Mustafa Peköz AB Liderler Zirvesi'ni ve verilen mesajları yazdı: Türkiye'ye hem sopa hem havuç

Araştırmacı- Yazar Mustafa Peköz’ün kaleme aldığı “AB Liderler Zirvesi ve Türkiye’nin Geleceği” adlı yazısında, “Erdoğan’ın bölgesel politikalarda AB çizgisini izleme, iç politikada kendi çizgisini uygulama yöntemi izleyeceğine dair bir algı var. Yani AB vermek istediği mesaj ‘bölgesel ilişkilerde sizin, iç politikada kendi kararlarımı yaşama geçiririm.” Bu mesajın kabul edileceğini sanmıyorum.” İfadelerine yer verdi.

SİYASET 26.03.2021, 17:22 26.03.2021, 17:30
Mustafa Peköz AB Liderler Zirvesi'ni ve verilen mesajları yazdı: Türkiye'ye hem sopa hem havuç

Gazete Emek- Araştırmacı- yazar Dr. Mustafa Peköz, “AB Liderler Zirvesi ve Türkiye’nin Geleceği” adlı yazısında AB liderler zirvesinden Türkiye’ye ilişkin öne çıkan önemli konuları ele aldı.

Peköz, “Ankara’daki iktidar kamuoyuna yüksek perdeden mesajlar verse de diplomatik görüşmelerde tersi bir tutum aldıkları yani önemli oranda geri adım atmaya başladıkları biliniyor.” İfadesini  kullandığı yazısında, liderler zirvesinden öne çıkan konularına ilişkin, “Ankara’nın bölgesel ve küresel baskılar nedeniyle nispeten geri adım attığı Doğu Akdeniz’de strateji değişikliğine gitme konusunda ciddi şüphelerin’ olduğu belirtiliyor. Bu nedenle Raporda AB Liderlerinin Ankara hakkında karar verirken, ‘koşul adımların atılması’ gerektiğinin altı çizildi. Özellikle Ankara’nın “tek taraflı adımlara ve provokasyona” yönelmesi halinde ‘yaptırım kartını ekonomi ve turizmi de içine alarak genişletme’ uyarısında bulundu.” diye belirtti.

TIKLAYIN- Banu Güven ile Nedim Şener'den Twitter üzerinden sert tartışma: Nedim yazanı iyi oku

Dr. Mustafa Peköz, “AB Liderler Zirvesi ve Türkiye’nin Geleceği” adlı yazısında  şu şekilde;

Son birkaç haftadır Brüksel’de önemli siyasal gelişmeler yaşanıyor. 23-24 Mart tarihlerinde ABD Dışişleri Bakanı Blinken’in de katıldığı NATO Dışişleri Bakanları toplantısı yapıldı. Önemli gündem maddelerinden biri Türkiye oldu. Aynı şekilde 25-26-Mart tarihleri arasında AB liderler zirvesi toplantısı gerçekleşti. AB Lider zirvesine ABD Başkanı Biden, telekonferans yöntemiyle toplantıya katılarak önemli mesajlar verdi. Özellikle AB-ABD ilişkilerinin stratejik geleceği ve ortak küresel stratejilerin oluşturulması bakımından yeni bir sürecin başladığını uluslararası kamuoyuna açıklamış oldu. AB’nin belki de en önemli gündem maddesi yine Türkiye oldu. Biden’in de zirveye katılmış olması Ankara’ya karşı ortak bir stratejinin belirlenmesi bakımından da önemliydi. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ile AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Meyer arasında yapılan görüşmede, ‘Türkiye konusunda koordinasyon içerisinde ortak hareket etme’ vurgusu dikkat çekti.

Türkiye’nin küresel dünya ile ilişkilerinin geleceğinin nasıl olacağına dair diplomatik-politik ilişkiler birkaç haftadır oldukça yoğunlaşmış bulunuyor.  ABD, AB ve NATO üçlüsünün belirleyeceği ortak politika aynı zamanda Ankara’nın politik geleceğini de ciddi oranda etkileyecek gibi görünüyor. Her ne kadar Ankara’daki iktidar kamuoyuna yüksek perdeden mesajlar verse de diplomatik görüşmelerde tersi bir tutum aldıkları yani önemli oranda geri adım atmaya başladıkları biliniyor.

AB’nin Brüksel’deki diplomatik liderleri AB Liderler zirvesine sunulmak üzere bir rapor hazırladılar. Liderler bu raporu dikkate alarak bir politika belirledikleri anlaşılıyor. Aynı zamanda ABD’nin yeni yönetiminin demokrasi ve insan hakları vurgusunu özellikle ön plana çıkartması, NATO toplantısı dahil olmak üzere ‘otoriter rejimlere ve liderlere karşı politik tutum almak gibi önemli mesajların verilmiş olması sadece Rusya/Putin ve Çin/Xi değil aynı zamanda Türkiye/Erdoğan’a yönelik bir mesaj olarak okundu.

