan Selçuk Mızraklı arasında farklar var mı?</p>

<p>Bir metafor kullanacak olursam, fırının kapağını açıp içine ekmekleri sıraladıktan sonra bir saat tutarsınız iyi pişmesi için. Un ve su olarak fırına giren hamur, ekmek olarak çıktığında biraz böyle bir suyunu kaybeder. Çünkü o ateşin içinde pişti. Biraz esmerleştiğini, kızardığını ve sertleştiğini görürsünüz. Buradaki sertleşme de tabii metaforik. Bizdeki Kürtçe deyimle “tuj” olmak değil. Yani aksine düşüncelerinizi adeta o fırının, o ateşin içinde bir kere daha test etmişsinizdir. O testle beraber tıpkı çeliğe su verilmesi gibi daha da netleşmiş olarak çıkarsınız. Çünkü dışarıda birçok etkileşim içinde olursunuz ama içeride biraz daha kendi başınıza kalma, biraz daha sarih düşünebilme imkânınız oluyor. Cezaevi böylece adeta bir kütüphane sessizliği ve olgunluğu içinde düşünme, düşleyebilme ve kurgulayabilme zeminine dönüşebiliyor. Böylelikle de saflaşmayı, durulaşmayı ve arılaşmayı biraz daha sağlayabiliyorsunuz.Cezaevi süreci sizi çürüten ve eriten bir süreç olmamalı. Nasıl ki vücuda bir mikrop girdiği zaman vücudun bağışıklık sistemi devreye giriyorsa aynen o kapıdan içeriye girdiğiniz zaman da bu defa inançsal, düşünsel anlamındaki bütün bağışıklık sisteminiz devreye giriyor. Yani oradaki sisteme yenilmemek, teslim olmamak ve o daracık mekânın içinde kendi dünyanızı yeniden var ve zengin tutabilmek önemli.</p>

<p><br />
İçeride geçirdiğiniz bunca uzun süre de günler nasıl geçti? Zamanını nasıl planlıyordunuz, neler yaptınız?</p>

<p>Tabii benim cezaevi dönemim iki fasıl halinde oldu. 2 yıl 4 ay boyunca Kayseri Bünyan Cezaevi’nde kaldım. Aynı koğuşta kaldıklarım çoğunlukla genç arkadaşlardı. Onlar zaten benden önce kendi koğuş disiplinleri çerçevesinde günlük yaşamlarını düzenlemişlerdi. Ben de zaten kişilik olarak günü gelişigüzel yaşayan birisi değildim. Hep belli bir rutini olan, araya yaratıcı birtakım aktiviteler de kattığım bir tarzım vardı. Cezaevine girdiğim zaman bunu kaybetmemem gerekiyordu. Yine de arkadaşlar da sağ olsunlar ilk günlerde o ortama adaptasyon sağlamam için ellerinden gelen kolaylığı gösterdiler. Orada ana kucağı sıcaklığında bir samimiyetle karşılaştım. Aramızda saygı ve sevgiyle birbirimizi beslediğimiz bir ilişki tarzı vardı.<br />
Sonrasında Edirne’ye geçtim, sevgili Selahattin Demirtaş’la beraber kalmaya başladık. İlk baştan bana tam bir misafir muamelesi yaptı. Çünkü kendisi kıdemliydi, bana göre. Gösterdiği misafirlikten artık sıkılınca kaldığımız hücrenin düzeni konusunda el ele verdik.Dışarıdayken herkesin eleştirdiği kadar korkunç derecede hızlı yürüyen birisiydim. Ama Demirtaş’la voltada yürümeye başladığımızda, demek ki hızlının da hızlısı varmış dedim içimden. Yine kendisinin özel çabayla temin etmiş olduğu kitaplar vardı. Malum bizim kuşak genelde kitap kurdudur. Öyle olunca da bol bol okuma, okuduktan sonra da süzme vakti geliyor. Yine notlar almak için defterler tükettik. Oldukça da verimli ve biriktirici oldu.</p>

<p><br />
Kimi günlük anekdotları paylaştınız ama uzun yıllar öncesine dayanan bir tanışıklık olsa da, Selahattin Demirtaş’la cezaevinde birlikte kalmak şüphesiz farklı bir deneyim olmuştur. Nasıl bir ilişkiniz vardı içeride?</p>

<p>Çok eskiden beridir tanıdığım Demirtaş’la iyi arkadaştık. Fakat cezaevinde 5 yıl boyunca günün 24 saati birisiyle beraber kalmak çok başka bir hissiyattır. Yani her anınıza ilişkin birçok fotoğrafı beraber barındırır zihninizde. Demirtaş’la karşılıklı olarak birbirimizi polenleyeceğiz, diyordum. O polenleri tükettikçe güzel, kaliteli ve bize ait bir bal çıksın diye tarif ederdim.<br />
Demirtaş’ın kendisi oldukça zengin bir kişilik. Düşünce tarzı itibariyle hiçbir tarafa antenlerini kapatmayan biri. Ben de bazen espriyle kendisine takılırdım, adeta radar üssü gibisin derdim. Yani etrafı bütün hatlarıyla gözlüyor, gözledikten sonra radarın uyarı verdiği bölgelere ilişkin özel notlar çıkartıp sonra da ona ilişkin gözlemlerini rapor haline getiriyorsun diye takılıyordum.<br />
Aramızdaki ilişki arkadaşlık, kardeşlik, yoldaşlık, baba-oğul ya da hoca-öğrenci ilişkisi miydi, tarif etmek gerekirse de ‘hepsinden biraz’ derim. O hepsinden birazın iyi yoğrulmuş ve form kazanmış bir biçimi. O yüzden de dört duvar arasında, demir kapı arkasında yaşanan o 5 yıl, benim için zengin yaşanan yıllara dönüşmüş oldu.</p>

<p><br />
Tutuklanmanız, tıpkı diğer siyasetçilerde olduğu gibi bir dönemin politikalarından biriydi. Bugün ise yaklaşık iki yıldır süren yeni bir süreç var. Bu sürecin ilk adımı olarak, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Meclis’te DEM Partililerin elini sıktığını gördüğünüzde ilk tepkiniz ne oldu?</p>

<p>Halk arasında bir laf var; ‘Karanlığın zifiri anı, aydınlığa en yakın olduğu zamandır’ diye. Türkiye son 11 yılda çok şey kaybetti. Siyaset çok şey kaybetti, beraberinde toplumsal aşınma, erozyon anlamında çok şey kaybedildi, ekonomik olarak çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Bölgesel duruma baktığınızda yine oldukça büyük krizler var.<br />
Komşularınızdan tutun da merkezinize kadar büyük sorunlar yaşanıyorsa, orada bir yerlerde çözüm çabalarının, bunları aşma çabalarının da olması gerekir. 2019’un Aralık ayıydı sanırım. İkinci duruşmada şöyle bir metafor üzerinden durumu tarif etmeye başlamıştım. Türkiye’nin içinde bulunduğu krizler sarmalından, bu sorunlar labirentinden çıkışın kapısında “Pax Kurd” yazıyor, yani Kürt barışı yazıyor. Çözüm 100 yıllık yanlışlardan vazgeçilip içerideki ve dışarıdaki komşu Kürtlerle barıştan geçiyordu.Fakat aynı hatalar defalarca yapılarak bu konuda çok fazla mesafe alınamadı. Yine de benzer dünya örneklerinde görüldüğü gibi bir yerlerde bu konuda bir çaba olmalı, en zor zamanlarda bile bir yerlerde devam ediyor olmalı derdik.<br />
Böyle olunca bu konuda ilk işaret fişeği diyebileceğimiz şey ne olabilir üzerine kafa yormak durumunda kalıyorsunuz. Dolayısıyla işte Sayın Cumhurbaşkanı’nın Malazgirt’te yaptığı konuşma ve öncesindeki kimi açıklamalarıyla birlikte kendisini gösteren işaretler, 1 Ekim’de o ilk elin uzatılmasına kadar geldi. Ama şöyle bir yanı var bu işin. Bir iyi niyet adımı atıldığı zaman, barış için iğne ucu kadar bir aydınlık gördüğünüz zaman, onu iki elle yakalamak, sıkıca kavramak ve bırakmamak gerekiyordu. Nitekim 1 Ekim’le başlayan süreç de bunu gösterdi zaten. Burada şunu düşünmek gerekiyor; iki elle kavranmaya hazır iken geciken, o uzatılan eldir. Herkesin önce bunun altına kırmızı kalemle işaret çekmesi gerekiyor. Uzatan el, oldukça kıymetli bir eldi. Niye? Çünkü daha önce bu tür süreçler söz konusu olduğu zaman cepheden karşı duran MHP ve Genel Başkanı Devlet Bahçeli, simgesel olarak özel bir kişiliktir.<br />
Yine 27 Şubat çağrıyla beraber esasında tarihsel açıdan bakıldığı zaman bir virgül atılmadı, bir duruma nokta konuldu. Ama ana mesele olarak Kürt sorunu bağlamında ele aldığınızda ise, zaman oraya da noktalı virgül konuldu. Şimdi o noktalı virgülden sonrasını yazmak önemli. Tam da bu yüzden hem politikacıların hem de bu konuya kafa yormuş, gönül koymuş olan herkesin de bir anlamda borcu durumunda.</p>

<p><br />
Bu yeni döneme biraz daha projektör tutalım. Çoğu kişi gibi siz de dışarı çıkar çıkmaz “süreç samimiyet kadar, yasa gerektirir” dediniz. Fakat Meclis’ten geçmiş bir Çerçeve Yasa var. Bu yasayı nasıl değerlendiriyorsunuz, sizce gerçekten yeni bir dönemin hukuki başlangıcı mı?</p>

<p>Şimdi özellikle 2015 sonrasını tarif ederken hukukun öngörülebilir olmadığı, çoğu kez devre dışı kaldığı, birçok farklı hukukun oluştuğunu söylüyoruz. Bir tarafın dayattıklarına hukuk denilmez, hukuk dışılık denilir. Hukuk ise rıza ve onay ister, zamanın ruhuyla örtüşmesi gerekir. Ancak o zaman hukuk olmaya başlar.<br />
Bugün ise, yeni bir hukukun tesisine ihtiyaç var. Bu hukuk kapsayıcı ve kucaklayıcı olmak zorunda, bununla beraber ön açıcı olmak zorunda. Şimdi biz ülkedeki hayat pahalılığı, gelir dağılımı adaletsizliğini, memurların, çalışanların, asgari ücretlilerin, emeklilerin, çiftçinin sorununu konuşuyor olsaydık, bu açlık ve sefalet bitmeli derdim. Bununla birlikte bütçenin şöyle kullanılması, kamu kaynaklarının şuraya transferi gerekir, belki bir süre için borçlanma gerekir gibi bir sürü şey söyleyebilirdim.<br />
Peki ya hukuk için? Hukuk için kimseden borç almaya gerek var mı? Bir yerden kaynak bulmaya gerek var mı? Kaynak transferi gerekir mi? Sadece yüreğiniz gerekiyor. Özgürlükleri, demokrasiyi, insanların hak ettiği o insanca yaşamı hukuk dairesinde tesis etmek için tam da bu gerekiyor.<br />
Siyasal iradenin insanların gelecekte bu ülkede kendilerini eşit, özgür hissetmelerini sağlaması gerekiyor. Bunun için para gerekmiyor, kaynak bulmak gerekmiyor, seferberlik gerekmiyor. Bu bir karar meselesidir. Böyle bir kararı da siyaset kurumu, demokratik müzakere üzerinden toplumun bu acil ve öncelikli talebi olarak değerlendirecek ve bu böyle bir hukukun tesisi.<br />
Hukuk, tek başına yasa değildir. Onun ötesinde maddi ve manevi unsurları olan, hayatın bütün alanlarına sızmış, oralardan beslenen bir yaşamın tanzimi meselesidir. Ve orada nasıl yaşadığınızın, her türden ediminizin nasıl bir şekilde sonuçlanabileceğini öngörebilme imkânıdır.</p>

<p></p>

<p>Şimdi bu çerçeve yasa, yeni bir hukuka giden yolun adeta girizgâhı durumundadır. Bu girizgâhın içeriği tatminkar mıdır? Hayır.Eğer kardeşlik hukukuysa, kardeş kardeşe bu ekmeğin hepsi benim, sana ekmek yok mu der? Yoksa ekmeği ortadan bölüp paylaşır mı?</p>

<p>Kardeşlik böyle bir şey. Şimdi böyle bakıldığı zaman Çerçeve Yasa daha çok ‘silahsızlandırma yasası’ olarak ön plana çıkıyor. Maddelere bakıyorsunuz bir kısmı yoruma açık. Yine de taraflar bunun üzerinde uzlaştılar ve 467 oyla kabul edildi. Ser sera, ser çawa (Baş göz üstüne) Ama bazı şeyler var ki, yani senin tarzın, lafzın buysa diyorsun! Ya arkadaş, sen cezaevlerinden salıvermelere ilişkin hükmü, niye kalkarsın da Millî Güvenlik Kurulu (MGK) kararına bağlarsın. O MGK kararından sonra da bir 6 aylık zaman dilimi koyarsın. Şimdi yasama bir karar vermiş, bunu yürütmenin önüne koymuş. Yürütme ise, kendini daha önceden vesayet kurumu olarak tarif edilmiş olan MGK’nin kararına bağlamış. Yasama böyle bir şey çıkardı ama tek başına bu zihniyetle çıkmadı. Muhtemelen aradaki istişareler neticesinde bu şekilde çıktı. Şayet silahsızlandırmayı merkeze koyuyorsan, bunun için teyit ve tespit formülünden bahsediyorsan, cezaevlerinde kimse silah taşımıyor bildiğim kadarıyla! Öyle ki koğuşa verdikleri bıçağın bile ucunu keserler. Yine yurt dışına gitmek zorunda kalanların dönüşü? Onlar da mı silahlı? Hayır. Merkeze silahsızlandırmayı koyduysanız, o silahsız olanların girişine bir ara yol açmanız gerekirdi.</p>

