Ayhan Bilgen: Çalışmalarımız bir siyasi partiye dönüşebilir

Eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, yeni bir siyasi hareketin içinde olduğunu, Aralık ayı içerisinde yeni oluşumu deklare edeceklerini açıkladı.

GÜNDEM 01.12.2021, 11:29 01.12.2021, 23:53
Ayhan Bilgen: Çalışmalarımız bir siyasi partiye dönüşebilir

Gazete Emek- HDP eski milletvekili ve Kars Belediyesi eski Başkanı Ayhan Bilgen, yeni bir siyasi hareketin içinde olduğunu, bu ay içerisinde yeni oluşumu deklare edeceklerini açıkladı. Bilgen, söz konusu oluşumun seçimlerin 2023'te gerçekleşmesi durumunda toplumsal desteğe göre bir siyasi partiye dönüşebileceğini de belirtti.

BBC Türkçe'den Ece Göksedef’in sorularını yanıtlayan Bilgen, siyasi hareketin içinde farklı partilere mensup isimlerin olduğunu söyledi ve "HDP içinden bir fraksiyon gibi bir şey hedeflemiyoruz. Türkiye'nin sorunlarının çözümüne odaklanmaktan yanayız. Kürt sorunu da tabii en belirleyici sorunlardan biri olduğu için önem veriyoruz. Ama buradan ibaret bir siyasetin Kürtlerde de çok karşılığı olduğunu düşünmüyoruz" dedi.

TBMM eski Başkanı ve AKP milletvekili Bülent Arınç'ın "Ben Ayhan Bilgen'le de konuşuyorum. Biz kabul etseydik bize gelip milletvekili olurdu, bizimkiler sırtını dönünce HDP'den teklif alıp oraya gitti" sözlerini değerlendiren Bilgen, 2007'de içinde bulunduğu 'Yeni Siyaset Girişimi'nin AKP'ye katılması için teklif yapıldığını ancak kendisinin muhalefette kalmayı tercih ettiğini belirterek "Kendisiyle 2000'li yılların başından beri tanışıyoruz, Mazlum-Der'deyken de görüşüyorduk. Türkiye'nin sorunlarıyla ilgili siyasette her zaman diyaloğun, iletişimin gerekli, zorunlu olduğunu düşünen biriyim” dedi.

“Benim AK Parti'ye katılma girişimim, talebim, beklentim olmadı. Sadece 2005-2007 arasında, içinde Ertuğrul Günay, Mehmet Bekaroğlu, Haluk Özdalga gibi isimlerin olduğu bir platformumuz vardı; "Yeni Siyaset Girişimi" diye” şeklinde konuşan Bilgen şöyle devam etti: “Oradaki bir grup arkadaş daha sonra AK Parti'ye katıldı. O dönemde bizim de katılmamız yönünde bir teklif oldu, bir değerlendirme yapıldı. Ama ben Türkiye'de muhalefet ihtiyacı olduğunu düşünen biriyim. Kendi açımdan bunu tercih ettim. AK Parti içinde bir değerlendirme yapılmış mıdır onu bilmiyorum. O dönem de dahil olmak üzere bugüne kadar AK Parti'ye yönelik herhangi bir girişimim, talebim, beklentim olmadı."

Bilgen’in Arınç ile diyalogları ve siyasi çalışmaları hakkındaki sorulara verdiği yanıtlar şöyle:

 Arınç: "Bizimkiler Ayhan Bilgen’e sırtını dönünce HDP’ye gitti"



‘CHP, DEVA, GELECEK VE GEÇMİŞTE AKP’DE SİYASET YAPMIŞ İSİMLERLE GÖRÜŞÜYORUM’

Bugün Sayın Arınç'la görüşmeleriniz kapsamı nedir? Farklı bir muhalefet tarzı üzerine, farklı bir adım atmak üzere mi konuşuyorsunuz?