TIKLAYIN- Berat Albayrak'ın nasıl döneceğine ilişkin Rasim Ozan Kütahyalı'dan sonra Barış Yarkadaş'tan da dikkat çeken iddia

LİDERLERE SUNULAN RAPOR; BEKLE-GÖR POLİTİKASINI İÇERİYOR

AB Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Pazartesi günü açıkladığı raporda, Türkiye’ye yönelik izlenmesi gereken taktik politikanın ip uçlarını verdi. Rapor Türkiye’ye karşı “aşamalı, koşullu ve geri döndürülebilir” bir plan üzerinden hareket edilmesi gerektiğini belirtiliyordu.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı ‘Demokratik Eylem Planı’nından hemen sonra HDP Milletvekili Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi, HDP’nin kapatılması davasının acil koduyla açılması, uluslar arası bağlayıcılığı olan ‘İstanbul Sözleşmesinden’ çekilmesi gibi son bir kaç haftadaki yaşanan gelişmeler, Ankara’nın demokratik sistemi işletmeyeceğine dair  önemli bir algı oluştu. Aynı şekilde Ankara’nın bölgesel ve küresel baskılar nedeniyle nispeten geri adım attığı Doğu Akdeniz’de strateji değişikliğine gitme konusunda ciddi şüphelerin’ olduğu belirtiliyor. Bu nedenle Raporda AB Liderlerinin Ankara hakkında karar verirken, ‘koşul adımların atılması’ gerektiğinin altı çizildi. Özellikle Ankara’nın “tek taraflı adımlara ve provokasyona” yönelmesi halinde ‘yaptırım kartını ekonomi ve turizmi de içine alarak genişletme’ uyarısında bulundu.

ANKARA’YA HEM SOPA HEM HAVUÇ GÖSTERİLDİ

Zirvenin ilk gününde AB Liderler toplantısında Türkiye’yi kapsayan 11 maddelik karar, AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in sözcüsü Barend Leyts tarafından kamuoyuna açıklandı. Alınan kararların uygulanmasının esasen Türkiye’nin politik tutumuna bağlı olarak somutlaşacağı belirtiliyor. Bu nedenle “aşamalı, orantılı ve geri dönülebilir” ilkesi uygulanacak. Ankara’nın hem bölgede hem de iç politikada AB’nin belirlediği politikalara ve normlara uygun davranması aksi taktirde yaptırımların uygulanacağı uyarısı yapılmış. Yani kararların uygulanarak Ankara’nın desteklenmesinin ‘Türkiye’nin yapıcı tutumuna bağlı’ olduğunun altı çizilmiş ve  aksi eylemler ve politikalar karşısında  “AB’nin kendi çıkarlarını ve üyelerinin çıkarlarını savunmak, bölgesel istikrarı korumak için elindeki araç ve seçenekleri kullanmaktaki kararlılığını bir kez daha teyit ediyoruz.” Ankara’nın yanlış bir hesaba girmemesi uyarısı çok net olarak yapılmış.

Zirvede ‘BM’nin özellikle 550,789 ve 1251 sayılı kararları doğrultusunda Kıbrıs meselesinin çözümüne odaklanacakları, AB’nin daha kararlı bir politika izleyeceği, önümüzdeki süreçte başlayacak olan Kıbrıs görüşmelerinde gözlemci olarak müzakerelerde daha aktif bir rol oynayacağı’ çok açık olarak belirtilmiş.

Aynı şekilde “Türkiye’ye uluslararası hukuka aykırı yeni provokasyonlardan ve tek taraflı adımlardan kaçınması çağrısında bulunuyoruz… Libya, Suriye, Güney Kafkasya gibi bölgesel sorunların çözümünde Türkiye’nin ve diğer aktörlerin pozitif katkılarının beklendiği” belirtiliyor. Türkiye’nin Suriye’de Libya’ya gönderdiği ‘İslamcı cihatçıları geri çekmeye başladığına’ dair gelen bilgiler, mesajın doğru okunduğunu gösteriyor.

Liderler zirvesinin bildirisinde Türkiye’nin iç politikasına yönelik uyarıcı nitelikte değerlendirmelere yer verilmiş; “Siyasal partilerin ve medyanın hedef alınması ve son dönemdeki diğer kararlar insan hakları konusunda büyük bir gerileme ortaya koymakta, Türkiye’nin demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve kadın haklarına saygı gösterme taahhüdüyle bağdaşmamaktadır. Bu tür konularda diyalog, AB-Türkiye ilişkilerinin ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürecektir.”

Bildiride ‘AB’nin Türkiye ile terörle mücadelede iş birliği yapılması, kamu sağlığı ve iklim gibi küresel çaptaki konularda ortak hareket edilmesi, Türk vatandaşlarına vize kolaylıklarının sağlanması üzerinde bir çalışmanın yapılması, mülteciler konusunda AB’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi ve Gümrük Birliğinin güncellenmesi konularda birlikte çalışılması’ gibi bir kısım kararların alındığı vurgulanmakla birlikte bunların yaşam bulması tamamen Ankara’nın politik tutumuna ve sahadaki uygulamalarına bağlı olacağı da yine açık bir dille ifade edilmiş.

