Eski AİHM Yargıcı Türmen: HDP'ye yapılan saldırı ve Deniz Poyraz'ın öldürülmesi Türkiye için bir tehlike çanı

Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen, “Bu tür siyasal cinayetler bir siyasal partinin binasının basılması gibi olaylar demokrasi ile ilişkisini kesen otoriter/ totaliter rejimlerde görülür.” dedi.

GÜNDEM 20.06.2021, 17:13
Eski AİHM Yargıcı Türmen: HDP'ye yapılan saldırı ve Deniz Poyraz'ın öldürülmesi Türkiye için bir tehlike çanı

Gazete Emek- Eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen, HDP İzmir İl Binası'nda Onur Gencer adlı ırkçı tarafından Deniz Poyraz'ın öldürülmesi sonrası muhalefeti uyaran bir yazı kaleme aldı.

Türmen, “Bu tür siyasal cinayetler bir siyasal partinin binasının basılması gibi olaylar demokrasi ile ilişkisini kesen otoriter/ totaliter rejimlerde görülür. Bu tür eylemleri planlayanların farklı amaçları olabilir. Kimi zaman muhalefete gözdağı vermek, muhalefeti sindirmek için bu eylemlere başvurulur. Kimi zaman ortalığı karıştırıp muhalefeti tahrik etmek, sokağa dökmek ve kamu düzenini sağlamak bahanesiyle ülkeyi olağanüstü hal rejimiyle yönetmek, seçimleri askıya almak için bu yöntemler kullanılır. Bunlar etkili yöntemlerdir. Muhalefeti, güç durumda bırakır. Muhalefet tuzağa düşmemek için sesini çıkarmaz. Sesini çıkarmadıkça şiddetin ve baskının dozu artar. Sonunda muhalefet ortadan kalkar” dedi.

"HDP'ye yapılan saldırı ve Deniz Poyraz'ın öldürülmesi Türkiye için bir tehlike çanı" olduğunu belirten Türmen, "Bu amaçla, demokrasiden yana olan sivil toplum kuruluşları, siyasal partiler, ortaklaşa tek bir ses yükseltebilmeliler. "Dur! Biz varız" diyebilmeliler. HDP'ye yapılan saldırı, Türkiye'deki muhalefet için bir demokrasi sınavı. Muhalefetin demokrasiyi koruma görevini yerine getirebilmesi için bu sınavı geçmesi gerekiyor" diye yazdı.

Türmen'in T24'te "Deniz Poyraz'ı kim öldürdü?" başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

Deniz Poyraz, 20 yaşlarında bir genç kız. Üç zeytin ve yarım domatesten oluşan sabah kahvaltısını bitiremeden, kemanına doymadan, öldürüldü. Öldürülmesinin tek nedeni katil ateş ettiği sırada orada bulunması. Başkaları da olsaydı onlar da ölecekti. Zaten katilin ifadesinden gerçek amacın da bu olduğu anlaşılıyor.

Öldüren, HDP binasına öldürmek için giren Onur Gencer adında eski bir sağlık çalışanı. Silahı ile Türk bayrağı önünde bozkurt işareti yaparken fotoğrafı var. Olayın bundan sonra nasıl gelişeceğini biliyoruz. Bu filmi ilk kez seyretmiyoruz. Hrant Dink cinayetinde de gördük.

Önce iktidara yakın basın tarafından, HDP'ye kızan bir "yurtsever"in işlediği bireysel bir cinayet olarak gösterilir. İktidardan soyutlanmaya çalışılır. Sonra "yurtsever" çevreler tarafından katilin arkası sıvazlanır, korunur. Arkasında kimin olduğu örtülür. Yargılama uzadıkça uzar. Böylelikle kamuoyunun olayı unutacağı düşünülür. Sonunda, dava zaman aşımına uğramamışsa, olabilecek en hafif ceza verilir ve çıkan ilk afla cezaevinden çıkarılır. Onur Gencer'i birkaç yıl sonra Meclis'te milletvekili görürsek hiç şaşırmamalı.

Bu tür siyasal cinayetler bir siyasal partinin binasının basılması gibi olaylar demokrasi ile ilişkisini kesen otoriter/ totaliter rejimlerde görülür. Bu tür eylemleri planlayanların farklı amaçları olabilir. Kimi zaman muhalefete gözdağı vermek, muhalefeti sindirmek için bu eylemlere başvurulur. Kimi zaman ortalığı karıştırıp muhalefeti tahrik etmek, sokağa dökmek ve kamu düzenini sağlamak bahanesiyle ülkeyi olağanüstü hal rejimiyle yönetmek, seçimleri askıya almak için bu yöntemler kullanılır.

Bunlar etkili yöntemlerdir. Muhalefeti, güç durumda bırakır. Muhalefet tuzağa düşmemek için sesini çıkarmaz. Sesini çıkarmadıkça şiddetin ve baskının dozu artar. Sonunda muhalefet ortadan kalkar.