<p><br />
Ortada bir süreç varsa, bunu yapmak niye bu kadar zor?</p>

<p>Siyasal iradenin bu meseleyi ele alış tarzından bahsettik. İktidarın bu meseleyi ele alırken çözüm adımlarını ne şekilde atacağı, hangi pencereleri açık tutup hangilerini hâlâ sıkı sıkıya kapalı tutmaya devam edeceği, bize birtakım işaretler sunar. Kaygı ve temkinliliğin gölgesinde yasal bir süreç başlatmak başka bir şeydir, özgüvenle başlatmak bambaşka bir şeydir. Çünkü o özgüven çok önemlidir; böyle bir sürece girdiyseniz bütün taraflarda bir özgüven olmak zorundadır. O özgüvenle ve kardeşlik hukuku çerçevesinde, bu yaranın daha fazla derinleşmesine fırsat vermeden bir an önce gereken adımlar atılabilirdi, ancak atılmadı. Bu adımlar atılmadıysa, ortada ‘bütünlükle ele alış’ senaryosu var demektir. Güya silahlısı da silahsızı da hepsi aynı havuzun, aynı akvaryumun içindeki farklı biçimlerdir. Böyle bir düşünüş, doğası itibariyle hakikate aykırıdır. Neden mi? Çünkü bizlerin cezaevinde olmasının yegâne nedeni, düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesinde dile getirdiğimiz sözlerimizdir. Sırf bu söylediklerimiz yüzünden, birtakım zorlama anlayışlarla ve özellikle siyasal Kürt muhalefetini düşmanlaştırma politikası üzerinden bize bu cezalar kesildi.<br />
Şimdi burada da bazı kapıların açılmaması, meseleyi iddia edildiği gibi bütüncül ele almaktan ziyade, kulvarları birbirine ipotekleme anlayışıdır. Süreç üç kulvar olarak gözüküyor ama bu kulvarlar birbirine ipotekleniyor. Bu durum, ‘Bakın, buradaki adım atılmadığı ya da zayıf atıldığı sürece, diğerleri için de kapılar açılmayacak. Ona göre dikkatli olun ve kararınızı verin’ uyarısıdır. Oysa bunlara hiç gerek yok. Çünkü eğer bu iş hakikaten özgüvenle, kardeşlik hukuku çerçevesinde ve bu ülkede bundan sonraki yüzyılları birlikte yaşama gayesiyle yürütülüyorsa, bu tür kaygılar barındırmamalıdır.<br />
Buna rağmen, ilgili yasanın çıkması önemlidir; fakat işlerlik kazanması da bir o kadar ehemmiyet arz etmektedir. Çünkü yasa adeta kendini ipotek altına aldı. Kendisi bir kanun olmasına rağmen, yürürlüğe girmesi için ilk önce MGK’da onaylanması, oradan Cumhurbaşkanlığı’na gitmesi ve Cumhurbaşkanı’nın onayıyla Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Hatırlarsınız, Cumhurbaşkanı’nın çıkan yasayı Resmî Gazete’de yayımlaması 8 gün sürmüştü; burası da oldukça manidardı. Normalde dikkat etmişseniz birçok yasa aynı gece ya da ertesi gün onaylanır. Dolayısıyla, fren balatasının sıkışıklık yaptığı durumlarda arabanın hız almasında sıkıntı yaşaması gibi, bu sürecin de farklı engelleme formlarıyla karşılaştığını görebiliyoruz. Buradaki o darlık ve çıkış yapamama hâli, toplumda yasaya olan desteği ve güveni giderek zayıflatıyor.<br />
Bir de böyle hassas durumlarda, bu tür tutumlar provokasyon risklerini artırır. Toplumda bu yasadan sonra tam umudun yeşerdiği bir iklim oluşmuşken sergilenen bu tavırlar, sürece itirazı olan kesimlerin gücünü pekiştirir. Bu duyarlılıkla hareket edilmeli ve süreç hiç öyle MGK kararına falan bağlanmadan yürütülmeliydi. Ancak bu mevcut formuyla bile, hatırladığım kadarıyla Ekim ayında ilk MGK toplantısı var. Gecikmeksizin bu yasaya işlerlik kazandırılmalıdır ki, Türkiye toplumu bundan sonraki adımları daha sağlıklı bir zeminde tartışabilsin.</p>

<p><br />
Sürecin hukuki ayaklarından birinin doğrudan cezaevlerini ilgilendirdiğini biliyoruz. Fakat Demirtaş’ın, tahliyenizi duyurduğu yazısına sinen rahatsızlık da, bu dile getirdiklerinizden mi kaynaklanıyordu?</p>

<p>Ben, bana dair olan her şeyi daima söyleyeceğim. Demirtaş ise, seslenmesi gerektiği zaman çok farklı araçlarla, bazen kısa bir sosyal medya mesajıyla, o yazıda olduğu gibi hem metaforik hem de hiciv dolu zengin bir tarzla söyleyeceklerini söyleyecektir. Ancak şunu rahatlıkla belirtebilirim. Demirtaş’ın dışında, toplumun birçok kesiminde yasanın bu şekilde ele alınması ciddi bir rahatsızlık yaratıyor. Düşünün, bu ülkenin en kritik meselesini konuşuyorsunuz. Türkiye’nin ikinci yüzyılına damga vuracak bir ana meselenin, çözüme giden yoldaki bir kilometre taşını tartışıyoruz. Ama o kilometre taşının fosforunu eksik bırakıyoruz; bu olmaz. Gerek içeriğe, gerekse uygulama esaslarına ilişkin bu vurguyu yapmak gerekiyor. Yasamanın verdiği kararın önüne başka başka halkalar ekleyerek süreci yavaşlattığınız zaman, bu halkaların herhangi birinde sorun çıkabilir.<br />
AK Parti, kuruluş yıllarında uzun süre askeri vesayetten bahsetti ve MGK’yı bu vesayetin en önemli kurumu olarak yorumladı. Sonrasında kurulun sivil içeriğini artırmaya dönük adımlar attılar; fakat buna rağmen şimdi yine aynı yol izleniyor. Dolayısıyla buradaki sivil yapının da ötesinde, resmî anlayıştan sivil düşünüşe geçmek gerekiyor. Toplumsal onayı öncelemeliyiz; asıl arayışımız burada olmalı. “MGK’nın onayını nasıl alırız?” diye düşüneceğimize, “Toplumun onay katsayısını nasıl artırabiliriz?” sorusu asıl kaygımız olmalıdır.</p>

<p><br />
Kürt siyasetinin bu süreçteki performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Mevcut sürece dair toplumda oluşan bazı kabullenemeyişleri ya da beklentileri yönetme biçimi konusunda ne söylersiniz?</p>

<p>Ülkedeki iklimi, işleyişi ve geleceği ilgilendiren, geçmişi ve hafızası olan böyle bir süreci tek bir dönemle ya da birkaç başlıkla değerlendirebilmek mümkün değildir. Ancak genel bir hat olarak bakıldığında, şu anda özellikle İmralı’da Sayın Öcalan’ın lokomotifliğinde yürütülen bir diyalog süreci var. Bu müzakerenin ne kadar olgunlaştığı henüz bir soru işareti olsa da, bu diyalog neticesinde ortaya çıkan ve birbirini takip eden gelişmeler yaşandı. Peki, toplumsal duygu durumu nedir, siyasetin buna hazırlık düzeyi nedir derseniz; geniş anlamda bir tatmin olduğunu düşünmüyorum. Toplumda, en azından benim gözlemlediğim kadarıyla, tam bir tatmin duygusu yok.<br />
Bu son 10-11 yılın ardından yaşanan bir durumdur; toprak suya açtır ve az bir yağmurla bu hasret geçmez. Süreç daha inandırıcı, güveni pekiştirici adımlarla bezenecek olursa, toplumdaki güven katsayısının artacağını düşünüyorum.<br />
Bununla beraber, toplumun dinamik kesimlerinin de “Bu sürece nasıl katkı yapabilirim, ne katabilirim?” arayışına girmesi gerekir. Bu süreci besleyecek, önümüzü açacak ve sivilleşmeyi sağlayacak adımlara daha fazla ağırlık vermek zorundayız. İşi sadece Meclis’e, Beştepe’ye ya da İmralı’ya bıraktığınız zaman süreç kapalı ve mahrem yürütülüyor demektir. Bu da zamanla tüm tarafların kamuoyundaki kuşkularını artırabilecek bir duruma dönüşür. Bazı şeylerin başlangıçta mahrem yürütülmesi doğaldır, ancak sonradan şeffaflaşması gerekir. Bu şeffaflaşmanın henüz gelişmemiş olması önemli bir eksikliktir.<br />
Ayrıca siyaset kurumu, sadece Meclis içindeki değil, Meclis dışındaki tüm kesimleri kapsayacak şekilde daha yapıcı ve üretken olmalıdır. Şu anda ağırlıklı olarak Cumhur İttifakı’nın iki partisi ile DEM Parti’nin rol aldığı bir süreç var. Peki, diğer partilerin bu sorunun çözümüne ilişkin yaklaşımlarını veya gündeme getirdikleri başlıkları biliyor muyuz? Burada ciddi bir eksiklik var.Muhalefette olanlar, “Biz olsaydık şu yöntemle; Kürtlerin, Türklerin, Alevilerin, Sünnilerin, seküler ya da muhafazakâr ayırt etmeksizin tüm kesimlerin kendisini iyi hissedeceği, ülkenin geleceğinde kendi resmini görebileceği şöyle bir atmosfer oluştururduk” diyebilmeliydi. Bu da büyük bir eksiklik olarak duruyor.</p>

<p><br />
Yedi yıllık tutukluluğun ardından tahliye oldunuz. Dışarı çıktıktan sonra Türkiye’de veya Diyarbakır’da gözünüze çarpan, sizin açınızdan farklılık arz eden bir nokta oldu mu?</p>

<p>Cezaevindeyken Türkiye’ye dair ne gözlemlediysem, dışarı çıktığım andan itibaren İstanbul trafiği dahil hepsini bizzat gördüm. İstanbul’dan Amed’e geldim. Kentte sadece birkaç ana koridordan geçme şansım oldu. İnsanlarla buluşmalarımız esnasında küçük fısıldaşmalarımız oldu; bunu gizem anlamında söylemiyorum, henüz daha gür ve yüksek sesle konuşabileceğimiz, uzun soluklu değerlendirmeler yapabileceğimiz imkânlar ve zeminler oluşmadı. Ancak demin de ifade ettiğim gibi, sorunların ve açmazların daha da derinleştiğini hissediyorum.<br />
Bu durum sadece merkezi kararlardan kaynaklanmıyor; Amed başta olmak üzere yerelden merkeze doğru, sorun çözme ehliyetinde ve pratiğinde hafif bir eksiklik var gibi geliyor bana. Yolda yürürken etrafınızdaki kaldırımlara, temizliğe, insanların yürüyüşüne, trafik düzenine bakarsınız. Arabanız yolda giderken sürekli çukurlara giriyorsa, “Bu çukurların çok hızlı bir şekilde onarılması lazım,” dersiniz. Kentte çukurlar çok fazlaydı demiyorum ama insanda nasıl bir intiba bıraktığını vurgulamak için bu örneği veriyorum. Henüz her şeyi çok iyi gördüğümü söyleyemem, ortada böyle bir tablo var.<br />
Ancak Türkiye’nin yaşam, özgürlük ve hukuk endekslerinde hangi skalanın neresine geldiğini bir akademisyen gibi ezberden sayabilirim; hepsi hafızamda.</p>

<p><br />
3-4 aylık DBB eşbaşkanıyken görevden alınıp tutuklandınız. 3-4 aylık bir sürenin ardından projelerinizi yerine getiremeden hapse girdiniz, fakat bugün dışarıdasınız. Önümüzdeki döneme dair planınız ve programınız nedir?</p>

<p>İnsanlar bazen birtakım kararlar verirler ama hayat bazen sizi önüne katar götürür. Benim de bir kararım var elbette. Anamdan hekim doğmadım ama hekimliğin içinde var oldum; tercihim cerrahlık oldu ve onunla bütünleştim. Bu, yaşamımdaki en büyük uğraştı. “Hekimlikten emekli olunmaz” derler; ben de hekimlikten emekli olabilir miyim? Hayır, hekimlik yapmaya devam edeceğim. Peki, siyasetten emekli olunabilir mi? Siyasetten de emekli olunmuyor. Bir yanıyla çok severek yaptığım mesleğimi devam ettirmeye çalışacağım; diğer yanıyla da bu ülkeye, bu coğrafyaya gönül vermiş bir insan ve siyasetçi olarak elimden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğim.Şunu da çok net ifade etmek isterim. Bizlerin iyilik hâli, ancak toplumsal bir iyilik hâliyle beraber olduğunda değerlidir. Kişisel konforunuz, bireysel veya ailevi geleceğinize dair planlarınız hiçbir zaman ilk sırada yer almadı. Daha önce milletvekilliğini bırakıp belediye başkanlığına geçişimden bahsetmiştim; bütün bunları yüksek bir enerjiyle yürütmeye çalışırken daima bir yerlerden bir şeyleri eksiltmiş oluyorsunuz. Demek ki önümüzdeki dönemde bu hassas dengeyi çok iyi gözetmek gerekiyor. Bir yerlerde bir şeyler eksilmeden, kimsenin hakkından çalmadan; iyi bir babaysam, eşsem, arkadaşsam veya yoldaşsam, tüm bu rollerin hassas dengesini doğru kurarak ilerlemek gibi bir sorumluluğum olacak.</p>

