Kemal Söbe yazdı:  Kürt kimliğinin inkarı Türkiye'yi nereye ve ne hale getirdi

Türkiye 2. dünya savaşı sonrası siyasi bir tercih yapmak zorunda kaldı. Türkiye, cumhuriyetin kuruluşundan kısa bir sür sonra Kürt sorununu çözseydi, bugün bu durumda olmayacak, belki de dünyanın en demokratik ve saygın bir ülkesi olacaktı.

YAZAR KÖŞESİ 16.04.2021, 13:25
Kemal Söbe yazdı:  Kürt kimliğinin inkarı Türkiye'yi nereye ve ne hale getirdi

Gazete Emek-  Türkiye, Kürt sorununu çözseydi büyük ihtimal küçük burjuva sol bir sistemle yönetilecek ve Sovyetlerle beraber hareket edecekti. Ancak Kürtlerin inkarı, asimilasyon, devletin bütün gücünü Kürtleri kültürel soykırıma uğratmaya harcaması, devleti değil Kürt sorununu çözmeyi, Türklerinde günümüze kadar devam eden bir yığın sorununun birikmesine ve çözümsüz kalmasına yol açtı. CHP'nin milliyetçi damarı, sol damarına hep baskın geldi, devletin demokratikleşmesini engelledi. Devlet demokrasiye kapalı hale geldikçe, sağ kesimler devletin her tarafına yerleşip at koşturdular. 1947'den başlayarak Türkiye Batı'ya yaklaşmaya başladı. 2. dünya savaşı sonrası Kuzey Atlatik Paktı olan NATO kuruldu. NATO hem bir savunma hem de bir saldırı örgütüdür. 1 ve 2. dünya savaşları Avrupa ülkeleri arasında esasen dünyayı paylaşma savaşları olarak gerçekleşti.

Ama 2. dünya savaşı sonrası Batı kapitalizmi kendi aralarındaki bu savaşlara ve kargaşaya son vermek zorunda kaldı. Sovyetlerin 2. dünya savaşından güçlü bir şekilde çıkması ve Sovyetlerin  varlığı Avrupa kapitalizmini korkutmuş, kendi aralarındaki savaşları, çelişkileri, çıkar çatışmalarını bitirmeye zorlamıştı. Sovyetler artık Batı kapitalizmi karşısında büyük bir sosyalist güç haline gelip, ezilen dünyanın lideriydi ve her bakımdan güçlüydü. Türkiye, kurtuluş savaşını verdiği koşullarda Sovyetler Birliği M. Kemal'e, her konuda yardım etti. Cumhuriyet kurulduktan sonra katı ulus devletin ortaya çıkması, milliyetçiliğin gelişmesi Kürt inkarına yol açmıştı.

***

Kürt sorununun çözümsüz kalmasında (İngiltere ve Fransa'nın) Batı'nın büyük bir rolü olduğu biliniyor. Cumhuriyet kurulduktan sonra yıllar geçtikçe Kürt düşmanlığı daha çok artmaya başladı ve bu konuda Batı sürekli Türkiye'nin arkasında durdu. İsmet İnönü 2. dünya savaşı öncesi Sovletler'i ziyaret etmiş, kooperatifçilik ve devletçi ekonomi üzerine incelemeler yapmıştı, çünkü o dönemler Türkiye Batı kapitalizmiyle değil de CHP'nin halkçı ve devletçi ilkeleri çerçevesinde bir ekonomi politik sistemi öngörüyordu. Ama CHP'nin (devletin) Kürt düşmanlığı ve muhafazakar kesimlerin toprak reformuna ihtiraz etmeleri, devletin eliyle bir ekonominin geliştirilmesine karşı çıkmaları, özelliklede Kürt düşmanlığı, Türkiye'yi Sovyetlere değil de, Batı'ya tam olarak yaklaştırdı ve Türkiye 1952'de NATO'nun resmi bir üyesi oldu. Şayet Türkiye Batı'ya değil de Sovyetlere yaklaşıp devletçi ve halkçı bir ekonomi politik çizgi izleseydi, Sovyetler Türkiye'den Kürt sorununu en azından Türkiye'nin sınırları içinde bir şekilde bir çözümünü isteyebilirdi. Kürt sorunun çözümü Türkiye için bir ölüm gibiydi, adını bile duymaktan hala rahatsız oluyor ve Kürtleri ortadan kaldırmak için her şeyini ortaya koymaktan ve her türlü çılgınlığı yapmaktan çekinmez. Kürt inkarını ve  kültürel soykırımı sürdürmek için Batı kapitalizmine yaklaşmak, NATO'ya girmek Türkiye için bir normal müttefiklik değil, tam bir modern sömürge ya da yeni sömürge olma durumuydu. Türkiye NATO'ya girmekle günümüze kadar devam eden bir karabasan sistemiyle yönetilecek, gün geçtikçe, Batı'nın bir uydusu olacaktı.

