Kılıçdaroğlu: Bizim kitabımızda sokağa çıkmak yok

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, umhurbaşkanı Erdoğan’ın “Muhalefet sokaklara dökülecekmiş, 15 Temmuz'u görmediniz mi” sözlerine “Beyefendi bizim sokağa çıkmamızı istiyor, anladığım kadarıyla, çıkmayacağız. Zorlayacak, baskı kuracak, çıkmayacağız. Sandıkta gereğini yapacağız.” dedi.

GÜNDEM 05.01.2022, 19:48
Kılıçdaroğlu: Bizim kitabımızda sokağa çıkmak yok

Gazete Emek- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’da bir otelde CHP muhabirleriyle bir araya geldi, sorulara yanıt verdi. Kılıçdaroğlu’na; CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç ile CHP Medya ve İletişimden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Tuncay Özkan eşlik etti.

 

 

Kılıçdaroğlu, miting yerine ağırlıklı meslek örgütleri, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşları ve gençlerle buluşacaklarını söyledi. Erken seçim ihtimali için Kılıçdaroğlu, “Erdoğan erken seçime gitmek zorunda. Ülke yönetilemez noktaya geldi” yorumu yaptı.

 

İBB’ye yönelik teftişler ve konuya ilişkin AKP ile MHP kanadından gelen yorumlar hakkında Kılıçdaroğlu, “İstanbul AK Parti’nin yandaşlarını yemlediği bir havuz… Ekrem Bey’i (İmamoğlu) suçlamalarının nedeni aslında ekonomideki kaosun yaşananların unutturulması. Bütün bu sorunları Ekrem Bey’i ilave edip tartışma zeminini bu tarafa çekmek istediler” dedi.

 

Kılıçdaroğlu’na sorulan sorular ve verdiği cevaplar şöyle:

 

MESLEK ÖRGÜTLERİ, KANAAT ÖNDERLERİ VE GENÇLERLE BULUŞMAYA VERECEĞİZ

 

(Miting planlaması) Belli bir zaman dilimi içinde hava koşulları el verirse sürdüreceğiz. Şu tarihte, şurada burada değil; mitinglere çok ağırlık vermeyeceğiz. Ağırlığı meslek örgütleri, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları, gençlerle buluşmaya vereceğiz.  Bu toplantıların mitinglerden daha verimli olduğunu düşünüyorum. Meslek kuruluşları ya da kanaat önderleri ile yaptığımız toplantılar, bizim CHP’ye sempati duyan veya oy veren kişiler değil; tam aksine bize biraz mesafeli ama ‘CHP ne düşünüyor, sorularıma ne yanıt verecek’ diye merak eden insanlar, gelsin soru sorsunlar, bizi tanısınlar, biz onları tanıyalım. Bir anlamda helalleşme sürecinin başlangıcı gibi bir şey oluyor. Bu toplantıları çok önemsiyorum. Bir bölümü kapalı oluyor, bu talep onlardan geliyor. ‘Bizi burada görürlerse AK Parti tarafından…’, onları da anlayışla karşılıyoruz.

 

"GÜVENİ SAĞLAYAMAZSANIZ DEVLETİ YÖNETEMEZSİNİZ"

 

