sanalbasin.com üyesidir DMCA.com Protection Status

Erdoğan: 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutacağız

Ekonomi Reform Paketi’ni açıklayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için gece gündüz çalışarak hedeflerimize ulaşacağız.” diye konuştu.

EKONOMİ 12.03.2021, 10:26 12.03.2021, 21:04
Erdoğan: 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutacağız

Gazete Emek-  AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, merakla beklediği Ekonomik Reform Paketi’ni açıkladı.

Erdoğan, “Türkiye ekonomisinin yarınlarını şekillendireceğine inandığımız reform programını paylaşacağız. Çalışmanın özünde ekonomiyi yatırım, istihdam, ihracat temelinde büyütme amacı bulunuyor. Verimlilikle potansiyel büyümeyi artıracağız, ithal girdiyi azaltmış, katma değerli ihracatla yerli milli ekonomi hedefliyoruz. Programın hazırlığı sürecinde sivil toplum kuruluşu ve özel sektörle bir araya gelindi, teklifler dinlendi” diye konuştu.

“ÖZEL SEKTÖRÜ DİNLEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Bu programın hazırlıklarını geçtiğimiz yılın Kasım ayından beri yürütüyoruz. Çalışmamızın özünde ekonomiyi yatırım üretim temelinde büyütme amacı taşıyoruz.

Verimlilik artışı sağlayarak potansiyel büyümemizi artıracağız. Ekonomimizi daha da güçlendirerek ithal girdi kullanımını azaltmış katma değerli üretim ile ihracatta yeni rekorlar kıran yerli ve milli bir ekonomi hedefliyoruz.

Arkadaşlarımız özel sektör temsilcileri sivil toplum kuruluşları ile bir araya gelerek tüm talepleri ve teklifleri dinledik.

Sık sık ekibimle heyetimle bir araya geldim ve değerlendirmeleri bu şekilde yaparak son şeklini verdik.

Toplantının akabinde sizlere kitapçıklar dağıtacağız ayrıca ülkemizdeki büyükelçileri uluslararası camiaya da yine dağıtacağımız kitapçıklarımız var.

Ardından bakanlıklarımız ve partimizin ilgili birimleri ile tüm bu başlıklar masaya yatırıldı etkili ve kalıcı çözüm yolları açık yüreklilikle tartışıldı.

Biz de bu sürecin başından itibaren takip ettik yönlendirdik nihai şekli ve toplantımızın İstiklal Marşımızın kabulünün 100. yılına denk gelmiş olması da ayrı bir gurur vesilesidir.

“ÜÇ KELİMENİN ALTINI ÇİZİYORUM: İSTİHSAL, İSTİKLAL, İSTİKBAL”

Türkiye’nin bu üç kelimenin altını özellikle çiziyorum… Türkiye’nin istihsal mücadelesini istiklal ve istikbal mücadelesi kadar önemli görüyoruz.

İşte bu anlayışta tam da İstiklal Marşımıza yakışır şekilde ve aynı ruhla yaşadığımız devrin ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz yeni yol haritasını milletimizle paylaşıyoruz.

İnşallah bu yol haritasını milletimizle kurumlarımızda iç dünyamızda tüm paydaşlar hep birlikte hayata geçireceğiz Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirmek için herhalde gece gündüz çalışarak hedeflerimize mutlaka ulaşacağız.

Allah’ın yardımı milletimizin desteğiyle o günlerin çok yakın olduğunu yürekten inanıyoruz. Aziz milletim yakın tarihe baktığımızda ülkelerin ekonomilerinin en çok siyasi istikrarsızlıklardan ve güven ikliminin bozulmasından etkilendiğini görüyoruz.

İki kavram çok çok önemli istikrardır ve güven biz de bu tespitten hareketle 2002 yılında ülkenin yönetimini devre aldığımızdan beri Türkiye’yi istikrar ve güven esasına göre geliştirmenin büyütmenin güçlendirme neyin mücadelesini veriyoruz. Türkiye uzunca bir dönem koalisyonların yol açtığı istikrarsızlıkların terör ve kaos ortamının tetikledi güvensizlik ikliminin ağır bedellerini ödemiştir.

