Annesinin cenazesi ırkçı saldırıya uğrayan Aysel Tuğluk: Anneme neler yaptılar, buna dayanamıyorum

"Bir gün cezaevinde çekilmiş yeni bir fotoğrafı yayınlandı Tuğluk'un; bembeyazdı saçları, ifadesinde acı vardı." diyen T24 yazarı Tuğçe Tatari, HDP eski Van Milletvekili Aysel Tuğluk, annesi Hatun Tuğluk’un cenazesine yapılan ırkçı saldırıyı kaleme aldı.

GÜNDEM 17.10.2021, 15:10 17.10.2021, 23:26
Annesinin cenazesi ırkçı saldırıya uğrayan Aysel Tuğluk: Anneme neler yaptılar, buna dayanamıyorum

Gazete Emek-T24 yazarı Tuğçe Tatari, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Van eski Milletvekili Aysel Tuğluk hakkında bir yazı kaleme aldı. “Benim içinde yaşadığım topluma inancımı büyük ölçüde kıran mihenk taşlarından biri Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesinde yaşanan olaylardır” sözleriyle giriş yaptığı yazısında Tatari, Tuğluk’un vefat eden annesi Hatun Tuğluk’un 13 Eylül 2017 tarihinde Ankara’daki Hakk’a uğurlama erkanına yönelik saldırıya değindi.

Selahattin Demirtaş’tan 'HDP’nin adayı Başak Demirtaş olacak' iddiasına yanıt



“HATUN TUĞLUK’U KAYBETMEK ONU DERİNDEN SARSMIŞTI”

Tatari şu ifadeleri kullandı:

“Ankara’da vefat eden Hatun Tuğluk, İncek mahalle mezarlığına defin edilecekti. Aysel Tuğluk cezaevinden özel izinle cenazeye katılmıştı. Bitkin görünüyordu. Cenazeye katılan arkadaşlarının yorumlarından öğrenmiştik, en kıymetli insanıydı annesi. Ve onu kaybetmek Aysel Tuğluk’u çok derinden sarsmıştı.

Maalesef yaşadığı üzüntü sadece ana kaybıyla bırakılmayacaktı…

Hatun Tuğluk’un cenazesi gömülürken mezarlığa giriş yapan kalabalık bir grubun saldırısına uğramış, hakaret ve küfürler taş atmaya varmış, güvenlik görevlilerince ‘zapt edilemeyen’ grubun “Buraya Ermeni, buraya terörist gömdürmeyiz” diye avaz avaza bağırarak ölü bir bedene ettikleri üzerimde kurşun gibi bir ağırlık yaratmış, yıllarca unutamadığım derin bir ize dönüşmüştü.

Sonuçta Hatun Tuğluk ‘onu burada yatırtmayız, çıkartır, parçalar ve çöpe atarız’ tehditleri, tekbir sesleri eşliğinde taş ve tuğlalar atılarak gömüldüğü mezardan çıkartılmış ve doğduğu yere, Dersim’e defin edilmişti. Aslında o gün o cenazede yakın gelecekte Kürt siyasetçilere uygulanacak muamelenin de sinyalleri verilmişti bana göre.

Çünkü neredeyse HDP’nin tüm tanınmış isimleri o cenazedeydi ve ‘önlenemeyen’ bu olay esnasında uzun süre mezarlığa sıkıştırılıp belki de hayatları boyunca duymadıkları ağırlıkta küfürlere maruz bırakıldılar. İki gün süren cenazenin defin işleri dediğim gibi uzaktan bir izleyici olarak beni derinden sarsmış, ürkütmüş ve içinde bulunduğum topluma karşı muazzam bir kırılma yaşamama neden olmuştu.”

'Sahte Cumhurbaşkanı'nın birçok siyasetçi ile çekilmiş görüntüleri gündem oldu


“TUĞLUK, TEDAVİSİ OLMAYAN VE HAFIZASINI HEDEF ALAN BİR HASTALIĞA TUTULDU”

Tatari, yazısının devamında ise Aysel Tuğluk‘un tutuklu bulunduğu cezaevinde yaşadığı sağlık sorununa ilişkin “Sonra bir gün cezaevinde çekilmiş yeni bir fotoğrafı yayınlandı. Bembeyazdı saçları. İfadesinde acı vardı. Cenazede yaşananların üzüntüsünü atlatamamış diye düşündüm. Çok geçmeden öğrendim ki yaşadıklarının etkisiyle, tedavisi olmayan ve direkt hafızasını hedef alan bir hastalığa tutulmuştu. Tanımadığım Aysel Tuğluk’la ikinci duygusal dönemecime girmiştim. Açıkçası kahroldum. Kıvrandım üzüntüden.