(Muhalefetin ekonomi krizini aşma planlamaları) Aslında söylüyoruz ama siyasi gündem içinde kaybolup gidiyor. İktidar olduğumuzda bir hafta içinde yapacağımız ilk iş, Stratejik Planlama Teşkilatı’nı kurmak. ‘Bu ülkenin geliri, gideri nedir, hangi fonlarda ne kadar para var, paralar nereye harcanıyor?’ Bütün rakamları bilmezseniz sağlıklı yönetemezseniz. Burada çalışacaklara, ‘bana 10 gün içinde tüm rakamları getireceksiniz. Kamu özel iş birliği projeleri nedir, ne kadar ödenecek, borç nedir, alacak nedir?’ dersiniz. Bütün rakamları alacak sonra yöneteceksiniz. Sonra Ekonomik Sosyal Konseyi toplayacaksınız. Bir tarafa bakanlar bir tarafa sorunları yaşayanlar ‘anlatın bakalım’ diyeceğiz. Çiftçilerin, esnafın aldıkları kredilerin faizlerini sileceğiz. Bunları bir hafta içinde yapacağız. Bir de uzun vadeli planımız var. Önümüzdeki beş yılın planlanması lazım. Türkiye’nin en verimli, istihdam yaratan önümüzdeki süreçte bölgesinde en güçlü ülke olabilecek şekilde yatırımlar yapacağız. Bunu önümüzdeki günlerde açıklayacağız. İktidar olduğunuzda 1 numaralı kararname var. Sayın Erdoğan’ı yolcu ettiğimizde, yerine gelecek cumhurbaşkanı bunun gereğini yapmak zorunda. Devletin bütün üst kademesindeki bürokratlar istifa etmiş sayılıyor. Oraya yeni isimler atanacak. ‘İktidar olduğunuzda kimi atayalım’ yok öyle bir şey. Bugünden her şeyi planlı programlı yapıyoruz. Süratli şekilde atamalar yapılıyor. O işin erbabı uzmanı kimse onları atayacağız. ‘Bu bizim partilimiz, yeğenimiz, partilimizi getirelim demeyeceğiz.’ Tam tersini yapacağız. İlk bir haftada güveni sağlayacağız. Güveni sağlayamazsanız devleti yönetemezsiniz. İlk bir haftada bir ayda yapılacak bunlar.

 

"BEYEFENDİ BİZİM SOKAĞA ÇIKMAMIZI İSTİYOR; ÇIKMAYACAĞIZ" 

 

(Erdoğan’ın ‘muhalefet sokağa dökülecekmiş’ ifadeleri) Gülümseyerek yorumladım. Tam tersi arkadaşlara, ‘taşkınlık yapmayacaksınız, sokağa çıkmayacaksınız, sabırla sandığı bekleyeceksiniz’ dediğim gibi beyefendi hayal aleminde yaşadığı için ‘vay efendim sanki biz sokaklara çıkılması’ talimatı vermişiz. Bunun basın danışmanları yok mu ne konuştuğumuzu önüne koymuyorlar mı? Beni dinlemesini pek beklemem. Dinlediğinde koltuğunda oturamaz, eleştiriyi hazmedemez. Hangi taşkınlık? Tam tersi, ‘sakin, sabırla seçim sandığını bekleyeceksiniz, gidecek oyunuzu kullanacaksınız, otoriter yönetimi demokratik yollarla değiştireceğiz’ nokta. Gittiğimiz her yerde söylüyoruz. Beyefendi bizim sokağa çıkmamızı istiyor, anladığım kadarıyla, çıkmayacağız. Zorlayacak, baskı kuracak, çıkmayacağız. Sandıkta gereğini yapacağız.

 

"ZAMLARI GERİ Mİ ALACAKLAR?"

 

(Erdoğan’ın ‘dövizin köpüğünü aldığımız gibi enflasyonunda köpüğünü alacağız’ sözleri) Zamları geri mi alacaklar? Köpüğünü almak için zamları da alması lazım. Yapacağını hiç sanmıyorum. Politik bir söylem, kendi tabanını rahatlatmak için kullandığı bir cümle. Ekonominin ne kadar kötüye gittiğini Erdoğan da biliyor. Eximbank’a talimat verildi, talepleri beş gündür karşılayamaz durumda. Erdoğan ekonomiyi de Türkiye’yi de yönetemiyor, yönetme gücü, kapasitesi, bilgisi yok, birikimi yok. Onun için sık sık 84 milyonu bindirmiş freni patlamış bir kamyona, hep beraber yokuş aşağı gidiyoruz. Erdoğan’ın izlediği ekonomik politikanın tipik sonucu bu.

