GÜNDEM

Koçyiğit’ten Meclis Başkanına çağrı: Demokratik çözüm için adım atılmalı

Meclis kürsüsünden konuşan Gülistan Kılıç Koçyiğit, Rojava’ya dönük saldırıları, gözaltılardaki hak ihlallerini ve kapalı tutulan sınır kapılarını eleştirerek sürecin hızlandırılması çağrısı yaptı.

Abone Ol

Gazete Emek- DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında Rojava’daki gelişmeler, gözaltılarda yaşanan hak ihlalleri ve HTŞ ile SDG arasında imzalanan entegrasyon anlaşmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Koçyiğit, beyin kanaması geçiren Diyar Koç’un siyasi ve kolluk baskısıyla hastaneden taburcu edilip cezaevine sevk edildiğini, sevk sürecinde darp, işkence, sağlık hakkı ihlali ve bir hemşire tarafından ırkçı tehditlere maruz kaldığını belirterek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.
Koçyiğit, 1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü’nde milyonların Rojava’ya sahip çıktığını belirterek, bunun Kürt halkının inkâr ve statüsüzlüğüne karşı güçlü bir itiraz olduğunu söyledi.
Toplantıda, Rojava eylemleri sırasında yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken Koçyiğit, gözaltında darp edilerek beyin kanaması geçiren Diyar Koç’un durumuna değindi. Koç’un hayati tehlikesinin sürdüğünü vurgulayan Koçyiğit, sorumlular hakkında etkin bir soruşturma yürütülmediğini belirtti. "Diyar Koç’a atfedilen bayrak indirme iddiası soruşturma dosyasında da yok" diyen Koçyiğit, hedef göstermelerin sürdüğünü ifade etti.
'Koç refakat etmesi gereken hemşire tarafından da tehdit edildi'
Koç’un Etlik Şehir Hastanesi’nden Sincan Cezaevi’ne sevk sırasında bir hemşire tarafından tehdit edildiğini aktaran Gülistan Kılıç Koçyiğit, "Ne demiş bu ırkçı, faşist, Kürt düşmanı hemşire? ‘Bunu bana teslim edin gidin, gerekeni yaparım. Biz bunları sarı torbalarla teslim alıyorduk. Doğuda da görev yaptım. Eşim polis.’ Evet, hiçbir suçu olmayan, hiçbir günahı olmayan, masum bir genç darp edildi. Ölümle burun buruna getirildi. Yetmedi ona refakat etmesi gereken hemşire tarafından da tehdit edildi. Diyar Koç’u darp eden polisler hakkında bir işlem başlatıldı mı? Diyar Koç hala yaşam mücadelesi veriyor. Peki onu darp eden polislere ne oldu? Kolluğa ne oldu? Hepsi yakında herhalde ödüllendirilir. Çünkü bu ülkede muhalife karşı, Kürt’e karşı, kadına karşı işlenen suçların cezası yoktur. Zamanında Hrant Dink’i katledenlere nasıl tatil edildiyse, onunla fotoğraf çekildiyse işte bu ülkenin hakikati budur” dedi.
Koçyiğit, son günlerde 550 kişinin gözaltına alındığını, en az 80 kişinin tutuklandığını belirterek, “Katliam olmasın, çocuklar ölmesin diye sokağa çıkan insanlar kriminalize ediliyor” dedi.
Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması çağrısını yineleyen Koçyiğit, yardımların Kobani’ye ulaşmasının önünde hiçbir engel olmadığını vurguladı.
'Bu anlaşma bir bitiş değil'
HTŞ ile SDG arasında imzalanan anlaşmayı olumlu karşıladıklarını söyleyen Koçyiğit, "Bu anlaşma bir bitiş değil, demokratik bir Suriye için başlangıçtır. Asıl önemli olan anlaşmanın pratikte hayata geçirilmesidir” dedi.
Kürtler başta olmak üzere tüm halkların ve inançların güvence altına alındığı bir Suriye için sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.
‘Bu hafta Meclis başkanından çağrı bekliyoruz’
Koçyiğit, toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Meclis’te kurulması beklenen komisyonun rapor hazırlık sürecine ilişkin bu hafta Meclis Başkanı’ndan çağrı beklediklerini belirterek, barışa ilişkin yasal düzenlemelerin gecikmeden çıkarılması gerektiğini söyledi. Koçyiğit, Erdoğan’dan randevu alınıp alınmadığına ilişkin soruya ise şöyle yanıt verdi:
"Heyetimiz henüz bir randevu talebinde bulunmadı. Belki bu hafta ya da gelecek hafta içerisinde bir görüşme mümkün olabilir. Evet geçen hafta açısından komisyonunun rapor yazım ekibinin toplanması beklentimiz vardı. Ancak bu konuda biliyorsunuz çağrıcı olan Meclis başkanının bizzat kendisi böyle bir çağrı yapmadı. Bu hafta içerisinde bir çağrı bekliyoruz. Bu rapor yazım ekibinin bizzat bir an önce bu raporu tamamlaması ve genel kurula sevk etmesi gerekiyor. Barış yasalarının, süreç yasalarının da ivedilikle çıkması gerekiyor. Onlarca defa söyledik. Süreci sekteye uğratacak, süreç yavaşlatacak ve süreç yavaşladıkça da aslında başka yönelimlere maruz kalabilecek bir yaklaşımdan herkesin imtina etmesi gerekiyor. O anlamıyla burada bir hıza ihtiyaç olduğunu, hızlanmaya ihtiyaç olduğunu bir kez daha altını çizerek Meclis başkanına çağrı yapıyoruz; “Kendisini de arayarak bizzat kendisine de ifade edeceğiz"

Kaynak: Evrensel