<p></p>

<p>Son olarak, tüm bu yaşadıklarınız ve yaşananlardan sonra Türkiye kamuoyuna bugün nasıl seslenirsiniz?</p>

<p>Bence hayatın en temel iki unsuru var: Umut ve sevgi. Umut olmadığında hayatı göğüslemek, hayata katlanmak mümkün olmuyor. Sevgi olmadığında ise hayatı güzelleştiremiyorsunuz. Bu yüzden umudu büyütelim; umudu büyütecek bir eylem ve düşünüş içinde olalım. Sevgiyi büyütelim, çünkü sevgi insanı insan yapan en temel erdemdir.Son zamanlarda bu iki duygunun da azaldığını görüyorum. Biz sevgiyi ve sevilmeyi büyüterek dayanışmayı ve empatiyi yeniden kurabiliriz. Eğer sevebilirsek içimizdeki kini ve nefreti azaltır, bizi eksilten o zehirli duygulardan uzaklaşabiliriz. Bu sürecin anahtarının umut ve sevgi olduğuna inanıyor, herkesi umuda ve sevgiye davet ediyorum.</p>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/mizraklidan-cerceve-yasa-tepkisi-demirtasin-elinde-silah-mi-var</guid>
      <pubDate>Sun, 13 Sep 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-29-11.jpeg" type="image/jpeg" length="93027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Zülfü Livaneli’den Yeni Parti’ye “Yiğidim Aslanım” ricası: Mitinglerde çalmayın]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/zulfu-livaneliden-yeni-partiye-yigidim-aslanim-ricasi-mitinglerde-calmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/zulfu-livaneliden-yeni-partiye-yigidim-aslanim-ricasi-mitinglerde-calmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanatçı Zülfü Livaneli, Yeni Parti’nin 19 Mart operasyonu sonrası düzenlediği mitinglerde kullandığı “Yiğidim Aslanım” adlı eserinin çalınmamasını istedi. Livaneli, sosyal medyada kendisine yöneltilen bir paylaşım üzerine, “Ben de aynı gerekçeyle çalmamalarını rica ettim kendilerinden” dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Yeni Parti 19 Mart operasyonundan sonra düzenlediği mitinglerde Sanatçı Zülfü Livaneli’ye ait “Yiğidim Aslanım” parçasını kullanırken, Livaneli Yeni Partiden bu parçanın çalınmamasını rica etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üsküdar Belediyesinin zor yolu ile alınmasının ardından Yeni Parti bugün Üsküdar’da miting yapma kararı alırken, sosyal medyada kimi tepkiler dile getirildi.</p>

<p>Bir kullanıcı, “Üsküdar'da protesto mitingi yapılacak. Tamam iyi güzel! Ya sonra?” diye sorarken, başka bir kullanıcı “Sonrasını bilemeyecek ne var, tabi ki Yiğidim Aslanım” dedi. Söz konusu gönderilerde Zülfü Livaneli de “Aslında müzikal olarak çok güzel türkü, sözleri de çok anlamlı, çok severim... Ama birikmiş muhalif enerjiyi itinayla söndürmenin melodisi haline getirildi... Zülfü Livaneli kibarca Özgür Özel’e artık çalmayın mitinglerde kardeşim dese de kendi eserine sahip çıksa” şeklinde etiketlendi.</p>

<p>Livaneli bu gönderiye, “Ben de aynı gerekçeyle çalmamalarını rica ettim kendilerinden” dedi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Evrensel </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/zulfu-livaneliden-yeni-partiye-yigidim-aslanim-ricasi-mitinglerde-calmayin</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-27-10.jpeg" type="image/jpeg" length="24699"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyası duyuruldu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/demokratik-cumhuriyet-ve-baris-icin-1001-imza-kampanyasi-duyuruldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/demokratik-cumhuriyet-ve-baris-icin-1001-imza-kampanyasi-duyuruldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul’da başlatılan kampanyayla demokratik cumhuriyet ve barış talebinin toplumda daha geniş bir karşılık bulması hedefleniyor. Eyüpsultan Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte kampanya metni ve ilk imzacılar kamuoyuyla paylaşıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>İstanbul’da bugün barış ve demokratik toplum vurgusuyla yeni bir sivil toplum girişimi kamuoyunun karşısına çıkıyor.</p>

<p>“Demokratik Cumhuriyet ve Barış İçin 1001 İmza” kampanyasının tanıtım etkinliği, Eyüpsultan Kültür Merkezi’nde yapıldı.</p>

<p>Programda kampanya metni okundu, ilk imzacılar kamuoyuna tanıtıldı.</p>

<p>“Gerçek masallar, toplumlar kendi geleceğini düşlemekten vazgeçmediğinde başlar” mottosuyla duyurulan kampanyanın, Türkiye’de devam eden barış ve demokratik toplum sürecine toplumsal katkı sunmayı amaçladığı belirtiliyor.<br />
Kampanya metninde “1001” sayısının yalnızca bir rakam değil, Doğu ve Batı’nın ‘kadim’ anlatılarındaki gibi tükenmeyen umudun ve barış arayışının simgesi olduğu vurgulanıyor.<br />
Metinde, kadınlardan akademisyenlere, sanatçılardan işçilere ve gençlere kadar toplumun farklı kesimlerinden yurttaşların çatışmanın, ayrışmanın ve sessizliğin karşısında toplumsal barıştan yana ortak bir irade ortaya koymak için bir araya geldiği ifade ediliyor.</p>

<p>‘Birlikte durmaya çağıran bir metin’</p>

<p>Açıklama öncesi İlke Tv’ye konuşan gazeteci- siyasetçi Çilem Küçükkeleş, Türkiye’de devam eden barış sürecinin toplumsallaşmasına katkı sağlamak amacıyla yola çıktıklarını ifade ederek, aralarında siyasetçi, gazeteci ve akademisyenlerin de bulunduğu 1001 aydın ve yazarın bu sürece destek verdiğini söyledi. “Bu fikrin en önemli özelliği de şu; hepimiz aynı fikirde olmayabiliriz ancak birbirimizin taleplerini destekleyebilir miyiz? Birbirimizin mücadelesini güçlendirebilir miyiz? fikriyle ortaya çıktı bu kampanya. Birlikte durmaya çağıran bir metin” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>4 ana talep açıklandı: Eşit yurttaşlık, umut hakkı, AİHM kararlarının uygulanması öne çıktı</p>

<p>Aralarında Ahmet Türk, barış annelerinin de bulunduğu 1001 gazeteci, siyasetçi, akademisyen kampanyada 4 ana başlığı öne çıkardı. Açıklanan başlıklar arasında çözüm süreci bağlamında silahsızlanmanın desteklenmesi ve şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılması yer alıyor.</p>

<p>Metinde ayrıca, Kürt sorununun çözümü için eşit yurttaşlık ilkesinin anayasal güvence altına alınması, anadilde eğitim hakkının tanınması ve tarihsel eşitsizliklerin giderilmesine yönelik adımların desteklendiği belirtiliyor.</p>

<p>İmzacılar, Türkiye’nin demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda güçlendirilmesini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının eksiksiz uygulanmasını ve çatışmanın çözümünde müzakere zemininin genişletilmesini talep ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kararları doğrultusunda umut hakkı ilkesinin hayata geçirilmesi çağrısı da metinde yer alan başlıklar arasında bulunuyor.</p>

<p></p>

<p>Ahmet Türk’ten sürece ilişkin ‘komisyon’ eleştirisi: “Anlamakta zorlanıyoruz’</p>

<p>Etkinliğin açılış konuşmasını Ahmet Türk yaptı. “Burada sadece iktidara bir çağrı yapamıyoruz. Topluma da bir çağrı yapıyoruz” diyen Türk,</p>

<p>“Cumhuriyetin yüz yılında Kürtler de Türkler de büyük acılar yaşamıştır. Bu ülke de barıştan yana her insanın bu sürece destek vermesi gerekiyor. Halkların kardeşliğini ve halkların ortak demokratik değerlerde buluşması noktasında bu fırsatın iyi değerlendirilmesi konusunda herkese önemli görevler düştüğüne inanıyorum” dedi. Türk, sürece ilişkin eleştirilerini de şu sözlerle dile getirdi:</p>

<p>“Bugün PKK, Öcalan’ın ortaya koyduğu direktifle silahları tamamen bırakmış, kendini feshettiğini ilan etmiştir. Bu süreçte yine sadece sadece fikirlerinden dolayı cezaevinde bulunan binlerce Kürt var. Şimdi 467 oyla mecliste çıkan kanunlaşan bir durum karşısında halen Milli Savunma Bakanlığı’nın ve yine Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında kurulan bir komisyon tarafından sürecin izlenmesini anlamaya zorluk çekiyoruz. Silahları susturan kesim için böyle bir gözlem grubunun oluşmasını hadi normal karşılayalım. Sadece fikirlerinden dolayı cezaevinde bulunan, bütün yaşamı boyunca eline silah almamış insanların bir kurul tarafından incelenmesinin ne anlamı olduğunu anlamakta zorlanıyoruz. Bunlar hayatında eline silah almamış, Kandile gitmemiş. Düşüncelerini ortaya koyduğu için cezaevinde. Biz bu süreci önemsiyoruz.”</p>

<p>Mızraklı da mesaj gönderdi: “Demokratik kurumlar güçlendirilmeli”</p>

<p>Etkinliğe 7 yık kaldığı Edirne Cezaevi’nden geçtiğimiz günlerde tahliye olan Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı da videolu mesaj gönderdi.</p>

<p>“Kürdün inkarının ve her türlü şiddetin tüm sonuçlarıyla ortadan kalkması için Türkiye’de toplumsal, ekonomik ve kültürel eşitsizlikler giderilmeli, onarıcı adalet mekanizmaları sağlanmalıdır” ifadelerine yer veren Mızraklı, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bunun için demokratikleşme ve demokratik kurumların yerelden merkeze bütünlüklü biçimde desteklenilmesi ve güçlendirilmesi gerekmektedir. Ülkemizdeki kimliklerde, inançlarda, düşüncelerde, hakları, özgürlükleri ve kültürel formlarıyla yaşayabilmelidir. Kanın akmadığı bir dönemi yaşıyoruz, demokratik kurumlar güçlendirilmeli”</p>

<p></p>

<p>‘Herkese bir barış borcumuz var’</p>

<p>İnsan hakları savunucusu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Eren Keskin de etkinliğe videolu bir mesaj gönderdi. Keskin, barış sürecinin önemine dikkat çekti, bu süreci toplumsallaştırmanın gereğinin altını çizdi:</p>

<p>“Biz insana hakları savunucuları olarak, yoğun hak ihlallerinin, insanlık suçlarının tanıklığını yaptık. Filmlerde görseniz inanmayacağınız kadar büyük hak ihlallerine tanıklık yaptık. Bütün bu bu acılara, yok etme politikalarına rağmen barış sözcüğünün heyecan vermeyeceği bir gün görmedim. Bugün yeni bir sürecin içindeyiz. Bu sürecin barışla sonuçlanması, barışın toplumsallaşması için herkese görev düşüyor. Herkese bir barış borcumuz var.”</p>

<p>‘Yeni dünyayı birlikte kuralım’</p>

<p>Kampanyanın ilk imzacıları arasında yer alan TİHV Yönetim Kurulu üyesi Şebnem Korur Fincancı da eşit yurttaşlık ve dayanışma çağrısı yaptı:</p>

<p>“Öyle ya da böyle en azından iki yıldır insanlar ölmüyor. Bu topraklardaki bir tek yurttaş bile eşit yurttaş olarak kabul edilmediğinde ben eşitliği, özgürlüğü ve hak öznesi olan bir insan olmayı yitirmişim demektir. Böyle hissetmemiz gerekiyor. Herkesin hak öznesi olduğu, eşit yurttaşlar olduğu, ana dilinde eğitim, ana dilinde sağlık hakkından yararlanabildiği yeni bir dünyayı birlikte kuralım. Binbir değil, milyonlarca insanla birlikte.”</p>

<p>Mehmet Gürses: ‘Bu süreç hem ince hesapları hem de eyüp sabrını gerektirecek’</p>

<p>Florida Merkez Üniversitesi Siyasal Bilimler Akademisyeni ve Kürt Çalışmaları Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mehmet Gürses de etkinliğe videolu mesaj gönderen akademisyenler arasında yer aldı.</p>

<p>“İçinden geçtiğimiz bu hassas ancak çok değerli süreç, hem kılı kırk yaran ince hesapları hem de eyüp sabrını gerektirecektir” diyen Gürses,</p>

