KADIN

Dilan Karaman’ın arkadaşları: Rapor eksik ve yanlış yazılmış

Dilan Karaman’ın arkadaşları Dilan’ın ölümüne dair Dilan Karaman İnceleme Komisyonu’nun hazırladığı rapora dair açıklama yayımladı.

Abone Ol

Gazete Emek - Dilan Karaman Diyarbakır’da 11 Kasım 2025’te intihara sürüklenmiş ve 10 gün hastanede kaldıktan sonra hayatını kaybetmişti. Gazeteci ve aktivistti.

“Dilan Karaman’ın arkadaşları” imzasıyla paylaşılan açıklamada, komisyon raporunda yer alan bazı tespitlerin gerçeği yansıtmadığını ve birçok önemli konunun raporda yer almadığını söyledi.

Mahremiyet ilkesi ihlal edildi"

Açıklamada, raporda yer alan zaman çizelgesinin doğru olmadığını belirten Dilan’ın arkadaşları, olay günü Dilan Karaman’ın kendine kalacak yeni bir ev bulduğunu, kontrat imzaladığını ve saat 14.00’te bir arkadaşına “artık komşuyuz, hayırlı olsun” mesajı attığını ifade etti. İntihar girişiminin yaklaşık 14.50 civarında gerçekleştiğini belirten arkadaşları, Mazlum Toprak’ın ise bu saatten sonra Dilan’ın yanına gittiğini söyledi.

Metinde ayrıca komisyon raporunda yer alan “Dilan’ın intihar girişimi sırasında sağlıkçı bir arkadaşını aradığı ve kimseye söylememesini istediği” bilgisinin doğru olmadığını belirten Dilan’ın arkadaşları, söz konusu sağlıkçı arkadaşın saat 17.22’de Dilan hastanedeyken Mazlum Toprak tarafından aranarak bilgilendirildiğini ifade etti. Arkadaşları, ailesini bilgilendiren kişinin de bu sağlıkçı arkadaş olduğunu belirtti.

Açıklamada komisyonun “Uzun Dönem Psikososyal Arkaplan” bölümünde Dilan Karaman’ın özel hayatına dair ayrıntılı bilgilerin yer almasını da eleştiren arkadaşları, komisyonun bu şekilde mahremiyet ilkesini ihlal ettiğini söyledi. Dilan’ın çocukluk dönemine ve özel yaşamına dair ayrıntıların rapora dahil edilmesinin asıl sorumluların yükünü hafifleten bir çerçeve oluşturduğunu belirtti.

Komisyon raporunun “Yönetsel İlişkiler ve Mobbing İddiaları” bölümüne de değinen Dilan’ın arkadaşları, en az 6–7 tanığın beyanına göre mobbing faili olduğu tespit edilen milletvekili Saliha Aydeniz’in adının raporda gizli tutulduğunu söyledi. Tanık ifadelerine rağmen Aydeniz’in “ciddi bir sorun olmadığı ve mobbing yaşanmadığı” yönünde beyanda bulunduğunu belirten arkadaşları, bunun komisyonu yanıltmak anlamına geldiğini ifade etti.

Açıklamada ayrıca raporda yer alan “Uyuşturucu ve fuhuş çetesine ilişkin iddia” bölümüne de tepki gösterildi. Dilan’ın arkadaşları, yüz yüze görüşme yapılmayan ve mesaj yoluyla iletilen beyanların raporda geniş yer bulmasının politik olarak hatalı olduğunu belirtti ve bunun odağı asıl sorumluların üzerinden aldığını söyledi.

Öte yandan Dilan’ın arkadaşları, komisyon raporunda yer almadığını belirttikleri bazı konulara da dikkat çekti. Buna göre, Dilan Karaman’ın yaklaşık iki yıl önce partide ve DFG’de çalışma yürüten Servet adlı bir erkek tarafından sistematik şiddet ve iftiralara maruz kaldığını söyledi. Bu olayların TJA’ya taşındığını ancak sürecin etkin biçimde işletilmediğini ifade etti.