Tabii ki bizim bir çalışmamız, bir arayışımız, bir takım temaslarımız, görüşmelerimiz var ama Sayın Arınç'la bu eksende bir görüşmemiz söz konusu değil. Ben az önce de ifade ettiğim gibi CHP'nin de duayen siyasetçileriyle, bugünkü aktif yöneticileriyle, DEVA ve Gelecek Partileri'nde görevli yönetici en üst düzeyde isimlerle de, geçmişte AK Parti'de siyaset yapmış isimlerle de, HDP yöneticileriyle de, şu an itibariyle aktif yöneticilerle temaslar içindeyim.

Türkiye'de siyasetin tıkandığını düşünüyorum. Bunu iktidar ya da muhalefet ayrımı yapmaksızın söylüyorum. Yapısal sorunları olduğunu düşünüyorum siyasetin ve bu yapısal sorunları aşamadığımız takdirde bunun bedelini, siyasete olan güvenin çökmesiyle hepimiz ödeyeceğiz, bütün ülke ödeyecek. Dolayısıyla genel değerlendirmeler, birlikte çalışma arayışı değil, bu sorunların nasıl çözülebileceğine dair, neye ihtiyaç olduğuyla ilgili değerlendirme ve bilgi paylaşımıdır.

‘YENİ BİR PLATFORM İNŞASINA İHTİYAÇ VAR’

Bir süredir bazı kesimlerin siyasete güvenini kaybettiği için sessiz çoğunluğa katıldığına dair açıklamalarınız geliyor. "Yeni bir siyaset zemini şart" da dediniz. Yeni bir siyasi parti kurma çalışmanız mı var?

Türkiye'de toplumun, iktidarı eleştirirken muhalefeti de yetersiz görüyor olmasından kaynaklı, yeni, dinamik bir toplumsal kesim oluşuyor. Özel olarak iktidar ya da muhalefet karşıtlığı değil, Türkiye'deki siyaset yapma tarzına itirazı olan insanlar, parti kültürüne, siyasetin çıkar ilişkilerine, kişisel rant aracına dönüşmüş olmasına tepki duyan kesimler var.

Bu kesimleri, anket firmalarımız, 'kararsızlar' diye tarif ediyor. Bu insanlar kararsız filan değil, bu insanlar son derece kararlı, son derece politik bilinçli, yurttaş sorumluluğu olan, ahlaki hassasiyeti olan insanlar. Siyasette seviye istiyorlar.

Bu kesimin bir fanatik tutumu olmadığı için, bir angajmanı olmadığı için ufkunun daha açık olduğunu, herhangi bir parti angajmanı olmadan ülke çıkarlarının gerektirdiği siyasal girişimlere açık olduklarını düşünüyorum. Bu açıdan da bu kesimin siyasete katılabileceği bir zeminin inşasına, bir platformun inşasına ihtiyaç var.

Ama bunun önce fikrî olarak netleşmesi lazım. Örneğin bu kesim ne istiyor, kimlik siyasetine nasıl bakıyor, kutuplaşmaya, kamplaşmaya karşı neden tepkili, ekonomik sorunların çözümünde mevcut siyasetçileri neden yetersiz görüyorlar? Bu kesimin beklentisini, siyasete katılımını kolaylaştıracak formülleri bulmak zorundayız. Bu formüller bugünkü siyasi partilerin daha çok kimlik eksenli siyaseti olmaması gerektiği arayışındayız. Ama bunun hem düşünsel anlamda netleşmesi hem toplumsal örgütlülüğe dönüşmesi gerekiyor.

Bu bir siyasi partiye dönüşebilir mi? Bence 120'nin üzerinde siyasi parti olmasına rağmen hâlâ kararsız seçmen varsa ya da partilerine kerhen oy veren seçmen varsa siyasette aslolan toplumun önünü açmak ve siyasete uzak duran kesimleri siyasete taşımaktır. Hâlâ bir boşluk varsa, hala kararsız seçmen anketlerde ciddi bir yekûn oluşturuyorsa… Keşke mevcut partiler bu kesimlere hitap edebilse ve onların siyasete olan güvenini artırarak siyasete katabilse.