<p>“Eskinin içi boşalmış kalıplarını aşabilmek, yeni hayaller kurabilmek ve eşitler olarak yan yana durabilmek için başlattığınız bu kampanyaya destek verebildiğim için çok mutluyum. Yeni dönemin; eskiyi unutmadan yeniyi kurgulayabildiğimiz bir dönem olması umuduyla” ifadelerine yer verdi.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak:  İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/demokratik-cumhuriyet-ve-baris-icin-1001-imza-kampanyasi-duyuruldu</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/1001-kapak-2.jpg" type="image/jpeg" length="97503"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu’ndan İmamoğlu ve Yavaş için adaylık mesajı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/kilicdaroglundan-imamoglu-ve-yavas-icin-adaylik-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/kilicdaroglundan-imamoglu-ve-yavas-icin-adaylik-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun aklanması ve Mansur Yavaş’ın CHP’de kalması halinde iki ismin de seçim ittifakının ortak cumhurbaşkanı adayı olarak değerlendirilebileceğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan süreciyle ilgili hazırlanan bir kitap için verdiği röportajda, partisinin önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Seçimler için ittifak kurma deneyiminin önemli olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, muhalefet içinde ittifak geliştirme konusunda öncü rol üstleneceğini ifade etti. CHP’nin ittifaklarda lokomotif bir rol oynayacağını belirten Kılıçdaroğlu, “Muhalefette ittifak geliştirme konusunda öncü olacağım” dedi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, CHP’nin kendi içinden bir aday çıkarabileceğini ya da ittifak kuracağı siyasi partilerden birinin önereceği ismin ittifak grubu tarafından sahiplenilebileceğini belirterek, “CHP kendi içinden bir aday çıkarabilir ya da ittifak yapacağı siyasi partiler içerisinden gelecek birini ittifak grubu ile sahiplenebilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<p>İmamoğlu ve Yavaş için ortak aday mesajı</p>

<p>Kılıçdaroğlu, CHP’nin seçim ittifakı masasına götürebileceği muhtemel adaylara ilişkin de konuştu.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davalardan aklanması, diploma davasını kazanması ve CHP’de kalmayı tercih etmesi halinde ittifak masasında CHP tarafından önerilebilecek isimlerden biri olabileceğini belirten Kılıçdaroğlu, “İmamoğlu aklanır, Yavaş CHP’de kalırsa ortak aday gösterilebilir” dedi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu ayrıca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da CHP ile yoluna devam ettiği sürece ittifak masasında aday olarak değerlendirilebilecek isimlerden biri olduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p>CHP’de kurultay takvimi ekim sonuna kaldı</p>

<p>Öte yandan mutlak butlan kararının ardından CHP’de kurultay takviminin nasıl işleyeceği de gündemdeki başlıklardan biri oldu.</p>

<p>CHP Sözcüsü Müslim Sarı, 23 Haziran’da yaptığı açıklamada, kurultay takviminin eylül ayının ilk haftasında başlayacağını duyurmuştu. Ancak teknik hazırlıkların sürmesi nedeniyle kongre sürecinin ekim ayının sonuna kaldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parti kulislerinde takvimde yaşanan gecikmenin iki temel nedeni olduğu ifade ediliyor. Bunlardan ilkinin, YENİ Parti’nin kurulmasının ardından CHP’de yaşanan istifalar ve buna paralel olarak örgütlerde yapılan değişiklikler olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Bu hareketliliğin ardından il ve ilçe örgütlerine yönelik atamaların tamamlandığı aktarılırken, kurultay hazırlık komisyonunun hazırladığı takvimin Merkez Yönetim Kurulu’nda (MYK) kabul edildiği kaydedildi.</p>

<p></p>

<p>Üye listeleri 28 Ekim’de askıya çıkacak</p>

<p>MYK’de kabul edilen takvime göre, CHP’nin üye listeleri Yargıtay’a verilecek. Listeler 28 Ekim’de askıya çıkarılacak ve üç gün boyunca askıda kaldıktan sonra kongre süreci resmen başlayacak.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/kilicdaroglundan-imamoglu-ve-yavas-icin-adaylik-mesaji</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-26-13.jpeg" type="image/jpeg" length="16707"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2027-2029 bütçe hazırlıkları başladı: Bütçe Çağrısı yayımlandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/2027-2029-butce-hazirliklari-basladi-butce-cagrisi-yayimlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/2027-2029-butce-hazirliklari-basladi-butce-cagrisi-yayimlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan 2027-2029 Dönemi Bütçe Çağrısı ve Bütçe Hazırlama Rehberi’nde mali disiplin, fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme hedefleri öne çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı “2027-2029 Dönemi Bütçe Çağrısı” ile çağrının ekinde bulunan “2027-2029 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberi” Resmî Gazete’de yayımlandı.<br />
2027-2029 Dönemi Bütçe Çağrısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bugünkü Resmî Gazete’de yayımlandı.<br />
Çağrının ekinde, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçe tekliflerini hazırlarken esas alacağı “2027-2029 Dönemi Bütçe Hazırlama Rehberi” de yer aldı.<br />
Erdoğan, çağrıda şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Merkezi Yönetim Bütçesinin hazırlık çalışmalarını yönlendirmek üzere 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program yayımlanmıştır. Orta Vadeli Program’da ekonomi ve maliye politikalarının temel amaçları belirlenmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kapsamda 2027-2029 döneminde, On İkinci Kalkınma Planı (2024-2028) hedefleri doğrultusunda makroekonomik ve finansal istikrarın güçlendirilmesi, mali disiplinin sürdürülmesi ve adil gelir dağılımına katkı sağlayacak şekilde fiyat istikrarının tesis edilmesi temel amaçtır. Bunun yanında verimlilik artışının desteklenmesi, Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitesi ile beşerî sermayenin geliştirilmesi, yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması, iş gücü piyasasının etkinliğinin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve kayıt dışılığın azaltılması yoluyla sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümenin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.”</p>

<p><br />
Kaynak: Anka </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/2027-2029-butce-hazirliklari-basladi-butce-cagrisi-yayimlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-25-10.jpeg" type="image/jpeg" length="29464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye’de Kürtçe eğitim verilecek okullar belli oldu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/suriyede-kurtce-egitim-verilecek-okullar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/suriyede-kurtce-egitim-verilecek-okullar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Doğan Cihan, Kürtçe eğitim verilmesi planlanan okulların belirlendiğini açıkladı. Buna göre Afrîn’de 296, Halep’in Şeyh Maksud Mahallesi’nde ise 12 okulda Kürtçe eğitim verilmesi planlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Suriye Geçiş Hükümeti Eğitim Bakanlığı’nın 27 Ağustos’ta aldığı ve Kürtçe derslerini haftada 3 saatle sınırlandıran kararın ardından Kürtçe dil eğitimi verilmesi planlanan 938 okuldan 308’i Halep vilayetinde belirlendi.</p>

<p>Gazeteci Doğan Cihan Bakanlığın belirlediği okulların 296 okulun Afrîn’de 12 okulun ise Halep kentinin Şeyh Maksud Mahallesi’nde olduğunu paylaştı.</p>

<p>Kürtçe eğitim daha önce üniversiteye kadar sürdürülüyordu</p>

<p>Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı, 27 Ağustos’ta yayımladığı 493 sayılı kararla, Kürtçenin Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde devlet ve özel okullarda “ulusal dil” olarak okutulmasını ve müfredatın parçası haline getirilmesini kararlaştırdı. Kararla birlikte Kürtçe dersi haftada 3 saatle sınırlandırılırken, dersin notunun yıl sonu ortalamasına dahil edilmesi öngörüldü.</p>

<p>Kürtçenin daha önce anaokulundan üniversiteye kadar eğitim dili olarak kullanıldığı Rojava’da, kararın ardından öğrenciler, öğretmenler, aileler ve yurttaşların tepkileri sürüyor. Kamışlo’da yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte kararın değiştirilmesi talep edilirken, “Dilimiz Varlığımızdır, Kürtçe Eğitim Hakkını İstiyoruz” sloganı öne çıktı.</p>

<p>Kürtçenin eğitimdeki statüsüne ilişkin tartışmanın arka planında ise Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Ocak 2026’da yayımladığı 13 sayılı kararname ile 29 Ocak 2026’da Şam ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşma bulunuyor. 13 sayılı kararnamede Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının “temel ve asli bir parçası” olduğu belirtilirken, Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliklerini koruma ve ana dillerini geliştirme hakkı tanındı.</p>

<p>29 Ocak anlaşmasında ise Kürt toplumunun eğitim sürecinin Eğitim Bakanlığı ile birlikte ele alınması ve eğitim alanındaki özgünlüklerin gözetilmesi öngörüldü. Ancak 27 Ağustos’ta yayımlanan ve Kürtçeyi haftada 3 ders saatiyle sınırlandıran uygulama, bölgede tepkilere neden oldu.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Kaynak:  İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/suriyede-kurtce-egitim-verilecek-okullar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/kurtce-ana-dil-tartismasina-bir-de-boyle-bakin-veriler-gercekleri-ortaya-koydu-yrwi.jpeg" type="image/jpeg" length="74335"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Özer, Bahçeli ile görüşmesini anlattı: Mutlak butlan ve Özel’in dokunulmazlığına karşı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ahmet-ozer-bahceli-ile-gorusmesini-anlatti-mutlak-butlan-ve-ozelin-dokunulmazligina-karsi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ahmet-ozer-bahceli-ile-gorusmesini-anlatti-mutlak-butlan-ve-ozelin-dokunulmazligina-karsi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşmenin detaylarını paylaştı. Özer, Bahçeli’nin mutlak butlan kararını doğru bulmadığını ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına karşı çıktığını aktardı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Halk TV’de Deniz Bayramoğlu’nun konuğu oldu. Özer, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaklaşık bir saat süren görüşmesinin ayrıntılarını anlattı. Bahçeli’nin yürütülen İmralı Süreci konusunda samimi olduğuna inandığını belirten Özer, görüşmede CHP’ye yönelik operasyonları, kayyum uygulamasını ve olası butlan kararını da ele aldıklarını söyledi.</p>

<p>Ahmet Özer, Bahçeli’nin CHP için butlan kararı vermesi ve YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılmasını doğru bulmadığını söylediğini açıkladı.<br />
Cezaevinden çıktıktan sonra Bahçeli’ye teşekkür ziyaretinde bulunduğunu hatırlatan Özer, son görüşmede gelinen aşamaya ilişkin değerlendirmelerini aktardığını söyledi.<br />
Özer, Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği sözlerinin arkasında olduğunu kendisine söylediğini aktardı:</p>

<p>“Mesela Sayın Bahçeli bana çok önemli bir şey söyledi. Dedi ki: ‘Evet, ben daha önce söylediğim sözlerimin arkasındayım.’ Zaten bunu defaatle söyledi. Biliyorsunuz ‘Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvaya dönünceye kadar mücadelemiz ve kararımız nettir.’ söyledi.”<br />
Bu sözlerin sembolik olduğunu belirten Özer, sürece güveni artıracak adımların atılması gerektiğini kaydetti.</p>

<p><br />
“CHP’YE BUTLAN ATAMASINI DOĞRU BULMUYOR”</p>

<p>Bahçeli ile görüşmesinde CHP kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararının da gündeme geldiğini açıklayan Özer, MHP liderinin buna karşı olduğunu söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgür Özel başta olmak üzere bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına yönelik tartışmaların da konuşulduğunu belirten Özer, Bahçeli’nin buna da karşı çıktığını aktardı:</p>

<p>"Sayın Bahçeli mesela iki şey söyledi. Örneğin, CHP'ye butlan atamasını doğru bulmadığını söyledi. bu CHP ile ilgili değil, sistemle ilgili. Türkiye'nin siyasi partiler yapısıyla ilgili doğru değil.</p>

<p><br />
ÖZGÜR ÖZEL'İN DOKUNULMAZLIĞI</p>

<p>"İkincisi de mesela diyelim ki zaman zaman ortada dolaşan bazı laflar var; dokunulmazlıkların kaldırılması başta Sayın Özgür Özel olmak üzere. Böyle bir şeyin de doğru olmayacağı yolunda çok net ve kararlı bir biçimde altını çiziyor.</p>

<p>O da kurmay hukukçu kurmayı Fethi Bey de bunu söylüyorlar. Yani Türkiye'de oluşmuş, oturmuş bir sistem var. Pişmiş aşa su kattığınız zaman bu sistemi hem bir anlamda zedeler, sabote eder hem de bu bir yol olur ve yarın artık bu her tarafa uygulanmaya başlar."</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Birgün</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ahmet-ozer-bahceli-ile-gorusmesini-anlatti-mutlak-butlan-ve-ozelin-dokunulmazligina-karsi</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 14:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-24-11.jpeg" type="image/jpeg" length="93485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karakoçan’da yangın sanılan olay cinayet çıktı: 4 şüpheli gözaltında]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/karakocanda-yangin-sanilan-olay-cinayet-cikti-4-supheli-gozaltinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/karakocanda-yangin-sanilan-olay-cinayet-cikti-4-supheli-gozaltinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin evde cansız bedenlerinin bulunmasının ardından yapılan ön otopside cinayet bulgularına rastlandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli sayısı 4’e yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Olay, 3 gün önce Elazığ'ın Karakoçan ilçesine bağlı Koçyiğitler köyü Ürünlü mezrasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde bir evde yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, 7 çocuk sahibi Ağa ve Hayriye Üykü çiftinin cansız bedenini çıkardı.<br />
Ekiplerin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Çiftin cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı.</p>