 

"ERKEN SEÇİM İSTEYEN, ÖNERGE VERİR"

 

(HDP’nin erken seçimle ilgili ortak önerge talebinde bulunması) HDP geldiğinde evet, ‘önerge vereceğiz’ dedi. Verebilirler, bağımsız bir siyasi parti, hepimizin saygı duyması lazım. Biz nasıl veriyorsak, onlar da verebilir. Erken seçim isteyen her siyasi parti önergelerini verir, komisyon başkanı topluyor, kabul edilirse Genel Kurul’a iner. Böyle bir önerimiz oldu, onlar bu önerimize nasıl bir tavır alacaklar bilmiyoruz.

 

"ÜLKE YÖNETİLEMEZ NOKTAYA GELDİ" 

 

(Erken seçim ihtimali) Erdoğan erken seçime gitmek zorunda. Ülke yönetilemez noktaya geldi, Hazine’nin piyasanın durumu, vatandaşın durumu malum. Nereye kadar götürecek? Geçen her gün 84 milyonun sırtına yeni yükler geliyor. Hazine çok parlak değil, borçlar ödenecek, faizi düşürdük dediler. Tam tersine Hazine’nin borçlanma faizi, vatandaşların faizi yükseldi, bütün faizler yükseldi. Elde edilecek gelirlerle bunlar karşılanabilir. Yeni borçlar alınması lazım, nereden, nasıl bulacaklar bilmiyoruz. Erdoğan’ın yapacağı öncelikli şey süratle seçime gitmektir.

 

"BİZİM KİTABIMIZDA SOKAĞA ÇIKMAK YOK" 

 

(Kamu kurumlarına yapılan ziyaretler ve gelen tepkiler) MEB’e gitmeden önce Sayın Bakan’dan randevu istedim, gelmedi. Haksızlığa uğrayan öğretmenler var. Basın toplantısı yaptık beraber, orada da Milli Eğitim Bakanlığı’na gideceğimi söyledim. Uzun süre bekledik. Yaklaşık 15 saat sonra gittim ben. Mavi tık esprisi çıktı. Randevu istediğimi söylemiş ama bakan cep telefonuna bakmamış vs. Bakana ulaşamıyoruz… Oraya gittiğimde haksızlığa uğramış bir kişinin haksızlığa uğrama gerekçesini Sayın Bakan’dan öğrenmek istiyorum. Randevu verilmiyor, gençler adına oraya gidip o açıklamayı yaptım. Kalabalıkta kilidi filan göremedim. Erdoğan ‘gelemezsin, gidemezsin.’ Bizim değil TBMM Başkanı’nın tepki göstermesi lazım. Seçilmiş bir milletvekili, bırakın genel başkan, bir kamu kurumuna nasıl giremez? Bu eleştiriyi hazmedememektir, adaletsizliği sürdüreceğiz, ‘sen neden hak arayanların yanındasın’ demektir. Ankara İl Başkanlığı, örgütü toplamak istemiş, ben ‘hemen gelmesinler, ben ve kadın milletvekilleri gideceğiz’ dedim. ‘Sokağa çıkacağız, asacağız, keseceğiz’ yok öyle şey. Ben onların haklarını savunacağım, hazırlıklar yapılıyor. İnternet sitesi hazırlanıyor. Gençlerin nasıl elendiğini internet sitesinde göreceksiniz. Bir insanın elinden ekmeğini nasıl alırsınız? ‘Bunlara sahip çıkmayın’ deniliyor. Kime sahip çıkacağız? Haksızlığı yapan Erdoğan’a mı sahip çıkacağız. ‘Erdoğan çok iyi yaptı, bu gençleri ezdi ‘mi diyeceğiz? Bizim kitabımızda sokağa çıkmak yok ama haksızlığa uğrayan herkesin hakkını arayacağız, demokratik yollardan arayacağız.

 

"KORUMALARI GÖNDERELİM MERKEZ BANKASI’NA" 

 

(MEB kapısına kilidin kendi korumalarının taktığı iddiaları) Korumaları gönderelim Merkez Bankası’na faizi indirsinler.

