Gurkêl’in Mirası – 2

Abone Ol

Bir önceki yazıda Gurkêl’in tarihsel coğrafyası hakkında bilgi vermiş, Gurkêl Kalesi ve coğrafyasının geçtiği ilk yazılı belgelerden bahsetmiştim. Kısaca hatırlatırsam, Gurkêl ilk olarak Ortaçağ’ın önemli tarihsel coğrafyacılarından Yakut el-Hemavî’nin 1223/24’te kaleme aldığı Mûcemû’l Bûldân isimli eserinde geçer. Yakut el-Hemavî, 803 yıl önce kaleme aldığı eserinde Buhtilerin en büyük kalesinin Gurkêl olduğunu yazmıştır. [1] Daha sonrasında ise Osmanlı arşivlerinde Gurkêl’in izini sürmüş ve 1540 yılının idari taksimatında Gurkêl Mirliğinin Diyarbekir Beylerbeyliği’ne bağlı 11 ocaktan birisi olduğunu belirtmiştim. [2] Bu yazıda ise GurkêlMirliği’nin 1540 yılı sonrasındaki durumunu irdeleyeceğim.

Ortaçağ Kürt Mirliklerinin yapılan anlaşma gereği, Osmanlı Devleti’nin Safevî İran’ına karşı Osmanlı Merkezî Ordusu ile birlikte Doğu Seferleri’ne katıldığı onlarca akademik kitap, master tezi, doktora tezi veya makaleyle çalışılmış durumda.Ancak Kürt Mirliklerinin aynı zamanda Osmanlı Ordusunun Batıya yaptığı seferlerde de etkin rol aldıklarını arşiv belgelerinde görüyoruz. Örnek verirsem; 16.yüzyılda Kıbrıs’ın Osmanlılar tarafından alınma sürecinde Kürt Mirliklerindendestek istenmiştir.[3] Diyarbekir Beylerbeyliği’ne 1571’de gönderilen bir hükümde Diyarbekir’e tabi Ekrad(Kürt) ümerasının daha önce Kıbrıs için destek gönderdiğinden bahsedip şimdi de Girit’e yapılacak sefer için Trablus İskelesi’ne asker göndermeleri talep edilmiştir. [4] Bu emirden yaklaşık altı ay sonra, emrin gerekleri yerine getirilmediği için daha sert bir ifadeyle yeni bir hüküm gönderilmişti. Eğer bu istek yerine getirilmezse yaptırım olacağı da yazılıdır. [5] Tam da bu emirden altı ay sonra karşımıza Gurkêl ile ilgili ilginç bir bilgi çıkar. Bundan altı ay sonra Diyarbekir’e tabi Kürdistan’dan Körkil( yani Gurgil/Gurkêl /MR) ülkesinden Ahmed’in, Donanma-i Hümayûn (yani Deniz Kuvvetleri /MR) için istenen piyade ve tüfekçileri göndermeyen Sülolitaifesinin elebaşlarının yakalanarak cezalandırılması emredilmiştir. [6]

Bu örnekte Girit’e yapılacak sefer için asker göndermeyenGurkêle bağlı bir taife olsa da Şerefname’de yazıldığı gibi Safevilere/İran’a karşı yapılan bir seferde savaşa bizzat katılıp savaşta ölen Gurkêl miri de vardır. Şerefname’ye göre Gurkêl’in 8.miri İbrahim, kuvvetleri ile birlikte Osmanlı Ordusu saflarında, Safevi Şahı Şah Tahmasp’ın ordusu ile Erciş Kalesi’nde savaşırken öldürüldü. Mir İbrahim ile birlikte savaşan adamları ve kardeşinin oğlu da Safevi Şahı Tahmasp’ın emriyle derileri yüzülürek öldürüldüler. [7]

Osmanlı arşivlerinde Kıbrıs ve Girit’in alınması için GurkêlMirliği dışında da birçok Kürt Mirliğinden asker talebi olduğu yazılıdır. Ayrıca sadece Kıbrıs ve Girit için değil Osmanlı’nın Batıya doğru yaptığı birçok sefer ve savaşta farklı Kürt Mirliklerinden asker istediğini görüyoruz. Örneğin; 1695 yılındaki Avusturya Seferi’nde Osmanlı Merkezî Ordusu’na Mihranî Mirliği’nden, Palu Mirliği’nden, Eğil (Gêl) ve TercilMirliğinden Kürt kuvvetler de bulunuyordu. [8] Hatta bu sefere asker göndermeyen Çapakçur Mirliği cezalandırılır ve Çapakçur Mirliğinin sahip olduğu topraklar daha sonradan Palu Mirliğine dahil edilir. [9]

Buna benzer pek çok olayı ve arşivsel kaydı yazıyı uzatmamak için geçiyorum. Bir sonraki yazıda Gurkêl’in izini arşivlerde ve Ortaçağ kaynaklarında sürmeye devam edeceğim. Yazıyı bir Avusturya atasözü ile bitirmek istiyorum: “ Tarih sürekli öğretiyor ama ne yazık ki çok öğrenci bulamıyor.”

Dipnotlar:

[1] : Mü’cemü’l Büldân, Yakut el-Hemavî, cilt III, sayfa 158

[2] : Tarihsel Değişim Sürecinde Tunceli, Bilal Aksoy, Ekim 1985, Sayfa 184

[3] : Sultan ve Mir: Osmanlı-Kürt İlişkilerine Giriş, İbrahim Özcoşar, Mardin Artuklu Üniversitesi Tarih Bölümü

[4] [5] ve [6] :12 Numaralı Mühimme Defteri, 71 Noluhüküm. Aktaran: Sultan ve Mir: Osmanlı-Kürt İlişkilerine Giriş, İbrahim Özcoşar, Mardin Artuklu Üniversitesi Tarih Bölümü

[7] : Şerefname, Şerefhan, Deng Yayınları, 3.baskı, 2006, İstanbul

[8[ ve [9] : Osmanlı İdarî Sistemi İçerisinde Palu Hükümeti, Murat Alanoğlu, 2017.