LGBTİ+fobik iddialar soruşturulmadı

Açıklamada ayrıca, Dilan Karaman yoğun bakımdayken hastane önünde bazı kişilerin “Dilan’ın psikolojik sorunları olduğu ve ortada bir şiddet bulunmadığı” yönünde söylemlerde bulunduğunu belirten arkadaşları, bu durumun da komisyon raporunda yer almadığını söyledi.

Komisyonun oluşum sürecine de değinen Dilan’ın arkadaşları, birçok tanığın talebine rağmen Amed’deki LGBTİ+ örgütlerinin komisyona dahil edilmediğini belirtti. Bu nedenle kurumlar içinde Dilan’ın maruz kaldığını söyledikleri LGBTİ+ fobik şiddet iddialarının soruşturulmadığını ifade etti.

Açıklamanın sonunda Dilan’ın arkadaşları, komisyon raporunun “hakikatin bütünlüklü biçimde ortaya konulması” amacını taşıdığı yönündeki ifadeye rağmen birçok tanık beyanının eksik ya da yanlış ele alındığını belirtti.

Dilan Karaman’ın arkadaşları imzası ile paylaşılan açıklamanın tamamı şöyle:

Bizler Dilan’ın yakın arkadaşları olarak sözlerimize, bahsi geçen komisyonun bir yaptırım gücünün olmadığının ancak yüzleşmeye davet amacıyla hazırlandığının bilincinde olduğumuzu söyleyerek başlamak isteriz. Ancak bu yüzleşmeyi raporun eksik ve hatalı yanlarını tespit ederek yapmamız gerektiğini düşündüğümüzden bu metni kaleme alıyoruz.

1- Mazlum Toprak’ın, Dilan’ın yanına 13:00 gibi gittiği ancak Dilan’ın 16:00 sularında hastaneye kaldırıldığı bilgisi doğru olamaz. Bu saatlerde Dilan kendine kalacak yeni ev bulmuş, kontrat imzalamış, 14:00’da bir arkadaşına “artık komşuyuz, hayırlı olsun” diye mesaj atmıştır. İntihar saati yaklaşık olarak 14:50 civarıdır ve Mazlum Toprak bu saatten sonra Dilan’ın yanına gitmiştir.

2- İntihar girişimi sırasında sağlıkçı olan en yakın arkadaşlarından birini aradığını, intihar ettiğini söylediğini fakat kimseye söylemesini istemediğini dile getirdiği bilgisi de doğru değildir. Bahsi geçen sağlıkçı arkadaşı saat 17:22’de, Dilan hastanede yatarken fail Mazlum Toprak tarafından aranarak bilgilendirilmiştir. Daha sonrasında ailesini bilgilendiren de bu arkadaşı olmuştur. Arama kayıtlarını ve mesajlarını komisyona sunabileceğini beyan etmesine rağmen bu durum raporda gerçek olmayan bir şekilde lanse edilmiştir.

3- Komisyon raporunun “Uzun Dönem Psikososyal Arkaplan” bölümünde arkadaşımızın 18 sene önce uğradığı istismardan bile bahsedilmiş; gittiği psikoloğa, kullandığı ilaçlara kadar bütün özel hayatı afişe edilmiştir. Bunu yaparken komisyon yöntem olarak belirlediği mahremiyetin korunması ilkesini alenen ihlal etmiştir. Erken yaşlardan itibaren ailesine dair ağır sorumluluklar üstlenmek zorunda kaldığı, uğradığı bu istismara ve şiddete dair ailesinin destekleyici mekanizmalar devreye sokmadığı gibi ifadeler kullanılarak aile zan altında bırakılmış ancak bu ifadelerin altı doldurulmadığından asıl sorumlulardan yükü alan bir çerçeveyle sınırlı kalmıştır.

Artık bu beyanların hiçbirine cevap veremeyecek olan arkadaşımızın mahremiyetine dair bu denli ayrıntılı bilgiler sunulması çok sorumsuzca olmakla birlikte asıl faillerin sorumluluğunu azaltıcı bir manipülasyona da dönüşmektedir.

