Gazete Emek- Rojava'da yaptığı ziyaretlerden bahseden Tülay Hatimoğulları, şunları söyledi:
"Ateşkese uymayan tarafın HTŞ güçleri olduğunu, bizzat muhataplarından dinledik. Kendileri, Halep'te başlayan saldırıların uluslararası ve bölgesel bir komplo olduğunu, asıl amacın da 'Kürt-Arap çatışmasını başlatmak' olduğunu söylüyorlar. SDG, Deyrizor ve Rakka'dan da bu yüzden çekildi. Savaş yorgunu olarak düşmüş bir ülkede daha çok can kaybı olmasını istemiyorlar. Şu an Kürt kentlerinde bulunuyorlar. Bedeli ne olursa olsun Kürt kentlerini sonuna kadar savunacaklarını söylüyorlar.
'TÜRKİYE, BARIŞ ROLÜNÜ OYNAMALI'
Ateşkesin uzatılmasına olumlu yaklaşıyoruz ve bu mutabakata herkesin uymasını istiyoruz. Görüştüğümüz Rojava yönetimi, HTŞ'nin Kürtlere savaş açmasının kimse tarafından desteklenmemesi gerektiğini söylediler. Eğer Suriye'yi Kürtsüzleştirmeyi hedefliyorlarsa herkes büyük yanılır. HTŞ'nin ne askeri, ne istihbarati ne lojistik alanında Türkiye tarafından desteklenmemesi gerektiğini söylüyorlar. Türkiye, barış rolünü oynamalı. Bir çağrı da garantör ülkelere. Görevlerini eksiksiz şekilde yerine getirmeli ve Kuzey Suriye'deki kuşatmanın aşılması için çaba göstermeliler.
Kobani'de, Rakka Tişrin tarafından gelen elektrik, SDG Rakka'dan çekildikten sonra kesildi. Internet kesildi, su kesildi. Bu büyük bir insanlık dramıdır. Kendi yurttaşına bunu reva gören bir yönetim Suriye'yi nasıl yönetebilir? Bu yurttaş size nasıl inansın? Kobani üzerindeki askeri ve insani kuşatmanın kaldırılması gerekiyor. İnsanlarda çok büyük bir teyakkuz hali var. Kadınlar, her zaman olduğu gibi Rojava'da mücadelenin önünü çekiyor. Rakka'da başka halklardan olan kadınlar, SDG yönetimi Rakka'dan çekildiği için çok özgürler. HTŞ yönetiminin saç örgüsüne dahil tahammülü yok. Bunun üzerinden siyaset yapacak kadar kendini aşağı çekmiş bir yapı.
Kürtsüz bir Suriye hedefleniyor. Öleni öldürmek, öldürülmeyeni göç ettirmek istiyorlar. Bu topraklar bize ait olduğu kadar onların da toprakları. Bu topraklar farklı halkların ortak mücadelesiyle demokratik bir zemine mutlaka kavuşacak. Rojava halkını yalnız bırakmayacağız."
Hatimoğulları'nın ardından konuşan Tuncer Bakırhan ise şu mesajlar verdi:
"Çatışma ve savaş isteyenlerin kim olduğunu net şekilde ortaya koyduk.
Kaynak: Birgün