sanalbasin.com üyesidir DMCA.com Protection Status

Mahmut Çiftçi yazdı: George Orwell 2023  

İlkini lise yıllarımda okuduğum ve kesinlikle Türkiye’de yaşayan herkesin okumasını tavsiye ettiğim, ütopik bir roman olan George ORWELL’ın 1984’ünü kısaca özetleyerek yorumunuza sunacağım.

YAZAR KÖŞESİ 24.04.2021, 18:27
Mahmut Çiftçi yazdı: George Orwell 2023  

Gazete Emek- Yazma suçu bende, yapacağınız benzetme ve yorumların suçu da sizde olması koşuluyla başlayalım… Orwell, 1946 yılında bu kitabı yazarken bu kitapta anlatılan toplumun bir gün mutlak var olacağına inandığından yani 1946’da günümüz iktidarlarından bahsetmişti. Bu kitapta aslında iktidar ve toplum arasındaki ilişki ve çelişkiler ele alınarak gerçekler ütopik bir şekilde kaleme alınmıştır.

Hegemonik bir diktatör olan Büyük Birader; korku, ihanet ve azap dolu bir dünya, ezmenin ve ezilmenin dünyasını, bütün değerlerden yoksun bireylerden oluşan bir dünya özetle daha çok acımasız bireylerden oluşan bir toplum var etmeye çalışıyordu. Yine Büyük Birader bütün kavramları tersyüz ederek zıtlıklarıyla anlam bulan kavramlar haline getirtmişti.

Örneğin; Barış Bakanlığı; savaşın, Gerçek Bakanlığı; yalanın, Sevgi Bakanlığı; işkence ve asimile etmenin, Varlık Bakanlığı; yokluk ve sefaletin yaşatıldığı binalardan ibarettiler. Bu Bakanlıklardan biri olan Sevgi Bakanlığı’na götürülenler; işkenceden, hakaretten, onur kırıcılıktan, aklınıza gelebilecek her türlü kötülükten sonra Büyük Birader’e sevgi duyana kadar bekletilirlerdi. Düşünce suçu, her zaman ölümü gerektirmiyordu çünkü düşünce suçunun kendisi ölüm olarak görülüyordu. Sevgi Bakanlığı’nın bünyesinde bulunan 101 nolu odaya alınan düşünce suçlularına uygulananlar adi suçlardan tutuklananlara uygulanmıyordu.

 (Ülkemizde son yapılan affı dikkate alırsanız George Orwell’ın bu satırlarda ne demek istediğini daha iyi anlayacaksınız). Yine 101 nolu odalarda düşüncesuçlularına temel insani haklar bile sunulmuyordu.  Örneğin tuvalet ihtiyaçlarını bile gideremiyor veaylarca aç ve susuz bırakılıyorlardı. İşkence esnasında tiksindirici ve vahşi hayvanlarla mahkûmları terbiye ediyorlardı. (Tabi, bu kitapta anlatılanları birer ütopya olarak görmemek için, Diyarbakır zindanında mahkûmlara kendi pislikleri yedirildiğini de bilmek gerekir. Veya yine birçok cezaevinde insanlık onuruna yakışmayan işkencelerin yapıldığını da bilmek gerekir. En azından o işkencelere maruz kalmış kişilerle tanışmak gerekir.

Örneğin helikopterlerden atılanları görenler 1984 de nedir ki diye söyleneceklerdir. ) Günce tutmak bile düşünce suçuydu. Çünkü Düşünce Polisi; evinizde, banyonuzda, yatağınızda, işyerinizde, sokakta hatta rüyanızda bile sizleri gizli teleekranlarla takip ediyordu. (Günümüz mobese kameralarını, istihbaratçıları, çevremizdeki ispiyoncuları, sosyal medyada bizleri gözetenleri hatta ne izleyeceğimize kadar bize müdahale edenleri düşündüğümüzde aslında daha iyi anlamış oluruz). Yine Düşüncesuçu Polislerinin her zaman geceleyin baskın yapmasını, hoyratça, ansızın, yatağın etrafını acımasız yüzleriyle sarmasını ülkemizde kırılan kapıları göz önünde bulundurursanız daha iyi anlarsınız.

