Çekdar'ı gönderebilirsiniz ama 'Çekdar' temsiliyetini Amedspor'da mutlaka tutun

Abone Ol

Amedspor'da birçok futbolcu gelip geçicidir. Kalıcı ve esas olan Amedspor'dur. Hiçkimse Amedspor kimliğinin üzerinde değildir. Ancak bazı futbolcular vardır ki; Amedspor'un kimliğini, Amedspor'un temsil ettiği halkın kimliğini yansıtır.

Onlar Amedspor ile güçlenir, Amedspor onlarla güçlenir. Bir kulübün tarihi o kulübün değerlerini yansıtan eski futbolcularıdır, efsaneleridir. Amedspor'da Şehmus Özer öyle bir efsanedir. Deniz Naki öyledir. Mansur Çalar, Abdullah Çetin, Yusuf Yağmur ve birçok futbolcu gibi. Bir kulübün değerleri para ile ölçülemez, değerlendirilemez. Bazı futbolcular vardır onlar için Amedspor bir futbol kulübünden fazlasıdır. Elbetteki onlar da profesyoneldir, elbetteki onların da duyguları vardır. Onların kızgınlıkları, öfkeleri vardır.

Çekdar Orhan da Amedspor'un önemli değerlerinden biridir. 2.5 yıldır Amedspor'a da ciddi katkıları olmuştur. Amedspor'un 2. Lig'den 1. Lig'e çıktığı sezonu hatırlayın. Çekdar'ın ne kadar büyük katkı sağladığını hatırlayacaksınız. 1. Lig'deki ilk sezonu hatırlayın. son 10 maçta oynatılmaya başlandı. O 10 maçın en az 5'nin yıldızı oydu. Her forma verildiğinde elinden gelenin fazlasını yapmaya çalıştı.

Bazen daha fazla forma şansını hakketiniğini düşündüğü için kırıldı, küstü. Ama hep bir kaptandı, krizlerin çözümünde hep en önde o vardı. Taraftarlar kızdığında hep ona gitti, tribünlerde sorun olduğunda herkes onun arkasına sıralandı. Rojava'da çocuklar yaşamını yitirdiğinde sesiz kalmadı. Yaptığı bir hareketle Rojava için çok önemli bir farkındalık yarattı. Herkesin dikkatini o tarafa yönlendirdi.

Amedspor'un bir futbol kulübünden fazlası olduğunu çok net gösterdi. Çekdar o maçtan sonra korkuç bir ceza politikası ile karşı karşıya kaldı. Rojava ile dayanışmak suçmuş gibi bir algı yaratıldı. Herkes özellikle bazı tıro vırolar Çekdar'ı her gün asıp kesti. Amedspor'u Diyarbakırsporlaştırmak isteyenler için Çekdar'ın yaptığı şey bir 'idam' sebebiydi.

Gencecik bir insana karşı yapılan bu mobbing politikası herkesi apolitik bir tutum almaya sevk etti. TFF bu linç güruhundan cesaret alarak Amedspor'a ve Çekdar'a ağır cezalar verdi. Ben o zaman da söyledim şimdi de söylüyorum. Rojava'da tek bir çocuğun bile hayata kalması Amedspor'un yüz tane şampiyonluğundan daha değerlidir.

Amedspor'u getirip sistem kulüpleri gibi sadece futbol ile ilgili dar bir alana sıkıştırırsanız o zaman kusura bakmayın giderek o kitlenizi de kaybedersiniz. Çünkü Amedspor'un kitlesi Amedspor'u sadece bir futbol kulübü olduğu için desteklemiyor. Amedspor'u bir halk takımı olduğu için destekliyor. Amedspor'u toplumsal meselelere duyarlı olduğu için destekliyor. Onun için herkes orada, onun için barış anneleri ellerini açıp dua ediyor, onun için gençler, kadınlar orada. Vanlılar, Bingöllüler, Muşlular, Mardinliler, Zaxolular, Duhoklular, Kobanililer, Paris'te, Frankfurt'a yaşayanlar onun için Amedspor'u destekliyor. Bu değerlere karşı kimse savaş açmamalıdır.