Merkez Bankası, 128 milyar doların nereye gittiğini açıkladı



‘TOPLUMSAL İLGİYE GÖRE BİR SİYASİ PARTİYE DÖNÜŞEBİLİR’

Söylediklerinizden şunu anlıyorum; bunun düşünsel zeminini oluşturmak sizin için önemli ve şu an çalışmanın bu aşamasındasınız. Bu çalışma ilerlerse ve güçlendirebildiğiniz takdirde bir siyasi partiye de dönüşebilir.

Gayet tabii. İhtiyaç kendisini hâlâ hissettiriyorsa, toplumsal destek de buna imkan veriyorsa... Bu mevcut partiler her yeri tapulamışlar gibi bir yaklaşım zaten demokratik kültüre aykırıdır. Ortada boşluk varsa da burada "Neden böyle bir şey yapıyorsunuz?" diye suçlanmak yerine aslında toplumun siyaset dışındaki kesimlerini siyasete taşıdığımız için takdir edilmemiz, desteklenmemiz lazım. Bunu ne kadar başarabiliriz, tabii ki toplumsal teveccühe, ilgiye bağlı.


‘GÜCÜMÜZ VAR’

Partiyi önümüzdeki seçimlere yetiştirmeyi mi planlıyorsunuz?

Biz biraz farklı bir çalışma biçimi öngörüyoruz. Israrla şunun altını çiziyoruz, Türkiye'de öncelikle yeni farklı bir siyasal fikre ve siyasal harekete ihtiyaç var diyoruz. Bu siyasal fikir ve siyasal hareket bizim şu anda görüştüğümüz arkadaşlarla ortaklaştığımız, çabası içine girdiğimiz boyutudur.

Bunun bir partiye dönüşmesi, ilk seçime yetişmesi konusu tartışma düzeyinde devam ediyor. Toplumla tartışarak olgunlaştırmamız lazım. Kapalı kapılar ardında benim ya da arkadaşlarımın kararını vereceği bir şey değil bu. Toplumsal sahiplenmeyle o aşamaya gelmeli. Yoksa bir hevesle, 125 partiden bir tanesini de biz kurabiliriz, buna gücümüz yeter. Ama bizim aradığımız böyle bir parti değil.

‘SEÇİM TARİHİNE VE ÇABAMIZA BAĞLI’

Yani zaman vermek için çok mu erken?

Bu biraz çabalarımızda alacağımız mesafeye ve seçim tarihine bağlı. Seçimin zamanında yapılacağı varsayıldığında bu hâlâ bizim için mümkün ve yetiştirilebilir. Başka bir gelişme olursa bu pratikte zaten hukuki süreç açısından gerçekçi olmayabilir.

Bu durumda da biz toplumsal muhalefete katkı yapmak, toplumsal dinamiklerin siyasete katılımının desteklenmesine dair çalışmaların içerisinde zaten olacağız.

‘KURTARICI SİYASETÇİ’ TARZINI SORUNLU GÖRÜYORUZ’

Biz diye bahsettiğiniz 'arkadaşlarınız' kim? Kimler var yanınızda bu çalışmada?

İzninizle bunu şu anda paylaşmam nezaket açısından uygun değil. Öyle bir aşamadayız ama bunu çok uzatmadan, önümüzdeki ay içerisinde artık, bir platform gibi mi başlayacağız yoksa bir siyasi hareket gibi mi kendimizi deklare edeceğiz, bunu netleştirdikten sonra zaten isimleri de paylaşmış olacağız.

Şu kadarını söyleyeyim ki; siyasette geçmişte deneyimi olan ama kamuoyunda yıpranmamış, aleyhinde negatif algı olmayan ve birlikte uyumlu alışabilecek, farklı geçmişi ve farklı siyasi aidiyeti olan insanlar zaten çok fazla yok ne yazık ki. Toplumun ekseriyetinde de şöhretler kadrosu beklentisi yok. Sessiz çoğunluğun kendisini özne yapmak istiyoruz, kurtarıcı siyasetçileri önlerine koymak niyetinde değiliz, bu tarzı sorunlu görüyoruz. Yerel özneler çıksın istiyoruz, geçmişte akademide, sivil toplumda, medyada çalışmış isimler kendileri katılsın…

Ünlü siyasetçiler gelsin bizi kurtarsın tarzına zaten bu kesim tepkili, buna tepkileri olduğu için yeni kurulan partilere de katılmıyorlar.

