18 maç geride kaldı. Amedspor, 36 puan ve eksi 5 gol averajıyla Türkiye 1. Ligi'nde Pendikspor'la birlikte liderliği paylaşıyor. Kim ne derse desin, bu tablo büyük bir başarı tablosudur. Öncelikle bunu kabul etmek en hakkaniyetli duruştur.18 maçlık performansın ortaya çıkardığı bu durum, bütün tahminleri boşa çıkardı. Bugün lig bitmiş olsaydı, Amedspor bu puan ve performansla Süper Lig'e yükselmiş olacaktı.
Amedspor'un birinci gerçeği budur. Bu gerçek hem sevindirici hem de gurur vericidir.
Ancak lig henüz bitmedi. Iğdırspor maçından sonra ilk yarı sona erecek ve ikinci yarı yarış kaldığı yerden devam edecek. Birçok kez söylendiği gibi: “Nasıl başladığın değil, nasıl bitirdiğin önemlidir.” Aklı başında hiç kimse bugünkü tabloya bakıp “iş bitti” diyemez.
Diyemediği için de, ligi en önde bitirmek adına neler yapmalıyız sorusu bütün ihtişamıyla önümüzde duruyor. Bu soruyla samimiyetle ilgilenmek de en sorumlu tavırdır.Durumun gurur verici yanını teslim etmekle birlikte, aynı tablonun rakamların diliyle anlattığı bazı gerçekleri de irdelemenin vakti geldi.
Liderlik tablosunu incelediğimizde, hem güçlü yönlerimiz hem de eksiklerimiz net bir şekilde ortaya çıkıyor. Pendikspor 32 gol atmışken, Amedspor 39 golle 7 gol önde. Ancak Pendikspor 13 gol yemişken, biz 25 gol yemişiz. Yani 7 gol fazla atarken, 12 gol fazla yemişiz. Lider olamamanın tek nedeni, fazladan yediğimiz o 5 goldur.
Kabaca özetlersek: Amedspor’un hücumu çok iyi, savunması ise ciddi sorunlu. İlerideki oyunu daha da geliştirebiliriz ama geride büyük eksikler var.
İyileştirme ile sorunu çözme aynı mantıkta düşünülemez; yöntem ve hedefler birbirinden farklıdır.Sorunu çözmenin ilk adımı, varlığını kabul etmektir. İnkar etmek ya da geçiştirmek çözüme katkı sunmaz.
Eğer ikinci devreyi de ilk yarıdaki gibi güçlü kapatmak istiyorsak, savunmadaki sorunları mutlaka halletmeliyiz. Başka türlü kalıcı başarı gelmez.
Savunmadaki sorunlar üç ana başlıkta toplanıyor: Birincisi, Savunma ve orta saha yeterince birlikte hareket edemiyor. Takımın kompakt kalması, savunmanın en öncelikli görevi haline gelmelidir.
İkincisi; Savunma dörtlüsünün önünde mutlaka iki oyuncu oynamalı. Biri bas bozcu, presçi ve alan daraltan rolüyle sınırlı kalmalı; diğeri ise daha özgür ve dinamik bir şekilde oyunu yönlendirmeli. Amedspor’da bu rolleri en iyi taşıyabilecek isimler Sinan Kurt ve Poko’dur. Bu iki oyuncu birbirinin alternatifi ya da rakibi değil; tek vücut gibi hareket eden, dinamik ve mekanik bir ikili olmak zorundadır.
Üçüncüsü; İki stoperin de geriden oyuna katkı verebilmesi için basit bir top dolaşım modeline ihtiyaç var.
Bu üç başlık çözülürse, defanstaki huzursuzluk biter, stres azalır ve oyuncular baskı altında daha rahat oynar hale gelir. İlke olarak Amedspor savunması, topu uzaklaştırmaya değil, rakibi baskıya davet etmeye odaklı bir karaktere bürünmelidir.Bu sorunlar aşılırsa, orta saha ve hücum bölgeleri çok daha üretken olur; takım daha dengeli ve güçlü hale gelir.Bu tabloyu hem gururla selamlayalım hem de eksiklerimizi dürüstçe görelim. Çünkü gerçek başarı tam da burada başlar.