☰
✕

Kürt sorununun çözümü konuşulmalı ve Kürt sorunu çözülmelidir

Abone Ol

Kürt halkı 100 yıldır Ulus olarak var olmaya çalışıyor. Kürt sorununun çözümsüzlüğünden, Kürt halkının Ulus olarak kabul edilmemesinden kaynaklı olarak Kürt halkı ve Türkiye büyük zor süreçler yaşamıştır günümüze kadar. Kürt halkının Ulus olarak var olmasından kaynaklı ulusal mücadele Türkiye için sürekli bir güvenlik sorunu olarak görülmüştür. Kürt halkının Ulus olarak var olması sanki Türkiye halkının Türk halkının sonunuymuş gibi bir algı oluşmuş durumda. Kürt halkı 1923'ten önce Ulus olarak varma gibi bir sorun yaşamıyordu. Kimliksel ve kültürel bir sorun yaşamıyordu. Ancak cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Kürtler bir kimliksel kültürel asimilasyon kıskacına alındılar. Kürtler de doğal olarak tabii ki bu inkar siyasetine karşı bir mücadele içerisinde olmuşlardır haklı olarak.

Bir halkın bir toplumun herhangi bir saldırıya ya da başka maruz kalması durumunda kendisini savunması doğal olarak meşru bir haktır hiç kimse bu hakkı kullanmayı bir güvenlik sorunu olarak göremez. Bir halkın kendi ana yurdunda Ulus olarak var olması herhangi bir devlet içinde ya da başka bir halk için bir güvenlik sorun olarak görülemez. Çin'in Tibet, Uygur, Türkistan bölgelerinde yaşayan Uygurluların, Tibetlerin, Türkistanlıların Ulus olarak var olmaları Çin halkı için bir güvenlik sorunu olarak görülmüyor peki bu durumda Türkiye'deki Kürtlerin Ulus olarak var olmaları neden Türk halkı için güvenlik sorunu olarak görülüyor? Orta Asya'da ki Türkler için her türlü ulusal haklı isteyen Türkiye'deki Türkler neden Kürtler için bu hakkı istemiyorlar acaba? Türkiye'de kurtuluş Savaşı'nda Uygurlar Tibetliler mi geldiler Anadolu'daki Türklerle bitlikte kurtuluş savaşı'na katıldılar, yoksa Kürtler mi katıldılar? Kürt halkı Türkiye'de asli kurucu unsurdur, evin sahibidir dolayısıyla kendi ulusal kimliği ile kültürü ile dili ile var olma ve yaşama hakkına sahiptir.

Hiç kimsenin Kürt halkının doğuştan sahip olduğu doğal ulusal hakları kürt halkına bir lütufmuş gibi verme gibi bir hakka değildir. Uluslar Milletler doğuştan ulusal ve milli haklara sahiptirler. Birleşmiş Milletler ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkı gereği Kürtler istedikleri gibi kendi kaderlerini tayin etme hakkına da sahipler. Son bir yıldır sürekli çerçeve yasa tartışılıyor yeni çıkarılacak yasalar tartışılıyor sürekli silahsızlanmadan söz ediliyor. Tamam silahlanma olmalı şiddet bitmeli barış olmalı ancak bütün bunlar Kürt sorununun çözümüyle ile gerçekleşecek şeylerdir. Kürt halkının 103 yıldır inkar edilen ulusal haklarının iadesi ile gerçekleşecek olan şeylerdir bu konuda gerçekçi olmak gerekiyor. Şu gerçeği bilmekte fayda vardır, Türkiye'de Kürt sorunu çözülmediği sürece barış gelişmez huzur olmaz. Demokratik olmayan koşullarda şiddet sürekli sokaklarda boy gösterir. Türkiye'de hükümet ve devlet yöneticileri hiç Kürt sorununun çözümünden bahsetmiyorlar hiç Kürt halkının ulusal kimliğinden dilinden kültüründen bahsetmiyorlar.

