Uğur Işık yazdı: Dil ve Hakikat

                                                             Dil, hakikatin aydınlanışında ve varoluşun anlam kazanmasında çok önemli bir yere sahiptir.

YAZAR KÖŞESİ 25.02.2022, 21:50
Uğur Işık yazdı: Dil ve Hakikat

Gazete Emek- Dil, İnsanın, dişleri ardında bulunan bir organ olmasından çok daha fazla bir işlev ve öneme sahiptir, sadece bir iletişim aracı değildir. Dil aynı zamanda belirleyendir ve öznedir. İnsan bir nevi dilin içine doğar. Bu açıdan kullanılan dili, söylemi iyi bellemek ve farkında olarak hareket etmek gerekir. Nefret, dilden doğar, Sevgide öyle

Dil o kadar önemlidir ki birçok bilim dalının ilgisini çekmiştir; Dil fizyolojisi, Dil psikolojisi, Dilbilim ve antropoloji bunlardan sadece bazılarıdır. 

 

Derrida dilin sınırsızlığını vurgular. Ve bir ifadenin bir şeyi değil sınırsız sayıda şeyi gösterdiğini belirtir. O’nun için dil sabit bir anlamı oluşturmaz. Post-yapısalcılara göre de Dil ve metin her şeydir. Zihnimiz bu dil ve metne bağlıdır. İnsan bunların eklektik bir parçasıdır dil ve metin dışında hiçbir şey yoktur. ‘her söylem Kendi anlamını üretir’ aynı zamanda her söylem dil ile oluşur. Söylemi açığa çıkaran dildir.  Keza M.Focoult içinde, Dilden bağımsız bir dünyayı düşünmek mümkün değildir.

 

Yine Derrida ya göre dil sonsuzca anlam üreten sonsuz bir oyundur. Bugün bizler çoğu kez dil aracılığıyla düşünür, hareket ederiz. Çünkü dil doğrudan doğruya bizim bilincimize, aklımıza uyarıda bulunur. Bize ne yapmamız gerektiğini söyler. Bizler, dilin kelimeleri ve anlamlarıyla kodlanmış bulunmaktayız. Dil, bize sola dön dediğinde sola döneriz. Sağa dön dediğinde de sağa döneriz. Fakat Dilde anlama kavuşmamış ses çıkarıldığında o ses karşısında boşluğa düşer ve ne yapmamız gerektiğini yeterince anlayamayız. Bu açıdan da dil insanın hapishanesi, dünyası ve ‘hakikatidir’ Aynı lisandan konuşmayan iki insanın çaresizliğini düşünebiliriz. İnsanların hayvanlarla yeterince anlaşamaması dünyalarını keşfedememeleri ortak bir dillerinin olmamasındandır. 

 

Hakikat söz konusu olduğunda Focoult ve Derrida, ne idealizmi ne de materyalizmi bir hakikat noktası olarak kabul eder çünkü onlara göre, ‘Dil, bütün mümkün deneyimin sınırı ve ufkudur’ bu ifadeden hareketle ‘hakikat dile mahkumdur’ gibi bir anlamda çıkarabilmek mümkündür. Çünkü İnsan, tarihi, hayatı, duyguyu ve düşünceyi ancak dil aracılığıyla bilebilir. Aynı şekilde eylem, dile bağlı gelişmektedir.

 

 Örneğin Zuni dilini konuşanlar turuncu ve sarı renkler için aynı kelimeleri kullanmaktalar ve diğer insanların neden iki farklı kelime kullandıklarına anlam verememekteler. Fakat bu bizler için çok kafa karıştırıcı olur.

 

Yeni Gine’deki Dani dilinde ise tüm renkler için sadece iki kelime (koyu ve açık) vardır. Oysa bu durumu kavramak bizler açısından çok zor olmaktadır.

