sanalbasin.com üyesidir DMCA.com Protection Status

Mahmut Çiftçi yazdı: Tarih'ten günümüze ırkçılık zavallığı ve sonuçları

 Irkçılık durumunu Türkiye özelinde konuşmaya başlarken başta şunu belirtmem gerekecek ki; ırkçılık Türkiye’de bir sistem sorunudur bir partiye bağlı değişmemektedir. Bunu özellikle belirtmemin sebebi şuan gerçekleştirilen ırkçılıkların AKP’ye mal edilmesi yanlışlığıdır.

YAZAR KÖŞESİ 03.06.2020, 15:13
Mahmut Çiftçi yazdı: Tarih'ten günümüze ırkçılık zavallığı ve sonuçları

Gazete Emek-    Yıl 2020 ve beynini kullanabilen yani hayvani duygularından bir nebze de olsa uzaklaşan toplumlar, global dünyada yaşam için yeni gezegenler keşfetme girişimlerinde başarılı ilk adımlarını atıyorken ben utana sıkıla ahmakça bir başlıkla yazı kaleme almaya çalışıyorum!
  

 Evet, kapitalist hegemonyanın(ulus devletlerin) kendisini var ettiği günden bu yana yani bin yıllardır geri kalmış toplumlarda var olan bir konudan bahsedeceğim için utanmaktan kendimi alamadan bu başlığa karar verip kalemi elime alıyor ve 21.yüzyıldaki yetmezliklerimizi yazmaya başlıyorum. Aslında bu konuya dönem dönem kısa da olsa bazı konferanslarda ve kaleme aldığım yazılarda değinmiştim. Ancak son dönemlerde tekrardan artan rezilliklerden ötürü tekrardan bu konuda bir şeyler yazma gereği duyarak bu başlık altında birkaç paragraf yazmak istiyorum. Bu yazımızda dini herhangi bir argüman kullanmadan bazı toplumsal ilkelerden yola çıkarak durum tespitleri yapacağımı belirtmem gerekiyor. Çünkü yıllardır bu konuda defalarca kez riyakârca dini argümanlar kullanıldı ve kullanılmaya devam ediyor. Bu yazıda daha çok ırkçılık yapmanın utanılması gereken bir psikolojik rahatsızlık olduğunu anlatmaya çalışacağım. 

    Dinin ve Eğitimin sağlıklı ele alınmadığı toplumlarda hiçbir konuda başarı elde edilemez. Eğer bir toplumda herkes dinden ve eğitimden bilir bilmez konuşuyorsa o toplum yok olmaya mahkûmdur. Ne yazık ki, ülkemizde de bu konular herkesin dilinde ancak kimsenin pratiğinde yer almamakta ve gittikçe de toplumu bilinçsizleştirmekte ve gericileştirmektedir. Etrafımızda deve sidiğini şifa sayan profesörlerimiz, cehennemde yakmayan kefen satan Cübbelilerimiz, ekranda ateistleri şeytandan daha kötü gören Hatipoğlu’muz, eğitim modelini gittikçe bilimsellikten uzaklaştıran ezberci biz eğitimciler ve daha binlerce örnek verilebilir. Eee tabi bunlara bağlı olarak da toplumda gittikçe kutsallaştırılan ve kutsallaştırıldıkça da nefretler doğuran ırkçılık hastalıkları toplumu yaşanılmaz hale getirmektedir. Dünyada da bunun örnekleri saymakla bitmez. Örneğin Nazi Almanya’sındaki Hitler Faşizminden tutun da yüzyıllardır Siyahi’lere uygulanan ve geçen gün bir polisin dizinin altında can veren Siyahi’ye kadar… Tabi bunlar günlerdir Amerika’da yapılan protestolarla ciddi şekilde kınanmaktadır. Yani sürekli “Kafir” diye tanımlananlar hatta Nihat Hatipoğlu’nun deyişiyle şeytandan kötü varlıklar bu cüreti gösterip ülkeyi ayağa kaldırabiliyorken kendisini İslam ülkesi olarak görenler üç maymunu oynamaktadır.
  

