Bülent Arınç: Barış hamlesini yapan kazançlı olur

TBMM eski  Başkanı Yüksek İstişare Kurulu üyeliği yapan, AKP kurucularından Bülent Arınç, siyasetçilere, "Bugünkü gidişattan memnun değilim. Herkes elindeki silahı bırakmalı, barış çubuğu tüttürmeli. Artık bu üslup terk edilsin. Bu üslup halkta gerginliğe yol açıyor. Lütfen birbirimize saygılı olalım” diye seslendi.

SİYASET 23.05.2022, 09:52 24.05.2022, 00:56
Bülent Arınç: Barış hamlesini yapan kazançlı olur

Gazete Emek- Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, siyasilere barış çağrısında bulunarak, “Bugünkü gidişattan memnun değilim. Herkes elindeki silahı bırakmalı, barış çubuğu tüttürmeli” dedi. Siyasetteki gerginliğe ve kullanılan dile yönelik de eleştiride bulunan Arınç, “Bugün maalesef çok önemli kelimeler çok önemsiz ve özensiz bir şekilde kullanılıyor. ‘Şerefsiz, ahlaksız, haysiyetsiz, çamur, sen şunun, sen bunun çocuğusun vs’ ”Bu sözler bırakın siyasetçiye bir maganda, maço erkeğin bile ağzına yakışmayan şeylerdir” ifadesini kullandı.

ABC Gazetesi’nden Ömer Şahin’e açıklamalarda bulunan Arınç şunları söyledi:

'SAYGI İHMAL EDİLMEMELİ'

“Bugün maalesef çok önemli kelimeler çok önemsiz ve özensiz bir şekilde kullanılıyor. “Şerefsiz, ahlaksız, haysiyetsiz, çamur, sen şunun, sen bunun çocuğusun vs…”Bu sözler bırakın siyasetçiye bir maganda, maço erkeğin bile ağzına yakışmayan şeylerdir. Anadolu’da bu kelimelerden cinayet işlenirdi. Namusa, haysiyete taalluk eden sözleri halkımız affetmez. Eskiler ‘üslubu beyan aynı ile insan’ derlerdi. Mevlana’da “sesini değil sözünü yükselt’ diye öğüt veriyor yüzyıllar öncesinden. Kötü sözlerin halka yayılması tasvip edilemez. Bu kadar çok konuşuluyor olması bu sözlerin muhtevasını da çok perişan ettiği gib konuşan insanları da o kişilerin temsil ettiği toplulukları fevkalade rencide ediyor. Ben siyasetteki üslubun yüksek olmasını isterim. Saygı hiçbir zaman ihmal edilmemelidir. İnsanların eleştirileri yol gösterici olmalıdır. İnsanlar kendi hayatlarında uygulayacağı üslubu liderlerinden görmeli…”

Demirel, Özal, Ecevit, Erbakan, Türkeş’in bile birbirlerine karşı böyle bir üslup kullanmadığını hatırlatan Arınç, “Onlar da birbirlerine karşı ağır eleştirilerde bulunurlar ama hiçbir zaman saygıyı karşı tarafın kişilik haklarına saldırmazlardı. Özel hayat ve parlamenter hayatlarında birbirlerini rencide etmezlerdi. Bu üslubu halk da benimsemişti. Fakat 1980’e doğru giderken siyasette yaşanan kavgalar katman katman halka da yayıldı. Sokak hareketleri yaygınlaştı. Kötü günleri hatırlatmak istemiyorum ama siyasetin kavgasının halka yayılması tasvip edilemez. İnsanlar liderlerinden gördüğü üslubu kendi hayatlarında uygulayacak üslup görmeli. Bunun en güzel örneklerinden birini Erbakan Hoca’da gördüm. Hatırlıyorum Milli Nizam Partisi’nin tüzüğünde aslında bir ayeti kerime olan ve ondan bahsetmeyecek şekilde “Onlar müzakerelerini en güzel şekilde yaparlar, kendilerine haber geldiği zaman tahkik ederler, araştırırlar” cümlesini koyacak nezaketi gösterdi” ifadesini kullandı.