 

"O TUZAĞA DÜŞMÜYORUZ"

 

(Sokak tartışmasının çıkma sebebi) Bizim sokaktan kastettiğimiz kontrolsüz şekilde sokağa çıkıp camın, çerçevenin kırılması, şiddetin olması. Yoksa demokratik yollardan insanlar izin alırlar, meydanlarda yaparlar. Mersin’de miting yapmak istedik, ‘bu meydanda yapamazsınız, şurada yapın’ dediler. Gittik, gösterdikleri yerde yaptık. Dolayısıyla özel bir çatışma alanı yaratmak istiyorlar, o tuzağa düşmüyoruz. Elbette insanlar demokratik yollardan caddede, sokakta açıklamalarını yapar, afiş açar, bu demokrasinin gereği zaten. Erdoğan bunu böyle anlamıyor ‘siz sokaklara çıkacaksınız, biz de sizi ezeceğiz.’ Onun beklediği hayal ettiği bu. 15 Temmuz örneğini de bunun için veriyor.

 

"İMAMOĞLU’NU TARTIŞMA ZEMİNİNE ÇEKMEK İSTEDİLER" 

 

(Devlet Bahçeli’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili söylemleri) Belediyeye eleman alınırken savcılıktan belge alınıyor. Eğer soruşturma açılacaksa Adalet Bakanı hakkında açılmalı, ‘siz terörist olan birine nasıl belge verisiniz’ diye. Ekrem Bey’i (İmamoğlu) suçlamalarının nedeni aslında ekonomideki kaosun yaşananların unutturulması, işin Türkçesi bu. Çünkü zamlar var yağmur gibi geliyor, işsizlik var, insanlar geçinemiyor. Bir hanede bir kişi çalışıyorsa o hanede tencere kaynamıyor. Bütün bu sorular var. Bütün bu sorunları Ekrem Bey’i ilave edip tartışma zeminini bu tarafa çekmek istediler. Müfettişleri görevlendirdiler. Bizim belediyelerimizden zaten müfettiş, Sayıştay denetçisi eksik olmuyor. Bizim belediyelerimiz bunlara alışkın. Seyit Bey (Torun) bir hazırlık yapıyor. Malum polis baskınları da geçmişte yapılırdı. İstanbul seçimlerinde de oldu, Küçükçekmece Belediyesi’ni, bazı evleri polis bastı. Sandıklarda hile yapıldı, ne oldu sonuç. ‘Acaba CHP‘lileri belediyeleri nasıl itibarsızlaştırır’ onun arayışı içindeler.

 

"AK PARTİ’NİN YANDAŞLARI YEMLEDİĞİ BİR HAVUZ"

 

İstanbul, AK Parti’nin yandaşlarını yemlediği bir havuz, büyük bir rant vardı ve onu AK Parti yandaşlarını yemlemek için, kendi medyasını destekliyordu. Olmayan bir işi olmuş gibi onayını verip parasını veriyorlardı. Bina ihalesine çıkmışsınız böyle bir iş yok, ortada da bina yok, parası ödeniyor. Bu kişi şimdi Ulaştırma Bakanı. Başka bir ülkede olsa bu bakan bir dakikada orada oturamaz. Hırsızlığın meşrulaştığı bir ortamda rahatlıkla bunu yapıyor, rahatlıkla bakan olarak atanıyor. Tıpkı rahatlıkla rüşvet alanın büyükelçi olarak atanması gibi. Bizde hazırlık şöyle yapılıyor, polis baskını gelirse ne yapacağız, müfettişler geldiğinde ne yapacağız? Müfettişlere verdiğiniz belgenin örneğini alacaksınız. Belgeyi yok edebilirler, yırtar ‘vermediler’ der. Savcı da yandaş. Yolsuzluklar konusunda bu kadar hassas olan İçişleri Bakanlığı, 34 yolsuzluk dosyasına el koydu büyükşehrin. Ne oldu bunlar? AK Parti döneminin yolsuzlukları. Şimdi Ulaştırma Bakanı olmamış biri işi olmuş gibi adama para ödemişsin. Cumhurbaşkanlığı’na, bakanlıklara makam araçları. Tam bir yağma Hasan’ın böreği dönemi yaşandı. Bakanlık bunların dosyasını istedi, üstü örtüldü. Medyanın bunu takip etmesi lazım. Benzer haksızlık bizde olursa biz üstüne gideriz. Amaç dikkatleri başka bir yere çevirmiş. Toplam kamu zararı İBB’nin tespit ettiği, 13 milyar 202 milyon TL. İyi para.

