sanalbasin.com üyesidir DMCA.com Protection Status

HDP'li eski vekil Müslüm Doğan: Davutoğlu 2015'te HDP'ye koalisyon teklif etti

Eski HDP'li Müslüm Doğan, dönemin AKP'li Başbakanı Davutoğlu'nun o dönemde HDP'ye koalisyon teklifi getirdiğini  iddia etti. 

GÜNDEM 18.03.2022, 01:06
HDP'li eski vekil Müslüm Doğan: Davutoğlu 2015'te HDP'ye koalisyon teklif etti

Gazete Emek- AKP'nin tek başına iktidarı kaybettiği Haziran 2015 seçimlerinin ardından kurulan seçim hükümetinde Kalkınma Bakanı olarak görev yapan ve 2018 seçimlerinin ardından HDP'den istifa eden Müslüm Doğan, siyasete yeni bir partiyle dönüyor.

 

 

Doğan, kendisi gibi HDP'den istifa eden Kars Milletvekili ve eski Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen'in yeni kuracağı partinin kurucularından birisi olacak. Partinin örgütlenme çalışmalarına yönelik çalışmalara devam eden Doğan, Haziran 2015 seçimlerinin ardından yaşanan sürece ilişkin açıklamada bulundu.

 

Doğan, “Tüm siyasi partilerle görüşmeler yapıldı. HDP'ye de bir teklif geldi. HDP aslında bu süreçte, siyaseti doğru okuyamadı. Siyaseti ve süreci doğru okumaması nedeniyle koalisyona katılmadı. Zorunlu bir seçim hükümeti olduğu için, Anayasal gereklilik üzerinden temsilci verdi. Ama bir hükümet ortaklığı, gerçekleşmedi. Bunun da ağır sonuçları oldu ülke için. Bugün HDP, MHP yerine hükümet ortağı olabilirdi. Cizre yaşanmayabilirdi. Devletin aşırı güvenlikçi politikaları engellenebilirdi” dedi.

 

Davutoğlu’nun teklifinde samimi olduğunu savunan Doğan, “Israrcılığı şöyle oldu. Tabii o görüşmeler yapılıyordu. Sayın Davutoğlu, bizim Ali Haydar Konca ile birlikte yaptığımız sohbette hükümet kurmada çok samimi olduklarını gördüm. "Keşke o hükümet kurulsa" ifadesini kullandı. Ben Davutoğlu'nu o dönemde samimi buldum. Yani hükümet kurmadaki samimiyeti ortaya koymuştu özellikle görüşmelerimizde. Ama bu heba edildi. Bu da Kürt siyaseti anlamında, Türkiye'nin geleceği anlamında, kaybedilmiş yıllar olarak tarihteki yerini alacaktır hem de ağır bir bilançoyla” ifadelerini kullandı.

 

 

Müslüm Doğan, DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün sorularını yanıtladı.

 

Yeni bir parti kurma hazırlığındasınız. HDP'den neden ayrıldınız, neden yeni bir harekete ihtiyaç duydunuz?

 

Türkiye'de siyaseti sıkışmış bir durum yaşıyor. Özellikle ülkedeki siyaset kurumlarının ve muhalefetin yarattığı bu atmosferden kurtulmak için demokratik siyasete de yeni bir zemin kazandırmak için hareketimiz ortaya çıktı. Hareketimiz partileşme kararı almıştı daha önce. İlk siyaset belgemizi de Cumartesi yayınlayacağız.

 

Bu siyaset belgesinde ülke fotoğrafı çekilmiş durumda. Neler yapacağımız konusu ise bir program taslağıyla birlikte yine ikinci bir toplantıda açıklanacak ve ayın sonuna doğru da İçişleri Bakanlığı'na parti kuruluş dilekçesi verilecek.

 

Şu anda bölge toplantılarında elde ettiğimiz veriler toplumun buna hazır olduğunu bir partiye ihtiyaç olduğunu bu ihtiyacın da hemen topluma kazandırılması anlamında çok önemli değerli bilgiler aldık. Bu toplumla buluşmamızda bölgelerde yaptığımız toplantılarla ortaya çıkan bir durum.

 

‘HDP KARŞITI DA DEĞİLİZ ANCAK HDP'NİN DE DEVAMI DEĞİLİZ’

 

HDP'nin devamı gibi algılanmaktan çekiniyor musunuz? Böyle bir kaygınız var mı?

