EMEK HABERLERİ

Özel sektör öğretmenlerinden açlık grevinin 15'inci gününde kararlılık mesajı

Açlık grevinin 15'inci günündeki özel sektör öğretmenleri, Kadıköy'de meslektaşlarıyla bir araya gelerek taleplerini yineledi. Öğretmenler, "Çözüm için ısrarcıyız, netiz, kararlıyız" dedi.

Abone Ol

Gazete Emek- Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın çağrısıyla yurdun dört bir yanında eylemler devam ediyor. Dün Kadıköy Boğa Heykeli önünde bir araya gelen özel sektör öğretmenleri ile Eğitim Sen İstanbul Şubeleri'nde örgütlü eğitimciler, taleplerini bir kez daha haykırdı.


Öğretmenlerin açlık grevinin 15’inci gününde gerçekleştirilen eylem, Fakir Baykurt’un, “Sokaklar aşınmayacak, biliyoruz. Ama aşınacak yüzleri kaldıysa öğretmenleri hor görenlerin, onlara baskı yapanların, toplum ve ülkeyi eğitimden yoksun bırakanların, eğitimi bir ticaret sayanların, halkı cahil bırakarak ülkemizi sömürenlerin suratları aşınacak! En gür sesimizle bağıracağız. İşitmezlerse bizi işiten halkımız, onlara işittirmesini bilecek!” sözleriyle başladı.


Ankara Valiliği tarafından yayımlanan NATO Genelgesi'ne değinilen açıklamada, “Anayasal, demokratik hakların resmi olarak yasaklandığı genelgede açlık grevi yapmak dahi yasak. Öğretmenlere 16 gündür yasak olan çoğu şey 11 Temmuz’a kadar herkese yasak. Şu noktayı vurgulamak isteriz. Rafa kaldırılan haklardan bahsetmiyoruz, 16 gündür öğretmenlere uygulanan baskı ve şiddetin resmi bir hal alacak olmasının üzerinde duruyoruz” denildi.


"GERÇEKLER ORTADA"


Mücadelenin büyük bir motivasyon ve enerji ile devam ettiğini belirten eğitim emekçileri, “Yola ‘Öğretmenliği yaşatacağız!’ diyerek çıkmıştık. Direnerek aştığımız yollar ve yolların vardığı duvarlar bu iddianın ne kadar gerekli, acil ve hayati bir yerde durduğunu herkese göstermiştir. Taleplerimiz, hayata geçmesi zorunlu olan haklardır. Bu haklar sadece öğretmenlerin çalışma koşullarını değiştirmeyecek; patronların keyfi ve kâr amaçlı uygulamaları ile suistimal edilen, öz niteliğini ve asli amaçlarını kaybeden eğitim alanını da tamamen olmasa da ihtiyaç duyulan noktaya yaklaştıracaktır” ifadelerini kullandı.


Gerçeklerin apaçık ortada olduğu belirtilen açıklamada, şu sözler yer aldı: “En temel kamusal haklardan biri olan eğitim alanını piyasanın çıkarlarına ve ihtiyaçlarına bağımlı gören bir bakış açısı, toplumun tamamının yükselen talebi karşısında yalnızlaşmış ama iktidarı elinde bulundurmanın kibri ile davranmaktadır. Bu kibir ve sahipleri asla üç yıl önceki kadar özgüvenli ve güçlü değildir. Kanun önerebilecek, kanuna evet diyebilecek partiler arasında yalnız Adalet ve Kalkınma Partisi hayır diyen pozisyondadır. Taleplerimizin doğru olduğunu ifade eden, çözüm için formüller üreten parti ve komisyon üyeleri varken, öğretmenler lehine çıkabilecek karar siyasi bariyere takılmaktadır. Bu bariyeri tutanların sömürü koşullarını ve adaletsizlikleri savunduğunu toplumun geniş kesimleri görmektedir.”


Son olarak açıklama, “Adaletsizliğe, sömürüye, baskıya rağmen bu zamana kadar sorumluluk alan ve söylediğinin arkasında duran sadece öğretmenler oldu. Eğitimin, eğitimcinin, öğrencinin geleceğini düşünmesi gereken; işveren derneklerinin temsilcilerini, Milli Eğitim Komisyonu üyesi ve vekilleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekillerinin çözüme çağırıyoruz. Çözüm için ısrarcıyız, netiz, kararlıyız. Onurlu mücadelemizi, biriken gücü ve enerjiyi Temmuz ayının ortasına kadar memleketin dört bir yanına taşıyoruz; çözümün bu süre zarfında gerçekleşmemesi durumunda mücadelemizi aynı kararlılıkla muhataplara en yakın nokta olan Ankara’ya çok daha güçlü ve toplumu arkamıza alarak taşıyacağımızı tüm kamuoyuna bildiriyoruz” çağrısı ile son buldu.


Kaynak: Birgün