Bugün Bitlis’in sokaklarında, köylerinde halkın feryadı arşa çıkarken; elinde kalem tuttuğunu sanan ama o kalemi bürokratların makam odalarında ihale dosyalarına imza atmak için kullanan bir güruh türedi. Kendine "gazeteci" süsü veren bu dalkavuklar, aslında zihniyet olarak eleştirdiğimiz o ruhsuz pozitivist bilimciliğin sahadaki en pespaye yansımalarıdır.
Pozitivizm denen o "bilimcilik" putu, dünyayı nasıl sadece ölçülebilir bir madde, insanı ise ruhsuz bir makine dişlisi olarak görüyorsa; bu sahte gazeteciler de halkı sadece seçim zamanı sayılacak bir "istatistik", bir "oy deposu" olarak görürler. Onlar için köylünün aylardır kesik olan elektriği, bozuk yolu veya hastane kapısındaki çilesi bir "hakikat" değildir; çünkü bu dertler onların cüzdanlarını kabartacak, bürokrat abileriyle kurdukları kirli sofraların tadını kaçıracak cinsten değildir.
Bu pozitivist kafa, "Ben sadece gördüğüme, ölçtüğüme inanırım" derken aslında vicdanını rafa kaldırmıştır. Halkın acısı cetvelle ölçülmez, sömürünün boyutu laboratuvarda test edilmez! Ama bu "gazeteci" kılıklı şarlatanlar, bürokrasinin gölgesinde serinlerken halkın gerçek sorularını sormayı "irrasyonel" veya "siyaset dışı" bulurlar. Onların dini paradır, peygamberleri ise kendilerine kırıntı atan güç sahipleridir.
Halkçı geçinen ama halkın sorularından kaçan bu sahtekarlara sesleniyoruz: Sizin o "bilimsel" kılıflı tarafsızlık yalanlarınız, bürokrasiyle kurduğunuz o al-gülüm ver-gülüm tezgahınız yerin dibine batsın! Gazetecilik, güç sahibinin tozunu almak değil, o gücün altında ezilenin sesi olmaktır. Pozitivizmin soğuk ve ruhsuz laboratuvarlarında halkın iradesini boğmaya çalışanlarla, Bitlis’in köylerindeki mağduriyeti görmezden gelip makam odalarında takla atanlar aynı karanlık zihniyetin çocuklarıdır.
Hakikat, sizin o steril odalarınızda değil; Üstyayla’nın çamurlu yolunda, elektriği kesik evin karanlığındadır. O karanlığı aydınlatacak olan da sizin dalkavuk kalemleriniz değil, halkın özgürlük ve adalet bilincidir. Maskeleriniz elbet düşecek, o sığındığınız gölgeler sizi kurtarmaya yetmeyecek!