Bu bakımdan Weimar Almanyası'ndan çıkarılacak dersler var. Hitler, 1932 Kasım ayında Başbakan oldu. Ancak Nazi Partisi, parlamentoda çoğunluğa sahip değildi. Bunun üzerine 5 Mart 1933'de seçim yapılmasına karar verildi. Seçimden hemen önce 27 Şubat gecesi Alman Parlamentosu Reichstag'da büyük bir yangın çıktı. Yangını çıkaran Van der Lubbe adlı bir Hollandalı'ydı. Van der Lubbe'nin tek başına hareket ettiği ileri sürüldü.

Oysa, sonradan ortaya çıkan kanıtlar, yangının Naziler tarafından planlandığını gösteriyor. Naziler, yangını Komünistlerin üstüne yıktılar ve olağanüstü hal ilan etmek için kullandılar. 23 Mart'ta Meclis'te kabul edilen bir yasa ile bütün yasama yetkisi, Nazi Partisi'nden oluşan kabineye devredildi. Komünist Partisi'nin ileri gelenleri tutuklandı, Komünistler 23 Mart oturumunda oy kullanamadı. Sosyal Demokrat Parti'nin birçok milletvekili de baskılar, tutuklamalar nedeniyle 23 Mart'taki oturuma gelemedi. Savaşın sonuna dek Almanya Nazi Partisi'nin diktatörlüğüyle yönetildi.

Bu örneğin de gösterdiği gibi, bu gibi demokrasi karşıtı oyunlara, çoğunluğunu yitiren ya da çoğunluk olmamasına karşın iktidarı ele geçirmek isteyen taraflarca başvurulur. Zamanlaması ise seçimlerden hemen önce ya da hemen sonradır. Öte yandan muhalefetin bölünmüş olması, halk kitlelerinin korku ve başka nedenlerle gerekli tepkiyi zamanında göstermemesi bu tür rejimlerin kurulmasına ve yerleşmesine yol açar.

HDP'ye yapılan saldırı ve Deniz Poyraz'ın öldürülmesi Türkiye için bir tehlike çanı. Türkiye'deki demokrasi için diyemiyorum, Türkiye'de mevcut rejimi demokrasi olarak tanımlamak epeyce güç. Ama hiç olmazsa hala iktidarın demokratik yollardan değiştirebileceği umudunu taşıyoruz. Tehlike çanı bu umudun da ortadan kalkmasıyla ilgili.

O nedenle çalan çanı doğru duymak ve demokrasiye sahip çıkmak gerekiyor. İçinde bulunduğumuz noktada demokrasiye sahip çıkmanın tek yolu, bir demokrasi bloku olarak, ağır baskılar ve tehditler altında, ortadan kaldırılmak istenen HDP'nin yanında durmak olmalı. HDP ile ilgili düşüncelerimiz ne olursa olsun. Burada önemli olan HDP'ye ilişkin düşüncelerimiz değil, demokrasiye ilişkin düşüncelerimiz.

Bu amaçla, demokrasiden yana olan sivil toplum kuruluşları, siyasal partiler, ortaklaşa tek bir ses yükseltebilmeliler. "Dur! Biz varız" diyebilmeliler. HDP'ye yapılan saldırı, Türkiye'deki muhalefet için bir demokrasi sınavı. Muhalefetin demokrasiyi koruma görevini yerine getirebilmesi için bu sınavı geçmesi gerekiyor.

24 Haziran'da toplanacak olan Demokrasi Konferansı, halkın ortaklaşa bir itiraz yükseltmesi, demokrasi dışında hiçbir rejimi kabul etmeyeceğini göstermesi bakımından önemli bir fırsat. Bu fırsatı iyi kullanmalıyız.

Kaynak: Artı Gerçek

Yorumlar (0)
9
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 14 36
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 14 24
6. Başakşehir 14 22
7. Karagümrük 14 22
8. Galatasaray 14 22
9. Adana Demirspor 14 20
10. Beşiktaş 14 20
11. Antalyaspor 14 18
12. Gaziantep FK 14 18
13. Altay 14 17
14. Sivasspor 14 16
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 14 10
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Ümraniye 13 27
2. Ankaragücü 14 27
3. Eyüpspor 14 27
4. Bandırmaspor 13 25
5. Erzurumspor 12 25
6. İstanbulspor 13 20
7. Tuzlaspor 12 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Samsunspor 13 19
10. Adanaspor 14 18
11. Menemenspor 13 17
12. Gençlerbirliği 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Chelsea 13 30
2. Man City 13 29
3. Liverpool 13 28
4. West Ham 13 23
5. Arsenal 13 23
6. Wolverhampton 13 20
7. Tottenham 12 19
8. M. United 13 18
9. Brighton 13 18
10. Leicester City 13 18
11. Brentford 13 16
12. Crystal Palace 14 16
13. Aston Villa 13 16
14. Everton 13 15
15. Leeds United 14 15
16. Southampton 13 14
17. Watford 13 13
18. Norwich City 14 10
19. Burnley 12 9
20. Newcastle 14 7
Takımlar O P
1. Real Madrid 14 33
2. Atletico Madrid 14 29
3. Real Sociedad 15 29
4. Sevilla 14 28
5. Real Betis 15 27
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 14 23
8. Athletic Bilbao 14 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Villarreal 14 16
13. Celta de Vigo 15 16
14. Mallorca 15 16
15. Deportivo Alaves 14 14
16. Granada 14 12
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7