Çekdar'ı veya başka bir Kürt futbolcuyu oynatırsınız oynatmazsınız bu hocanın ve yönetimin taktiridir; ama bir Kürt futbolcuyu asla itibarsızlaştırmaya yönelik bir tutum içerisine giremezsiniz. Geçen sezon da Çekdar'ı isteyen birçok kulüp vardı. Ancak Çekdar olası toplumsal tepkilere karşı hep bir barikat görevi gördü. Bu yüzden Çekdar takımda tutuldu.

Bu sezon da Çekdar 1. Lig'de hangi kulübe giderse en büyük şampiyonluk adaylarından biri odur. Çekdar Süper Lig'de oynayabilir, oynayamaz bu saha içi ve teknik ekibin görüşüdür. Bana sorarsanız şu an mevcut takımda olanların yüzde 90'ı Süper Lig'de oynayacak oyuncular değil.

Ama bir oyuncu ile ayrılırken bile Amedspor'a yakışır bir şekilde ayrılmak gerekiyor. Kürt çocuklarını değersizleştirmeyelim. Onlar zaten uzun yıllardır sistem tarafından hep dışarıda bırakıldı ve değersizleştirildi bir de biz yapmayalım. Kendi çocuklarımıza sadece profesyonel bir futbolcu gözüyle bakmayalım. Bugün Çekdar'ı, Oktay'ı, Mansur'u, Apo'yu, Deniz'i, rahmetli Şehmus'u örnek alan binlerce Kürt çocuğu var. Birçok deplasmanda gelen taraftarların çoğunun üstünde Çekdar forması vardı. Statların çoğunda oynamasa bile en çok tezahüratı Çekdar alıyordu. Bunların tek sebebi emin olun Çekdar'ın oynadığı futbol değil. Çekdar'ın Kürt olması hepimizi gururlandırmıştı. Çünkü içimizden birileri, bizim ismimizle, bizim duygumuzla sahada yer alıyordu. Çekdar sadece bir futbolcu ismi değildir. Çekdar bir temsiliyettir. Bu takımda Kürtlerin temsiliyetinin mutlaka olması lazım. Ulusal yayın kuruluşlarında Kürt çocuklarının isimlerinin okunması ile bazen bir galibiyetten çok daha kıymetlidir. Uzun yıllardır yok sayılan dilimiz, Kürtçe isimlerimizin kamusal alanda yer alması, geniş kitlelere ulaşması ve bir zaman sonra artık herkes tarafından normalleşmesi bile çok kıymetlidir.

Deniz de öyleydi, diğer Kürt çocuklarının hepsi öyleydi. Bugün Akademi'ye bakın o Kürt gençleri var. Onlar bir yere gitmeyecekler. Onlar hep çevremizde çeperimizde olacaklar. Çekdar'ı veya başka bir Kürt futbolcuyu kadroda düşünmüyorsanız bile lütfen kırmayın, özgüven kırımı yaratmayın. Emin olun bu yazdıklarım sadece Çekdar ile ilgili değil; Çekdar şahsında bütün Kürt futbolcular için, Kürt sporcular içindir. Daha bugüne kadar bir kere Çekdar ile oturup bir çay içmişliğimiz yoktur.

Birebir tanışıklığımız da yoktur. Ama daha yolun başındayız. Önerilerimi erkenden yapmış olayım. Gerisine yönetim ve istişare karar verir. Ne karar verirlerse versinler saygı ile karşılayacağız. Ama lütfen incitmeden, kırmadan, dökmeden yapsınlar. Çünkü bir kulübün tarihi asla yöneticilerinden ya da başkanlarından ibaret değildir. Yer yüzündeki bütün kulüplerin tarihlerine bakın.

Hepsinin tarihi efsanevi futbolcuları ile oluşmuştur. Bizim de efsanevi futbolcularımız oldu. Efsanevi futbolcularımız olmaya devam etmelidir. Bu sadece Çekdar ya da başka bir isimle ilgili değildir. Bu, Amedspor'un kendi tarihsel süreci ile ilgilidir. Amedspor'un geçmiş başkanları için de geçerlidir, geçmiş yöneticileri için de geçerlidir, bir gün bile Amedspor'da çalışmış personel ile de ilgilidir.

Amedspor bir değerler takımıdır. Bu değerlerin her birine de çok kıymet vermek gerekiyor. Bazı değerleri para ile satın alamazsınız, satamazsınız. Bu çok önemli bir hassasiyettir. Umarım hepimiz, herkes bu hassasiyetlere uygun davranırız.