 Irkçılık durumunu Türkiye özelinde konuşmaya başlarken başta şunu belirtmem gerekecek ki; ırkçılık Türkiye’de bir sistem sorunudur bir partiye bağlı değişmemektedir. Bunu özellikle belirtmemin sebebi şuan gerçekleştirilen ırkçılıkların AKP’ye mal edilmesi yanlışlığıdır. Evet, şüphesiz ki AKP’de de çok farklı politikalarla kültürel kıyımlar yapılmaktadır. Bu kıyımlar çok güncel ve herkesçe görülmekte olduğundan burada tekrarlamayacağım. Ancak yıllarca bu ülkede Türk olmayanları “Türk Varlığına Kurban” eden zihniyetle okutulan “ANDIMIZ ”ın henüz reşit olmayan çocuklara okutulmasının kaldırılması iyiliği de AKP’ye nasip olmuştur. Tabi bu durum AKP’nin ırkçılığa karşı olduğu anlamına gelmemektedir sadece dönemsel ve dini bir politika gereği kaldırılmıştır. Yatılı okulda saatlerce bizleri bekletip defalarca kez bizleri Türk varlığına kurban edenler AKP’li değillerdi. 1925’te mahkemeye çıkarılan ve sırf Kürtçe bilmediği için hâkim tarafından idam ettirilen 25 yaşındaki gencecik fidan gözlerini hayata yumarken iktidarda AKP yoktu. İktidar için kardeş katli caizdir teraneleriyle yüzyıllarca ayakta kalan Osmanlı’da da “Irkçılık” çok rahat yapılan bir durumdu ancak bu durum dinin afyon yüzü kullanıldığından gün yüzüne çıkamıyordu. Cumhuriyet dönemi ile birlikte din ikinci planda tutulmaya başlayınca bu durum toplumda ses getirmeye başladı ve bastırılmaya çalışılarak ulus devlet mantığı hâkim kılınmaya çalışıldı. (Bunun resmi belgelerine YÖKTEZ sitesinde yayınlanan master tezim üzerinden ulaşabilirsiniz). Irkçılığın tarihsel arka planını bu şekilde özetledikten sonra günümüzdeki ırkçılık Acun ILICALI’nın reytingler kıran “O SES TÜRKİYE” yarışmasında Kürtçe şarkı söylenmesine izin vermediği tartışmaları ile tekrardan gündeme oturdu. Bununla ilgili ILICALI açıklama yapıp bunu inkâr etse de jüri üyelerinin Kürt sanatını bilmemesi göz önüne alındığında alenen Kürt müziğinin yarışmada yasak olduğu ortaya çıkmaktadır(yalvar yakar ninni okuyan ve jürilerden birinin “Burada uyumayalım!” esprisini yapması da durumun vahametini ortaya çıkarmaktadır). Ayrıca ILICALI’ya ait “SURVIVOR”da da yarışmacı Ersin KORKUT’un Türkçe bilmeyen annesinin Kürtçe konuşamaması ve çıkan tartışmalardan sonra KORKUT’un yarışmayı terk etmesi de yine farklı bir soru işareti olarak yerini almaktadır(Çıkan tartışmalar sonrası Hakkari’li KORKUT’un İnstagram hesabına şöyle bir göz attım. Maşallah sayın KORKUT bütün ulusal bayramları kutlamış ve profilinde de Atatürk posterlerini eksik etmemiştir. Yani demem o ki ülkesine son derece kutsal bakan bir kişilik olmasına rağmen bunlar yapılıyor!). En son 31 Mayıs’ta ülkenin başkentinde Kürtçe şarkı dinlediği için bıçaklanarak katledilen 20 yaşındaki Barış’ın yaşadıkları da “Barışa Susamış Ülke”yi daha da susatacaktır. 

    Şimdi bazılarınız bu yazıyı okurken; benim bu yazıyı Acun veya Ersin’den yola çıkarak yazdığımı mı sanacaksınız. Tabi ki hayır. Üzerine bu kadar cümle sarf ettiğimiz konu emin olun sayın KORKUT için köpeği “MESS” kadar önemli değildir. 

