Kemal Söbe yazdı: AB'nin Kürtlere ve Ortadoğu'ya ilişkin siyaseti üzerine

AB, 2. Dünya Savaşı sonrası kuruldu. İlk kuruluşu Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksenburg'un katılımıyla, sonrasıda İngiltere ve sırasıyla diğer Avrupa ülkelerinin katılımıyla günümüze kadar bu birliktelik genişledi ve  Rusya sınırına kadar geldi hatta Letonya, Estonya ve Litvanya gibi eski bazı küçüklü Sovyet Cumhuriyetleri bile katıldı.

YAZAR KÖŞESİ 07.01.2022, 22:19
Kemal Söbe yazdı: AB'nin Kürtlere ve Ortadoğu'ya ilişkin siyaseti üzerine

Gazete Emek- Bu birliktelik esasen 1 ve 2. Dünya Savaşı'nın yol açmış olduğu çok yönlü yıkımın önüne geçmek, olası sosyalist devrimin önünü almak ve Avrupa kapitalizmini korumaya ve devamlılığını sağlamaya yönelik bir birliktelikti. AB'nin askeri kanadı olan NATO 'nun ne gibi bir işlevi olduğu göz önüne alınırsa, AB'nin siyasi, askeri ve ekonomik hedefleri daha net anlaşılmış olur. AB, öncelikle kendi aralarında savaşa yol açmayacak, dünyayı ortaklaşarak kendi egemenliklerine almak amacı taşıyor. Dikkat edilirse 2. dünya savaşı sonrası, Avrupa ülkeleri arasında hiç savaş olmadı, daha çok SSCB'yeye karşı tetikte durdular. 

 

 

 

AB'de bazı demokratik, sosyal ve ekonomik hakların olması esasen Avrupa halkının  eseridir. AB ülkeleri kendi topraklarında sosyalist bir devrimin olmasını engellemek için bazı hakların ve halkın refah seviyesinin yüksek olmasını bunun için gerekli de gördüler, çünkü gelişmiş bir işçi sınıfını ve toplumu, gelişmiş bir kapitalist sistemde vahşi kapitalizm koşullarında tutmak zordur.

 

***

 

Yanı başlarında gerçekleşerek ve 2. Dünya Savaşı'nı kazanıp, Avrupa'nın büyük bir bölümünü kendi kanatları altına alan Kızılordu'nun varlığı, AB kapitalizmini gerçekten ürkütüyordu. Hem Avrupa'nın gelişmiş toplumsal yapısı ve hem de tam olarak güçlenmiş Sovyetlerin varlığı, AB'yi en azında kendi içinde demokratik olmaya zorlamıştır. AB eğer ki, bugün sahip olunan bazı demokratik kriterlere sahip olmayıp, halkın refahını halkı memnun edecek düzeye getirmeselerdi, AB'nin çoktan sosyalist bir devrimin ikinci büyük merkezi olma ihtimali hayli yüksekti. Yani AB öyle  düşünülgüğü gibi demokratik bir birliktelik olmayıp, halkların kardeşliğine dayalı bir özü ve yapısı yoktur. AB daha çok Avrupa burjuva elit tabakanın kendi aralarında kurdukları, pastayı paylaşma birlikteliğidir. Hatta resmi olarak olmasa bile ABD'nin gayri resmi  olarak bu birliktelikte yer aldığını söyleyebiliriz. AB 1950'ler itibariyle açık işgaller değilde, gizli işgal olarak bilinen ekonomik borçlandırma ve kendine bağımlı hale getirme politikasını uyguladılar.  IMF, AB'nin para kasasıdır ve birçok ülke IMF aracılığıyla Avrupa kapitalizmine bağımlı hale getirilip, emperyalizmin ileri karakol rolünü oynadılar Mesela Türkiye bu ülkelerden sadece biridir. Türkiye bu borçlamanın sonucu Kore'ye asker göndermek zorunda kaldı.

