sanalbasin.com üyesidir DMCA.com Protection Status

Prof. Dr. Korkut Boratav, döviz krizinin nedenini anlattı: Bundan sonra ne olacak?

İktisat profesörü Korkut Boratav, Türk Lirası'nın Dolar ve Euro karşısında yaşanan değer kaybını değerlendirdi.

EKONOMİ 25.11.2021, 17:35 25.11.2021, 23:04
Prof. Dr. Korkut Boratav, döviz krizinin nedenini anlattı: Bundan sonra ne olacak?

Gazete Emek- Türk Lirası'nın dün yaşadığı yüzde 10'un üzerindeki kaybı ve ticarette ortaya çıkan sıkıntıları değerlendiren iktisatçı, Prof. Dr. Korkut Boratav, döviz krizi ve gelecekte neler yaşanabileceğini anlattı.

Oda TV'ye açıklamalar yapan Boratav'ın değerlendirmelerinden başlıklar şöyle: 

 

Erk Acarer, Osman Kavala davası öncesi Sedat Peker ile yaptığı son görüşmeyi anlattı: İki gündür internetini kesmişler, bunları anlatmam lazım

İSTİKRAR POLİTİKASI DELİNDİ



 Türkiye ekonomisi dünya ekonomisi ile bütünleşmiş bir ekonomi. Dolayısıyla dışarıdan gelen etkilere karşı kırılgan. Bu kırılganlık AKP döneminde arttı. Şu ya da bu şekilde ayakta duruyor. Fakat kırılganlık o derece artmış ki bazen balonu patlatan bir vesile oluyor. Bunu tam 21 yıl önce bir kez daha yaşadık. Ecevit'in koalisyon hükümeti döneminde Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in anayasa kitapçığını bir MGK toplantısında başbakana fırlatmasını Ecevit kamuoyuna taşıdı ve balon patladı. Bugüne dönersek 2018'den beri neoliberal politikaların yönetilmesi ile ilgili uyumsuzluk var ve saray yönetimi de bunu zaman zaman dile getiriyor. Biz üç kez döviz krizi geçirdik 2012 Ağustos'undan itibaren. 2020'ye gelince kırılganlıklar arttı çünkü 2018 ve 2019'da uygulanan istikrar politikaları delindi. Faiz konusunda bir istikrarsızlık ortaya çıktı. Finans piyasalarını sakinleştirmek ve dövizi frenlemek için de 128 milyar dolar harcandı.

"NEOLİBERAL POLİTİKALARIN İNKARI"



 Kasım 2020'ye gelindiğinde ise Merkez Bankası başkanı ve Albayrak dahil ekonomi yönetimi değişti, kısa dönemli de olsa yeni bir istikrar politikası, faizleri yeniden yükselterek uygulandı ve istikrar sağladı. Marta kadar, yani kasımla mart arasında yönetim istikrarı hakikaten sağladı fakat cumhurbaşkanı bunu istemiyor. Dolayısıyla Merkez Bankası'nın özerkliği fiilen kaldırıldı, başkan değişti, faiz indirildi. Eylülle kasım arasında dolarda 10 lira eşiği aşıldı. Pazartesi günü cumhurbaşkanının kabine toplantısından sonra yaptığı açıklama da 21 yıl önceki anayasa kitapçığı krizinde olduğu gibi balon patladı. Bir ekonomik kurtuluş savaşından söz etti örneğin. Kime karşı? Muhatap kim? Bir takım komplo teorileri de dolaştırılıyor. Örneğin "kuru bahane ederek fiyatları yukarı çekmek isteyen fırsatçılar" deniyor. Yani güvenilmeyen bir takım çevreler var demek. Bu ifadeler şu anlama geliyor: Faizlerin indirilmesi kararı sonuna kadar sürdürülecek ve neoliberal politikaların inkarı hedefleniyor. Hatta şu çok önemli bir ifade, "Türkiye tarihinde ilk defa ihtiyaçlarına uygun bir ekonomi politikası uygulama fırsatı buldu" deniyor.