Bu tablo ülkemizin uluslararası siyasi ekonomik sosyal krizlere de hazırlıksız yakalanmasına yol açmıştır. Tek başımıza iktidarda bulunduğumuz hükümetlerimiz döneminde de bu sıkıntıyı hep gördüğümüz için sürekli tetikte olduk.

Dirayetli yönetimimizde 2009 küresel krizi gibi 2013 sonrasındaki pek çok siyasi sosyal ekonomik bütün bu sarsıntıları başarıyla göğüslemeyi ve ülkemizi 2023 hedeflerinin rotasında tutmayı başardık.

2021 Newroz programı açıklandı

“SİYASİ İSTİKRARI KURUMSALLAŞTIRDIK”

Ülkemizin yönetim sistemini değiştirme talebimizin gelişimdeki en önemli sebep eski yönetim sisteminin kırılganlıklarının yol açtığı tehlikeleri yakından görmüş olmamızdır. Hamdolsun Cumhur İttifakı’nın anlayış birliği ve milletimin desteğiyle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçerek Türkiye’yi bu kırılgan siyasi iklimden kalıcı olarak kurtardık.

Artık bu ülkede hiç kimse, hiçbir kesim, hiçbir odak millete rağmen devleti ve toplumu yönetme hevesine kapılamayacaktır.

Milletin yarısından fazlasının desteğini alarak göreve gelen hiçbir yöneticinin de ülkenin çıkarlarına aykırı hareket etme insanlarımızı herhangi bir sebeple ayrıştırma dışlama şansı yoktur. Bir başka ifadeyle demokratik ve ekonomik kalkınmanın temel şartlarından biri olan siyasi istikrarı kurumsallaştırdık.

 Bu aynı zamanda güven ikliminin tesisini de kolaylaştıran bir adım olmuştur. Türkiye bölgesel ve küresel krize rağmen gücünü koruyor.

Hedeflerine yürümeyi sürdürebiliyorsa işte bu sayede yeni yönetim sistemimizin gerektiğinde geliştirilmek suretiyle asırlar boyunca ülkemizde istikrar ve güven ikliminin teminat olacağına inanıyoruz.

İnşallah yeni ve sivil Anayasa ile birlikte bu yönde ihtiyaç duyulan bazı adımları atacağız. Dünyanın tamamı ile birlikte ülkemizi de etkileyen koronavirüs salgını hem 18 yılda ülkemizde kurduğumuz güçlü altyapının hem de yeni yönetim sistemimizin bir sınamasına dönüşmüştür.

Hamdolsun sağlıktan üretime, güvenlikten sosyal dayanışmaya kadar her alanda bu sınavı başarıyla… Evet elbette sıkıntılar yaşadık yaşıyoruz ama bunların hiçbiri de üstesinden gelinemeyecek bir hususlar değildir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki tabloya baktığımızda Türkiye’nin bu kriz sürecinde olumlu yönde nasıl ayrıştığını daha iyi görebiliyoruz.

Mesela 2020 yılında, dünya ekonomisi yüzde 3,5 küçüldü, küresel ticaret yüzde 10’a yakın daraldı, uluslararası doğrudan yatırımlar yüzde 42 azaldı, küresel borç toplamı 282 trilyon dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördü. Gıda fiyatları dünya çapında son 6,5 yılın metal fiyatları ise son 9,5 yılın rekorunu kırdı.

Salgının yıkıcı etkileri henüz sona ermediği gibi her geçen gün yeni tehditler ortaya çıkıyor. Aşı ve ilaç alanındaki gelişmeler elbette umutlar artıyor bununla birlikte 100’ün üzerinde ülkenin hala aşıya erişememiş olmasını dünyadaki eşitsizliğin ve adaletsizliğin çarpıcı bir örneği olarak hafızalarımıza nakşediyoruz.

85 YOKSUL ÜLKE AŞIYA ULAŞAMAYACAK

Üstelik yapılan analizler 2023 yılına kadar dahi 85 yoksul ülkenin aşıya ulaşamayacağını işaret ediyor. Halbuki aşı ve ilaç adil bir şekilde tüm ülkelerin kullanımını açılmadıkça dünyanın zenginleri de huzur bulamayacak. Büyük ekonomilerin istikrar kazanamayacağı ortadadır.

