TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut: Vatandaşlar onay almış aşıdan endişe duymasın

TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut koronavirüs aşısına dair değerlendirmelerde bulundu. Bulut, "Hangi fiyata satın alınacağından tutun, ne kadar doz getirilip, hangi gruplara önce yapılacağına dair birtakım açıklamalar var ama önce 11 Aralık denildi sonra 14 Aralık’ta yapacağız denildi. Bu gibi belirsizlikler toplumda bir endişe yaratır. Pandemilerde sağlık otoritelerinin insanlara son derece güven sağlaması gerekir" ifadelerine yer verdi. 

11 Aralık 2020 Cuma 11:39
TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut: Vatandaşlar onay almış aşıdan endişe duymasın

Gazete Emek-  Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Aralık ayı içinde 50 milyon adet olarak temin edeceğini açıkladığı ve İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu onayından sonra uygulanacağını bildirdiği koronavirüs (Covid-19) aşıya dair merak edilen soruları Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Sekreteri ve İmmunoloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Bulut yanıtladı. 

Aşının Rusya’dan, Çin’den, Amerika’dan ya da Almanya’dan gelmesinin hiçbir önemi olmadığını belirten Vedat Bulut, "Önemli olan, bu aşamadaki sunulan belgeler ve bilimsel bilgilerdir.  Firmanın, ‘Benim aşım yüzde 97 güvenlidir, yüzde 95 güvenlidir’ gibi verdiği bilgilerin bilimsel bir mahiyeti yok. Bunun makale ve rapor olarak sunulması lazım" dedi. Bulut "Aşıyla ilgili güvensizlik duymasınlar ve aşı karşıtlarına inanmasınlar. Onaylanırsa en başta bizler aşı olacağız" diye belirtti.

MA'dan Zemo Ağgöz'ün yönelttiği bazı sorular ve TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut'un yanıtları şöyle oldu:


"PANDEMİLERDE SAĞLIK OTORİTELERİNİN İNSANLARA GÜVEN VERMESİ GEREKİR"

Kamuoyunda aşıya karşı olan güvensizliğin kaynağı nedir?


Güvensizliğin temel nedeni, pandeminin başından beri şeffaf bir paylaşımın olmaması ile meslek örgütlerinin, sendikaların ve bilim insanlarının bu konuya müdahil olmamasından kaynaklı. Türkiye’de maalesef siyaset, bilim politikalarının önünde gidiyor. Dikkat ederseniz aşılarla ilgili açıklamalarda da belirsizlikler var. Hangi fiyata satın alınacağından tutun, ne kadar doz getirilip, hangi gruplara önce yapılacağına dair birtakım açıklamalar var ama önce 11 Aralık denildi sonra 14 Aralık’ta yapacağız denildi. Bu gibi belirsizlikler toplumda bir endişe yaratır. Pandemilerde sağlık otoritelerinin insanlara son derece güven sağlaması gerekir.


"AŞININ NERDEN GELDİĞİNİN ÖNEMİ YOK, ÖNEMLİ OLAN SUNULAN BİLİMSEL VERİLER"


Güvensizlikte aşının hangi ülkeden getirileceğinin önyargısı da var mı?


Hayır, aşının Rusya’dan, Çin’den, Amerika’dan ya da Almanya’dan gelmesinin hiçbir önemi yok. Önemli olan, bu aşamadaki sunulan belgeler ve bilimsel bilgilerdir. Bilimsel bilgilerin yayımlanmış ya da yayımlanmamış olması önemlidir. Çünkü eğer bilgi sadece basında çıkmış, medyada dile getirilmiş ve o üreten firmaların açıklamalarıysa; bunlar bilimsel bilgi değildir. Bilimsel bilgi, makalelerle yayımlanır ve uluslararası bilim insanları bu konularda görüşlerini sunar ve bu bilgiyle ‘aşı onay’ı için başvurulur.


HEM İNFORMATİK HEM BİYOTEKNOLOJİ ÇALIŞMALARI HIZLANDIRDI


Merak edilen konulardan biri de aşı bu kadar kısa sürede nasıl bulunduğu?


Eski aşı teknolojileriyle yeni aşı teknolojileri birbirlerinden çok farklı. Bundan 9-10 yıl önce SARS ve MERS dünyada söz konusu oldu. Bunlar akraba virüsler ve zaten onlarla ilgili birtakım çalışmalar vardı. Bu çalışmalar sıfırdan başlamadı. Bu akraba olan virüslerle ilgili çalışmalardan kaynaklanan bilimsel veriler, birleştirilerek klinik öncesi çalışmalar büyük bir hızla yapıldı. Hem informatik (bilişim) hem biyoteknoloji alanındaki gelişmeler çalışmaları hızlandırıyor. Bu çalışmalarda klinik aşamalara geçtiğinde, verileri toplarken eskiden kâğıt kalem kullanılarak birtakım kayıtlar alınırdı. Ama şimdi artık kayıtlar elektronik ve dijital ortamda cep telefonu gibi yapılar kullanılarak yapılıyor ve veriler gönüllüler üzerinden hızla toplanıyor. O yüzden çalışmalar hızlı ilerliyor, geçmişle kıyaslamamak gerekiyor. 

 
Tartışmalı konulardan biri de Faz 3, Faz 4 aşamaları. Bu aşamalar nedir?
 

Faz 3 aşamasında; ilaç ve aşı üreticileri bir aşının güvenilir, koruyucu ya da tedavi edici olduğunu ortaya koyduktan sonra bunu piyasaya sunarlar. Ancak Faz 4 çalışması toplum içinde yapılır. Bunun kolay anlaşılabilmesi için şöyle söyleyelim; bir araba modeli icat edildiğinde bu arabanın deneme pistindeki tek başına sürüşü trafiğe çıkışındaki verimliliğiyle aynı değildir. Çünkü trafikte pek çok değişken vardır. Bunları laboratuvarda ölçemezsiniz. Bu ülkenin genetik yapısı, diğer hastalıkların yoğunluğu, beslenme bozuklukları, sosyo- ekonomik durum, demografik durum gibi durumlar bu aşıların veya ilaçların toplum içindeki davranışlarını değiştirirler. Bütün bu değişkenleri Faz 3 ile ölçebilme imkânınız yok. O piyasaya verildikten, kullanıldıktan sonra 5-10 yıl boyunca gözlenerek, meta analizler yapılarak istatistikte gözlenen konulardır. Hatta birçok ilaç ya da aşı kullanımdan sonra piyasadan çekilmiştir. Çünkü beklenen verim, toplum içinde gözükmemiştir. Bu çalışmaları da ileride göreceğiz.


Kaynak: Evrensel 

Son Güncelleme: 11.12.2020 11:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.