"ADETA SEÇİM KAMPANYASI İLANI"


Eskiden mesela, "serbest piyasa ekonomisine bağlıyız", "uluslararası ekonomi kurallarına bağlıyız" gibi güvenceler verildi. Bunların da olmaması ile birlikte şimdi yapılan neoliberal politikaların külliyen inkarı gibi görünüyor. Bunu açıklamak zor. Adeta bir seçim kampanyasının açıldığını ilan ediyor. İyi ama dış dünya da zaten kırılgan olan ekonomiyi yakından izliyor. Dahası ekonominin yerli aktörlerinin ürkmesi. Çünkü bu dış ve iç dengelerin birlikte bozulmasını getirecekti. Sayın cumhurbaşkanı susması gereken bir konjonktürde üstüne giderek konuşuyor. Ecevit'inki anlık bir tepkiydi. Bugün de konuşmaması gereken bir dönemde cumhurbaşkanı konuştu. Neoliberal politikaları inkar ettiğini dünyaya duyuruyorsun ve bu içerde ve dışarda önemli etki yaratıyor, "kopma" sinyalinin önemli bir tetikleyici olduğunu kabul etmek durumundayız.

"1980'LER ÇERÇEVESİ OLMADIKÇA PATLATIR GİDER"

 2018 krizi nasıl geçiştirildi? Mehmet Şimşek ayrıldı, Albayrak geldi, ani bir istikrar programı ile kriz geçiştirildi. Ama şimdi daha kırılgan. Cumhurbaşkanı daha keskin bir kopuş sinyali veriyor. Bunu atlatmak için daha keskin bir istikrar politikası gerekir, peki saray yönetimi, kadroları bu esnekliği gösterebilir mi? Bir gün önce söylediğini inkar edecek kadar esnek olabilir mi? Enflasyona bakarsak, başlangıca yani yüzde 19 faize dönmek bile buna yeter mi? Kasım'da enflasyonu göreceğiz 25-30'lara çıkmak üzeredir şimdi resmi veriler. Büyük bir esneklikle, sert bir istikrar politikası uygulayalım, yüzde 24 faiz uygulayalım ve bu bizi 2023'e götürür gibi bir yol benimseyebilirler mi? İki gün içinde 10 liradan 13'e tırmanıyorsa dolar tekrar 10 liraya indirmek çok istisnaidir, pek mümkün görünmüyor bana. Faizi indirerek döviz kurunun inmesini sağlayamıyor çünkü sermayenin ve yerli tasarruf sahiplerinin dövize kaymasını engelleyemiyor. Bunu 1980'li yıllarda Turgut Özal yapabildi. Dövizin enflasyon seviyesinde seyretmesini sağladı ama o zaman Türkiye'de döviz mevduatı yoktu, yurt dışından borçlanma yoktu, yabancı sermaye yoktu, borsa yeni oluşuyordu, o da bu araçları kullandı. Bugünkü iktidar 80'li yılların çerçevesini tekrar oluşturmadıkça döviz ve faizi birlikte kontrol edemez. İster istemez serbest piyasa patlatır gider. O zaman da bu girdap Türkiye'yi nereye götürür bilinmez.

"İSTİKRAR POLİTİKASI KRİZİ KALICILAŞTIRIR"

 2002'de kriz nasıl AKP'nin iktidara gelmesini hızlandırdıysa, bu kriz de son tahlilde AKP'nin yolcu olacağının işareti olarak değerlendirilebilir. 2018'le 2020 arasında, Ocak-Eylül arasında birden bire Türkiye'de 3 milyon yeni çalışan ekonomiye girdi ama istihdam 380 bin kişi azaldı. İşte bu bir toplumsal krizdir. Canlı rezervler ekonomiye pompalanıyor ama bu insanlar istihdam bulamıyor. Türkiye bu durumda ağır bir istikrar programına mahkum olurken, söz konusu toplumsal kriz de kalıcılaşır. Genç nüfus önündeki bu durum aşılmalıdır ve iktidarın değişmesi de herhalde bunun ilk adımı olacaktır.  

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Hangi İttifakın düşünce ve yol haritasını kendinize daha yakın görüyorsunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 15 26
4. Pendikspor 15 26
5. Keçiörengücü 15 26
6. Bodrumspor 15 25
7. Boluspor 15 25
8. Manisa FK 15 24
9. Bandırmaspor 15 24
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 15 21
12. Adanaspor 15 18
13. Göztepe 14 18
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4