Sevmek, hayatın bize sunduğu en büyük hediye olduğu kadar, o sevgiyi fiziksel bir yokluğa devretmek de insanın omuzlarına binen en ağır yüktür. Sevilen birinin gidişi, sadece bir insanın dünyadan ayrılması değil; paylaşılan bir dilin, biriken hatıraların ve geleceğe dair kurulan hayallerin de sessizliğe bürünmesidir. Bu üzüntü, her insanın içinde farklı bir yankı bulur.
Bundan tam altı ay öncesine dair haberlerde görebileceğimiz tüm dünyevi acı olaylara karşı, erdemli bir insan yaşamını kendisine yol gören her insan gibi bende dünyada yaşanan acı olaylara ve gelişmelere karşı üzüntümü dile getirerek, acıyı yaşarken şahit olduğum her canlının acısını bir dakika olsun içimde yaşayarak, böylelikle her canlının acısını kendime pay edinirdim. Maalesef altı ay önce Annemi, Babamı ve Abimi elem bir trafik kazası sonucunda kaybettiğimde acının insanın yüreğini nasıl yaktığını, nasıl paramparça ettiğini bizzat yaşadım. Şunu anladım ki acı kişinin yüreğinde yanmadığı sürece ve hissedilmediği sürece insan bir başka canlının içindeki ateşin ne türden yandığını anlayamaz, hissedemez ve bunu tanımlayamaz.
Ailemin trafik kazası geçirdiğinin haberini telefonda ilk öğrendiğimde boğazım bir an kuruyarak düğümlendi, kalbim daraldı ve bacaklarım takatsiz bir hâlde kendimi derin bir boşlukta buldum. Gerçi bu duyguyu sık sık halen yaşıyorum. Çünkü her uyandığımda gözlerim daha açılmadan yaşananların bir kâbus olması umuduyla, gerçek olmaması için o kadar çok dua ediyorum ki maalesef gerçeklik beni eninde sonunda uykudan ürperterek uyandırıyor. Dedim ya kaybetme duygusunu yaşamayan kimse bunu hissedemez. Sevdiklerini kaybetmenin ne demek olduğunu, ancak sevdiklerimizi kaybedince anlarız. Elbette ki ölüm, inancımız gereği inkâr edilemez bir gerçektir. Fakat ölümü hep hasta yatağında olan bir insana veya yaşlı bireylere indirgeyerek beynimizde kodlamışızdır. Maalesef ailem ile beraber yarınlara heyecanla planlar kurarken, tabiatın kaçınılmaz gerçeği olan ölüm üzerimize çığ gibi düştü. Ve ölüm tüm hayallerimizi öldürdü. Şunu anladım ki ölen bir insan bir kerede ölür ama geride kalan sevdikleri ölümü her anında yaşar.
Aileme karşı, aile ilişkilerimizde çok farklıydık. Rahmetli Annem, Babam ve Abim ile sevginin ve saygının değeri göğüs kafesimizde hiç bitmeyecek bir ölçüye eşdeğerdi. Sevdiklerim ile beraber geçirdiğim hatıralar her zaman güzel kalacak. Çünkü bizim hiçbir zaman dünyevi problemler için ailevi ilişkilerimiz zarar görmedi. Çünkü özünde sevginin, saygının ve merhametin bir arada bütünleştiği manevî bağlara sahip bir aile ilişkisi evimizde hâkimdi. Bu yüzden aile çatısı altında birbirimize olan bu bağlılığımız, bir türlü kabullenemediği için her geçen gün bu acı yüreklerimizde daha derin bir ateşe dönüşmesine sebep oluyor.
İlk başlarda bu acı, evin içinde asılı kalan bir sessizlik gibidir. Eliniz telefona gider ama arayamazsınız; kapının çalmasını beklersiniz ama gelen olmaz. Birlikte oturulan bir masada o boş kalan sandalye, sadece fiziksel bir boşluk değil, kalbinizin bir köşesinin artık kimsesiz kalmasıdır. Dünya dönmeye devam eder, insanlar gülmeye, trafik akmaya ve güneş doğmaya devam eder. Ancak yas tutan bir kalp için zaman o malum anda durmuştur. "Zaman her şeyin ilacıdır" sözü, bazen teselli etmekten çok, eksikliğin alışkanlığa dönüşme sürecini anlatır. Acı azalmaz, sadece siz o acıyla yaşamayı, onu bir yerlere sığdırmayı öğrenirsiniz.
Biliyorum ki bu bayramda benim gibi yüreği burkuk ve hüzünlü yüz binlerce insan var. Yaşanan savaşlarda, doğal afetlerde, depremlerde, hastalıklarda, kazalarda ve birçok nedenlerden kaynaklı insanların kolu kanadı olan ailesini, sevdiklerini yitirmiş milyonlarca insan var. Maalesef bizler için bu bayram eksik ve yarım bir bayram olarak yaşanacak. Diğer bir tarafta bugün yaşadığımız coğrafyada insanlar güne bayram heyecanı ve mutluluğu ile uyanarak hemen yollara koyulurlar, sevdikleri ile beraber mutlu bir bayram geçirme arzusu içine giren insanların aileleri ve tüm sevdikleri ile beraber mutlu, huzurlu bir bayram geçirmelerini en içten samimi dileklerimle diliyorum. Lütfen sevdiklerinizin ve ailelerinizin bu bayramda daha çok kıymetini bilerek yaşayın. Çünkü sevdiklerinizi yitirdiğinizde geriye bir onlarla geçirdiğiniz güzel zamanlar hatıralarda kalıyor...
Bayramlar normalde neşe ve kavuşma günleridir; ancak dünyanın dört bir yanında devam eden savaşlar, bu kutlamaların üzerine ağır bir gölge düşürüyor. Sevdiklerini kaybeden, evinden uzak kalan veya sofrasındaki boş sandalyeye bakarak bu günü geçirenler için "bayram" kelimesi çok farklı bir anlam taşıyor. Umuyor ve diliyorum bugün dünyada ve özellikle Ortadoğu'da kötü adamların eliyle yaşatılan savaşların, daha fazla insanın canını yakmadan son bulur. Çünkü savaş ile geçirilen her an daha çok insanların öldüğünü ve daha çok ailenin yıkılarak parçalandığını görüyoruz.
Bu bayram sevdikleriniz ile beraber geçireceğiniz sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir bayram olması dileğiyle.