İlk ve tek hasta tutuklu o değildi muhakkak, acı ve haksızlıklarla doluydu cezaevleri ama inandığı uğurda ‘ateşten gömlek giyerek’ siyaset yapan, bastığı yerde sağlam duran, kaymayan, kıvırmayan birinin böylesi bir hastalığa tutulması üstelik de düşman hukukunun adeta bir rehini pozisyonundayken bunu yaşaması beni derinden etkiledi. Hele maaşı için vekil olanları, Kürtlerin mağduriyetlerini kişisel kariyerine basamak yapan, siyasi bir kartvizit için kullananları filan düşününce Aysel Tuğluk’un yaşadığı bu durumu hazmetmekte daha da zorlandım” ifadelerini kullandı.

“CEZAEVİ KOŞULLARI, HASTALIĞIN HIZLI İLERLEYİŞİNDE ETKEN”

Cezaevi koşullarının, Tuğluk‘un hastalığının hızlı ilerleyişinde etken olduğunu belirten Tatari, “Aysel Tuğluk’un tutuklu değil hükümlü olması, pandemi koşullarının getirdiği yeni düzenlemeler, Kandıra’ya sevk edilen HDP’li vekillerden sonra uygulamadan kaldırılan ‘sosyalleşme’ler ve en önemlisi de cezaevi koşullarının bu hastalığının ne kadar hızlı ilerlemesine neden olabileceğini tahmin edebilirsiniz. Konunun uzmanı değilim ama çevremde maalesef aynı hastalıktan muzdarip birçok yakınım var, hastalığın bu kadar genç yaşta ortaya çıkmasının annesinin cenazesinde yaşananların tetiklemesiyle mümkün ve bu derece hızlı ilerlemiş olmasının da cezaevi koşulları olduğunu bilecek kadar yakından tanıyorum bu hastalığı.

Ziyaretçilerinin anlattıkları düşünerek canlandırdığım acı tablonun daha da ete kemiğe bürünmesine sebep oluyor açıkçası. Aysel Tuğluk’un pek konuşmadığını, genelde dinlediğini sadece sıklıkla “Anneme neler yaptılar, dayanamıyorum” diye tekrarladığını aktarıyorlar” dedi.

“DEMİRTAŞ KADAR POPÜLER OLMAYANLARI DA ARADA HATIRLAYALIM”

Tatari, tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş‘a gösterilen hassasiyetin Aysel Tuğluk ve diğer siyasi tutuklular için de gösterilmesi gerektiğini vurgularken, şu ifadelerle yazısını sonlandırdı:

“Çok yakın bir geçmişte Kürt siyasetçileri bir çeşit siyasi moda gibi kovalayan, yan yana gelmeye çabalayan, aynı masada oturmakla övünenlerin başlıca hedeflerinden biriydi Aysel Tuğluk, şimdi kaçı dertleniyordur acaba, kaçı bir mektup yazmıştır, kaçı avukatını arayıp bilgi sormuştur…

Neyse, oralara girmeyeceğim çünkü çıkışı olmayan bir kuyu olduğunu çok iyi biliyorum!

Aysel Tuğluk’un hastalığı Kocaeli Tıp Fakültesi tarafından yaklaşık bir yıl önce teşhis edilmiş. Hastanede kapsamlı bir rapor hazırlanmış ve özetle hastalığın ilerleme hızından dolayı Aysel Tuğluk’un hayatını tek başına idame ettirmesinin imkansız olduğu vurgulanmış.

Bu rapor ve teşhisten sonra konu adli tıbba sevk edilmiş ve pek tabii ‘hastalığının cezaevinde kalmasına engel olmadığı’ kararı çıkmış…

Hatun Tuğluk’un cenazesini parçalamak isteyenler ilk duruşmada tahliye oldu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yla fotoğrafları ortaya saçılanlar oldu, hatta aralarından muhtar adayları bile çıktı.

