Erokspor karşısında skor sevindirici olsa da oyun düşündürdü. Şampiyonluk yolunda kalan dört maçta belirleyici olan yalnızca yetenek değil, disiplin ve mücadele olacak.
Yazar: Mehmet Basri Çelik
Korkak başlangıç, geç gelen uyanış
Amedspor, Erokspor karşılaşmasına ne yazık ki kendi kimliğinden uzak bir başlangıç yaptı. Rakibini gereğinden fazla büyüten bir oyun anlayışıyla sahaya çıkan takım, ilk dakikalarda çekingen ve temkinli bir görüntü sergiledi. Bu durum, maçın ritmini rakibe bırakmamıza neden oldu.
İlk yarıda gelen gol ise adeta bir kırılma anıydı. Golün ardından takımın kendine geldiğini, öz oyun anlayışına dönmeye başladığını gördük. Daha cesur, daha önde ve daha mücadeleci bir Amedspor sahadaydı.
Ancak beraberlik golünden sonra yeniden geriye yaslanılması, tribünlerde ve ekran başındaki taraftarlarda yeniden bir tedirginlik yarattı.
Bolu maçındaki pres neden sahaya yansımadı?
Boluspor maçında 90 dakika boyunca iliklerimize kadar hissettiğimiz tam saha pres ve kontak oyunu, bu final niteliğindeki karşılaşmaya ne yazık ki taşınamadı.
Oysa bu takımın gücü; rakibi boğan, topa baskı yapan ve mücadeleyi bir an olsun bırakmayan oyun karakteridir. Erokspor maçında ise bu kimlikten belirgin bir uzaklaşma vardı.
Şampiyonluk yarışında bu tarz maçlar sadece puan değil, aynı zamanda karakter sınavıdır.
Hakem yönetimi tartışma yarattı
Karşılaşmanın en çok konuşulacak başlıklarından biri de hakem ve özellikle VAR hakeminin performansı oldu.
Osman Özköylü’ye gösterilen kırmızı sonrası hakem diyet borcu ödetmeye başladı. Mehmet Yeşil’e yapılan net fauldekırmızı kartın çıkmaması, hakem yönetimine dair soru işaretlerini daha da artırdı.
Ancak artık şunu açıkça görmek gerekiyor: kalan son dört maçta sonucu hakem inisiyatifine bırakmayacak bir futbol ortaya koymak zorundayız.
Sahanın öne çıkan isimleri
Bu maçta benim açımdan sahanın en iyisi kaleci Erce’ydi. Kritik anlarda yaptığı kurtarışlarla takımını oyunun içinde tuttu.
Ardından ise artık istikrarlı performansını sıradanlaştırdığımız Mehmet Yeşil geliyor. Uzun toplar üzerinden kendisine yöneltilen eleştirilerin haksız olduğunu düşünüyorum. Savunmaya gelen her topa büyük bir kararlılık ve inançla müdahale ediyor.
Ayrıca bu maçta hakkı teslim edilmesi gereken diğer isimler Sinan ve Cem oldu.
Düşündüren performanslar
Öte yandan Murat ve özellikle Moreno’nun performansı beklentilerin altında kaldı.
Moreno’nun yalnızca bu maçta değil, birçok karşılaşmada ayakta kalmakta zorlanması, sık sık kayması ve denge problemi yaşaması artık tesadüf olarak açıklanamaz. Bu durumun teknik ve fiziksel yeterlilik açısından değerlendirilmesi gerekiyor.
Asıl final şimdi başlıyor: Ümraniye maçı
Skor sevindirici olsa da oyunun tatmin edici olmadığı açık. Bu nedenle gözler artık şampiyonluk yolundaki son dört maça çevrilmiş durumda.
İlk durak iç sahadaki Ümraniyespor maçı.
Bu karşılaşma artık bir finaldir.
Takımın izin dönüşüyle birlikte yeniden kamp atmosferine girmesi, disiplinin yeniden merkezde tutulması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bizi şampiyon yapacak olan şey yalnızca yetenek değil; disiplin, konsantrasyon ve mücadeledir.
En büyük rakip: Rehavet
Şimdiden Süper Lig planları yapanlar, gelecek sezon transfer hesaplarına başlayanlar çoğalmış durumda.
Asıl tehlike tam da burada başlıyor.
Düşmanımız rakiplerden çok rehavettir.
Enerjimizi, tutkumuzu ve inancımızı yalnızca Ümraniye maçına yönlendirmeliyiz. Şampiyonluk, bugünden itibaren her maçı final olarak görmekten geçiyor.
Amedspor için şimdi yeni final Ümraniye maçıdır.