DÜNYA

Mutabakatta yeni ayrıntı: Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in görevleri belli oluyor

Suriye’deki mutabakatın askeri entegrasyon ayrıntıları ortaya çıkarken, YPJ’nin İçişleri Bakanlığı’na bağlı güçlere dahil edilmesi ve Kuzeydoğu Suriye’de görevlendirilmesi planlanıyor. Abdi ve Ahmed’in gelecekteki görevleri ile İmralı ziyareti de gündemde.

Abone Ol

Gazete Emek- Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) bağımsız askerî yapısının sona erdirilmesine ilişkin anlaşmanın ayrıntıları ortaya çıkarken, Genel Komutan Mazlum Abdi’ye cumhurbaşkanlığı danışmanlığı, Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’e ise Halk Meclisi’nde milletvekilliği görevi verilmesinin planlandığı bildirildi. Anlaşmada Abdi ve Ahmed’in Abdullah Öcalan’la görüşmek üzere Türkiye’ye gelmesi de yer alırken, Ankara’nın Abdi’yi “terör listesi”nden çıkarma seçeneğini değerlendirdiği ileri sürüldü.

SDG'nin bağımsız bir askerî güç olarak varlığının sona erdirilmesi ve Kuzeydoğu Suriye’deki askeri, sivil ve güvenlik kurumlarının Suriye devletine entegre edilmesine ilişkin anlaşmanın ayrıntıları ortaya çıktı.

Suudi Arabistan kaynaklı, Londra merkezli Mecelle gazetesinin Suriyeli ve Batılı kaynaklara dayandırdığı habere göre, Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi arasında varılan mutabakat, yalnızca SDG’nin feshedilmesini değil, Kürt aktörlerin yeni Suriye devlet yapısı içerisindeki konumunu da kapsıyor.

Anlaşmanın en dikkat çekici başlıkları arasında Mazlum Abdi’nin cumhurbaşkanlığı danışmanı olarak atanması, İlham Ahmed’in Halk Meclisi’ne milletvekili olarak dahil edilmesi; Abdi ve Ahmed’in kendini daha önce fesheden PKK'nın lideri Abdullah Öcalan’la görüşmek üzere Türkiye’ye gelmesinin planlanması ve Ankara’nın Abdi’yi terör listesinden çıkarma ihtimalini değerlendirmesi bulunuyor.

Abdi’ye danışmanlık, İlham Ahmed’e milletvekilliği

Mecelle'nin aktardığı mutabakata göre Mazlum Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın danışmanı olarak atanması planlanıyor. Abdi’nin görev alanının Suriye’deki topluluklar veya özellikle Kürt meselelerini kapsaması seçenekler arasında bulunuyor. Ancak nihaî görev tanımının cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle belirlenmesi bekleniyor.

İlham Ahmed’in ise Cumhurbaşkanı’nın belirleyeceği liste kapsamında Suriye Halk Meclisi’ne milletvekili olarak atanması öngörülüyor. Ahmed’e anayasa taslağının hazırlanması konusunda görev verilmesi ya da Meclis Dışişleri Komisyonu’nda yer alması seçenekleri üzerinde duruluyor. Ahmed’in ayrıca Suriye Dışişleri Bakanlığı bünyesinde bir görev üstlenmesi de görüşmelerde gündeme geldi. Dışişleri bakan yardımcılığı veya üst düzey danışmanlık seçenekleri değerlendirildi.

“Mazlum Bey” diye hitap edilmeye başlandı

Mecelle, Şam yönetimindeki bu yaklaşım değişiminin bir göstergesi olarak üst düzey yetkililerin Abdi’ye daha önce kullanılan “General Mazlum” ifadesi yerine “Mazlum Bey” diye hitap etmeye başladığını da aktardı.

Abdi ve İlham Ahmed, İmralı’ya mı gidecek?

Mutabakatın en dikkat çekici maddelerinden biri ise Türkiye ile ilgili. Habere göre Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in Abdullah Öcalan’la görüşmek üzere Türkiye’yi ziyaret edeceği iddia ediliyor.

Kaynaklar, bu ziyaretin hem Öcalan’ın koşullarıyla ilgili girişimlere katkı sağlayabileceğini hem de SDG unsurlarının Suriye devletine entegrasyon sürecinde Öcalan’ın desteğinin alınmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor. Ancak söz konusu ziyaretin gerçekleşmesi için Türkiye’nin resmi kararının beklendiği kaydediliyor.

Terör listesinden çıkarılacağı iddiası

Anlaşmanın bir diğer Türkiye başlığı ise Mazlum Abdi’nin statüsü. Buna göre Ankara’nın, daha önce Samir Oso’nun (Sipan Hamo) kara listeden çıkarılmasına benzer şekilde Mazlum Abdi’nin de “terör listesi”nden çıkarılması seçeneğini değerlendirdiği ileri sürülüyor. Bu iki başlık, SDG’nin feshi sonrasında Ankara-Şam ve Ankara-Kürt aktörler arasındaki ilişkiler açısından sürecin en kritik aşamalarından birini oluşturuyor.