<p>Malatya Adli Tıp Kurumu'nda yapılan otopsi sonucunda Üykü çiftinin vücutlarında kurşun izleri tespit edildi. Üykü çiftinin silahla vurulup öldürüldükten sonra evin ateşe verildiği değerlendirilirken, yapılan incelemelerde de Hayriye Üykü'ye ait altınların ve değerli eşyaların kayıp olduğu öğrenildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Jandarma ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında olayla ilgili gözaltı sayısının 4'ü yükseldiği öğrenildi. Şüphelilerin jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü aktarılırken, soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: Milliyet <br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/karakocanda-yangin-sanilan-olay-cinayet-cikti-4-supheli-gozaltinda</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/h-rz-pk-p-v-x-y-a-mj-usr.jpg" type="image/jpeg" length="51288"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Dersim Belediyesi’nde işten çıkarılan 13 işçi için işe iade kararı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/dersim-belediyesinde-isten-cikarilan-13-isci-icin-ise-iade-karari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/dersim-belediyesinde-isten-cikarilan-13-isci-icin-ise-iade-karari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayyum döneminde işten çıkarılan 13 işçinin açtığı davalarda mahkeme işçiler lehine karar verdi. Kayyum yönetiminin itirazı da reddedilerek karar kesinleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Dersim Belediyesi’nde kayyum yönetimi tarafından işten çıkarılan 13 işçiyle ilgili açılan işe iade davalarında mahkeme, işçilerin görevlerine iadesine karar verdi.<br />
Yerel mahkemenin kararına kayyum yönetimi tarafından yapılan itiraz da Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından reddedilerek karar onandı. Böylece işçilerin işe iade taleplerine ilişkin yargısal süreç tamamlanmış oldu.<br />
Dersim Belediyesi’nde kayyum yönetimi döneminde işten çıkarılan işçilerle ilgili yürütülen hukuki süreç işçiler lehine sonuçlandı.<br />
Belediyede görev yapan 9 işçi 31 Aralık 2024 tarihinde, 4 işçi ise 24 Mart 2025 tarihinde işten çıkarıldı.<br />
Toplam 13 işçinin iş akdinin sona erdirilmesinin ardından işçiler, işten çıkarılmalarının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle yargı yoluna başvurdu.</p>

<p>YEREL MAHKEME İŞE İADE KARARI VERDİ</p>

<p>İşçiler tarafından açılan işe iade davaları kapsamında yapılan yargılama sonucunda mahkeme, işçilerin işe iadesine karar verdi.</p>

<p>Kararla birlikte işçilerin iş sözleşmelerinin sona erdirilmesine ilişkin işlemlerin hukuki açıdan değerlendirilmesi yapılarak, işçilerin yeniden görevlerine dönmelerinin önü açıldı. Kayyum yönetimi ise yerel mahkemenin verdiği işe iade kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI ONADI</p>

<p>Dosyanın istinaf incelemesi Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından yapıldı.</p>

<p>Bölge Adliye Mahkemesi, yerel mahkemenin işçilerin işe iadesine ilişkin kararını hukuka uygun bularak onadı.<br />
Böylece işçilerin işe iade talepleriyle ilgili yargısal süreç bölge adliye mahkemesi aşamasında da işçiler lehine sonuçlanmış oldu.</p>

<p><br />
İŞÇİLER AYLARDIR GÖREVLERİNE DÖNMEYİ BEKLİYOR</p>

<p>İşten çıkarılan işçiler, kararların ardından belediyedeki görevlerine yeniden başlatılmayı bekliyor.</p>

<p>İşçilerden ilk grubunun iş akdinin sona erdirildiği 31 Aralık 2024 tarihinden bu yana yaklaşık 21 ay geçti.</p>

<p>24 Mart 2025 tarihinde işten çıkarılan işçiler açısından da yaklaşık 18 aylık bir süre geride kaldı.<br />
İşçiler, mahkeme kararlarının uygulanarak görevlerine iade edilmelerini talep ediyor.</p>

<p></p>

<p>Kaynak: Anka</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>EMEK HABERLERİ</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/dersim-belediyesinde-isten-cikarilan-13-isci-icin-ise-iade-karari</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-11-09-57-45-850-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="32862"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[30 yıl sonra özgürlüğüne kavuşan Nebi Yavuz hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/30-yil-sonra-ozgurlugune-kavusan-nebi-yavuz-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/30-yil-sonra-ozgurlugune-kavusan-nebi-yavuz-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 yıl 6 ay cezaevinde kaldıktan sonra 2023’te tahliye edilen Nebi Yavuz, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Mardin’in Nusaybin ilçesinde 1993 yılında tutuklanan ve 30 yıl 6 aylık tutsaklığının ardından 5 Temmuz 2023 tarihinde tahliye olan Nebi Yavuz tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre; tahliye edilmesinin ardından yapılan sağlık kontrollerine başlayan Yavuz’a pankreas kanseri şüphesi konuldu. Bir süre tedavisi evde devam eden Yavuz, yaklaşık iki ay önce fenalaşması üzerine Kızıltepe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.</p>

<p>Yavuz’a yapılan tetkikler sonucunda 4’üncü evre pankreas kanseri teşhisi konuldu. Hastanede tedavisi devam eden Yavuz, sabah saatlerinde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Yavuz’un cenazesi işlemleri yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı. İşlemlerinin ardından Yavuz’un cenazesinin Nusaybin’de defnedileceği öğrenildi.</p>

<p>Nebi Yavuz kimdir?</p>

<p>Nusaybin’de 1993 yılında tutuklanan Nebi Yavuz hakkında dönemin Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezası verilmişti.</p>

<p>Yavuz, tutsak olduğu yıllar içinde Mardin, Diyarbakır Adana, Samsun Vezirköprü ve Samsun Bafra cezaevlerinde tutuldu.</p>

<p>2023 yılının Şubat ayında tahliye edilmesi beklenen Yavuz’un tahliyesi Cezaevi İdari Gözlem Kurulu tarafından 6 ay ertelenmişti. Yavuz, 30 yıl 6 ay tutsaklığın ardından 5 Temmuz 2023 tarihinde Samsun Bafra M Tipi Kapalı Cezaevinden tahliye edilmişti.</p>

<p>‘Başım dik ve onurluyum’</p>

<p>Tahliye edilmesinin ardından önce İzmir’de yaşayan ailesinin yanına geçen Yavuz, ardından memleketine geri dönüş yapmıştı.</p>

<p>Yavuz, tahliyesinin ardından yaptığı açıklamada ise şöyle demişti: “50 yıllık bir mücadele tarihimiz, 10 binlerce insanla sürüyor. Mücadelemiz halkın emeği ve direnişiyle büyüyor. Cezaevlerinde de bu umut ve inanç bizleri ayakta tutuyor, güç katıyor. Verilen mücadelede başım dik ve onurluyum. Başarı bizim olacaktır.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: MA</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/30-yil-sonra-ozgurlugune-kavusan-nebi-yavuz-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 11 Sep 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/screenshot-2026-09-11-09-51-12-736-comtwitterandroid-edit.jpg" type="image/jpeg" length="44661"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MHP’li Yıldız: Süreç, güvenlik politikasının ötesinde devlet politikasıdır]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/mhpli-yildiz-surec-guvenlik-politikasinin-otesinde-devlet-politikasidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/mhpli-yildiz-surec-guvenlik-politikasinin-otesinde-devlet-politikasidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız, çözüm sürecine ilişkin yaptığı paylaşımda sürecin kapsamlı bir devlet politikası olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Yıldız, Meclis komisyonu raporundaki ihtiyaçlar doğrultusunda ceza adalet sisteminde düzenlemeler yapılacağını söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Anayasa Komisyonu üyesi Feti Yıldız, partisinin İstanbul İl Başkanlığı’nın “çözüm süreci” kapsamında 39 ilçe teşkilatıyla yapacağı istişare kampına çağrı yaptı.</p>

<p>Yıldız sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sürecin salt bir güvenlik politikası olarak değil, toplumsal bütünlüğü, demokratik katılımı, ekonomik kalkınmayı ve Türkiye’nin stratejik geleceğini kapsayan bir devlet politikası olarak anlaşılması gerektiğini yazdı.</p>

<p>Yıldız’ın açıklaması şöyle:</p>

<p>İstanbul il Başkanlığının 39 ilçe Teşkilatıyla 12-13 Eylül’de yapacağı istişare kampında Terörsüz Türkiye süreci ve buna bağlı olarak Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunla ilgili seminerler düzenlenecektir.</p>

<p>“Terörsüz Türkiye “ vizyonu salt bir güvenlik politikası olarak görülmekten ziyade devletin bekası, iç cephenin güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğü, demokratik katılım, toplumsal dayanışma ve ekonomik kalkınmayı kapsayan, toplumsal bütünlüğü, milli dayanışmayı ve devletin stratejik geleceğini esas alan kapsamlı bir devlet politikasıdır. Evvel emirde belirtmek gerekirse; Kanun koyucunun ceza ve infaz politikalarını belirleme konusundaki takdir yetkisi, Hukuk devleti ilkesinin çizdiği sınırlar içinde kamu yararını gerçekleştirmeye yönelik anayasal bir yetkidir.</p>

<p>‘Yeni kanuni düzenlemeler olacak’</p>

<p>PKK’nin feshi ve silahların bırakılmasıyla başlayan sürece ilişkin ceza adalet sisteminde yapılacak değişikliklere de değinen Yıldız, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplumsal şartların değişmesi, güvenlik politikalarının ulaştığı seviye, ceza adalet sisteminin uygulama sonuçları ve kamu düzeninin ihtiyaçları dikkate alınarak ceza adalet sisteminde yeni düzenlemeler yapılması, Çağdaş hukuk devletlerinde yasama organının doğal ve anayasal görevlerinden biridir. Kanun mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldıran, suçların hukuki niteliğini değiştiren veya ceza sorumluluğunu sona erdiren bir düzenleme niteliğinde değildir. Devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri bütün hukuki sonuçlarıyla varlığını korumakta; Suçun vasfına, mahkûmiyet kararına veya ceza sorumluluğuna ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Bu yönüyle kanun, hukuki niteliği itibarıyla ceza adalet sistemi ile infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir kanuni düzenleme niteliği taşımaktadır.</p>

<p>Kırk yılı aşan mücadele birikimi dikkate alınarak Ülkemizin kendi tecrübesi, toplumsal gerçekliği ve devlet geleneğiyle şekillenen özgün bir “Türkiye Modeli” oluşturulmuştur. Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunca, ortak aklı ve asgari müşterekleri önceleyen bir yaklaşımla ortaya çıkan rapor doğrultusunda hazırlanan kanun, süreç kapsamında öngörülen hukuki düzenlemeleri teşkil eden temel bir çerçeve oluşturmaktadır. Sürecin dinamik yapısı dikkate alındığında, uygulama sırasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar doğrultusunda, sürecin hedefine uygun şekilde ilerlemesini sağlamak amacıyla, yasama organının takdiri çerçevesinde ilgili mevzuatta ilave değişiklikler yapılması veya yeni kanuni düzenlemelerin ihdas edilmesi söz konusu olabilecektir. Bu kapsamda örgütün feshi ve silahların bırakılmasıyla başlayan süreç artık Türk milletinin eseri olmuştur.</p>

<p>MHP’li Yıldız, Bahçeli’nin başlattığı yeni süreçte MHP’nin hukukçu, anayasal ve parlamenter kanadını temsil eden; sürecin TBMM ayağında aktif rol alan üst düzey parti yöneticilerinden biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/mhpli-yildiz-surec-guvenlik-politikasinin-otesinde-devlet-politikasidir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 19:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-23-11.jpeg" type="image/jpeg" length="90466"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ali Kaya serbest bırakıldı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/ali-kaya-serbest-birakildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/ali-kaya-serbest-birakildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dilek Kaya İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya, uyuşturucu ve adli tıp testlerinin negatif çıkmasının ardından serbest bırakıldı. Kaya hakkında yurt dışına çıkış yasağı kararı verildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Dilek Kaya İmamoğlu’nun kardeşi Ali Kaya, yaklaşık yedi aydır tutuklu bulunduğu dosyanın ilk duruşmasında tahliye edildi.</p>

<p>Uyuşturucu ve adli tıp testlerinin negatif çıktığı belirtilen Kaya hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulandı.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 6 Şubat 2026’da tutuklanan Ali Kaya, yaklaşık yedi ay sonra ilk kez hâkim karşısına çıktı.</p>

<p>Dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan uyuşturucu ve diğer adli tıp testlerinin tamamının negatif sonuçlandığı belirtildi.</p>

<p>Mahkeme heyetinin dosyadaki delil ve raporları değerlendirdikten sonra tutukluluğun devamını gerektirecek yeterli ve makul şüphe bulunmadığı kanaatine vardığı aktarıldı.</p>