Dil, algı ve zihin için her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Somutlaştırmak gerekirse Bir grup araştırmacının yaptığı çalışmalar sonucu Rusların, diğer milletlere göre mavi rengi algılamaları daha başarılı ve daha doğru sonuçlar açığa çıkarmış. Çünkü mavinin ana tonu diğerleri ve bizlerin kullandığı tek tanıma karşın Ruslar mavinin tonlarına farklı tanımlar geliştirmiştir. Buradan çıkan sonuç, dildeki dünyayı tanımlama oranı arttıkça yani aslında dilin işlevi arttıkça zihnin işlevi ve görme biçimi de olumlu olarak etkileniyor.

 

‘Davranışsal Ekonomist Keit Chen’e (2012) göre, belirli bir dil içinde gelecek zaman olup olmamasına bağlı olarak O dildeki insanların geleceğe ilişkin tutumları farklılaşmaktadır… Chen’e göre; Gelecek zaman kipi olmayan dilleri konuşan insanların tasarruf yapma eğilimi, gelecek zaman kipi olan dilleri konuşan insanlara göre ortalama olarak %30 daha fazladır. Benzer şekilde gelecek zaman kipi olmayan dilleri konuşan insanlar emeklilik için ortalama %25 daha fazla birikim yapıyor. Çünkü bir dilde gelecek zaman kipi olunca, gelecek bize daha uzak bir gerçeklik olarak görünür. Gelecek zaman kipi olmayan dillerde insanlar geleceği kendilerine daha yakın bir kavram olarak ele alır…

 

Sosyolinguist Susan Ervin ABD’de yaşayan ve akıcı şekilde çift dil konuşan Fransızlarla 1964 yılında bir araştırma yaptı. Ervin bu katılımcılara bir takım çizimler gösterdi ve bu çizimlere dayanarak onlardan üç dakikalık bir hikaye oluşturmalarını istedi. Katılımcılar bazı oturumlarda İngilizce, bazılarında ise Fransızca kullandılar. Araştırma sonucu ilginçti. Katılımcılar, İngilizce konuştukları oturumlarda oluşturdukları hikayelerde daha fazla fiziksel saldırganlık, kadın başarımı,  suçlamalardan kaçma ve ebeveynlere karşı sözel saldırganlık ögeleri kullandılar. Oysa Fransızca konuştukları oturumlarda daha fazla suçluluk duygusu, büyüklere karşı itaat ve akranlara karşı sözel saldırganlık ögeleri kullandılar. Katılımcıların düşünme biçimleri büyük ölçüde kullandıkları dile göre değişiyordu.’’ 

 

Daha çok post-Modern feministlerin bir yaklaşımı olan bir başka örnekte ise ‘Kadın’, ‘Bayan’ ayrımıdır. Post-modern feministlere göre ‘Bayan’ demek bir eğilimin işaretidir. Buna göre Kadını nazikleştirmeye çalışan, narin ve kırılgan gören dolayısıyla daha çok tutucu kesimlerin tercih ettiği bir zihniyet sonucudur. ‘Bayan’ kelimesini kullanmaya devam etmek insanlardaki bu zihniyet algısının da sürmesinin devam etmesi demektir. Post-modern feministler kullanılan dil düzeltilirse bakış açısı da düzelir’ perspektifinden hareket ederken sonuç itibariyle kelimeler, kavramlar ve dil insan varlığının hakikat algısını önemli ölçüde oluşturmaktadır. Bu açıdan Focoult, dilin oluşum ve gelişimini iktidar ve siyasi organizasyonla içi içe ele alırken çok önemli bir konuya işaret etmektedir. Dilin toplumsal, özgürlükçü barışçı ve toplumsal cinsiyet örgülerin azad olması hayatidir. Sınıf, emek, ekoloji, ulus, cins mücadelelerinin hepsinde dil çok önemli bir yere sahiptir. Nesneleştiren, öteki kılan, hor gören, ırkçılıkla kodlanmış dil terk edilirse toplumsal mücadelelere çok büyük katkılar sunulur. Bu gerçekliği 1400 yıl önce gören Hz. Ali boşuna; Dilin cirmi (kendisi) küçük, (cürmü) suçu büyüktür. dememiştir.





 

Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31