'BARIŞ ÇUBUĞU YAKIN'

Bülent Arınç, siyasetteki gerginliğin giderilmesi ve toplumun daha fazla gerilmemesi için siyaset kurumuna topyekün çağrıda bulundu ve şunları söyledi:

“Bugünkü gidişattan memnun değilim. Herkes elindeki silahı bırakmalı, barış çubuğu tüttürmeli. Biz büyüklerimizden şöyle gördük. Kavga ediliyorsa kavgayı bir taraf derhal bırakmalı. Herkes haklı olduğunu söyleyebilir. Yine büyüklerimiz derdi ki, ‘önce haklı olduğunu düşünen bıraksın.’ Bu iki taraf içinde geçerli olacak. Kavga o hale yansıyor ki arabadan çıkan levyeyle çıkar, kafa göz giriyor. Karısıyla kavga eden adam, kiracısıyla tartışan silahına davranıyor. İyi olmalıyız. Biz hem bugünkü hayatımızda kişisel ilişkilerde saygıyı elde bırakmamalıyız. İnancımız da bize bunu emrediyor. “Kavli leyyin” denen yumuşak sözlerin insanlara daha çok etki edeceğini inancımız da söylüyor. “Artık bu üslup terk edilsin. Bu üslup halkta gerginliğe yol açıyor. Lütfen birbirimize saygılı olalım. Bunu önce ben yapacağım. Zaten bu yüzden ifade ediyorum. Siyasetçiler olarak bizler düşman değiliz; rakip partilerin temsilcileri ve genel başkanlarıyız. Meclis’te Grup Başkanvekilleri de başlatabilir bunu. Birbirlerine laf yetiştireceklerine, ’sen haklısın’ deseler ne kaybedecekler. Karşı taraf eleştirisine verilecek cevabımız varsa güzel bir üslup içerisinde verilir. Cevabınız yoksa susun. Susmak bile kurtarır. Laf atmalar karşısında sakin olun. Bazı laf atmalar gol atmaya sebep olabilir, taşı gediğine koyarsınız. Söz ala kese savaşı, söz ola kestire başı.”

'BANA GÖREV DÜŞERSE YAPARIM'

Arınç açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Liderler bir araya gelip kahve de içebilir. Cumhurbaşkanımız olur bir başkası olur… Temsil gücü yüksek olan insanların böyle hayırlı bir adım atması önemlidir. Bana düşen bir görev olursa ben bunu yaparım şahsen… Kılıçdaroğlu’nun helalleşme çağrısı var. Helalleşme kimden gelirse gelsin saygındır. Bizim geleneğimizde evden çıkarken bile helalleşilir. Hasta ziyaretinde, konuşmada helalleşilir. Şüphesiz Kılıçdaroğlu siyasi anlamda söylüyor. Geçmişte başörtüsüne karşı düşmanca tutum içinde olmak yanlışmış. Başörtüsü mağdurlarından özür diliyorum, onlarla helalleşmek istiyorum” derse, öyle söylediğini ifade ediyor, bu saygıdeğer bir davranış olur. Bunun gibi… Barış hamlesini yapan kazançlı olur. Nasıl ki kişilerin bir vicdanı var ise bir de toplumun vicdanı vardır. Biz ona maşeri vicdan deriz. Vicdanların kabul etmediği şeyleri nefretle karşılar insanlar. Siyaset herkesle birlikte yapılır. Siyasi partiler de iktidar olmak için kurulur. Herkesten çok oy alarak iktidar olunabilir, Cumhurbaşkanı olunabilir ancak. O yüzden herkesin düşünce, fikirlerine saygı gösterilmeli hürmet edilmeli. Tatlı dille konuşulmalı.”

