ÖZEL HABER: ZELAL SAHİDENUR SARİ 


Gazete Emek - Van’ın Gevaş ilçesinde şeker pancarı üretimi yapan çiftçiler şeker pancarı fiyatının artan maliyetlere paralel yükselmemesinden şikâyetçi.

Türkiye’nin en yüksek şeker oranına sahip Erciş Şeker Fabrikasının bulunduğu Van’da şeker pancarı üretimi 50 yılı aşkın süredir devam ediyor. Öyle ki bu üretime karşın 1977 yılında Türkşeker’e bağlı Erciş Şeker Fabrikasının temeli atılıyor ve 1989 yılından bu yana da aktif bir şekilde çalışıyor.

Bu fabrikada günlük 2 bin 200 ton pancar işletilirken, yılda ortalama 70 gün şeker üretim faaliyetlerine devam eden fabrika, günde ortalama 365 ton, yılda ise ortalama 25 bin ton şeker üretiyor. 
 

Bu işletim sisteminin yanı sıra Van’ın çeşitli bölgelerinde bulunan ve ektikleri şeker pancarını bölgedeki kantarlar aracılığıyla Erciş Şeker Fabrikası’na ileten çiftçiler her yıl 50 bin tonu aşkın şeker pancarı üretiyor. Ancak artan enflasyon nedeniyle çiftçiler zorlu bir süreçten geçiyor. 

Enflasyona karşı bir seste şeker pancarı üreticilerinden

Mazot, ilaç, gübre, işçilik ve en önemlisi iklim krizi nedeniyle azalan kaynak sularına sondaj kuyularıyla bulunan çare ve su faturaları çiftçinin belini büküyor. Çiftçinin üretim için temel saydığı bu kalemlerde günlük artışlagözlenirken şeker pancarının tonu Türkşeker’in 2023 itibariyle belirlediği 1855 TL’lik fiyattan alınıyor. Türkşeker geçmiş döneme göre alım fiyatını yüzde 28 arttırdığını söylese de çiftçi bu artışın masrafları karşısında yeterli olmadığını ve mağdur edildikleri belirtiyor. 

Çiftçilerin söz konusu sorunlarını birde onlardan dinlemek için 50 yılı aşkın süredir şeker pancarının ekildiği Van’ın Gevaş İlçesine gidiyoruz. Çiftçilerden aldığımız bilgilere göre Gevaş’ta bulunan bazı şeker pancarı kantarları çiftçilere uygulanan tonaj uygulamasından sonra çiftçilerin şeker pancarı ekmeyi bırakmasıyla kapanıyor. Bizde aktif çalışan bir kantarı ziyaret etmek, sorunları yerinde görmek için Gevaş’ın Güzelkonak Mahallesi’nde bulunan şeker pancarı kantarına gidiyoruz.

Tarlalarda kadın ve erkek çiftçiler birlikte çalışıyor ama yine de kazanamıyorlar

Zonguldak’ta maden ocağında göçük: 2 işçi hayatını kaybetti Zonguldak’ta maden ocağında göçük: 2 işçi hayatını kaybetti

Kantarın bulunduğu mahalleye giderken yol kenarında bulunan tarlaların tamamında işçiler çalışıyor ve hepsinde hummalı bir çalışma söz konusu. Öncelikle tarladaki çiftçilerle sohbet ediyoruz.

Tarlada topraktan çıkarttıkları şeker pancarının yeşil kısımlarını temizleyen Netice Halim, 63 yaşında ve eşiyle birlikte tarlasında çalışıyor. Evlenmeden önce ailesinin ektiği şeker pancarı tarlalarında çalışan Halim, bu kez de eşiyle kendi ektikleri tarlada çalışıyor. Geçmiş yıllarda kalabalık bir aile olduklarını ve çocuklarıyla beraber bu işi rahatça yaptıklarını vurgulayan Halim, işçi tuttukları dönemler olduğunu da belirtiyor.

Şeker pancarının ekimi ve işlenmesi üzerine konuştuğumuz Halim, öncelikle her çiftçi gibi fiyatlardan şikâyet ediyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Biz geçimimizi çiftçilikle sağlıyoruz. Uzun yıllardır kuru fasulye, yeşil fasulye ve şeker pancarı ekiyoruz. Çocuklarım İstanbul’a gittikten sonra eşimle burada yalnız kaldık o yüzden işi beraber yapıyoruz. Aslında şeker pancarı yeterli işçi olduktan sonra keyifli ve kolay bir iş ama işi yapacak kimseyi bulamayınca zorlaşmaya başlıyor. Mesela şu anda birkaç işçimiz olsa iş umurumuzda olmazdı ama işçi bulamıyoruz. Bu yılda 35 ton yazdırdık kendi adımıza. Sulamayı sondajla yaptık ve çok yüksek ücretler ödedik. Çok masrafımız oldu ama ürünümüzü o kadar düşük fiyatta alıyor ki fabrika masrafımızı bile çıkarmıyor.”