Türkiye salgın sonrası özellikle bu dönemin ekonomik yapılanmasına uygun şekilde sürdürülebilir güçlü ve kaliteli bir büyümeyi mutlaka ama mutlaka yakalayacaktır. Büyümenin toplumun her kesimine refahını artıracak istikamette gerçekleşmesi olmazsa olmazımızdır.

Bu süreçte, tüm politikalarımızı ekonomik istikrarlı güçlendirecek verimliliği temel olan rekabetçi yatırımları üretimi destekleyecek şeffaf ve öngörülebilir bir yönetim anlayışıyla hayata geçiriyoruz.

REFORMLARIN OMURGASI YAPISAL POLİTİKALAR

Aziz milletim güçlü sağlam ver türlü şoklara karşı dirençli bir ekonomiye giden yol makroekonomik istikrarın tesisinden ve devamlılığından geçiyor.

Bu sebeple açıklayacağımız reformların omurgasını makro ekonomik ve yapısal politikalar oluşturuyor.

Makroekonomik istikrar kapsamında kamu maliyesi enflasyon finansal sektör cari açık istihdam alanlarına odaklandık.

İLK REFORM DAHA GÜÇLÜ KAMU MALİYESİ

Yapısal politikalar tarafında ise kurumsal yapının güçlendirilmesi, yatırımların teşvik edilmesi, iç ticaretin kolaylaştırılması, rekabet politikaları, piyasa gözetimi ve denetimini reform kapsamımızda aldık.

İlk reform alanımız risklere karşı daha güçlü bir kamu maliyesi yapısını oluşturmak olacaktır.

Son 18 yıldır hep olduğu gibi önümüzdeki dönemde de güven ve istikrara dayalı mali disiplinin en temel önceliğimiz olacak.

4 TEMELİN ÜZERİNDE BİNA EDİLECEK: YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM, İHRACAT

İkide bir fiyat istikrarı, fiyat istikrarı diyorlar ya… Biz onu atıp kenara koydum şimdi yeni dönem az önce anlattığım gibi aslında dört temelin üzerinde bina edilecek.

Yatırım, istihdam, üretim, ihracat…

Bu amaçla harcama disiplini kamu borç yönetimi vergi düzenlemeleri kamu alım ihaleleri kamu özel işbirlikleri ve kamu iktisadi teşebbüsleri gibi hususları kapsayan yeni politikaları şimdi bu dönemde hayata geçiriyoruz.

ÖNCELİK BÜTÇE POLİTİKALARINDA

Harcama konusunda önceliği vatandaşa hizmet etmenin en önemli aracı olan bütçe politikalarına veriyoruz.

Meclis’in bütçe hakkının kapsamını genişletirken şeffaflık ve hesap verebilirliğini arttırıyor bunun için iki önemli politika değişikliğine gidiyoruz. İlk olarak döner sermayeleri gözden geçiriyor verimli olmayanları kapatıyor ve diğerlerini de kademeli şekilde merkezi yönetim bütçesine dolayısıyla meclis denetimi kapsamına alıyoruz.

İkinci olarak bütçe dışında gerçekleştirilen özel hesap uygulamalarını acil ve zorunlu olanlarla sınırlandırarak bu kriterleri karşılamıyor olanları yine kademeli olarak kaldırıyoruz. Böylece bütçede birlik ilkesini güçlendirmiş oluyoruz.

İsrafa kesinlikle tahammülümüz olmadığı için kamu idarelerinde tasarruf anlayışını yaygınlaştıracak önemli düzenlemeleri hayata geçiriyoruz.

KAMUDA TAŞIT ALIMLARINDA SINIRLAMA

Kamuda taşıt alımı ve kiralanması temsil ve ağırlama gibi harcama alanlarını sınırlamalar getiriyor, bunların ayrıntılarını kamuoyuna duyuracak ve takibini de yakında yapacağız.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bir gereği olarak kamu kurumlarının teşkilatlanmasını yönetim verimliliği ve etkinliği ilkeleri çerçevesinde güçlendiriyor kamu personeli ile ilgili iş ve işlemlerin idare tarafından yürütülmesini sağlıyoruz.

Kamu idaresinin bir bütün olduğu anlayışıyla merkezi yönetimin yanı sıra yerel yönetimlerle de tasarrufçu bir bakış açısının oluşmasını hedefliyoruz.