 

Siyaset, geniş bir alanda mücadeleyi gerektiriyor. Siyaset üretimi sınırlı bir alanda olduğu zaman yeterince üretemiyorsunuz. Onun için HDP'den gelen bir siyasetçi olarak HDP'den farkımız daha geniş bir perspektiften sorunlara bakmak, toplumsal barışı hedeflemek ve demokratik zemine yeni bir zemin katma isteğimizle ilgili bir husus. HDP karşıtı da değiliz ancak HDP'nin de devamı değiliz. Biz çok farklı bir kimlikle ortaya çıkıyoruz. Ülkedeki tüm farklılıkları bir değerler manzumesi olarak değerlendirip tüm sesleri, farklı sesleri bir senfoni eşliğinde çıkan bir sese dönüştürme gibi bir siyaset tarzımız olacak. Tamamen demokratik, şiddeti hiçbir şekilde kabul etmeyen, şiddetin siyasetin önünde bir engel olduğu gerçeği ve hususunu esas alarak yeni bir demokratik zemin yaratma kaygımızı, çabamızı ortaya çıkarmış olduk.

 

Haziran 2015 seçimlerinin ardından kurulan seçim hükümetinde bakan olarak yer aldınız. O dönem, Başbakan Ahmet Davutoğlu da istikşafi görüşmeleri yürütüyordu. HDP'ye koalisyon teklifinde bulunuldu mu?

 

Tüm siyasi partilerle görüşmeler yapıldı. HDP'ye de bir teklif geldi. HDP aslında bu süreçte, siyaseti doğru okuyamadı. Siyaseti ve süreci doğru okumaması nedeniyle koalisyona katılmadı. Zorunlu bir seçim hükümeti olduğu için, Anayasal gereklilik üzerinden temsilci verdi. Ama bir hükümet ortaklığı, gerçekleşmedi. Bunun da ağır sonuçları oldu ülke için. Bugün HDP, MHP yerine hükümet ortağı olabilirdi. Cizre yaşanmayabilirdi. Devletin aşırı güvenlikçi politikaları engellenebilirdi. Ama, siyasi partinin yaklaşımı o kadar dar ve sığdı ki, bir kaçak çaya indirgendi. "Kaçak çay içip gidersiniz" diye bir indirgemeci ve siyaseti okuyamama ile sonuçlanan bir durumdu. Tabii bu çok ağır bir sonuca neden oldu.

 

Ahmet Davutoğlu, HDP'nin reddi üzerine koalisyonda ısrarcı oldu mu?

 

Israrcılığı şöyle oldu. Tabii o görüşmeler yapılıyordu. Sayın Davutoğlu, bizim Ali Haydar Konca ile birlikte yaptığımız sohbette hükümet kurmada çok samimi olduklarını gördüm. "Keşke o hükümet kurulsa" ifadesini kullandı. Ben Davutoğlu'nu o dönemde samimi buldum. Yani hükümet kurmadaki samimiyeti ortaya koymuştu özellikle görüşmelerimizde. Ama bu heba edildi. Bu da Kürt siyaseti anlamında, Türkiye'nin geleceği anlamında, kaybedilmiş yıllar olarak tarihteki yerini alacaktır hem de ağır bir bilançoyla.

 

Parti içerisinde teklifle ilgili görüşmeler oldu mu? Siz nasıl yaklaştınız?

 

Milletvekillerinin çoğu rahmetli Dengir Mir Mehmet Fırat, Celal Doğan siyaset bilgeleri o dönemde biz de o tartışmaya katılmıştık. Ben de hükümet ortağı olmamız gerektiğini söyledim. İki defa böyle bir toplantı yapıldı. İki toplantıda da bizim hükümet ortağı olmamızın doğru olacağını ben kendi görüşlerimi ifade ettim. Hatta bu görüşlerim nedeniyle de makyavelizmle suçlandım. Makyavelist bir siyaset anlayışının olduğu Sırrı Süreyya tarafından bana böyle yarı şaka şekilde ifade edilmişti. Ben, birlikte yaşama paradigmasının böyle bir şeye feda edilmesini kabullenemiyorum.

 

Cizre olayları sırasında bölgeye gittiğinizde alınmadınız, o dönem İçişleri Bakanı ile görüşmeleriniz oldu mu?