Irkçılığa; sadece güncel tarihi bile dikkate aldığımızda yüzlerce örnek verebiliriz. Örneğin ben yıllardır eğitim camiasında yer almama rağmen onlarca ırkçılıkla karşılaştığımı söyleyebilirim. Yaptığım güzel bir davranışta aaaa sen Kürt olamazsın hakaretleri, Kürt olduğumu bildiği halde konuşmamın farklı oluşuyla dalga geçenleri(özellikle dilimi düzeltmediğimi de buradan itiraf edeyim), kökeninde Kürtlük var mı diyenleri, hangisini sayayım ki? Eminim sizler de onlarcasına rastlamışsınızdır. 

Bu arada merak edenlere buradan duyurayım KÖKENİMDE KÜRTLÜK YOK! Çünkü hali hazırda Kürt olduğumu haykırıyorum. Peki, bu gurur duyulacak bir şey mi? Kesinlikle HAYIR! Kürt olduğum için gurur duyma ahmaklığına düşmüyorum ve kimseye de illa Kürt ol diye diretmiyorum. Kimseye gel Kürt’e kurban ol da demiyorum. Anlayacağınız bu zavallılığı kendime yakıştıramıyorum. Burada da bir açıklama yapma gereği duyuyorum. Bakınız doğuştan gelen özelliklerle övünmek aptalca bir hastalıktır. Bazen sosyal medyada veya çevremde “Kürt Milliyetçiliği” yapan birilerini görünce samimi söyleyeyim Kürt olduğum için utanıyorum. Herhalde bu kişilerin elinden gelse kalkıp dağlara “Ne Mutlu Kürdüm” yazacaklarını veya yine ellerinden gelse Kürt olmayanları “Kürt Varlığına Kurban” diye haykırmaya zorlayacaklarını da düşündükçe insanlığımdan utanıyorum. 
  

 Hani aşk mektupları yazanlar derlerdi ya “Sana olan aşkımı yazsam denizler mürekkep olsa yetmez” diye ben de diyorum ki ırkçılıkla ilgili var olan aptallıkları yazsam herhalde denizler kurur. Kökeninde Kürtlük olmayan bir Kürt olarak şunu söylemek istiyorum: İnsani kriterlere sahip, iyilikten ve güzellikten nasiplenmiş, bilinçli, demokrasi ilkelerine bağlı, yani insani özelliklerini kaybetmemiş bir Türk’ü, bir Arap’ı, bir Çerkez’i, bir Laz’ı …. İnsanlıktan nasibini almamış, kendisinde onurdan ve şereften eser bırakmamış binlerce Kürt’e değişmem! Evet, var mı bu cesareti pratikte gösterebilecek insan? Varsa ayaklarının altını öperim. 

Velhasıl-ı kelam,
Ne Mutlu Türk’üm diyene!    
Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun!
İnsanca kalabilme ümidiyle…

Yorumlar (0)
17
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 36 83
2. M. United 36 70
3. Leicester City 36 66
4. Chelsea 36 64
5. Liverpool 35 60
6. West Ham 36 59
7. Tottenham 35 56
8. Everton 35 56
9. Arsenal 36 55
10. Leeds United 36 53
11. Aston Villa 35 49
12. Wolverhampton 35 45
13. Southampton 36 43
14. Crystal Palace 35 41
15. Burnley 36 39
16. Newcastle 36 39
17. Brighton 36 38
18. Fulham 36 27
19. West Bromwich 35 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 36 80
2. Real Madrid 36 78
3. Barcelona 36 76
4. Sevilla 36 74
5. Real Sociedad 36 56
6. Real Betis 36 55
7. Villarreal 36 55
8. Celta de Vigo 36 50
9. Athletic Bilbao 36 46
10. Granada 36 45
11. Osasuna 36 44
12. Cádiz 36 43
13. Levante 36 40
14. Valencia 36 39
15. Deportivo Alaves 36 35
16. Getafe 36 34
17. Huesca 36 33
18. Real Valladolid 36 31
19. Elche 36 30
20. Eibar 36 30