Gazete Emek- Cübbeli Ahmet olarak bilinen bu zat, son günlerde, HDP'yle ilgili ileri geri konuşuyor, dinsiz diyor, Marksist-Leninist diyor. Dindar olmak eğer ki sakal bırakmaksa, şalvar giymekse, sarık takmaksa, cübbe giymekse, Arapça kelimeler konuşmaksa, kuru kuru dua okumaksa, Cübbeli Ahmet Hoca'nın en iyi Müslümandır diyoruz. Ancak İslam'da temel olan bazı çok önemli şartları okuduğumuzda, Cübbeli Ahmet'in sahte bir Müslüman olduğu, kapitalizmin sakallı bir sözcüsü ve hizmetçisi olduğu gerçekliği karşımıza çıkıyor. İslam-KUR'AN, öldürme diyor, hırsızlık yapma diyor, yalan söyleme diyor, zina-ahlaksızlık yapma diyor, kul hakkı yeme diyor, kimseyi sömürme diyor, kimseye kötülük yapma diyor. Yani İslam ve KUR'AN, insanlara dürüst ve adaletli olun, insancıl olun, sevgi dolu olun, yardımsever olun, barışçıl olun diyor ve insanları doğru yola girmeye çağırıyor. Siz, Cübbeli Ahmet'in bir gün, yukarıda yazdıklarımızı konuştuğunu, savunduğunu duydunuz mu? 

***

Atilla Taş ve İsmail Saymaz sosyal medyada birbirine girdi: Gizli bir eleman olduğunu düşünüyorum

Cübbeli Ahmet, ne zaman kapitalizmi eleştirmiş, zenginlere, malınızı fakirlerle paylaşın demiş? Bu zat, bir gün barışı savunmuş mu? Ki, İslam, Arapçada barış ve esenlik demektir. İslam, zulme, baskıya, savaşlara, sömürüye karşıdır, mazlumların ve ezilenlerin isyanıdır, çığlığıdır. Cübbeli, her gün, hayali ve yaşamla ilgisi olmayan şeylerle insanların beynini dumura uğratıyor. Cübbeli'ye göre, fakirlik kaderdir ve boyun eğmek gerekir, kapitalizme karşı çıkmak ise günahtır ve Allah'a karşı çıkmaktır ve suçtur, bu suçun cezası da  cehennemde yanmaktır. Orta çağın Avrupası'nda kilise, bu tür gerçek dışı şeylerle yüzlerce yıl toplumu, feodal hanedanlıkların kölesi ve esiri yaptılar. Rönesans ve aydınlanmayla, Martin Luther gibi aydınların mücadelesiyle Avrupa halkları bir ilerleme yaşayıp, egemenlerin sahte dininin etkisinden çıktılar, daha bilimsel ve materyalist bir ortama adım attılar ve günümüzün demokratik ortamının temellerini attılar. 

***

Ortadoğu'daki ülkeler ve halklar, Avrupa'nın yüzlerce yıl önceki karanlığını yaşıyorlar. Ortadoğu'da halklar, İslam maskesi altında aslında Emevi dinini yaşıyorlar. İslam maskesiyle, toplumlara dayatılan din, Emevi-Muaviye dinidir, HZ. Muhammed'in dini, değildir. Gerçek İslam'da, barış, sevgi, hoşgörü  var ve Allah'ın verdiği nimetler kullarının refahı ve yaşaması içindir. Allah'ın verdiği su, ekmek ve bütün maddi imkanlar-nimetler insanların ortak imkanlarıdır ve herkesin ihtiyacı kadar alma hakkı vardır. Emevi dinini islam diye toplumlara yutturanlardan biri de, Cüppelli Ahmet'tir. Cübbeli Ahmet, havuzlu villada yaşıyor, TV'si var ve cepleri şişkindir. Rahmetli Aziz Nesin hoca, '' en kolay sermayesiz iş din tüccarlığıdır, müşterisi de cahillerdir '' diyor. Toplumun eğitimsizliğini kullanıp, toplumu Emevi diniyle yüzlerce yıldır uyutup, sermaye rejimine ve kapitalizme abdest aldırıyorlar. HDP'nin kitlesinin neredeyse tamamı Müslümandır ve HDP'nin savunduğu değerlerin hepsi de HZ. Muhammed'in İslamı ile tam olarak örtüşüyor. 