 

"ERDOĞAN KENDİ DE GİDEBİLİR"

 

(İBB’ye AKP’den milletvekili adayının görevlendirilmesi) Görevlendirilebilir, Erdoğan kendi de gidebilir, İçişleri Bakanı kendisi de gidebilir. Ben ‘araştıracağım’ diyebilir. Biz bunlardan çekinmiyoruz, mesele denetim önyargılı yapılmaması. Denetim hakları var, denetim önyargılı olmaması, gerçek olması. Böyle olursa bizim açımızdan sorun yok. Biz bunlara ve müfettişlere güvenmediğimiz için belediye başkanlarının hangi önlemleri alması gerektiğini kendilerine bildirdik.

 

"YENİ FONKSİYONU AK PARTİ’NİN SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPMAK"

 

(Devlet Bahçeli’nin İBB’ye ilişkin açıklamaları) Bahçeli’nin yeni fonksiyonu biliyorsunuz, AK Parti’nin sözcülüğünü yapmak. Dolayısıyla biz Erdoğan’a cevap verince sözcüye ayrıca cevap vermeye gerek yok.

 

"MUTFAK SİYASETTE EN GÜÇLÜ ALAN" 

 

(Erdoğan’ın ‘faiz’ tezi ile enflasyon rakamları) Tüketici kredisi alacaksınız. Herhangi bir bankadan alın. Eylül ayına bakın, şimdiye bakın; artmış. Devletin beş yıllık borçlanma kağıtlarına bakın, o da 17’den 25’e çıktı. Devleti yönetenler kendi kendilerine kazık attılar. Yüzde 17 faiz ödenmesi gerekirken, yüzde 25 üzerinden faiz ödemeye başlayacaklar. Hani faiz düşmüştü? Dediğim gibi, iflas eden bir teori. Dini söylemlerle vaziyeti kurtarmaya çalışıyorlar. Faiz arttı peki ne oldu? Nas ne oldu? Faiz arttı. Erdoğan şöyle düşünüyor, ‘tabanım ne söylesem inanır, ben bunları rahatlıkla kandırabilirim.’ Ama Erdoğan’ın bilmediği bir şey var. Bu ülkenin insanı mutfağa girince gerçekle karşılaşıyor. Erdoğan’ın unuttuğu insanların mutfakları. Erdoğan mutfakları unutmuş vaziyette. İstediği kadar din argümanları kullansın ama mutfak, siyasette en güçlü alan.

 

"SİYASET, İNANÇ VE KİMLİK ALANLARINA ASLA GİRMEMELİ"

 

(Özgür Özel’in kuran kursları ile ilgili ifadelerine ilişkin Erdoğan ve Bahçeli’nin tepkileri) Plan ve Bütçe Komisyonu üyeliği yaptığım dönemde Diyanet’in öğrencilere verdiği derslerin kitaplarını istedik. Son derece güzel hazırlanmış, renkleri güzel seçilmiş. Çocukların Kuran’ı rahat öğrenebileceği materyaller hazırlanmıştı. Ben Diyanet İşleri Başkanı’nı o dönem kutladım. Dolayısıyla Diyanet’in bu çerçevede çocuklarımıza, isteyen ailelerin çocuklarına Kuran’ı öğretmesi kadar doğal bir şey yoktur. Siyaset, inanç ve kimlik alanlarına asla girmemeli. Anayasa’nın 24. maddesinde de bu açık ve net belirtiliyor. Gerçekten de Kuran kurslarının annelerin babaların güven içinde çocuklarını gönderebileceği mekanlar olması gerekiyor. Bazı kursların badana boyalarının CHP İl örgütleri tarafından yapıldığını da belirtmek isterim. İnsanlar inançlarını çocuklarının öğrenmesini isteyebilirler. Bunun AKP ve MHP tarafından siyasete malzeme edilmesini de doğru bulmuyorum. Görüşümüz, partinin görüşü de budur.

