GÜNDEM

Mızraklı’dan Demirtaş’ın tahliyesi ve siyasete dönüşü açıklaması

Selçuk Mızraklı, Selahattin Demirtaş’ın tahliye tarihi için “Milyon dolarlık soru” yanıtını verirken, aktif siyasete dönüşüyle ilgili “Bu tür şeylerin vekâleten nakli söz konusu değildir” dedi.

Abone Ol

Gazete Emek- Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, "Demirtaş ne zaman serbest bırakılır?" sorusuna "Milyon dolarlık soru gibi" yanıtını vererek devamında, "Türkiye’de bunu bilebilecek kim var derseniz, belki bir kişi üzerine hepimiz spekülasyon yapabiliriz. Ama onun ötesinde kimsenin bilebilmesi, yorumlayabilmesi mümkün değil" ifadelerini kaydetti.

Yaklaşık yedi sene boyunca cezaevinde tutulan ve 8 Eylül'de tahliye edilen Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, Medyascope’tan Ferit Aslan'a konuştu.
Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu beş yıl boyunca eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile aynı hücrede kalan Selçuk Mızraklı, "Demirtaş ne zaman çıkacak? Bir öngörünüz var mı?" sorusunu şöyle cevapladı:

"Milyon dolarlık soru diyorlar ya. Sizin sorunuz da milyon dolarlık soru gibi oldu. Türkiye’de bunu bilebilecek kim var derseniz, belki bir kişi üzerine hepimiz spekülasyon yapabiliriz. Ama onun ötesinde kimsenin bilebilmesi, yorumlayabilmesi mümkün değil. Öncelikle bu sorunun öncesine şunu daima eklememiz gerekiyor. Bu ülkede hakkında en yüksek mahkemenin vermiş olduğu karar olmasına rağmen içeride tutulan Selahattin Demirtaş var, Figen Yüksekdağ var, Kobani davasında yargılanan arkadaşlar var."


DEMİRTAŞ, SİYASETE DÖNECEK Mİ?

Demirtaş’ın daha önce açıkladığı aktif siyaseti bırakma kararından vazgeçip siyasete dönüp dönmeyeceği sorusuna ise Mızraklı şöyle yanıt verdi:

"Ben söyleyeyim, bu tür şeylerin vekâleten nakli söz konusu değildir. Artı, hakikaten de siyasetin etiğine de uygun düşmez. Bizim o birlikte kalarak yaratmış olduğumuz değerlere de aykırıdır. Bunu söyleyeyim. İki, Ankara’dan gelenler kamuoyu nabzını araştırırlar, tutarlar, anlamaya çalışırlar ama onlar için şöyle bir şey vardır: Demirtaş’ın aktif siyasette bulunduğu durum, Demirtaş’ın aktif siyasette bulunmadığı durum. Onlar açısından bunun sonuçları nedir, üzerine yoğunlaşırlar. Yani hesaplarını, kitaplarını, yarına ilişkin diyelim ki kurgularını da onun üzerinden yaparlar."

"KEŞKE ÖCALAN’IN YÜRÜTTÜĞÜ SÜRECE DEMİRTAŞ DIŞARIDA DESTEK VERME ŞANSI OLSAYDI"

Selçuk Mızraklı, PKK lideri Abdullah Öcalan’a villa tartışması kapsamında YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in bir kez daha gündeme getirdiği Demirtaş’ın evine gönderilmesi önerisine ilişkin ise, Öcalan ve Demirtaş üzerinden yapılan ayrıştırmaların yeni olmadığını belirterek şunları söyledi:

"Şimdi bazı, bütün şu yaşadığımız dünyada cereyan eden işler yapılırken bizler birbirimizi tamamlarız. Her birimiz birer kişiliğiz. Her birimizin birer rotası vardır, düsturu vardır. Ama sürekli yanı başlarımızdan besleniriz, tamamlanırız. Toplum içindeki yaşayışın da temel esasında metaforudur da bu, o birbirini tamamlama hali. Şimdi bu süreçte de ben şunu çok iyi gözlüyorum ki Sayın Öcalan’ın İmralı’da yürüttüğü bu süreci keşke dışarıda Demirtaş ve Demirtaş gibi birçok aktör olsa da, bir, toplumla bunu en doğru yollardan konuşabilse. Yani o toplumsal kabullerin, toplumsal kaygıların giderilmesi, toplumsal kabulün yükseltilmesi bağlamında keşke bunu biz çok daha önceden becerebilmiş olsaydık."


BEŞİKTAŞ TARAFTARLARINDAN AFFINI İSTEDİ

Selçuk Mızraklı, Amedspor-Beşiktaş maçı sonrası paylaşımına yönelik eleştirilere yanıt vererek, "bacaklarının titremesi" ve "kanadın kırılması" ifadelerinin ironi ve metafor olduğunu belirterek, Beşiktaş taraftarlarından özür diledi:
"İroni ve metaforu kullanarak paylaşımımı yaptım. Türkiye’de çıkan çok sayıda spor sayfasını veya gazetelerin spor sayfalarını bilirsiniz. Ben size diyebilirim ki en az 50-100 kere ‘Kartalın kanadı kırıldı’ kavramını duymuşsunuzdur. ‘Kartalın pençeleri söküldü’ kavramını çok duymuşsunuzdur. Bunu duyduğumuzda, oralarda okuduğumuzda hiçbir şekilde tepki oluşmadı. Futbolun bunlar nazireleridir. Şimdi bununla beraber, benim özellikle, diyelim ki biraz da belki o anın duygu durumuyla bu söylediklerim başka mahallelerde, Amedspor dışı camiada, başta da Beşiktaş camiası, onu söyleyeyim, Beşiktaş taraftarları eğer onları rencide ettiyse beni bağışlamalarını talep ederim sadece. Hiç öyle bundan da kendimde bir eksilme falan hissetmem."