Düşüncesuçluları, çoğu zaman yargılanmadan hatta kayıt altına alınmadan kaybediliyordu. Resmi bütün kayıtları silinip, kökleri kazınır, külleri havaya savrulurdu. George ORWELL’ın tabiriyle buharlaştırılıyorlardı. (Ülkemizdeki Beyaz Toroslar, Cumartesi Kayıpları vb.) Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için Franz Kafka’nın “Dava” adlı romanında

geçen Joseph adlı bir memurun bir sabah tanımadığı kişilerce uyandırılarak kayıplara karıştırılması olayını da bilmek daha iyi anlamayı sağlayacaktır. (Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da evinden alınanlara şahit olanların Franz Kafka’ya ihtiyaç duymadıklarını söyleyebilirim.)

Ülkenin hemen her duvarına asılı duran teleekranlarla; insanlar gözetiliyor, dudaklarından dökülen kelime ve yüzlerindeki ifadelere varıncaya kadar kontrol altında tutuluyorlardı. İktidarın cisme bürünmüş hali olan Büyük Birader’e karşı bırakın isyan veya hakaret etmeyi sevmediklerini bile belli edenler Düşüncesuçu Polisleri tarafından tutuklanıyordu.

Büyük Birader’in dışındaki herkes haindi. Bırakın O’na karşı isyan etmeyi insanlar içlerinden bile “Kahrolsun Büyük Birader” dediklerinde yakalanırlar diye korkuyorlardı. Büyük Birader’den korkulduğu kadar Tanrı’dan bile korkulmuyordu. Yatak odalarında eşleriyle yaşadıklarına kadar her şey teleekranlardan takip ediliyorlardı. (Yine ülkemizde birçok insanın özel hayatlarına dair kasetlerinin olması Büyük Birader’in uygulamalarına örnek olarak verilebilir!)

Teleekranlardan yapılan duyurulara inanmayanlar veya ağzında bir şey geveleyenler bile Büyük Birader’e saygısızlık ve isyandan tutuklanıyordu. (Günümüz havuz medyasına inanmamanın suç sayıldığı gibi). Orwell bu yaşananlara ithafen şöyle diyordu: “Aslında hiçbir şey yasadışı değil, çünkü artık yasa diye bir şey yok!” Bütün bunların yaşanacağını öngören Orwell: “Bir gün karanlığın olmadığı bir yerde buluşacağız.” diyerek umut vermeyi de ihmal etmiyordu.

# İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR DÜNYAYI MUTLAKA VAR EDECEĞİZ!

Yorumlar (0)
11
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 39 81
2. Galatasaray 39 81
3. Fenerbahçe 39 79
4. Trabzonspor 39 68
5. Sivasspor 39 62
6. Hatayspor 39 61
7. Alanyaspor 39 57
8. Karagümrük 39 57
9. Gaziantep FK 39 55
10. Göztepe 39 51
11. Konyaspor 39 49
12. Rizespor 39 48
13. Kasımpaşa 39 46
14. Malatyaspor 39 45
15. Başakşehir 39 45
16. Antalyaspor 39 43
17. Kayserispor 39 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 39 38
20. Gençlerbirliği 39 38
21. Denizlispor 39 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 35 80
2. M. United 35 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 35 64
5. West Ham 35 58
6. Liverpool 34 57
7. Tottenham 35 56
8. Everton 34 55
9. Arsenal 35 52
10. Leeds United 35 50
11. Aston Villa 34 48
12. Wolverhampton 35 45
13. Crystal Palace 35 41
14. Southampton 35 40
15. Burnley 35 39
16. Newcastle 35 39
17. Brighton 35 37
18. Fulham 35 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 36 76
3. Real Madrid 35 75
4. Sevilla 35 71
5. Real Sociedad 35 56
6. Real Betis 35 54
7. Villarreal 35 52
8. Celta de Vigo 35 47
9. Athletic Bilbao 35 46
10. Granada 35 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 35 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 35 34
17. Real Valladolid 35 31
18. Huesca 35 30
19. Elche 36 30
20. Eibar 35 29