 

"TANJU BEY 100 BİN İMZAYI TOPLARSA ADAY OLABİLİR"

 

(Tanju Özcan’ın ‘cumhurbaşkanı adayı olabilirim’ açıklaması) Herkesin aday olduğu ortamda Tanju Bey de aday olmak isteyebilir. 100 bin imzayı toplarsa o da aday olabilir. Biz kimseye sen aday olmayacaksın diye baskı yapmıyoruz. Dolayısıyla Tanju Bey de kendi ilettiği il çerçevesinde, belediye başkanlığı yaptığı ilin hassasiyetlerini dikkate alarak politika yapıyor. Saygı duymak gerekiyor bir anlamda.

 

"BİZ YOLSUZLUĞA GÖZ YUMDUK’ DİYORLAR"

 

(20 Aralık gecesi ile ilgili araştırma önergesinin reddedilmesi) Bu süreç içerisinde çok büyük vurgunların yapıldığını biliyoruz. Ama bunun somut belgelere indirgenmesi gerekiyor. Bahçeli’ye çağrı yaptım. Kim kazandı bunun tespiti gerekli. Bankalarda bu kayıtlar var. Kimlerin döviz alıp sattığını birebir belirleme imkanı var. AKP bunu reddetti MHP ile birlikte. Yani ‘biz yolsuzluğa göz yumduk’ diyorlar. Bunu unutacağımızı kimse düşünmesin.

 

"EGEMEN GÜÇLERE DİLENCİ GİBİ YALVARMASINI KABUL ETMİYORUM"

 

(2021 yılını dış politika değerlendirmesi ve 2022 yılında beklentiler) İç politikadaki bütün hatalar dış politikada da tekrarlandı. Türkiye yalnızlaştı bölgesinde büyük ölçüde… Şimdi yeni bir arayış içinde. ‘Katar, BAE, İsrail, Suriye ve Mısırla yeniden bağlantı kurabilir miyiz’ arayışı içinde. Ortadoğu’daki tarihin bize verdiği rolü kaybettik. Bu rolü şimdi başkaları üstlendi. Hatta Yunanistan üstlenmeye çalışıyor. Doğu Akdeniz’de çıkacak olan doğalgaz karbon yatakları ile ilgili anlaşmalar yapıldı. Türkiye ve KKTC tamamen devre dışı bırakıldı. Büyük bir başarısızlık var. Erdoğan bunu düzeltemez, itibarı yok. Katar’a her türlü imkanı verdi. Vermedikleri hiçbir şey kalmadı. Türkiye Cumhuriyeti’nin izlediği dış politika ve iç politikalara sonrasında egemen güçlere gidip dilenci gibi yalvararak onları kabul etmesini kabul etmiyorum. Aç kal kardeşim ya, Türkiye’nin itibarı var.