Mali idarelerde mali disipline güçlendirecek ve borç stokunun artmasını önleyecek düzenlemeler yapıyoruz. Buradan sağlanacak kapasite artışı ile merkezi yönetim üzerindeki finansal yükünü de hafifletmiş olacağız.

BÜTÜNLEŞİK SOSYAL YARDIM BİLGİ SİSTEMİ

En temel hassasiyetlerimizden birisi de devletimizin sunduğu sosyal yardımları ihtiyaç sahibi ailelere ulaşmasında en ufak bir adaletsizliğin yaşanmaması… Bunun için merkezi ve yerel yönetimlerin sosyal yardımı birimlerini bütünleşik sosyal yardım bilgi sistemine entegre ederek veri paylaşımını sağlıyoruz.

Şeffaflığı artırmak gayesiyle bütçe sonuçlarını politika gelişmelerini ve hedeflerimizi üç ayda bir kamu maliyesi raporu ile milletimizle paylaşıyoruz.

Halkımızın ödevi her bir kuruş verginin nerelere harcandığını çok daha net görebilmesi için maliye politika uygulamalarını yakından takip edebilmesini temin ediyoruz.

Bugünlerde pek çok ülke milli gelirinin katbekat üzerinde çıkan borçlarının sıkıntısıyla uğraşıyor. Türkiye’nin kamu borcunun milli gelirine oranı ise yüzde 41 seviyesindedir. Buna karşılık Avrupa Birliği ülkelerinin borçluluk ortalaması ne biliyor musunuz yüzde 90’a yakın.

“DÖVİZ CİNSİ BORÇLARIN PAYINI DÜŞÜRÜYORUZ”

Yıllardır uyguladığımız mali disiplin geleneği sayesinde güçlü bir borç yönetimi çerçevesine sahip borç yönetimini bütçe finansmanı için borçlanmanın yanında borç stokunun yapısını da idare et ve yaklaşımı ile yürütüyoruz.

Bu çerçevede borç stokunun dış şoklara karşı duyarlılığını azaltabilmek için döviz cinsi borçların toplam borç stoku içerisindeki payını düşürüyoruz.

Ağırlıklı olarak kendi paramız da borçlanacak, Türk Lirası cinsi senetleri kullanacağız borçlanmanın ortalama vadesini piyasa şartları ile uyumlu olarak artırıyoruz.

Hazine nakit yönetimini de daha güçlü hale getiriyor bunun için Hazine’nin kullanımı dışında kalan kurumların hesabını tek Hazine kurumlar hesabı sisteminde toplayarak nakit yönetiminde verimliliği sağlıyoruz. Ülkemizin riski primini düşünerek borçlanma maliyetlerimizi aşağıya çekecek politikaları tahkim ediyor ama maliyesinin gelir tarafını oluşturan vergi politikalarını hep sadeleştiriyor hem de öngörülebilirliği artıran adımlar atıyoruz.

“850 BİN ESNAF GELİR VERGİSİNDEN MUAF”

Esnaf kardeşlerime buradan güzel bir müjde vermek istiyorum salgın döneminde esnafımızın ne gibi zorluklarla mücadele ettiğini biliyor reform paketimizde dar gelirli küçük esnafımıza yönelik bir vergi muafiyeti de yer alıyor.

Basit usulde vergilendirilen kuaför, tesisatçı, tuhafiyeci, marangoz, tornacı, çay ocağı işletmecisi, terzi ve tamirci gibi yaklaşık 850 bin esnafımızı gelir vergisinden muaf tutuyor beyan yükümlülüklerini de kaldırıyoruz.

Kapsama giren esnafımızı çok ciddi olarak rahat katacağına inandığım bu kararın şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.

Vergi Usul Kanunu’nun kayıt dışılığı azaltacak ve vergiye uyumu teşvik edecek şekilde güncelliyoruz güncelleme sonrasında mükelleflerimizin noter tasdiki muhafaza ve bildirim gibi yükümlülükleri önemli ölçüde hafif iletilmiş olacaktır.

Vergi cezalarında uzlaşma kapsamını genişletiyoruz. Elektronik defter ve elektronik belge kullanımı uygulamasını kademeli olarak yaygınlaştırarak vergi kayıp ve kaçağını azaltıyoruz

Vatandaşlarımızın vergi dairesine pizza gitmeden işlemlerini dijital ortamda yapabilsinler diye yedi gün 24 saat hizmet verecek Türkiye dijital bereket dairesi uygulamasını başlatıyoruz.