‘ÖZELEŞTİRİ YAPMALIYIZ’

Bu durumda az sayıda kişi mi bu çalışmanın içinde?

Biz Türkiye'deki bilinen siyasi oluşum arayan eski siyasetçiler profiline biraz mesafeli durmak gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü her birimizin geçmişimizle özeleştiri yapması gerekiyor, bu kesimlere neden hitap edemedik ve toplumu siyasete neden katamadık diye. Bu özeleştiriyi yaptığımız takdirde aynı hataları tekrarlamanın kendi egolarımızı tatmin dışında bir sonuç doğurma ihtimali yok. Gençlerin, kadınların, bugüne kadar siyasete katılmayanların önünü açacak bir siyaset tarzı geliştirmeliyiz.

Sayı vermekten özellikle kaçınıyorsunuz sanırım.

Şu anda İstanbul ve Ankara'da daha çok temaslarımız ama artık yerellere de gitmeye başlayacağız, illerde de toplantılar yapmaya başlayacağız. Kapalı toplantılar tabii bunlar. Şu ana kadar 40 civarında arkadaşla çalışmaları sürdürmek konusunda bir irade oluştu.

‘DENENMEMİŞİ DENEYECEĞİZ’

Bu hareketin lideri olarak siz öne çıkıyorsunuz değil mi?

Biz her şeyi açık tartışıyoruz, hiçbir kişiye angajmanımız yok, ben de dahil olmak üzere. Genç bir arkadaşımız, bir kadın arkadaşımız, yerelden bir arkadaşımız bunun öncülüğünü yapma konusunda sorumluluk üstlenir; risk alırsa gayet tabii başkasının peşinden gitmeye de hepimiz açığız. Böyle açık tartışıyoruz, peşinen bir kişi kültü ve onun etrafında, onun tanıdıkları üzerinden bir siyaset tarzı tercih etmeyeceğiz.

Bu, Türkiye'de zor bir şey, denenmemiş bir şey. Biz denenmemişi denemek gerektiğini düşünüyoruz çünkü denenmişler bu kesimi harekete geçiremiyor. Buna ilk defa oy kullanacak kesimler de dahil, gençlere mevcut yapılanmalar, yeni kurulmuş partiler hitap etmeyi başaramıyorlar. Oraya hitap edip doğrudan katılımını sağlayamadıktan sonra bir tane daha tabela asmanın çok bir önemi yok bizim için.

‘HALA HDP ÜYESİYİM, BAŞKA PARTİLERE ÜYE ARKADAŞLARIMIZ DA VAR’

Hâlâ HDP üyesisiniz değil mi?

Evet. Başka partilere üye arkadaşlarımız da var. Sonuçta henüz bir parti değiliz, bir siyasi arayış ve hareket aşamasındayız. Dolayısıyla bu çelişkili bir durum değil bizim açımızdan.

Sizin politik geçmişinizi, HDP'de siyaset yaptığınızı hesaba katarsak, bu oluşumun da belli bir kesime, çoğunlukla Kürt seçmene veya HDP seçmenine hitap etmesi olası diye düşünebilir miyiz?

Hayır, hayır. Bunun sorun çözeceği kanaatinde değilim. Şunu hep ifade ettim, HDP'ye sempati duyanla HDP'ye oy veren arasındaki makas çok açık. Yüzde 25'ler oy verebilirim diyor ama yüzde 10 oy veriyor. Sempati duyup oy vermeyenleri hedeflemek, onlara hitap etmek, yani bütün partilere, her partinin tabanına hitap etmek gayet tabii mümkün.

