ÖZEL HABER

Gazete Emek- Gazete Emek’in düzenlediği seminere katılan Dokuz8haber muhabiri Fatoş Erdoğan, saha deneyimlerini anlattı. Emek haberciliğinin sahaya nasıl yansıdığını anlatan Erdoğan, “Türkiye’de az sayıda emek haberleri yapmak için uğraşan siteler var. Artık siteler ve sosyal medya haricinde çok da görünür olmadığı için ama bu da vekilin üstünden, öznesi değiştirilerek işçi giderek küçütülüyor.” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Bekir Güneş ise, Gazete Emek’in nasıl ve hangi şartlar altında yayın hayatına devam ettirdiğine dair bilgi verdi. Güneş, “2017’de Gazete Emek’i kurduk. Tabi çok ciddi ekonomik sıkıntılarla kurduk. Televizyonların ve gazetelerin kapatıldığı, herkesin dijital mecralara yöneldiği bir dönemdi.” diyerek Gazete Emek’in 6 yıldır devam eden bir mücadele içinde olduğunu vurguladı.

TÜRKİYE’DE İŞÇİ HABERLERİ GÜNDEM OLAMIYOR”

İşçilerin yaşadığı hak gaspları yalnızca işçilerin ölümü sonrası basında yer almasına tepki gösteren Fatoş Erdoğan şu ifadelere yer verdi:

“Emek haberleri, işçi haberleri, her zaman işçi ölünce haber oluyor. Türkiye’de maalesef gündem olamıyor. İktidar, sermaye ya da particilik etkenleri dolayısıyla sansürleniyor. İsçi haberleri halen sayılar üzerinden veriliyor. Siyasi ve ekonomik nedenler olmak üzere her konuya basında yer verilmiyor ama emek haberlerinde özellikle ya haber verilmiyor ya da haber verilirken filtrelerden geçirilerek veriliyor. Bir önek üzerinden ilerleyecek olursak; İBB’nin işten attığı ‘KOD42’ diye tanımladığımız güvenlik soruşturması. Tabi Süleyman Soylu’nun söylemlerinden sonra yaptığı bir işten çıkarma eylemi vardı. Yaklaşık 40’a yakın işçi çıkartıldı. Fakat oraya haberi izlemeye giden insan sayısı çok azdı. Sadece orada yandaş basın diye tabir ettiğimiz değil ama büyükşehir belediyesinden ya da CHP’li olduğu için muhalefetten olan dahi oraya haberi izlemeye gelmedi. Mesela bu da bir sansürdür. Belediye ile ilişkileri veya belediyeden gelebilecek herhangi bir reklam gelirini göz önüne alarak haberi izlemediler.”

POPÜLİZM İŞÇİLERİN HAKLARINI ALMASININ ÖNÜNE GEÇİYOR”

İşçi eylemlerine yönelik kamuoyu oluşmasının zorlaştığını, sendikaların veya ünlü simaların verdiği desteğin işçilerin asıl probleminin önüne geçtiğini söyleyen Erdoğan, “Türkiye’de az sayıda emek haberleri yapmak için uğraşan siteler var. Artık siteler ve sosyal medya haricinde çok da görünür olmadığı için ama bu da vekilin üstünden, öznesi değiştirilerek işçi giderek küçütülüyor. Yemeksepeti üzerinden örnek verebiliriz. Orada birçok kurye geldi ve kendi hakları için direndi. Birinci önceliği zamdı, ikincil önceliği esnaf kuryelikti. Fakat oraya gelen Haluk Levent, vekil olarak işçilerin önüne geçti. İnsanlar kendilerini anlatamadı ve olay Popülizme döndü. Haklarını alamadan hala esnaf kuryelik modeli ile devam ediyorlar. Türkiye^de 20202’den sonra iktidarın grevleri yasaklamasıyla işçi sınıfı sansürle karşılaştı. Ondan sonrasında eylemlerine devam etti. İlgi odağı oldu ama yayın organlarında yer bulamadı. Yer buldukları zamanda bunu anlatamadılar. Sendikalar, örgütlülük açısından iyi, insanları örgütlüyor ve toplu halde protestoya çıkıyorlar. Fakat işçinin konuşmasını engelliyorlar. İşçinin kendini anlatamadığı zaman bizler onlara ulaşamıyoruz. Haberler tamamen sendikaların verdiği bilgiler üzerinden ilerliyor. Bunu da doğruluğunu sorgulamak gerekiyor.” diyerek gazetecilerin işçilere çare olması gerektiğini belirtti.

