☰
✕

Bir Şehrin Sarı-Beyaz İnadı; İstikrar, Akıl ve Muşspor-  Em Jî Tên !

Abone Ol

Muşspor’un son birkaç yılına yalnız sonuçlardan bakarsak önemli bir şeyi kaçırırız.

Uzun zaman futbolun uzağında bekleyen bir şehir, yeniden stadın yolunu öğrendi. Sarı-beyaz forma çarşıda, sokakta, çocukların sırtında çoğaldı.Bir play-off finali kazanıldı, 3. Lig’e çıkıldı. Sonra bir final kaybedildi. Ertesi sezon inatla bir başka final kazanıldı, 2. Lig’e çıkıldı. Ardından bir final daha… Bu kez 1. Lig’in kapısından dönüldü. Bir adım kalmıştı. Olmadı. Vazgeçmedi de!
İşte bu takımın asıl hikâyesi, istikrarı öğrenmesi, inadı…
Bir üst lige çıkmak isteyen çok takım var. Ama her sezon kadroyu baştan kurmadan, her kötü sonuçta hocayı değiştirmeden, aynı oyun fikrini biraz daha geliştirerek yürüyebilen takım sayısı daha az.

Muşspor’un son dönemde yaptığı, yapmak istediği bu.
Başkan Fatih Cengiz ile teknik direktör Fatih Çardak arasındaki devamlılık, şehrin de giderek daha fazla benimsediği bir futbol düzeni oluşturdu. Aynı teknik aklın üzerine yeni parçalar eklendi.
Sahada da bunun izleri görülüyor. Fatih Çardak’ın takımı, rakibe göre şekil değiştirebilen ama merkezdeki disiplinini kaybetmemeye çalışan bir yapıya sahip. Orta sahada oyunu tutabilen, geçiş anlarında çabuk çıkabilen, hücumda yalnız tek bir oyuncunun ayağına bakmayan bir takım görüntüsü var. İç sahada iyi ve deplasmanlarda yalnız savunup fırsat bekleyen bir Muşspor yok.

Erbaa’da dört gol atan, Soma’da geriye düştükten sonra maçı çevirip 3-1 kazanan bir takım var. Menemen karşısındaki 4-0’lık galibiyet de rakibi kendi oyununa çektiğinde ne kadar etkili olabileceğini gösterdi.

Bir başka önemli taraf, kadronun yalnız birkaç oyuncuya yaslanmaması. Geçen sezondan kalan omurganın yanına eklenen yeni parçalarla birlikte takımın hem tecrübesi hem de alternatif gücü arttı. Bu yüzden Muşspor’un son yıllardaki başarısını yalnız “iyi transfer yaptı” diye açıklamak eksik kalır. Doğru oyuncuyu doğru yapının içine koyabilmek daha önemli.

Bir de şehrin payı var. Farklı sesler aynı sarı-beyazın altında yan yana gelmeye başladı.

Muşspor’un etrafında yavaş yavaş başka bir hava oluştu.

Bi hev re…

Birlikte. Kendi sesiyle, kendi rengiyle. Kürtçesiyle, Türkçesiyle, …
Burada yönetimin ve Fatih başkanın yeri övülesi ve tebrik edilesidir. Tribünlerin yeniden dolması, desteğin büyümesi, Muşspor’un şehir içinden taşıp daha görünür hale gelmesi, taraftarın kendi dilini ve kültürünü tribüne daha doğal biçimde taşıması, sosyal medyada, forma tanıtımında, stadyumda birkaç kelime, birkaç stranla gönül açması…
‘

’Bi hev re ‘’ duygusu biraz da burada oluşuyor.

Stadındaki çalışmalar nedeniyle kardeş şehir Batman’da oynanan Menemen maçı bunun güzel örneklerinden biriydi. Kendi şehrinden uzakta oynuyorsun ama tribünde yalnız değilsin. Bu hafta da Riha’da, Urfalı kardeşlerimizin misafirliğinde 68 Aksaray Belediyespor’u ağırladı ve aynı inatla geri düşmesine rağmen kazandı.

İşte tarftarımızın her deplasmana taşan o şehirlerötesi coşkusu ve inancıyla , bölge futbolunun dayanışmasının en güzel tarafı da burada ortaya çıkıyor. Amed’in, Wan’ın, Batman’ın, Mardin’in,Bitlis’in,Bingöl’ün, Muş’un; şimdi Riha’nın… Farklı liglerde, farklı hedeflerle yürürken birbirinin sesini duyması.
Bir takım yalnız puan toplayarak büyümüyor; şehrinin sesini, dilini, rengini ve kültürünü tribüne ve sahaya taşıdıkça da büyür.
Ama önce futbol. Önce sahada ve yönetimde doğru işler. Sonra tribünüyle, diliyle, kültürüyle.

Çünkü kültürü ve aidiyeti taşımanın en güzel yolu; yönetimde, medyada, sahada,tribünde o formanın hakkını vermek.
Evet Muşspor geçen sezon 1. Lig’in kapısından döndü. Finalde Mardin’e kaybederek. Bu sezon ise aynı kapıya yeniden daha doğru ve güçlü yürüyerek gitmeye çalışıyor. Hayalimiz ve hakkımız biraz da bu: Seneye 1. Lig’de Muşspor’u görmek. Sonrası 2030 aklımızda…

Ve arkasında giderek büyüyen ‘’güzeller içinde bir seni seçtim’’li yakuştesiyle şehir.

Hele bir sahamız tamamlansın.

Bu bêkeys kalışımız geçsin hele…Kurtik’in aslanları yeniden kendi evine, kendi sesine kavuşsun.

Bu yol biraz daha başka yürünür. Geçen yıl kapısından döndüğümüz 1. Lig mi?Rê dirêj e / yol uzun… ama yolunu öğrendik artık.

Muş’u diliyle, kültürüyle, rengiyle,futboluyla bekleyen daha büyük bir sahnesi var.

Evet ‘’Em jî tên’’

Müjdat Güven