<p>Soruşturma dosyasında yer alan diğer kişiler hakkındaki hukuki sürecin ise devam ettiği bildirildi.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p>Kaynak: İlke Tv </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/ali-kaya-serbest-birakildi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/6aa24533eaddf-1789019443.webp" type="image/jpeg" length="46304"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: Gülistan Doku’nun cenazesi kimyasalla yok edilmiş olabilir]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/bakan-gurlek-gulistan-dokunun-cenazesi-kimyasalla-yok-edilmis-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/bakan-gurlek-gulistan-dokunun-cenazesi-kimyasalla-yok-edilmis-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku’nun cenazesinin bulunmasına yönelik çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, dosyada naaşın yer değiştirmiş olabileceğine dair beyanlar bulunduğunu, cenazenin kimyasal maddeyle ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiğini söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan yargı muhabirlerini Adalet Bakanlığında kabul ederek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />
Çalışmalarda en önemli konunun Gülistan Doku’nun cenazesine ulaşılması olduğunu vurgulayan Gürlek, ekiplerin konu üzerinde hassasiyetle durduğunu ifade etti.<br />
Dosyada yer alan bazı ifadelere değinen Bakan Gürlek, cenazenin birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine dair bilgilerin bulunduğunu aktardı. Ayrıca Gürlek, Doku'nun naaşının kimyasal madde ile ortadan kaldırılmış olabileceğine dikkat çekti.<br />
Geçmiş dönemde delil karartan kamu görevlilerine değinen Bakan, "Kişinin vali olması veya başka makamda bulunması önemli değil, makam gözetmeksizin üzerine gidilecek" dedi.</p>

<p>Son beyanlar doğrultusunda cenazenin en son Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik ifadelerin dosyaya yansıdığı kaydedildi.</p>

<p><br />
AHBAP DOSYASINDA 245 MİLYON DOLAR VE 4,6 MİLYON DOLARLIK AMERİKA SENEDİ</p>

<p>Bakan Gürlek, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki yolsuzluk soruşturmasının mali boyutunun tahmin edilenden daha büyük olduğunu söyledi. Dosyadaki MASAK raporlarına ve tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para trafiğinin bulunduğunu belirten Gürlek, elden borç verdiğini ve senet aldığını söyleyen çok sayıda müştekinin de incelendiğini kaydetti.<br />
Bakan, ABD'deki bir klinik sahibiyle ilgili şu şok detayı aktardı:<br />
"Bir kişi, ABD'deki kliniğine Haluk Levent’in geldiğini ve 4 milyon 600 bin dolar verdiğini söylüyor. Ayrıca taşınmazların doğrudan Haluk Levent adına değil, önce asistanı Yeliz Kaya, ardından Esin Önder Çağlayan adına devredildiğine ilişkin işlemler ve asistanlar üzerinden mülk kaçırma iddiaları büyüteç altında."</p>

<p><br />
ALİHAN KURİŞ İÇİN ALMANYA'DAN YARDIM TALEP EDİLDİ</p>

<p>Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapıya yönelik mali soruşturmanın uluslararası boyuta taşındığını açıklayan Bakan Gürlek, Almanya’dan adli yardım talebinde bulunulduğunu bildirdi.<br />
Yapının dini duyguları istismar ederek üst kademeye lüks yaşam sağladığı iddialarını içeren soruşturmada şu an yaklaşık 80 kişinin tutuklu olduğunu sözlerine ekledi.</p>

<p><br />
İBB DOSYASINDA YENİ İHALE RAPORLARI VE EK İDDİANAME HAZIRLIĞI</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Ekrem İmamoğlu davalarında "tanık baskısı" iddialarını yalanlayan Gürlek, mevcut yargılamanın dışında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturmaların da sürdüğünü söyledi. Bakan, yeni ihale raporlarının incelendiğini ve ek iddianame hazırlığı yapıldığını duyurdu.</p>

<p><br />
KOZİNOĞLU'NUN ÖLÜM DOSYASI YENİDEN AÇILDI</p>

<p>2011 yılında Silivri Cezaevi'nde şüpheli şekilde hayatını kaybeden eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu dosyası, yurt dışındaki firari bir FETÖ'cü cezaevi personelinin itirafları sonrası yeniden açıldı. Bakan Gürlek, ölüm nedenine ilişkin "Zehirlenme mi, kalp krizi mi, yoksa bir ilaç etkisi mi?" sorularının adli ve bilimsel veriler ışığında baştan aşağı yeniden incelendiğini vurguladı.</p>

<p>Kaynak: Karar</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/bakan-gurlek-gulistan-dokunun-cenazesi-kimyasalla-yok-edilmis-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/69de1831f337a4ffb2618c85.jpg" type="image/jpeg" length="46694"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tayip Temel: Kürt kimliği ve dilinin özgürlüğünden geri adım atmayız]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/tayip-temel-kurt-kimligi-ve-dilinin-ozgurlugunden-geri-adim-atmayiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/tayip-temel-kurt-kimligi-ve-dilinin-ozgurlugunden-geri-adim-atmayiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEM Parti Milletvekili Tayip Temel, yeni dönemde kalıcı barış için siyasetin güçlendirilmesi ve Kürtçenin kamusal alanda özgürce kullanılmasının önünün açılması gerektiğini belirterek kapsayıcı bir toplum ittifakı çağrısı yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>DEM Parti Eşbaşkan Yardımcısı Tayip Temel, Kürt meselesinine çözümüne yönelik sürece ilişkin Medyascope’a değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Silahlı çatışmanın sona ermesinin tek başına yeterli olmayacağını belirten Temel, “Silahın bıraktığı alanı siyaset doldurabilmeli” dedi. Temel, bu geçişin hukuki güvenceye alınması gerektiğini vurgularken, Kürt sorununun çözümünde demokratikleşme ve eşit yurttaşlığın temel alınması gerektiğini söyledi.<br />
‘Siyaset yapma biçiminin kendisini değiştirmekten söz ediyoruz’<br />
Temel, DEM Parti açısından yeni dönemin mevcut örgütsel ve siyasal kalıpların olduğu gibi devam ettirileceği bir dönem olamayacağını belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>“Toplumun değişen ihtiyaçlarını, siyasal sürecin ortaya çıkardığı yeni imkanları ve barış perspektifini dikkate alan daha geniş bir zeminde örgütlenmeye ve yapılanmaya ihtiyaç var.<br />
Ne olursa olsun bu yapılanmanın en önemli özelliği kapsayıcılık olmalı. Yalnızca mevcut siyasi çevrelerle sınırlı kalmadan, aydınların, yazarların, demokratların, liberallerin, muhafazakârların, farklı inanç ve kültürden çevrelerin, emekçilerin ve demokratik siyasete katkı sunmak isteyen bütün kesimlerin kendisini içinde görebileceği tarihsel bir ittifak ve yapıdan söz ediyoruz.</p>

<p>Altını çizerek vurgulamak gerekir ki burada mesele sadece partiye yeni insanların katılması değil. Siyaset yapma biçiminin kendisini değiştirmekten söz ediyoruz.”</p>

<p><br />
‘İttifakın ölçüsü ortak mücadele zemini olmalı’</p>

<p>Mevcut ittifak anlayışının yeterli olmadığını belirten Temel, ittifakların yalnızca siyasal ve kurumsal merkezlerde kurulmasının toplumsal zemine yeterince yansımadığını söyledi.<br />
“Evet. Mevcut ittifak anlayışımız hem yeterli değil hem de eksik zemin üzerinde gelişiyor. Çünkü çoğu zaman siyasal veya kurumsal merkezlerde ittifak yapıyoruz ve bu birliktelik yerele yani toplumsal zemine sirayet etmiyor. Üstte ve elit kalabiliyor. Böyle olunca ittifak anlayışımız toplumdan destek göreceğine bazı komplikasyonlar yaratarak tepkisel yaklaşımlara neden olabiliyor. Oysa asıl sorumuz şu olmalı; Biz bu ittifakları hangi mücadele etrafında kuruyoruz?</p>

<p>Bir siyasi blok bizden destek isteyebilir. Bizim yapmamız gereken yalnızca ‘destekliyor muyuz, desteklemiyor muyuz?’ diye bakmak değil. Önce kendi taleplerimizi ortaya koymak.<br />
Yerel demokrasi konusunda ne söylüyor? Kayyım meselesinde ne düşünüyor? Dil ve kültür haklarına yaklaşımı nedir? Hukuk devleti konusunda nasıl bir tutumu var? Demokratik siyasetin önünü açacak mı? Demokratik bir cumhuriyetin inşa edilmesi için ne öneriyor? Bunlara bakmalıyız. Taleplerimize en yakın olanla ortaklaşmanın yollarını aramak siyasetin gereğidir. Dolayısıyla ittifakın ölçüsü salt kimlik sorununa yaklaşım değil, sorunları çözme perspektifi, demokratik talepler ve ortak mücadele zemini olmalı.”</p>

<p><br />
‘İktidarla görüşmek, ittifak anlamına gelmez’</p>

<p>İktidarla yapılan görüşmelerin ittifak anlamına gelmediğini belirten Temel, DEM Parti’nin iktidarı hedefleyen bir siyasi güç olduğunu söyledi.</p>

<p>“Zaten şimdi herhangi bir güçle bu tartışmayı yürütme aşamasında değiliz. İktidarı hedefleyen bir siyasi gücüz. Eğer ittifaklar gündeme gelirse biz kendi taleplerimizi ortaya koyarız. Karşımızdaki siyasi aktörler bu taleplerin hangisine yaklaşıyor, hangisini kabul ediyor, hangisinde direniyor, buna bakarız. Demokratik siyasette izlediğimiz yol bunu gerektirir. Herkesle görüşmekten korkmamak gerekir. Eğer bir görüşme toplumsal barış açısından faydalıysa yapılmalıdır. Bizim açımızdan önemli olan, kimseye eklemlenmek değil, kendi siyasal hattımızı koruyarak demokratik çözüm alanını genişletmektir. Yapılan görüşmeler bir barış ve çözüm arayışıdır.”</p>

<p>‘Demokratik Cumhuriyet Hareketine ihtiyaç var’</p>

<p>Türkiye’nin ihtiyacının yalnızca yeni bir seçim ittifakı olmadığını belirten Temel, “Demokratik Cumhuriyet” fikrini ve bunun toplumsal karşılığı olarak “toplum ittifakı” kavramını öne çıkardı.<br />
“Bugün Türkiye’nin ihtiyacı yalnızca yeni bir seçim ittifakı değil. Daha geniş bir toplumsal demokratikleşme için ortak zemine ihtiyaç var. Cumhuriyetin demokratik niteliğini güçlendiren, farklı kimliklerin ve inançların kendisini eşit yurttaş olarak ifade edebildiği bir siyasal düzen gerekiyor. Bu nedenle ‘Demokratik Cumhuriyet’ fikri önemli. Bunun toplumsal karşılığı ise toplum ittifakıdır.”</p>

<p>Temel, söz konusu yapının sınırlarının baştan çizilmemesi gerektiğini belirterek farklı toplumsal kesimlerin ortak bir demokratik zeminde buluşabileceğini ifade etti.<br />
“Kürtler, Türkler, Araplar, farklı inanç grupları, kadınlar, gençler, emekçiler, aydınlar, akademisyenler, demokratlar, liberaller, muhafazakârlar… Demokratik çözümden yana olan herkesin kendisini ifade edebileceği bir alan yaratılmalı. Burada ‘bizden olanlar’ ve ‘olmayanlar’ şeklinde bir ayrım yerine, demokratik gelecekte kimlerin ortaklaşabileceğine bakmalıyız.”<br />
‘Silahın bıraktığı alanı siyaset doldurabilmeli’<br />
Barış sürecinde temel meselenin silahlı çatışmanın yerine demokratik siyasetin geçirilmesi olduğunu belirten Temel, şöyle dedi:</p>

<p>“Her savaşın bir sonu vardır. Sonsuz savaş olmaz. Dolayısıyla bugün esas mesele savaşın ve çatışmanın nasıl sürdürüleceği değil, nasıl sona erdirileceğidir. Bence kritik eşik, silahlı çatışmanın yerine demokratik siyasetin geçirilmesidir. Kürt sorunu gibi ağır bir sorun düşünüldüğünde silah bırakmak tek başına yeterli değil. Silahın bıraktığı alanı siyaset doldurabilmeli. O insanlar kendi düşüncelerini demokratik ve hukuki yollarla ifade edebilmeli. Siyasi faaliyetlerin önündeki engeller mutlaka kaldırılmalı. Aksi halde çatışmayı sona erdirmiş görünürsünüz ama çatışmayı üreten koşulları ortadan kaldırmamış olursunuz.”</p>

<p>‘Çatışmadan demokratik siyasete geçiş hukuken güvence altına alınmalı’</p>

<p>Barış sürecinin hukuki ayağına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Temel, silahsızlanma sürecine giren kişilerin demokratik siyasete katılabilmesinin önünün açılması gerektiğini söyledi.<br />
“Hukuk bu adımlar için güvence sağlamalı. Silahsızlanma sürecine giren insanlar evlerine gidip oturmayacağına göre bundan sonra demokratik siyasete katılabilmesinin önü açılmalı. Bunun için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalı. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmalı. Uygulamak yetmez aynı zamanda o kriterleri iç hukukta temel referans hâline getirmek gerekir. Neden Türkiye yargısının verdiği yanlış kararları hep uluslararası hukuk kurumları düzeltsin ki? Bu temelde insanların hakları kişisel takdirlere değil, hukuka dayanmalı. Burada mesele yalnızca kişilerin hukuki statüsü değildir. Esas mesele, çatışmadan demokratik siyasete geçişin hukuken güvence altına alınmasıdır.”</p>