4- Raporun “Yönetsel İlişkiler ve Mobbing İddiaları” bölümünde mobbing faili olduğu en az 6–7 tanıkla tespit edilmiş olan milletvekili Saliha Aydeniz’in ismi, kadınlar hakkında aleni değerlendirme yapmanın ilkesel olarak doğru olmayacağı gerekçesiyle gizli tutulmuştur. Tanıkların birçoğunun beyanına rağmen “ciddi bir sorun olmadığı, mobbing yaşanmadığı” yönünde ifade veren milletvekili Saliha Aydeniz açıkça komisyonu yanıltmaya çalışarak Dilan’ın ölümüne dair sorumluluk almaktan kaçınmıştır. Kadın kurumlarını temsilen oluşturulan bir komisyonun, güç dengelerini elinde tutan mobbing faili bir kadını eleştirmek kadar doğal bir sorumluluğu daha yoktur.

5- Raporda yer alan “Uyuşturucu ve Fuhuş Çetesine İlişkin İddia” bölümünde ise mesaj yoluyla komisyona aktarılan, yüz yüze görüşme bile yapılmayan, adeta bir gizli tanık tarafından verilen ve Dilan’ın hayatıyla ilişkilendirilen beyanların komisyon tarafından itibar görmesi ve raporda özel savaş politikaları bağlamında uzunca yer alması politik açıdan baştan sona hatalıdır ve yine odağı asıl sorumluların üzerinden almaktadır.

Raporda eksik bırakılan, değinilmeyen kısımlar

1- Birden fazla tanığın komisyona verdiği beyanlara rağmen Dilan’ın yaklaşık 2 sene önce partide ve DFG’de çalışma yürüten Servet adlı erkek tarafından uğradığı sistematik şiddet ve iftiralar, komisyon raporunda yer almamıştır. Dilan söz konusu olayları TJA’ya taşımış olmasına rağmen süreç etkin bir şekilde işletilmemiştir. Komisyon raporunda Servet’e ve işletilen/işletilmeyen sürece dair hiçbir bilgi verilmeyerek bu sürecin Dilan’ın intihara sürüklenmesi üzerindeki etkisi tamamen görünmez hale getirilmiştir.

2- Dilan’ın intiharının ardından yoğun bakımda yattığı süreçte hastane önüne gelerek ailesinden ve yakınlarından kimliğini gizleyen ve diğer erkek danışmanları kenara çekerek “Dilan’ın psikolojik sorunları olduğunu, aslında ortada bir şiddet olmadığını” anlatan fail Mazlum Toprak’ın halası Naşide Toprak’ın, bu manipülasyonlarına yönelik hiçbir tespit ya da soruşturma da komisyon raporunda yer almamaktadır. TJA’da örgütlü olan eski Silvan belediye eşbaşkanı Naşide Toprak’ın, fail yeğenini alenen aklama çabasına raporda yer dahi verilmemesi, parti içerisindeki güç dengelerinin bu soruşturmanın tarafsız ve ilkesel bir şekilde yürütülmesini engellediğini kanıtlar niteliktedir.

3- Komisyonun kurulduğu ilk günden itibaren komisyonu oluşturan kurumların arasında mutlaka bir LGBTI+ örgütünün de olması gerektiği birçok tanık tarafından talep edilmiştir. Amed’deki LGBTI+ örgütlerinden komisyona yer almak için talepte bulunulmasına ve ısrar edilmesine rağmen bu örgütlerin sürece dahil edilmemesi, “Dilan’ın söz konusu kimliksel aidiyetlerini yaşamı boyunca dar bir çevre dışında paylaşmama yönünde açık bir irade gösterdiği” ifadesi de kullanılarak Dilan’ın kurumlar içindeki bazı kişiler tarafından maruz bırakıldığı LGBTI+ fobik şiddet iddialarının soruşturulmamasına sebep olmuştur.

Sonuç olarak

Komisyon raporunun ilk cümlelerinde dile getirilen “bu rapor, hakikatin bütünlüklü bir şekilde dile getirilmesini amaçlıyor” ifadesine rağmen tanıkların birçok beyanı eksik ya da yanlış ele alınmış ve bu şekilde kamuoyu ile paylaşılmıştır. Yönteme dair kendi ilkeleriyle çok kez çelişen bu rapor, yazılma amacına da hizmet etmemiştir.

Kaynak: Bianet