Kumluca'da zarar büyük: "Zarar tazmin edilmeli"  Kumluca'da zarar büyük: "Zarar tazmin edilmeli" 

EMEK HABERCİLİĞİ DEVAMLILIK VE İSTİKRAR GEREKTİRİR”

Gazetecilik deneyimlerini anlatan Bekir Güneş, emek haberciliğinin gazeteciler tarafından çok tercih edilmediğini belirtti. Emek haberciliğinin sadece işçinin ölümüyle başlayan bir süreç olmadığını ve devamlılık isteyen bir iş olduğunu söyleyen Güneş, şunları söyledi:

“Sahada çalışan arkadaşlar eğer ana akım medyadan değilse genellikle tek başına sahaya çıkıyor ve kendisi haberin tüm süreçlerini tek başına takip eder. Bizim meslekte biraz devamlılık esastır. Gazeteci sadece işçi ölüyorsa takip ediyor, sonrası bitiyor. Devamlılık ve istikrar olması gerekir. Diyarbakır’da 3 yıla yakın İMC TV’de çalıştım. Biraz emek alanından çıkıp daha toplumsal alanlara, sokağa çıkma yasakları, hendek ve barikat dönemleri, Kobanê eylemleri derken o süreçte sınır hattında çalıştım. Çok sevdiğim bir alan değildi. Ben emek alanında çalışmayı daha çok sevdim ve kendimi daha iyi hissettim. Emek alanı, belki muhalif yapısından kaynaklı çok sevilen ve popüler olan bir alan değil. İMC TV kapatıldıktan sonra bir süre işsiz kaldık. O işsizlik sürecinin ardından toplantılar yaptık. Daha doğrusu gazete meslek örgütleri ile eylemlerimiz oldu. Aslında KHK ile kapatılan gazetelerin neden kapatıldığına dair, bugünde hukuki bir gerekçesi olmadığını ve siyasi bir boyutu olduğunu biliyoruz. Siyasi iktidarlar değiştikten sonra yine televizyonlar açılacaktır. Aynı anda 20’ye yakın kanalın birden kapanmasının hukuki gerekçesi olamaz.”

BU ALANDA ÇALIŞACAK ARKADAŞLAR BULMAKTA ZORLANIYORUZ”

İşsiz kaldığı süreç içerisinde emek alanına yoğunlaşlamaya karar veren Güneş, “İş bulamadığım süreçte ‘neler yapabilirim?’diye düşünürken; gazeteciliğe ilk emek alanında başladığımı ve emek alanına uygun bir gazetecilik pratikliğiyle devam edebileceğimi düşündüm. 2017’de Gazete Emek’i kurduk. Tabi çok ciddi ekonomik sıkıntılarla kurduk. Televizyonların ve gazetelerin kapatıldığı, herkesin dijital mecralara yöneldiği bir dönemdi. Gazete Emek’i kurduktan sonra tekrar sahaya çıkmaya başladım. Diyarbakır’da, Van’da ve bölgede haberler yaptım. Tek başıma birçok yerde haberler yaptım. Bir ve iki yılın ardından Gazete Emek en azından beni finanse edecek bir duruma geldi. Aynı zamanda başka platformlarda da çalışmaya başladım.” diyerek Gazete Emek’in kuruluş hikayesine değindi.

Emek haberlerinin çok geniş kitleler tarafından takip edilmediğini belirten Güneş, “Uzun bir süre emek haberlerinin okunmayacağını biliyorduk. Diğer platformlarda çalışırken de okunmayacağını biliyordum. Örneğin; Fatoş sahada çalışırken müdahale ya da radikal bir açıklama yoksa istediğin kadar takip et, onun çok da bir alıcısı olmuyor. Emek alanı bu anlamda popüler bir alan değil ama biz elimizden geldiği kadar yapmaya devam ettik. Şu anda mevcut iktidar ve baskı aygıtları olmasaydı muhtemelen Gazete Emek, çok daha güzel bir yerde olurdu. Sadece Gazete Emek değil, muhalif diyebildiğimiz alternatif medya organlarının hepsi aynı şekilde çünkü reklam alamıyorlar.”diye konuştu.

Emek haberciliğinin gazeteciler tarafından tercih edilen bir alan olmadığını söyledi. Güneş, “Bizler bu alanda çalışacak arkadaşları bulmakta zorlanıyoruz. Zorlanmamızın sebeplerinden biri; bu alanın bir popülaritesi yok. Yani bu alanda çalışan bir gazeteci hemen ünlü olmaz, Twitter takipçi sayısı artmaz. İkincisi ise bu alan ekonomik anlamda çok fazla bir şey vaat etmiyor. Bu alanda çalışan arkadaşların emek alanında hepsine hakim olması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.