<p>‘Öcalan’ın özgürlüğü sürecin en önemli başlıklarından biri’<br />
Temel, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü meselesinin sürecin önemli başlıklarından biri olduğunu belirterek, konunun yalnızca kişisel özgürlük çerçevesinde ele alınmaması gerektiğini söyledi.<br />
İnançsızlıklığın derinleştiğini vurgulayan Temel, “Eğer bir toplumun demokratik siyasete geçişinden söz ediyorsak, bunun önündeki hukuki ve siyasi engellerin tamamını ele almak gerekir” diyerek şunları ekledi:</p>

<p>“Mesele kişiselleştirilmeden, hukuk ve demokratikleşme çerçevesinde değerlendirilmelidir. Şimdi gündemde olan ağırlaştırılmış müebbet cezası tamamen Öcalan’ın içerde tutulması için getirildi. Binlerce kişi şu an aynı hukuksuzluk ve insafsızlıkla karşı karşıya. Düzeltilmesi gerekir. Uluslararası hukuk otoriteleri bunun insanlık dışı olduğunu ve umut ilkesinin ihlal edildiğini söylüyor.”</p>

<p>Temel, sürecin siyasi boyutunda Abdullah Öcalan’ın rolüne ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>“İşin siyasi kısmına da baktığımızda; Öcalan Önderliği devrede olmadan Kürt siyasi hareketinin silahı tamamen terk etmesi için son sözü söyleyecek aktör çıkamaz. PKK sistematiği böyle bir gerçekliğe dayanıyor. Barış, çatışmasızlık ve geri dönüş için tek söz mercii Öcalan liderliğidir. Bunun topluma da doğru anlatılması lazım. Aynı şekilde hareketin farklı düzeylerindeki insanların geleceği konusunda da kapsayıcı, uygulanabilir ve toplumsal barışı güçlendirecek hukuki çözümler düşünülmelidir. Öyle kapsam dışı bırakıldılar demekle çözüm gelmez. Cesur ve gerçekçi bir politikaya ihtiyaç vardır.”</p>

<p>‘Kürt kimliğini, dilini ve kültürünü savunmak vazgeçilmez’<br />
Kürt meselesinin çözümünde devletçi yaklaşımın doğru olmadığını belirten Temel, Kürtlerin kimliği, dili, kültürü ve siyasi iradesiyle özgürce yaşayabilmesinin temel mesele olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Milliyetçilik tartışmasına da değinen Temel, farklı çözüm modellerinin tartışılabileceğini ancak demokratikleşmenin temel alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Toplumda tek bir çözüm modelinin düşünülmesi ve savunuluyor olması mümkün değildir. Toplumun içinde farklı görüşlerin, farklı tezlerin olması doğaldır. Bu bağlamda Kürtlerin kendi kimliklerini savunması başka bir şeydir, bunun mutlak milliyetçilik olarak tanımlanması bambaşka bir şeydir. Hatta kimi çevrelerin bir ulus-devlet kurulması gerektiği savunması bile tek başına milliyetçilik olarak tanımlanamaz. Böyle eğilimler toplumsal yapıların içinde olabilir. Ancak geçmiş yüzyılın deneyimleri bize devlet merkezli çözümlerin tek başına çözüm getirmediğini hatta yeni sorunlar yaratabildiğini gösterdi. Bu yüzden bizim açımızdan daha önemli olan, toplumun demokratikleşmesidir. Her model tartışılabilir. Fakat hiçbir model kendiliğinden demokratik olmaz ve değildir.<br />
Bir modelin niteliğinin ne olduğu tek başına çözüm getirmez. Asıl bakmamız gereken şey, toplumun karar alma süreçlerine ne kadar katıldığı ve insanların kendi kimlikleriyle ne kadar özgür yaşayabildiğidir. Kürt kimliğinin savunulmasından geri adım atılmaz. Kürt kimliğini, dilini ve kültürünü savunmak bizler açısından da vazgeçilmezdir. Ama bunun tek yolu mutlaka ulus-devlet kurmaktan geçmez diyoruz. Tam tersine, farklı kimliklerin birbirini ayrılıkçılığa zorlaması yerine demokratikleşmeye zorladığı bir model daha kalıcı olabilir.”</p>

<p><br />
‘Kürtçenin eğitimde ve kamusal yaşamda önü açılmalı’</p>

<p>Kürt dili konusunda hukuki ve fiili engeller bulunduğunu belirten Temel, Kürtçenin eğitim, kültür, akademi ve kamusal yaşamda kullanılmasının önünün açılması gerektiğini söyledi.<br />
“Öncelikle tartışmanın kendisini anlamsızlaştırmamız gerekiyor. İnsanların kendi diliyle yaşaması doğal bir haktır. Kürtçenin eğitimde, kültürde, akademide ve kamusal yaşamda önünün açılması gerekir. Bugün Kürtçeyle üniversite kurmanın, eğitim kurumları oluşturmanın önünde çeşitli hukuki ve fiili engeller bulunuyor. Bunların zaman içerisinde aşılması gerekiyor. Hangi çağda yaşıyoruz sorusunu herkesin kendine sorması gerekir. Bunun bir günde gerçekleşeceğini söylemiyorum. Ama hukuki zemin oluşturulabilir. Kurullar oluşturulur, çalışmalar yapılır, eğitim politikaları geliştirilir. Dil politikası uzun vadeli bir demokratikleşme programı olarak ele alınmalıdır.”</p>

<p>‘Kayyım uygulaması sona ermeli’</p>

<p>Yerel yönetimlerin demokratikleşme açısından önemli olduğunu belirten Temel, kayyım uygulamasının sona ermesi ve seçilmiş yerel yönetimlerin iradesinin korunması gerektiğini söyledi.<br />
“Yerel yönetimleri sadece merkezi devletin hizmet birimleri olarak görmemek gerekiyor. Yerel demokrasi, halkın kendi sorunları hakkında karar verebilmesidir. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi devletin zayıflaması anlamına gelmez. Tam tersine, toplumun devlete olan güvenini artırabilir.”</p>

<p><br />
‘Öcalan sosyalizmden vazgeçmiyor, sosyalizmi yeniden düşünüyor’</p>

<p>Temel, Abdullah Öcalan’ın “demokratik toplumculuk” fikrinin sosyalizmden uzaklaşma olarak yorumlanmasının doğru olmadığını belirtti.</p>

<p>Abdullah Öcalan’ın sosyalizmden vazgeçmekten değil, sosyalizmin demokratik özünü yeniden düşünmekten söz ettiğini vurgulayan Temek, “Bu çerçevede otoriteleri ve sosyalist düşünürleri düşünmeye ve tartışmaya çağırıyor. Bu yüzden koşulların oluşturulması ve sözün Abdullah Öcalan’a bırakılması gerekiyor. Eleştirileri dinleyip tartışmaları özgürce yürütmesi hakikati ortaya çıkarır. Tarih kimin haklı kimin yanılgılı yaklaştığını ancak böyle belirleyebilir” dedi.</p>

<p><br />
‘Yeni dönemin temel kavramı gönüllü demokratik entegrasyondur’</p>

<p>Türkiye tasavvurunu da anlatan Temel, farklı kimliklerin ve inançların ortak yurttaşlık temelinde özgürce yaşayabildiği demokratik bir ülke hedeflediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Temel mesele, herkesin kendi kimliğiyle yaşayabildiği demokratik bir Türkiye. Kimseye ‘Türk ol’, ‘Kürt olma’, ‘şu inancı bırak’, ‘şu dili konuşma’ denmemeli. Yurttaşlık, kimliklerin yok edilmesi üzerine kurulmamalı. Bu sağlandığında kimlikler ve inançlar ortak yurttaşlık içerisinde gönüllü biçimde buluşabilir. Bu nedenle demokratik entegrasyonun özü gönüllülük olmalı. Zorla bütünleştirme asimilasyondur. Gönüllü biçimde ortak bir demokratik yaşam kurmak ise demokratik entegrasyondur.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/tayip-temel-kurt-kimligi-ve-dilinin-ozgurlugunden-geri-adim-atmayiz</guid>
      <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/images-21-13.jpeg" type="image/jpeg" length="97363"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Üsküdar Belediyesi AKP'ye geçti]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/uskudar-belediyesi-akpye-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/uskudar-belediyesi-akpye-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üsküdar Belediyesinde başkan vekilliği seçimi mahkeme kararıyla tekrarlandı. Operasyonlar ve gözaltılar sonrası, ilk üç turu önde tamamlayan AKP'nin adayı Dündar Ziya Gültekin, son turda 23 oyla başkan vekili seçildi. CHP'nin adayı 19 oy aldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Üsküdar Belediyesinde başkan vekili seçimleri bugün yapıldı. İlk turda CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 19, AKP’nin adayı ise Dündar Ziya Gültekin ise 21 oy aldı. Çetinkaya ve Gültekin'e verilen birer oy hatalı isim yazımı nedeniyle geçersiz sayıldı. İkinci turda AKP'nin adayı Gültekin 22, CHP'nin adayı Çetinkaya 20 oy aldı. Üçüncü tur ise AKP'nin adayının 23'e 19'luk üstünlüğüyle tamamlandı. Dördüncü turu da 19 oya karşı 23 oyla önde tamamlayan AKP'nin adayı Gültekin başkan vekili oldu, belediye AKP'ye geçti. Yurttaşlar belediye önünde oturma eylemi yaptı.</p>

<p></p>

<p>CHP ve Yeni Parti ortak hareket etme kararı aldı</p>

<p>Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın muhalefete yönelik operasyonlarda tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından 5 Ağustos’ta CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 22 oyla başkan vekili seçildi, AKP’nin adayı ise 18 oy aldı.</p>

<p>AKP’nin seçim sonuçlarına yaptığı itirazın ardından mahkeme, 25 Ağustos’ta "seçimde usulsüzlük yapıldığı" ve "seçim güvenliğinin ihlal edildiği" iddiasıyla seçimin tekrarına karar verdi.<br />
Seçim günü olan 6 Eylül’de CHP ve Yeni Partili meclis üyeleri toplantıya katılmama kararı alınca salt çoğunluk sağlanamadı, seçimler bugüne ertelendi.</p>

<p>Yeni Parti ve CHP’li ilçe başkanları dün yaptıkları ortak basın toplantısında seçimde ortak hareket edeceklerini duyurdu. Belediye meclisinde AKP ve MHP'nin 21, CHP ve Yeni Partinin de 21 meclis üyesi bulunuyor.</p>

<p><br />
Yoğun güvenlik önlemleri alındı</p>

<p>Saat 09.00’da başlayan seçim öncesinde belediye binasının çevresinin bariyerlerle çevrildiği, güvenlik önlemleri alındığı görüldü. Ayrıca sadece haber ajanslarının belediye binasına alınacağı bildirilerek gazetecilerin binaya girmesi engellendi.<br />
Yeni Partili Suat Özçağdaş da seçim için belediyeye gelirken, halkın da destek için bina önünde toplandığı görüldü.</p>

<p></p>

<p>Salt çoğunluk sağlanamadı, ikinci tura geçildi</p>

<p>Önceki seçimdeki gibi CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya, AKP’nin adayı ise Dündar Ziya Gültekin oldu.</p>

<p>İlk turda 42 meclis üyesi oy kullandı. Çetinkaya 20, Gültekin 22 oy aldı. Ancak bir oya isim ‘Düdar’ şeklinde yazıldığı için itiraz edildi. Çetinkaya’nın isminin yer aldığı bir pusula da ismin sonuna nokta konulduğu için geçersiz kaldı. İtirazları ardından ilk turda Çetinkaya'nın oyu 19, Gültekin'in oyu 21 oldu.</p>

<p><br />
İkinci tur 22'e 20 AKP lehine sonuçlandı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk turun ardından ikinci tur oylaması yapıldı. AKP'nin adayı Gültekin 22, CHP'nin adayı Çetinkaya 20 oy aldı.<br />
Üçüncü turda AKP'nin adayı 23, CHP'nin adayı 19 oy aldı<br />
Üçüncü turda Sibel Tan Çetinkaya 19 oy aldı. 1 oya itiraz edildi. Dündar Ziya Gültekin ise 23 oy aldı. 2 oyuna itiraz edildi.<br />
Üçüncü turda 2 CHP'li meclis üyesi AKP'nin adayına oy verdi. Gelişmelerin ardından belediye önündeki yurttaşlar "Meclis uyuma, sabrımızı taşırma" ve "Satılmışlar dışarı" sloganlarıyla yaşananları protesto etti.</p>

<p><br />
Dördüncü turda belediye AKP'ye geçti</p>

<p>Son turda 23 oy alan AKP'nin adayı Dündar Ziya Gültekin, 19 oy alan CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya'yı geride bırarak yeni başkan vekili oldu. Böylece AKP, seçimle kazanamadığı bir belediyeyi daha operasyonlar, gözaltılar ve transferlerle ele geçirdi.<br />
Yaşananları protesto eden yurttaşlar belediye önünde oturma eylemine başladı.</p>

<p></p>

<p>Kaynak:Evrensel</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/uskudar-belediyesi-akpye-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/son-dakika-uskudar-belediyesi-ak-partiye-gecti-baskan-vekilligini-kazanan-isim-belli-oldu-txir-cover.jpg" type="image/jpeg" length="87484"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Selçuk Mızraklı 7 yılın ardından tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/selcuk-mizrakli-7-yilin-ardindan-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/selcuk-mizrakli-7-yilin-ardindan-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıllık tutukluluğun ardından cezaevinden çıktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek- </strong>Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’nın cezaevinden tahliye oldu.</p>