Ama kıymetli bir insan bir siyasetçi o gün yaşatılanlar yüzünden zihnen yok oldu! Biz ayrıcalıklı cezaevleri, kollanan tutuklular, kayırılan siyasetçiler, işlediği suçun bedelini ödemeyen yüz binlerce örnek sayabiliriz, bunu yapabilecek kadar fazla doneye sahibiz ne yazık ki.

Ama Aysel Tuğluk ve diğer tüm Kürt siyasetçilerin bu ayrıcalıklardan faydalanamayacaklarını da iyi biliriz…

Çünkü memlekette affı olmayan tek suç düşünce suçudur. Ne yaparsanız yapın daha büyük bir suça bulaşmış sayılmazsınız. Düşüncenizle devleti rahatsız etmenin bedeli hastalansanız da, ölseniz de size merhamet edilmemesidir…

Bir insanın sırf kızının durduğu yer, düşündükleri yüzünden cenazesini parçalamak isteyenler neredeyse ödüllendirilirken her gün biraz daha her şeyi unutarak cezaevinde yaşamaya çalışan bir insanı serbest bırakma fikrini düşünemezler bile…

Bu işin devlet tarafından yaratılan adaletsizliği.

İşin bir de maalesef çuvaldızı kendimize batırmak zorunda olduğumuz kısmı var.
Hem şahsen Aysel Tuğluk hem de Kürt siyaseti geçmiş popüler günlerinde olmadığı için, tedavisi olmayan hastalığını belki de sadece bir miktar yavaşlatmak namına kalan hayatını özgür ve bakılarak devam ettirmesi yönünde bir kamu oyu dahi oluşamıyor.

Çünkü bu konuyla ilgilenen yok! Daha doğrusu bu konuyla ilgilenmenin getirdiği bir alkış yok. Ve maalesef alkışın olmadığı yerde bir dayanışma görmek de imkansız gibi.

Selahattin Demirtaş’a elbette hepimiz sahip çıkalım. Yaşadığı adaletsizliği görünür kılalım. Ama bir de onun kadar popüler olmayan ve sadece özgürlüğünü kaybetmiş olmakla kalmayıp çok büyük mağduriyetler yaşayan yüzlerce siyasi tutukluyu da arada bir hatırlasak?

Aysel Tuğluk bile görece tanınan, görünen yani avantajlı pozisyonda. Siz daha gerisini düşünün! Bu da hak mücadelesi adına, insan hakları mücadelecileri adına, hak temelli bir yaşam benimseyen tüm ‘hala bedeniyle, kalemiyle, sözüyle özgür kalabilmiş’ bireyler yani hepimiz adına bir utanç sertifikasıdır aslında!

Aysel Tuğluk gibi sağlam duruşlu insanlar ise hastalığına rağmen annesine yapılanları ve buna müsaade edenleri unutmadan yaşar.

Bu da hepimize fener tutar, tutmalıdır!”




Kaynak: Pirha

Yorumlar (0)
17
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 13 33
2. Hatayspor 13 26
3. Konyaspor 14 26
4. Alanyaspor 14 24
5. Fenerbahçe 13 23
6. Karagümrük 13 22
7. Başakşehir 14 22
8. Galatasaray 13 21
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Giresunspor 14 16
15. Kayserispor 14 16
16. Sivasspor 13 13
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 13 12
18. Göztepe 13 10
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 13 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 13 10
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 12 29
2. Liverpool 13 28
3. Man City 12 26
4. West Ham 12 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. Brighton 13 18
9. M. United 12 17
10. Crystal Palace 13 16
11. Aston Villa 13 16
12. Everton 12 15
13. Leicester City 12 15
14. Southampton 13 14
15. Brentford 12 13
16. Watford 12 13
17. Leeds United 13 12
18. Burnley 12 9
19. Norwich City 13 9
20. Newcastle 13 6
Takımlar O P
1. Real Madrid 13 30
2. Real Sociedad 14 29
3. Sevilla 13 28
4. Atletico Madrid 13 26
5. Rayo Vallecano 15 24
6. Real Betis 14 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Valencia 15 19
10. Osasuna 14 19
11. Espanyol 14 17
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Cádiz 14 12
18. Elche 14 11
19. Getafe 15 10
20. Levante 14 7