'ZİLLET İTTİFAKI SÖYLEMİ YANLIŞ'

Bence bu söylem yanlış. Çünkü o ittifak içinde milyonlarca insan var. Bir ittifak kurmak, isim koymak haktır. Bir taraf cumhur, diğer taraf millet adını almış. Sen, ‘millet değil zilletsin’ dediğin zaman en az 20 milyon insanın, ’neden bize böyle diyorsun, bizim neremiz zillet’ diye buna karşı çıkma hakkı olur. Bu lafı söyleyene karşı onunla kesinkes bir arada olmama gibi niyetleri olur. Biz insan kazanmakla sorumluyuz. AK Parti yüzde 50’yi nasıl aldı? Herkese saygı göstererek, diyalog kurarak, insanların güvenini kazanarak. ‘Hain, alçak, zillet’ gibi sözcükler siyasetçinin lügatinden çıkmalı. Daha çok güzel sözcüklerimiz var. İnsan kazanmanın yolu güzel söz söylemektir. Bir satıcının bile yüzü sirke satarsa elinde bal olsa satamaz. Bunları 78 ili, ilçeleriyle gezmiş birisi olarak söylüyorum. Biz kapı kapı ev ev köy köy dolaştık. Herkese elimizi uzattık. Bize en uzak, soğuk gelebilecek yerlere bile gittik.”

'SEÇİMİ KAZANMAK İÇİN İHTİYAÇ DUYAN BANA SORABİLİR'

“Şimdi işimiz zor ama bize sorarlarsa biz bu seçimin nasıl kazanılacağını söyleriz: Hem Cumhurbaşkanlığı hem de milletvekilliği genel seçimlerinin… Ben seçimin kazanılması için neler yapılmalı, neler gerekli? Bunları adeta bir matematik ölçüleri içerisinde biliyorum.

Sadece ekonomik formül olur mu? Ekonomi işin en sonu belki de. Önce hukuk, adalet v.s. Ben bunların formülünü biliyorum. İki kere iki dört der gibi. Yeter ki bu işin başındakiler, 'Biz bu seçimi almak için ne yapmalıyız?' desinler. Önce gidişatın endişe verici olduğunu görsünler. Geniş bir istişare yapsınlar.

Bu istişarelere davet edilirse ben de görüşümü söylerim. Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri öncesi genel merkezde böyle bir istişare yapıldığında sonuçların ne olabileceğini az çok söyledim. Ben gördüklerini iyi tahlil eden, doğruları söyleyen bir insanım. İhtiyaç duyan bana sorabilir.

'İYİ Kİ BÜLENT BEY KONUŞUYOR DİYORLAR'

Seçimi kazanma şansımız var, iki seçimden de ümidimizi kesmedik ama vakit daralıyor. Zaman geçmeden derhal bu işe el atılması ve seçimi kazanmak için gerekli formüllerin acilen uygulanması lazım. Ertelemeden, ihmal etmeden, göz ardı etmeden.

AK Parti'den tepki görmüyorum. Tepki gösterenler 3- 5 kişi. Bunlar troldür. Onların esamesi bile okunmaz. 4'ünü,5’ini 10’unu toplasanız 1 gram etmezler. Ama sessiz çoğunluk, AK Parti’nin tabanı 'Allah senden razı olsun, sen olmasan bunları kim söyleyecek, konuşacak.

Senin isminle esnafa halka gidiyoruz. Onlar da iyi ki Bülent Bey konuşuyor' diyorlar. Dolayısıyla görünür görünmez büyük bir çoğunluktan dua, destek alıyorum.

‘HESAP İÇİNDE DEĞİLİM, İÇİM YANIYOR’

Beni tanıyanlar bilir 1970’den beri böyleyim. Rahmetli Erbakan hoca benim eleştiri, uyarılarım karşısında hiçbir zaman tavır almış değildir. Tayyip Bey de son zamanlardaki konuşmaları dışında beni incitecek şey yapmadı, parti içinde beraber çalışırken her zaman hürmette bulundu. Ben de ona hiç bir zaman saygıda kusur etmedim.