<p>Selçuk Mızraklı’nın eşi Zeynep Mızraklı da eşini karşılamak için cezaevinin önünde<br />
DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli, Gülistan Kılıç Koçyiğit, Antalya Milletvekili Saruhan Oluç ile Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar ve gazeteci Eyüp Burç da Selçuk Mızraklı’yı cezaevi çıkışında karşıladı.</p>

<p>İsmail Beşikçi’yi ve Önder’in mezarını ziyaret edecek</p>

<p>7 yıldır tutuklu bulunan Mızraklı’nın İstanbul’da yazar İsmail Beşikçi’yi ve Sırrı Süreyya Önder’in mezarını ziyaret etmesi bekleniyor.</p>

<p>Mızraklı daha sonra Diyarbakır’a geçecek. Mızraklı’nın Diyarbakır’da da İlk ziyareti anne ve babasının mezarlarına yapacağı sonraMehdi Zana, Tahir Demirtaş, Tahir elçi, Mehmed uzun ve İlhan Diken’in mezarlarını ziyaret edeceği kaydedildi.</p>

<p>Yerine kayyım atanmıştı</p>

<p>2019 yerel seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı seçilen Mızraklı, 19 Ağustos 2019’da İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınmış, aynı gün belediyeye de kayyım atanmıştı., 7 yıldır tutuklu olan Mızraklı, beş yıldır Selahattin Demirtaş ile aynı koğuştaydı.</p>

<p>Mızraklı’nın tahliye haberini, aynı hücreyi paylaştığı eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş duyurmuştu. Demirtaş, QAD-Barış Meydanı için kaleme aldığı yazıda beş yıllık mücadele arkadaşlığına ve dayanışmaya vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Son beş yıldır ben ona emanettim, o bana emanetti. Salı sabahı buradan çıkacak, akşamına da Diyarbakır Havaalanında olacak. Artık size emanettir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
Kaynak: İlke Tv</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>GÜNDEM</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/selcuk-mizrakli-7-yilin-ardindan-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 13:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/uploads/2026/09/goruntu-63-11.jpg" type="image/jpeg" length="79431"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Van Gölü'nde gün batımı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/van-golu-nde-gun-batimi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Jun 2021 18:41:05 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/image00002.jpeg" type="image/jpeg" length="74566"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'dan kar manzaraları]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/diyarbakir-dan-kar-manzaralari</guid>
      <pubDate>Tue, 19 Jan 2021 18:54:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/WhatsApp_Image_2021-01-19_at_16.22.33.jpeg" type="image/jpeg" length="98525"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Tarihe geçen fotoğraflar ve hikayeleri]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/tarihe-gecen-fotograflar-ve-hikayeleri</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Dec 2020 15:45:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/4.jpg" type="image/jpeg" length="42198"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır surları kadar eski bir sanat: Kaval]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Deniz İke / Diyarbakır&nbsp;</p>

<p>Bugüne kadar çoban enstrümanı olarak bilinen kaval, en az Diyarbakır surları ve on gözlü köprü kadar eski bir sanat ve kültür.</p>

<p>Şimdiye kadar bir çoban enstrümanı olarak bilinen kaval, çoğu yerde de küçük görüldü. Kaval ayrıca batıda flütle karıştırılmış bir enstrüman olarak ele alındı. Günümüze kadar kendine yaşam şansı bulan kaval orkestralarda da dinlenen bir müzik aleti oldu. Ayrıca çağdaş bir enstrüman olarak müzik dünyasında kendine yer buldu. Keçi Burcundan, Kırklar Dağı’nda, Dicle Nehri ve On Gözlü Köprü'nün yanı başında Diyarbakır surları kadar eski olan kavalın sesi Rêber Söyler isimli Kürt gencinin yüreğinin derinliklerinden gelen nefesle yankılanıyor.</p>

<p>HEM KAVALCI HEM DE IRGAT<br />
&nbsp;<br />
Birçok duyguya ses olan bu binlerce yıllık kültür, Dicle Nehri ve kuş seslerinin eşliğinde yankılanıyor. Bu bölgede her mevsim ova, vadi ve Dicle Nehri’nin etrafını büyülü bir renk cümbüşüne dönüştürürken, insanların ilgisini üstüne çekiyor. Bu cennet yerde oturan kavalcı genç, Karacadağ’a bağlı Küfercin köyünden. Küfercin'in daha önce Ermenilerin yaşadığı bir köy olduğu söyleniyor. Rêber Söyler isimli bu genç, hemen hemen her gün buraya gelip kavalını çalıyor. 31 yaşında olan Söyler, 10 yıldan beri kaval çaldığını belirterek, bunun bir çocukluk hayalini olduğunu da söylüyor. Kaval için kimseden eğitim almadığını ifade eden Söyler, dedesi ve babasının da kaval çaldığını anlattı. Rêber Söyler, aynı zamanda köyde de ırgatlıkla hayatını sürdürüyor.</p>

<p>'SAHİP ÇIKALIM'</p>

<p>Çocukluk hayali olan kaval çalmaya 10 sene önce başlayan Rêber Söyler, Hevsel Bahçeleri'nin eşsiz manzarası ve kuş cıvıltıları eşliğinde sanatını sergiliyor. Kavalı ile insanların yüreğine dokunan Söyler, bin yıllık bir kültürü yaşatmaya çalışıyor. Kaval kültürünün unutulmaması için kanının son damlasına kadar kaval çalmaya devam edeceğini belirten Söyler, gençlere de kaval sanatına sahip çıkma çağrısında bulundu.</p>

<p>‘DUYGULARIMI KAVAL İLE DİLE GETİRİYORUM’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaval aşkının aileden geldiğini kaydeden Söyler, Amed'de Xalê Celal ve kardeşi Mihemed gibi çok iyi kavalcıların olduğunu ve kendisine onları örnek aldığını söyledi. Kavalın Kürdistan topraklarında ortaya çıkan çok eski bir kültür olduğunu vurgulayan Söyler, bütün duygularını kaval ile dile getirdiği ifade etti.&nbsp;</p>

<p>DENGBÊJLİK VE KAVALIN KÜRT KÜLTÜRÜNÜN OLMAZSA OLMAZI</p>

<p>Kavalın geçmişte savaş, aşk, ağıt ve masallarda çalındığına değinen Söyler, kavalın dengbêjlik ile çok güçlü bir ilişkisi olduğuna dikkat çekti. Dengbêjî de söylediğini belirten Rêber Söyler, kaval ve dengbejliğin birbirini tamamladığını ifade etti. Dengbêjlik ve kavalın Kürt kültürünün olmazsa olmazı olduğunun altını çizen Söyler, Kürtlere ve gençlere bu sanata sahip çıkma çağrısında bulundu.</p>

<p>BÛ KÜLTÜRÜ YAŞATALIM&nbsp;</p>

<p>Rêber Söyler ile sohbetimizi Hevsel Bahçeleri'nin eşsiz doğası ve kuşların cıvıltıları arasında yapıyoruz. Söyler, kavalı çok sevdiğini ve bu kültürün hiçbir zaman yok olmaması gerektiğini belirterek, yaşamının sonuna kadar bu kültürü yaşatacağını da sözlerine ekliyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakir-surlari-kadar-eski-bir-sanat-kaval</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2020 15:26:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/kaval.jpg" type="image/jpeg" length="79832"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bir zamanların gözde mesleği; Bakırcılık]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bir-zamanlarin-gozde-meslegi-bakircilik</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2020 12:34:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/bakYr_11.jpg" type="image/jpeg" length="83174"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak ve Gabar dağı kırmızı renklere kuşandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Şırnak'ta güneşin muhteşem batışı ve Gabar dağına yansıması Deniz İke'nin kadrajına bu şekilde yansıdı</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2020 21:13:59 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/YYrnak_1.jpg" type="image/jpeg" length="20680"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Şırnak ve Gabar dağı kırmızı renklere kuşandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/sirnak-ve-gabar-dagi-kirmizi-renklere-kusandi</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2020 20:36:22 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/YYrnak_5.jpg" type="image/jpeg" length="25573"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Kadın Dengbejliğin en genç adaylarından biri: Mizgin]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Deniz İke / Diyarbakır&nbsp;<br />
&nbsp;<br />
Kadın dengbejliği Kürt toplumunda özel ve önemli bir yere sahip. Kürt kadınlarının sesi dengbejlik kültürünü daha da güzelleştiriyor. Mizgin Turan isimli genç kadın da dengbejlik kültürünün adaylarından biri.<br />
&nbsp;<br />
Dengbejler her zaman Kürt tarihi, kültür ve edebiyatını sözlü olarak günümüze taşımış insanlar. Dengbejlik sadece bir erkek mesleği değil elbet, kadınlar sesleriyle bu kadim sanatın kalıcılaşmasında büyük ve önemli role sahip. Dengbejliğe aday olan Sanatçı Mizgin Turan da genç yaşında bu kültürü yaşamak ve ilerletmek amacında. Mizgin şarkılarıyla insanların Kürt kültürü ve sanatına olan hasretini giderirken, onları tarihin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/kadin-dengbejligin-en-genc-adaylarindan-biri-mizgin</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2020 19:48:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/denbej.jpg" type="image/jpeg" length="94910"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Gözlerimizin önünde batan tarih...]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/gozlerimizin-onunde-batan-tarih</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Feb 2020 15:15:38 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/WhatsApp_Image_2020-02-21_at_14.44.41_2.jpeg" type="image/jpeg" length="50671"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Mustafa Avcı neler söyledi!]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Mustafa Avcı'nın Bekir Kaya dönemine yönelik eleştirileri</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/mustafa-avci-neler-soyledi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jul 2019 17:22:09 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/IMG_1419.JPG" type="image/jpeg" length="33576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakırlı görme engelli Süleyman'ın azim dolu hikayesi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Diyarbakırlı görme engelli Süleyman Acar'ın azim dolu hikayesi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirli-gorme-engelli-suleymanin-azim-dolu-hikayesi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Jun 2019 13:05:20 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/SULUMAN.jpg" type="image/jpeg" length="18051"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bekir Güneş'in kadrajından İstanbul'da İmamoğlu zaferi böyle kutlandı]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/bekir-gunes-in-kadrajindan-istanbul-da-imamoglu-zaferi-boyle-kutlandi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Jun 2019 12:27:17 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/IMG_1650.jpg" type="image/jpeg" length="24607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Diyarbakır'da sınav için türbeye akın]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Diyarbakırlılar çocukları için türbeye akın etti ve dua etti</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/diyarbakirda-sinav-icin-turbeye-akin</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Jun 2019 22:08:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/IMG_1474.JPG" type="image/jpeg" length="67201"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Amedspor'dan dünya futbol tarihine geçecek harika gol]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek</strong>- Amedspor ilk maçta deplasmanda saldırıya uğradığı Sariyerspor’u sahasında ağırladı. Sarıyerliler saldırıya uğramadı Diyarbakır’da ama Amedsporlu Burak Taşdemir'in 90+2'de Sarıyer'e attığı muhteşem gol ile tarihe geçti. İşte o müthiş gol</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/amedspordan-dunya-futbol-tarihine-gececek-harika-gol</guid>
      <pubDate>Mon, 04 Feb 2019 00:24:21 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/amedspor.jpg" type="image/jpeg" length="26274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Ahmet Türk Emek'e konuştu]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>Gazete Emek-</strong>&nbsp;Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan adayı Ahmet Türk Gazete Emek'e konuştu</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/ahmet-turk-emeke-konustu</guid>
      <pubDate>Fri, 18 Jan 2019 13:00:37 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/ahmet_turk.jpg" type="image/jpeg" length="30552"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Suriye: DSG güçleri Minbiç'ten çekildi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gazete Emek- Suriye rejimi YPG'lilerin de içinde olduğu DSG güçlerinin Minbiç'ten çekildiğini açıkladı.&nbsp;</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Dünya</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/suriye-dsg-gucleri-minbicten-cekildi</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Jan 2019 20:58:50 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/dsg.jpg" type="image/jpeg" length="82210"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Anadolu Ajansı ve AKP medyası 24 Haziran seçim sonuçlarını önceden verdi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Gazete Emek</strong>- İktidara yakın 24 TV, konukların yer aldığı bir tartışma programının yayınlandığı esnada teknik bir hatayla ekrana AA’nın 24 Haziran seçim sonuçlarının bulunduğu grafiklerini yansıttı.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/video/anadolu-ajansi-ve-akp-medyasi-24-haziran-secim-sonuclarini-onceden-verdi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Jun 2018 13:47:57 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/video/secim_sonuclarY_1.jpg" type="image/jpeg" length="28321"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Adalet ve Vicdan, Van Mitingi]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/adalet-ve-vicdan-van-mitingi</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Sep 2017 23:10:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/10.jpg" type="image/jpeg" length="50411"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Serhat'tan Botan'a Muhteşem Kareler]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/serhat-tan-botan-a-muhtesem-kareler</guid>
      <pubDate>Sun, 11 Jun 2017 22:36:35 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/12363261_928137687240497_1454132660927267013_o_1.jpg" type="image/jpeg" length="33530"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Rakka Operasyonu İlk Fotoğraflar]]></title>
      <link>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Genel</category>
      <guid>https://www.gazeteemek.net/foto-galeri/rakka-operasyonu-ilk-fotograflar</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Jun 2017 15:20:32 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gazeteemeknet.teimg.com/crop/1280x720/gazeteemek-net/images/album/rakka.jpg" type="image/jpeg" length="53908"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
