Gazete Emek- Astronomlar, yaklaşık 1 milyar ışık yılı uzaklıkta meydana gelen olağanüstü parlak bir yıldız patlamasını inceleyerek evrenin en uç fizik süreçlerinden birine doğrudan tanıklık etti. Aralık 2024’te keşfedilen SN 2024afav adlı süpernova, yalnızca bir yıldızın sonunu değil, aynı zamanda Einstein’ın genel görelilik kuramının en dikkat çekici etkilerinden birinin gözlemsel izlerini de ortaya koydu.
İngiltere merkezli The Times’ın aktardığına göre, söz konusu gözlemler, hızla dönen yoğun bir gök cisminin uzay-zaman dokusunu “sürükleyerek” bükebildiğini gösteriyor.
BİR YILDIZIN SONU: MAGNETAR DOĞUMU
Büyük kütleli yıldızlar yaşamlarının sonuna ulaştığında çekirdekleri kendi kütleçekimleri altında çöker ve devasa bir süpernova patlaması meydana gelir. Bu patlamanın ardından geriye, son derece yoğun bir kalıntı kalır.
Bazı durumlarda bu kalıntı, hem çok hızlı dönen hem de olağanüstü güçlü manyetik alanlara sahip bir nötron yıldızına dönüşür. “Magnetar” olarak adlandırılan bu nesneler, evrendeki en ekstrem fiziksel koşullardan bazılarını barındırır. Öyle ki, bir çay kaşığı magnetar maddesi milyarlarca ton ağırlığa ulaşabilir.
SN 2024afav gözlemleri, işte bu tür bir magnetarın doğumuna ilk kez doğrudan işaret eden veriler sundu.
IŞIKTAKİ TİTREŞİMLER NEYİ GÖSTERDİ?
Araştırmacıların dikkatini çeken en önemli bulgu, süpernovadan gelen ışığın davranışı oldu. Normalde bu tür patlamaların parlaklığı zamanla düzenli biçimde azalırken, SN 2024afav’dan gelen ışığın inişli çıkışlı bir şekilde sönümlendiği görüldü.
Bilim insanlarına göre bu “titreşimler”, patlama sırasında fırlayan bazı maddelerin tamamen kaçamayıp yeniden merkeze doğru düşmesiyle oluşan bir diskten kaynaklanıyor olabilir. Bu disk, yeni oluşan magnetarın etrafında dönüyor.
Daha kritik olan ise şu: Bu diskin dönüş ekseni eğik ve düzensiz. Bu durum, klasik fizik ile açıklanamayacak bir etkiye işaret ediyor.
UZAY-ZAMANIN SÜRÜKLENMESİ İLK KEZ BU ÖLÇEKTE GÖZLENDİ
Einstein’ın genel görelilik kuramına göre, büyük kütleli ve hızlı dönen cisimler yalnızca çevrelerindeki uzayı değil, zamanın akışını da etkileyerek uzay-zamanı “sürükler”. Fizikte “Lense-Thirring etkisi” olarak bilinen bu olgu, şimdiye kadar dolaylı biçimde gözlemlenmişti.
SN 2024afav verileri ise bu etkinin bir süpernova bağlamında ilk kez bu kadar net biçimde izlenmesini sağladı. Işıktaki düzenli frekans değişimleri —bilim insanlarının “chirp” (cıvıltı) olarak adlandırdığı sinyal— bu sürüklenmenin doğrudan izi olarak yorumlanıyor.
California Üniversitesi Berkeley kampüsünden Prof. Alex Filippenko, bulgulara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu, süper parlak bir süpernovada magnetar oluştuğuna dair güçlü bir kanıt. Einstein’ın kuramının bu kadar açık bir etkisini görmek her zaman heyecan verici.”
16 YIL SONRA GELEN DOĞRULAMA
Bu gözlemler aynı zamanda teorik bir öngörünün de doğrulanması anlamına geliyor. UC Berkeley fizikçisi Dan Kasen’in 2010 yılında ortaya attığı magnetar destekli süpernova modeli, yaklaşık 16 yıl sonra gözlemsel verilerle desteklenmiş oldu.
Araştırmaya göre yeni doğan magnetar:
4,2 milisaniyede bir dönüyor
Dünya’nın manyetik alanından yaklaşık 300 trilyon kat daha güçlü bir manyetik alana sahip
YENİ TELESKOPLARLA DAHA FAZLASI GELECEK
Bilim insanları, önümüzdeki yıllarda devreye girecek daha gelişmiş teleskoplarla benzer olayların daha sık gözlemlenebileceğini belirtiyor.
UC Santa Barbara’dan araştırmacı Joseph Farah ise keşfin yarattığı heyecanı şöyle özetliyor:
“Evren bize hâlâ tam olarak anlamadığımız şeyler olduğunu hatırlatıyor. Ve bizi bunları çözmeye zorluyor.”
Kaynak: Birgün