***

NATO denilen aygıt Batı kapitalist dünyasının dış dünyayı vurma gücüdür. Türkiye 1950'den günümüze kadar bu örgütün hizmetindedir. Türkiye'de özellikle 12 Mart ve 12 Eylül askeri darbeleri bizzat bu örgüt tarafından planlanmış devreye konmuş uygulanmıştır. Türkiye'nin ekonomik olarak özellikle son 40 yıldır Batı'ya daha çok açık ve bağımlı hale gelmesi, getirilmesi sağcıların devletin her yerine yerleşmesi, her tarafta mantar gibi çetelerin türemesi bu adı geçen örgütün eliyle olmuştur. Günümüze kadar Kürt sorununun çözümsüz kalması, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın kaçırılma olayı hep bu aygıtın eliyle ve planlarıyla oldu. 1950'de günümüze kadar devlet içindeki kilit yönetim odakları ve hükümetler hep bu örgütün talimatlarıyla hareket ettiler.

Görüldüğü gibi Kürt kimliğinin inkarı Türkiye'yi nereye ve ne hale getirdi. NATO denilen oluşum öyle normal sıradan bir siyasal oluşum değil, bugün dünyada savaşların devam etmesi, Ortadoğu başta olma üzere her tarafta kan akması bu aygıtın eliyle oluyor. Ne garip ki bu oluşum kendisini sürekli barış sevdalısı olarak gösteriyor, herhangi bir yere asker göndermeyi  barışçıl amaçlarla yaptığını söylüyor. Türkiye ve NATO ilişkileri efendi köle ilişkileridir. Türkiye her bakımdan Batı'ya bağımlıdır, borçludur. Devleti yönetenler, bazen '' NATO'dan gerekirse çıkarız, başka yerlerde var'' demesi göz boyamadır. Adama sormazlar mı siz niye NATO'ya girdiniz diye! Evet soruyoruz 1952'de siz Türkiye'yi hangi sebeple NATO'ya koydunuz ve NATO'nun Türkiye'ye ne faydası oldu?

***

NATO'yu oluşturan ülkelerin paraları dünyanın en değerli paraları ama TL dünyanın en değersiz paraları arasında yer alıyor. Dolar 8 Lira olmuş Euro 10 Liraya yaklaşmış, Sterlin 11 Lirayı geçmiş, Türkiye bütün sanayisini Avrupa ve Amerika'dan alıyor. Bu durumda Türkiye NATO'da kalmakla iyilik mi yapmış kendisine? Ya da Türkiye'yi günümüze kadar NATO'da tutan hükümetler hangi sebeple niye bunu yaptılar? Türkiye NATO 'da niye duruyor? Hükümet ve Devleti yönetenler bu sorunun cevabını versin. Kurtuluş savaşında İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan'a karşı savaşan bir Türkiye, Sovyetler kurtuluş savaşında kendisine onca yardım ettiği halde, bir süre sonra Sovyetlere sırtını dönecek ve Anadolu'yu işgal eden ülkelerle dans etmeye başlayacak ve onların temizlikçisi olacak. Türkiye'de 1970'lerde NATO, kendilerine milliyetçilik maskesini takanları Türkiye'nin yiğit evlatları olan devrimcilere karşı tetikçi olarak kullandılar. Türkiye NATO'ya girdi gireli her bakımdan çok değer kaybetti, kaybetmeye devam ediyor. NATO, Türkiye'de, Ortadoğu ve dünyada Batı'nın siyasi ve ekonomik çıkarlarını koruyan bir siyasi ve askeri oluşumdur. NATO'nun Türkiye'de at koşturması öyle kendiliğinde olmuyor, yerel işbirlikçilerin eliyle oluyor.