AB liderler zirvesinde çıkan bildirinin özeti şöyle;

Birincisi; AB, bundan sonra Doğu Akdeniz’de daha aktif bir güç olarak konumlanacaktır. Türkiye, AB’nin bölgesel stratejisiyle çelişecek adımlar atmamalıdır.

İkincisi, Türkiye, Kıbrıs meselesi BM kararlarına uygun davranmalıdır. AB bundan sonra sürece daha aktif olarak müdahil olacaktır. Aynı şekilde Yunanistan’a karşı askeri hamlelerden bütünüyle vaz geçecek.

Üçüncüsü, Ankara, Libya, Suriye ve Karabağ gibi bölgelerde askeri olarak çekilecek ve AB’nin belirlediği plana uygun davranacak.

Dördüncüsü, Türkiye’nin iç politikasında demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insanlar hakları özellikle kadın hakları konusunda AB normlarına uygun adımlar atılacak. Gergerlioğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi, HDP’nin kapatılması girişimi, İstanbul Sözleşmesinden çekilmesi gibi sorunlarda AB kriterlerine uygun davranılması gerektiği belirtiliyor.

Beşincisi, AB’nin ve AİHM kararlarına uyulacak, Demirtaş ve Kavala davalarında somut adımlar atılacak.

Bildiride; ‘Gelişmeleri yakından takip etmeye devam edecek ve partnerlerle koordineli bir yaklaşım arayışında olacağız. AB Konseyi bu kadarları Haziran ayı toplantısında yeniden ele alacak.’  Yani Türkiye denetlenmeye devam edilecek.

Türkiye Dışişleri Bakanlığının açıklamasında, liderler zirvesine yönelik bir kısım eleştiriler yapılmasına rağmen özellikle ekonomik yaptırıma ilişkin somut bir kararın çıkmamış olmasını oldukça olumlu bir gelişme olarak görülmüş.

 AB Liderler zirvesinin almış olduğu kararlar esasen ABD’nin uygulayacağı politikaların da ip uçlarını vermektedir. Biden özellikle ‘güçlü bir AB’nin, ABD’nin çıkarlarına olduğunun altını çizerek, ortak demokratik değerlerin savunulmasına’ dair yaptığı vurgu aynı zamanda Türkiye’ye verilen bir mesaj olarak değerlendirildi. ABD-AB ikilisinin Türkiye politikası birbirine uyumlu bir şekilde gelişiyor. Haziran ayında ABD-AB ikilisinin Ankara’ya ilişkin daha somut kararlar alacakları anlaşılıyor.

“Türkiye ile ilişkileri geliştirmenin gerçekten mümkün olacağını umuyoruz, fakat aynı zamanda, Türkiye’nin olumlu, ılımlı bir tutum sergilemesi bizim için önemli” ifadelerini kullanan Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Nisan ayında Ankara’yı ziyaret ederek kararları birinci elde tebliğ edeceklerini söyledi.

 Erdoğan’ın bölgesel politikalarda AB çizgisini izleme, iç politikada kendi çizgisini uygulama yöntemi izleyeceğine dair bir algı var. Yani AB vermek istediği mesaj ‘bölgesel ilişkilerde sizin, iç politikada kendi kararlarımı yaşama geçiririm.’Bu mesajın kabul edileceğini sanmıyorum. Haziran’a kadar izleyelim

Yorumlar (0)
-2
hafif kar yağışlı
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 22 51
2. Konyaspor 21 42
3. Adana Demirspor 23 37
4. Fenerbahçe 23 37
5. Beşiktaş 23 36
6. Alanyaspor 22 35
7. Hatayspor 22 35
8. Başakşehir 22 34
9. Sivasspor 23 31
10. Kayserispor 22 31
11. Gaziantep FK 21 31
12. Karagümrük 23 30
13. Göztepe 23 27
14. Galatasaray 22 27
15. Giresunspor 22 26
16. Kasımpaşa 22 24
17. Antalyaspor 22 23
18. Rizespor 22 21
19. Altay 22 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 20 38
4. İstanbulspor 21 36
5. Eyüpspor 20 36
6. Bandırmaspor 20 33
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 20 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Gençlerbirliği 21 26
12. Boluspor 19 24
13. Kocaelispor 21 24
14. Keçiörengücü 20 23
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 21 45
3. Chelsea 23 44
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Tottenham 19 36
7. Arsenal 20 35
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 21 29
10. Aston Villa 21 26
11. Leicester City 19 25
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 21 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 17 11
Takımlar O P
1. Real Madrid 21 49
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Real Sociedad 20 33
6. Villarreal 22 32
7. Barcelona 20 32
8. Rayo Vallecano 20 31
9. Valencia 22 29
10. Athletic Bilbao 21 28
11. Celta Vigo 22 27
12. Espanyol 22 27
13. Osasuna 21 25
14. Granada 21 24
15. Elche 21 22
16. Getafe 21 21
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 21 17
20. Levante 21 11