Keçiörengücü'nün, deyim yerindeyse keçi gibi inatçı yapısını burada vurgulamak gerekiyor; bu ifade kimseyi rahatsız etmeden, sadece sahadaki dirençlerini anlatmak amacıyla kullanılabilir. Erzurumspor ve Erokspor'un zirve yarışındaki teşvik edici motivasyonları da hesaba katıldığında, Keçiörengücü'nün çetin bir ceviz haline gelme ihtimali oldukça yüksek.
Ligin bu aşamasında puan cetvelinde Erzurumspor'un liderliği, Erokspor'un yakın takibi ve Amedspor'un üçüncü sıradaki konumu, her maçın ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.
Amedspor, Vanspor maçındaki güçlü merkez anlayışını oyunun tercih edilen sistemi haline getirip bunu içselleştirirse, maçın inisiyatifini ve alan hakimiyetini ele geçirme ihtimali hiç uzak bir hedef olmaz. Oyunun gerisini bir bütün olarak, sadece defans hattı şeklinde değil, orta saha ile birlikte tek bir blok gibi tasarlayıp öyle davranırsak, hem büyük bir sorunu çözmüş hem de maçın talebini ve kaderini belirlemiş oluruz.
Vanspor maçı hariç, Amedspor'un oynadığı pek çok karşılaşmada beni endişelendiren ve umutsuzluğa iten en önemli unsur, oyunun gerisine dair net bir sistem ve fikrin olmamasıydı. Bilindiği üzere, ‘’hücum size maç kazandırır ama defans sizi şampiyon yapar.’’
Buradaki defans vurgusu, orta saha ile birlikte takım savunmasının genel ifadesini kapsar. Benim oyunun gerisi olarak tanımladığım bu organizasyon ve eylemler dizisi, mutlak surette tıkır tıkır işleyen bir sistematiğe sahip olmalıdır. Oyunun gerisinde büyük sorunlar yaşamayan takımlar, oyunun ilerisinde de büyük sorunlar yaşamaz.
Bu, oyunun ilerisini organize etmeyeceğimiz ya da buradaki iş ve işlevleri doğaçlamaya terk edeceğimiz anlamına gelmez. Oyunun ilerisi için Traore'den başlayan hat, belirlenmiş görevler ve pozisyon içindeki roller itibarıyla mutlaka Dia Saba, Hasani, Dimitrov ve Diagne'yi kapsayıp içermek zorunda.
Bu organizasyon ve hat içinde yukarıda adı geçen bütün oyuncuların hem görevleri hem de görevi ifa ederken rolleri mutlaka çok belirgin şekilde bilinir hale getirilmelidir.Takımı ilerde daha fazla tutmak, yani takımın ilerde hem top tutmasını sağlamak ve dolayısıyla oyunun ilerisinde daha fazla zaman geçirmesini temin etmek için ilk şart, Traore'nin Dia Saba ve Hasani'ye çok yakın yerde konumlanmasıdır.
Bunun pratik anlamı şudur: Traore defanstan çıkan ilk toplar için birinci bölgeye gelmemelidir. Savunma bir şekilde başka alternatifler üreterek, topu Traore ile istediği yerde ve istediği şekilde buluşturmalıdır.
Başka bir yazıda da belirttiğim gibi, top kenarlara taşındığında Diagne kaleci üstüne yürümek yerine, kaleciden uzaklaşarak penaltı noktası istikametinde geriye doğru koşmalı ve diğer öne, arka ve merkez direklere koşu yapan oyunculara alan açmalıdır. Diagne geriye doğru hareketlendiğinde onu marke eden rakip defans oyuncuları da onunla birlikte geriye gelmek zorunda kalır.
Bu hareket bile, kesilecek olan ortalar da ya da duran top organizasyonunda rakibin defans dengesini ciddi biçimde zaafa uğratır ve defansların dengesini bozar. Bilindiği üzere, çağdaş futbolda hücum girişiminin birincil amacı, yerleşik rakip defansın dengesini bozmak üzerine kuruludur. Bu prensibi Keçiören deplasmanında da uygulayabilirsek, galibiyet yolunda önemli bir adım atmış oluruz.