GÜNDEM

Aziz İhsan Aktaş davasında yeni gelişme: 5 tahliye

Savcılığın mütalaasının ardından mahkeme heyeti, Gülşah Ocak, Ferit Tutşi, Çağdaş Ateşci, Kadir Aydar ve Erdoğan Anıl hakkında tahliye kararı verdi.

Abone Ol

Gazete Emek- Aziz İhsan Aktaş davasının üçüncü duruşma günü bugün görülüyor. Duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, Gülşah Ocak, Ferit Tutşi ve Çağdaş Ateşci'nin tahliyesini talep etti. Mahkeme heyeti Gülşah Ocak, Ferit Tutşi, Çağdaş Ateşci, Kadir Aydar ve Erdoğan Anıl olmak üzere 5 kişi hakkında tahliye kararı verdi.

CHP’li belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu, 17’si tutuklu 200 sanığın yargılandığı Aziz İhsan Aktaş davasının duruşması Silivri'de görülüyor. Duruşmada mütalaasını sunan savcı, Beşiktaş Belediyesi personeli Gülşah Ocak, Ferit Tutşi, Çağdaş Ateş’in tahliyesini talep ederken dört tutuklu belediye başkanı dahil diğer 13 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.

Mahkeme heyeti, avukatların ve sanıkların tahliye beyanlarını aldıktan sonra karar verecek.

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.


"Suç işlemem mümkün değil"

Tutuklu isimlerin tahliye talepli beyanları alınmaya başlandı.
Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, yakın tarihe kadar kanser atlattığını, rüşvet suçu işlemediğini belirtip tahliyesini istedi. Yılmaz sözlerine şöyle devam etti:
"Ben ihaleye fesat karıştırmadım. Ben evrakta sahtecilik yapmadım. Ben suç örgütüne yardım etmedim. Ben yıllardır suç örgütleriyle mücadele etmiş bir adamım. Ben kamuya zarara uğratacak, kamuyu dolandıracak hiçbir suç işlemedim. Benim annem 98 yaşında. Şu anda benim hapiste tutuklu olduğumu bilmiyor. Benim yurt dışında olduğumu biliyor. Annem cumhuriyet kadınıdır. Lakabı da 'hükümet'tir. Eğer buradan birisi gitse anneme, 'Senin oğlun Ali Rıza Yılmaz bu suçu işlemiştir. Bunları yapmıştır' dese annem 'Ona söyleyin. Bir daha benim kapıma gelmesin. Ona sütümü haram ediyorum' der. Ben böyle bir gelenekten, böyle bir aile terbiyesinden geliyorum. Dolayısıyla benim bu suçları işlemem mümkün değildir."


"Kızım beni Amerika'da biliyor"


Daha sonra kürsüye gelen Rıza Akpolat'ın eniştesi Burak Kangal da üzerine atılı suçlamaları reddederek şöyle konuştu:
"On aydır buradayım, yatarımı da yattım. Annemi kaybettim, babam kolon kanseri oldu hâlâ tedavisi devam ediyor. Burada olduğum süreçte de demans hastalığı başlamış. Babamı, kızımı 10 aydır görmedim. Kızım beni Amerika'da çalışıyor biliyor. Eşim tek başına uğraşıyor. Kızıma her akşam masal okuyan bir babaydım. İlkokula başladı yanında olamadım. Okuma yazma öğrenirken yanında olmak isterdim."


"21 kişilik cezaevinde 70 kişi yatılır mı?"


Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin'in eşi Celal Tekin, koğuşta yaşadıklarını anlattı ve şunları söyledi:

"Gözaltına alındığımdan itibaren verdiğim ifadelerin hiçbirinde çelişki yok. Tutarlı ifade verdim, hiçbir zaman da şüpheye düşmedim. Ama benimle ilgili ifade veren kişilerin ifadelerindeki çelişkiyi hepimiz gördük. Ben bu çelişkilerden söz etmek istiyorum çünkü 10 aydır tutukluyum. Eylem 62'de Adıyaman Belediyesindeki tüm sanıklar dinlendi ve deliller toplandı. Sanıklar beni tanımadıklarını, benimle görüşme yapmadıklarını ifade etti. Kaldığımız koğuşta bir metrekare yer düşmüyor bize. İnsanların üstüne basmadan yürümeye çalışıyoruz. Bu nasıl bir vicdansızlık, biz neyin suçunu işledik de bunları yaşıyoruz? Orada yatan herkese yazık. 21 kişi için yapılmış cezaevinde 70 kişi yatılır mı? Bu neyin vicdansızlığı? Bize mezar verseniz orada yatmaya razıyız. 'Tekim' derim en azından. İşlediğimiz suç ne? 170 bin lira için insana bu kadar eziyet edilir mi? Yazık bize."


"Ortada rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim?"


Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka da tahliye talep etti ve şöyle konuştu:

"Temelsiz iddialarla bir yıldır tutuklu bulunuyorum. Ortada ne rüşvet var ne aracılık. Etkin pişmanlıktan yararlanan Aziz İhsan Aktaş ile Akın Kumanlı rüşvet olmadığını söylüyor. Ortada rüşvet yokken nasıl aracılık edebilirim? Savcının rüşvet iddiasını neye dayandırdığını anlamış değilim. Tamamen içi boş, temelsiz bir iddiayla bir yıldır tutukluyum. Dosyada tüm deliller toplandı. Hakkımda toplanacak delil, dinlenecek kişi olmadığını göz önüne alarak 11 aylık tutukluluğumu sonlandırmanızı talep ederim."

Kaynak: Evrensel