ÖZEL HABER: Serkan Atasoy
Gazete Emek - Kürt Dil Haklarını İzleme ve Raporlama Platformu Kurdish Monitoring, Türkiye'de Kürt diline ve kültürüne yönelik kamusal yaşamda gerçekleşen hak ihlallerini belgelediği yeni raporunu yayımladı. Rapor Türkçe, Kürtçe ve İngilizce olmak üzere 3 dilde yayınlanırken en çok ihlal kamusal alanda gerçekleşti.
Engellemelerin alanlarına göre dağılımı şu şekilde;
Kamusal Alan: 25
Medya: 15
Kültür-Sanat: 18
Hapishaneler: 12
Yalnızca sokakta değil
Raporda, Kürtçenin yalnızca sokakta değil; Meclis’ten yüksek güvenlikli cezaevlerine, üniversite kampüslerinden düğün salonlarına kadar birçok alanda kriminalize edildiği vurgulandı.
Colemêrg’te (Hakkari) sokakta şarkı söyleyen gençlerin gözaltına alınması, Meclis kürsüsünde Kürtçe konuşan milletvekillerinin mikrofonlarının kapatılması, 86 yaşındaki din alimi Mela Silêman Sebrî’nin Kürtçe hutbe verdiği gerekçesiyle cezaevinde tutulması ve Amedspor forması üzerindeki “Hebûn” (Varoluş) ibaresinin yasaklanması raporda yer alan ihlaller arasında gösterildi.
Meclis tutanaklarında bilinmeyen dil
Raporda öne çıkan en çarpıcı bulgulardan bir de "bilinmeyen dil" veya "..." (üç nokta) politikasının ısrarla sürdürülmesidir. Meclis tutanaklarına yansıyan bu sansür, cezaevlerinde "anlaşılmayan dil" gerekçesiyle mektupların engellenmesi ve telefon görüşmelerinin kesilmesi şeklinde pratik bir cezalandırma aracına dönüştüğü kaydedildi.
Kapsamlı belgeleme
Kürt Dil Haklarını İzleme ve Raporlama Platformu (Kurdish Monitoring) 2025 raporunun; açık kaynak taraması, ulusal ve yerel basın haberleri, avukatlar ve mahkeme kararlarından elde ettiği verilerle hazırlandığını açıkladı.
Platform, altı aylık ve yıllık periyotlarla kapsamlı analizler yayınlamayı amaçlarken acil ihlal durumlarında veya önemli gelişmelerde hızlı değerlendirme metinleri hazırlanacağını kaydetti.