 

Selami Bey vardı o zaman İçişleri Bakanı Selami Altınok. Biz görüştüğümüzde "Bakanım orada özel durumlar var. Lütfen, güvenliğinizi alamayız. Orada sıkıntı var" dedi. Biz dedik ki, "Böyle bir şey olamaz. Orada insanlar katlediliyor. İnsanlar, gençler orada büyük bir ateş altında." Aşırı güvenlikçi bir bakış var. Toplumsal barışa zarar verir, zarar veriyor. Bizim bunu önlememiz lazım. Biz bakan olarak, Cizre'ye girmezsek ne zaman girecektik. Önemli olan şiddet ortamına son vermekti. Orada insanların ölümünü engellemekti mesele. Ama başarılı olamadık. Birçok genç katledildi, askeridir, polisidir, gençlerdir, militanıdır, bu ülkenin insan kaybı çok yüksek insan kaybı oldu. Bu ülkemizin insanları bunlar, bizim başka bir vatanımız yok. Ülke insanları farklı düşünebilirler. Hatta, şunu da söyleyeyim. Farklı şeylerde de demokratik hakların kullanımında farklı yönelimde de olabilirler. Devlet buna aşırı güvenlikçi politikalarla yaklaştığında iş çığrından çıkıyor. Heba edilen şey toplumsal barıştır. 3.6 trilyon dolar son 40 yılın bilançosu olarak değerlendiriliyor. Yeni bir ülke yaratılabilirdi. Bugün kişi başına düşen 9 bin dolar, bu harcanan, heba edilen insan kaynakları, en önemlisi insan kaynaklarımız gitti. 200 bin civarında insan katledildi, köyler yok edildi.

 

Son dönemde İmralı tartışmaları yaşanıyor, çözüm süreci ile ilgili gelinen durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Sorunlar çözülmek isteniyorsa devlet aklı İmralı'ya yönelik tecriti kaldırarak tekrar masaya oturmalı diye düşünüyorum. Nedir sorun? Niye tecrit uygulansın? Tamam, hukuk sistemi içerisinde gerekli işlemler, biliyorsunuz yapıldı. İş ve işlemler tamamlandı. Nasıl 2015 ve öncesindeki süreçte masaya oturulduysa, bu sorunun çözümü için bence tekrar masaya oturulabilir. Tecrit de kaldırılması gereken bir şeydir. Çünkü karşınızdaki sıradan bir figür değil. Bir iradenin temsilcisi olarak görülüyor. Zaten hükümet karşılıklı oturdu, karşılıklı görüşler oluştur. Engel olunmamalı.

 

 

 

 

 

Kaynak: DW Türkçe 

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Hangi İttifakın düşünce ve yol haritasını kendinize daha yakın görüyorsunuz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Fenerbahçe 13 29
2. Galatasaray 13 27
3. Adana Demirspor 13 24
4. Konyaspor 14 24
5. Başakşehir 13 24
6. Kayserispor 14 23
7. Trabzonspor 13 23
8. Beşiktaş 13 22
9. Alanyaspor 14 17
10. Gaziantep FK 13 16
11. Antalyaspor 12 16
12. Giresunspor 13 15
13. Kasımpaşa 13 15
14. Hatayspor 13 14
15. Karagümrük 13 13
16. Ankaragücü 13 13
17. Sivasspor 14 11
18. İstanbulspor 13 8
19. Ümraniye 13 7
Takımlar O P
1. Eyüpspor 16 37
2. Samsunspor 15 27
3. Rizespor 14 25
4. Pendikspor 14 25
5. Bodrumspor 15 25
6. Keçiörengücü 14 25
7. Boluspor 14 25
8. Bandırmaspor 15 24
9. Manisa FK 14 23
10. Sakaryaspor 16 22
11. Altay 14 18
12. Adanaspor 14 17
13. Göztepe 13 17
14. Tuzlaspor 15 16
15. Erzurumspor 15 14
16. Altınordu 15 12
17. Ö.K Yeni Malatya 15 11
18. Gençlerbirliği 15 7
19. Denizlispor 15 6
Takımlar O P
1. Arsenal 14 37
2. M.City 14 32
3. Newcastle 15 30
4. Tottenham 15 29
5. M. United 14 26
6. Liverpool 14 22
7. Brighton 14 21
8. Chelsea 14 21
9. Fulham 15 19
10. Brentford 15 19
11. Crystal Palace 14 19
12. Aston Villa 15 18
13. Leicester City 15 17
14. Bournemouth 15 16
15. Leeds United 14 15
16. West Ham United 15 14
17. Everton 15 14
18. Nottingham Forest 15 13
19. Southampton 15 12
20. Wolves 15 10
Takımlar O P
1. Barcelona 14 37
2. Real Madrid 14 35
3. Real Sociedad 14 26
4. Athletic Bilbao 14 24
5. Atletico Madrid 14 24
6. Real Betis 14 24
7. Osasuna 14 23
8. Rayo Vallecano 14 22
9. Villarreal 14 21
10. Valencia 14 19
11. Mallorca 14 19
12. Real Valladolid 14 17
13. Girona 14 16
14. Almeria 14 16
15. Getafe 14 14
16. Espanyol 14 12
17. Celta Vigo 14 12
18. Sevilla 14 11
19. Cadiz 14 11
20. Elche 14 4