‘HDP İÇİNDE BİR FRAKSİYON OLMAYI HEDEFLEMİYORUZ’

Ama biz özgün olarak HDP içinden bir klik gibi ya da HDP'den bir çizgi, bir fraksiyon gibi bir şey hedeflemiyoruz. Toplumsal merkezi önemsiyoruz. Türkiye'nin sorunlarının çözümüne odaklanmaktan yanayız. Kürt sorunu da tabii başta, en belirleyici sorunlardan biri olduğu için önem veriyoruz. Ama buradan ibaret bir siyasetin Kürtlerde de çok karşılığı olduğunu düşünmüyoruz. Sadece Kürt sorununa odaklı, sadece HDP tabanına talip bir siyasi hareketin başarı şansını da görmüyoruz doğrusu.


Hareketin öncülerinden biri siz olunca bu şekilde görülecektir, farklı kesimlere hitap etme konusunda...

Onu muhtemelen diğer arkadaşlarımızla dengeleyeceğiz, o isimler de ortaya çıkmaya başlayınca böyle olmadığı daha sağlıklı anlaşılacaktır.

‘AK PARTİ İÇİNDE DE RAHATSIZLIKLAR VE ARAYIŞLAR VAR’

Ben her siyasi partiden üst düzey isimlerle görüşüyorum dediniz. Bunlardan bir destek var mı size? Sorumun altını doldurayım; bu sene başında da yeni bir parti kurulması ihtimali konuşulurken bunun HDP'nin oylarını bölmek maksatlı, iktidarın desteğiyle yapıldığına dair bir takım iddialar gündeme gelmişti. Netleştirmek için soruyorum, AK Parti'den böyle bir destek var mı size?

Hayır, hayır. Biz zaten öyle bir destek arayışıyla görüşmüyoruz. Türkiye'de siyasetteki tıkanmayı konuşuyoruz. Bizim göremediğimiz bir çözüm varsa, yol haritası, formül, beklenti varsa bunu anlamak istiyoruz. Bunu dikkate almak istiyoruz. Dolayısıyla görüşmelerimiz bir yerden destek almak ekseninde görüşmeler değil. Şüphesiz AK Parti içinde de tartışmalar, arayışlar ve rahatsızlıklar var. Muhalefette de var yeterince kapsayıcı dil kurulamadığına dair.

Görüşmelerden edindiğim izlenim olarak şunu da ifade edeyim: Partilerin tabanları parti örgütlerinden daha ileride. Türkiye demokrasisi açısından umut verici, kamplaşma ve kutuplaşmaya karşı tabanlar son derece esnek, bir araya gelmeye açık.

Parti liderliklerinin de bu konuda bence arayışları var, muhalefet partilerini de kast ederek söylüyorum. Ama ara kadrolar parti bürokrasileri bunu içselleştirmiş değiller.

‘GEÇMİŞTE MHP’DE SİYASET YAPMIŞ, ÜLKÜCÜ HAREKETTEN GELEN İSİMLERLE GÖRÜŞÜYORUZ’

MHP'yle de görüşüyor musunuz?

MHP kökenli arkadaşlarımızla, ülkücü hareketten gelen, geçmişte MHP'de siyaset yapmış isimlerle görüşüyoruz ama MHP ile bir kurumsal iletişimimiz yok.

Diğerlerini de kurumsal diye tarif etmek yanlış olur. AK Parti, İYİ Parti ve CHP aidiyeti olanlarla bir takım temaslarımız var. Ama bu isimler kurumları adına görüşmüyorlar bizimle. A partisi, B partisi adına değil kişisel ilişkilerimiz var, arayışlarını biliyoruz, tartıştıklarını, yazdıklarını önemsiyoruz. Yoksa bir transfer, bir kadro kurma arayışı değil. Son derece etik bir hassasiyet gösteriyoruz.

Bu çalışma sonunda 'mevcut aktörlerle olmuyor, yeni bir adres inşası gerekiyor' noktasına gelirse o zaman siyasi hareketi partileştirmek gerektiğini düşünüyoruz.

Yorumlar (0)
0
hafif kar duşu
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11