Amedspor’da başkan olan fark yaratabilir mi?

Abone Ol

Amedspor başkanlığı için süreç hızla ilerliyor. İçeriden gelen kulis bilgilerine göre, kamuoyuna yansıyan muhtemel başkan adaylarının hiçbiri gerçek anlamda ve gönül rahatlığıyla bu görevi üstlenmeyi arzulamıyor.
Nedeni ise ortada yapılacak çok iş varken, buna yetecek zamanın bulunmaması. Bu tablo hem ciddi bir tehdit hem de ağır bir baskı oluşturuyor.
Tehdit boyutu, en küçük bir başarısızlık halinde olağanüstü kongrenin kapıda beklemesinden kaynaklanıyor.
Baskı ise sıfır ön hazırlıktan doğuyor.
Kongre 1 Haziran’da yapılacak. Kongre sonrası teknik direktör belirleme, transfer planlaması, kamp organizasyonları derken daralan takvim, telafisi zor bir faturaya dönüşme riski taşıyor.
Peki bu durumun asıl sorumlusu kim?
Bu tablonun tek sorumlusu İstişare Kurulu’dur.
Çünkü Kurul, kulübün kurumsallığını hâlâ yeterince ciddiye almıyor.
Oysa Amedspor, geçen sezon benim gibi düşünen insanlara kulak verseydi ve kurumsal yapısını zamanında tamamlasaydı, bugün bütün hazırlıklar çoktan bitmiş olurdu.
Veri analizi departmanı, sportif direktörlük ve scout ekibi, sezon boyunca sezon sonuna dair bütün kritik sorunlara yönelik çözümler üretir, ufuk açıcı raporlar sunardı.
Süper Lig seviyesine uygun oyun felsefesine göre ehil teknik direktörler önceden listelenir, bu tarzı oynayabilecek oyuncular için kapsamlı bir transfer havuzu oluşturulurdu.
Böylece Amedspor başkanlığına aday olmak da keyifli ve motive edici bir sorumluluk halini alırdı.
Aslında sorunların aciliyetine, zamanın darlığına ve takvimin katı sınırlarına bakıldığında, kimin başkan olacağı sorusu bir nebze değerini yitiriyor.
Kim gelirse gelsin, bu dar vakit diliminde devasa yapısal sorunlarla baş etmek zorunda kalacak. Bu yüzden benim gibilere düşen tek şey, yeni yönetime ve tüm camiaya samimi başarı dileklerimizi iletmektir.