Ben hiçbir hesabın içinde olmadım. Üç, beş maaşın ya da herhangi bir görev talep etmedim. Allah bana bütün görevleri nasip etti. Bundan sonra da şunu verin diyecek halim yok. Ama AK Parti’nin Tayyip Bey’in başarılı olmasını istiyorum. Tekrar seçim kazanmasını istiyorum. İçim yanıyor ve bu feryadımı bazen ölçülü olarak dile getiriyorum…

"Seçimi tam gününde yapmak Allah’ın emri değil; seçim her zaman erkene alınabilir"

Adayların belirlenmesi için belirli bir zaman var. Tayyip Bey yeniden aday olmak ve kazanmak ister. Bunun için yeni bir açıklama yapmasına gerek yok. Zaten Cumhurbaşkanlığı seçim kanununa göre başkaları da aday gösterebiliyor. Erdoğan mutlaka adaylığını kendi açıklamalıdır düşüncesinde değilim. O, ona ait bir yetkidir. Olur mu diyorsanız? Ben aday olacağını düşünüyorum.

Diğer taraf da (Millet İttifakı) adayını istediği zaman açıklama özgürlüğü var. Bunun getirisini, götürüsünü her iki taraf da düşünüyordur.

Seçimi tam gününde yapmak Allah’ın emri değil, 3,5 ay öncesine de alınır. Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kendisi için gerekli gördüğü süre zannediyorum iki, üç aydır. O süreye dikkat edilerek seçim her zaman erkene alınabilir.

‘PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI TARTIŞILIR’

Cumhurbaşkanı’nı bize Meclis’te seçtirmediler. Aslında bugün olumsuz görülen şeylerin müsebbibi CHP’nin o zamanki tutumudur. Eğer CHP 367’ye sığınıp parlamentoda seçime engel olmasa idi Cumhurbaşkanı Meclis tarafından seçilecekti belki halkın seçmesi gündeme gelmeyecekti.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi tartışılıyor. Bu tartışmanın önüne geçmek mümkün değil. Uygulamada görülen aksaklıklarla ilgili Hükümet içinde Sayın Fuat Oktay koordinasyonunda bir çalışma yapılmıştı. Yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile dört seneyi geride bırakıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın bu sisteme adapte olduğu bundan vazgeçmek istemeyeceğini biliyorum. O yüzden halk tarafından kabul edilmiş sistemin devam edip etmeyeceğini Sayın Cumhurbaşkanımız belirleyecektir. Zaten ittifak ortağı da aynı düşünüyor.

'BENİM ENFLASYON TÜİK'E UYMUYOR'

Hayat pahalılığı bütün kitleleri üzecek noktaya ulaştı. En az 2 sene evvel, ‘böyle bir sıkıntı var, hükümetimiz derhal tedbir almalı, bunu görmemek, inkâr etmek veya basit görmek doğru değil’ demiştim. Bunu bütün içtenliğimle söyledim. Çünkü ben halkın içinde yaşıyorum. Sadece kendi bölgemde değil Türkiye’den gelen herkesin uğrak yerindeyim. Herkesin gidişattan sıkıntı, endişe duyduğunu görüyor, dinliyorum. Çarşı pazara gidiyorum. Markete bazen yalnız bazen eşimle gidiyorum.

Benim gördüğüm enflasyon TÜİK’e benzemiyor. Bence bu rakamlara boğulmamak lazım. Bir sorun elle tutulur, gözle görülür hale gelmiş ise TÜİK rakamlarına ne de başka bir şeye ihtiyaç var. Onlar ekonomik gösterge için önemlidir tabi. Ben yaşadığımı söylerim."



 

Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31