Oysaki Türkiye'de acilen çözülmesi gereken sorun Kürt sorunudur. Türkiye'de bazı milliyetçi çevreler Suriye'de yaşayan 5-10 bin Türkmen için ana dilde eğitim ve siyasette eşit temsiliyet istiyorlar ama Türkiye'deki 30 milyon Kürt halkını Türkleştirmeye çalışıyorlar. Bir insanın başka bir insanı kardeş olarak görmesi onu kendisine benzetmek istemesiyle olmaz kardeşlik karşıdaki insanın kimliğini varlığını kabul etmekle olur. Türkiye'de Kürtleri kardeş olarak gören Türkler Kürtlerin ulusal varlığını kabul etmiyorlar. Kürtlerin Türkleşmesini istiyorlar, bu durumda nasıl bir kardeşlik olacak, neye göre kardeşlik olacak? Türkiye'de Kürtler Türkiye'nin asli kurucu unsurları olarak görülmüyorlar. Sanki Türkiye kurulduktan 30 yıl sonra Kürtler başka yerlerden Türkiye'ye misafir olarak göçmen olarak gelmişler gibi yaklaşılıyor. Kürtlerin Türkiyenin ekmeğini yedikleri ve Türkiye'ye kötülük yaptıkları düşünülüyor. Oysa ki Kürtler binlerce yıldır kendi anayurtlarında yaşıyorlar ve kendi ekmeklerini yiyorlar. Ayrıca Kürtlerin Türkiye'ye ye büyük emekleri geçti. Türkiye'nin imarı yüzde atmış oranında Kürtlerin emeğiyle gerçekleşti, gerçekleşiyor. Bir ulusun varlığı başka bir ulusun yokluğu olamaz. Kürt halkının Ulus olarak var olması neden Türk halkının ulusal varlığını tehlikeye koysun. 1923'ten önce Türk halkı yok muydu? Vardı. Türk halkının millet olarak var olması Kürt halkının ulus olarak asimile edilmesiyle mi olacak? Bir halkın asimile edilmesi uluslararası kanunlar gereği suç değil midir? Türkiye'deki akıl, dünyanın her yerindeki Türkler için her türlü hakkı istiyorlar ama Kürtlere gelince, Kürtlerin hiçbir ulusal hakları olmasın diyorlar.


Kürtler Kürtçe konuşsalar, anadilde eğitim isteseler, burası Türkiye'de siz Türkiye'de yaşıyorsunuz diyorlar. Peki Kürtlerin ülkesi neresi? 1992'ye kadar Kürt adında bir millet yoktur deniyordu. 1992'den sonra da artık Kürt yoktur diyemez hale geldiler. Son yıllarda da Kürtler Farsi, oldular. Kürtler Ermeni ve Türk karışımı oldular. Kürtler, Ermeni, Arap, Farsi karışımı oldular. Kürtler Hindistanlı oldular. Kürtler Belucistanlı oldular ama Kürtler bir türlü Kürt olamadılar. Kürtler Türkiye'de her şey olabiliyorlar doğru ama Kürtler bir türlü Kürt olamıyorlar. Bazıları Türklerle Kürtler arasında bir sorun yoktur diyorlar. Kürt sorunu Kürt halkının ulus olarak var olmak sorunudur, Türklerle Kürtlerin anlaşıp anlaşamama, birbirini sevip sevmeme sorunu değildir. Türkiye'de demokrasi kültürü olmadığı için Türkiye halkı ulusal sorunun ne olduğunu bilmiyor. Kürt sorununun çözümü Türkiye'nin demokratikleşmesidir. Türkiye'nin demokratikleşmesi demek Türkiye'de halkın, herkesin demokratik kültür ve bilince sahip olmasıdır. Demokratik bilince sahip olmayan bir halk özgür olamaz. Özgür olmak demokratik bilince sahip olmakla ilgilidir. Bu makalede yazdıklarımın hepsi Türkiye'nin gerçekleridir. Gerçeklerle artık yüzleşmek gerekiyor. Türkiye Kürtlerin ana yurdu Kürtlerin ülkesidir Kürtler kendi ülkelerinde kendi anayurtlarında kendi ulusal kimlikleriyle yaşama hakkına sahipler herkesin bu gerçekliği kabul etmesi gerekiyor


Kemal Söbe