***

Son 70 yıldır Türkiye'yi yöneten bütün hükümetler NATO'ya hizmet ettiler ve Türkiye'de Batı kapitalizmiyle işbirliği yapan bir TÜSİAD meydana geldi. TÜSİAD her bakımdan Batı'yla içli dışlıdır, Türkiye'nin en büyük ekonomik gücüdür. TÜSİAD istemezse Türkiye NATO'dan çıkamaz, çıkmaz. Her şeyden önce NATO Türkiye'yi öyle kolay kolay bırakmaz. Yıllarca bir mafyanın içinde kalan birinin ben çıkarım demesi öyle kolay değil ve çıksa bile  başına neler geldiği biliniyor. Ayrıca soğuk savaş ve iki bloklu dünya süreci biteli çeyrek asır oldu. NATO yıllar önceki gibi artık Türkiye'ye ihtiyaç duymuyor ama buna rağmen TÜSİAD Batıyla var olan 70 yıllık alış verişi gereği, Türkiye'nin NATO'dan çıkmasını istemeyecektir. Sadece hükümet ve bakanlar kurulu  bile tek başına böyle bir karar alma gücüne sahip değildir. Çünkü Türkiye'nin Batıyla içli dışlı olmasının nedeni ekonomiktir, ekonominin babası da TÜSİAD'dır. TÜSİAD'ın Batı'yla çok derin bağları var.  Amerika ve Avrupa sermayesi Yahudilerin elindedir, e Türkiye'de de büyük ekonominin sahipleri Yahudilerdir, TÜSAİD'ın çoğu Yahudilerden oluşuyor. Dünyada Yahudilerin en etkili olduğu ülke Türkiye'dir. Türkiye'nin NATO'dan sağ salim çıkmasının bir yolu var, o da DEVRİM’dir, DEVRİM... Kürt sorunu çözülürse, Türkiye'de işte o zaman demokratik bir halk devrimi olur ve NATO dönemi de sağ hükümetler dönemi de kapanır. Çünkü Türkiye Kürt sorununu çözmediği için bu duruma düştü, dolayısıyla bu rezaletten kurtulmanın ve demokratik bir ülke haline gelmenin yolu da, Kürt sorunu çözmek ve demokratik ilişkiler dışında NATO benzeri hiçbir oluşumla efendi köle ilişkisi kurmamaktır.

Yorumlar (0)
18
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Fenerbahçe 15 27
3. Konyaspor 14 26
4. Hatayspor 15 26
5. Başakşehir 15 25
6. Alanyaspor 15 24
7. Galatasaray 15 23
8. Karagümrük 15 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Giresunspor 15 19
13. Kayserispor 15 19
14. Altay 15 18
15. Antalyaspor 15 18
16. Gaziantep FK 14 18
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 15 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 14 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Samsunspor 14 22
7. Tuzlaspor 13 21
8. İstanbulspor 14 20
9. Kocaelispor 14 20
10. Gençlerbirliği 14 20
11. Boluspor 14 19
12. Adanaspor 15 19
13. Bursaspor 14 17
14. Menemenspor 13 17
15. Manisa FK 15 17
16. Denizlispor 14 15
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 15 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Tottenham 14 25
6. M. United 15 24
7. Arsenal 14 23
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Aston Villa 15 19
11. Leicester City 15 19
12. Brentford 15 17
13. Crystal Palace 15 16
14. Leeds United 15 16
15. Southampton 15 16
16. Everton 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 15 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 16 27
7. Barcelona 15 23
8. Valencia 16 22
9. Osasuna 16 21
10. Athletic Bilbao 15 20
11. Espanyol 16 20
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 16 16
15. Granada 15 15
16. Elche 16 15
17. Deportivo Alaves 15 14
18. Cádiz 16 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 16 8