 

***

 

AB kapitalizmi, kendilerine  bağımlı hale getirdikleri birçok ülkede kendi gizli servislerinin devreye girmesiyle sayısız ülkede askeri darbeler planlamışlar, kendilerine karşı olabilecek anti emperyalist yönetim ve hükümetleri devirmişler, yerine günümüze kadar farklı isim ve etiketlerle, renklerle varlığını devam ettiren hükümetler  kurmuşlardır. Türkiye'de onlarca yıldır DP, AP, ANAP, DYP, RP, MHP, birçok parti ve AKP bunlardan bir örnektir. AB dışarıda bakıldığında sanki özgürlüklerin ve insan haklarının cennetiymiş gibi görünüyor. Acaba gerçekten 

öyle midir? Türkiye'de Kürt sorununun hala çözülmemiş, çözülememiş olması esasen AB 'nin Ortadoğu ve Kürdistan'a yaklaşımıyla ilgilidir. AB eğer istesin, Kürt sorununu bir haftada çözer, çözdürür.. Tabi Kürtlerinde artık ulusal bir güç haline geldiğini ve büyük bir aktör olduğunu, önemli roller oynamaya aday olabileceğini görüyorlar ve son zamanlarda Kürtlerle taktik gereğide olsa ilgilenmeleri,Kürtleride kendi kaplarına alma amacı taşıyor. Ama Kürtlerin, halkların kardeşliğine dayalı demokratik Ortadoğu projesi, Avrupa'yı Türkiye ve Kürdistan arasında bir seçenek yapmaya zorluyor ve bu konuda AB hem Türkiye'yi hem de Kürtleri kaybetmeme siyaseti izliyor.

 

***

 

AB kapitalist bir projeyle hem Türkiye'yle hemde ulusal meseleleri çözülmüş bir Kürdistan'la bereber hareket etmek istiyor. AB kendisine karşıtlık oluşturacak ve Ortadoğu'da alternatif sistem ortaya çıkarabilecek her oluşuma karşıdır. Kürtleri hala  bir ulusal olarak kabul etmemeleri esasen ideoloji nedenlere dayanıyor. Kürtlerin, kapitalizme  yatkın olmadığı ve kendilerine alternatif bir güçlü Ortadoğu'yu hedeflediğini bildiklerinden dolayı Kürtleri kabul etmiyorlar ve Türkiye'yi de, Kürtlerle anlaşmış ve Kürt sorununu çözmüş  haliyle görmek istemiyorlar. Eğer Türkiye,

Kürtlerle olası bir anlaşma yaparda, Kürt sorunu çözülür ve Ortadoğu halklar birliği kurulursa, bu, AB'nin yüzyıllık  Ortadoğu planlarını bitirir. Bu nedenlerden dolayı, AB kendilerine karşı oluşabilecek bir Kürt siyasetli Ortadoğu projesi olduğu sürece, Türkiye'de kaosun bitmesini, Kürt sorununun ve Türkiye'nin, Ortadoğu'nun bütün 

sorunlarının çözümünü ve demokratikleşmeyi istemezler. İşte bundan dolayı AB Kürdistan'daki kaosu, Kürtlerin inkar edilmesini ve katledilmesini görmezden geliyor. Yani AB emperyalist politikalardan vazgeçmemiş, daha vahşice bu politikaları Ortadoğu'ya dayatmak istiyor. Ama Kürtlerin mücadelesi-direnişi Türkiye'yi 

 

demokratikleştirecek, Kürtleri özgürleştirecek ve AB'yi artık eskisi gibi  Ortadoğu'da emperyalist politikalar yapamaz hale getirecek ve AB kendi içinde daha çok demokratikleşmek ve dünyaya karşı da demokratik olmak zorunda kalacaktır. 

 

***

 

Yani başta Ortadoğu olmak üzere, dünyanın birçok yerinde verilen mücadeleler Avrupa'yı sosyalist değişime zorlayacaktır Çünkü AB emperyalizminin siyasi ve ekonomik etki alanları daralırsa bu, AB'de büyük krizlere yol açar ve AB istemese bile değişimi yaşayacaktır. Çünkü demokratikleşmiş ve gelişmiş ülkelerde gelişmiş kapitalizmden sonra gelecek sistem sosyalizmdir. Avrupa halkları geri bırakılmış halklar gibi zam ve zulmü baskıyı, fakirliği fazla kaldırmazlar, hükümetleri, geleneksel devlet aygıtını devirirler. Avrupa'da sosyalizme geçişin kısmende olsa kitlesel,en azından ekonomik ve teknik alt yapısı hazırdır. Bir ülkede toplumun demokratik olması, ekonomik, siyasi ve teknik imkanların yeterli olması, sosyalist devrimi demokratik yollarla kısa sürede gerçekleştirme imkanını verir. Tabi bu, sosyalist devrimin hiç kan dökülmeden olacağı anlamına gelmemeli, çünkü her ne kadar demokratik ortamda sosyalizme geçiş fazla kanlı olmasa da, yinede belli bir bedeli olur.

Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Erken seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31