Halim’in yanından ayrıldıktan sonra tarlaları aşarak kantara doğru gidiyoruz. Kantarın yolunda sayısız traktör kuyrukta bekliyor. Bu traktörlerin 5 tondan fazla ürün taşıması yasak. Bazı traktörler 2 kilometre mesafeden bazıları ise 20 kilometre mesafeden buraya gelmişler. Kantarın girişinde bizi devasa şeker pancarı yığınları karşılıyor. Şeker pancarı işletmesinin usulü gerçekten de böyledir aslında. Çiftçi tarlasından çıkardığı ürünü buraya getirir tartılır, kaydedilir ve ardındanalanda yer kalmayınca şeker pancarı büyük tırlar aracılığıyla Erciş Şeker Pancarı Fabrikasına götürülür. 

‘Bize ya ekmeyin desinler ya da ek bir fiyat versinler’

Fakat bu yıl alan dolmasına rağmen şeker pancarı henüz fabrikaya götürülmemiş. İşçilerle yaptığımız sohbetten şunu anlıyoruz ki, fabrikada artan maliyetlere karşın bir çözüm geliştirmiş ve işin sonunda pancarı taşıyacak. Ama alan şeker pancarının stoklanabileceği bir yer kalmadığı için çiftçiler kaygılı ve ürünlerinin ellerinde kalabileceğinden ya da olası bir don durumunda ürünün zayi olabileceğinden yana kızgın.

Kantarda bulunan çiftçilerden biri olan Turan Varol, HasbeyMahallesi’nde oturuyor. Tarlası ise kantara 20 kilometrelik bir mesafede. Öncelikle düzensizlikten şikâyet eden Varol, bir çiftçi olarak kaygılarını şöyle dile getiriyor: “Ben 20 yıldır şeker pancarı ekiyorum. Önceki yıllarda sistem düzenliydi ama bu yıl hiç düzen yok. Bu seneki ekip sıfır. Yükleme yapılmıyor, fabrikaya çekilmiyor. Üstelik her taraf doldu. Önümüz kış. Yarın don geldi mi bu çiftçinin hepsi mağdur olacak. Bir haftaya kalmaz her taraf dolacak. Dün müdürle tartıştık tarlaların içine silo yapın dedik. Bu şeker pancarının artık burdan çekilmesi gerekiyor. Durumumuz çok kötü. Her şeye yüzde 300-400 zam yaptılar ama bize ton başına 200 TL zam yaptılar. Bir işçinin yevmiyesi 500 TL ve bu yıl sulamayı sondajlarla yaptık, para ödedik. 2 ton anca işçinin yevmiyesine, yeme-içmesine yetiyor. Ya bize ekmeyin desinler ya da bize ek bir fiyat versinler. Hepimiz mağduruz, bu böyle olmaz.”

Fabrikalarla birlikte kantarlar da ihale edildi

Kantarda bulunan bir diğer çiftçi Hamdi Bayram ise şeker pancarı yığınlarına dönerek, “Yaşanan rezillik ortada, had safhada,” diyor ve sözlerine devam ediyor: “Dün fabrikalardan yetkili bir beyefendi kantara gelmiş ama çiftçiyle görüşmeden buradan ayrılıp gitti. İnsanlık bu değil. Burada çiftçiler mağdur ama kimse onları görmüyor. Bu şeker pancarının şimdiye kadar buradan gitmesi gerekiyordu. Buraya kaç ton gelmiş bilmiyorum ama buranın alanı, kotası dolmak üzere. Geçen gün müdür beyden tarla kiralamasını talep ettik. Bize ilkbaharda taban fiyat 2500 TL dediler. Ama şu anda bizden şeker pancarının tonunu 1850 TL’den alıyorlar. Mazot kaç paraya dayanmış! Bu şekilde gerçekten çok zor. Bütün tavizi çiftçinin mi vermesi gerekiyor. Eskiden bütün her şeyi devlet karşılıyordu. Şu an bulunduğumuz kantar da bu sene müteahhitte verilmiş. Makine desen her gün bozuluyor. İnsanlar bu kuyrukta bekletiliyor. Yetkili kimse yok burada ve kimse bize sahip çıkmıyor.”

Bir ton şeker pancarı, bir torba şekere denk

Kantarda çiftçiler yaptığımız sohbeti tamamladıktan sonra kantardan ayrılmak üzereyken başka bir çiftçi bizimle konuşmak istiyor. Bu çiftçi Aydın Ceylan ve günlerdir kendi tarlasından ürün çıkarmaya çalışıyor. Ceylan, bir an önce bir çözüm beklediklerini ifade ederek derdini anlatıyor: “30 yıldır bu işi yapıyorum. Çiftçi olarak gerçekten çok mağduruz. Şeker pancarının fiyatı çok düşük. Zeytinin tanesi 1 TL 10 kuruştan üreticiden alınırken bizim şeker pancarının kilosunu 1 TL 80 kuruştan alıyorlar. Bizi kandırdılar. Bize kilosunu 3 liradan alacaklarını söylediler. Çiftçiye yazık oldu. Bir litre mazot 40 TL olmuş. Bu şekilde pancar işi yapamıyoruz. Bir torba şeker 1800 TL. Bizim ürettiğimiz bir ton şeker pancarımız bir torba şekere denk geliyor. Bir an evvel bunu çözmeleri lazım. Biz iyi bir fiyattan ürünlerimizin alınmasını istiyoruz. Bu kantar da sürekli bozuluyor. Mağdur oluyoruz. Sabahtan akşama kadar bir sefer pancar çekemiyoruz buraya. Çiftçiler için bir çözüm bulsunlar.”

Haber: Zelal Sahidenur Sari

Editör: Bekir GÜNEŞ