Mükellef memnuniyetini sağlamak ve hizmet kalitesini artırmak için dijital vergi asistanı sistemini devreye alıyoruz.

Uluslararası yatırımcıların vergi hususunda karşılaştıkları sorunları da reform kapsamına aldık. Bu çerçevede ortaya çıkabilecek muhtemel sıkıntıları engellemek amacıyla çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarını revize ediyoruz.

Birden fazla ülkeyi ilgilendiren meselelerin de karşılıklı anlaşma yöntemini daha yoğun şekilde kullanacağız yatırılacak güvenini ve vergideki öngörülebilirliği artırmak amacıyla peşin fiyatlandırma anlaşmalarını yaygınlaştırıyoruz.

VERGİ DENETİMİNDE HAKSIZ REKABETİ ÖNLEYEN MODEL

Kamuya süresinde ödenmeyen borçların tek bir idare tarafından tahsil edilmesini sağlayarak vatandaşlarımızın sıklıkla karşılaştıkları problemlerden biri de daha çözüm getiriyoruz.

Vergi denetiminde standart öngörülebilir ve haksız rekabeti önleyen modellere geçiyoruz. Bu sayede vergi incelemelerinde sektörler ve konular itibari ile ortaya çıkabilen farklı uygulamaları ortadan kaldırıyoruz.

Özellikle dijitalleşmenin getirdiği hızdan faydalanarak mükelleflerimizin uzun süreye yayılan denetimlerden kaynaklanan sıkıntılarını da çözüyoruz.

Elektronik tebligat elektronik inceleme elektronik tutanak ve elektronik raporu içeren dijital vergi denetimi sistemini geliştirerek vergi inceleme sürelerini kısaltıyoruz.

KAMU ALIM İHALELERİNDE YENİ DÜZEN

Kamu harcamaları ile ilgili en önemli konulardan birini de kamu alımı ihalelerinde yapıyoruz kamu alımı ihalelerinde yeni ve dijital bir sisteme geçiyoruz önemli ölçüde azaltacağımız kamu alım ihalelerindeki istisnalardan muhafaza edilecekleri de disiplin altına alıyor ayrıca sektörel kamu alımları kanunu çıkarmak için de hazırlıklara başlıyoruz.

Kamu ihalelerine katılacak firmaların liyakat ve yetkinliklerini ihaleden önce objektif bir şekilde tespit ederek kamuoyuyla paylaşıyoruz, dijital olarak işleyecek bu sertifikasyon sistemi herkese açık olacaktır.

Bu sistem üzerinden yapılacak ihalelerin daha hızlı daha kolay ve daha az maliyetle gerçekleştirilmesini temin ediyoruz. Kamunun ekonomide ölçek oluşturma gücünden azami seviyede faydalanmak istiyoruz. Bu çerçevede kamu alımlarının yerli ürünlere yönlendirerek yurtiçi sanayinin gelişmesine çeşitlenmesine ve büyümesine katkı sağlıyoruz.

Stratejik sektörlerdeki ürünler için yerliliği artıracak teknoloji transferini sağlayacak alım garantilerinin önünü açıyoruz.

Kamunun ithal ürün kullanımını azaltmak için sanayileşme icra komitemizin çatısı altında merkezi izleme sistemi kuruyoruz. Oluşturacağımız ihale şartname havuzlarıyla kamu alımlarına standart getiriyoruz.

KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ KANUNU

Şehir hastanelerinin en somut örneği, Kamu-Özel İşbirliği projelerimizin başarısı tüm dünyanın takdirini kazanmıştır. Bu uygulamayı bir üst seviyeye taşımak amacıyla Kamu-Özel İşbirliği Kanunu’nun çıkarılmasını planlıyoruz.

Böylece yatırımcıların tek bir kanun ile muhatap olmasını projelerim hukuki altyapısının güçlendirilmesini sektörler ve projeler arasında öncelikli hale getirilmesini süreçlerin daha öngörülebilir hale gelmesine hedefliyoruz.”

Kaynak: Dokuz8haber 

Yorumlar (0)
21
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30