Farah Zeynep Abdullah, Bergen'i engelleyen Kozan Belediye Başkanı'na 'IQ testi' gönderdi

***

HDP, barışı ve kardeşliği, adaleti, demokrasiyi savunuyor. İslam dini de bu değerlerin savunulduğu bir dindir. Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk hoca, '' Türkiye'de,  din tüccarları, Allah'ın adıyla insanları aldatıyorlar'' diyordu. Kapitalizm, siyaseti, dini, medyayı ve kültürel ortamları kendi denetimine alarak kullanır ve toplumu her yönden denetler ki, kendisini yaşatabilsin. Kapitalizmde fakirlik kader ve alın yazısı olarak topluma yutturulur. Fakirler öldükten sonra, cennete gidecekleri vaadiyle kandırılırlar ve kapitalizmden kendilerine dayatılan yoksulluğa karşı isyan etmezler, tam tersi boyun eğerler, köleliği yaşarlar. Yani tamda bugünkü İslam ülkelerinin durumu budur. Cüppeli Ahmet efendi gibileri, kapitalizmin kullandığı sakallı kapitalistlerdir ve İslamla zerre kadar ilgileri yoktur. Gerçek İslam'ı, İhsan Eliaçık hoca, çok güzel bir dille anlatıyor. İslam'da yeryüzü Allah'a aittir ve kimsenin mülk üzerinde bireysel hak iddia etme hakkı yoktur ve mülk bütün insanların ortak faydasına verilmiştir. 

***

Yani bütün insanlar, yeryüzü mülkünden ortak faydalanma hakkına sahipler ve hiç kimse mülk benimdir diyemez. Bir insan, bir kaynak suyu, bir dağ, bir deniz, göl, ırmak, park, orman benimdir diyebilir mi? Diyemez. İşte bu durum, bahçeler, tarlalar, madenler, üretim araçları, fabrikalar, okullar, hastaneler, mağazalar ve bütün maddi kaynak ve imkanlar için de geçerlidir. Marksizm-Leninizm de, yukarıda saydığımız bütün insani değerleri savunuyor ve sanayileşmeyle birlikte, insanlığın nihai kurtuluşunun bilimsel ideolojik yolunu çizmiştir, bu uğurda, dünyada sayısız mücadele ve bedel verilmiştir. Marksizm-Leninizm de, mülkiyetin ortak kullanımını insanlığın hizmetine ve mutluluğuna verilmesini öngörüyor ve başta emekçiler olmak üzere, insanlığın bilimsel kurtuluş ideolojisi demektir. Marksistler- Leninistler afyon olarak kullanılan dine karşılar, insanlığın ve adaletin savunucusu gerçek dine ve İslam'a karşı değiller. Cübbeli Ahmet'in inandığı din, İslam mı ki, HDP'ye dinsiz ve Marksistler-Leninistler diyor? Gerçek dilsiz şeytan kendisidir. İhsan Eliaçık hoca, Cüppeli'ye defalarca meydan okudu, karşıma çık gel de, gerçek İslam'ı ve gerçek dini tartışalım dedi ama Cübbeli afalladı, yüzü terledi. Çünkü savunduğu dinin Emevi dini olduğunu ve gerçek İslam olmadığını çok iyi biliyor ama geleneksel kapitalist güç odaklarından dünyanın parasını alıyor ve şatafat içinde yaşıyor. Cübbeli efendi, HDP'yi dinsiz olmakla suçlayacağına, önce kendisine baksın. Cübbeli'nim, inandığı din, Emevi dinidir, gerçek İslam değildir. Sakallı-şalvarlı şeytan, Muaviye-Emevi dinini, islam maskesiyle topluma yutturuyor.