YPJ, İçişleri Bakanlığı bünyesine alınacak

Mutabakatta askeri entegrasyonun ayrıntıları da yer alıyor. Yaklaşık 1500 kadından oluşan Kadın Koruma Birlikleri’nin (YPJ), Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı İç Güvenlik Güçleri bünyesine alınması konusunda anlaşmaya varıldığı bildiriliyor. YPJ unsurlarının terörle mücadele güçlerinin bir parçası olarak Kuzeydoğu Suriye’de görevlendirilmesi planlanıyor. Şam yönetiminin ise YPJ üyelerinin daha sonraki bir aşamada Suriye ordusuna entegrasyonunu değerlendirmeyi taahhüt ettiği aktarılıyor.

SDG personelinin de Suriye ordusu bünyesinde dört tugaya entegre edilmesi planlanıyor. Her tugayın yaklaşık 1.300 savaşçıdan oluştuğu, bazı personelin resmi onay sürecinin devam ettiği ve yaklaşık 1.700 ek savaşçı için entegrasyon sürecinin sürdüğü belirtiliyor. Anlaşmada ayrıca Kürt birliklerinin sınır hattı boyunca konuşlandırılması konusunda uzlaşıldığı ifade ediliyor.

Kürtçe için resmi karar, eğitimde yeni düzenleme

Anlaşmanın siyasi ve kültürel boyutlarından birini de Kürtçe oluşturuyor. Suriye yönetimi, Kürtçenin resmi dil olarak tanınmasına yönelik bir karar yayımlayacak. Okullarda tarih ve coğrafya gibi teorik derslerin de aralarında bulunduğu bazı derslerin Kürtçe okutulması öngörülüyor. Bu düzenleme, SDG’nin askeri yapısının sona erdirilmesine karşılık Kürtlerin kültürel ve siyasi haklarının yeni Suriye yapılanması içerisinde güvence altına alınması açısından önem taşıyor.

SDG’nin feshi Kuzeydoğu Suriye’de neyi değiştirecek?

SDG’nin feshi, bölgede Kürtlerin veya Kürt siyasi aktörlerinin tamamen ortadan kalkması anlamına gelmiyor. Kaynakların aktardığı değerlendirmeye göre gelişme, on yılı aşkın süredir devam eden bağımsız askeri ve idari modelin sona ermesi ve bunun yerine kurumların Suriye devlet yapısına entegre edilmesi anlamına geliyor. Bu kapsamda SDG’nin yanı sıra Özerk Yönetim’e bağlı sivil ve güvenlik kurumlarının da devlet kurumlarına dahil edilmesi öngörülüyor.

Haseke Vali Yardımcısı Ahmed el-Hilali’nin açıklamalarına göre askeri entegrasyon süreci, SDG’nin feshi ilanından önce de başlamış durumda. Binlerce SDG mensubunun Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlı tugaylara dahil edildiği belirtiliyor. Dolayısıyla fesih, SDG mensuplarının topluca silah bırakması veya görevden uzaklaştırılması yerine, bağımsız komuta zincirinden çıkarılarak Suriye ordusunun hiyerarşisine dahil edilmeleri anlamına geliyor.

Petrol ve ekonomik kaynaklarda da Şam dönemi

Değişim yalnızca askeri ve siyasi alanla sınırlı kalmayacak. Haseke Valiliği’nin kaynaklarının artık tamamen Suriye devletinin kontrolüne geçtiği ve gelirlerin yapılacak yeni düzenlemeler doğrultusunda devlet hazinesine aktarılacağı bildiriliyor. Kuzeydoğu Suriye’nin petrol, tarım ve su kaynakları bakımından ülkenin en önemli bölgelerinden biri olması nedeniyle bu değişiklik, Şam açısından ekonomik ve stratejik açıdan da büyük önem taşıyor.

Ancak sürecin bütün sorunları çözdüğü düşünülmüyor. Entegrasyonun önünde hâlâ siyasi, güvenlik ve idari sorunların bulunduğu belirtiliyor.

Kürtler kazanımlarını korumaya çalışacak

Şam açısından SDG’nin feshi ve kurumların devlete devredilmesi, Suriye toprakları üzerindeki merkezi otoritenin yeniden tesis edilmesi yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Kürt güçleri açısından ise bu gelişme, yıllar içerisinde oluşturulan özerk yönetim modelinin ve bu modelin en önemli güvencesi olan bağımsız askeri yapının sona ermesi anlamına geliyor. Buna karşılık Kürt aktörler, yeni süreçte siyasi ve kültürel kazanımlarını Suriye devletinin kurumları içerisinde korumaya çalışacak. Bu nedenle önümüzdeki dönemin en önemli başlıklarını Kürtlerin siyasi temsili, Kürtçe eğitim, yerel yönetimlerin yetkileri ve kültürel hakların nasıl güvence altına alınacağı oluşturacak.

Sınırda bağımsız askeri yapı ortadan kalkacak

Arap kaynaklarına göre, Türkiye açısından SDG’nin bağımsız askeri yapı olarak sona ermesi, Ankara’nın uzun süredir temel güvenlik başlıklarından biri olarak gördüğü Suriye’nin kuzeyindeki bağımsız Kürt askeri yapılanmasının ortadan kalkması anlamına geliyor. SDG unsurlarının Suriye ordusuna dahil edilmesi, Türkiye sınırı boyunca bağımsız bir askeri yapının varlığını sürdürme ihtimalini azaltıyor.

Kaynak: T24