 

 

"NASIL BİR CUMHURBAŞKANI OLMALI KONUSUNDA TOPLUMUN NABZINI TUTMAMIZ LAZIM"

 

(Cumhurbaşkanı adaylığı) Millet İttifakı olarak bana sorulduğunda ‘evet’ derim. ‘Cumhurbaşkanlığı önemli bir görevdir. Eğer millet ittifakı kabul ederse evet aday olurum.’ Sonuçta yanlış bir şey söylemiyorum. Bir ittifak ‘sen aday olacaksın’ diyorsa ‘hayır efendim ben olmam’ deme şansınız yok, olmaz da zaten. Anketler yapılır başka şeyler de yapılır ama yanlış bir şey yapıyoruz. Nerede yanlış yapıyoruz? Ya arkadaş nasıl bir cumhurbaşkanına ihtiyaç duyuyoruz. Mesela bu sorulmuyor. Anket yapacaksam önce bunun sorulması lazım. ‘Nasıl bir cumhurbaşkanı olmalı’ konusunda toplumun bir nabzını tutmamız lazım. Topluma önce bunu anlatmamız lazım, biz nasıl bir cumhurbaşkanı istiyoruz. Hangi partiden olursa olsun vatandaştan, ev kadınlarından tutun, işsizlere kadar, sanayicilerden tutun, apartman görevlisine kadar. Bu ülke nasıl bir cumhurbaşkanı istiyor? Biz bu tartışmayı hiç yapmıyoruz mesela. ‘Kim olsun’ diyoruz. Nasıl bir cumhurbaşkanı olmalı? Devleti teslim edeceksiniz. Ağzından dudağından çıkan her şey bir anlamda hayata geçmiş oluyor. Öyle bir düzen var.


 

Kaynak: Dokuz8haber

Yorumlar (0)
0
hafif kar duşu
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 23 54
2. Konyaspor 22 45
3. Alanyaspor 23 38
4. Adana Demirspor 23 37
5. Fenerbahçe 23 37
6. Beşiktaş 23 36
7. Hatayspor 23 36
8. Başakşehir 22 34
9. Gaziantep FK 22 32
10. Sivasspor 23 31
11. Kayserispor 23 31
12. Karagümrük 23 30
13. Kasımpaşa 23 27
14. Göztepe 23 27
15. Galatasaray 23 27
16. Giresunspor 23 26
17. Antalyaspor 23 24
18. Rizespor 23 22
19. Altay 23 18
20. Ö.K Yeni Malatya 22 16
Takımlar O P
1. Ümraniye 21 45
2. Ankaragücü 21 45
3. Erzurumspor 21 38
4. Bandırmaspor 21 36
5. İstanbulspor 21 36
6. Eyüpspor 20 36
7. Samsunspor 20 33
8. Adanaspor 21 32
9. Manisa Futbol Kulübü 21 28
10. Tuzlaspor 20 27
11. Keçiörengücü 21 26
12. Gençlerbirliği 21 26
13. Boluspor 19 24
14. Kocaelispor 21 24
15. Menemen Belediyespor 21 23
16. Altınordu 21 22
17. Bursaspor 20 20
18. Denizlispor 21 19
19. Balıkesirspor 20 8
Takımlar O P
1. Manchester City 23 57
2. Liverpool 22 48
3. Chelsea 24 47
4. M. United 22 38
5. West Ham United 23 37
6. Arsenal 21 36
7. Tottenham 20 36
8. Wolverhampton Wanderers 21 34
9. Brighton 22 30
10. Leicester City 20 26
11. Aston Villa 21 26
12. Southampton 22 25
13. Crystal Palace 22 24
14. Brentford 23 23
15. Leeds United 21 22
16. Everton 20 19
17. Norwich City 22 16
18. Newcastle 21 15
19. Watford 20 14
20. Burnley 18 12
Takımlar O P
1. Real Madrid 22 50
2. Sevilla 22 46
3. Real Betis 22 40
4. Atletico Madrid 21 36
5. Barcelona 21 35
6. Real Sociedad 21 34
7. Villarreal 22 32
8. Rayo Vallecano 21 31
9. Athletic Bilbao 22 31
10. Valencia 22 29
11. Osasuna 22 28
12. Celta Vigo 22 27
13. Espanyol 22 27
14. Granada 22 24
15. Elche 22 23
16. Getafe 22 22
17. Mallorca 21 20
18. Cadiz 22 18
19. Deportivo Alaves 22 17
20. Levante 21 11